ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Genel Bilgiler (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=645)
-   -   Birinci Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin Siyasi Ve Ekonomik Durumu Nasıldır? (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1080148)

Prof. Dr. Sinsi 12-20-2012 06:17 PM

Birinci Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin Siyasi Ve Ekonomik Durumu Nasıldır?
 
Birinci dünya savaşında osmanlı devletinin siyasi ve ekonomik durumu nasıldır?
Birinci dünya savaşında osmanlı devletinin siyasi ve ekonomik durumu nasıldır? FrmSinsi Birinci dünya savaşında osmanlı devletinin siyasi ve ekonomik durumu nasıldır? Hakkında

Prof. Dr. Sinsi 12-20-2012 06:17 PM

Birinci Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin Siyasi Ve Ekonomik Durumu Nasıldır?
 
Siyasi durum:

I. ve II. Meşrutiyet
1. Meşrutiyet
Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla bazı önemli yenilik hareketleri yapıldıysa da bunlarla istenilen sonuçlar elde edilemedi. Bu yıllarda ülkenin kalkınması için Avrupa devletlerinden borç alınmıştı. Ancak alınan borç paraların ekonomik kalkınma için kullanılmaması devletin bozuk olan maliyesini iyice bozdu. Yeni Osmanlılar (Jön Türkler) denilen aydınlar hürriyet, adalet, eşitlik fikirlerini savunuyorlar ve yapılan yenilikleri yeterli görmüyorlardı. Yeni Osmanlılar, içte ve dışta sürdürdükleri çalışmalar sonucu güç kazanan yeni Osmanlılar istedikleri yenilikleri yapmayan Abdülaziz'i tahtan indirip V. Murat'ı padişah yaptılar. V. Murat'ın hastalanarak sağlığının bozulması sonucu tahttan indirildi. Yerine, meşrutiyeti ilan edeceğine söz veren II.Abdülhamit tahta çıkarıldı (1876) .
II.Abdülhamit, Mithat Paşa başkanlığında bir kurulun hazırladığı Kanun-u Esasi'yi kabul ederek 23 Aralık 1876'da Meşrutiyeti ilan etti. Böylece I.Meşrutiyet Dönemi başlamış oldu. Osmanlı Devleti ilk kez bir yazılı anayasaya kavuştu. Anayasa gereği Meclis-i Mebusan ile Meclis-i Ayan kuruldu. Meclis-i Mebusan'ın üyelerini halk, Meclis-ayan üyelerini ise padişah seçecekti. Hem Müslüman hem Hrıstiyan hem de başka dinlere mensup milletvekilleri bu mecliste yer alacaktı. Böylece halk ilk kez yönetime kavuşmuş oldu. Kanun-u Esasi'nin ilanından sonra yapılan seçimle oluşturulan meclis, 20 Mart 1877'de toplandı. 1877 -1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın başlaması ve savaşın kötüye gitmesi, meclisin çalışmalarını aksattı. Müslüman olmayan mebusların (milletvekillerinin) tutumu meclisin çalışmalarına engel oldu. Bu nedenle II.Abdülhamit anayasadaki yetkisine dayanarak meclisi kapattı(1878).
II. Meşrutiyet
II.Abdülhamit Mebuslar Meclisi'ni kapattıktan sonra ülkeyi tek başına idare etti. Bazı aydınlar ittihat ve Terakki Cemiyetini kurarak II.Abdülhamit’in yönetimine karşı harekete geçtiler. Bu cemiyetin amacı padişaha meşrutiyeti yeniden ilan ettirmekti. Bu amaçla, Cemiyete bağlı subaylar, Rumeli'de silahlı ayaklanma başlattılar (1908). Ayaklanmaların büyümesinden çekinen II.Abdülhamit Kanun-u Esasi'yi yürürlüğe koyarak II.Meşrutiyeti ilan etti (1908). Böylece ikinci Meşrutiyet Devri başladı. Seçimler yapıldı. Meclis-i Mebusan açıldı. ittihat ve Terakki Cemiyeti, yönetimde söz sahibi oldu. Anayasada değişikler yapıldı ve meclisin gücü artırıldı. Padişahın yetkileri azaltıldı. Temel hak ve özgürlükler genişletildi. Parlamenter sisteme geçildi.

