![]() |
Müzik Sözlüğü
A A CAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro. ACCELERANDO (İtal.): Hızlanarak. ADAGİO (İtal.): Yavaş tempo. ADAGIETTO (İtal.): (1) “adagio” tempoda kısa parça. (2) “adagio”dan az daha hızlı tempo AFFETTUOSO (İtal.): Taşkın bir duyguyla. AGİLE (İtal.): Çabuk, çevik. AGİTATO (İtal.): Hızlı, sarsıntılı, heyecanlı. AKOR (Fran. Accord / İng. Chord): aynı anda tınlamak üzere “dikey” olarak yazılmış ikiden fazla ses. Aynı terim, çalgıların, ses yüksekliklerinin birbiriyle uyuşması amacıyla (La=440) titreşimini tutacak şekilde düzenlenmesi için kullanılır. AKORDİYON: hava etkisiyle ses veren, körüklü ve klavyeli çalgı. Çoğunlukla dans orkestralarında kullanılır. AKUSTİK (Fran. Acoustique/ İng. Acoustic): Sesle, sesin doğumu özellikleri, ulaşımı ve alımı ile uğraşan fizik bilimi kolu. ALLA MARCİA (İtal.): Marş temposunda, marş gibi. ALLA TURCA (İtal.): Türk müziği benzerinde. ALLEGRETTO (İtal.): “Allegro”dan daha yavaş tempo. ALLEGRO (İtal.): Önceleri yalnız “mutlu” ve “sevinçli” anlamlarına gelirdi. Günümüzde hızlı tempoyu anlatmak için kullanılır. ALLEMANDE: Almanya’da doğan, 1550 yıllarında Fransa’ya geçen, ağırca tempoda tören dansı. Bu dansın karakteri 18. yüzyılda sanat müziğinde süitin bölümlerinden biri olmuş, başlangıçtaki özellikleriyle bağlılığı azalmıştır. ALTO (İtal.): Kadın ve çocuk seslerinin en pes olanı. Terim aynı alandaki erkek sesleri içinde kullanıldığı gibi, fransızcada “viyola” karşılığı olarak ta kullanılır. Alto anahtarı portenin üçüncü çizgisine konan “do” anahtarıdır. AMABİLE (İtal.): Sevimli, okşayıcı. ANDANTE (İtal.): “Yörük” anlamına gelir. Orta yavaşlıkta tempo. ANDANTİNO (İtal.) “andante”den daha hızlı. ANİMATO (İtal.): Canlı. APASSIONATA (İtal.): Tutkulu bir duyguyla. ARİETTA (İtal.): Kısa ve küçük arya. ARMONİ (Fran. Harmonie) Akorların kuruluşu, türleri, çevrilmesi, bağlanması, yürüyüşü ve melodi ilintileriyle uğraşan bilgi kolu. ARPEGGİONE: Gitar ve viyolonsel arasında, yaylı ve telli bir çalgı. 1823 yılında Viyana’da G. Staufer yapmıştır. Schubert bu çalgı için aynı adla bilinen sonatını yazmıştır. ARPEJ (Fran. Arpege / İtal. Arpegio): İtalyanca “arpeggiare” kelimesinden , arp çalmak anlamına. Süslemelerin notalanışında, bir akorun yanıbaşına konan dikey ve kıvrımlı çizgi, akor seslerinin birlikte değil de, birbiri arkasından çalınması gerekeceğini gösterir. ARYA (İtal. “Aria” / Fransızca ve İngilizce’de “Air”): Bir tür şarkı. İnsan sesi için beste. Operalarda genellikle başvurulan biçim. “Aria da capo” birinci bölümü ikinciden sonra yeniden söylemek arya biçimi. “Aria concertante – konser aryası”, “Aria d’abilit – şarkıcının teknik gösterisine uygun arya”, “Aria di chiesa – kilise aryası”. ASSAİ (İtal.): Çok. (allegro assai: Çok hızlı. Largo assai: Çok yavaş gibi). A TEMPO (İtal.): İcrada tempo değişmesinden sonra, yeniden önceki tempoya dönüş. A TONALİTE (Fran.): Tonalite dışı. Majör, minör, yada başka modal dizilerle ilgisizliği anlatan terim. Bu türlü müziğin başlıca siması sonradan tonalite dışı yazıyı kurallaştıran, Avusturyalı besteci Arnold Schönberg’dir. B BALALAYKA: Rus halkının ulusal