![]() |
Diyetle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Diyetle İlgili Bilgiler ve Doğru Bilinen Yanlışlar
Diyetle ilgili en sık karşılaşılan bilgiler ve doğru bildiğimiz yanlışlar. İnternet, gazete ve dergilerdeki yazılar, beslenme ve diyet hakkında önerilerle dolu. Peki bu bilgilerin ne kadarı yanlış, ne kadarı doğru? İşte, en sık karşılaşılan bilgiler ve doğru bildiğimiz yanlışlar. http://frmsinsi.net/images/frmsinsim...sinsi.net_.jpg Chicago'da Amerikan Diyetetik Derneği'nin yıllık toplantısında konuşan Georgia State Üniversitesi'nden Christine Rosenbloom, diyette doğru bilinen 10 yanlışı ortaya çıkardı. İşte diyette doğru bilinen 10 yanlış: Gece yemek yemek şişmanlatır. Doğrusu: Bunun bir kanıtı olmadığını söyleyen Rosenbloom, gece ya da gündüz alınan toplam kalorinin önemli olduğunu, ve gece ya da gündüz yenen yemeklerin kalorisinin hesaplanması gerektiğini belirtti. Kan şekerini yükselten yiyeceklerden uzak durun. Doğrusu: Rosenbloom, yiyeceklerin karbonhidrat seviyelerine göre ayarlanabileceğini söyleyerek, kilo kaybetmek ya da kan şekerinizi dengeli tutmak için bunun tek strateji haline getirilmemesini önerdi. Yüksek fruktozlu mısır şurubu kilo artışına neden olur. Doğrusu: Araştırmacılar, 2003 yılında obezitenin yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımıyla arttığına dair açıklama yaptıklarında, Rosenbloom bunun yanlış olduğunu açıkladı. Bunu destekleyen herhangi bir kanıt olmadığını savunan Rosenbloom, Amerikan Medikal Derneği'nin geçtiğimiz günlerde yüksek fruktozlu mısır şurubunun obeziteye katkıda bulunmadığını açıkladığını söylüyor. Kafein sağlıklı değil. Doğrusu: Rosenbloom, kafeinin ünlü zindelik veren etkisinin yanında Parkinson hastalığı ve gut gibi bazı hastalıklar üzerinde olumlu etkileri olduğunu gösteren deliller bulunduğunu belirterek, "Ancak düzenli olarak kafein tüketen insanlarda, kafein su kaybına yol açmaz" dedi. Az şişmanlatan yiyecekler daha iyidir. Doğrusu: Bazı insanlarda kilo kontrolü için yağ gramının hesaplanmasının işe yaradığını, ancak bazılarında bunun geçerli olmadığını belirten Rosenbloom, "Kalp hastalığı, diyabet ve metabolik sendromlu hastalar için karbonhidrat kesilerek tekli doymamış yağ gibi çok az miktarda sağlıklı yağ ilavesi yapılabilir" dedi. Daha az sodyum yiyin, tuzlu yiyeceklerden uzak durun, sofra tuzu yerine deniz tuzu kullanın. Doğrusu: Tat alma duyusunun her zaman sodyum ve deniz tuzunu fark edemeyeceğini ya da diğer gurme tuzları sofra tuzundan daha sağlıklı olmadığını açıklayan Rosenbloom, işlenmiş birçok yiyeceğin çok fazla tuz içerdiğini ve bu nedenle yiyeceklerin etiketlerinin kontrol edilmesi gerektiğini öneriyor. Günde çok fazla su içmek kilo kaybına neden olur. Doğrusu: Suyun kilo kaybettirdiğine dair bir kanıt olmadığını belirten Rosenbloom, "Çorba gibi su içeren yiyecekler, sizi tamamen doyurur. Fakat sadece su içmek aynı etkiyi yapmaz. Susuzluk ve açlık mekanizmamız iki farklı şeydir" dedi. Tam hububatlar, rafine edilmiş ve arıtılmış olanlardan daha sağlıklıdır. Doğrusu: Tam hububatların sağlıklı bir seçim olduğunu ifade eden Rosenbloom, "Fakat rafine edilmiş hububatları da terk etmenize gerek yok. İkisinden de biraz yemelisiniz" Şeker çocuklarda davranışsal sorunlara yol açar. Doğrusu: Birçok