![]() |
Binek Otomobil Alımı,kredi Ile Binek Otomobil Alımı,muhasebe Kaydı,binek Otobolin Ithal Edilmesi
BİNEK OTONUN SATIN ALINMASI
Bilindiği üzere binek otomobiller V U.K. 269 md. istinaden gayrimenkuller gibi değerlendirilmektedir. Dolayısıyla nakliye ve gümrük vergileri dışındaki diğer gider unsurlarının maliyete veya giderlere ithali konusunda V.U.K. 270 md. mükellefi serbest bırakmıştır. Binek otonun banka kredisi ile satın alınması: Binek otomobillerin banka kredisi ile satın alınması ile ilgili VU.K.'nun 163 seri nolu Genel Tebliği bu konuya açıklık getirmektedir. Tebliğ gayrimenkullerin iktisabı sırasında oluşan faizin ilgili yılda maliyete alınmasını şart koşmakta, sonraki yıllardaki faizi ise maliyetlere almakta veya finansman giderlerine ithalde kanun koyucu mükellefi serbest bırakmaktadır. ÖRNEK: CANATLAR İTHALAT İHRACAT A.Ş. 1997 yılının Nisan ayında 3,000,000,000 TL. banka kredisi ile bir otomobil almışlardır. Bu kredi için 750,000,000 TL. kredi yükü 12 ayda ödenecektir. Binek otonun muhasebe kaydı şöyle olacaktır: Binek otonun fiyatı........................................... .......... 2,439,024,390 Binek otonun KDV (% 23) ........................................ 560,975,610 Binek otonun maliyete alınacak olan; faiz yükü ( 1997 yılı) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 500,000,000 (750,000,000 / 12 x 8) Maliyete veya gidere almakta serbest olan; faiz yükü ( 1998 yılı) ................................................. 250,000,000 (750,000,000 / 12 x 4) 15 /04 / 1997 254 TAŞITLAR 3,000,000,000 320 SATICILAR 3,000,000,000 Binek otonun satın alınışı (KDV dahil) 15 / 04 / 1997 280 GELECEK YILLAR AİT GİDERLER 250,000,000 254 TAŞITLAR 500,000,000 320 SATICILAR 3,000,000,000 300 BANKA KREDİLERİ 3,750,000,000 (Banka kredisinin alınması ve satıcıya ödeme yapılması) 15 / 04 / 1997 254 veya 770 250,000,000 280 250,000,000 Kredi yükünün bir sonraki yıl maliyete veya gidere alınması / __________________ Binek otonun ithal edilmesi: Binek otonun ithalinde ise kanun koyucu ithal işlemi sonuçlanıncaya kadar oluşan giderleri V.U.K. 269 md.sinde belirttiği şartlar dahilinde gümrük vergileri ve nakliye giderlerini maliyete almakta şart koşmakta, diğer giderler için ise mükellefi serbest bırakmaktadır. Bu konuda ithal işlemi tamamlanıncaya kadar oluşan bütün giderlerin maliyete alınmasında yarar görmekteyim. Bunun için ise 259 VERİLEN SİPARİŞ AVANSLARI Hesabı ise giderlerin izlenmesi açısından en uygun hesap olacaktır. ÖRNEK: BALIKÇI DIŞ TİCARET A.Ş. Ekim / 1997 de 50,000-DM karşılığında bir binek oto almak için harekete geçmiştir. Bu binek otonun ithal işlemleri için 17,500,000 TL, diğer masraflar için ise satıcıya 25,000,000.- TL. ödemiştir. Bu oto için satıcı firma adına 50,000 DM. , bloke ettirilmiştir. Araç teslimatı Şubat/1997 olup, teslimatla birlikte satıcıya ödenecektir. DM: 1997/10 = 105,000 TL. DM: 1997/12 = 120,000 TL. DM: 1998/02 = 125,000 TL. (ilgili aylardaki cari kurlar olsun) 15/10/97 259 VER.SİP.AVANSLARI 17,500,000 100 KASA 17,500,000 (Aracın ithali gerçekleşinceye kadar ödenen vergiler) 17/10/97 ______ 259 VER. SİP. AVANSLARI 25,000,000 100 KASA 25,000,000 (Aracın ithali sırasında oluşan giderler) 25/10/97 259 VER.SİPAVANSLARI 5,250,000,000 100 KASA 5,250,000,000 DM kasası Araç bedelinin satıcının bank.bloke (50,000 x 105,000) / - Yıl sonu muhasebe kayıtlarında ise, |
