ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Osmanlı İmparatorluğu Beylik Dönemi (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=244203)

Prof. Dr. Sinsi 07-16-2012 09:16 PM

Osmanlı İmparatorluğu Beylik Dönemi
 
Osmanlı İmparatorluğu beylik dönemi

Osmanlı Devleti Tarihi

Ana Dönemler
Beylik Dönemi
Kuruluş Dönemi
Yükselme Dönemi
Duraklama Dönemi
Gerileme Dönemi
Dağılma Dönemi

Özel Dönemler
Fetret Devri
Köprülüler
Kutsal İttifak Savaşları
Lâle Devri
Rus Savaşları
Nizam-ı Cedid
Tanzimat
Birinci Meşrutiyet
İkinci Meşrutiyet

Osmanlı Portalı

Osmanlı Devleti Tarihi Zaman Çizelgesi

Kösedağ Savaşı'ndan sonra (1243) Anadolu giderek artan ölçülerle Moğol egemenliğine girmeye başladı. 13. yüzyıl sonlarında Anadolu Selçuklu Devleti tümüyle tarih sahnesinden silindi; Anadolu'nun doğu ve orta kesimleri doğrudan İlhanlı İmparatorluğu'na bağlanırken Anadolu Selçuklu Devleti'nin uç beyi olarak Bizans sınırına yerleştirdikleri Türkmenler de yer yer biçim bakımından İlhanlılar'a bağlı ama gerçekte bağımsız beylikler kurmaya başladılar. 13. yüzyıl sonlarında 14. yüzyıl başlarında Anadolu'nun batı kısımlarında pek çok Türkmen beyliği ortaya çıktı. Bu beyliklerin en küçüğü Eskişehir - Sakarya - Söğüt dolaylarındaki Osmanlı Beyliği idi. Bu küçük beylik kısa sürede Anadolunun ucunda ve Balkanlar'da yayılacak büyük bir dünya devleti olarak Türkiye ve Dünya tarihinde önemli bir yer edinecektir.

Osmanlı Beyliği artık iyice zayıflamış olan Bizans İmparatorluğu ile karadan sınıra sahip tek Türkmen beyliği idi. Bu dönemde Bizans iktisâdi bağımsızlığını tümüyle kaybetmiş ülkede hemen tüm iktisâdi faaliyetler İtalyan tüccar cumhuriyetleri Venedik ve Cenova'nın eline geçmişti.

Osmanlı Beyliği'nin doğduğu topraklar Bizans İmparatorluğu'nun Marmara bölgesi topraklarıyla komşuydu. Bu topraklarda Bizans'ın büyük kent ve kasabaları bulunuyordu. Bu durum Bizans kent iktisâdıyla Türkmenler'in göçebe hayvancılık iktisâdı birbirini tamamlayan bir bütün oluşturmasına neden oluyordu. Bölgede Bizans kent iktisâdının ürünleriyle göçebe Türkmenlerin hayvancılık ürünlerinin pazarlandığı değiş tokuş edildiği büyük pazarlar kuruluyor bu pazarlar bölgeye dolayısıyla Osmanlı Beyliği'ne büyük bir iktisâdi güç kazandırıyordu. Osmanlı Beyliği'nin ilk koyduğu vergilerden birinin Osman Bey zamanında "pazar rüsumu" olması bu pazarların iktisâdi gücünü ve Osmanlı iktisâdına katkılarını gösteren bir kanıttır. Ayrıca Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu topraklar Bizans'ı Tebriz'e bağlayan ticâret yolu üzerinde bulunuyordu. Bu işlek ticâret yolunun Osmanlı Beyliği'nin topraklarından geçmesi vegi haraç ya da yağma biçiminde beyliğe büyük zenginlikler kazandırıyordu.

Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu Eskişehir - Sakarya - Söğüt dolayları Anadolu'da biçim bakımından İlhanlılar'a bağlı olsa da Moğol İlhanlı etkisinin uzanamayacağı kadar batıda yer alan bir bölgeydi. Bu yüzden Osmanlı Beyliği'nin toprakları Moğol baskısından kaçan Oğuz aşiretleri Anadolu Selçuklu asker memur ve bilim adamı için bir sığınak yeri işlevini yerine getiriyordu. Bu ise başlangıçta toprakları küçük nüfusu az asker yönetici ve bilim adamı olarak deneyimli kimselere gereksinim duyan Osmanlı Beyliği'nin insan yetisini güçlendiriyordu.

Osmanlı Beyliği'nin topraklarının karadan Bizans ile sınırdaş olması beyliğe öteki Türkmen beyliklerinin sahip olmadığı bazı moral değerler de kazandırıyordu. Osmanlı Beyliği'nin karadan Bizans'la yaptığı savaşlar onaAnadolu Türk - İslâm kamuoyunda İslâm'ın dinsel görevlerinden biri olan gaza fârizasını yerine getiren bir beylik olarak saygınlık kazandırırken bu fârizayı yerine getirmek isteyen gazileri ve yapılan savaşlardan ganimet elde etmek isteyen savaşçıları onun topraklarına çekiyordu.

Osmanlı Beyliği'nin kurulduğu sıralarda Bektaşilik ve Babailik gibi tarikatlar bölgede etkili bulunuyordu. Bunun gibi dinsel kimliği olan Âhiler de Osmanlı Beyliği kurulduğu sıralarda bölgede ve bölge insanları üzerinde etkili olan bir esnaf kuruluşuydu. Osmanlı Beyliği'nin kurucusu kabul edilen Osman Bey'in bölgenin nüfuzlu şeyhlerinden olan Şeyh Edebali'nin kızı Bala Hatun ile evlenebilmek için ısrar etmesi onun hem siyâsi ileri görüşlülüğünü hem de Şey Edebâli'nin bölge insanları üzerindeki büyük nüfuzunu gösterir. Nitekim Osman Bey ile Bâlâ Hatun'un evlilikleri gerçekleştikten sonra Âhilerin önde gelenlerinden Şeyh Mahmut Gazi Âhi Şemsettin ve oğlu Âhi Hasan ve Cendereli (Çandarlı) Kara Halil Osmanlı Beyliği'nin hizmetine girmişler ve bu beyliğin kuruluşundabüyümesinde ve örgütlenmesinde en azından Osmanlı hanedânı mensupları kadar önemli roller oynamışlardır.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.