![]() |
İstatistik
İstatistik
İSTATİSTİK a. (alm. statistik). 1. Bir bireyler ve birimler grubuyla ilgili gözlem verilerinin tümü. 2. Verilerin derlenmesi, işlenmesi ve yorumlanmasına yönelik yöntemlerin tümü. (işleme ve yorum, verileri temsil edebileceği düşünülen kuramsal dağılım ve modellere geçişi de içermek üzere, matematiksel istatistik kapsamına girer.) [Bk. ansikl. böl. istat.] 3. Herhangi bir olaya ilişkin olup da bazı sonuçlar çıkarılan sayısal verilerin tümü. Dilbil. Sözlüksel istatistik, istatistik yöntemlerinin, sözvarlığının betimlenmesinde uygulanması. (Bk. ansikl. böl.) İstat. Örneğe dayanılarak oluşturulan ve gözlemlerin fonksiyonu olan rastlantısal değişken. (Örneğin, bir örneklemin aritmetik ortalaması bir istatistiktir. İstatistik tümevarımda sık sık başvurulan öteki istatistikler de Ki-kare ölçütü, Student-Fisher t'si, Fisher-Snedecor F'si vb.'dlr. Bir istatistiğin gösterdiği dağılımın standart sapmasına standart hata denir.) —Nüfbil. Nüfus istatistiği, nüfus olaylarının nicel incelemesi. sıf. istatistiğe ilişkin, istatistiksel. —Polim. Bir makromolekül zincirinin kendi üzerine ardışık olarak katlanmasıyla oluşan bir yumak için kullanılır. —ansikl. Dilbll. Sözlüksel istatistik. Sıklıkların araştırılmasına dayanan istatistik, üslup incelemesinde, bir sözvarlığının zenginliğinin değerlendirilmesi, bir kurala göre bir üslubun nitelendirilmesi, yazarı bilinmeyen yapıtların yazarının saptanması, bir yapıtın, yazarın sanat yaşamının hangi döneminde yaratıldığının belirlenmesi için kullanıldı. Bir başka uygulama alanı, temel sözvarlığının hazırlanmasıyla ortaya çıktı: pedagojik amaçlarla dilde en çok kullanılan sözcükler araştırıldı. Ayrıca, dile özgü yasaların da, örneğin, sözcüklerin sıklığının, sıklıkla sıra çarpımının değişmez olduğunu öne süren Zipf'in oluşturduğu yasaya uyup uymadığının araştırılmasında, istatistik yöntemlerinden yararlanılır —İstat. Örgütlü insan toplulukları oluştukça, nüfus ve bu nüfusun maddi yaşam koşullarına ilişkin sayısal verilere sahip olma gereksinimi de hemen kendini duyurmuş olsa gerek: bu gereksinimin izlerine, An-tikçağ'da Çin'de, Mısır'da, Yunanistan'da rastlanır. Ardından Roma'da düzenli nüfus sayımları, Charlemagnein buyruğuyla gerçekleşen derlemeler, Fatih Williamin "Domesday Book" u (1090) ve Sully, Colbert ve Vaubanin istekleriyle, krallık buyrultularıma gerçekleştirilen sayısız envanter ya da derlemeler gelir. XVII. yy.'da, İstatistik incelemelerin taban ve araçlarına ilişkin kavramlar açıkça belirlendi, iki okul oluştu, "istatistik" sözcüğünü oluşturduğu sanılan ve "betimsel" diye adlandırılan "alman okulu" Hermann Conring (1606-1681) tarafından kuruldu. Onun çalışmalarını Gott-fried Achenwall (1719-1772) sürdürdü. Siyasal aritmetikçiler denen ikinci okulun kurucuları olarak John Graunt (1620-1674) ve sir William Petty (1623-1687) kabul edilmelidir. Bu okul, betimlemenin ötesinde, örneğin erkek çocuk doğumlarının kız çocuk doğumlarına oranı gibi (Graunt, 1662) bazı istatistik değişmezlikleri ortaya çıkardı. Biraz daha sonra, Edmond Halley (1656-1742), çağdaş aktüer (hayat sigortacılığı) çalışmaların temelini oluşturan bir hayat tablosu sundu. Ardından, Johann Peter Süssmilch (1707-1767) erkek doğum oranı ve 20 yaşına dek erkek çocuk oranındaki gelişme üzerine önemli çalışmalar yayımladı. XIX. yy.'