ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   ForumSinsi Sözlük Ağı (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=515)
-   -   Dost Ne Demektir (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1048114)

Prof. Dr. Sinsi 11-04-2012 02:17 AM

Dost Ne Demektir
 
Dost Ne Demektir

Dost, çok zaman yaşlı bir amcanın bastonudur. Gözleri görmeyenin gözleri olan, eli ayağı tutmayanın anası-babası olandır. Bazen öyle bir gövde gösterisi yapar ki bu dostlar, mutluluk gözyaşlarına boğulmak işten bile değildir…
Kimi zaman sadece onlarla ayakta durabiliriz. Gün gelecek anne-babamızdan da ayrılacağız. Her şeyden olduğu gibi. Ama bizi ayakta tutanlar, her daim yanımızda olacaklar dostumuzdur.

Her ayrılıkta, her acıda fark etmesek bile dostlarımızın desteği ayakta tutar bizi, onlar her zaman yanımızdadır. İyi günümüzde olduğu gibi.

Mutluluğun Kaynağıdır Onlar

Bizleri mutlu etmek için her daim kendini unutmaya, kendi dertlerini bir kenara bırakıp, bizlerin mutluluğu için çalışıp çabalamaya her daim hazır vaziyette beklerler. Çünkü biz her ne kadar farkında olmasak ta, biz mutlu olmadan mutlu olamaz onlar.
Onların bizden tek beklentisi bizim mutlu olmamızdır. Kendini hiç düşünmeden bizler için kurşun önüne atlar, hiç düşünmeden kendisini unutturup gizlide bizim için savaşır.

Kurşun demişken bu noktada minik bir hikaye anlatmak istiyorum size

“Bir gün cephede göz gözü görmüyor. Siperde bir asker en iyi arkadaşının meydanda düştüğünü görmüş. Komutana gidip, arkadaşımı alabilir miyim demiş. Komutan, olmaz o zaten çoktan ölmüştür diye reddetmiş. Asker ısrar edince komutan razı olmuş. Asker, nasıl olduysa arkadaşını sırtlayıp sipere getirmiş. Komutan demiş ki : Bak sana demiştim arkadaşın çoktan ölmüş .Oraya gittiğine değmedi. Asker demiş ki : Komutanım, ben yanına gittiğimde hala yaşıyordu. Ve onun son sözlerini duymak benim için dünyalara bedeldi. GELECEĞİNİ BİLİYORDUM DOSTUM. GELECEĞİNİ BİLİYORDUM…”

Söyleyin arkadaşlar bu olay sizce aşk değil de nedir. Bence aşkın ta kendisidir arkadaşlar…
Tabi minik bir ayrıntı hariç, Aşk ölür… Dostluk ölmez…
O zaman bir düzeltme yapıp dostluğun aşktan da üstün olduğunu söylememiz saçma olmaz herhalde...

Peki Nasıl Elde Edilirler?

Onlar elde edilmezler arkadaşlar. Bir anda melek gibi beliriverirler. Siz ne olduğunu anlamamış vaziyette bir okyanusta dibe doğru inerken, tutup elinizden aniden yukarı çekerler. Biz sadece sağa sola bakabiliriz yukarı doğru çekilirken, o elin sahibini aramak aklımıza gelmez. Zaten kimimiz suyun üstüne çıktığında bir teşekkür bile etmeyi akıl edemez, kimimiz ise kendisine yapılan bu iyiliği unutmaz, karşılığını vermek ister. Oysa hiç birimiz bilmeyiz ki, o elin sahibi bizi yukarı çıkarttığı anda unutmuştur yaptığını… Yetmezmiş gibi yapmadıklarına bakar o elin sahibi… İşte o dosttur… Büyük insandır o…

