ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Gebelik & Doğum (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=411)
-   -   Doğumda Vakum Kullanılması (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=293716)

Prof. Dr. Sinsi 07-24-2012 12:30 AM

Doğumda Vakum Kullanılması
 

Doğumda vakum kullanılması

[/b]
Yazan: Dr.Alper mumcu Tarih:Normal doğum sırasında bebeğin vakum yardımı ile
doğurtulması çok eskilere dayanan bir tekniktir. Bu tekniğin
temelleri günümüzde hala daha bazı bölgelerde kullanılan ve
Hipokrattan bile önceki dönemlerden beri uygulanan kupa çekme
mantığına dayanır.

Bu mantığın doğumda kullanılması ise 18. yüzyılın
başlarına rastlar ancak etkili bir şekilde kullanımı 100
yıl kadar daha gecikmiştir. 1849 yılında James Young Simpson
adında bir profesör ilk pratik vakum çanını
tanımlamıştır. Simpson aynı zamanda kendi adıyla anılan
forsepsin de tasarımcısıdır.

Modern vakum çanları ise 1950'li yılların sonunda
Malmström tarafından gerçekleştirilmiştir. Hala kullanılan
bu vakum çanları paslanmaz çelikten imal edilmektedir.
Günümüzde metal çanların yanısıra silikondan yapılmış
çanlar ve tek kullanımlık plastik çanlar da mevcuttur.

Kendi doğumlarımızda kullandığımız tek kullanımlık plastik el vakum seti
sistemi


Vakum ekstraktör kabaca bir hortum ve
ucundaki mantara benzeyen çandan oluşur. Çanın şekli ve
üretildiği madde değişmekle birlikte temel mekanizma hepsinde
aynıdır. Hortumun diğer ucu negatif emme basıncı yaratan bir
cihaza bağlıdır. Vakum çanlarının çapı genelde 4-6
santimetre arasında değişmektedir. Bu çan bebeğin kafasına
uygun şekilde yerleştirildikten sonra son bir kez yerleşimin
uygun olup olmadığı kontrol edilir ve vakum yaratacak olan
cihaz açılarak negatif basınç elde edilir. Gerekli basınca
ulaşıldıktan sonra pelvis yapısına ve bebeğin kafasının
doğum sırasında takip ettiği aksa uygun olarak dikkatli bir
şekilde çekilerek bebeğin kafası doğurtulur. Bu aşamada
mutlaka epizyotomi açılır.

Vakumun yerleştirilmesi
Vakum takılmasını gerektiren
durumlar

Eylemin ikinci evresinin uzaması

Geçmişte bebeğin doğum kanalında uzun süre kalmasının
ileride bir takım sorunlara neden olabileceği düşüncesi
hakimdi. Ancak 1970'li yılların sonlarından itibaren yapılan
çalışmalarda soruna neden olan durumun bebeğin çıkımda
uzun süre kalması değil bu sırada oksijen desteğinde azalma
olduğu görüşü hakim duruma geçmiştir. Buna göre bebeğin
kalp atımlarında belirgin ve sürekli bir azalma yoksa
beklemekte bir sakınca yoktur.

Fetal distres

Doğum eyleminin sonlarında eğer bebeğin kalp atım hızında
belirgin bir düşüş varsa ve uzun süre devam ediyorsa bu
durum tehlikeli olabilir. Bu dönemde bebeği zaman kaybetmeden
doğurtmak için vakum taklır.

Doğumun ikinci evresini kısaltmak

Bazı durumlarda doğumun ikinci evresinin uzun sürmesi
sakıncalı olabilir. Bu durumlara en güzel örnek anne
adayının ıkınmasının sakıncalı olabileceği bazı kalp ve
dolaşım sistemi hastalıklarıdır. Böyle durumlarıun
varlığında anne adayını riske atmamak için vakum
takılabilir. Ayrıca yine anne adayının etkili şekilde
ıkınamadığı drumlarda da vakum takılabilir.

