![]() |
A'dan Z'ye En Güzel Kız Bebek İsimleri...
a'dan z'ye en güzel kız bebek isimleri, kız bebek isimleri ve anlamları, en güzel kız bebek isimleri
En güzel kız bebek isimleri... Her dönem popülerliğini koruyan, son dönemlerde moda olan veya nadir bulunan kız bebek isimleri ve anlamları... http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg Bebeğinize isim bulma konusunda kararsız mısınız? O zaman doğru yerdesiniz! Sizler için en güzel kız isimlerini üç gruba ayırdık: her dönem popüler isimler, son dönemlerde popüler isimler ve nadir isimler olarak… HER DÖNEM POPÜLER İSİMLER A AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın. AJDA: Filiz,sürgün. Çok genç. AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlı AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün AKTAN: Ak renkli tan; Kutlu tan, uğurlu tan ALÇİN: Kızıl renkli küçük bir kuş ALEV: Yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime ALGIN: Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun ANDAÇ: Anılar, hatıralar ANIL: Başkaları tarafından sözün edilsin ARMAĞAN: Hediye, ödül ARZU: Herhangi bir şey için duyulan aşırı istek ARZUM: İsteğim,dileğim,hevesim. ASENA: Dişi kurt, güzel kız ASLI: Temelli,köklü. Bir şeyin benzeri. ASU: Azgın, huysuz, isyan eden. Afacan. ASUMAN: Gökyüzü AYBEN: Ben ayım anlamında AYBİKE: Ay gibi güzel kız AYCAN:Ay gibi sevilen,aydınlık can. AYÇA: Yay biçimindeki ay,Hilal. AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki AYDAN: Güzelliğini aydan almış,ay gibi parlak ve güzel AYDENİZ: Hem ay, hem de deniz AYGÜN: Hem ay, hem gün AYLA: Bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi AYLİN: AYLA ile aynı anlamdadır AYNUR:Ay ışığı AYSEL:Ay gibi olan güzelliğiyle nam salmış olan AYSU: Ay gibi parıltılı ve su gibi berrak. AYSUN:Ay gibi ışıltılı ve güzel. AYŞE: Rahat ve huzur içinde yaşayan AYŞEGÜL:Güller içinde mutlu yaşayan. AYŞEN:Neşeli,gülen,aydınlık. AYŞİM,AYŞİN:Parlak ışık saçan. AYTEN:Güzel bir tene sahip olan. AZRA: Üstünde hiç yürünmemiş kum; Yeni yetme kız B BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik,gençlik çağı. BALIN: Yar, sevgili BANU: Prenses; Hanımefendi. Yeni evli gelin. BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar. BELDE: Memleket, şehir, kasaba BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen BELKIS:Efsaneye göre Hz. Süleyman zamanındaki Saba melikesinin adı. BELMA:Uysal,sakin. BENAN: Parmak uçları BENAY: Ben ayım, ay gibiyim BENGİ,BENGÜ: Ölümsüz, sonsuz BERGÜZAR: Anılmak için verilen şey, andaç BERİL: Zümrüt BERİN,BERRİN: En yüksek, en ulu anlamında BERNA: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı BERRAK: Duru BERRAN: Keskin, kesici BETÜL,BETİL: Erkeklerden çekinen namuslu kadın, Hz. Meryem ve Hz. Fatma`nın diğer isimleri BEYZA: Çok beyaz, lekesiz BİHTER: Daha iyi, en iyi BİLGE: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi BİLLUR: Pek duru, pürüzsüz BİNGÜL: Gülü bol; Gül bahçesi BİNNAZ: Çok nazlı,cilveli,kaprisli. BİNNUR:Çok ışıklı, ışığı gür BİRİCİK: Bir tane, tek, emsalsiz BİRGÜL: Tek ve güzel bir gül. BİRSEN: Yalnız sen BUKET: Çiçek demeti BURCU: Güzel koku, ıtır BURÇAK: Bir bitki BURÇİN: Dişi geyik C CANAN: Gönülden sevilmiş, yar. CANAY: Ay gibi temiz. CANDAN: İçten, gönülden CANDAŞ: Candan, değerli dost CANSEL:Hayat veren su. CANSIN:İçten,gönüldensin. CANSU: Can suyu. Hayat veren su. CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan. Gözlerinin güzelliğiyle ünlü zarif,ince bacaklı memeli. Ç ÇAĞLA Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali ÇAĞRI: Davet. Doğan kuşu. Mavi hareli göz. ÇİÇEK: Bir bitkinin değişik renklerle bezenmiş kokulu bölümü ÇİĞDEM: Akdeniz çevresinde yetişen çok renkli kır bitkisi ÇİLER: Şarkılar söyleyen, şakıyan D DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki DEMET: Çiçek bağlamı, deste DENİZ: Yeryüzünün çoğunu örten engin su DERYA: Büyük deniz anlamında DEVRİM: Yerleşik toplumsal düzenini , köklü, hızlı ve geniş kapsamlı olarak değiştirme. DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak. DİDEM: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim DİLARA: Gönül alan, gönül okşayan. DİLEK: İstek, rica,arzu. DİLHAN: İçten ve yürekten konuşan DİLŞAH: Gönül şahı,sevgili,sultan. DOĞA: Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü; Tabiat DOĞAY: Ayın yeni doğuş hali DUYGU: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim DUYGUN: Duygulu,hassas,hisli kişi. E EBRU:1.Keman kaş. 2.Bulut rengi. 3.Bir sanat dalı ECE: Kraliçe. Güzel kız,kadın. ECESU:Su gibi berrak ve güzel. EDA: Naz, cilve. Davranış,tavır. Verme,ödeme. (Namaz için)kılma,yerine getirme. Üslup. ELANAZ:Ela gözlü,nazlı güzel. ELANUR:Ela gözleriyle nur saçan. ELÇİN: Deste, tutam ELİF: Kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız. ELVAN: Renkler,çeşitler. EMEL:Arzu,özlem. EMİNE: İnanılır,güvenilir. ESEN: Sağlıklı, salim ESER: Emek sonucu ortaya çıkan ürün, yapıt; Yok olmuş bir nesneden kalan parça ESİN: Sabah rüzgarı ESMA: İsimler,adlar. Çok yüksek olan. ESNA: Yüksek, yüce. Bir işin yapıldığı an. ESRA: En çabuk, çok çabuk EVİN: Bir şeyin içindeki öz; Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü EZGİ: Melodi, şarkı, türkü F FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın. FERAH: Aydınlık, iç açıcı FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş FERİDE: Eşi benzeri olmayan,tek. Çok değerli inci. FEYZA: Bolluk, çokluk, bereket. Taşkın. FİGEN: Yaralayan, kıran FİLİZ: Tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu. FİRDEVS: Cennetler. Cennet bahçeleri. FİRUZE: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı FULYA: Nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek FUNDA: Çalı ormanı, çalılık; Püskül, tepelik FÜSUN: Büyü G GAMZE: Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur GAYE: Amaç, erek GELİNCİK: Yazın kırlarda yetişen parlak kırmızı renkli bir çiçek GİZEM: Sır; Aklın erişemediği çözülemeyen şey GONCA: Tam açılmamış çiçek GÖKBEN: Ben gökyüzü anlamında GÖKÇE: Gök mavisi, mavi gözlü güzel GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi. GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel. GÜHER: Cevher GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül GÜLAY: Gül gibi güzel, ay gibi aydınlık olan. GÜLBEN: Gül yüzlü,gül gibi beni olan. GÜLBİN: Gül fidanı, gül yetişen yer. GÜLCE: Gül gibi. GÜLÇİN: Gül toplayan, gül seven. GÜLEN: Güleç yüzlü, mutlu anlamında GÜLENAY: Güleç ay, gülümseyen ay; Ay gibi gülümseyen güzel GÜLFEM: Ağzı gül gibi olan GÜLGÜN: Gül renkli; Gülen, gülümseyen GÜLİN: Güzel,zarif. GÜLİZ: Gül yetiştiren GÜLİZAR: Al yanaklı, gül yanaklı; Alaturka müzikte bir bileşik bir makam GÜLNİHAL: Gül fidanı. GÜLRİZ: Gül saçan GÜLRU: Gül yüzlü, gül yanaklı GÜLSÜN: Yaşam boyu yüzü gülsün anlamında GÜLŞAH: Gül dalı; Güzelliğiyle ün salmış olan GÜLŞEN: Gül bahçesi GÜLÜM: Bana ait olan gül. Canım. GÜNAY: Hem gün, hem ay GÜNNAZ: Nazlı kişi. GÜNNUR: Güneş gibi ışık saçan. GÜZİN: Seçilmiş, seçkin. Beğenilen. GÜZÜN: Güz mevsiminde olan H HALE: Ayın çevresindeki ışık halkası. HANDAN: Güleç, sevinçli,şen şakrak. HANDE: Gülüş,gülme. Açılma. Eğlenme. HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran HAZAR: Barış HEVES: Bir şeye duyulan istek HELİN: Yuva HÜLYA: İnsanın kurduğu tatlı düş; Sevda HÜMA: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu HÜMEYRA: Kızıllık, pembelik I ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum,akın. ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık IRMAK: Akarsuların en büyüğü IŞIK: Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji. Aydınlık,nur. IŞIL: Pırıltı, parlaklık, ışık, aydınlık IŞIN: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi İ İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim İLKAY: Ayın ilk hali. İLKE: Temel alınan düşünce, kural İLKİM: İlk çocuğum anlamında İLKNUR: İlk ışık İMGE: Düş, hayal, görüntü, tasarım İNCİ: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde İPEK: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş. Kibar,zarif. İREM: Bahçeleriyle ünlü masal kenti İZEL: El izi anlamında İZİM: Önceden bulunduğum yerde bıraktığım belirti anlamında J JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları JÜLİDE: Dağınık,karmakarışı L LALE: Çan biçiminde bir çiçek LAMİA: Parlayan, parlak. LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık. M MAHPERİ: Güzeller güzeli. MANOLYA: Bir süs bitkisi MELDA: İnce ve taze bedenli MELEK: Tanrı katında bulunan ruhani varlıkların her biri MELİKE: Kadın hükümdar,padişah eşi. MELİS: Bal, bal arısı MELİSA: Oğul otu MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel MERVE: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası MÜGE: İnci çiçeği MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış N NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış NAZAN: Cilve yapan,nazlanan,nazenin. NAZLI: Naz yapan; İşveli, edalı NECLA: Evlat,çocuk. Soylu. NERGİS: Bir süs bitkisi NERMİN: Yumuşak,narin,ince. NESLİ: Soylu. NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden. NEVAL: Talih,kader,kısmet. NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma,parlaklık. NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan,taze sürgün. NİHAN: Saklanmış, gizli olan; Sır NİL: Çivit. Mısır'da bir nehir NİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert. NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi NUR: Aydınlık, parıltı, parlaklık NURAN: Nurlu,ışıklı. NURAY: Işık saçan. NURCAN: Aydınlık insan. NÜKHET: Güzel koku O OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı Ö ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili ÖZGE: Yabancı. İyi,güzel. Cana yakın,şakacı. Yürekli,gözü pek ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret ÖZNUR: Özü ışıklı,aydınlık. P PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları PINAR: Büyük su kaynağıÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay R RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık,ışıltı. RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu RUHŞEN: Neşeli,canlı. S SANEM: Çok güzel kadın; Put SEBLA: Uzun kirpikli göz SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz madde SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak SEHER: Tan ağartısı SELDA: Bir söğüt cinsi SELEN: Haber, müjde SELİN: Gür akan su SELMA: Barış içinde,huzur,erinç. SELMİN: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan SEMA: Gökyüzü; Göç SEMEN: Yasemin çiçeği. Semizlik. SEMRA: Esmer kadın. SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı; Arapça'da put; Arapça'da kendine tapılacak kadar güzel olan kadın, sevgili, güzel SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı SERAY: Ay gibi güzel SERMA: Kış soğuğu SERPİL: Gelişmek,büyümek. SERPİN: Yağmur SERRA: Rahatlık,kolaylık SERTAP (SERTAB): İnatçı anlamında SEVAL: Severek al anlamında SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu SEVİL: Her zaman sevilen biri ol SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen. SEYLAN: Sel, akma, akış SEZEN: Hisseden, sezgili SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği SEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu,anlayışlı. yer; Bahşiş, hediye; Bağ SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler SİNEM: Yüreğim, çok sevdiğim SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği. SUZAN: Yakan,yakıcı. Ş ŞAFAK: Gündoğumundan önceki aydınlık ŞEBNEM: Çiğ, gece nemi, jale ŞENAY: Mutlu geçen ay ŞEYDA: Çılgın, deli divane ŞİRİN: Cana yakın, sevimli ŞULE: Alev, ateş alevi ŞÜKRAN: İyilik bilme, minnettarlık T TANSU : Göğüsle ilgili TAYYİBE : 1.