![]() |
Meme Kanserini Teşhis Ve Tedavisi
Meme kanseri hastasına uygulanacak tedaviyi belirlemeden önce hastalığın evresi ve metastaz olup olmadığı araştırılmalıdır. Tru-Cut ya da cerrahi biyopsi, tedavi planı için onkoloğa yol gösterecektir.
Gelişmiş ülkelerdeki kadınların hastalığı olarak bilinen meme kanserinin teşhisi için pek çok ileri tetkikten yararlanılır. MRG (manyetik rezonans görüntüleme), meme dokusunun yoğun olduğu genç kadınlarda ve ileri meme kanseri olanlarda tedaviye cevabın değerlendirilmesi için kullanılır. Meme koruyucu cerrahi uygulanan hastalardan da MRG istenir. Duktografi ile de meme başı akıntısı olan kadınlarda, akıntı gelen kanala kontrast madde verilerek görüntü alınır. TÜMÖRDEN PARÇA ALINABİLİYOR Meme kanserinde, histopatolojik (hastalıklı dokunun histolojik incelenmesinde uzmanlaşan patoloji dalı) değerlendirme için yeterli miktarda dokunun çıkarılması gerekir. Biyopsi amacıyla da değişik tetkikler kullanılır. Tru-Cut biyopsi, öncelikle tercih ettiğimiz yöntemdir. Gerekirse tümör kitlesinin bir parçası da çıkarılabilir. Tru-Cut biyopsi ve cerrahi biyopside hematon oluşumuna (doku içinde kan birikmesi) karşı dikkatli olunmalıdır. Hematom, tümörün yayılmasını hızlandırabilir! Tümörün lenf bezlerini tutması, büyüklüğü, hastanın yaşı ve memenin büyüklüğü; meme koruyucu cerrahi için doktorun dikkat edeceği hususlardır. Koltukaltı pozitif (+) tümör büyükse, neoadjuvan dediğimiz üç kür kemoterapi ile tümör küçültülebilir. TEDAVİ ÖNCESİ İLERİ TETKİKLER Sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB); erken evre meme kanserli hastalarda, standart olarak uygulanır. Kanser tedavisinde rol oynayan en önemli faktörler; östrojen, progestron ve HER-2 (büyümeyi uyaran protein üreten gen) durumudur. Tedavi başlamadan önce tam kan sayımı, laboratuvar tetkikleri, akciğer grafisi, gerekirse BT, kemik sintigrafisi, batın ultrasonografisi yapılır. Son zamanlarda hastaların çoğuna PET yapılarak ve tümör markırlarına bakılarak (CA 15.3, CEA 12.5) tedavi planlaması yapılır. Eğer hasta metastatikse tedavi ona göre planlanır. DÜŞÜK RİSKLER Asya kökenli olmak. 18 yaşından önce doğum yapmak. Menopoza erken girmek. 37 yaşından önce yumurtalıkları alınanlar. GENETİK RİSKE KARŞI ERKEN TAKİP ÖNLEMİ Genetik meme kanseri, anne ya da babadan geçebilir. Bu hastalığa genetik olarak yakalanma oranı yüzde 5 ila 7 arasındadır. Bu gruptaki kişiler, meme ve yumurtalık kanseri riski yüksek olan kişilerdir. Bu nedenle bu gruptakiler mamografi, ultrasonografi ve jinekolojik takiplerine çok daha erken yaşlarda başlamalıdır. Genetik yatkınlığı olanlar için mamografi çektirme yaşı Amerika'da 25'e kadar indirilmiştir. Jinekolojik muayene ise altı ayda bir yapılmalıdır. BEYAZ UN VE ŞEKER KANSERİ BESLİYOR Meme kanserinin ortaya çıkmasında rol oynayan faktörler arasında radyasyon, hormonlar ve diyet de yer alıyor. Yağlı ve yüksek kalorili beslenme, meme kanseri sıklığını artırmıştır. Doğru beslenmenin çocukluk ve gelişme çağında önemli olduğu düşünülmektedir. İleri yaşlarda ise uygulanan diyetin rolü çok daha düşüktür. Hormonlar ile meme kanseri arasındaki ilişki, pek çok çalışmada gösterilmiştir. Bu çalışmalara göre; doğum kontrol hapı kullanımı veya menopoz belirtilerinin önlenmesi için hormon kullanılması, meme kanseri riskini artırmaktadır. HORMONLAR TÜMÖRÜ BÜYÜTÜYOR Yüksek kalori ve yağlı diyet ise hormon sekresyonunda (salgılamasında) artışa neden olarak, menopozdaki kadınların yağ dokusunda, en önemli östrojen kaynağı olarak ortaya çıkmaktadır. Tümörü büyütebilen hormonlar, yağda eridikleri için memede toplanma olasılıkları artmaktadır. Beyaz şeker, esmer şeker, beyaz un gibi rafine olan gıdalar; kanserin beslenmesinde çok büyük rol oynamakta ve bu maddelerin kullanılması kanser riskinin artmasında sebep olmaktadır. ULTRASON YOL GÖSTERİYOR Meme kanserini erken teşhis edebilmek amacıyla yapılan mamografi ve ultrasonografi, pek çok kadının hayatını kurtarıyor. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.