çocuk için "Çocuklar şeker yediklerinde daha coşkulu, hareketli oldukları söylenir" tezi üzerine Rosenbloom, şeker yemeseler dahi çocukların bazen daha hiperaktif davrandıklarını gösteren araştırmalar olduğunu belirtiyor. Protein, atletler için çok önemli bir besin. Doğrusu: Atletlerin hareketsiz insanlardan daha fazla proteine ihtiyacı olduğunu doğrulayan Rosenbloom, "Ancak düşünüldüğü gibi çok proteine ihtiyaçları yok. İlave olarak protein almalarına gerek yok, yedikleri besinlerle bol miktarda protein alıyorlar" dedi. Fakat zamanlama sorunu yaşadıklarını belirten Rosenbloom, ağırlık antrenmanından sonra atletlerin yaklaşık 8 gram protein tükettiklerini ve bunu küçük bir kutu az yağlı çikolatalı süt ile karşılayabileceklerini açıkladı. |
Diyetle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Diyette doğru bildiğimiz yanlışlar
Aç kalarak zayıflandığının, ekmeğin kilo aldırdığının, diyet ürünlerinin zayıflattığının ve sabahları aç karnına limonlu su içmenin aslında hiç de doğru olmayan diyet tabuları olduğunu biliyor muydunuz? http://frmsinsi.net/images/frmsinsim...sinsi.net_.jpg Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Diyetisyen Ayça Ilıca, diyetle ilgili doğru bildiğimiz yanlışları açıklıyor. “Ekmek, makarna, pilav gibi karbonhidratların diyetten tamamen çıkarılması” Diyet yapan kişinin yaptığı en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermemektir. Diyete başladığı zaman ekmek, pilav, makarna, patates, mısır gibi besinleri kesen kişilerin metabolizması ihtiyacı olan karbonhidratı önce kandan almaya çalışır. Glikoz oranı düştüğünde kan şekeride palrelinde düşmeye başlar.Sonrasında vücut kas içerisindeki karbonhidratları kullanmaya başlar ve bu durum kas kaybı anlamına gelir. Bu sırada vücut kasla beraberinde su kaybına uğrar. Yani diyette karbonhidratı kesen kimse tartıdaki sonucu görünce kilo verdiği yanılğısına düşer ancak gerçek olan vücudun kaybettiği yağ değil kas ve sudur. “Sadece protein ağırlıklı diyet yaparak hızlı zayıflama” Protein vücut mekanizmasını hızlandırdığı doğrudur ancak sürekli protein almak kas dokularını eksiltir ve su kaybına neden olur. 1 gr kas dokusu ile beraber yaklaşık 2,7 gr su kaybı olur. Yağsız doku kitlesi kaybı metabolik hızı düşürür. İnsanlar tartıya çıktığı zaman kilo verdiklerini zannederler ancak metabolizma yavaşladığı için diyet sonrasında hızlı bir şekilde kilo alınır. “Her tür hareket ve sporun zayıflatması” Vücudun egzersiz ve sporla kilo vermesi için yağ yakma formuna geçmesi gereklidir, buda ancak haftada 5 gün düzenli egzersiz ile başlar. Çoğu zaman iki saat sürekli mekik hareketi yerine uygun nabızla 45-60 dk bir yürüyüş istenilen sonuçlara ulaşmakta daha faydalı olur. “Sabahları aç karnına içilen limonlu sıcak suyun yağ yakıcı özelliği” Halk arasında inanılan bir başka yanlışta sabahları veya yemek öncesinde aç karnına limonlu sıcak su içmenin vücuttaki yağları erittiğidir ancak bu inanç tamamen yanlıştır. Suyun veya içine katılacak limon soda gibi maddelerin, bitki çaylarının kesinlikle yağları eritmek, yok etmek gibi bir etkisi bulunmamaktadır. “Tek öğün yemek yiyerek kolayca zayıflamak!..” Vücudun kilo almasına neden olan en önemli etkenlerden biri, onu bütün gün aç bırakıp sadece akşamları yemek