ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Serbest Forum (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=151)
-   -   Can Dündar' dan Evlilik Üzerine.. (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=27892)

angelesdream 09-27-2007 10:16 PM

Can Dündar' dan Evlilik Üzerine..
 
Can Dündar yine ustadligini konusturmus...

Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi bitirdigim
bir kurum benim için.. 17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son
verdigi kurum ayni zamanda da...
Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan
geçiyor.
Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan...
Nedir bu dayatmalar?
Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi , egitim seviyesinin erkegin
lehine
yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi...
Olmaz, yürümez diyor toplum...

Erkek yasça büyük olmali ki, kadina "hot" dediginde oturmali kadin...
Yada yumusatiyorlar;
-Efendim kadin erkekten önce çöktügü için (hani dogum felan) küçük
olmaliymis yasi...
Egitimde de böyle..
Kadinin çok okumusu bilmis olurmus, evde kalmakmis layiki....

ESiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne "hot" dememe gerek kaldi 17 senede, ne de
benden önce çöktü...
Yillar içinde ben
yaslandikça o gençlesti,

-"Ooo Can bey kapmisiniz çitiri" esprilerine muhattap dahi oldum.
ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDi; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..
Ne o bana bilmislik tasladi, ne ben ona ezik baktim...
Kulaga gelen müzik tekse de, onu olusturan notalar farklidir der Halil
Cibran...
Bunu unutmadik biz.
Ben konusurken o dinledi,ben dinlerken o konustu 17 sene.
O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklisin bitanem..."dedik,
Öfke bitip firtina duruldugunda "ama bi de böyle düsün" de dedik fikrimizi
savunurken.
Farkli insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savasan
neferlerdik bu hayatta...

Asla bilmedik ne kadar para kazandigimizi, ortak cüzdanimizdan gerektigi
kadar aldik..

Ne kadar çalarsa çalsin masanin üstünde telefon,
kim bu saatte arayan karsi cins diye sorgulamadik da ama...

Sevginin en büyük dostuydu bizim için
"güven"...
ve güvenin ardina saklanmis bir "saygi" vardi daima...
Ne kavgalar, ne badireler atlattik 17 senede...
Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman yasayacaktik...
Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamin disinda yattim
bi gece, misafir odasinda...
Gece yarisi kapi açildi esim;
-"Ne yapiyosun burda?" diye sordu kapinin esiginden, "uyuyorum"
dedim buz gibi bi sesle...
Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde yastikla...
"kay yana" dedi daracik yatakta.
"ne yapiyosun?" dedigimde "benim yerim senin yanin, sen gelmezsen ben
gelirim"
dedi...
Anladim ki o gece, en uzun kavgamiz yat saatine kadar sürecek...
Ve bence dogrusu da bu...Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde
kavga
ettik, yatak odamiz haric..
Kirsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadik birbirimize...

Toplum kurallariyla oynasaydik bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktik o
listede...
Ama oyunun kurallarini biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu,oynanan...
Evlilik;
hesapsiz içine dalinmasi gereken bir oyun bence...
Topluma kulaklarini tikayarak hemde... Ne benim, ne de bizim
sözlerimizle...
Sadece gönlünüzden geçtigince...
Dedigi gibi Ataol Behramoglu'nun;

"...Yasadiklarimdan ögrendigim bir sey var:
Yasadin mi büyük yasayacaksin,
irmaklara, göge, bütün evrene
karisircasina.Çünkü ömür dedigimiz sey, hayata sunulmus bir
armagandir.Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana...
CAN DÜNDAR
Hayat kisa gelen bir battaniye gibidir.
Yukari cekersin ayak parmaklarin isyan eder.
Asagi cekersin omuzlarin titrer .

Ama yine de, neseli insanlar dizlerini karinlarina ceker,
rahat bir uyku uyumayi basarir..........


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.