ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Gebelik & Doğum (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=411)
-   -   Kısırlık (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=294220)

Prof. Dr. Sinsi 07-24-2012 12:26 AM

Kısırlık
 

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) KISIRLIK (İNFERTİLİTE)

Genel Bilgiler
Kısırlığın Teşhisi
İnfertilite Nedenleri
Risk Faktörleri
İnfertilite Tedavisi
Kısırlık son yıllarda gerek toplumun gerekse de medyanın gündemini giderek daha fazla işgal eden bir sağlık sorunu olmuştur. Bu konu hakkında doğru ve yanlış pek çok beyanat verilmekte ve çocuk sahibi olamayan çiftlerin yönlendirilmesi güçleşmektedir. Kısırlığın tedavisinde özellikle son 10 yıl içerisinde büyük aşamalar kaydedilmiş
ve
önceleri tedavi edilemez gözüyle bakılan çiftlere çocuk sahibi olma imkanı tanınmıştır. Kadına ait kısırlık yumurta
yapımının uyarılması, tüp cerrahisi ve Tüpbebek yöntemleri ile büyük ölçüde çözümlenebilmektedir. Kadının yaşının
ileri olması veya yumurtalıklarının verilen ilaçlara yeterli cevap vermemesi tedavinin etkinliğini kısıtlayan en önemli
faktörlerdir. Son 3 - 4 yıldır kullanılmakta olan mikroenjeksiyon erkek kısırlığının tedavisinde büyük bir devrim olarak nitelendirilmektedir. Tek spermin tek yumurta içine zerk edilmesi esasına dayanan ve ileri bir tüp bebek yöntemi olan
Mikroenjeksiyon ile daha önceleri tedavi edilemez gözü ile bakılan pek çok erkek baba olma şansını yakalamıştır.
Menisinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde bile testislerden sperm alınarak Mikroenjeksiyon yapılmakta ve
gebelikler elde edilmektedir. Yirminci yüzyılın başından bu yana sperm sayısının giderek azaldığını gösteren verilerin
ışığında bu tedavi yöntemlerinin daha da değer kazanacağı açıktır. Anlaşılacağı gibi kısırlık tedavisinde katedilen mesafeler çok büyük olup tıp ve teknoloji bugün kısır çiftlerin pek
çoğunu çocuk sahibi yapabilecek bir noktaya gelmiştir. Tedavinin başarısını belirleyen en önemli unsurlar ise doğru tanı ve çifti yormadan en etkin tedavinin seçilerek hızlı bir şekilde
uygulanmasıdır.

Kısırlık nedir? İnfertilite (kısırlık) korunmaksızın düzenli ilişkiye karşın 1 yıl içinde gebelik oluşmaması olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemizde bu sorunun sıklığı
hakkında yapılmış doyurucu bir çalışma yoktur. Ancak Avrupa ve ABD'den bildirilen
raporlardan toplumda çiftlerin % 10-15'in böyle bir problemle ilgilenmek zorunda kaldıklarını
bilmekteyiz.
Toplumda bu sorunun sıklığının artık benzeri oranda olmasına karşın gerek II. Dünya Savaşı sonrası üreme çağındaki
populasyonun çoğalması gerekse sunulan tıbbi tanı olanaklarının yetkinleşmesi nedeniyle infertilite kliniklerine başvuran çiftlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Herhangi bir çiftin herhangi bir ay gebe kalma oranının % 20-15
dolayında olduğu bilinmektedir. Genel olarak toplumda çiftlerin % 85'in 1 yıl içinde, % 93'ün ise 2. yılın sonunda gebe
kaldıklarını görmekteyiz. İngiltere'de 1550 ile 1850 yılları arasındaki arşivleri inceleyen bir çalışmada kadınların ancak
% 8'in yaşamı boyunca gebe kalamadığı bulunmuştur.

Teşhisi

Prof. Dr. Sinsi 07-24-2012 12:26 AM

Kısırlık
 

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) KISIRLIK (İNFERTİLİTE)

Genel Bilgiler
Kısırlığın Teşhisi
İnfertilite Nedenleri
Risk Faktörleri
İnfertilite Tedavisi
Kısırlık son yıllarda gerek toplumun gerekse de medyanın gündemini giderek daha fazla işgal eden bir sağlık sorunu olmuştur. Bu konu hakkında doğru ve yanlış pek çok beyanat verilmekte ve çocuk sahibi olamayan çiftlerin yönlendirilmesi güçleşmektedir. Kısırlığın tedavisinde özellikle son 10 yıl içerisinde büyük aşamalar kaydedilmiş
ve
önceleri tedavi edilemez gözüyle bakılan çiftlere çocuk sahibi olma imkanı tanınmıştır. Kadına ait kısırlık yumurta
yapımının uyarılması, tüp cerrahisi ve Tüpbebek yöntemleri ile büyük ölçüde çözümlenebilmektedir. Kadının yaşının
ileri olması veya yumurtalıklarının verilen ilaçlara yeterli cevap vermemesi tedavinin etkinliğini kısıtlayan en önemli
faktörlerdir. Son 3 - 4 yıldır kullanılmakta olan mikroenjeksiyon erkek kısırlığının tedavisinde büyük bir devrim olarak nitelendirilmektedir. Tek spermin tek yumurta içine zerk edilmesi esasına dayanan ve ileri bir tüp bebek yöntemi olan
Mikroenjeksiyon ile daha önceleri tedavi edilemez gözü ile bakılan pek çok erkek baba olma şansını yakalamıştır.
Menisinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde bile testislerden sperm alınarak Mikroenjeksiyon yapılmakta ve
gebelikler elde edilmektedir. Yirminci yüzyılın başından bu yana sperm sayısının giderek azaldığını gösteren verilerin
ışığında bu tedavi yöntemlerinin daha da değer kazanacağı açıktır. Anlaşılacağı gibi kısırlık tedavisinde katedilen mesafeler çok büyük olup tıp ve teknoloji bugün kısır çiftlerin pek
çoğunu çocuk sahibi yapabilecek bir noktaya gelmiştir. Tedavinin başarısını belirleyen en önemli unsurlar ise doğru tanı ve çifti yormadan en etkin tedavinin seçilerek hızlı bir şekilde
uygulanmasıdır.

