ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Bebek & Çocuk (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=412)
-   -   Çocuklara Nasıl Davranmalı (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=161589)

Prof. Dr. Sinsi 06-26-2012 11:58 AM

Çocuklara Nasıl Davranmalı
 
çocuğa nasıl davranmak gerekir - çocuğun yetiştirilmesi - çocuklarda disiplin

Kendimizle çocuk arasında sıkı bir yakınlık kurmak ve gerekli tartışmaları onun yaşına inerek yapmak yerinde bir davranış olur. Herhangi bir konuyu onunla konuşmak için onun düzeyine inebildiğimizi fark ederse, çocuk bizimle ciddi bir konuşma yapmaya her zaman hazır olacaktır. Bizim de yanlışlarımız olduğunu bildiği ölçüde, bize kendi yanlışlarını ve kuşkularını açacaktır.

Bebekliğinden beri katı kurallara alışmamış bir çocuk aile çevresinden gelen buyruklara kolayca başeğmeyecektir. Biraz daha büyüyünce, büyük bir olasılıkla, o zamana kadar tanımış olduğundan değişik bir gerçekle yüz yüze gelecektir. Belli bir disiplinin egemen olduğu, kuralların ve çalışmanın kişisel alışverişleri engellediği okulda da durum böyle olacaktır.

Çocuğun karakter gelişimini belli bir temele oturtmak için, babayla öğretmen arasında sürekli bir işbirliğinin kurulması oldukça yeni bir çabadır, öğretmenle babanın otorite ve etkilerini yitirmeleri üzücü sonuçlara yol açabilir. Kimi çocukların kişilikleri ancak bir otoriteyle karşılaştıkları zaman belli bir biçim kazanabilir. Kimi çocuklar ise, böyle bir güçlük karşısında kişiliklerine biçim veremezler. Çocuklarının eğilimlerini, onları gözleyerek ortaya çıkarmak anne babaların işidir. Bu iş sürekli ve çoğu kez yorucu olabilen bir gözlem gerektirir.

Kuşkusuz bu “inceleme” etkin olmalıdır, yani elden geldiğince oyun ya da konuşma sırasında yapılmalıdır. Çevremizde neler olup bittiğine dikkat edersek, çocuk eğitimindeki bu gelişmeler bize her şeye karşın olumlu görünür. Bir zamanların aşırı otoriter anne baba imgesini yeniden yaşatmak olanaksızdır. Ayrıca otoriter anne baba örneğinin yavaş yavaş değerini yitirmekte olduğunu ana babaların çoğu görmektedir. Gerçeğe uymayan ve taklit edilmesi olanaksız bu modeli örnek almaktan vazgeçmek doğru olacaktır.

Çocuklarımıza, yıkıcı olmak yerine yapıcı olmak isteğini aşılayabilirsek yararlı bir iş yapmış oluruz. Böylece onlara iyimser ve gerçekçi bir yaşama anlayışı öğretmiş oluruz. Anne babaların belki de önemli görevi yaşamın bir değişim, sürekli bir diyalog, sevincin ve üzüntünün, kolaylıkların ve güçlüklerin birlikte yaşandığı bir süreç olduğunu benimsetmektir.

Çocuk birie beş yaş arasındaki dört yıl boyunca, 70 cm. ve 9 kg’dan ortalama 1,10 m. ve 18 kg.’a ya da daha fazlasına çıkacaktır. Bu yıllarda koşarken ve oynarken büyük enerji harcar. Bu çağdaki çocuğun ussal yetenekleri en yüksek düzeydedir, öğle uykusundan veya dinlenmeden sonra, beyni tam kapasiteyle çalışmaya başlar. Anne ve babası onun hareketlerini izlemekle bile yorulurlar. Ancak bütün hareketliliğine karşın, sağlığı yerinde olduğu zamanlar yatar yatmaz derin, dinlendirici bir uykuya dalar.

Vücudun hızlı gelişmesi yalnız boy ve kilonun artmaslyle belirlenmez. İncelediğimiz dönem boyunca, organizmada başka önemii değişiklikler de ortaya çıkar. Kaslar gelişir ve kemikler sağlamlaşır.

Burada salgıbezlerinin büyüme düzenini bozabilen olumsuz etkinliklerine bağlı sorunlara değinilmeyip, büyüme, kas ve kemik gelişimi, zekâ gelişmesi gibi konular ele alınacaktır. Büyüme, harekete, jimnastiğe ve spora; kas ve kemik gelişimi kalıtsal etkenlere, beslenmeye ve genel sağiık kurallarına uymaya; zekâ gelişmesi ise anne babaların davranışlarına ve aile ortamına bağlıdır.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.