![]() |
Türk Atasözleri 'B'
* Baba ekmeği zindan ekmeği,koca ekmeği meydan ekmeği.
* Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır. * Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana. * Baba oğluna bir bağ bağışlamış, oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş. * Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk. * Babadan mal kalır,kemal kalmaz. * Babanın sanatı oğula mirastır. * Babasından mal kalan, merteği içinden bitmiş sanır. * Babaya dayanma,karıya güvenme. * Baca eğri de olsa duman doğru çıkar. * Baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar. * Baht olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta. * Bahtsızın bağına yağmur, ya taş yağar ya dolu. * Bak bana bir gözle, bakayım sana iki gözle. * Bakacağın yüze sıçma, sıçacağın yüze bakma. * Bakan göze bağ olmaz. * Bakan yemez, kapan yer. * Bakarsan bağ, bakmazsan dağ. * Bakmakla usta olunsa kasap olurdu. * Baktın ibrik akıyor; önce ****** yu, sonra aptes boz. * Baktın ki kar havası, eve gel kör olası. * Baktın yarın yar değil, terkini kalmak az değil. * Bal bal demekle ağız tatlanmaz. * Bal demekle ağız tatlanmaz. * Bal ile kaymak isteyen akçesine kıymak gerek. * Bal ile kaymak yenir ama her keseye göre değil. * Bal olan yerde sinek de olur. * Bal tutan parmağını yalar. * Balcı kızı daha tatlı. * Balcının var bal tası, oduncunun var baltası. * Balta değmedik ağaç olmaz. * Balta sapını yonamaz. * Balı, parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer. * Balı dibinden, yağı yüzünden. * Balı olan bal yemez mi?. * Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir. * Balık baştan avlanır. * Balık baştan kokar. * Balık demiş ki: Etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin. * Balık çok konuşurum ama ağzım su dolu demiş. * Bana benden olur her ne olursa, başım rahat eder dilim durursa (Ufuk takvimi, 24.01.2001).“Dilin durdu başın esen, dilin durmaz başın kesen (Fatmana Dağdaş, 1341′li)„ atasözü ile aynı anlama gelmektedir. * Baskıdaki altından askıdaki salkım yeğdir. * Baskın basanındır. * Baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır. * Baykuşun kısmeti ayağına gelir. * Bayram etiyle it tavlanmaz. * Bayramda borç ödeyene ramazan kısa gelir. * Bayramdan sonra gelen kınayı ****** yak. * Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk topal horozla. * Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı. * Bağ bayırda, tarla çayırda. * Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun. * Bağı ağlayan yüzü güler. * Bağın taşlısı, karının saçlısı. * Baş ağır gerek, kulak sağır. * Baş başa bağlı, baş da şeriata. * Baş dille tartılır. * Baş kes, yaş kesme. * Baş nereye giderse, ayak da oraya gider. * Baş ol da eşek başı ol. * Baş sallamakla kavuk eskimez. * Baş sağ olursa börk çok bulunur. * Baş yarılır börk içinde, kol kırılır kürk içinde. * Baş yastığı baş derdini bilmez. * Başa gelen çekilir. * Başa gelmeyince bilinmez. * Başak büyüdükçe boynunu eğer. * Başım acemi berbere teslim eden, cebinden pamuğunu eksik etmez. * Başın başı, başın da başı vardır. * Başın sağlığı, dünya varlığı. * Başına gelen başmakçıdır. * Başını sallamayan kavak olmaz. * Bedava sirke baldan tatlıdır. * Bekar gözü, kör gözü. * Bekarlık maskaralık. * Bekarlık sultanlık. * Bekarın parasını it yer, yakasını bit. * Beleş atın dişine bakılmaz. * Benzeye benzeye yaz, benzeye benzeye kış olur. * Berber berbere benzer ama, başın Allah’a emanet. * Berberin solumazı, tellağin söylemezi, kahvecinin söylemezi. * Berk kaçan atın boku seyrek düşer. * Besle kargayı, oysun gözünü. * Besle kargayı oysun gözünü. * Beslemeyi eslemeden alma. * Beterin beteri var. * Bey ardından çomak çalan çok olur. * Bey aşı borç, düğün aşı ödünç. * Bey buyurur, cellat keser. * Bey oğlu kulluk, kul oğlu beylik. * Beyazın adı tadı. * Beyden gelen bey s ayılır. * Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır. * Beylik çeşmeden su içme. * Bez alırsan Musul’dan, kız alırsan asilden. * Bezi herkesin arşınına göre vermezler. * Beş kuruşun varsa beş yere düğümle. * Beş kuruşun üstünde oturmaya beş batman göt gerek. * Beş para giren ev yıkılmamış. * Beş parmak bir olmaz. * Beş parmağın hangisini kessen acımaz?. * Beş tavuğa bir horoz yeter. * Beşe, bakma çiftten başka işe. * Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp. * Bin atın varsa inişte in, bir atın varsa yokuşta bin. * Bin bilsen de bir bilene danış. * Bin dost az, bir düşman çok. * Bin işçi, bir başçı. * Bin kişi değmez bir kişi, bir kişi değer bin kişi. * Bin merak, bir borç ödemez. * Bin nasihattan bir musibet yeğdir. * Bin nasihatten bir musibet yeğdir. * Bin tasa bir borç ödemez. * Bin ölçüp bir biçmeli. * Binin yarısı beş yüz o da ben de yok. * Bir abam var atarım, nerde olsam yatarım. * Bir adama kırk gün ne dersen o olur. * Bir adamın adı çıkacağına canı çıksın. * Bir