Vakumun sorunsuz bir şekilde uygulanması için bazı temel
prensipler vardır. Bunlardan en önemlisi vakum gerekliliğine
uygun şekilde karar verilmesi ve işlemi yapacak olan kişinin
deneyimidir.

Bebeğin doğurtulması
Vakumun şartları

Vakum takılması için bazı şartların varlığı gerekir.
Bunlar:


Servikal açıklık tam olmalı
Amniyon kesesi açılmış olmalı
Bebek 36 haftadan büyük olmalı
Angajman gerçekleşmiş olmalı
Bebek başı ile geliyor olmalı
Baş pelvis uygunsuzluğu olmamalıdır


Vakumun kontraendikasyonları

Aşağıdaki durumlarda vakum uygulanmaz


Cerrahın bu konuda deneyimi yoksa
Bebeğin önde gelen kısmı baş değilse
Baş pelvis uygunsuzluğundan şüpheleniliyorsa
Bebeğin kafası çıkıma gelmediyse ve yüksekteyse
Bebekte kanama bozukluğuna neden olabilecek bir
hastalık varsa
Prematür bebeklerde
Forseps takılmış ve başarısız olunmuşsa


Vakumun başarısız olması

Vakum takıldıktan sonra 3 denemede bebek doğmamışsa vakum
başarısız kabul edilir ve sezaryen gerekli olur.

Komplikasyonlar

Bebekte

Kafa içi kanama

Vakum uygulamasına bağlı ölüm ya da kalıcı hasar ile
sonlanan komplikasyonların görülme sıklığı son derece
düşüktür ve 1000'de 0.1-3 arasında değişmektedir. Bunlar
arasında en önemlisi kafa içi kanamalardır. Kafa içi
kanamalar vakum uygulanmayan kendiliğinden olan doğumlarda da
görülebilir ancak sıklığı daha düşüktür.600.000'e
yakın doğumun sonuçlarının değerlendirildiği bir
çalışmada vakum sonrası kafa içi kanama riskinin sezaryende
görülenden fazla olmadığı gösterilmiştir. Böyle bir
durumdan şüphelenildiğinde bebeğin yoğun bakım
şartlarında izlenmesi gerekir. Kafa içi kanama riski prematür
bebeklerde çok daha fazladır.

Kafa derisinde ödem

Bebeğin kafasına uygulanan negatif basınca bağlı ödem ve
şişlik en sık karşılaşılan komplikasyondur ancak bu durum
ciddi bir etki yaratmadan birkaç gün içinde kendiliğinden
düzelir.

Kafa derisi altına kanama

Sefal hematom olarak adlandırılan bu durum bebekte sarılığa
neden olabilmesi dışında bir risk yaratmaz ve birkaç hafta
içinde kendiliğinden düzelir.

Kafa derisinde sıyrılma

Herhangi ciddi bir sorun ayaratmaz ve kendiliğinden iyileşir

Annede

Yırtıklar

Annede en sık karşılaşılabilecek olan komplikasyon ****** ve
perinede oluşabilecek olan yırtıklardır. Uygun şekilde
onarıldıklarında ciddi bir soruın yaratmayan bu
yırtıkların en sık neden olduğu yakınma basit
ağrıkesicilerle giderilebilen ağrılardır.







KAYNAKLAR


Bofill JA, Rust OA, Perry KG, Roberts WE, Martin RW,
Morrison JC. Operative vaginal delivery: A survey of
fellows of ACOG. Obstet Gynecol 1996; 88:1007-10
Middle C, MacFarlane A. Labour and delivery of 'normal'
primiparous women: analysis of routinely collected data.
Br J Obstet Gynaecol 1995; 102:970-7.
Towner D, Castro MA, Eby-Wilkens E, Gilbert WM. Effect of
mode of delivery in nulliparous women on neonatal
intracranial injury. N Engl J Med 1999; 341:1709-14.