yemektir. Çünkü yaklaşık 20 saat aç kalan vücut bu durumun devam edeceğini düşünür ve savaşa hazırlanır gibi yediklerini depolamaya başlar. Sonra 4 saat içerisinde gelen besinler yağ olarak depolanır. Bu konuda diyetisyenlerin tavsiyesi vücudu asla uzun süre aç bırakmamak ve mutlaka her 3-4 saatte birşeyler tüketilmelidir. Diyetle ilgili bildiğimiz gerçekler değişiyor mu? •Sık sık değil, günde 3 öğün yiyin Yanlış. Günde 3 öğün beslenme ara öğünlerde özelliklede öğle ve akşam yemeklerinin arasında çok acıkmaya dolayısıyla ana öğünlerde fazla miktarlarda yemek tüketilmesine neden olabilir. Ayrıca sık ve kontrollü miktarda yemek yemek metabolizmanın hızlanması içinde gereklidir. •Kilo vermek için ilaç kullanmak da doğru bir seçenek Yanlış. Tek başına ilaç kullanmak kilo kaybı ve kontrolü için yeterli ve doğru değildir. Kilo kaybı davranış değişikliği gerektirir. •Kilo vermeye yardımcı bitkisel ürünler güvenlidir. Yanlış. Tüm bitkisel ürünlerin güvenliği ile ilgili yeterli çalışma yoktur. •Fazla kilolardan kurtulmak için ilk adres iyi bir diyetisyendir Doğru. Ancak varolan fazla kilonun arkasında bir metabolik hastalık söz konusuysa mutlaka konunun uzmanı bir doktora danışılmalı, gerekliyse kişinin kilo kaybı diyetisyen – doktor ile birlikte takip etmelidir. •Fazla kilolardan kalıcı olarak kurtulmak imkansız Yanlış. Kilo kaybı geçici yöntemlerle sağlanmaya çalışılırsa verilenler fazlasıyla geri alınır. Bunun yerine davranış değişikliği yapılırsa, beslenme şekli yaşam tarzımızla örtüşürse kilo kaybı kalıcı olur. •Fazla kilonun nedeni yerken aşırıya kaçmak Doğru.Tek neden bu olmamakla birlikte, porsiyon miktarının kontrol edilmemeside kilo artışının bir sebebidir. •Kısa vadede, hızla, fazla kilolardan kurtulmak mümkün Doğru. Ancak hızla kaybedilen kiloların aynı hızla hatta fazlasıyla geri dönüceğini unutulmamalı, kısa sürede hızlı ama geçici kilo kaybındansa, olması gereken sürede dengeli kalıcı kilo kaybı tercih edilmeli. •Az beslenerek kilo probleminden kurtulabiliriz Kaybedilen kilonun istenildiği gibi yağ mı yoksa kas ve su kaybımı olduğu çok önemlidir. Doğru kilo kaybı sağlayabilmek için kişinin günlük alması gereken gıdaları mutlaka tüketmesi gerekir. Az beslenmek, kilo kaybı için bir çözüm yöntemi değildir. •Güne dengeli ve zengin bir kahvaltı ile başlayın Doğru. Ancak kalori yönününden dengeli ve kişinin gereksinimlerini karşılayacak içeriği olan bir kahvaltı ile güne başlanılmalı. •Her tür hareket ve spor zayıflatır Her tür hareket ve spor enerji harcanması için bir yöntemdir. Ancak gün içerisinde aldığınız kalori miktarı harcağınız kalori miktarından fazlaysa kilo kaybı sağlanamaz. •Seks kalori yakar. Doğru. Ancak sanıldığı kadar fazla değil. •Çay, yanında tükettiğin besin değerini yok eder ve vücutta su tutulumuna neden olur. Yanlış. Koyu olmayan bir çay gıdaların besin değerlerinde kayıba neden olmaz •Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemek zayıflatır. Yanlış. Sauna ile sadece vucuttan su kaybı olur. |
Diyetle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Sık Yapılan Diyet Yanlışları
