ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Ülke & Şehirler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=413)
-   -   Kazılar (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=159521)

Prof. Dr. Sinsi 06-26-2012 07:55 AM

Kazılar
 
ARKEOLOGLAR 2 AY SÜRE İSTEDİ


http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg


Yenikapı’da yürütülen ve tüm dünyada büyük yankı bulan arkeolojik kazı çalışmaları nedeniyle Marmaray’da inşa sürecinin uzaması, yeni bir tartışma başlattı. Kazı alanının doğusundaki çalışmaların bir an önce tamamlanması istenince arkeologlar 8 bin yıllık kalıntılar için 2 aya ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Marmaray Projesi kapsamında Yenikapı’da Demiryolları Limanlar ve Hava Meydanları Genel Müdürlüğü’nün (DLH) isteği üzerine İstanbulArkeoloji Müzesi Müdürlüğü, 8 bin yıllık kalıntıların bulunduğu alanın doğusundaki 7 bin 700 metrekarelik bölümde çalışmaların bir an önce tamamlanması için çalışıyor. Arkeologlar ise inşaat makinelerinin bu alanda çalışmaya başladıktan sonra bir daha "geri dönüş"ün olmayacağını belirterek uluslararası platformda Türkiye ve İstanbul’u utandıracak bir hataya yapmamak için, iki ay daha süre istiyorlar. Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü çareyi, alandaki çamuru taşımakta buldu. Böylece arkeologlar çamur içinde bulgu ararken, DLH’de inşaata başlayabilecek.

Marmaray kapsamında, Yenikapı’da 58 bin metrekarelik alanda 4 yıldır süren arkeolojik çalışmalarda, 8 bin yıl öncesine ait bulgular elde edildi. İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Dr. İsmail Karamut şunları anlattı:

"DLH’nin istediği neolitik yerleşim bölgesinin dibinde bataklık oluşmuş. Burası Yedikule’den yer altını kazarak gelecek köstebeğin çıkış noktası. Ahşap ok ve yaylardan seramik kap kacağa dek her şey çıkıyor. Bu çamuru başka yere taşıyacak ve buluntuyu balçıkta arayacağız."

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı ve İstanbulÜniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Necmi Karul ise Yenikapı’daki kazının hızlandırılması taleplerinin haklı olduğunu, ancak teslim edilmesi planlanan alanda kazı çalışmalarına devam edilmesi gerektiğini söyledi. Doç.Dr. Karul, gerekli işgücü sağlanırsa, kazının iki ayda bitirilebileceğini belirterek, problemin diyalogla aşılacağını söyledi.
Hürriyet, Haber: Serkan Akkoç, 01.10.2008


******


İSTANBUL'DA TARİHİ DEĞİŞTİRECEK BULUŞ

Marmaray projesi için yapılan kazılarda tarihi değiştirecek bir keşfe imza atıldı. Yenikapı’daki çalışmalarda 8.500 yıl öncesine ait 4 iskelet ile ahşap ve seramik eşyalar bulundu.


http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg


Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut çok heyecanlı... “Bu keşif, İstanbul’un ilk yaşam biriminin 2.700 yıl önce değil, cilalı taş devrinde kurulduğunu gösterir” diyor.

Vatan Gazetesi'nin haberine göre; Yenikapı’da 4 yıldır devam eden Marmaray ve Metro istasyonları kazılarında İstanbul’un tarihini sil baştan yazdıracak yepyeni bulgulara rastlandı. Tarih ve arkeoloji çevrelerinde büyük heyecan yaratan bulgulara göre İstanbul’un tarihi bilinenin aksine 2.700 değil 8.500 yıl öncesine dayanıyor. Marmaray kapsamında Yenikapı’da yapılan arkeolojik kazılarda bugüne kadar Theodosius Limanı gün yüzüne çıkarılmış 33 gemi, İstanbul’un Bizans Dönemi’nde yapılan en eski suru, Bizans Kilisesi ve binlerce buluntu ortaya çıkarılmıştı. Ancak son yapılan kazılarda hiç hesapta olmayan ve beklenmeyen tarihi bulgulara rastlandı. Theodosius Limanı’nın altındaki katmanda MÖ 6.500’lü yıllara ait olduğu tahmin edilen 4 insan iskeleti ile ahşap savunma silahları, ahşap eşyalar ve kano kürekleri bulundu.