Cevap : Binek Otomobil Alımı,kredi Ile Binek Otomobil Alımı,muhasebe Kaydı,binek Otobolin Ithal Edilmesi
31/12/97
259 VER.SİP.AVANSLARI 750,000,000 646 KAMBİYO KÂRLARI 750,000,000 İlgili bloke hesapta oluşan kur farkı (50,000 x 15,000) / Ertesi yıl muhasebe kayıtlarında ise, 12/02/1998 259 VER.SİP AVANSLARI 250,000,000 646 KAMBİYO KÂRLARI 250,000,000 1998 yılında oluşan kur farkı (50,000 x 5,000) 20/02/98 254 TAŞITLAR 6,292,500,000 259 VER.SİP.AVANSLARI 6,292,500,000 İthalatın gerçekleşmesi dolayısıyla / Not: burada 1998 yılında oluşan kur farkı otonun maliyetine alınmıştır. Oysa V.U.K. 163 nolu Tebliğ bizi, oluşan bu kur farkını maliyete veya gidere almak konusunda serbest bırakmıştır. O halde kayıt şu şekilde de olabilirdi. 20/02/98 254 TAŞITLAR 6,000,000,000 780 FİNANSMAN GİDERLERİ 250,000,000 259 VERİLEN SİPAVANSLARI 6,250,000,000 98 yılı kur farkının finansman giderine alınması / BANKA FAİZ YÜKÜ VE KUR FARKLARININ YENİDEN DEĞERLEMESİ Binek oto için kullanılan banka kredisi sonucu oluşan faiz yükü bilindiği gibi ilgili yılda maliyete sonraki yılda ise maliyete veya gidere alınabiliyordu. Oluşan bu faiz yükü sonraki yılda maliyete alındığı takdirde maliyete alınan kısım için yeniden değerleme söz konusudur. Kanun koyucu bu konuda esnek davranmış ve sonraki yıla ait bu faiz yükünün yeniden değerlemeye tabi tutulmasında bir sakınca görmemiştir. Oysa sonraki yılda oluşan kur farklarının yeniden değerlemeye tabi tutulması kesinlikle söz konusu değildir. Bu konuda V.U.K. mük. 298 md. oldukça açıktır. Bu maddede sonradan oluşan kur farklarının yeniden değerlemeye tabi tutulamayacağı açıkça belirtilmiştir. Burada sonradan oluşan kur farklarından kasıt, binek otonun iktisat edildiği yıldan sonraki yıllarda oluşan kur farklarıdır. Binek otonun iktisat edildiği yılda oluşan, maliyete eklenen kur farkları ise yeniden değerleme kapsamında olup, yeniden değerlemeye tabi tutulabilecektir. BİNEK O'I'OLARIN ALIMINDA KDV UYGULAMASI Bilindiği üzere KDV mal ve hizmet alımı sırasında yüklenilen finansal yük olup ay içinde tahsil edilen KDV'den indirilmesi ile bu yük sorulur. Ama maalesef bu finansal yükü her zaman indirmemize kanun koyucu in vermemektedir. Özellikle yüklenilen KDV'nin indirilmesinin mümkün olmadığı alımların başında, binek otolar gelmektedir. İktisab edilen binek oto işletilmek dışında başka bir sebeple alınıyorsa bu yüklenilen KDV indirimi mümkün değildir. (KDV md.30/b) indirilemeyen bu KDV der veya maliyet olarak dikkate alınabilir. Burada işletmekten kasıt o otonun kullanımının işletmenin ana faaliyeti teşkil etmesi akla gelmelidir. Örnek verecek olursak taksicilik, sürücü kursları, oto kiralama işi ile iştigal edenler, binek oto işletme tanımına uydukları için yüklendikleri KDV'sini 3 eşit taksitte indirebilirler. Oto alım ve satımı ile uğraşanlar binek oto bir ticari mal olduğuna göre, yüklenilen KDV bir kerede indirilebilir. Yukarıda sayılan örnekler dışında binek otonun KDV'sinin indirimi söz konusu değildir. Bazı meslektaşlarımız pazarlama işi yapan firmaların pazarlama işinde kullanmak amacıyla iktisab ettiği binek otoları ı kapsama almaktadırlar. Oysa pazarlama; şirketin ana faaliyeti olup bir oto bunun gerçekleşmesi için bir araçtır. KDV indirimi söz konusu değildir. Burada binek oto işletilerek ticari kazanç sağlanmamaktadır. Burada , ticari kazancın sağlanması için binek oto zorunlu bir faktör, ama buna binek oto işletimi söz konusu değildir. Bu nedenle oto için yüklenilen DV kesinlikle indirilemez. BİNEK OTOLARIN AMORTİSMAN VE GİDERLERİ Binek otomobillerin yapılan giderlerinin ve ayrılan amortismanlarının hangilerinin ticari kazanç tespitinde gider kabul edilebileceği Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinin 5. bendinde belirtilmiştir. Bu maddeye göre "Kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri (Nakliyecilikte kullanılanlar hariç olmak üzere, binek otomobillerin; zat' i ve ailevi ihtiyaçlar için de kullanılan diğer taşıtlarının giderlerinin yarısı" denilmiş, bir şekilde nakliye amacı dışındaki binek otoların giderlerinin yarısını kabul etmemiştir. Burada nakliyeden kasıt nedir? Onu irdelemek gerekir. Acaba buradaki nakliyeden kasıt, KDV Kanununun 30/b maddesindeki binek otonun işletilmesi ile bir paralellik kurmak gerekiyor mu? Çünkü işletmekten kasıt bundan önceki paragraflarda açıklandığı gibi binek otonun işletmenin ana faaliyetinde kullanılması yani ticari kazancın bir numaralı unsuru oluyor (taksicilik, nakliyecilik, sürücü kursları, oto kiralama ile iştigal) Burada Gelir Vergisi Kanunu ile KDV Kanunu arasında bir paralellik kurmak gerekiyor mu? KDV 30/b, KDV indirimin şartını yerine getirirsek mi binek otonun giderlerinin tamamını indirebiliriz? Burada bazı kelimeler bizi böyle düşünmeye yöneltse de nakliyecilik deyince sadece yukarıda belirtilenler akla gelmiyor. Ben bir mükellef olarak sınırlı sayıdaki personelimi işine götürüp getirmek için bir minibüs almaktansa bunu bir binek oto ile de gerçekleştirebiliriz. Bu da nakliye olduğuna göre ve benim bu binek otoyu başka her işte kullandığım kanıtlanamadığına göre ben bu binek otonun giderlerinin tamamını ticari kazancımdan indirebilirim. Benim Gelir Vergisi Kanunu 40/5 den anladığım budur. Bir başka açıdan düşünülürse günümüzde yüzlerce çalışan olan işletmelerin her an işlerinde kullanmaları lazım gelen binek otolar bulunmaktadır. Mesela, pazarlama işi ile uğraşan bir işletme herhalde pazarlama yapmak için bir kamyon almak zorunda olmadığına göre ve otoları pazarlama işi için personeline tahsis ettiğine göre, bu giderlerin yarısını kabul etmemek mükellefe haksızlık olacaktır. Bununla beraber günümüzde işletmelerin hazır değere olan ihtiyacı sonucu tahsilat işlemlerinin çabuklaştırılmasını zorunlu kılmıştır. Bu yüzden bir işletmenin tahsilatlarını gerçekleştirmek için kullandığı binek otonun giderinin yarısının kabul edilmemesi haksızlık değil midir? Bir benzin istasyonu düşünün 300-400'e varan veresiye müşteri potansiyeli olan böyle bir işletmenin tahsilatta kullandığı binek oto, onun işleri için |
Cevap : Binek Otomobil Alımı,kredi Ile Binek Otomobil Alımı,muhasebe Kaydı,binek Otobolin Ithal Edilmesi
zorunlu değil midir? Bu giderin yarısı nasıl kabul edilmez? Belki de kanun koyucu bu nedenle olacak ki; 180 nolu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile bazı açıklamalar getirmiştir. Bu açıklamalarda "işletmelerin nakliyecilikte kullandıkları binek otomobillerinin yanında esas faaliyet konusu yük ve yolcu taşımacılığı olmamakla birlikte işletmenin esas faaliyet konusuna giren işlerin yürütülmesi için kullanımı zorunlu olan ve münhasıran nakliye işlerinde de kullanılabilen taşıtları da kapsamaktadır.