çalgılarından. Üçgen biçimli, uzun boyunlu ve üç telli. BALLAD (Fran. “ballade” / İtal. “balata”): 12. yy.’da Güney İtalya halkının söylediği kısa dans şarkısı. Daha sonra, ballad, dans ile bağlılığını kaybetmiş, romantik yüzyılda Chopin, Liszt, Brahms gibi besteciler piyano için ballad’lar yazmışlardır. Bugün bu terim özellikle halk müziğinde, aşk şarkıları için kullanılır. BAGATELLE (Fran.): Kelime anlamı “boş, önemsiz”. Hafif, kısa piyano parçası anlamına gelir. Başka çalgılar içinde “bagatelle” yazmış besteciler vardır. BANÇO (banjo): Çoğunlukla Amerikan gezginci halk şarkıcılarının kullandığı beş, yada daha çok telli çalgı. İlk caz orkestralarında gitar yerine kullanılırdı. BANDO (İtal.): Nefes ve vurmalı çalgılardan kurulan, çoğunlukla törenlerde kullanılan çalgı topluluğu. Bandolar, genel olarak askeri marş çalarlar. Bugün ya bu türlü topluluklar için doğrudan doğruya yazılmış, yada düzenlenmiş, senfonik müzik çalan bandolar vardır. BARCAROLLE (Fran.) Sandal şarkısı. Genellikle Venedik gondolcularının söyledikleri hafif ve durgun parça. BARİTON: Orta kalınlıkta erkek sesi. BAROK (Fran.,İng.”Baroque”): Müzik alanında Barok çağı 1550 yıllarında başlamış, 1600’den sonra yayılmış, çağın öbür sanatlarındaki renk ve süsleme gösterişi, İtalyan madrigalinin kromatik armonisinde, Venedikli bestecilerin birden çok koro için yazdıkları yapıtlarda belirmiştir. Barok eğilimlerine uygun müzik yazmış besteciler arasında Gabrieli’ler, Schütz, Buxtehude, bir sınıra kadar Bach, Haendel, Rameau ve Lully gösterilebilir. BAS, BASSO: En kalın erkek sesi. BASSO CONTİNUO: Sürekli bas. 16. yy. sonlarında klavsenci veya orgçuların çok ses müziğine eşlik etmelerini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmiş kural. BEL CANTO (İtal.) Güzel şarkı, güzel söyleyiş anlamına gelir. İtalyan operasının ses gösterisine ve hançere cambazlığına dayanan söyleme üslubu. BEMOL: Bir notayı yarım aralık pesleştiren işaret. BERCEUSE (Fran.): Ninni. BİS (Fran.): Konserde halkın icracıdan ek parça çalmasını istemek için kullandığı kelime. Yerine “ encore” kelimesi de kullanılır “yine” anlamına gelir. Notada “bis” yazısı, bir bölümün bir kere daha çalınacağını gösterir. BOLERO: Bir çeşit İspanyol dansı. Üç vuruşludur, kastanyet eşliğinde oynanır. Bu dansa sanat müziğinde de rastlanmaktadır. En ünlü Bolero, Ravel’in yazdığı aynı adlı orkestra yapıtıdır. BOURREE (Fran.): Fransa’nın Auvergne bölgesinden doğma şen bir dans. Dört zamanlıdır. Barok süitlerinde kullanılmıştır. BUFFO (İtal.): Güldürücü. Operalarda güldürücü rollere çıkan şarkıcı. BURLESCA (İtal.): Güldürücü alaycı karakterli bestelere verilen ad. Bach’ın “la minör” klavsen partitasında bu adın ilk kullanılışından birine rastlanılır. C CACOPHONİE (Fran.): Kakışma. Geleneksel armoni kurallarına göre uyumsuz sayılan nota bileşimi. CADENZA (İtal.): (kadans. Fran: Cadence. Alm: Kadenz) Latince “düşmek” anlamına gelen “cadere” sözcüğünden. (1) Melodi ve armonide, bir dinlenme noktasına varış. (2) Yorumda, düşüş noktasına, parçanın ana tonalitesine varırken çalınan yada söylenen süslü, gösterişli geçit; genellikle konçertolarda