Prof. Dr. Sinsi 11-04-2012 02:17 AM

Dost Ne Demektir
 
Hastalıkların tedavisi sadece bir takım iğne ve haplardan ibaret değildir..
Allah (c.c) Kurân-ı Kerîmde, Kurân ve balın şifa olduğunu beyan ediyor.
Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v) fakirleri doyurmanın, yetimi sevindirmenin, sadaka vermenin, tebessümün… de birçok hastalıklar için şifa olduğunu haber veriyor.
Hz. Dâvud Aleyhisselâmın hikmetli bir sözü vardır. Der ki:
“Dostlardan ayrı kalmak kişiyi hasta eder.”
Demek ki, hakiki dost da birçok hastalıklar için şifa oluyor.
Hakiki dostluk Allah (c.c) için olanıdır. Bundan dolayı hakiki dostlar demişler ki:
Fâni dünyanın padişahı değiliz.
Gönül hırkalarını yamar giyeriz.
Dostlarla ağlar dostlarla güleriz…
Dostlarla gülüp dostlarla ağlayabilmek; böyleleriyle dostluk bağları oluşturabilmek mesele budur.
Böyle dostların yokluğudur insanları hasta eden.
Şair Bâkiye arkadaşları kaç çeşit dost var diye sorarlar.
Bâki, üç çeşit dost olduğunu söyler ve şöyle sıralar:
“Bir dost vardır gıda gibidir, onu her gün ararsın
Bir dost vardır ilâç gibidir, icâb ettiğinde ararsın.
Bir dost vardır ki hastalık gibidir, o seni arar.”
Hadi, kendinizi tahlil edin bakalım, sizin dostluğunuz ve dostlarınız hangi gruba giriyor?
Dostlarınız ne kadar çok olursa olsun katiyyen bezginlik göstermeyin.
Dostları çoğumsamayacağız, bin dostumuz da olsa.
Düşmanlarımızı da bir tane bile olsa azımsamayacağız.
Dinimizin düşmanı câmi bile yapsa onu “Mescid-i Dırar” bileceğiz.
Dostlarını asla üzmeyeceksin; nasıl olsa onlar sadık diyerek ihmâl de etmeyeceksin.
Senin dostluğun eline geçen makam, mevki, şan ve şöhretle birlikte netleşir.
Eba Müslim Horasanînin enfes bir tespiti vardır.
Levha yapıp duvarlara asılması her gün de okunması gereken bir tespit.
O diyor ki:
“Onlar, zararlarından emin oldukları için dostlarını uzak tuttular.
Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de düşmanlarını yakınlaştırdılar.
Yakınlaştırılan düşman dost olmadı.
Ama uzaklaştırdıkları dost düşman oldu.
Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.”
Bu meyanda Hz. Ali (RA)nin bir sözü burada yerini almalı.
Diyor ki:
“Dostların kâlbini kırmakla düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun…”
Dostunu-düşmanını tanıyamamak denilen şey de bu olsa gerek.
İmam-ı Şâfii rahmetullahi aleyh hazretleri de dostluk hakkında hep kulaklarımızda küpe gibi kalması gereken şu tespitinde der ki:
“Zor günde faydası olmayan arkadaş,
Düşmanına yakındır kıyaslanırsa,
Hangi asırda yaşarsa yaşasınlar,
Gerçek dostlar ve kardeşler,
Ortaya çıkar o kederli ânlarda…”
Batı ve Batılı kafa yapısına sahip kimselerden gerçek dost olmaz.
çünkü Batılı insanın kafası bakkal terazisi gibidir.
Hep maddî düşünür.
Ne kadar menfaat koyarsan o kadar dostluk alırsın.
Onların dostluğu, arkadaşlığı, akrabalığı, komşuluğu hep menfaate dayanır. Batılının aklı kendi eliyle yapıp istasyonlara koyduğu gazoz makinesi gibidir.
Bu makineye para atmazsan nasıl gazoz çıkmazsa, Batılılara da menfaat vermezsen dostluk alamazsın.
Sadece menfaate dayanan Batı dostluğuna kanmak şuursuzluğun neticesidir.
Dostlarımıza bakalım; hakiki mi sahte mi?
Denemeden de anlayamayız.
Muhtaç olduğumuz anlar denemek için bir fırsattır.

Prof. Dr. Sinsi 11-04-2012 02:17 AM

Dost Ne Demektir
 
Dostluk...
Yaşanmamış aşkların bilinç altındaki dürtüsünü yenebilmek ve yaşanabilmesini sağlamak için takılan bir maske değil...
Karşıdan maddi veya cinsel faydalanmanın bir aracı hiç değildir.
Dostum...
İçimi kapkara bulutlar kapladığında, başımı omuzuna yaslayabileceğim...
Onun içindeki kara bulutlar yüreğini kararttığında, başını omuzuma yaslayabilecek insandır.
Dostum...
Sıkıntıdan ellerim buz gibi olduğunda, ellerimi tutarak, sevgisi ile taaa yüreğime kadar ısıtabilecek...
Sıkıntıdan onun elleri buz gibi olduğunda, ellerini tutarak, sevgim ile taaa yüreğine kadar ısıtabileceğim insandır.
Dostum...
İşyerinde; bir bardak çayın...
Veya bir fincan kahvenin içimi süresince,
"gönül ne kahve ister, ne kahvehane"
"gönül bir dost ister, kahve bahane..." diyen satırları hatırlayıp,
hayatın minicik bir parçasını paylaşabildiğim insandır.
Dostum...
Bazen aynı "walkmen"de bir şarkıyı, bir türküyü; bazen internetin sanal evreninde,
bir kaç satır fıkrayı, şiiri,kokusunu alamasak bile, sanal bir gülü,paylaştığımız insandır.
Dostum...
Onun sosyal veya bürokratik tabakasından...
cüzdanının kalınlığından, cinsiyetinden,
inancından, mezhebinden, siyasi düşüncesinden önce...
İNSAN OLDUĞU İÇİN SEVDİĞİM...
ve
BENİ İNSAN OLDUĞUM İÇİN SEVEN İNSANDIR.


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.