İyi davranış. 2.Yatıştırıcı, hoşa giden söz TİJEN : Taç, taçlar TİLBE : Put - Güzel kadın TUBA : 1.Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. 2.Güzellik, iyilik. 3.Rahat TUĞÇE : Küçük tuğ TÜLAY : Ayın ince ışığı TÜLİN : Ayın çevresinde görülen ışık halkası TÜRKAN : 1.Kraliçe. 2.Güzel kız Ü ÜLKÜ : Amaç, ideal V VİLDAN : Yeni doğmuş çocuklar Y YASEMİN : Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki YELİZ : Ferah yer, aydınlık, havadar YEŞİM : Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş YILDIZ : Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri. YONCA: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı Z ZEHRA : Çok beyaz, parlak yüzlü ZELİHA : Züleyha, su perisi ZERRİN : Altından yapılmış. ZEYNEP : Süs, bezek. ZUHAL : Satürn gezegeninin adı. ZULAL : Hafif, güzel, soğuk su. ZÜMRÜT : Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı. SON DÖNEMLERDE POPÜLER OLAN İSİMLER A AHENK: Uyum ALA: Ela karışık renkli, alaca; Benekli; Tam olgunlaşmamış, yarı olmuş ALEYNA: Bizim üzerimize olsun ALIM: Gözü gönlü çeken nitelik, çekicilik, gönül çelen güzellik, albeni ARYA: Operada sanatçının orkestra eşliğinde söylediği uzun şarkı ASYA: Dünyanın en büyük kıtası AŞKIN: Aşmış, ileri AYKAL: Ay gibi parlak ve ışıklı kal AYŞIL: Ay ışığı B BADE: Aşk, kutsal sevgi BERFU: Kar tanesi BELEN: Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol BELİZ: İşaret, iz; alamet BENGİSU: Ölümsüzlük suyu BENNUR:Işık saçan. BESTE: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü BİGE:Evlenmemiş,çocuk doğurmamış olan. Sultan. BİKE: Evlenmemiş, çocuğu olmamış kadın BUSE: Öpücük BÜGE:Bent,su benti. BÜŞRA: Müjde, sevinçli haber C CEMRE: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi CENNET: Çok güzel yer. İyilik yapanların,günahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer. Ç ÇİSİL: İnce ince yağan yağmur ÇİLEN:Hafif yağan yağmur,çisenti. ÇAĞ: Belirli bir özellik göz önünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi D DEMRE: Noel Baba'nın doğduğu sanılan tarihi yer DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren DERİN: Sığ olmayan DESTE:Bağlam,demet. DİDE: Göz, göz bebeği DİLA:Gönlümü çalan. DİLAN:Gönüllerce olan,yürekler dolusu. DİLAY: Gönle ışık saçan, ay kadar güzel DORA: Doruk, zirve DOĞU: Güneşin doğduğu ana yön DOLUNAY:Ayın tam yuvarlak olduğu an E ECMEL: Çok güzel EGE: Türkiye'nin batısında yer alan deniz ELİZ:El izi. EREM: Cennet ERÇİL: Doğru,inanılır,güvenilir kişi. EYLÜL: Sonbaharda bir ay adı ESİM: Rüzgar gibi olan. F FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı,ışıltı saçması. FEZA: Boşluk, sinirsizlik; Uzay FİDAN: Yeni yetişen ağaç FERİ: Köke değil dallara ait olan. İkinci derecede olan. G GERÇEK: Yakıştırma veya yalanı olmayan GÜNEŞ: Çevresindeki gezegenlere ısı ve ışık veren büyük gök cismi GÜNEY: Her zaman güneş gören, güneşli yer; Bir yön GÜZ: Sonbahar H HAYAL: Varmış, olmuş gibi zihinde canlandırılan imge, görüntü HAYAT: Ömür, yaşam HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği HAZAN: Sonbahar I ITIR: Güzel koku; El ve yüze sürülen çiçek özü, esans ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık ILGIM: Serap İ İCLAL: Ağırlama,ikram. Büyüklük,ululuk. İLAYDA: Su perisi İLGİN: Yabancı,gurbette yaşayan. İLKİN: İlk çocuklar için kullanılan adlardan. Önce,öncelikle. İREN: Özgür, serbest İRİS: Mitolojide Tanrıların elçisi İZGİ: Güzel, adaletli, zeki J JANSET : Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi) K KAMELYA: Pembe,kırmızı,beyaz çiçekler açan bir süs bitkisi. KARDELEN: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası