ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Edebiyat / Dil Bilgisi (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=658)
-   -   Paragraf Bilgisi Testi3 (ÖSS) (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=142165)

Prof. Dr. Sinsi 06-24-2012 04:37 AM

Paragraf Bilgisi Testi3 (ÖSS)
 

1.Genç öykücüler, çocukluklarını anlattıkları ya da öz yaşamlarından devşirdikleri ilk öykülerinde yabana atılmayacak bir başarıyı yakalıyorlar. Bunda, çocukluk dönemlerinin öyküyü hep içinde taşımasının payı büyüktür. Yazık ki çok geçme-
den tıknefes bir yaratma süreci başlayacaktır. Yazılacaklar, ilk öykülerde tükenmiş, kendiliğinden öykü gizli gücü taşıyan konular bitmiş, yaşantılar bugüne gelmiştir. Bugünü yazmaksa çocukluk günlerini yazmaktan zordur.
Bu parçanın bütününde yazar neyden yakınmaktadır?
A) Çocukluk günlerini anlatan öykücülerin azlIğından
B) Geçmişlerini iyi öyküleyen genç öykücülerin şimdi yaşanan olay ve durumlara değinen öyküleri yazmada yetersiz kaldıklarından
C) Günümüzde yazılan öykülerin daha önce ya-zılan öykülerden içerik ve dil bakımından daha düşük olmasından

D) Öykünün, geçmiş yıllara oranla daha az okunmasından
E) Gençlik günlerini anlatan öykülerin gereğinden çok okunmasından

2.Bayrağa sahip çıkmak, onun temsil ettiği değerlere sahip çıkmaktır. "Bayrak" şiirinde "Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim." der şair. Her şey... Bizi biz yapan değerler bayrağımızla temsil edilmekte. Eğer arkasında bu değerler yoksa, bay-
rak, nihayet bir bez parçasıdır ve uğrunda ölmeye değmez.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Her ulusun bir bayrağı vardır.
B) Bayrağına sahip çıkmayan milletler bir gün onu kaybederler.
C) Ulusları birbirinden ayıran öğelerin başında J bayrak gelir.
D) Bayrağı bayrak yapan, onun temsil ettiği de- ğerlerdir.
E) Bayrak, birçok kavramı karşılar.
3. Oktay Rıfat, kelimelerle oynamakla beraber şiir duygusu güçlü, orijinal bir şairdir. Şiirlerinde insana dünyayı yeni bir ışık içinde gösteren ve derin düşünceler telkin eden dizeler yaratmıştır.Onun en büyük özelliklerinden birisi, peşin bas-
makalıp düşünceleri şiire sokmayışı, yaratıcılık yeteneğini serbestçe kullanışıdır. Modern ressamlar gibi dünyanın alışılmış ölçülerini değiştirecek, yadırgama duygusu uyandıran yeni dünya meydana getiriyor. Bu tür şiirlerinde gerçeği tak-
lit eden realizmin tam karşıtı, bir fantezi ve oyun söz konusudur.
Bu parçada, Oktay Rıfat'la ilgili aşağıdakiler­den hangisine değinilmemiştir?
A) Oktay Rıfat'ın şiirleriyle modern resim arasın­daki ilgiye
B) Şiirlerinde özgün düşünceler işlediğine
C) Dünyayı yeniden yorumladığına
D) Basmakalıp düşüncelerden kaçındığına
E) Anlatılanlardan çok anlatım biçimine önem
verdiğine

4. Çok okuyan bir kişi olduğumu söyleyemem. Çoğu zaman, elime aldığım kitabı biraz karıştırdıktan sonra, beni sıkıyor, sürükleyici değil diye bı-
rakıveririm. Aslında bırakmamalıyız. Birtakım kitaplar vardır, sıkılsak da, kolay kolay anlamasak da okumalıyız; yenmeliyiz sıkıntıyı. Anlamaya gelince; ne biliyoruz anlamadığımızı? Anlamak
bir bakıma alışmak demektir. İlk okuyuşta anla-
madığımız, tat alamadığımız bir kitabı elimizden atmak, düşüncemizi işletmek istemediğimizi gösterir.
Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisine deainmemiştir?
A) Bazı kitapları sürükleyici bulmadığına
B) Bir kitabı okumakta ısrarlı olmanın onu anla­mayı sağlayabileceğine
C) Okumaktan vazgeçmenin doğru olmadığına
D) Bazı kitapların mutlaka okunmasının gerekli­liğine inandığına
E) Anlaşılması güç olan kitaplarla zaman kay-
betmemek gerektiğine

