ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Tarih / Coğrafya (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=656)
-   -   Babylonia (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=107532)

Şengül Şirin 06-08-2010 09:49 AM

Babylonia
 
1 Eklenti(ler)
Babylonia




BABYLONİA, Babil çevresinde (Akkad'da) yeniden birleştirilmiş Aşağı Mezopotamya'ya Hammurabi tarafından verilen ad. Larsa krallığı'nı (Sümer'de) yenen (İ.Û. 1762) Babil kralı Hammurabi (bu unvanını İ.Ö. 476-475'e dek kullandı), daha sonra, Ur krallarınca konmuş (İ.Ö. XXII. yy.) Sümer ve Akkad kralı unvanını aldı. Bu unvan İ.Ö. VII. yy.'a dek kulanıldı.. Zamanla bu umudu gerçekleşti: iktisadi durumu sarsılan Sümer devleti geriledi; kentleri Babil ile boy ölçüşebilecek gücü yitirdi. Öte yandan Babil kısa sürede bu kentlere düşünce ve sanat yönünden de egemen oldu. Bununla birlikte, Babil'in bütünlüğü, i. Babil hanedanının (1894-1595) gerilemesi sırasında sarsıldı: 1740'tan başlayarak Sümer kentleri ayaklandılar ve Uruku-ga (Lagaş yakınında) kralları Deniz ülke-si'nde (1735'e doğr.. - 1530) bağımsızlıklarını kazandılar Hammurabi böylece Aşağı Mezopotamya'da-ki iki ülkenin tarihsel anlaşmazlığına son vermek istedi

Kasit hanedanı (İ.Ö. 1595? - 1156). Babil'in Hititler'in eline geçmesinden (1595) ve ilk hanedanın düşmesinden sonra, Ba-bil'e ne zaman yerleştiği bilinmeyen Kasit hanedanı, Urukuga krallığı'nı yıkarak (1530'a doğr.) Babylonia'yı yeniden birleştirmekte güçlük çekmedi. Ancak XIV. yy.'da, krallara ait metinler ve binalara yeniden rastlanmaya başlandı; bunlar Babylonia devletinin yeniden refaha kavuştuğunu gösteriyordu. Kasit hanedanlığı dört yüzyıl sürdü; ama zengin bir ülkeye ve saygın bir başkente sahip olmasına rağmen, içte zayıf düştü ve Mezopotamya'ya egemen olabilmek için Asur ile çekişmesi yüzünden gücünü tüketti.

II. İsin hanedanı (İ.Ö. 1157-1026). Elamlar'ın devirdiği Kasit soyu yerini yerli bir hanedana bıraktı; bu hanedan Asur ile çatışmaları sürdürdü ve Elamlılar'ı ülkeden atarak büyük bir ün kazandı. Na-bukodonosor I Elamlılar karşısında büyük bir zafer kazandı (1115'e doğr.). Bu dönemde, XIV. yy.'da yeniden canlanmış olan edebiyat alanında, Marduk'u yücelten ve Tanrı'nın putunu Babil'e geri getirdiği için Nabukodonosor'u ululayan özgün yapıtlar verildi.

Arami istilası (İ.Ö. XI. yy.'dan başlayarak). Bu istilanın yol açtığı zulümler ve yıkıntılar krallığı çökertti. Gasp olayları, artık yalnızca adı kalmış olan hanedanın sonunu getirdi. Yüzyılı aşkın bir süre boyunca krallar Deniz ülkesi'ne ya da Dicle'nin doğusuna sığındılar. Sonraları, kurulan VIII. hanedan (980'e doğr - 732) belli bir istikrar sağladı: kentler, rahiplerin yönetimi altına girdi ve Aramiler'in topraklarına yerleşmesini kabullendiler. Akkad ülkesinde, Sümer'de ve özellikle de Deniz ülkesi'ndeki yağmacılar uzaklaştırıldı. Bu ülkelere arami ve kaideli istilacıların akınları sürdü. Bunlar küçük krallıklar kurarak yerleşik düzene geçtiler; tarım ve ticaretin yeniden canlanmasına katkıda bulundular. Bir buçuk yüzyıllık bir aradan sonra Asur ile çatışma yeniden başladı. Asur-lu Şamşi-Adad V'in (813-812) ülkeyi yakıp yıkması, Akkad'ın kalkınmasını durdurdu; düzensizlik yeniden başgösterdi. 769'da bir kaidelinin tahta çıkışı, Babylonia toplumuyla bütünleşmemiş unsurların zaferi oldu.