adamın sözü bir adama kolay. * Bir ambar buğdayın örneği bir avuçtur. * Bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun. * Bir ağacın gölgesinde bir sürü yatar. * Bir ağaçta gül de biter diken de. * Bir ağaçtan okluk da çıkar, bokluk da. * Bir ağızdan çıkan bin ağıza yayılır. * Bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez. * Bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı beslemez. * Bir baş soğan bir kazanı kokutur. * Bir başa bir göz yeter. * Bir deli kuyuya bir taş atar, kırk akıllı çıkaramaz. * Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. * Bir dirhem et bin ayıp örter. * Bir dirhem gümüşün üstünde oturmaya bir kantar göt gerek. * Bir dönüm güzlük on dönüm yazlığa bedeldir. * Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar. * Bir elin nesi var, iki elin sesi var. * Bir elinin sunduğunu öbür elin görmesin. * Bir ev donanır, bir kız donanmaz. * Bir evde düzen varsa düzen olmaz o evde. * Bir evde iki kız, biri çuvaldız biri biz. * Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır. * Bir fit bin büyü yerini tutar. * Bir görüş, bir kör biliş. * Bir gözün gördüğü bir göze hayır etmez. * Bir günlük beylik, beyliktir. * Bir günlük ölüye üç gün yiyecek gerek. * Bir hatır, iki hatır, üçüncüde vur yatır. * Bir inat, bir murat. * Bir kararda bir Allah. * Bir katar deveyi bir eşek yeder. * Bir korkak bir orduyu bozar. * Bir koyundan iki post çıkmaz. * Bir kötünün yedi mahalleye zararı vardır. * Bir kılın bir örmeye faydası var. * Bir kızı bin kişi ister bir kişi alır. * Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır. * Bir ocaktan okluk da çıkar, bokluk da. * Bir pire için bir yorgan yakılmaz. * Bir selam bin hatır yapar. * Bir senden büyüğün, bir de senden küçüğün sözünü dinle. * Bir söz ara bozar,bir söz ara düzer. * Bir söz bin büyüye bedeldir. * Bir söz yola getirir, bir söz yoldan çıkarır. * Bir sürçen atın başı kesilmez. * Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge. * Bir tepe yıkılır, bir dere dolar. * Bir uyuz keçi bir sürüyü boklar. * Bir yemem diyenden kork, bir oturmam diyenden. * Bir çiçekle bahar olmaz. * Bir çiçekle yaz olmaz. * Bir çöplükte iki horoz ötmez. * Birden çıkan bine yayılır. * Biri bilmeyen bini hiç bilmez. * Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar. * Biribiri, adamı yer diri diri. * Bitli baklanın kör alıcısı olur. * Boka nispetle tezek amberidir. * Bol bol yiyen bel bel bakar. * Borca haylık bir aylık. * Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek. * Borç iyi güne kalmaz. * Borç uzayınca kalır, dert uzayınca alır. * Borç vermekle, düşman vurmakla. * Borç yiyen kesesinden yer. * Borç yiğidin kamçısıdır. * Borç ödemekle, yol yürümekle tükenir. * Borçlu ölmez, benzi sararır. * Borçlunun dili kısa gerek. * Borçlunun duacısı alacaklıdır. * Borçlunun döşeği ateşten olur. * Borçlunun yalımı alçak olur. * Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir. * Borçtan korkan kapısını büyük açmaz. * Bostan gök iken pazaryapılmaz. * Bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz. * Boynuz kulaktan sonra çıkar, ama kulağı geçer. * Boyuma göre boy buldum, huyuma göre huy bulamadım. * Bozacının şahidi şıracı. * Boğaz dokuz boğumdur. * Boş başak dik durur. * Boş eşek yorga gider. * Boş fıçı çok langırdar. * Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir. * Boş ite menzil olmaz. * Boşboğazı ateşe atmışlar, odunum yaş demiş. * Boşboğazı ateşe atmışlar,odun yaş diye bağırmış. * Boşboğazı cehenneme atmışlar, odun yaşdiye bağırmış. * Bu abdestle daha çok namaz kılınır. * Bugünkü işini yarına bırakma. * Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir. * Bulanık su, balıkçının yarı kazancıdır. * Buldum bilemedim, bildim bulamadım. * Burun yüzden düşmez. * Buyuran yorulmamış. * Buyurmadan tutan evlat, gün doğmadan kalkan avrat, deh demeden yürüyen at. * Buğday Hicaz’a giderken arpaya ince yufkaya karışma demiş. * Buğday başak verince, orak pahaya çıkar. * Buğday başak verince orak pahaya çıkar. * Buğday ekmeğin yoksa buğday dilin de mi yok?. * Buğday ile koyun, geri yanı oyun. * Buğday mısıra demiş ki: Aş ol, keş ol, hamur işine karışma. * Buğday yanında acı at da sulanır. * Buğdayım var deme ambara girmeyince, oğlum var deme yoksulluğa ermeyince. * Böyle baş böyle tıraş. * Böyle gelmiş böyle gider. * Böyle gerek danaya, buzağının hakkını yemeye. * Bükemediğin eli öpeceksin. * Bülbülü altın kafese koymuşlar, ah vatanım demiş. * Bülbülün çektiği dili belası. * Büyük balık küçük balığı yer. * Büyük balık küçük balığı yutar. * Büyük başın derdi büyük olur. * Büyük lokma ye büyük söyleme. * Büyük lokma ye büyük söz söyleme. * Bıldırcının beyliği arpa biçilene kadar. * Bıyığın uzunsa borazan çal. * Bıçak kınını kesmez. * Bıçak yarası onulur, dil yarası onulmaz. * Bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.