ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Ülke & Şehirler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=413)
-   -   Belçika-Avrupa'nın Kavşak Noktası-Parlak Dönem-Bağımsızlık-Bir ülke, Iki Dil (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=108658)

Şengül Şirin 06-25-2010 02:28 PM

Belçika-Avrupa'nın Kavşak Noktası-Parlak Dönem-Bağımsızlık-Bir ülke, Iki Dil
 
4 Eklenti(ler)
Belçika-Avrupa'nın kavşak noktası-Parlak dönem-Bağımsızlık-Bir ülke, iki dil

http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1277465156

Belçika, Batı Avrupa'da bulunan, Avrupa Birliği ve NATO üyesi bir ülkedir.Belçika federal bir devlet yapısına sahip.

Belçika, ancak 1831'de bağımsızlığına kavuşmuştur. Ama başlıca şehirleri, parlak bir geçmişe dayanan uzun bir tarihe sahiptir. * Avrupa'nın en küçük devletlerinden biridir. Gene de nüfusu, dünyanın en yüksek yoğunluklarından birini oluşturur: kilometre kareye 316 kişi düşer ki bu, * Fransa nüfus yoğunluğunun üç buçuk katı, Türkiye nüfus yoğunluğunun ise altı katı demektir.

Bütün Kuzey Avrupa, güneye doğru dağlık bir yükseltiyle kesilmiş geniş bir düzlüktür. Akdeniz ülkelerinden ye Fransa'dan buraya kolaylıkla gidebilmek için bir tek geçit vardır: Arden Tepeleri'yle Kuzey Denizi arasında kalan «düz bölge Avrupa'nın kavşak noktası
Bu nedenle Belçika, öteden beri bir geçit bölgesi olmuştur. XV. yy .da, Anvers Lirriam, dünya ticaretinin beşle ikisini sağlıyordu, günümüzde, Belçika'daki kanallar ve demiryolu ağı, dünyanın en yoğun şebekelerindendir.

Merkezdeki *Brüksel, Londra, Paris ve Frankfurt'a aşağı yukarı eşit uzaklıktadır ve İngiltere, Fransa ve Almanya'nın en zengin bölgelerinin buluşma noktasındadır.
Bunun için Avrupa dengesi, bu ülkenin ticaret özgürlüğünü öngörür. Buna karşılık, kıtaya her türlü egemenlik iddiası ve girişimi de", Belçika şehirlerinin kontrol altına alınmasını gerektirir. Yüzyıllar boyu "Romalılar, *Franklar, Burgonyalılar, sonra İspanyollar, Avusturyalılar, Fransızlar ve Felemenkler böyle yapmış, 1830 yılına kadar, birbiri ardından, Brüksel'e egemen olmuşlardır.

1830'da, büyük devletler, Belçika'nın hem bağımsızlığını, hem tarafsızlığını tanıdılar. Brüksel bugün ''Ortak Pazar'ın merkezi olmakla, doğal birlikten yoksun olan bu ülkenin Avrupa'ya bağlılığını kanıtlamış bulunuyor.

http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1277465156

Parlak dönem


Ortaçağ'dan başlayarak. Kuzey Denizi kıyıları büyük bir servete kavuştu: derebeyleri güçlüydü, şehirler zengindi. Soylu sınıfı, *Haçh Seferleri'ne girişmediği zamanlar (Haçlıların önderlerinden biri, 106l'e doğru Belçika'da doğmuş olan Godefroi de Bouillon'du) görkemli saraylarda, kahramanlık destanlarını, şövalyelik öykülerini dinleyerek eğleniyordu.
Hemen bütün şehirlerin uzman olduğu birer konusu vardı: dünyanın birinci banka merkezi Brugge yün ticaretiyle uğraşırdı; Gand buğday ticareti yapıyordu; Liege demir işler ve Dinant da bakırcılıkla uğraşırdı.

Kentsoylu sınıfı, yaptırdığı anıtlarda zenginliğini sergiliyor; katedraller, hal ve pazarlar, kuleli belediye sarayları inşa ettiriyordu. Zanaatçılar altını ve fildişini işliyorlardı.
Fransız-Belçika Müzik Okulu, Guillaume Dufay (1400-1474), Gilles Binchois (1400-1460) ve özellikle, bir yüzyıl sonra, Roland de Lassus (1531-1594) ile, çoksesli müziğin ilk büyük Avrupa temsilcilerini yetiştirdi. Resim sanatı, Van Eyck, Memling (1433-1494) ve Brugge ve Gand ressam loncaları (git) sayesinde, parlayıp yükseldi.