Kısırlık nedir? İnfertilite (kısırlık) korunmaksızın düzenli ilişkiye karşın 1 yıl içinde gebelik oluşmaması olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemizde bu sorunun sıklığı
hakkında yapılmış doyurucu bir çalışma yoktur. Ancak Avrupa ve ABD'den bildirilen
raporlardan toplumda çiftlerin % 10-15'in böyle bir problemle ilgilenmek zorunda kaldıklarını
bilmekteyiz.
Toplumda bu sorunun sıklığının artık benzeri oranda olmasına karşın gerek II. Dünya Savaşı sonrası üreme çağındaki
populasyonun çoğalması gerekse sunulan tıbbi tanı olanaklarının yetkinleşmesi nedeniyle infertilite kliniklerine başvuran çiftlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Herhangi bir çiftin herhangi bir ay gebe kalma oranının % 20-15
dolayında olduğu bilinmektedir. Genel olarak toplumda çiftlerin % 85'in 1 yıl içinde, % 93'ün ise 2. yılın sonunda gebe
kaldıklarını görmekteyiz. İngiltere'de 1550 ile 1850 yılları arasındaki arşivleri inceleyen bir çalışmada kadınların ancak
% 8'in yaşamı boyunca gebe kalamadığı bulunmuştur.

Teşhisi

Prof. Dr. Sinsi 07-24-2012 12:26 AM

Kısırlık
 

KISIRLIK (İNFERTİLİTE) KISIRLIK (İNFERTİLİTE)

Genel Bilgiler
Kısırlığın Teşhisi
İnfertilite Nedenleri
Risk Faktörleri
İnfertilite Tedavisi
Kısırlık son yıllarda gerek toplumun gerekse de medyanın gündemini giderek daha fazla işgal eden bir sağlık sorunu olmuştur. Bu konu hakkında doğru ve yanlış pek çok beyanat verilmekte ve çocuk sahibi olamayan çiftlerin yönlendirilmesi güçleşmektedir. Kısırlığın tedavisinde özellikle son 10 yıl içerisinde büyük aşamalar kaydedilmiş
ve
önceleri tedavi edilemez gözüyle bakılan çiftlere çocuk sahibi olma imkanı tanınmıştır. Kadına ait kısırlık yumurta
yapımının uyarılması, tüp cerrahisi ve Tüpbebek yöntemleri ile büyük ölçüde çözümlenebilmektedir. Kadının yaşının
ileri olması veya yumurtalıklarının verilen ilaçlara yeterli cevap vermemesi tedavinin etkinliğini kısıtlayan en önemli
faktörlerdir. Son 3 - 4 yıldır kullanılmakta olan mikroenjeksiyon erkek kısırlığının tedavisinde büyük bir devrim olarak nitelendirilmektedir. Tek spermin tek yumurta içine zerk edilmesi esasına dayanan ve ileri bir tüp bebek yöntemi olan
Mikroenjeksiyon ile daha önceleri tedavi edilemez gözü ile bakılan pek çok erkek baba olma şansını yakalamıştır.
Menisinde hiç sperm bulunmayan erkeklerde bile testislerden sperm alınarak Mikroenjeksiyon yapılmakta ve
gebelikler elde edilmektedir. Yirminci yüzyılın başından bu yana sperm sayısının giderek azaldığını gösteren verilerin
ışığında bu tedavi yöntemlerinin daha da değer kazanacağı açıktır. Anlaşılacağı gibi kısırlık tedavisinde katedilen mesafeler çok büyük olup tıp ve teknoloji bugün kısır çiftlerin pek
çoğunu çocuk sahibi yapabilecek bir noktaya gelmiştir. Tedavinin başarısını belirleyen en önemli unsurlar ise doğru tanı ve çifti yormadan en etkin tedavinin seçilerek hızlı bir şekilde
uygulanmasıdır.

Kısırlık nedir? İnfertilite (kısırlık) korunmaksızın düzenli ilişkiye karşın 1 yıl içinde gebelik oluşmaması olarak tanımlanmaktadır.
Ülkemizde bu sorunun sıklığı
hakkında yapılmış doyurucu bir çalışma yoktur. Ancak Avrupa ve ABD'den bildirilen
raporlardan toplumda çiftlerin % 10-15'in böyle bir problemle ilgilenmek zorunda kaldıklarını
bilmekteyiz.
Toplumda bu sorunun sıklığının artık benzeri oranda olmasına karşın gerek II. Dünya Savaşı sonrası üreme çağındaki
populasyonun çoğalması gerekse sunulan tıbbi tanı olanaklarının yetkinleşmesi nedeniyle infertilite kliniklerine başvuran çiftlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Herhangi bir çiftin herhangi bir ay gebe kalma oranının % 20-15
dolayında olduğu bilinmektedir. Genel olarak toplumda çiftlerin % 85'in 1 yıl içinde, % 93'ün ise 2. yılın sonunda gebe
kaldıklarını görmekteyiz. İngiltere'de 1550 ile 1850 yılları arasındaki arşivleri inceleyen bir çalışmada kadınların ancak
% 8'in yaşamı boyunca gebe kalamadığı bulunmuştur.

Teşhisi


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.