rastlanır. CAMERA (İtal.): “Oda” anlamına gelir. “sonata da camera”, yada “concerto da camera”, dindışı niteliği olan çalgı müziklerini anlatmak için kullanılan terimlerdir. “sonata da camera”, dürlü dansların art arda dizilmesi bakımından süite benzer. CANTABİLE (İtal.): Şarkı söyler gibi. CANTO (İtal.): Şarkı. CANZONE (İtal.): (1) Halk şarkısı. (2) Çok sesli şarkı. (3) Yazı bakımından madrigali andıran; iki yada üç sesli çalgı müziği parçası. Canzonetta: Kısa “ Canzone”. CAPELLA (İtal.): Bir müzik parçasını seslendiren türlü çalgılardan kurulu topluluk. CAPRİCCİO (İtal.): Başlangıçta fuga yazısına dayanan bir türlü çalgı müziğini tanıtması bakımından “ricercar” ve “fantasia” ile aynı anlama gelirdi. Bugün beklenmedik etkiler taşıyan “kaprisli” besteler için kullanılmaktadır. CAVATİNA (İtal.): Daha arık, daha gösterişsiz bir arya türü. CELESTA: Mekanizması piyanoyu andıran klavyeli küçük çalgı. Alanı orta”da” dan yukarı dört oktavdır. CHACONNE (Fran. İtalyancası Ciacona): İspanyol kaynaklı olduğu sanılan bir dans. Aslında 4/4 ölçüdedir. Sanat müziğinde kullanılışı, pes alanda tekrarlanan ¾ ölçüdeki motif üzerine çeşitlemelere dayanır. Passacaglia’ya benzer. CODA (İtal.): “kuyruk” anlamındadır. Bir bestenin sonuna konan bitiş bölümü. COURANTE (Fran. İtalyancası Corrente): 16. yy.’da ortaya çıkmış, hızlı tempoda, üçlü zaman ölçüsünde Fransız dansı. CREDO (İtal.): Dua. CRESCENDO: Sesi gitgide yükselterek. ÇALGILAMA (fran. İngilizcesi: Instrumentation): Çalgıların tını nitelikleri, ses sınırları, birbirleriyle birleştiklerinde, ne türlü sonuçların ortaya çıkabileceği konusundaki bilgilerin tümü. ÇEŞİTLEME (Fran. Variation): Bir temanın, bir konunun, bir düşünün değişikliklerle tekrarlanması. Değişim, ritm, armoni ve melodide, çoğu kere konunun her bir tekrarında bunlardan yalnız birinde yapılır. D DECRESCENDO (İtal.): Gitgide hafifleyerek ve ses yoğunluğunu düşürerek. DİAPASON (Diyapazon): Yunanca’da sekizinci aralık anlamına gelir. Fransızca’da, ses uyulmamasında kullanılan ve “LA” sesini veren aracın adı. DİSSONANCE (Fran.) Bak. CACOPHONİE… DİVİRTİMENTO (İtal. Fransızca divertissement: (1) Operada danslar bölümü. (2) Çalgı müziğinde, danslar dizisi. 18. yy.’da süit’den çıkma bir biçim. DİYEZ (Fran.Diése, İng.Sharp, Alm.Kreuz) Bir notayı yarım aralık tizleştiren işaret. DOLCE (İtal.): Tatlı ve yumuşak. DOLENDO (İtal.): Üzüntülü. DÖNEMSEL BİÇİM (fran. Forme cyclique): Sonat biçiminde yazılmış yapıtlarda, ilk bölümde sunulan konuların, sonraki bölümlerde de kullanılması. Örnek: César Franck’ın “re minör” senfonisi. DRAMMA DER MUSİCA (İtal.): müzikli oyun. Opera. DUET, DUO: İki ses için müzik. DÜZENLEME (Fran. Arrangement, Transcription): Bir ortam için yazılmış bir yapıtı bir başka ortama aktarmak. Örnek: Schubert’in şarkılarını Liszt’in piyano için düzenlemesi… Bach’ın org yapıtlarını, Stoskovski’nin orkestra için düzenlemesi. E ENSEMBLE (Fran.) Beraberlik, topluluk. EŞLİK (Fran. Accompagnement): İnsan sesi yada tek çalgı için yazılmış yapıtlarda, başlıca ses yada seslere yardımcı durumda olan çalgı bölümü. ETUDE (Fran.): Çalışma yada terim parçası. Bu amaçla yazılmış pek