Beslenme ve Diyet Uzmanı Banu Kazanç sık sık karşılaşılan diyet yanlışlarını anlatıyor ve sağlıklı beslenme önerilerinde bulunuyor. http://frmsinsi.net/images/frmsinsim...sinsi.net_.jpg İlk çağlardan beri devam eden güzellik arayışımız asla giderilemeyen bir susuzluk gibi sürüp gidiyor. Makyaj yapıyor, onlarca bakım ürünü kullanıyor, saçımızı boyatıyor, manikür pedikür yaptırıyoruz. Sürekli hoş kıyafetler içinde salınmaya özen gösteriyor, daha çekici ve çarpıcı olmak için saatlerce güneşleniyor, solaryuma giriyor, fazla kilolarımızdan kurtulmak için akla gelmedik diyetler deniyor, spora gidiyor, bütün bunların yetmediği noktada ise estetik operasyonlara başvuruyoruz. İngiltere'de tüketicilerle yapılan bir araştırma, ingiliz kadınlarının güzellikleri için hayatları boyunca 274 bin Euro (yaklaşık 461 bin TL) harcadıklarını ortaya koyuyor. Düzensiz beslenmek, su içmemek, sürekli atıştırma ihtiyacı duymak, sinirlenince buzdo labını açıp ne yediğini bilmeden yemek yemek en büyük diyet yanlışlarından. Günde 2-2,5 lt su içmeye çalışın. Her gün et, balık, tavuk, yumurta ve kuru bakla giller gibi yiyecekler tüketin. Ara öğünlerde süt için ya da meyve yiyin. Haftada en az üç en önemlisi sağlığımızı kaybedip adeta çirkinleşiyoruz. Öyle ki, hatalı diyetler, gereksiz estetik ameliyatları, hijyenik olmayan ortamlarda yapılan çeşitli bakımlar güzelliğimizi elimizden alabiliyor. Oysa işin sırrı, sağlığımızı ve doğal güzelliğimizi kaybetmeden bakımlı ve çekici olmakta yatıyor. Biz de bu ay güzellik uğruna ödenen bedelleri, mükemmel bir görünüm kazanmak uğruna doğallığını kaybeden kadınları masaya yatırdık. Zayıflayayım Derken ince olmanın güzel olmakla eşdeğer tutulduğu günümüzde çoğumuz bilinçsizce kilo veriyor, aşırı zayıflayıp itici bir görüntüye bürünüyoruz. Uzmanlar özellikle görsel ve yazılı basının sürekli öne çıkardığı estetik harikası, selülitsiz, sivücesiz bedenlerin, bitmeyen diyet önerilerinin kadınları olumlanan ve tapınılan defa balık yemeye özen gösterin. Bunun yanında haftada üç gün mutlaka düzenli yürüyüş ya da egzersiz yapın. Bu hatalar depresyon, panik atak, kemik yoğunluğunda azalma, gastrit, ülser ve reflü gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Diyetler, bakımlar, kozmetik dünyası ve estetik cerrahi biz kadınların daha çekici olma, beğenilme ve güzelleşme arzusunu tatmin ederken, bazen sağlıksız, çirkin, yapay, uyumsuz yüz ve bedenler de ortaya çıkabiliyor. Uzmanların görüşleri doğrultusunda "güzellik kazalarını" ve sonuçlarını irdelerken, kadınların bu uğurda neleri feda ettiklerini araştırdık. Bazen bir tutku ve saplantı haline dönüşebilen zayıflama isteği, sürekli rejim yapma arzusu ve egzersiz bağımlılığı anoreksiya nevroza adlı ciddi psikolojik rahatsızlığa yol açabiliyor. Kısacası başta sadece güzelleşmek için girilen bu yolda, kontrolün elden gitmesiyle karamsarlık, mutsuzluk, içine kapanma, yemek yiyememe, takıntılar, uykusuzluk ve cinsel sorunlar gibi sağlık problemleri yaşanabiliyor. Zayıflama takıntısının psikolojik ve fiziksel boyutunu bir yana bırakırsak, bazı basit diyet yanlışları da amacından şaşıp kişinin doğal dengesini bozabiliyor. Öyle ki, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu; diyet yaparken yalnızca yeme-içmeyi kesmenin işe yaramadığına, yağ kaybıyla birlikte kas kazanımı olmadığı için kiloların tekrar geri alındığına dikkat çekiyor. Yiyecek-içecek kısıtlamasını makul bir düzeyde tutmak ve düzenli egzersiz yapmak, kişiye hem mutluluk veriyor hem de diyet sonrası sarkmaları engelliyor. Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Tuğba Türe ise yanlış diyetlerin kişinin sağlığını bozduğunu, saçlarda dökülmelerle, ciltte solukluk, kuruma, kırışıklık, pullanma gibi lezyonlara sebep olduğunu vurguluyor. |
