ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Kıssadan Hisse (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=457)
-   -   Bilgece Cevaplar (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=246889)

Prof. Dr. Sinsi 07-16-2012 10:08 PM

Bilgece Cevaplar
 
Bilgece cevaplar
Adam:
-Doktor bey, der. İçkinin yan tesiri var mıdır?
Doktor:
-Dünyadayken pek yan tesiri yoktur, der. Ama ahirette biraz
Cehennem azabı yapar. .

* * * * * *
Beyazıd-ı Bistami'ye biri gelip:
-Ben Beyazıd-ı arıyorum, dediğinde:
-Ben onu kırk yıldır arıyorum, demiş. Ama bir türlü bulamadım. .

* * * * * *
Dikene sormuşlar:
-Çok güzel kokuyorsun, nedendir?
Cevap vermiş:
-Bir zamanlar güller arasında bulunmuştum. .

* * * * * *
Yahya Kemal çok şişman olduğu için, bir yokuşun sonundaki
lokantanın önünde dinlenirken, içeriden çıkan garson:
-Buyrun beyim, diye atılmış. Ne alırsınız?
Yahya Kemal, tebessüm edip:
-"Evlat demiş, Müsaade edersen bir nefes almak istiyorum!" .

* * * * * *
Sultan 2. Mahmud, Hattat Yesârizâde'den hiç ayrılmayan İzzet
Molla'ya bu beraberliğin sebebini sorduğunda âlim bir zat olan
İzzet Molla:
-Sultanım, diye cevap vermiş. Bendeniz biraz okurum. Yesâri-
zâde de biraz yazar. Bir arada bulunduğumuzda okur-yazar
olduğumuz için pek ayrılamıyoruz. .

* * * * * *
Cüneyd-i Bağdadi'ye "Sabır nedir?" diye sorduklarında şu ce-
vabı vermiş:
-Yüzünü ekşitmeden, acıyı yudumlamaktır. .

* * * * * *
Ev sahibi kendisine gelen misafire güpegündüz saldıran sivri-
sinekleri görüp:
-Hayret yahu, demiş. Bizi ancak geceleri sokuyorlar. Size gün-
düz vakti hücum etmeleri acep nedendir?

Misafir, üzerindeki sivrisinekleri kovmaya çalışırken:
-Siz nasıl olsa geceleri de burdasınız, diye cevap vermiş. Ama
benim biraz sonra kalkacağımı bildikleri için, tam mesai yapmak zorunda kalıyorlar....

* * * * * *
İmam-ı Azam hazretleri , üzerine doğru gelmekte olan bir hay-
vana yol vererek kenara çekildiğinde, yanındakiler neden böyle
yaptığnı sordular.

İmam-ı Azam hiç düşünmeden cevap verdi:
-Onun boynuzları var, benim ise aklım! .

* * * * * *
Sen ihtiyar bir adamsın, oruca dayanamazsın diyerek orucunu
bozmasını isteyen yakınlarına, Ahnef b. Kays şu cevabı vermiş:

-"Allah'ın emirlerine dayanmak, azâbına dayanmaktan daha ko-
laydır!".

* * * * * *
Çok sigara içen biri, sigara içmeyen arkadaşını ziyarete gelmiş
ve odayı dumana boğmuştu. Giderken sağa sola bakınıp:
-Acaba içerde birşeyim kaldı mı? deyince, arkadaşı cevabı yapış-
tırdı:

-Evet, dumanın kaldı!.

* * * * * *
"Dünya öküzle balığın üzerindedir" hadis-i şerifi'nin hangi manâ-
da söylendiğini bilmeyen bir adam, Osman Demirci'ye:

-"Hocam, diye sormuş. Dünyanın altında öküz var diyorlar, ne
dersiniz?

Osman Demirci Hoca:

-Dünyanın altındakileri bilmem kardeşim, demiş. Ama üzerinde
çok sayıda olduğu kesin!.

* * * * * *
Selçuklu Sultanlarından biri Mevlânayı ziyaret ederek, saltanat-
ları arasındaki farkı sorduğunda, o yüce Zat'tan şu cevabı almış.

-Senin saltanatın, gözlerin açık kaldığı müddetçe bâkidir. Benim-
ki ise, gözlerimi kapadığımda başlar! .

* * * * * *
Lokman Hekim'e:
-Hastamıza ne yedirelim, diye sorduklarında, şu cevabı vermiş:

-Acı söz yedirmeyin de. Ne yese olur! .

* * * * * *
Hristiyan din adamlarından biri, ülkemize gelerek küçük bir ço-
cuktan kendisine o şehirdeki kiliseyi göstermesini ister. Kilise-
ye ulaştıklarında, papaz:

-Aferin çocuğum, der. Yarın buraya gel de sana cennetin yolu-
nu göstereyim. Çocuk, papazın niyetini sezerek:

-Kilisenin yolunu dahi bilmiyordunuz, diye cevap verir. Cen-
netin yolunu nasıl bileceksiniz ki?.

* * * * * *
Keçecizade İzzet Molla, bir yemekte obur bir adamın yanın-
daymış. Adam tatlıya kaşığı öyle bir daldırmış ki, tatlıdan bir
parça sıçrayıp İzzet Molla'nın önüne düşmüş. İzzet Molla:

-Mübarek tatlı, demiş. Şu oburun elinden bana değil, Allah'a
sığın! .

* * * * * *
Kırkağaç Kaymakamlık binasının aktığı ve tamir gerektiği bil-
dirilince, merkezden yazı gelmiş:

"Nerelerin aktığını, tek tek bildiriniz."

Aynı zaman da meşhur bir hicivci olan kaymakam Eşref, cevap
vermiş:

-Musluklar hariç, her taraf akıyor! .

* * * * * *
Sadr-ı Âzam Keçecizâde Fuat Paşa'ya, yetmişlik bir kadının otuz
yaşında bir gençle evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa he-
men:

-Ahmed müsaade etmez, demiş. Sormuşlar:
-Hangi Ahmed?
-Karaca Ahmed! .

* * * * * *
Mevlâna, sakalları bembeyaz olmuş bir papaz'a sorar:

-Siz mi daha yaşlısınız, sakalınız mı?

Papaz, sakalının 18-20 yaşlarında çıktığını düşünerek:
-Elbette ben, dediğinde:
-Yazık, der Mevlâna, çok yazık... Sizden küçük olan sakalınız
ağarmış da, siz halâ karanlıklardasınız.

(ALINTI)


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.