çok parça, anlatımla ilgili bağımsızlıkları yönünden, başlı başına birer sanat yapıtı değeri taşımaktadır. Örnek: Chopin veya Debussy’nin piyano “étude”leri. F FALSETTO (İtal.): Erkek seslerinin normal alan dışında tiz, kadın sesine benzer sesler çıkarmak amacıyla başvurdukları yöntem. FANDANGO (İsp.): üç zamanlı, canlı, gitar ve kastanyet eşliğiyle oynanan İspanyol dansı. FANFAR (Fran. Fanfare): Maden çalgıların çaldığı, genellikle şenliklerde ve törenlerde ilgi çekmek için kullanılan müzik. FANTAİSİE (Fran. İtalyanca:fantasia. Almaca:Phantasiestück. İngilizce:Fancy): Bağımsız biçimli parça. Başlangıçtaki anlamına göre, bölüm benzetmelerinin “imitation” ların önce metot kurallarına uygun olarak, sonraları kontrapunta yazısında daha büyük özgürlükle yapıldığı parçalar. 18. yy’a kadar yazılmış “fantasie”ler, Bach’da en kesin ilkelerini bulan fuga yazısını hazırlanmıştır. FRANDOLE (Fran.): Fransız halk dansı. Jig’e benzer. FİNALE (İtal.): Konçerto, senfoni, opera gibi uzun, yada çok bölümlü bir bestenin son bölümü. FOLİA: Eski Portekiz dansı. FORLANA: Jig’e benzer İtalyan dansı. FORTE (İtal.): Güçlü. FUGA (Lat. Fransızca: Fugue): Kontrapunta yazısı biçimlerinden biri. Tema (yada, başka bir deyişle konu) bir seste sunulur ve sonra öbür seste birbiri ardından benzetiş yoluyla konuyu izler. “Fuga” sözcüğü Latince’de “kaçmak” anlamına gelir. Nitekim Fuga’da seslerin birbiri ardına sıralanması kovalamayı andırmaktadır. FENEBRE (İtal.): Yaslı. Marcia funebre: Cenaze Marşı. FUOCO, CON (İtal.): Ateşli. FURİANT: Çabuk tempoda bir Bohemya dansı. FURİOSO (İtal.): Öfkeli. G GAVOTTE (Fran.): Fransa’da 18.yy.’dan sonra yaygınlaşan oynak bir dans türü. GİOCOSO (İtal.): Sevinçli, şen. GİUSTO (İtal.): Tam. Doğru. Allegro guisto: Aşırılığa kaçmayan, kesin vuruşlu hızlı tempo. GLİSSANDO (İtal.): Kaydırma, piyanoda parmağı tuşların üstünden hızla geçirme. Yaylı çalgılarda telin üstünde kaydırma. GLOCKENSPİEL: Büyüklerine göre, tınıları belirli çelik parçacıklara tokmakla vurularak çalınan, ses boyutları beş oktava dek ulaşan çalgı. GRANDİOSO (İtal.): Büyük, ihtişamlı. GRAVE (İtal.): Çok yavaş tempo. GRAZİOSO (İtal.): Sevimli yada ince duygulu. H HABANERA (isp.): İspanya’da yaygın Küba kaynaklı dans. Küba’ya Afrika’dan gelmiştir. İki vuruşludur. Ritm özelliği, birinci vuruşun noktalı oluşudur. HARMONİCA: Ağız mızıkası. Ağız orgu. Sesi, üflenince titreyen maden kamışlarla çıkar. HARMONİUM: Kamışlı org. 1810 yılında Fransız Grélé bulmuş. 1842 yılında Fransız Deboin geliştirmiştir. Piyanoya benzer. Kullanışlı ve sesi orgu andırır. I IMPROMTU (Fran.): Doğaçtan yorum anlamına gelmekle birlikte 19. yy’da gelişmiş şarkı (Lied) biçiminde yazılmış parçalar için kullanılmıştır. IMPROVISATION (Fran.): Doğaçtan yorum yada söyleyiş. Müziği hazırlıksız olarak içe doğduğu gibi, hem yaratma hemde yorumlama sanatı. INTERLUDE (Fran.): Bir yapıtın ana bölümleri arasında yorumlanan ğparça. INTERMEZZO (İtal.): (1) Başlangıçtaki anlamına göre, bir oyunun perdeleri arasında dekor değişmesine ve oyuncuların hazırlanmasına fırsat vermek için sunulan müzikli kısa oyun. Intermezzo’lar sonraları opera perdeleri