5. İnsanın kendisi için yazması diye bir şey yoktur. Yazma işleminin karşısında okuma etkinliği vardır. Birbirine bağlı bu iki etkinlik iki ayrı kişiyi ge- rektirir. Zihnin ürünü olan bu somut ve imgesel nesneyi yazarla okuyucunun ortaklaşa çabası ortaya çıkaracaktır. Sanat, ancak başkası için ve
onun aracılığı ile vardır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanat, zihnin yarattığı bir etkinliktir.
B) Okuma da yazma gibi beyinsel bir etkinliktir.
C) Bir sanat yapıtını değerli ve anlamlı kılan, sa-natseverlerdir.
D) Her yazar, okuyucuları için yaratır.
E) Okumak, zihinsel bir etkinliği de beraberinde getirir.
6. Sanat, tarih içinde belli bir zamanın sorunlarını,isteklerini yansıttığı ölçüde insanlığı temsil eder.Köleliğe dayalı bir toplumun yalnızca şartlarını
yansıttıkları sürece Homeros, Sophokles eskimiş yazarlardır. Ancak, o toplumda gördükleri eksikliklere, tutkulara dikkatimizi çektikleri ölçüde de
bugün yaşıyormuşçasına yenidirler.

Bu parçaya göre bir yazarın yeni kalmasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bireysel olaylara çözüm üretmesi
B) Anlattıklarında sanat kaygısı gütmesi

C) İnsandaki evrensel değerleri işlemesi

D) Toplumsal sorunları ele alması
E) İnsanların yeteneklerini geliştirmelerine yardım etmesi
7. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?
A) Oysa bu sanatçı yapıtlarını kalıcı olsun diye oluşturmuştu.
B) Bunun yanında eleştirmenler de hatalarını kabul etmeliler.
C) Şair, bu yüzden kendini bir türlü aşamayıp taklitçiliğe düşmüştür.
D) Kimi yazarlarımız da konuyu tek yönlü ele alarak, eserlerin gerçekliğine gölge düşürmüşlerdir.
E) Günümüzde, köşe yazarı olmanın bazı zorlukları vardır.

8. Türk sanatının Batı'ya yönelmesi, kimilerini rahatsız etmiştir. Batı anlayışıyla
üretilen yapıtlar taklit sayılmış, benimsenmemiştir bu kişilerce.Onlara göre
Aragon'dan etkilenmek, Picasso gibi çizmek Batı taklitçiliğidir. Onlara Eliot'un Hint
şiirlerinden, Aragon'un Şeyh Galip'ten, Picasso'nun Afrika resminden etkilendiğini
söylesek bu garip düşüncelerinden vazgeçerler mi acaba?
Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisine karşı çıkmaktadır?
A) Etkilenmenin taklit gibi algılanmasına
B) Sanatçıların birbirlerinden etkilenmelerine
C) Sanatta Batılılaşmanın yanında olmayanlara
D) Batı sanatını yok sayanlara
E) Sanatçıların değerinin bilinmemesine
9. Genç, yaşlı birçok ünlü yazarımızın sadece kendilerini beğenmeleri, kendileriyle
böbürlenmeleri az okumaları yüzünden değil mi? Bu anlamda aynı zamanda kültür
boşlukları yaratıyor. Bir kere baştacı olmaya görsünler! Daha doğruyu, daha güzeli
bilmedikleri, araştırma zahmetine katlanmadıkları için —
Düşüncenin akışına göre, bu parçanın sonu­na aşağıdakilerin hangisinin getirilmesi uy­gun olmaz?
A) eksiklerini göremiyorlar.
B) okuyucu bulmakta güçlük çekiyorlar.
C) kendilerini aşamıyorlar.
D) düşüncelerini "tek doğru, tek güzel" buluyorlar.
E) tek düzeyde eserler vermeye devam ediyorlar.
10. Eylül, çok sade bir aşk macerası içinde, kahramanların ruhunda yaşayan kararsızlıkları, tereddütleri, ümit veya ümitsizlikleri uzun uzadıya tahlil eder. Psikolojik alanda yazılmış ilk eser olmasına rağmen başarılı bir eserdir. Roman kahramanlarının betimlemeleri mükemmeldir. Diğer tipler de oldukça canlıdır. Ancak yazar ruhsal çözümlemelerde sözü gereksiz yere uzatarak oku-
yucuyu oldukça sıkmaktadır.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A) Türünün ilk örneği olmasına
B) Romanda ele alınan konuya
C) Kahramanların iç dünyasına ilişkin özelliklere
D) Romanın olumlu ve olumsuz yanlarına
E) Güçlü bir gözlemle çağını iyi yansıtmasına