Asur egemenliği (İ.Ö. 728-676). Tiglat-pileser III (Tukulti-apil-Eşarra III), Asur'dakinden farklı bir adla (Pulu) kendini Babil kralı ilan ederek (728) karışıklıklara son vereceğini sandı.. Bunlar, Asur'da ortaya ç'kan her güç durumda Elamlılar'ın yardımıyla ayaklandılar. Sargon ll'nin tahta çıktığı sırada Babil, kaideli Marduk-apla -iddin'in (Merodah-Baladan) eline geçti (722-729). Sargon II Babylonia'yı ancak 710-709'da geri alabildi. Ardından kral olan Sanherib (Sinahheeriba) çeşitli yollara başvurdu. Babil tahtını bir yerliye, sonra da Asur veliaht prensine verdi; ama bu prens Elamlılar tarafından tutsak alınıp öldürüldü. Sanherib Babylonia'ya yaptığı altıncı seferde başkenti yakıp yıktı (689). Kaideliler ile çatışma halindeki Asarhad don (Asur-aha-iddin) Babil'i korudu. Kent daha sonra, kardeşi Asurbanipal'in denetiminde, asurlu Şamaş-Şuma-Ukin'e teslim edildi (669-648). Babil kralı, kent halkını ayaklandırdı (652), ama bozguna uğratılarak öldürüldü. Ama Asurlular, kentlilerin ve Deniz üikesi'nde yaşayanların sürekli düşmanlığıyla karşılaştılar


Yeni Babil krallığı (İ.Ö. 626-539). Nabu-polasar (Nabu Aplautsur) Babil'de, Kaide hanedanını kurdu ve Asur'a başkaldırdı; Asur 609'da ortadan kalktı. Babil krallığı hemen hemen tüm Mezopotamya'ya, sonra da Suriye şeridine yayıldı. Babylonia, bu dönemde, Basra körfezinde yeniden gelişen ticaretin etkisiyle iktisadi ve kültürel yönden son kez doruğa çıktı. Bilginleri, gökbilim alanında büyük ilerlemeler gösterdiler; ancak sümerce ve babilce yazan bu seçkin kesim, arami dilinde konuşup yazan halk kitlelerinden soyutlandı.

Yabancı egemenlikleri, sümer-akkad kültürünün sonu (İ.Ö. VI. yy. - İ.S. I. yy.). Pers kralı Keyhüsrev'in kolayca fethettiği Babylonia, Babil ayaklanmalarıyla (522 -482) sarsıldı; hızla gerileyen Güney ise, Uruk gibi az sayıda kent dışında yavaş yavaş tanrılarına tapınmayı bıraktı. Uruk'ta İ.S. 75 yılına kadar çivi yazısıyla yazım sürdürüldü. Ama pers egemenliğinden (539 -331) önce yunan-makedonya (331-129), sonra da parth egemenliği (İ.Ö. 129 - İ.S. 226) altına giren Babylonia, İ.S. 75'te, binlerce yıllık kendi öz uygarlığından kalan hemen her şeyi unutmuştu. Dinler ve kurumlar -
Güzel sanatlar. Samller tarafından kaynaştırılmış akkad ve yenisümer sanatlarının mirasçısı olan babil sanatı, bunların ortaklaşa etkisinden doğdu. Bu sanatın evreleri ülke tarihinin evreleriyle aynıdır ve II. binyılın başlarından İ.Ö. VI. yy.'a kadar uzanır. "Babil sanatı" ülkedeki I. hanedandan başlayarak —II. binyılın başları—, Mezopotamya'nın güney bölgesinde birbirini izleyen dönemlerin sanatlarını içerir; bu arada karışıklıklar içinde geçen bu binyıida yabancı etkenlerin rolünü de dikkate almak gerekir. Hammurabi yasası, tipik biçimde Babil'e özgü olmakla birlikte, önceki dönemlerden esinlenmiştir. Susa'da bulunan bir yaşlı adam başı, şanlı bir dönemin bitişinin hüznünü yansıtır gibidir. Uruk'ta, Kara-indaş tapınağının mimarlık özellikleri, tuğla panoları ve figürleriyle dönemin yeni ustaları olan Kasitler'e bağlanır. Bu dönem, ayrıca, kudurru denilen ve üzerinde alçak-kabartmalar bulunan sınır taşlarında da kendini gösterir: bunlarda maden işçiliğine özgü bir ustalık (kanıtı, dönemin silahlarıdır) göze çarpar.

Yeni Babil sanatı, siyasal gücün yeniden sağlandığı ve Nabukodonosor II saltanatının doruğuna ulaştığı dönemde ortaya çıktı. Babil, anıtlarıyla bu sanata büyük ün kazandırdı.. Babil sanatında, gliptik sanatına ait pek çok örnek bulunmaktadır; bunlarda İ.Ö. II. ve I.. binyıllardaki düşünüş ve inançlar üzerine değerli bilgiler vardır Ama Yeni Babil döneminin büyük Babili'ndeki yıkıntılar, örneğin Nabukodonosor sarayı'nın ve iştar kapısının sırlı tuğlaları, ancak mimarlık ve süsleme konusunda bilgi verir


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.