ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Yarin Hakk’İn Divanina Varinca Süleyman’Dan Hakkin Alir Karinca (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=244209)

Prof. Dr. Sinsi 07-16-2012 09:14 PM

Yarin Hakk’İn Divanina Varinca Süleyman’Dan Hakkin Alir Karinca
 
Birkaç saat sonra hocasi odasina gelmis ve rahlenin üzerinde el yazisi ile yazilmis kâgidi görmüstü Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi talebesinin soruyu yazdigi kâgidin altina bir seyler yazdi ve kâgidi rahleye birakti


Kanunî bir ara tekrar hocasinin odasina ugradi Hocasi yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine birakmis oldugu kâgidin üzerine kendi yazisi disinda bir seylerin daha yazilmis oldugunu gördü Merakla kâgidi eline aldi ve okumaya basladi Yaziyi okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi Kâgidin üst kisminda Kanunî’nin hocasina yazdigi sual vardi Kanunî söyle diyordu hocasina:


Meyve agaçlarini sarinca karinca

Günah var mi karincayi kirinca?


Hocasi Ebussuud soruyu söyle cevapliyordu:


Yarin Hakk’in divanina varinca

Süleyman’dan hakkin alir karinca

Prof. Dr. Sinsi 07-16-2012 09:15 PM

Yarin Hakk’İn Divanina Varinca Süleyman’Dan Hakkin Alir Karinca
 
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg

İstanbul’da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı’nın avlusunda bulunan Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi Avrupa’yı titreten koca Akdeniz’i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti’nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’dan başkası değildi. Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar ağaçları kuşları denizi seyrederdi.

O gün deniz ağaçlar bir başka güzeldi yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî bu konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.

Birkaç saat sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kâğıdı görmüştü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi talebesinin soruyu yazdığı kâğıdın altına bir şeyler yazdı ve kâğıdı rahleye bıraktı.

Kanunî bir ara tekrar hocasının odasına uğradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine bırakmış olduğu kâğıdın üzerine kendi yazısı dışında bir şeylerin daha yazılmış olduğunu gördü. Merakla kâğıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâğıdın üst kısmında Kanunî’nin hocasına yazdığı sual vardı. Kanunî şöyle diyordu hocasına:

"Meyve ağaçlarını sarınca Karınca
Günah varmı Karıncayı Kırınca?"

Hocası Ebussuud soruyu şöyle cevaplıyordu.

"Yarın Hakk'ın Divanına Varınca
Süleyman'dan hakkını alır karınca."


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.