11.Tiyatro alanında ünlenmek isteyen yazarların tek inceleyecekleri şey, insan olmalıdır. İnsanları tam anlamıyla gören ve derin bir sezişle anlayan yazar, başarılı olur. Bir savurganın, bir cimrinin, dürüst bir insanın, kof bir kibirlinin, bir kıskancın ne olduğunu iyi bilen, onları sahnede başarılı çiz­meyi ve gözlerimizin önünde yaşatmayı, hareket ettirip konuşturmayı da bilir.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağı­dakilerden hangisidir?
A) Tiplemelerdeki ustalık, oyun yazarının göz­lem gücüyle ilgilidir.
B) İnsan gerçeğini iyi kavrayabilen bir oyun ya­zarı başarılı ürünler verir.
C) Gerçek sanatçı, insanlardaki olumlu yönleri görebilendir.
D) Oyun yazarları da romancılar kadar insanın doğasıyla ilgilenmelidir.
E) Bir oyunun yönetmeni de insanları yazar ka-
dar iyi tanımalıdır.
12.Sanat ve sanatsal etkinlik insanlaşmanın hem bir -edeni hem de bir sonucudur. Çünkü insanın duygusal gelişimi, ancak bedensel gelişimiyle açıklanabilecek diyalektik bir ilişki içinde temelle-mebilir. Bu da sürekli bir özgünleşme bilincinin maddi temellerini oluşturur. Bu nedenle insanın s-dini aşması ve özgünleşmesi, onun sanatsal ekinliğine doğrudan bağlıdır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine deginilmemiştir?
A) Sanat ve sanatsal uğraşılar insanı insan yapar.
B) Ruhsal ve bedensel gelişim bir arada gerçek­leşir.
C) Düşünsel özgünlük ve sanat birbirlerini ta­mamlar.
D) Sanatta ileri toplumlar özgün düşünmeye sa­hip toplumlardır.
E) İnsan, sanatla iç içe olduğu anda kendini ge-
liştirebilir.
13.Edebiyat ürünlerine yan çizme estetik eğitimin­den yoksun bırakır gençliği. Yaşamlarının her döneminde bu eksiklik duyulur. Üniversite gençliğinin yalnızca güncele kenetlenmesi onu tekdü­ze bir yurttaşlık bilincine de sürükler. Türkiye'yi anlamak yalnızca bu tür kitaplarla mümkün değildir, edebiyat ürünleri de bu anlaşılmayı estetik bağlamda gerçekleştirecektir.
Bu parçanın yazarının "üniversite gençliği" ile ilgili olarak asM yakındığı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ülkemizi yeterince tanımamalarından
B) Kitap okuma alışkanlığına sahip olmamala­rından
C) Edebî yapıtlara ilgi duymamalarından
D) Ulusal bilinçten çok uzak olmalarından
E) Yurttaşlık kavramının önemini bilmemelerinden
14. Kitaplar, yaşlılığımda ve yalnızlığımda avuturlar beni. Sıkıntılı bir avareliğin
baskısından kurtarır,hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim
zaman ayırıverir beni. Rahatımı kaçıran bir saplantıyı başımdan atmak için
kitaplara başvurmaktan iyisi yoktur. Hemen beni kendilerine çeker,
içimdekinden uzaklaştırırlar.
Bu parçaya göre yazarın kitabı sevmesinin ve okumasının nedenleri arasında aşağıdakiler­den hangisi gösterilemez?
A) Yazarı sorunundan uzaklaştırması
B) Yazarı birlikte olmak istemediği kişilerden ayırması
C) Yazarı her durumda avutabilmesi
D) Yazarı birçok bilgiyle donatması
E) Yazarı yalnızlığından kurtarması
15. Piyano, enstrümanların aristokratıdır. Klasik dönemden bu yana müzik tarihini tuşlarının arasına sığdıran bir çalgı. Müzisyenliğin ne kadar uzağında olursanız olun; bir piyanonun tuşuna dokunduğunuzda çıkan ses sizi mutlu edecektir.Ancak piyano davetkârlığı oranında, kaprisli ve zor bir enstrüman. Eğer onunla yakın bir ilişki içine girmek arzusundaysanız onu, yaşamınızın
merkezi yapmak zorundasınız. O zaman sizi dinleyecek ve içinizdekileri sese dönüştürecektir.
Bu parçaya göre, piyano için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Seçkin, önemli bir çalgıdır.
B) Köklü bir geçmişe sahiptir.
C) Müzikten anlamayanların bile ilgisini çeker.
D) Kolay öğrenilen bir çalgıdır.
E) Piyano öğrenmek, yoğun bir ilgi ve çalışmayı gerektirir.
16. Eleştirmenin sanatçıya göre şanslı yanı vardır. Sanatçı, çalışmasının başlangıcında estetik düzenden yoksun bir yaşam, bir doğa, bir karanlık
yığını karşısındadır. Bu karmaşa ile savaşmış; düzenli ve aydınlık ikinci doğa ortaya koymuştur. Eleştirmenin yaşamı olan bu ikinci doğa, bir an-
lamda geometrik bir biçimdir. Eleştirmenin çabası yokluktan bir varlık çıkarmak çabası olmayacaktır. Onun işi ölçü çıkarmak değil, ölçüyü tart-
mak, tanımak, yorumlamaktır. Sanatçının konusundaki karmaşaya karşılık, onun konusu düşünsel bir düzendir.
Bu parçadan çıkarabilecek sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hem eleştirmen, hem de sanatçı okura sanat zevkini tattırmak için çalışır.
B) Eleştirmen, sanatçıya çalışmalarında yardımcı olan, yanlışlarını gösteren kişidir.
C) Sanatçı eserini ortaya koyarken alabildiğine özgür davranır, eleştirmen ise esere bağlı kalmak zorundadır.
D) Sanat kurallarına uyarak eser veren sanatçı, yazdığını eleştirmene beğendirmeye çalışır.
E) Ele aldığı konuya bir düzen vermeye çalışan sanatçının yapıtını eleştirmen değerlendirir.

