![]() |
Dul Kadının Toplumdaki Yeri
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg
Yanlış düşünceleri hep beraber yok edeceğiz! Madalyonun bir görünen, bir de görünmeyen tarafından bakalım... Geçen yıllar içinde bir çok konuda gelişim ve değişim yaşamaktayız. Ve hala da hızlı da yaşamaya devam ediyoruz. Bu süre içinde örflerimize ters olan neleri kabul ettik. Bunların başında NİKAHSIZ YAŞAYAN çiftlere toplum sessiz kalıp, kabullenmesini mi? Çok hızlı geçişler yaşamaktayız, bunların iyileriyle kötüleriyle beraber yaşamak zorundayız. İstesek de istemesek de. Gerçi herkes halinden memnun. ALAN RAZI, SATAN RAZI misali. Toplumumuz kadina eski çağlardan beri yanlış gözle bakıyor. İşte bunlardan örnek: Bir erkeğin tanıştığı bir kadına, belden aşağı çirkin duygularla bakması, kendini ve egolarını tatmine çalışması. Acaba onun yakınlarına da aynı gözle bakanlar olabileceğini düşünemiyorlar mı? Ne kadar basitler, hepsinden bahsetmiyorum, onlar kendilerini bilirler. Dışındakileri tenzih ediyorum zaten. Bazı düzgün gitmeyen eviliklerde boşanamayan kadınların asıl gerekçelerinden biri de, toplumun yanlış bakış açısı. Erkekler yüzünden. Ben burda erkek düşmanı falan değilim. Bunlar yaşanılan gerçekler ve bir okadar da ayıplar...Maalesef ülkemizde dul kadın olmak zor...bu konuda insanlar düşünseler ki'' bende birgün dul kalabilirim, ya da eşim dul kalabilir ''diye...daha farklı bir gözle bakabilirler... Kadın günümüzde toplumun her alanında ve oldukça iddialı ve istikrarlı erkeklerle çalışma yaşamında bulunmaktadır. Kadın anadır, Ata'dır herşeydir. Peygamberimiz CENNETİ kadına layık görüp'' AYAKLARININ ALTINDADIR'' demiştir. Kadın DUL kalınca toplum da zihinlerde cadı kazanı kaynamaya başlıyor. Özelliklede boşanmiş olan kadinlar sanki sahipsiz, başıbos gibi düşünülüyor. Yan gözle bakanlar çok oluyor.Şahit olduğum örnekleride var. Bu konular insanın kişiliği ile ilgili konular. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki namus, ahlak kavramı yozlasmaya baslamış. Bazı şeyler normal karsılanmaya başlanmış... Boşanmış olan kadınlar eskisinden iki misli yaşayışlarına dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü onları suçlamak oyle kolay ki!!! Kadın bu kadar acizmidir. Ne gibi görünmekte, neden öyle algılanıyor. Bu kadının yanlış davranışından mı olmuştur. zihinlerin örümcek olduğundan mı? Tabi cevap belli... Benim çok sevdiğim bir ablam nur içinde yatsın...Eşi öldüğü günün akşamı veya takip eden zaman içinde yaşadığını anlattı. Ben de size anlatınca, hak vereceksiniz. Bu ablam emekli avukat ve eşi de hakim...Cenazeden sonra ya arkadaşı yemeğe kendi evine alıyor, ya da ablanın evindeler...Misafirler gittikten sonra oturuyorlar ablanın her zaman giyindiği giysiler ve aynı görüştüğ arkadaşı. Kocasının yanından kalkıp ablanın eteğine şal kapatıyor...Ve ablanın o kadar zoruna gidiyor ki. Eşi öldü diye abladan mı, kocasından mı orasını siz tahmin edin. Bence kendine ve eşine olan güven eksikliği. Ayrıca toplumun DUL KADINA yanlış bakış açısından kaynaklanıyor...O hanım arkadaşı da aynı baroda meslektaşı...Siz gerisini düşünün... Boşanma sonrası kadınların erkeklerden daha fazla ruh sağlığı sorunları yaşaması ve toplumda kendisini yeniden kabul ettirmesinin doğurduğu sorunların temel nedeni evliliğin kadın üzerinde görünmez bir zırh işlevigörmesinden kaynaklanmaktadır. Toplumda cinsiyet ayrımcılığı kadar cinsiyet ayrımcılığının dışında kadınlar arasında da kadının medeni durumuna bağlı bir takım ayrımcılık mı yoksa bakış açısı mı demeli farklı algılamalar ve farklı rol yüklemeleri vardır. "Evli kadın geleneksel yapıda sahipli kadındır." Evlenmemiş kadın ki toplum ona kız der, yine sahiplidir(!) Ama boşanmış kadını toplum boşandığı için sorumlunun kim olduğu, sorunun ne olduğu, kararın neden verildiği vs. bunlarla ilgilenmeden direkt suçlu kabul eder ve sahipsiz olarak algılar.. Oysa ki evlenmemiş, evli, boşanmış.. bunlar sonradan yapılan etiketlemelerdir ve kadının değerini artırmaz, eksiltmez, kadının bir sahibi mutlak surette olacaksa eğer en doğrusu kendi kendisidir.. İşin ilginç tarafı bunu erkekler kadar kadınlar da böyle algılayıp böyle kabul ederler. Bundan ötürü de boşanmış kadını toplumda ilk yalıtanlar yine hemcinsleri olmaktadır. Bunu engellemenin en dolaysız yolu kadının kendini algılamasında ve kendine bakışında erkek bakışından farklı bir biçimde kendini değerlendirmesini sağlamaktır. Kadının kendine değer vermesi için mutlaka birinin bir şeyi olmaya ihtiyacı olmadığını algılamasını sağlamanın yolu onu birey yapmaktan geçiyor. Kadınlar arasında da dayanışmanın özü bu olmalıdır. Bu suni ayrımlar nedeniyle de kadınlar ortak çıkarları etrafında toparlanmakta zorlanmaktadırlar. Kadın dul kalınca bütün erkeklerde oluşmuş yanlış düşünce... Ya da gerisini sizin düşüncelerinizle tamamlayabiliriz. Hani cahiller arasında geçiyor diyecek olanlara, örnek olsun diye verdim... Alinti |
Dul Kadının Toplumdaki Yeri
Bu modern eğitimli bir çevrede dul kadın,birde kırsal bölgelerde cehaletin yalayıp yuttuğu,yobazlığın fır döndüğü bir çevre düşünün..
Allah sabır versin derim..Sadece dik durmak yetmiyor,örümcek beğinler sizi eğiyor büküyor.. Halbuki KUR AN en önce dul ve yetim haklarından bahseder..Çevremizdeki her dulun,her yetimin üstümüzde hakları vardır..dini koyun bir kenara,insan olmasından,daha doğrusu bizim insanlığımız sebebiyle hakları vardır.. Buna riayet etmek gerekir.. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.