Kaynak: Dr.Alper Mumcu

Prof. Dr. Sinsi 07-24-2012 12:30 AM

Doğumda Vakum Kullanılması
 

Doğumda vakum kullanılması

[/b]
Yazan: Dr.Alper mumcu Tarih:Normal doğum sırasında bebeğin vakum yardımı ile
doğurtulması çok eskilere dayanan bir tekniktir. Bu tekniğin
temelleri günümüzde hala daha bazı bölgelerde kullanılan ve
Hipokrattan bile önceki dönemlerden beri uygulanan kupa çekme
mantığına dayanır.

Bu mantığın doğumda kullanılması ise 18. yüzyılın
başlarına rastlar ancak etkili bir şekilde kullanımı 100
yıl kadar daha gecikmiştir. 1849 yılında James Young Simpson
adında bir profesör ilk pratik vakum çanını
tanımlamıştır. Simpson aynı zamanda kendi adıyla anılan
forsepsin de tasarımcısıdır.

Modern vakum çanları ise 1950'li yılların sonunda
Malmström tarafından gerçekleştirilmiştir. Hala kullanılan
bu vakum çanları paslanmaz çelikten imal edilmektedir.
Günümüzde metal çanların yanısıra silikondan yapılmış
çanlar ve tek kullanımlık plastik çanlar da mevcuttur.

Kendi doğumlarımızda kullandığımız tek kullanımlık plastik el vakum seti
sistemi


Vakum ekstraktör kabaca bir hortum ve
ucundaki mantara benzeyen çandan oluşur. Çanın şekli ve
üretildiği madde değişmekle birlikte temel mekanizma hepsinde
aynıdır. Hortumun diğer ucu negatif emme basıncı yaratan bir
cihaza bağlıdır. Vakum çanlarının çapı genelde 4-6
santimetre arasında değişmektedir. Bu çan bebeğin kafasına
uygun şekilde yerleştirildikten sonra son bir kez yerleşimin
uygun olup olmadığı kontrol edilir ve vakum yaratacak olan
cihaz açılarak negatif basınç elde edilir. Gerekli basınca
ulaşıldıktan sonra pelvis yapısına ve bebeğin kafasının
doğum sırasında takip ettiği aksa uygun olarak dikkatli bir
şekilde çekilerek bebeğin kafası doğurtulur. Bu aşamada
mutlaka epizyotomi açılır.

Vakumun yerleştirilmesi
Vakum takılmasını gerektiren
durumlar

Eylemin ikinci evresinin uzaması

Geçmişte bebeğin doğum kanalında uzun süre kalmasının
ileride bir takım sorunlara neden olabileceği düşüncesi
hakimdi. Ancak 1970'li yılların sonlarından itibaren yapılan
çalışmalarda soruna neden olan durumun bebeğin çıkımda
uzun süre kalması değil bu sırada oksijen desteğinde azalma
olduğu görüşü hakim duruma geçmiştir. Buna göre bebeğin
kalp atımlarında belirgin ve sürekli bir azalma yoksa
beklemekte bir sakınca yoktur.

Fetal distres

Doğum eyleminin sonlarında eğer bebeğin kalp atım hızında
belirgin bir düşüş varsa ve uzun süre devam ediyorsa bu
durum tehlikeli olabilir. Bu dönemde bebeği zaman kaybetmeden
doğurtmak için vakum taklır.

Doğumun ikinci evresini kısaltmak

Bazı durumlarda doğumun ikinci evresinin uzun sürmesi
sakıncalı olabilir. Bu durumlara en güzel örnek anne
adayının ıkınmasının sakıncalı olabileceği bazı kalp ve
dolaşım sistemi hastalıklarıdır. Böyle durumlarıun
varlığında anne adayını riske atmamak için vakum
takılabilir. Ayrıca yine anne adayının etkili şekilde
ıkınamadığı drumlarda da vakum takılabilir.