ın başında, Pierre Simon de Laplace (1749-1827), Théorie analytique des probabilités'sinde (çözümsel olasılık kuramı) [1812], nedenlerinin tümünü bilip tek tek çözümlenemeyecek kadar karmaşık olan doğal olayların incelenmesinde, bu kuramdan sağlanacak yararları ortaya koydu. Adolphe Quételet (1796-1874), yöntemin uygulama alanını, canlı varlıkların antropometrik, psikolojik ve toplumsal açıdan incelenmeleri doğrultusunda genişletti. Onun girişimiyle, 1885'te Londra'da kurulan Uluslararası istatistik ensti-tüsü'nün öncüsü olan ilk uluslararası istatistik kongresi, 1853'te, Brüksel'de toplandı. Quételet ve sir Francis Galton'un (1822 -1921) çalışmalarının ardından, Kari Pearson (1857-1936), bu kez terapötik deneyim alanına uzanan "biyostatistik" ya da "biyometri"yi kurdu, istatistik gözlemle iktisat arasındaki ilişki de "ekonometri"nin doğmasına yol açtı. Gazların slnetik kuramına yol açan James Clerk Maxwell'in (1831-1879) çalışmaları, mekanik istatistiğin çıkış noktasını, sir Ronald Aylmer Fisher'in (1890 -1962) tarımda deneyim üzerine yaptıkları da deney tasarımının genel kuramının temelini oluşturdu. insan davranışlarına ilişkin, Charles Edward Spearmanin, daha sonra insan ve hayvana uygulamalı psikolojide geliştirilen bireylerin davranışlarına ilişkin incelemeleri, bağlılaşım araştırmalarının mantıksal uzantısı olan etmen çözümlemesi yöntemlerine yol açtı. istatistik yöntemler, işletme yönetiminin de zorunlu bir yardımcısı olarak ortaya çıkmışlardır: piyasa araştırmaları, bütçe denetimi, stok yönetimi. Oyun kuramı, karar kuramı gibi uzantılarıyla, yöneylem araştırması yöntemlerinin doğmasına neden oldu. Yakın zamanlarda yapılan çalışmalar arasında Fisher'in, Egon Sharpe Pearson'un, Jerzy Neymanin, örnekleme kuramının ampirik araştırmalara uygulanmasından doğan, test ve kestirim kuramlarına ilişkin çalışmaları sayılabilir. Öte yandan, güçlü hesap aygıtlarının ortaya çıkması, çok boyutlu büyük veri tablolarına uygulanabilen yeni betimsel istatistik yöntemlerin modellere de varsayımlara da başvurmayan kullanımını sağladı. C. Spearman ve E. Pearson'un çalışmalarında tohumlarını bulan ve "verl'lerin çözümlenmesi" adı altında toplanan bu yöntemler, 30'lu yıllarda H. Hotelling ve 60iı yıllarda Fransa'da J. R Benzâcri tarafından geliştirildiler. istatistik bir çalışmanın birçok evresi vardır. Yöntemsel olan ilki, üzerinde çalışılacak istatistik birimleri (özellik, ad listesi vb.) tanımlamaktan oluşur. Teknik olan ikinci evrede, verilerin toplanmasına geçilir (örnekleme, ölçüm, anket yoluyla sorgulama vb.). Bu veriler, elle ya da otomatik olarak denetim programlarından geçirilebilirler. Üçüncü evrede (betimsel istatistik) veriler, tüm bilgiyi içeren tablo, eğri ya da diyagram biçiminde sunulurlar. Bunları, oldukları biçimde kavramak ve yorumlamak güç olduğundan, genellikle daha göze çarpıcı eğrilerle (histogramlar) daha az sayıda parametrelerle özetlenmeleri, indirgenmeleri yoluna gidilir. Parametrelerin bir bölümü odaklaşmayı (ortalama, egemen değer, ortalayan), bir bölümü de dağılmayı (bölücü değerler, sapma, değişke, standart sapma, moment, değişim aralığı) nitelerler. Klasik istatistikte (istatistik tümevarım) daha sonra, hesaplanan bu parametreler yardımıyla, gözlemler bir modele ya da istatistik bir dağılıma (binom, normal vb.) uyarlanmaya çalışılır. İncelenen kütleden örneklemeye gidilmişse, bu durum, parametrelerin kestirimi sorunlarına yol açar. Örnekleme dayanarak sonuç çıkarabilmek için, ana kütleye ilişkin bir varsayımda bulunmak ve bunun değeri üstünde karara varmak gerekir: bu, varsayım testlerinin (varsayım sınamalarının) konusuna girer. Son olarak, birçok özellik birlikte belirlenmişse, aralarında ilişkiler olup olmadığı araştırılabilir: fonksiyonel ilişki, tam bağımsızlık ya da stokastik ilişki (bağlılaşım). |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.