KUZEY: Bir yön KÜBRA: Büyük, ulu; Büyük önerme L LAL: Parlak, koyu kırmızı renkte olan M MAYIS: Bir bahar ayı MISRA: Manzumenin satırlarından her biri,dizeler. MİNA: Mine. Liman. Şişe,cam,billur. Şarap şişesi. MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan N NEHİR: Akarsu, ırmak NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim NİRAN: Nurlar,aydınlıklar,ışıklar. Ateşler. Cehennem. NİSA: Kadın,kadınlar. NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı Ö ÖDÜL: Armağan ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün. P PERİ: Cisimleri çok latif ve görünmez olan hoş yaratık; Güzel insan, güzel kimse R RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk. RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut S SÜSEN: Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı SİTARE: Yıldız SİMA: Yüz, çehre SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği SEREN: Gemi direği SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam SAHRA: Kır,ova,çöl SARA: Halis, saf, katkısız SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adi SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç T TARA : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad TÜRKÜ : Yankı, ses U UMAY : Devlet kuşu V VERDA : Gül. Y YAĞMUR : Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları. YAREN : Dost, arkadaş YELDA : 1.Uzun. 2.Yılın en uzun gecesi YUDUM : Bir içimlik sıvı Z ZEREN : Anlayışlı, kavrayışlı. ZÜMRA : Akıllı, çabuk kavrayan kadın. NADİR İSİMLER A AKSEV:Aydınlığı sev,ışık saç AKŞIN: Beyaz tenli kadın ALEDA: Nazlı, kaprisli ARMİNA: Emine, korkusuz, yürekli AYSAR: Ayın evrelerine göre huyu değişen kimse AMİNE:Yüreğinde korku olmayan. B BEHİN: İyinin iyisi BELGİ: İşaret BELUR:Billur,billurdan olan. BERİA: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili BİNAY:Öylesine güzel ki bin ay eder. BİRAY: Ay gibi tek, eşsiz C CANEDA: İçten, sevimli kişi CEVZA: İkizler burcunun eski adı D DEVİN: Hareket, kımıldanış DESEN: Çiçek, çizgi gibi süs şekilleri DİDAR:Güzel yüz. Görme. DİLDE: Ünü her tarafa yayılmış, herkesin konuştuğu, herkesin dilinde olan kimse E EFİL:Rüzgar,dalgalanma. EFSUN: Büyü, sihir ERDA: Beyaz karınca. ERNA: İşveli,cilveli,şen şakrak sevgili. EVA: Havva. Yaratılan ilk kadın. F FERZİN: Kraliçe FERİS: Şık,zarif. G GAZEL: Konusu daha çok sevgi ve içki olan, manzume GECE: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar GÜZAY: Güneş olmayan yer; Kuzey; Güz ve ay H HENNA: Kına ağacı. HESNA: Güzel,hanımefendi kadın. HERA: Mitolojide analığın yüceliğini temsil eden tanrıça HEVİN: Aşk, sevda HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek I IĞIL: Çok yavaş akan su İ İYEM: Güzellik,iyilik. İLMA: Parlatma. Belirleme,işaret etme. İLSU: Ülkenin suyu,bereketi. İMER: Zengin,varlıklı. İPAR: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek İZEM: Büyüklük, ululuk J JEYAN: Kızan, kükreyen K KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; Tanrıdan geldiğine inanılan iyilik; İhsan, lütuf L LEMA: Parıltı,parlayış. LEMİS: Dokunma,elleme. LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat. LİNET: Sürgün LİLA: Açık eflatun M MEHİR: Ay parçası MARAL: Dişi geyik MERZE: Mercan P PAMİRA: Orta Asya'da bir yayla PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın R RİMA: Dişi ceylan yavrusu RUHAN: Güzel kokulu S SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma SEL: Taşkın su SELİS: Akıcı söz SEMİN: Değerli, pahalı; Semizlik SEYYAL: Akıcı, akışkan SONEDA: Nazlı olmaması temenni edilen Ş ŞEVVAL: Arap takviminin onuncu ayı T TALHA : Güzellik TALİA : Güzel, şirin TAMAY : Dolunay, ayın on dördüncü V VİRA : Durmadan, aralıksız, sürekli. Z ZEHRE : Çiçek. ZİŞAN : Şanlı, şerefli - Bir tür lale |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.