31 Mart Olayı
Mebusan Meclisi'nde farklı görüşlerdeki siyasi partiler arasında anlaşmazlıklar çıktı. Meşrutiyete karşı olan kişiler ve siyasi partiler, orduyu ve halkı hükümete karşı kışkırttılar. Bu gelişmeler sonucunda İstanbul'daki Avcı Taburları isyan başlattı (13 Nisan 1909). 31 Mart Vakası denilen bu ayaklanmayı padişahın bastıramaması üzerine ayaklanmayı bastırmak üzere Selanik'te bir ordu hazırlandı. Hareket Ordusu adı verilen bu ordu Selanik'ten İstanbul'a geldi. Bu ordunun Kurmay başkanı Mustafa Kemal
idi.İsyan kısa sürede bastırıldı. İstanbul'un güvenliği yeniden sağlandı. II.Abdülhamit tahttan indirildi. Yerine kardeşi V. Mehmet (Reşat) tahta getirildi. Bu devirde Osmanlı Devleti'ni ittihat ve Terakki Cemiyeti yönetti.
1. Ermeni sorununun sebepleri nelerdir?
2. Osmanlı Devletinde kuruluştan Tanzimata kadar Ermenilerin durumu nasıldı?
3. Tanzimat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir?
4. Islahat Fermanının getirdiği yenilikler nelerdir?
5. Askerlikte vatan hizmeti uygulaması ne ile getirilmiştir?
Osmanlı Devletinde Tanzimat ve Islahat Fermanlarının ilan ediliş amaçları nelerdir?
20. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ VE YIKILIŞI
Osmanlı Devleti, Berlin Antlaşması'ndan sonra Avrupa devletleri ile herhangi bir savaşa girmek istemedi. Bu durumdan yararlanan Avrupa devletleri Osmanlı topraklarının bir kısmını daha ele geçirdiler.
İngiltere; Kıbrıs'a yerleşti (1878). Sonraki yıllarda ise, Mısır'ı (1882).
Fransa; Tunus'u (1881), 1830'da da Cezayir'i işgal etmişti.
Avusturya; Bosna Hersek'i (1908),
Yunanistan'da Girit'i işgal etti (1908).
Bulgaristan ise Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsız hale geldi (1908).
Osmanlı Devleti'nin toprak kaybı bunlarla da bitmedi. Trablusgarb, Balkan ve Birinci Dünya savaşları, Osmanlı Devleti'nin sonunu hazırladı.
1. Trablusgarp Savaşı (1911-1912)
İtalya gelişen sanayisine ham madde ve pazar arayışına yönelerek sömürgeci bir politika izlemeye başladı. İngiltere ve Fransa gibi devletlerce sömürgeler daha önceden paylaşıldığından İtalya ancak zayıf devletlerin elindeki toprakları alarak sömürgeler elde edebilirdi. Trablusgarp (Libya), Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki son toprağı idi. Daha önce İngiltere, Mısır'ı; Fransa, Cezayir ve Tunus'u ele geçirmişti.. İtalya, Osmanlı Devleti'nden Trablusgarp ve Bingazi'nin kendisine verilmesini istedi. Bu isteği kabul edilmeyince Osmanlı Devleti'ne savaş açtı (1911 ) .
Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'a yardım gönderecek kadar güçlü bir donanması yoktu. Mısır, İngilizler tarafından işgal edilmiş olmasından dolayı kara yoluyla da asker gönderemezdi. Ancak, Enver Bey, Mustafa Kemal gibi bir grup subayı gizlice Trablusgarp'a gönderdi. Bu subaylar yerli halkı İtalyanlara karşı örgütleyip onlara karşı büyük bir direniş sağladı. İtalyanlar iç bölgelere giremedi.
Beklemediği bir dirençle karşılaşan İtalya, Osmanlı Devleti'ne isteklerini kabul ettirmek amacıyla On iki Ada'ya asker çıkardı. Çanakkale Boğazı'nı kapadı.