http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg


İstanbul’un ilk çiftçileriİstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Marmaray Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut Yenikapı’daki kazı çalışmalarında 4 yıl içinde 58 bin metrekarelik alanın kazıldığını söyledi: “4 yıl içinde çok önemli tarihi bulgulara, eserlere ulaştık. 33 gemi çıkartıldı. Ancak 2 ay önce hiç birimizin tahmin etmediği bulgularla karşılaştık. Deniz seviyesinin 6 metre aşağısında, Theodosius Limanı katmanı altında 4 insan iskeleti bulundu. Bu iskeletler MÖ 6000-6500 yıllarına ait. Bu müthiş bir keşif. Çünkü İstanbul’un tarihinin sil baştan yazılmasını gerektirecek bir durumla karşı karşıyayız! İstanbul’un çevrelerinde Neolotik döneme ait bulgulara rastlanılmıştı ancak tarihi yarımada da ilk kez böyle bulguları çıkardık. Kazılarda ahşap eşyalar, savunma silahları da bulduk. Kazı yaptığımız bölge, Likhos deresinin Marmara Denizi’yle buluştuğu nokta. Belli ki bundan 8-8.500 yıl önce o bölgede bir köy vardı ve o köylüler hayvancılık ve tarımla uğraşıyordu.”


http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg


Çatalhöyük’le aynı Marmaray kazılarıyla birlikte bulunan heyecan verici köy, İstanbul’un ilk yaşam merkezi miydi? Dr. Karamut, “Evet, olabilir” diyor. Peki Marmaray kazılarındaki son buluntuların Neolotik çağa, yani cilalı taş devrine ait olduğundan nasıl emin oldular? İşte Dr. Karamut’un kanıtları: “İnsanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik hayata ve tarım toplumuna geçtiği dönemde yani Neolitik Çağ’da kullandığı malzemeleri biliyoruz. Yenikapı’da bulunan malzemeler, özellikle de seramik parçaları, buluntuların Neolitik Çağ’a ait olduğunu gösteriyor. Zaten, Anadolu’daki bu çağa ait olan buluntularla da Marmaray kazılarından çıkan bulguları kıyasladık. Kazı ekibimizde bulunan Neolitik Çağ uzmanı Prof.Dr. Mehmet Özdoğan, Yenikapı’da bulunan seramik parçalarıyla, Çatalhöyük’teki neolitik çağda bulunan seramik parçaları arasında büyük benzerlikler olduğunu tespit etti.”
Milliyet, 02.10.2008

Prof. Dr. Sinsi 06-26-2012 07:55 AM

Kazılar
 
http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg
Yenikapı Arkeolojik Kazı Alanı
Fotoğraflar: Arkitera Mimarlık Merkezi

24 Haziran 2008 Salı günü Yenikapı Marmaray ve Arkeolojik Kazı Alanı'nda gelinen son durumun incelenmesi amacıyla İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kentsel Uygulamalar Direktörlüğü önderliğinde bir gezi düzenlendi. Yaklaşık 58.000 metrekarelik bir alanda 3,5 yıldır sürdürülen çalışmaları Arkitera Mimarlık Merkezi olarak yerinde gözlemledik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Yardımcısı Zeynep Kızıltan’ın eşliğinde gerçekleştirilen gezide Arkeolog Mehmet Ali Polat ve Arkeolog Metin Gökçay kazı alanı ve çalışmalar hakkında bilgi verdi.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpgLanga Bostanları olarak bilinen bölgede, Marmaray ve metro istasyonu inşaat çalışmaları sırasında Theodosius Limanı’nın ortaya çıkarılmasından sonra başlatılan arkeolojik kazılarda, 4,5 metre genişliğinde ve 51 metre uzunluğundaki 1.700 yıllık Konstantin Suru kalıntıları, 26 adet batık tekne, bir deniz feneri ve çeşitli dönemlere ait mimari buluntular günışığına çıkarıldı. Bu zamana kadar İstanbul’un başka bir yerinde, Konstantin Surları’na ait bir kalıntıya rastlanmamış olması açısından, Yenikapı’da gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar büyük önem taşıyor.

