ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Ahh Tamara (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=316813)

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:58 PM

Ahh Tamara
 
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

AH TAMARA AH!


Çok eskiden Vanlı bir keşişin dünyalar güzeli bir kızı varmış. Bütün Vanlı delikanlılar Tamara adındaki bu kıza hayranken, onun gözü bir gençdeymiş. İki sevgilinin gizli gizli buluştuğunu öğrenen keşiş, kızını bu sevdadan vazgeçirmek için çareyi onunla beraber Göl'ün en büyük adasına yerleşmekte bulmuş. Ancak gençlerin aşkı buna rağmen devam etmiş. Delikanlı her gece Tamara'nın yaktığı ateşi takip ederek gölden yüzerek adaya gelir, sevgilisiyle buluşur, gün ışımadan da tekrar yüzerek geri dönermiş.


Bir zaman sonra keşiş durumu fark etmiş. Bir gece kızının bıraktığı işaret fenerinin yerini değiştirmiş. Delikanlı her zaman olduğu gibi yine ışığı takip ederek yüzmeye koyulmuş. Ancak kıyıdaki ışığın yeri sürekli değişiyormuş. Saatlerce yüzen delikanlı, bir türlü ışığı yakalayamamış, kollarındaki derman tükenmiş. Sonunda, kuvvetli bir dalga, gücü tükenen delkanlıyı, kaldırdığı gibi sivri ve keskin kayaların üzerine atmış. Her tarafı yara bere içinde kalan delikanlının, son nefesindeki, 'Ah Tamara, ah Tamara' feryatları, kayalıklardan yankılanarak, Tamara'ya kadar ulaşmış. Bunu duyan Tamara da hiç gözünü kırpmadan kendisini azgın dalgalara bırakmış ve kaybolmuş. Akdamar Adası'nın, işte bu acıklı olaydan sonra, 'Ah Tamara' nidasından kaldığına inanılır.

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:58 PM

Ahh Tamara
 
Tamara, Mezopotamya ve Anadolu Mitolojisi içerisinde beni en çok etkileyen destanlardan biri...

Ağrı Dağı kovaklı bir mit. Çobana âşık olan kralın kızının öyküsü.


Anadolu insanı olarak Yunan Mitolojisi´ni çok iyi öğrendik ve işledik sanırım (entellektüeller açısından),

Tamara´yı, Eros veya Sisyphus kadar bilmesek de çobanlara yabancı olmadığımız kesin.

Ozanın veya kalem erbabının devreye girdiği yer, sanırım burada düğümleniyor.

Marifet çobana âşık olup ıstırap ve elemle ömür tüketen

Tamara´nın zindanlarda yaşadıklarını bilmek değil belki...




adım, soyadım da söyleniyormuş gibi uzundu

çok dövdüler beni, çok ağaçtan düştüm

kafamda on dört kırık izi var, sıyrıkları saymadım

katlayıp katlayıp boyuma uydururdu annem

yine de çıplak ayaklarımı gizleyemezdi pantalon

derken kırmızı bir kundura aldılar bir yaz Çermik'ten dönerken

eskimesin diye hiç giymedim

sonra ayağıma dar geldi..


belki bir coğrafyadan uzakta,

o coğrafyanın şiirini yazıp müziğini yapmak

ancak köklerimize doğru yeşermekle olgunlaşacak bir zorsunma...




Ah! Tamara -yazarı : Selim TEMO

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:58 PM

Ahh Tamara
 
TAMARA


Van' dan, Gevas' tan ve Digor' un altin sacli kizlarindan dinledim bu öyküyü... Tamara... Tamara, senin dilin, senin Incil' in, senin nârin, senin nazin...

Bu kacinci yenilgi ask ugruna? Bu kacinci intihar girisimi?

Bosuna degil biliyorum senin afanoz edilisin, benim seyhimi kendime küstürüsüm bosuna degil... Bi isik diye sana gelisim. Tamara...Birak öldürsünler beni, birak yok saysinlar, unutsunlar senin ismini... Tamara... Ask adadadir artik, ask adada...



...Ay dolanir geceye,

kipkizil kan gibi

Bulut gecer üstümden,

örter beni tül gibi

Sevdanin çölündeyim

Issizligin gölünde

Yolumda isigim; Tamara...