Bu durumu fırsat bilen Balkan devletleri Rusya'nın da kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti'ne karşı ittifak kurdular. Balkan devletlerinin Savaşı başlatması üzerine İtalyanlarla Uşi Antlaşması imzalandı (1912).
1. Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki varlığı sona erdi.
2. Rodos ve On iki Ada Yunan işgali tehlikesine geçici olarak İtalya'ya bırakıldı.
3. İtalyanlar, Balkan Savaşı sonunda On iki Ada'yı geri vermedi. Buralar İtalya'nın II.Dünya Savaşı'nda yenilgiyle ayrılmasından sonra Yunanistan'a bırakıldı (1947).
2. Balkan Savaşları (1912-1913)
Çok uluslu bir yapıya sahip olan Osmanlı Devleti'nde 1789 Fransız ihtilali'nin getirdiği milliyetçilik akımının etkisiyle iç barış bozuldu. isyanlar çıktı.
18. yüzyılın başlarından itibaren sıcak denizlere inmeyi değişmez bir politika olarak benimseyen Rusya, Balkanlardaki isyanları destekledi. Çıkan isyanlar sonunda Yunanistan (1829) , Sırbistan (1878), Karadağ (1878), Romanya (1878) ve Bulgaristan(1908) bağımsızlığını kazandı.
1. Balkan Savaşı
Rusya, Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini Balkan milletleri aracılığı ile gerçekleştirmek istedi. Trablusgarp Savaşı sürerken Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarını paylaşmak için Rusya'nın teşvikleriyle Sırbistan ve Bulgaristan arasında bir birlik oluştu. Bu birliğe Karadağ ve Yunanistan da katıldı. Balkan devletlerinin saldırısı ile Birinci Balkan Savaşı başladı (1912). Osmanlı Devleti dört ayrı devletle savaşmak zorunda kaldı.O sıralarda Osmanlı Devleti'nin askeri gücü zayıftı. Bazı komutanlar arasında siyasi çekişmeler vardı. Savaş sırasında askeri birlikler birbirleriyle bağlantı kuramadı. Ordunun ihtiyaçları yeteri kadar karşılanamadı. Bu nedenle savaş, Osmanlı Devleti için tam bir felaket oldu.
Bulgarlar Çatalca'ya kadar ilerlediler. Yunanlılar, Karadağlılar ve Sırplar Makedonya'yı işgal ettiler. Selanik Yunanlıların eline geçti. Yunanlılar donanmaları ile On iki Ada dışındaki Ege adalarını ele geçirdiler. Karışık durumdan yararlanan Arnavutlar da bağımsızlığını ilan etti. 30 Mayıs 1913'te Londra'da Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti Edirne dahil Balkanlardaki bütün topraklarını kaybetti.
II.Balkan Savaşı
Birinci Balkan Savaşı'ndan en karlı olarak çıkan devlet Bulgari tan oldu. Bulgaristan'ın güçlenmesi ve Osmanlı Devleti'nden aldığı toprakları paylaşmak istememesi Sırbistan ve Yunanistan'ı rahatsız etti. 1913'te Sırbistan ve Yunanistan Bulgaristan'a saldırdı. Bulgarların güçlenmesini kendi aleyhine gören Romanya'da savaşa girince Bulgarlar Doğu Trakya'daki birliklerini batıya kaydırdı. Osmanlı Devleti bu durumdan yararlanarak Edirne ve Kırklareli'ni geri aldı. Tüm cephelerde yenilen Bulgaristan barış istedi. Bu savaşların sonunda Osmanlı Devleti, Bulgaristan ile İstanbul, Yunanistan ile de Atina Antlaşması'nı imzaladı (1913). Balkan Savaşları sonucunda; Makedonya, Batı Trakya ile İmroz ve Bozcaada dışındaki Ege adaları Osmanlı Devleti'nin elinden çıktı. Balkan ülkelerinde kalan Türklere karşı baskı uygulanması, onların bir kısmının zaman zaman Türkiye'ye göç etmesine Türk azınlık sorununun ortaya çıkmasına neden oldu.

