![]() |
Dut Ağacı
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg
Kimi güney bahçelerinin ulu dut ağaçları olur; zamanında bir orduya yeter; Ne toplayan, ne yiyen, ne de kaynatan vardır. Bununla birlikte kesmezler, ilişmezler.Bu ulu ağaçlar, asmalara çardak olarak, diledikleri gibi büyürler; boy verir, dal verir, gölge verirler. Dut ağacında üzüm yiyebilirsiniz; 0 Duta asma çubuğu aşılanmış; diyebilirsiniz. Ağaçlara su yürüdüğü mevsim, ikisinin de yaralarından damlayan sular bazen yerde, bazen yere düşmeden birbirine karışmış; asmayla dut kan kardeşi olmuştur. Hangisinin yemişi dut, hangisinin üzüm; Bilemezsiniz; Ve kuşların gagasında iki tat birbirine karışır, bir tat olur. Sonbahar gelince yerde yapraklar, birlikte sararırlar; birlikte doğanlar birlikte ölmenin zevkine de ererler. Dut, gövdesine sımsıkı sarılan asmadan memnundur ve asma bir canlı çardağa sarıldığını bilir; mesuttur. Böylece yaşarlar; Dut bahtiyar, asma bahtiyar; Ne birinde büyüklük, ne ötekinde asalet iddiası vardır. Bir uyuşma, bir anlaşma örneği olarak kalacaklardır. Asma, kolları kesilmedikçe duttan ayrılmaz; Ve duttan kesilecek bir dal, asmadan parçalar götürür. Biz aynı toprağın, aynı köklerin çocukları, bir dutla bir asma kadar olamaz mıyız? Arif Nihat Asya |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.