Gerileme (XVI.-XVIII. yy.)


1500'de Gand'da doğan *Karl V (Şarlken), bütün Flaman limanlarını Belçika otoritesi altında birleştirdi. Anın bu birlik kısa zamanda ülkeyi yeniden ikiye bölen Protestan *Reformu ile bozuldu. 1572'de Protestanlığı benimseyen Felemenk, Kari V'in oğlu katolik Philippe II'den, bağımsızlığım kopartıp aldı ye Escaut Irmağı'nın ağzının kapatılmasını zorunlu kıldı. Bu olay Anvers'in ve Belçika'nın mahvolması demekti Kalvinciliğin ilerlemesiyle savaşan katolik kilisesi, her türlü fikir hareketini, büyük bir sertlikle gözetim altında tutuyordu

. Bununla birlikte Anvers dolaylarında son bir sanat canlanması görüldü. Hıristiyanlıklan çok, dinsizlikten esinlenen ressamlar, İspanyol asıllı din adamları sınıfının katılığına karşılık, Flaman balkının içtenliğini ve canlılığını ortaya koydular ve *barok sanatın temelinde yatan o renk ve hareket zevkini ifade ettiler. İhtiyar *Bruegel, X yy.a egemen oldu. Ertesi yüzyıl, Flaman resim sanatı, *Rubens, Van Dyck ve Jordaens'in eserleriyle, eşsiz bir görkemle parladı.

1659'dan başlayarak Belçika, bir savaş alanına dönüştü. Louis XIV ile Louis XV'in Fransa'sı burada, İspanya ve Avusturya ile çatıştı. Napolyon I tarafından imparatorluğa katılan ülke, eski Birleşik Eyaletler ile birlikte Hollanda Krallığı'nı oluşturdu (16mart 1815).


http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1277465156

Bağımsızlık


Bu yeni birlik ancak on beş yıl sürdü. 1830'da, dokuz Belçika eyaleti bağımsızlığına kavuştu; tarafsızlık onlara, uzun bir barış dönemi sağladı. Ülke yeni bir ekonomik kalkınmaya sahne oldu, bu kalkınma, her şeyden önce Valon Kömür Havzası'nın işletilmesine ve Kongo'daki madenlerin zenginliğine dayanıyordu.
Cesar Franck ile müzik, Emile Verhaeren ile şiir vc Maurice Maeterlinck ile tiyatro, bir sanat uyanışına tanık oldu. Flandre Bölgesi'nin dil ve toplum açısından dirilişi, Hollanda dil ve edebiyatında da bir kalkınmaya yol açtı.

1914 ve 1939'daki iki *dünya savaşıyla çetin bir sınavdan geçen ve çok acı çeken Belçika, 1945'ten sonra, 1960'ta Kongo'daki sömürgelerini yitirmesine rağmen yeniden kalkındı.
Tarım, çok yüksek verimine rağmen, pek yoğun nüfusun ihtiyaçlarını karşılamağa yeterli değildir. Sanayi, kömürün azalmasından doğan çok büyük güçlüklere karşılık gene de güçlü kalmıştır.

Ekonomik gücünü arttırmak için Belçika, 1948'de, Hollanda ve Lüksemburg ile bir gümrük birliği gerçekleştirdi: Benelux (BElçika, NEderland, LUXembourg). Bugün, Ortak Pazar içinde faal bir politika gütmektedir.

Bir ülke, iki dil


Belçika'da, Fransızca konuşan 3,5 milyon Valon ile. Flamanca konuşan 5 milyon Flaman yaşar. Bunlara, çoğunluğu Fransızca konuşan bir milyon Brüksel'li de eklenir. İdarî yön den iki dil eşittir.

Bağımsızlıktan beri ülkeye egemen olan Valon Bölgesi, 1945'ten sonra üs tünlüğünü yitirdi. Ekonomi ve nüfus artışı alanında pek canlı olan Fland re., günümüzdeki kuvvet dengesinde!' memnun değildir. Belçika bugün yö netilmesi oldukça güç bir devlettir çünkü en ufak bir reform hareketi bile, iki dil grubunun anlaşmazlığıyla karşılaşmaktadır.


http://frmsinsi.net/attachment.php?a...1&d=1277465156

XX. yy.da Belçika sanat ve edebiyatı


Resim: James Ensor, Rene Mag¬ride, Paul üelvaux. Tiyatro: Fernand Croınelyııck, Michel de Ghelderode. Roman: Georges Simenon. Bale: Maurice Bejart. Hafif müzik: Jacques Biel.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.