![]() |
Antik Aynalar...
Aynalar
Takıkelimesi bir çok yardımcı malzemeyi de çağrıştırır. Beğenme,beğendirme, süslenme arzusuna yönelik işlevi göz önüne alındığında,kıymetli taş ve metallerden yapıldıkları düşünülürse, mücevherkutuları, tuvalet masaları ve aynaların ne kadar önemli olduğu ortayaçıkacaktır. Bu nedenle, büyük bir grup oluşturmalarına ve başka birkapsamda bir bütün olarak ele alınmalarının gerekli olmasına karşın,biz burada takı yardımcı malzemelerinden bir örnekle kataloğa başlamayıuygun gördük. http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpgYuvarlakaynanın 0,2 cm. kalınlığındaki yüksek kalaylı ve kurşşun içeren tunçtanoluşan metali sağlamdır. Ayna görevini gören gümüş parlaklığındaki önyüzü temizdir ve aynanın kırık olan sapının gövdeye otırduğu kısım,yuvarlak gövdenin kenarında iki küçük çıkıntı halinde korunmuştur.Aynanın çerçevesi de eksiktir. Aynanın arkasına yapıştırılmış olan 0,9mm. kalınlığındaki altın kaplama pirincin çapı, ana gövdenin çapından0,7 cm. Daha küçüktür. Bu 0,7 cm.'lik bölümde ayna çerçevesininyapıştırılması için sürülmüş olduğunu varsaydığımız beyaz ve sert, lakgibi bir maddenin izleri görülmektedir. Altınkaplama pirinç safiha üzerinde cepheden tasvir edilmiş, kollarıyanlaradoğru açık bir Eros kabartması yer almaktadır. Safiha çok inceolduğundan ezilmeler, kopmalar ve kırıklar oluşmuştur. Eros, vücutağırlığını sağ bacağı üzerine vermiştir. Sağ kalçası hafifçe dışaçıkık, sağ ayağı yere tam basmakta, sol bacağı ise dizden hafif bükülüve sol ayak parmaklarının sadece uçları yere değmektedir. Çıplak olarakbetimlenmiş vücutta göğüs ve karın adaleleri belirgindir. Yana doğruaçtığı sol kolu dirsekten bükülü olup elinde cepheden tasvir edilmişbir kithara tutmaktadır. Sağ kolu da yine yana doğru açık, dirsektenhafif bükülüdür ve bu elinde de plektronu tutmaktadır. Plektronunkordonu bileğine bağlıdır ve ucundaki ponponu bileğin üzerinde kabartmaolarak gösterilmiştir. Başhafif sağa dönük ve aşağı doğru çok hafif eğiktir. Saçlar ortadanayrılmış ve kulak hizasına kadar iri dalgalar halinde gelip oradanenseye doğru bukleler yaparak inmektedir. Başın sağ tarafındaki saçlarişlenmiştir, sol tarafındaki bukleler ise görülmemektedir. Başıntepesinde bir tutam saç bukle yapılmıştır. Oval yüzde, yanaklar dolgun,dudaklar etli, burun basık, gözler iri, gözbebekleri belirgindir.Sırtından çıkan kanatların telekleri yukarı ve yanlara doğru açıktır veuçları kanatların kapanmaya başladığı anı vurgulamaktadır. Eros,sırtında, altın kaplama safihanın neredeyse tüm yüzeyini kapsayan birpelerin taşımaktadır. Vücudu tamamen çıplak bırakan bu pelerin, arkadabir anlamda bir fon oluştururken, önde, boynun biraz altında, omuzlardaöne gelen "V" şeklinde yassı bir bantla bağlanmaktadır. Pelerin,omuzlardan aşağı, arkadan, bele doğru inerken ve bel hizasından sonrayanlara iri volonlar halinde dalgalanarak açılmaktadır. Bacaklarınbileğe yakın olan kısmında da pelerinin bir volanı belirtilmiştir.Rüzgarın etkisiyle dalgalanan kumaşın inceliği ve dökümlülüğü belliolmaktadır. Bilindiğigibi, Eros, tasvirlerde en fazla karşılaşılan mitolojik figürlerdenbiridir. Genel olarak çıplak ve kanatlıdır. Elinde simgelerini taşır.Bu simgeler yayı ve oku, ya da kitharası olabilir. Eros'un, Zeus'un,Hermes'in ve Herakles'in simgeleriyle de tasvirleri vardır. Yalnıztasvir edilmesinin yanı sıra Pscyhe ya da Aphrodite ile birlikte olduğutasvirler çoğunluktadır. Ankara aynasındaki Eros ise bu genellemelerdenfarklı bir özellik göstermesi açısından diğer Eros örneklerindenayrılmaktadır. Yukarıda denildiği gibi genellikle çıplak tasvir edilenEros bazı örneklerde giyimlidir. Bunlardan bazılarında ise bir pelerinesarınmıştır. Hemen hemen bütün tasvirlerde açık kanatlarla tasviredilen Eros, Ankara aynasında ilk kez açık kanatların yanı sırarüzgarla dalgalanan ve uçuşan bir pelerinle tasvir edilmiş olarakkarşımıza çıkmaktadır. Bu mzelliği de ünlü Khios'un şaire Sappho'nunbir ezgisini akla getirmektedir. Uzun zamandan beri bilinen bu ezgininbelki de Ankara aynasında ilk kez bir tasvirini bulmuş olmaktayız. Birfragman olarak zamanımuza ulaşmış olan bu ezgiden (E.Lobel - D.Page,Sappho Fragment 54, Oxford 1955) yalnız:"omuzlarında eflatunkhlamisiyle göklerden gelerek" dizesi korunabilmiştir. Dizede başkarenk olmasını düşünemediğimiz khlamis vurgulanmakta ve ayrıca Eros'ungökten geldiği belirtilmektedir. Aynı ifadeler kabartma üzerinde demevcuttur. Bütün yüzeyi kaplaması ve zamanında belki eflatun renkteboyalı olmasıyla khlamis kabartmada da özellikle vurgulanmaktadır.Ayrıca yüzeye yayılırken yaptığı dalgalanma Nike tasvirlerindeki rüzgaretkisini burada da en gerçekçi bir şekilde yansıtmış olmaktadır.Böylece kabartma üzerindeki Eros da, Sappho'nun dizesindeki gibisırtında uçuşan, dalgalanan eflatun peleriniyle gökyüzünden, birayağının üzerine daha henüz basarak yeryüzüne inmektedir. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.