17. Türkiye'nin genç nüfusu hızla artmaktadır. Ulusların mutlu geleceğini genç kuşakları oluşturur.Madeni işlesek yüzyıllar emeklerimizi silebilir,
mermer üzerinde çalışsak eserimiz zamanla yok olabilir; oysa genç beyinlere eğilirsek; düşünen, gören, anlayan, konuşan, etkileyen, ölümsüzlüğe uzanan eserler yaratmış oluruz. İnsanı işlemek, en iyi yatırımdır.
Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdaki-
lerden hangisidir?
A) Mermer ve madenle ölümsüz eserler verilebilir.
B) Türkiye'nin nüfusu her geçen gün gençleş-mektedir.
C) Ulusların mutlu geleceğini genç kuşaklar ya-ratır.
D) Zaman, tüm eserleri etkisizleştirir.
E) İnsanı eğitmek, o ülkenin yarınlarını güvence altına almaktır.

18. Bir yazarı karalamak kolaydır; ama okumak ve eleştirmek zordur. İyi eleştiri yapmayışımız da okumayı bilmeyişimizden kaynaklanmaktadır
Bir yazarı eleştirebilmek için, yazar eserini yaratırken ne kadar yorulmuşsa bizlerin de okurken o kadar yorulmamız gerekir.
Bu parçada aşıl vurgulanmak istenen aşağı­dakilerden hangisidir?
A) Bir yazarı karalamak, onu eleştirmek değildir.
B) Bir kitabı okumadan eleştirmek haksızlıktır.
C) Okumakla eleştirmek birbiriyle yakından ilgili­dir.
D) Sağlıklı bir eleştiri yapmak için yapıtı çok iyi incelemek gerekir.
E) Nitelikli her okur, aynı zamanda iyi bir eleştir-
mendir.
19. Her yıl, yeryüzünden bir dil daha eksiliyor. Ne zaman buna benzer bir haber okusam, Türkçe ile ilgili sıkıntılarım artıyor. Ne yapabilirim diye yeni-
den düşünmeye başlıyorum. En sonunda "Siyah Beyaz" gazetesinde dil yazıları yazmaya başladım. İşte elinizdeki kitap, bu yazıların bir araya
getirilmesiyle oluştu.
Bu parçada, aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Kimi diller niçin zamanla yok oluyor?
B) Dille ilgili olarak yazmaya ne zaman karar verdiniz?
C) Dille ilgili kitabınızı nasıl oluşturdunuz?
D) Türkçenin geleceği ile ilgili bir endişeniz var mı?
E) Dil ile ilgili yazılarınızı nerede yazmaya başladınız?
20. Kısa cümle, gölge vurulmamış bir resim gibidir:ileriyi geriyi belirtmez, dümdüzdür. Ancak uzun cümlelerle yazmak elimden gelmedi, baktım ki
hem akıcı olmuyor, hem de bir yanı karanlık içinde kalıyor. Bıraktım.
Bu parçaya göre yazarın uzun cümle kurmayı bırakmasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Uzun cümleyi açıklamaktan bıkması
B) Düşünce ve duyguları ayrıntıya boğması
C) Uzun cümlelerin özü kavramayı engellemesi
D) Uzun cümlelerle yazmayı başaramaması
E) Yalın anlatıma elverişli olmaması

Cevap Anahtarı : 1.B 2.D 3.E 4.E 5.C 6.D 7.E 8.A 9.B 10.E 11.B 12.D 13.C 14.D 15.D 16.E 17.E 18.D 19.A 20.C



Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.