ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   İslami Genel Konular (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=324)
-   -   Açılın Kalp Kapıları... (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1004296)

Prof. Dr. Sinsi 10-28-2012 08:47 AM

Açılın Kalp Kapıları...
 
Her şey gönlün derinliklerinden geleni fark etmekle başlar. Onu anlamakla

kemale erişir. Ondan nasiplenebilmekle de zirveye tırmanır.

Allah herkesin kalbine bir kapı koymuştur, derinliklerde gizli. Bu kapıdan

girenler hüsrana uğramazlar, o kapıya erişenler nasipsiz kalmazlar. Bu kapı

Hak kapısıdır.

Vermeyi istemeseydi istemek duygusunu vermezdi. Önce istemekle başlar her

şey. Cüzi irade ile başlangıcı bizim yapmamız gerekir. Gerçi Allah sebepler

dairesi dışında bazı kullarına özel lütuflar verebilir ve kapılarını kendi

açabilir ama bu istisnai durumdur, genele mal edilemez.

İradeniz ile almanız gereken yolu aldığınızda inayet-i ilâhi tecelli eder ve

Allah kendisinden başka kapılara yönelmenizi, rahmeti ile engeller.

Kul muhabbet kapısından girince o güne kadar hiç görmediği, belki sadece

duyduğu bir sevgi çağlayanına ulaşmış olur. Sevdiğinden daha fazla seven,

onu ondan daha iyi bilen ve her ihtiyacını verebilme kudretinde olan Zata

ulaşır.

Bu, dünyadan ve çevremizden yüz çevirmek değildir. Sevginin merkezine tüm

sevgilere en layık olan oturtulur, tüm sevmeler de O’nun çevresine. Yani

önce O sevilir, sonra her şey O’nun için sevilir.Bir kalpte iki sevgi olmaz

sözünü de bu doğrultuda anlamak gerekir.

Bu kapının anahtarı tefekkürdür ki bilinen ibadetler içerisinde semeresi en

çok olanlardan biridir.

O’nu bulmak marifet iledir. Marifet de tefekkür ile olur. Önce kendi içinize

dönmeyi öğrenin. Kafanızda sizi meşgul eden tüm problemler ve muhakemeleri

bir tarafa bırakın. Dupduru olun. Sonra kalbinizin derinliklerine doğru yola

çıkın. O bize, bizim tahmin ettiğimizden daha yakındır.

Açılın kalp kapıları! Rabbimi bulmaya geldim deyin. Rabbinizi orada sizi

bekler bulacaksınız.

Hiçbir şey söylemeyin isterseniz. Kalbinizin tüm burukluğu, içinizin tüm

susamışlığı ve günahlar altında iki büklüm olmuşluğunuzla sadece Ya

Rabbi!deyin, yetecektir.

Kulunun kendisine dönmesi kadar O’nu hoşnut eden başka bir şey olmayan

Rabbimizin,Lebbeyk Kulum! Söyle ne istiyorsun? Nedir seni üzen? Beni bulan

ve rızamı alan kulumu ne mahsun edebilir ki? Sen mahsun olma. Ben senin

vekilinim dediğini duyarsınız belki Rabbim nasip ederse.

Bu öyle bir lütuftur ki onu elde edenin kapısını çalacağı başka bir merci,

açamayacağı hiçbir kapı kalmamıştır.

Öyle bir sevgiliyi sevin ki size her şeyi vermeye gücü yetsin, her

ihtiyacınızı görsün, sizi hep gözetsin. Öyle bir sevgiliye kendinizi

sevdirin ki O sevdi mi kainattaki tüm kullarına da sizi sevdirsin. O’nun

adıyla çaldığınız tüm kapılar ardına kadar açılsın. Muhabbetiniz muhabbetle

mukabele bulsun.

İşte insanın yaradılış gayesinin başlangıç noktası budur. Diğerleri onun

arkasından gelir.

Unutulmaması gereken bir fark vardır. Allah’ı bilmek ayrıdır, O’nu idrak

etmek ayrıdır. Bilmek marifetle, idrak tefekkür ile olur.

Her şeyde esma-i ilahiyeyi görmek marifettir. Allah’ı her yerde görmenin,

bilmenin belli bir mantığı yoktur. Bu his dünyası ile ilgilidir. Allah’ı

bilmek ancak onu hissetmekle olur.

O tecellileri tefekkür etmek de idrake götürür. Allah’ı idrak ettiğinizde

kemalâta ermiş, kalbinizde mutmainliği yakalamışsınız demektir. Artık kalp

kapılarınız ardına kadar açılmıştır. Attığınız her adım sizi ayrı bir

muhabbete, gördüğünüz her lütuf ayrı bir hayrete götürecektir.

Artık her anınızda O’nun büyüklüğünü ve muhabbetini gözyaşları içerisinde

seyre koyulacak, SübhanAllah ile ayrı bir tefekkür, Allah-u Ekber ile başka

bir hayret, Elhamdulillah ile de şükür ufuklarını yakalayacaksınız Rabbimin

izniyle.

Rabbim bizleri kendini hakkıyla idrak eden kullarından eylesin. Amin

(Alıntı)


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.