Dokunamam ki tenine,

yasaksin bana

Sana giden dikenli yollar,

tuzaksin bana

Asimsin ekmegimsin,

Sevapsin bu canima

Yolumda isigim ol, Ah Tamara...


“ Hu vel aha

Hu vel vera

Hu destana

Ah Tamara, ah Tamara..."


Yedi bogum akrep gibi, koynumda sevdan

Kara hancer, mavzer gibi bekliyor düsman

Bilsinler böyle sevda böyle bir can alirken

Askima fermanim ol, Ah Tamara...


Vur beni hasrete vur,

göm beni göle

Oguluna ver adimi,

bin yillik öfke

Duysunlar böyle sevda böyle bir can alirken,

Askima fermanim ol, Ah Tamara...


“ Hu vel aha

Hu vel vera

Hu destana

Ah Tamara, ah Tamara..."


Yücel ARZEN

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:59 PM

Ahh Tamara
 


yaşam ve ölüm

iki hasım şimdi

iki şüpheli şahıs

her an birisindir

her an ikisi

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:59 PM

Ahh Tamara
 
Samanyolu uzanmış sere serpe

hasat bitmiş

erzak, kuruyarı istif

geriye bir şairin hüznü kalmış biçilmedik

boy vermiş, Başak uçları göbekte!

incecik bileklerime batıyor ah, Tamara!

büyüdükçe mi yitiriyoruz saflığımızı?


Samanyolu çırılçıplak, gece yıldızlı

dut yaprakları hışırdıyor, orda mısın?

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:59 PM

Ahh Tamara
 
meyva dalları ağır, yorgun

er sabah doğuracaklar yarın

şimdi geceye karışıyorlar simsiyah yapraklarıyla

kapımın yüzyıllık mavisi

bir sağımlık çiyi çiçeklerimin

-en çok şafakta tazedirler

hep tükenmez bir umudun habersiz sebepleridir


ağzımda dağılan Toran üzümü

sapsarı tınazlarla sağılmayı bekleyen harman

saçları tutuşan dağlar

havaya akan kuru buhar!

hep bu umudun dirilişidir Tamara!

bundan tenim bu kadar esmer

ve savrulup gidişim

adı geri verilen diyarlara..

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:59 PM

Ahh Tamara
 
tandırdan ahker eksilmez olmuş

yapışmış hamuru yakıyor, bu koku oradan

Batman Çayı, Malabadê’nin ayaklarını öpüyor

ve tutsaklığının farkında

bunca yıllık kalıbında böyle aktığı görülmemiştir

bezgin, biteviye..

ve sesler eksiliyor geceden

hasretlik bir Fa vurulmuş en son

dört Mi yaralı Requiem’den

Re teslim olmuş, pişmanmış

diğerleri karanlıktan..


ama alev aydınlatır dumanı da

saçılmış bir beyinden içeri

kara burunlu kara postal

işte her şey bu kadar açık, Tamara..

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:59 PM

Ahh Tamara
 
adım, soyadım da söyleniyormuş gibi uzundu

çok dövdüler beni, çok ağaçtan düştüm

kafamda on dört kırık izi var, sıyrıkları saymadım

katlayıp katlayıp boyuma uydururdu annem

yine de çıplak ayaklarımı gizleyemezdi pantolon

derken kırmızı bir kundura aldılar bir yaz Çermik’ten dönerken

eskimesin diye hiç giymedim

sonra ayağıma dar geldi..


yüzlerce bilye bulurdum düşlerimde

uyanınca hiçbiri olmazdı

hep ütüldüğüm günlerde görürdüm

karığım büyüdü, düşler seyreldi..


bir sabah ayrı bir dünya, intizam!

öğretmenin yazısı kadar yabancı..

paydosta kendi harfleriyle ağlayan annem

hangisi bendim.. ben hangisiyim..

biraz Kafka okumak gibi bir şey galiba

kapkara olmak belki

belki ismin ne? hâli

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 03:59 PM

Ahh Tamara
 
dört parçalı göğsümü

paletler çiğner her gün

yürür giderler kirpiklerim boyunca

önüme atılan kardeş başları

taşırır yoksul gözlerimi de

inadına ağlamam işte

acım, yaşadığımca ağlasam bitecek değil!


birilerinin kahır doluyor içi Tamara!

birileri yakıyor kendini yunmak için acılardan

yeter

yeteeer

y e e e t e e e e e e e e e r r r...