Diyetle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Kilo vermede karmaşa yaratan 20 diyet efsanesi
Su içersem zayıflarım, öğün atlarsam kilo veririm, sigarayı bırakırsam kilo alırım, kepekli ürünler şişmanlatmaz... Şişmanlığı içinden çıkılmaz hale getiren diyet efsaneleri araştırmayla çürütüldü. http://frmsinsi.net/images/frmsinsim...sinsi.net_.jpg Fazla kilolarla mücadele edenlerin ulaştığı sonuçlar pek iç açıcı değil. Kilo verdikten sonra bunu koruyanların sayısı ise gün geçtikçe azalıyor. Bu gidişatın birçok nedeni var, en önemlisi ise kilo verme sürecinde kargaşaya ve bilgi kirliliğine neden olan diyet efsaneleri. Çünkü bu bilgiler, hatalı diyetlere, hatalı diyetler de kilo verme başarısının düşmesine neden oluyor. 1500 kişi üzerinde yapılan araştırma, toplumda diyet efsanelerine inancın son derece yüksek, kilo verme ve sağlıklı beslenme ile ilgili hatalı bilgilerin de yaygın olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın çarpıcı sonuçlarından biri de şişmanlık düzeyinin artmasıyla efsanelere olan inanç ve uygulamaların da artması. Araştırmayı, Fark Etmeden Diyet Beslenme ve Eğitim Danışmanlığından Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez gerçekleştirdi. Aaştırmanın bilimsel değerlendirmesini ise Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Murat Baş yaptı. Dünya Sağlık Örgütü, önlem alınmazsa 2010 yılında yetişkin popülasyonda 150 milyon, çocuk ve ergenlerde ise 15 milyon kişinin şişman olacağını tahmin ediyor ve şişmanlığı salgın bir hastalık olarak tanımlıyor. Türkiye'nin şişmanlık ile ilgili projeksiyonu da farklı değil, öyle ki her iki kadından biri ve üç erkekten biri şişman. YAŞAM BOYU KİLO YÖNETİMİ Amerikan Diyetisyenler Derneği Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi de olan Selahattin Dönmez, danışanlarının diyet inanışları ve hataları üzerine yaptığı çalışmanın amacını şöyle özetledi. "14 yıldır beslenme danışmanlığımıza başvuran bireylerin, “Kötü besin yoktur, kötü beslenme vardır” ilkesinden uzaklaştıklarını, hızlı kilo verdiren yöntem arayışına girdiklerini tespit etmiştim. Kilo verme sürecindeki olumsuzluklarda örneğin, o hafta çok küçük aksaklıklara bağlı kilo verilemediği zaman, bireyin bir suç unsuru aradığını ve bazı inanışların açığa çıktığını gördüm. Verilen kilonun geri alınmasıyla oluşan hayal kırıklığını önlemek, hatalı bilgileri bulmak, kaliteli kilo verme önerilerini belirlemek, bilgi karmaşasını ortadan kaldırmak ve çevresel faktörlere göre yaşam boyu ve kişiye özel önerileri ön plana çıkarmak için bu araştırmayı planladık. Binlerce literatür taranarak ulaşılan bilimsel detaylar diyet efsaneleriyle ilgili bu sonuçları ortaya çıkardı." İŞTE KAFA KARIŞTIRAN 20 DİYET EFSANESİ Araştırma, yaş ortalaması 35, kilolu-şişman olan, hayatlarında en az bir kere diyet tecrübesi yaşamış, lise ve üzeri eğitim seviyesindeki kadın-erkek 1500 kişi üzerinde bire bir görüşme yapılarak tamamlandı. Türkiyede ilk kez