Vakumun sorunsuz bir şekilde uygulanması için bazı temel
prensipler vardır. Bunlardan en önemlisi vakum gerekliliğine
uygun şekilde karar verilmesi ve işlemi yapacak olan kişinin
deneyimidir.

Bebeğin doğurtulması
Vakumun şartları

Vakum takılması için bazı şartların varlığı gerekir.
Bunlar:


Servikal açıklık tam olmalı
Amniyon kesesi açılmış olmalı
Bebek 36 haftadan büyük olmalı
Angajman gerçekleşmiş olmalı
Bebek başı ile geliyor olmalı
Baş pelvis uygunsuzluğu olmamalıdır


Vakumun kontraendikasyonları

Aşağıdaki durumlarda vakum uygulanmaz


Cerrahın bu konuda deneyimi yoksa
Bebeğin önde gelen kısmı baş değilse
Baş pelvis uygunsuzluğundan şüpheleniliyorsa
Bebeğin kafası çıkıma gelmediyse ve yüksekteyse
Bebekte kanama bozukluğuna neden olabilecek bir
hastalık varsa
Prematür bebeklerde
Forseps takılmış ve başarısız olunmuşsa


Vakumun başarısız olması

Vakum takıldıktan sonra 3 denemede bebek doğmamışsa vakum
başarısız kabul edilir ve sezaryen gerekli olur.

Komplikasyonlar

Bebekte

Kafa içi kanama

Vakum uygulamasına bağlı ölüm ya da kalıcı hasar ile
sonlanan komplikasyonların görülme sıklığı son derece
düşüktür ve 1000'de 0.1-3 arasında değişmektedir. Bunlar
arasında en önemlisi kafa içi kanamalardır. Kafa içi
kanamalar vakum uygulanmayan kendiliğinden olan doğumlarda da
görülebilir ancak sıklığı daha düşüktür.600.000'e
yakın doğumun sonuçlarının değerlendirildiği bir
çalışmada vakum sonrası kafa içi kanama riskinin sezaryende
görülenden fazla olmadığı gösterilmiştir. Böyle bir
durumdan şüphelenildiğinde bebeğin yoğun bakım
şartlarında izlenmesi gerekir. Kafa içi kanama riski prematür
bebeklerde çok daha fazladır.

Kafa derisinde ödem

Bebeğin kafasına uygulanan negatif basınca bağlı ödem ve
şişlik en sık karşılaşılan komplikasyondur ancak bu durum
ciddi bir etki yaratmadan birkaç gün içinde kendiliğinden
düzelir.

Kafa derisi altına kanama

Sefal hematom olarak adlandırılan bu durum bebekte sarılığa
neden olabilmesi dışında bir risk yaratmaz ve birkaç hafta
içinde kendiliğinden düzelir.

Kafa derisinde sıyrılma

Herhangi ciddi bir sorun ayaratmaz ve kendiliğinden iyileşir

Annede

Yırtıklar

Annede en sık karşılaşılabilecek olan komplikasyon ****** ve
perinede oluşabilecek olan yırtıklardır. Uygun şekilde
onarıldıklarında ciddi bir soruın yaratmayan bu
yırtıkların en sık neden olduğu yakınma basit
ağrıkesicilerle giderilebilen ağrılardır.







KAYNAKLAR


Bofill JA, Rust OA, Perry KG, Roberts WE, Martin RW,
Morrison JC. Operative vaginal delivery: A survey of
fellows of ACOG. Obstet Gynecol 1996; 88:1007-10
Middle C, MacFarlane A. Labour and delivery of 'normal'
primiparous women: analysis of routinely collected data.
Br J Obstet Gynaecol 1995; 102:970-7.
Towner D, Castro MA, Eby-Wilkens E, Gilbert WM. Effect of
mode of delivery in nulliparous women on neonatal
intracranial injury. N Engl J Med 1999; 341:1709-14.

Kaynak: Dr.Alper Mumcu


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.