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 04:00 PM

Ahh Tamara
 
kaç çiçek kurusu

kaç kelebek ölüsü

kaç yüz buruşuğu

yaşanamayan kaç aşk

olası kaç heyecan

kaç eksik ürperti

hiç saramayacak kaç beden

bir

taş

oynuyor

yerinden

bir adam güç bela öpebiliyor sevgilisini

bir saz kırılıyor

bir civan uçuruma salıyor ağırlığını

bir köprü uçuyor bakmaktan

ellerim yanıyor kâğıtta

ellerime ağustos yağıyor durmadan

en çok Baharları ağlıyorum

bir yanardağın batısında

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 04:00 PM

Ahh Tamara
 
beklemek zamanı çoğaltır Tamara!

belki bir deprem, hadi bir deprem

taşırır yoksul denizleri


ilk kurşun.

ilk sağım..

ilk ağızsütü...


dışarda fırtına var:

bütün pencereleri açın!


ve kederli bir yüze kapanır kapı

tanrı kadar mağrur kadınlar bekler

köylerde, şehirlerde acır yalnızlık

başkasının ölümü: tek gerçek felaket!

sapsarı bir endişeyle sokaklara çıkılır:


Ağıt vurulmuş.

Ağıt vurulmuş..

Ağıt vurulmuş... ah, heval!


hiçbir romana sığmayacak

hiçbir yüzyıla hasretimiz

alnımdan kırgın sloganlarla bir şehir geçer her gün

bültenler kelle başı söz eder öldüğümüz ülkeden

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 04:00 PM

Ahh Tamara
 
soğuk olur anneciğim.. soğuktur beklemek

soğuktur kör umut biriktirmek sağır beyinlerde

yeni yükünü yıkmaya benzemez

ama en az senden eksilen kanlar kadar kutsal

ve yardan, yarenden yoksun, öylece,

birbaşına, sebepli bir intihar

sebepli bir koyverip kendini, arkadan geleceklere..

yani anneciğim soğuk olur dizinden uzak her yer

ölüler.. ölümler artar ömründe

kaygıyla bültenleri izlersin.. soğuktur bahar gelmez

soğuktur, ihanet artar.. soğuktur, iftira..

ve ben cüzamlı bir yolcuyumdur kimsenin konuk etmediği

düşümde bir sevda bulurum, adı: Tamara!

uzar, uzar sesim sessizlikte, bıkkınlığında sessizliğin

derken yarına inanmaya başlar birileri

düşlerinde umut bulur

saçlarında bölünmüş bir şefkatin sımsıcak izi

dudaklarında kaçak tütün tebessümü

ve tokalaşmaları sertçedir, samimidir

kendi renginde akar Kızılırmak

Dicle kendi dilinde çalkanır

ansızın hatırlanmış bir şey gibi

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 04:00 PM

Ahh Tamara
 
a a h, Tamara!

niye mi tutuyorum ellerini

niye mi dönüyorum köklerime

sen ki birden çok, çoktan fazla

ve kelimenin birkaç anlamıyla dişi

ve ben tutuşmalıyım Tamara

bir aşk da mutlu bitsin!

Prof. Dr. Sinsi 07-26-2012 04:00 PM

Ahh Tamara
 
Ayışığı Sonatı’nı çaldığımız akşam..

tabanlarım ağırıyor

bıyıklarım gürültüyle uzuyor

hışmımdan korkuyorum Tamara!

bir namlu ucundaki darağacında

tepinir, tepinir kesilmiş bir kuş gibi içim

bıraksalar sulardım, dallarına çıkardım yeşilken

şimdi savaşçılık oynar içimdeki çocuk

artık hep ebe değil

ve oyunlarına almıyor Beko’yu..


korkarak

üşenerek büyüyen Feyzo’yu vurmuşlar!

ensesine ölüm sıkılmış, iki el!


Feyzo vuruldu.

Feyzo vuruldu..

Feyzo vuruldu... a a h, heval!


yaşam ve ölüm

iki hasım şimdi

iki şüpheli şahıs

her an biriyim, Tamara

her an ikisi,


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.