İstanbul’un 8.000 yıllık tarihini belgeleyen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait eserlerin bir arada bulunduğu kazı alanı hakkında bilgi veren Mehmet Ali Polat, açığa çıkarılan geniş taşlık alanın İstanbul’un en eski dönemlerine ait tabakası olduğunu ve bu alanı kaplayan taşların Marmara Denizi henüz bir göl iken Bosphorus’un bir kolu tarafından buraya taşındıklarını anlattı. “Önemli bir doğa olayı sonucunda bu taşların buraya gelmiş olabileceğini düşünüyoruz. Neolitik dönemde, taşların biriktiği bu alanda, taşların bir kısmı temizlenerek, temizlenen alanda toprağın üzerine ufak bir yerleşim kurulmuş.” Burada, MÖ 6000 yıllarına ait mimari kalıntılara rastladıklarını belirten Polat, deniz yükseldikten sonra sular altında kalan Neolitik Dönem eserlerinin üzerini zamanla kum tabakasının örttüğünü ifade etti. “Alanda bulduğumuz malzemelere bakarak, yaklaşık 3000 sene önce, Demir Çağı döneminde suların geri çekildiğini tahmin ediyoruz. -6 m kotunda bütün alana yayılmış Demir Çağı buluntuları ortaya çıkardık. Bu bölgede denizciliğin Demir Çağı döneminde başlamış olabileceğini düşünüyoruz. Roma Dönemi’nden sonra su seviyesinde belirgin bir yükselme olmuş ve 4. yüzyıldan itibaren Bizans Dönemi’nde bu bölge liman olarak kullanılmaya başlanmış.”

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg-7 metre kotunda sürdürülen çalışmalarda, Fore kazıklar yardımıyla alanda su çıkması engellenmiş. Diğer yandan henüz konservasyon işlemleri için yerinden kaldırılmamış gemi buluntuları, düzenli olarak yağmurlama sistemiyle ıslatılıyor ve üzerlerini örten çadırların içerisi sürekli nemli tutuluyor. Çıkarılan gemiler ise, parçalarına ayrılarak havuzlara yerleştiriliyor, arşivleniyor ve daha sonra kamyonlara yüklenerek konservasyonu yapılmak üzere Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü’ne (INA) veya İstanbul Üniversitesi’ne götürülüyor. Gemi havuzlarının hemen yanında biriktirilmiş, kazı alanından çıkarılan Osmanlı Dönemi’ne ait yol taşlarını gösteren Metin Gökçay, 16. – 17. yüzyıla ait bu taşların metro istasyonu yapıldıktan sonra, istasyonun içinde insanların üzerinde gezebilecekleri şekilde yere döşenmesini önerdiklerini söyledi.

Üstlerinde açılan deliklere halatlar bağlanarak yerine taşınan rıhtım taşlarıyla inşa edilmiş mendireğin üzerinden geçerek vardığımız Yüzada Bölgesi’nde ise tarihi sur kalıntıları arasına atılmış çöpler dikkatimizi çekti. Gökçay, çevrede yaşayan insanlar tarafından atılan bu çöpleri sürekli temizlettiklerini ancak başa çıkamadıklarını söylüyor. Yüzada Bölgesi, 4. yüzyıldan itibaren kullanılan limanın bitiş noktasında bulunan mendireğin ve bu mendireğin üzerinden geçen Konstantin ve Theodosius Surları’nın bir arada bulunduğunu bir düğüm noktası olarak tanımlanabilir.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg
Gemi parçalarının muhafaza edildiği havuzlar

“Bizim burada yaptığımız kazılardaki en önemli buluntularımızdan biri, Theodosius Suru’yla paralel inşa edilmiş Konstantin Suru’nun başlangıç noktasıdır. Mendirekle sur arasında bir kanal var. Daha sonra Theodosius Limanı yapıldığında, limanla deniz arasında su sirkülasyonunu sağlayan bu kanal kapanmış,” diyen Metin Gökçay 51,5 metre uzunluğa ulaştığı tespit ettikleri Konstantin Suru civarında inşa edilmiş depoları, 4 odadan oluşan Hipoje’nin ve surun içerisine inşa edilmiş mezar odasının yerlerini gösterdi. Bu surların altından geçen ve kuzeydoğu yönünden gelerek denize doğru inen gizli bir geçit bulduklarını anlatan Gökçay, bu geçidin içerisinden 16 tane yağ kandili çıkardıklarını anlattı.

http://frmsinsi.net/images/forumsins...sinsi.net_.jpg
Yüzada

Gezinin sonunda, üç buçuk sene önce Yüzada Bölgesi’nde kazı çalışmalarına başladıklarını, fakat DLH'nin, surların korunmasına karar verilmesi üzerine kazıyı durdurmasından sonra bölgede hiçbir çalışma yapılmadığına dikkat çeken Metin Gökçay, bu süre boyunca, üzerlerindeki basınç kalktığı için duvarlarda oluşan ve giderek genişleyen çatlakları gösterdi. “Bir iki sene sonra, koruyamadığımız bu yapıları slayt gösterilerinden anlatacağız muhtemelen!”


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.