ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Bebek & Çocuk (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=412)
-   -   Sokak Çocukları (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=162077)

Prof. Dr. Sinsi 06-26-2012 10:37 AM

Sokak Çocukları
 
Tehlike değiller,tehlikedeler!"
Sayfa no: yok

cilt no : yok

hane no : yok

ana adı : ben sokak çocuğuyum abi
hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan,
bilyelerini rüyalarında unutan,
ve oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran,
çocuk varya o benim işte, o benim abi...
sahi bir annem olmalıydı değil mi
ben dudaklarımda sokakları besteliyorum oysa
sahi abi tadı nasıldı anne sütünün
anneler nasıl okşardı çocuklarını
anne kokusu nasıldır kim bilir
ana ha, bir anne çizebilirmisin benim için
karanlığın kar soğuğu parmak uçlarına bir anne
ve yanına beni eklermisin abi
tıpkı suluboya resimlerdeki gibi sımsıcak
sahi abi senin gözlerini kesmiyor değil mi
bir köprünün soğuk, gergin ve karanlık bedeni
sahi sen hiç seyrettin mi aydedeyi bir köprünün altından,
üşüdün mü abi kayan bir yıldıza bakarken,
boşver...
gel boyat istersen ayakkabılarını
ben şu ayakkabıların bağcıklarından asılıyorum hayata
gel boyat ayakkabılarını
boyatta resmi çıksın dostun, düşmanın tüm kaldırımların
yokların varlığında tam göbek bağından hiç yakalandın mı hayata
bir de bir de babam olmalıydı değil mi?
beni dövecek bir babam bile yok biliyor musun?
nasırlı ellerinde şevkat arayacağım bir insan
kimbilir, bayramlarda neler alır babalar çocuklarına
unutmuşum, bayramlarınız da vardı sizin öyle değil mi, arifeleriniz
bayramlarda temize çekilen dostluklar vardı sonra
oysa ben kırık dökük ıslıklar ısmarlıyorum güneşe ve mehtaba
yankısız, bestelenmemiş ve bestelenmeyecek serseri ıslıklar
bir babam olsaydı belki yeterdi
çocuk olurdum eskisi gibi, şımarırdım öylesine
boşver abi...
kimin neyine bayram, kimin neyine hediye
baba kimin neyine abi
sahi senin düşlerin vardır
göremediğin rüyanın düşünü kurar mısın hiç
ahmet bir düş görmüş geçenlerde
köprü altında tanıştık, soğuk ve geç gelen bir gecede
utanırken anlattı, anlatırken utandı.
bir ip bağlamış gökkuşağına,
bak ana diyormuş uçurtmamı gördün mü,
ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan çocukları.
ahmet'in düşü işte...
bana düşlerini kiralar mısın abi,
bedava boyarım ayakkabılarını,
bana düşlerini, düşlerini abi
boşver, boşver...
bak iyi parlayacak bu ayakkabılar,
en parlak ayakkabılarınla yürüyeceksin yaşama
sen düşünme, sokaklar düşünsün beni,
gazete manşetleri,
üçüncü sayfa haberleri düşünsün,
isimsiz bir damla gözyaşı düşünsün,
sen beni düşünme, düşünme be abi...
nasıl olsa ben,
olmayan ayakkabılarımın sıcaklığıyla basıyorum tüm kaldırımlara,
olmasa da anne babası sokakların
sokak çocuğuyum ben, sokak çocuğuyum...
kazanılmadan kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde,
ben sokak çocuğuyum abi,
hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan,
bilyelerini rüyalarında unutan,
oyuncaklarını masal kahramanlarına çaldıran çocuk varya,
işte o benim, o benim abi, o benim abi"






Sokakta çalışan çocuklar ile sokak çocukları tanımlarındaki sınırlar bazen karışsa da sokakta çalışan çocuklar; aile geçimine katkıda bulunan yada kendi masraflarını karşılamak için günün bir bölümünü sokakta çalışarak geçiren, gecenin erken yada geç saatinde evine dönen çocuklar anlaşılmaktadır.
Çoğunlukla sokakta, pazarda vb. açık alanlarda simit, mendil satma, ayakkabı boyama, araba camı silme vb. işlerde ailelerinin yada kendi masraflarını karşılamaya çalışan bu çocuklar “Her türlü istismar ve ihmale açıktır.”
Mendil, simit, yara bandı satan, ayakkabı boyayan, evde yada okulda olmaları gereken saatlerde sokakta çalışan bu çocuklar “ yetişkin olmaya zorlanarak “ toplumsal ve kişisel vicdanımızı rahatsız etmektedir.