arasında da oynanmıştır. (2) Operalarda ara müziği J JİG: İngiliz kaynaklı, hızlı dans. JOTA (isp.): Bir çift dansçının oynadığı, hızlı tempoda kastanyet eşlikli İspanyol dansı. K KAMMERMUSİK (Alm.): Oda müziği. KANON (Fran. Canon) Çok ses yazısı türlerinden. Ses girişleri, dizinin türlü katlarında tekrarlama yoluyla birbirini izler. KANTAT (İtal. Cantata): Başlangıçtaki anlamına göre söylemek, “teganni” edilmek için yazılmış parça. Bugünkü anlamına göre, operada olduğu gibi, metni bir olayı bir konuyu anlatan, fakat sahnede oynamak için hazırlanmamış, bir yada birkaç solo şarkıcı ve orkestra (ve bazı kere de koro) için yazılmış yapıt. KAPELLEMEİSTER (Alm.): (1) Orkestra yöneticisi. (2) Kilise müziği yöneticisi. KASSATİON (Alm.): 18. yy’da süitin türlerinden. KASTANYET: İspanya ve Güney İtalya’da halk müziğinden yayılan kestaneye benzeyen, birbirine bağlı iki tahta parçası. Bolero, fondago ve tarello gibi halk danslarında süsleyici bir ritm unsuru olarak çalınır. KOLORATURA (İtal.): Çalgılarda ver insan sesinde süslü geçitler. Terim genellikle, bu türlü geçitleri ustalıkla söyleyebilen lirik sopranolar için kullanılır. KONÇERTO (İtal.): Genellikle tek, bazen de birden çok çalgı için, orkestra eşliğiyle yazılmış beste. Concerto grosso: Küçük bir çalgı grubunun (concertino), orkestranın geri kalan çalgılarıyla (ripieno) karşıt durumda olduğu yapıt. KONSERVATUVAR (Fran.): Müzik öğrenimi için kurulmuş büyük okullar. İlk konservatuvar Napoli’deki San Maria di Loreto’dur. KONTRALTO (İtal.): En pes kadın sesi. KONTRAPUNTA (İtal.): Birden çok sesi birleştirme kurallarının tümü. Armoniyle yakından ilgilidir. KONZERTMEİSTER (Alm.): Senfoni yada opera orkestrasında baş kemancı. Yalnız kemanlardan ve öbür yaylı çalgılardan değil, yöneticiden sonra bütün orkestranın çalışma beraberliğinden sorumlu kişi. KUARTET (Fran.): Dört çalgı yada dört ses için müzik. Dört çalgılık, yada dört seslik topluluk. En yaygın dörtlü çalgılaması, iki keman viyola ve viyolonselden kurulan topluluktur ve bu ortam için sayısız yapıy verilmiştir. KUİNTET, KENTET (Fran.): Beş çalgı, yada beş ses için müzik. Beş çalgılık yada beş seslik topluluk. L LAENDLER: Kaynağı Avusturya olan ¾ ölçülü dans. Valsin doğumuna yol açmış viyana klasikleri bu dansı bazı yapıtlarında kullanmışlardır. LARGAMENTE, LARGO (İtal.): Geniş anlamında. Çok yavaş tempo. LARGHETTO (İtal.): “Largo”dan az daha hızlı. LEGGİERO (İtal.): Hafif. LEİTMOTİV (Alm.): Kişilerin yada olayların tanıtılması için kullanılan, melodik, ritmik yada armonik kimliği olan cümle bölümleri. Genellikle operada kullanılır. Wagner’in operalarında “Leitmotiv”lerin özel bir önemi vardır. LENTO (İtal.): Yavaş. LİBRETTO (İtal.): “Küçük kitap” anlamına gelir. Opera metni, opera oyunu. LOURE (Fran.): 18. yy. süitlerinde rastlanan bir tür halk dansı. M MAESTOSO (İtal.): Görkemli. MALAGUENA: Malaga kaynaklı, Endülüs’te yayılmış İspanyol halk dansı. MEİSTERSİNGER (Alm.): 14. 