yapılan, bilimsel olarak değerlendirilen araştırmaya konu olan 20 diyet efsanesi ve bunlara inananların yüzde olarak oranları ise şöyle: 1- Su içersem zayıflarım yüzde 63, 2- Ana öğünlerden birini atlarsam kolay kilo veririm yüzde 96, 3. Ne kadar az uyursam, o kadar hızlı kilo veririm yüzde 40, 4. Sigarayı bırakırsam hızlı kilo alırım yüzde 57, 5. Saat 19:00dan sonra birşey yersem şişmanlarım yüzde 37, 6. Düşük kalorili kepekli ürünlerle daha kolay kilo veririm yüzde 58, 7. Meyve, yemekten 2 saat sonra yenilmeli yüzde 70, 8. Açken fiziksel aktivite yaparsam daha çok yağ yakarım yüzde 74, 9. Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içersem yağ yakarım yüzde 76. ELMA SİRKESİ Mİ LAHANA MI DAHA ETKİLİ? 10. Zayıflamak ve toksinlerden arınmak için detoks diyeti yapmak zorundayım yüzde 40, 11. Medyada yer alan beslenme bilgilerinin son derece güvenli olduğuna inanıyorum yüzde 96, 12. Kilo yönetimi programlarında 3 beyaza yer yoktur yüzde 72, 13. Light ürünlerin kalorisi yok, istenildiği kadar tüketilebilir yüzde 95, 14. Sağlıklı beslenmede kırmızı ete yer yoktur yüzde 95, 15. Maydanoz suyu zayıflamak için idealdir yüzde 83, 16. Hangi yöntemle olursa olsun verilen kilo geri alınır yüzde 83, 17. Lahana metabolizmayı hızlandırarak zayıflatır yüzde 66 18. Protein diyetleri ile zayıflamak daha kolaydır yüzde 79, 19. Zayıflama ilaçları ile hızlı kilo veririm yüzde 95, 20. Elma sirkesi içersem yağlarımı eritirim yüzde 88. EFSANELERİN ÖNÜNE GEÇEBİLİRİZ Selahattin Dönmez, araştırmayla ortaya çıkan tabloyu, "Sonuçta yüksek yüzdeler olmasına şaşırmadım, zaten biliyordum, benim için ilginç olmadı. Bunları araştırmayla kanıtlayıp doğru bilgileri söylersek kilo yönetimindeki efsanelerin önüne geçebileceğimizi hissettim" şeklinde yorumladı. Peki, diyet efsanelerine takılmadan, sağlıklı kilo vermek ve verilen kiloyu korumak için ne yapmak gerekir? Dönmez, bu noktada fonksiyonel diyet vurgusu yapıyor ve kişiye özel diyetin neden önemli olduğunu anlatıyor. DOĞRU KİŞİYE, DOĞRU DİYET "Fark Etmeden Diyet programında biz fonksiyonel diyet uyguluyoruz. Bu sistem, her yeni bilgi ile yenilenir ve insanlara daha iyi “kilo verme” kılavuzları sunar. Asıl amacım, kilo korumaya yönelik beslenme taktiklerini içeren, vücut yağ dokusunu azaltıp, kas yoğunluğunu koruyan, az kilo veriminde bile vücutta ciddi olumlu değişiklikler yaratan kişiye özel beslenme modelini uygulamak. Fonksiyonel diyet ile hedeflenen, dengeli bir beslenme planlamak, kilo verirken oluşacak kronik hastalık riskini aktive eden geni baskılamak, kilo verecek bireyin hangi diyete daha iyi yanıt vereceği sorusuna doğru cevabı bulmaktır. Genetik yapımızdaki değişiklikler, diyete ve ilaçlara yanıtlarımızın farklı olmasını sağlar. Bu nedenle bireyler benzer diyetlere farklı yanıtlar verir. Bazıları hızlı, bazıları yavaş kilo verirken bazıları da sık duraksarlar. Fonksiyonel diyet ile kilo duraksamasını engellemek, kilo verecek kişiye uygun besinlerin yarar ve risk mukayesesini yapmak gerekir. Bazı besin öğelerini az almak hastalık riskini artırır, eksik alınan yerine konulduğunda hastalık riski azalır, yüksek miktarda alındığında ise yararlı etki kaybolur ve risk yeniden ortaya çıkar. FORKSİYONEL DİYETTE EFSANELERE YER YOK Fonksiyonel