· Bu çocuklar çalışmaması gereken yaşta çalıştıkları için,

· Bu çocuklar sokakta tehlikeye, suça, ihmal ve istismara açık çalıştığı için,

· Sokakta çalışan çocuklar hem sokak çocuğu, hem çalışan çocuk hem de çocuk olmalarından dolayı bizi rahatsız etmektedirler.


Çocuğun sokakta “ çalışma “ nedenlerinin başında göç ve çarpık kentleşme olguları gelmektedir ve buna bağlı olarak yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik vb. temel nedenler arasında sayılmaktadır. Sağlıksız aile ortamı, çocuğun eğitiminin ailede bir değer olarak önemini yitirmesi ve aileye ekonomik katkıda bulunma çocuğun çalışma nedenlerindendir.

Sokakta çalışan çocuklar gelecekte sokak çocuğu olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu çocuklar kendilerini geleceğe hazırlamayan, beden ve ruh sağlığına zarar verebilecek, gelişimlerini ve eğitimlerini engelleyebilecek biçimde çalışmaktadır. Ailesinin koruma ya da desteğinden bütünüyle ya da büyük ölçüde yoksun olan çocuklardır.
Sokakta çalışan çocuk ihmal ve istismara maruz kalmaktan oyun ve eğlence gereksinimlerini karşılayamamakta, sağlığı ve gelişimi olumsuz etkilenmektedir.
Sokakta çalışan çocuğa hem çalışma hem de aileye katkıda bulunma beklentileri ile bir yetişkin görevi yüklenmektedir. Çocuk hem yetişkin hem de çocuk olarak arada bir yerde çocuğun kendisine yüklenmektedir. Çocuk hem yetişkin hem de çocuk olarak arada bir yerde bulunmaktadır. Çocukların sokakta çalıştırılması zorlamalı bir durumdur. Kendi istekleri ile yada bir görev duygusunun yaratılmış olmasıyla çocuk, zaten ihmal ya da istismara uğramış olmaktadır. Çocuğun “ eğitim görme hakkı “ da bu yolla sınırlanmaktadır. Çünkü çalışan çocuk yorulacaktır. Günün diğer yarısında okula giden bu çocuklar eğitimden kısmen yararlanabilmektedir. Okul çağında olup da hiç okula gitmeyenlerde mevcuttur.
Sorunun temel çözümü sosyal devletten beklentilerde düğümlenmektedir. Yoksulluk ve işsizlik sürdükçe çocuk işçiliği de sürecektir. Ancak çocuk işçiliğinin sürmesi yoksulluğu değiştirmemektedir.
Zamanla sokağın sınırsız ve sorumsuz özgürlüğünü seçme gerçeği, sokakta çalışan çocukların sokak çocuğu olmaya doğru yöneltebilmektedir. Sokak çocukları ve sokakta çalışan çocuklar dilenciliğe, fuhuşa, uyuşturucu kullanmaya hazır çocuk ve gençler olarak her an suça yönelme riski taşımaktadır.
Sokakta çalışan çocukların büyük çoğunluğu ekonomik nedenlerle( % 56 ) veya istemedikleri için ( % 28 ) okulu bırakmışlardır.
Annelerinin büyük çoğunluğu ( % 92 ) çalışmaktadır.
Babalarının ise ( % 21) oranında çalışmamakta, ( % 74 ) oranıda ise sosyal güvencesi bulunmamaktadır.
Çalışan çocukların ( % 37 ) oranı okula gitmektedir.
Okulu bırakıp çalışanların oranı ( % 71 )’dir. Okul çalışmayı engelleyici bir faktör olarak görülmektedir.
Çalışan çocukların ( % 61 ) oranı kazancının tamamını, ( % 25 ) oranı ise bir kısmını ailesine vermektedir.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.