15. ve 16. yy’larda Almanya’da birlikler ve loncalar kurmuş ozan ve şarkıcılara verilen ad. MELODİ: Ritm öğesinden yararlanarak, bir biçim için art arda çizilmiş notalar. MELODRAM: Müzikle birlikte, melodisiz olarak, düz okuma durumda söylenen dram. Müzik eşliğiyle bir anlatıcı için hazırlanmış yapıtların türüne verilen ad. MENUETTO (İtal.): 17. yy’da ortaya çıkmış. Fransa kaynaklı, üç zamanlı saray dansı. Adı “küçük” anlamına gelen menu sözcüğünden türemiştir. Ufak adımlarla oynanması bu adı gerektirmiştir.müziği önce süitlerde yer almış, sonra sonat biçiminin bölümlerinden biri olmuş, yerini scherzo’ya bırakıncaya kadar kullanılmıştır. METRONOM: Müzikte zaman ölçen, bir parçanın tempo hızını belirten araç. Prensibini 1596’da Paris’te Etienne Loulie bulmuş, 1816’da Johann Nepomuk Maelzel ilk metronom fabrikasını kurmuştur. MİSSA (Fran.): Katolik kilisesi tören müziği. Başlıca bölümleri “Kyrie”, “Gloria”, “Sanctus” ve “Benedictus”, “Agnus Dei”. Her bir parçanın iç biçimini sözler düzenler. “Missa” büyük biçim olarak süiti andırır. MODULATİON (Fran.): Bir tonaliteden öbürüne geçme. Modülasyon. MONODRAM: Tek şarkıcı için opera. MOTİF: Bir yapıtın kuruluşunun ana öğelerinden biri olarak kullanılan ve bir müzik fikrinin kaynağı olan parça. N NOCTURNE, NOTTURNO (fran, İtal.): “Gece Müziği” anlamında kullanılır. İlk terim olarak durgun, düşünceli, ve duygulu piyano parçalarını anlatmak için John Field tarafından kullanılmıştır. Bu türde en olumlu, en ünlü parçaları Chopin yazmıştır. NONET: Dokuz çalgı için yapıt. Dokuz çalgıdan kurulmuş topluluk. NOTA: Müzik yazısı. Sesleri gösteren işaretler. O OKTAV (İng.) Sekiz sesli aralık. OKTET (Fran.): Sekiz çalgılı topluluk. Sekiz çalgı yada sekiz üyeli topluluk için yazılmış yapıt. ONİKİ NOTA MÜZİĞİ: Yarım ses aralıklı kromatik dizideki oniki notanın besteci tarafından bağımsızca seçilip sıralanışı ile ortaya çıkan diziye dayanan müzik. Oniki nota dizisi prensibini bir tonal düzen yerine, yeni bir düzen kurma amacıyla Avusturyalı besteci Arnold Schoenberg hazırlamıştır. OPUS (Lat.): “Yapıt” anlamında kullanılır. Bazı besteciler yapıtlarının bestelenmiş yada yayınlanmış sırasını belirtmek için Op. Kısaltmasını ve yapıtın sıra numarasını kullanırlar. P PARTİSYON (Fran.): Çalgı yada ses bölümlerinin birlikte okunmasını sağlamak amacıyla birbiri üstüne sıralanış notası. PARTİTA (İtal.): 17. yy’da art arda çalınan dans parçaları dizisi. Bach, terimi iki anlamda kullanmıştır. (1) süit karşılığı, (2) org “chorale”leri üzerine çeşitlemeler. PASSACAGLİA (İtal.) : İspanyolca “sokak şarkısı” anlamına gelen “passagallo” sözcüğünden 17. ve 18. yy. süitlerinde rastlanan, orta yavaşlıkta, üç zamanlı, tekrarlanan figüre (ostinato’ya) dayanan dans biçimi. PASSION: İsa’nın haçlanması ile ilintili kutsal metin üzerine koro, solo şarkılar ve çalgı eşliği için bestelenen bir tür oratoryo. Ortaçağ’da “mystére” ve “devozione”lerden türemiştir. PASTORAL: (1) Konusu genellikle efsanelere dayanan müzikli oyun. Operanın öncüsüdür. Renaissance İtalya’sında ortaya çıkmış, sonra özellikle Fransa’da gelişmiştir. (2) “Çobansı” nitelikte çalgı müziği yada şarkı. “Musette” ve “Siciliana” pastoral biçimlerdir. PİANO, PİANİSSİMO (İtal.): Hafif, yumuşak çok hafif, çok yumuşak. PİCCOLO (İtal.): Küçük flüt. Ses alanı normal flüte kıyasla bir oktav