diyette; denge, çeşitlilik ve porsiyon ölçüsü bireye özgü ayarlanır. Fonksiyonel diyetle 24 saat içerisinde hücre DNAsına 10.000 olan serbest radikal saldırısı çinko, selenyum, A, C, E vitaminleri ve besinlerle sağlanan polifenollerle engellenir. Kilo verme ve yaşla birlikte oluşacak kas güçsüzlüğü azaltılır. Antioksidandan zengin beslenme planı kişiye özgü uygulanarak, yaşlanma kromozomlarının uç kısımlarını koruyan “telomer” adlı bölgelerin kısalması engellenir. Fonksiyonel diyette vitamin desteğine de gerek kalmaz çünkü tüm besinlerin dengeli harmanlanması ile toksik dozlara ulaşmayan vitamin miktarını da sağlarız. Bu diyetle bazı besin öğeleri bir araya getirilerek etkileri daha da belirginleştirilir. Örneğin, soya ve yeşil/siyah çayı beraber tüketmek kilo verirken erkekleri prostat kanserinden tek başına tüketilmelerine göre daha fazla korur. Örneğin, kilolu kişilerdeki karaciğer yağlanmasını folik asit, metiyonin, B12, B6 ve kolinden zengin beslenme ile ilaç kullanmadan düzeltmek mümkündür. Yani burada besin ile besin etkileşimi yapılır. DEMET KUTLUAY HAMİLELİK KİLOLARINI NASIL VERDİ? Selahattin Dönmez, danışanlarından manken Demet Kutluay'ın fonksiyonel diyetle doğum sonrası rahatça kilo verdiğini, üstelik bunu kurabiye, kek ve makarna gibi besinleri bolca yiyerek başardığını söylüyor. Biz de O'na bu işin püf noktasını soruyoruz. "Mart 2009'da ikinci kez anne olan ünlü model Demet Kutluay, lohusalık ve emzirme dönemini ideal şekilde atlattıktan sonra, yaşam tarzına uygun ve kişiye özgü olan 'Fark Etmeden Diyet Doğum Sonrası Beslenme Programı' ile hamilelik döneminde aldığı 20 kiloyu verme ve koruma kararı aldı. İşin püf noktası, Demet Hanımın metabolizma, vücut yapısı, kan bulguları ve sosyal hayatı temel alınarak, sevdiği besinlerle ve kendisi için hazırlanan fonksiyonel diyet programına uyması ve yüzde 100 etkinlik sağlamasıdır. Demet Kutluay, bu diyet programı ve düzenli fiziksel aktivite ile hem de istediği yemekleri yiyerek kolayca kilo verdi ve bunu korumaya devam ediyor. Kutluay, kızı ve oğlu için hazırladığı ev yapımı kurabiyelerden böreklere, peynirli tostlardan, pilav ve makarnalara kadar birçok besini bolca yiyerek formunu koruyor." DEMET KUTLUAY'IN ZENCEFİLLİ ZAYIFLAMA ÇAYI Selahattin Dönmez, son olarak Demet Kutluayın kilo vermesine yardımcı olan Fark Etmeden Diyetin Zencefilli İçeceği tarifini de paylaştı. İşte Demet Kutluay'ın zayıflama çayı: Malzemeler: 3 parça taze veya kuru zencefil, 1 yemek kaşığı bal, 1 dal veya rulo tarçın, 2 litre su, iri doğranmış 1 adet limonun kabuğu Yapılışı: Taze veya kuru zencefil parçaları ve limon kabuğu 2 litre suda kaynatılır. İçerisine rulo tarçın atılarak yaklaşık 10 dakika demlenmeye bırakılır. Su ılımaya yakın 1 yemek kaşığı bal ilave edilir ve karıştırılır. Süzüldükten sonra içime hazırdır. Ara öğünlerin ardından 1er su bardağı tüketilmesi önerilir. Etki Mekanizması: Artirit ağrıları. Menstural kramplar, soğuk algınlığı, grip, boğaz ve baş ağrısında etkilidir. Yağ yakımını hılandırır, sindirimi kolaylaştırır, mide bulantısı, gaz ve hazımsızlık şikayetlerini azaltır. Uyarı: Kan sulandırıcı ilaç kullananların zencefil tüketmemesi önerilir. |
Diyetle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Diyetle ilgili bildikleriniz doğru mu?