Ekonomik Durum:

19.yüzyılda buharla çalışan makinaların imali ile
üretimde büyük bir patlama meydana gelmiş ve bunu
takiben elektrik ve petrolün kullanılması bu
gelişmeyi daha da hızlandırmıştır. Buhar gücünün,
elektrik ve petrolün kullanımı ile batı
ekonomilerinde büyük bir gelişme meydana gelmiştir.
Batıda ki bu gelişmelere ayak uyduramayan Osmanlı
Devleti'nin ekonomisi, batıdan sanayi -maddeleri
satın alarak .gıda maddesi satmaktan başka bir şey
yapamamıştır.

Batıda bütün bu gelişmeler meydana gelirken, Osmanlı
Devleti'nde süregelen savaşlar devletin maliyesinde
bir çok karışıklıklar meydana gelmiştir. Vergilerin
tahsilinde düzensizlik ve karışıklık, basit bütçe
gelirlerinin yetersizliği, bütün kamu hizmetlerinin
karşılanamaması, bir taraftan sıkışan ve bu yüzden
geçici acil çarelere başvuran hazinenin telaşı ve
şaşkınlığı ülkenin başına önemli dertler açmaktan
geri kalmamıştır (Velay, 1978; 24-25).

1825 yılında Yeniçerilerin imha edilmesi ve Yeniçeri
ocağının kapatılması devletin siyasi ve mali
bakımdan kalkınacağı ümidini uyandırmıştı. Ancak
birbirini takip eden isyanlar ve savaşlar bu
ümitleri boşa çıkarmıştı.

Edirne Barış Anlaşmasının şartları, Osmanlı Devleti
için çok ağırdı. Rus sarayına gönderilen bir heyet
bu şartlardan önemli bir kısmının hafifletilmesini
temin etmiştir. Bilahare, çarın müsamahası
sayesinde, harp tazminatı 1836tda tasfiye edildi (Morawitz,
1978; 13).

1839 yılında Abdülmecit'in tahta geçtiği zamanlarda
mali reform uygulamaya konulmaya çalışılmışsa da
devlet bütçesinin bulunmayışı yüzünden, hesapsız
harcamaların meydana getirdiği 1844 ve 1851
yıllarındaki mali bunalımlar, devlet gelir ve
giderleri arasındaki dengeyi altüst etmiştir.
1851-1852 yıllarındaki büyük mali bunalım
dolayısıyla hazırlanan bir lahiya da devlet
masraflarının sürekli şekilde artışına karşılık
gelirlerin tahsilinde çekilen büyük güçlükler ve
tahakkuk ettirilen vergilerin mükelleflerden tahsil
edilmemesi yüzünden her yıl biriken alacak
bakiyelerinin çoğalmasından ve, ödenemeyen borç
miktarının da yıllık varidatı aşmış bulunmasından
söz edilmektedir (Sayar, 1977; 187-188).

Öte yandan yabancı tüccarlara. ticaret ve ekonomi
alanında, kapitülasyonlarla verilen imtiyazlar,
onlara Türk tüccarlarının karşısında bir üstünlük
sağlamaktaydı.
Olaylar, kapitülasyonların dinsel, siyasal, yasal ve
ekonomik şartlarının Türk ekonomisinin zayıflamasına
köklü etkiler yaptığını göstermektedir.
Kapitülasyonların ekonomik şartlarına ve hükümlerine
göre, yabancılar serbestçe mal ithal ve ihraç
ediyor, serbest dış ve iç ticaret yapıyor, yabancı
gemiler Türk limanlarına serbestçe mal taşıyor, bir
limandan ötekine serbestçe dolaşıyor, gümrük
vergilerini kendilerine uygun, ama ülkeye a_r gelen
şartlara bağlıyordu (Nebioğlu, 1986; 29).


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.