Dolayısıyla bu şekilde kullanılan binek otomobillerin giderleri ile amortismanlarının tamamı gider olarak kaydedilebilecektir. Diğer taraftan işte kullanılsalar dahi, işletmelerin esas faaliyet konularına giren işlemlerin yürütülmesi bakımından kullanımı zorunlu olmayan binek otomobillerin giderlerinin yarısı indirim konusu yapılabilecektir." denilmiş ve yukarıda pazarlama şirketi örneğini kanun koyucu da kabul etmiş olacak ki, işletmenin ana faaliyeti için zorunlu olan otoların giderlerini nakliye unsuru adı altında kabul etmiştir. Ama diğer işte kullanılanları neden kabul etmediğini anlamak oldukça zordur. Yukarıda benzinci örneğinde işletmenin ana faaliyeti için binek oto gerekli değil ama finansal açıdan zor duruma düşmemek ve tahsilatlarını zamanında yapması için bu binek oto zorunludur. İşlerin yürümesi için daima sıcak paraya ihtiyaç vardır. Bunu kanun koyucunun neden kabul etmediğini anlamak oldukça güçtür. Yukarıdaki örnekten daha önemlisi, serbest meslek mensuplarının binek oto giderlerinin tamamının kabul edilmemesidir. Bunun dayanağı nedir? Anlamak oldukça zor. Herhalde kanun koyucu bu masrafların mükelleften tahsil edildiğini düşünüyor olmalı, bunu tefrik etmek oldukça zordur. Burada yüze yakın mükellefi olan bir serbest muhasebeci mali müşavirin bu mükellefleri gezerken yaptığı benzin masrafını dikkate aldığımızda bu konunun ne kadar önem arz ettiğini daha iyi anlayabiliriz. Serbest meslek erbabının mükelleflerine ayda bir kez uğradığını düşünsek dahi günümüz serbest pazar ekonomisi koşulları ve her an değişen vergi mevzuatını düşündüğümüzde, bu bile fazla iyimser olacaktır. Kaldı ki bir mükellefe kimi zaman ay içinde birden fazla, iki defa hatta üç defa uğramak gerekebilir diğer uğrama sırasında yapılan yol masrafının mükelleften tahsil edildiğini düşünmek kanımca pek akla yatkın olmayacaktır. Burada kanun koyucunun, mükellef ile serbest meslek erbabı arasında bu yol masrafları konusunda resmiyete dönüşmeyen bir ilişki olduğunu düşündüğü kanısındayım. Başka bir neden bu giderlerin kabul edilmemesinin bir açıklaması olamaz. Maliye Bakanlığı en kısa zamanda bu konu hakkında düzenleme yapmalı, serbest meslek mensuplarına büyük bir mali yük getiren oto masraflarını bir çözüme kavuşturmalı, en azından ticari kazanç sahiplerine tanıdığı hakları serbest meslek mensuplarına da tanımalıdır. Son olarak Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununa göre ödenen vergilerin gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilemeyeceğini belirtmemiz gerekir. BİNEK OTOLARIN SATILMASI Binek otoların satımı sırasında, binek oto satımı ile iştigal edenler yani binek otoyu ticari mal olarak değerlendiren işletmeler % 23 diğer işletmeler %1 KDV tahsil ederler. Binek otonun satımı sırasında daha önce ayrılan ve kanunen kabul edilmeyen gider kaydedilen amortisman tutarı binek otonun satışından dolayı ikinci defa vergilendirmeye sebep olmamak için vergiye tabi kârdan indirilmelidir. Bu yüzden bu amortisman miktarını nazım hesaplarda takip edip vergiye tabi kârdan indirilmelidir. ÖRNEK: İşletmenin ana faaliyeti dışında kullandığı binek oto 10/10/97 tarihinde 2,000,000,000 TL+KDV'ye satılmıştır. Şimdiye kadar ayrılan amortisman tutarı 100,000,0000 TL' dır. Otonun alış bedeli 1,000,000,000 TL' dır. 10/10/1997 120 ALICILAR 2,300,000,000 257 B. AMORTİSMAN 100,000,000 254 TAŞITLAR 1,000,000,000 391 HESAPLANAN KDV 300,000,000 679 O. DIŞI KÂRLAR 1,100,000,000 (Sabit kıymetlerden satılan otonun muhasebe kaydı) 10/10/1997 960 V TABİ OLMAYAN KÂRLAR 50,000,000 960 V TABİ OLM. KÂR KARŞILIĞI 50,000,000 / Daha önce ayrılan ve kanunen kabul edilmeyen amortisman miktarının yeniden vergilendirilmemesi için nazım hesaba alınması (100,000/2 = 50,000,000) Not: Yeniden değerleme yapılıyorsa 257 nolu hesapların ayrı ayrı takibi daha uygun olacaktır. Sonuç olarak binek otolarla ilgili yukarıda değinilen konuları kısaca özetleyerek yazımıza son verelim - Binek oto alım satımı ile uğraşan bir işletme için binek oto bir ticari mal olup yüklenilen KDV bir defada indirilir ve bu otolar için amortisman ayrılmaz. - Binek oto işletmek için alındıysa (Nakliye, sürücü kursu, taksicilik, binek oto kiralama vs.) yüklenilen KDV üç eşit taksitte indirilecek, amortisman kıst değil tanı ayrılacak, yapılan giderlerin ve ayrılan amortismanların tamamı ticari kazançtan indirilebilecektir. - Binek oto işletmek için alınmadı fakat işletmenin ana faaliyeti için zorunlu ise, yüklenilen KDV indirilemeyecek, amortisman kıst değil tam ayrılacak, yapılan giderlerin ve ayrılan amortismanların tamamı ticari kazançtan indirilecektir. - Binek oto satımında daha önceki yıllarda ayrılan ve ticari kazançtan indirilemeyen kanunen kabul edilmeyen amortisman miktarı mali kara yanı vergiye tabi olan kâra dahil edilmeyecektir. - Binek oto alım ve satımı işi ile uğraşanlar tarafından satışta % 23 ikinci el satışlarda % 1 KDV uygulanır. - Binek oto banka kredisi ile iktisab edildiğinde, binek otonun iktisab edildiği yıldaki kredi yükünün maliyete alınması şart olup sonraki yıla tekabül eden kredi yükümün maliyete veya gidere alınması konusunda mükellef serbesttir. Sonraki yıla tekabül eden kredi yükünün maliyete alınması amortisman ayrılmasına ve yeniden değerleme yapılmasına engel teşkil etmez. Sonraki yılda oluşan ve maliyete alınan bu kredi yükü için de amortisman ayrılıp, yeniden değerleme yapılabilir. - Binek otonun iktisabı sırasında oluşan kur farklarının ilgili yılda oluşması, maliyete alınmasını gerektirmekte, sonraki yılda oluşanının maliyete veya gidere alınması konusunda mükellef serbest bırakılmaktadır. Sonraki yılda oluşan kur farkı için amortisman ayrılabilmekte ama yeniden değerleme yapılamamaktadır. YARARLANILAN KAYNAKLAR -Gelir Vergisi Kanunu ve Tebliğleri -Kurumlar Vergisi Kanunu ve tebliğleri -V.U.K. ve tebliğleri -K.D.V. Kanunu ve tebliğleri -ÇANKAYA İslam (Mdv. Amortisman ve yeniden değerleme) -ÖZBANK Atilla (Taşıtların özellik arzeden muh. k.) -ŞENYÜZ Doğan (Türk Vergi Sistemi) -Beyanname düzenleme kılavuzu (Hesap uzmanları derneği) -Lebib Yalkın Mevzuat Yayınları |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.