Elma demir içerir: Bu doğru ama çok küçük miktarlarda. Elmayı kestiğinizde esmerleşmesi sadece bir reaksiyondur, demirin belirtisi değildir. Muz kalsiyum içerir: Aslında muz iyi bir kalsiyum kaynağı değil, ancak iyi bir enerji kaynağıdır. Böylece fazla miktarda kalsiyum almayı umut ederek fazla miktarda muz yerseniz, sadece fazla kilo almış olursunuz. Yavaş metabolizma hızı kilo vermeyi zorlaştırır: Bu doğru olabilir ancak buna siz karar veremezsiniz. Bu nedenle en doğru bilgiye ulaşmak için metabolizma hızınızı ölçtürmeniz gerekir. Bedeniniz, siz ona nasıl davranırsanız o da o şekilde çalışır. Yavaş metabolizma, sadece zihninizde olabilir. Kilo vermek için karbonhidrat ve protein birlikte tüketilmemeli: Bedenimiz karbonhidratları, proteini ya da meyveleri sindirmede farklı ve etkili yöntemler geliştirmiştir. Bu nedenle karbonhidratlarla proteini ayırmanıza gerek yoktur. Zaten yoğurt, süt gibi ürünlerde her ikisi birden yer alır. Kolesterolsüz beslenin: Yüksek kolesterol içeren yemekleri fazla tüketmek, kolesterol değerlerinizi yükseltebilir. Bu aslında doymuş yağ oranlarının fazla olduğu yeme biçimidir ve zamanla kandaki kolesterol düzeyiniz artar. Eğer normal düzeyde kolesterol değerine sahipseniz, dengeli düzeyde kolesterol içeren besinleri tüketmenin sağlığınıza olumsuz etkisi olmayacaktır. Daha fazla protein kas yapmanızı sağlar: Doğru değil. Egzersiz kas yoğunluğunuzun artmasını sağlar ve eğer kaslarınızı hareket ettirmezseniz, hiçbir protein desteği bunu yapamayacaktır. Yemekle beraber ya da yemekten hemen sonra su içmeyin: Yemekler beraber makul düzeyde sıvı alımının size özel bir etkisi yoktur. Ancak küçük çocukların küçük midelerini doldurabilir ve iştahlarını etkileyebilir. Bu da yeterince yemek yiyemediklerinden dolayı beslenme yetersizliğine yol açar. İnternetten her türlü bilgiye ulaşmak mümkün. Ama bu bilginin bilimsel yanı olması çok önemli. Yaptığınız herhangi bir davranış, uzun dönemde sağlığınızı etkileyebilir. Bu nedenle, uygulamaları takip ederken ya da bunlara alışırken çok dikkatli olmak gerekir. Sağlıkla ilgili herhangi bir uygulamayı hayata geçirirken, her zaman bir uzmanla işbirliği içerisinde olmak, doğruyu öğrenmek için sorgulamak çok önemlidir. Çünkü bu uygulamaların uzun vadede vücuda zarar veren etkileri olur. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.