yukarıdan başlar. PİU (İtal.): Çok. PİZZİCATO (İtal.): Yaylı çalgılarda bir geçidin yayla değil, tellerin parmakla veya tırnakla çekilerek çalınacağını belirten terim. POLACCA (İtal.): İtalyan tarzında yazılmış olmakla beraber dansın ritmik özelliklerine bağlı bir tür “polonaise”. POLİTONALİTE (Fran.): Birden çok ve birbirinden ayrı tonalitelerin bir arada kullanılması. POLKA: Bohemya kaynaklı, hızlı tempolu dans. POLONAİSE (Fran.): Polonya halk dansı. Orta yavaşlıktadır. PRESTO (İtal.): Çabuk. PRESTİSSİMO (İtal.): Çok çabuk. PRIMADONNA (İtal.): “Birinci Kadın” anlamına gelir. Operalarda baş kadın şarkıcı. Q QUATRE NOTES CONTRE UNE: Bire karşı dört nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan. QUİETO: Sakin anlamında kullanılır. QUİNTON: 18. yy.’a ait eski bir Fransız kemanı. QUODİLBET: (istendiği gibi, dermece) 16. ve 17. yy.’larda polifonik vokal bir eserin farklı eserlerindeki birkaç popüler melodi ve metnin komik bileşimi bu kelimeyle adlandırılırdı. Bach’ın Goldberg Variationların sonuncusu bir quodilbet idi. R RALLENTANDO (İtal.): Yavaşlayarak. RAPSODİ: Belirli bir kalıp ve biçime bağlı olmayan genellikle halk temalarına dayanan çalgı müziği. RECİTATİVO (İtal.): Bir operanın oratoryonun yada kantatın “teganni” edilmeyip, söylenen, bir türlü konuşmayla sunulan bölümleri. RESİTAL: Bir konserde tek şarkıcı yada çalgıcının eşliksiz olarak bir veya birkaç yapıtı sunması. RİSOLUTO: Güçlü, kararlı. RİTM: Zaman içinde varolan müziğin yine zaman içinde belirtilmesi. Ritm müziğin üç ana öğesinden biridir. Öbür ikisi melodi ve armoni. Melodisiz ve armonisiz müzik olabilir ama ritimsiz bir müzik düşünülemez. ROMANCE: Besteciyi kesin bir kalıp biçimine uymak zorunda bırakmayan, genellikle duygusal parçalara verilen ad. RUBATO: İcrada geçici olarak kesin bir tempodan ayrılman ve nota sürelerini bir cümlenin anlamını açıklamak, yaymak amacıyla değiştirmek. S SALTARELLO: Hızlı tempoda eski İspanyol- İtalyan dansı. Lavta süitşerinde pavan’dan sonra yer alır. SCHERZO: “Şaka” anlamına gelir.sonat biçiminde Beethoven’den bu yana “menuetto”nun yerini almış olan bölüm. Tekrarlanan kesin çizgili bir ritmik figüre dayanır. Menuetto’da olduğu gibi karşıt nitelikte bir yavaş bölümü (üçlü bölümü) vardır. SERENAD: Akşam müziği. Akşam yahut gece vakti, açık havada genellikle bir kadının penceresi altında söylenir, çalınır türde parçalar… SONAT: Başlangıçtaki anlamıyla “çalınmak, tınlatılmak” için parça anlamında… Üç yada dört bölümden kurulmuş yapıtın bütünü.. SONATİN: Küçük ve kısa sonat. SOPRANO: En tiz kadın veya çocuk sesi. SUBRET: Operalarda ve operetlerde genellikle hizmetçi kız rolüne çıkan hafif sopranolar sınıfına verilen ad. STACCATO: Notalarda belirtilen sesleri birbirine bağlamadan teker teker ayrı ayrı yorumlama. STRETTO: (1) Fuga yazısında, ana konu ile karşılığın üst üste geldiği ve seslerin birbirini daha yakından izlediği bölüm. (2) Parçanın sonunda tempo hızlanması (genellikle İtalyan operasında). SÜİT: 16. yy.da bir yandan halk arasında, öte yandan saraylarda gelişmeye ve yaygınlaşmaya başlayan dans parçaları demeti. Sanat müziği sınırları içinde yer edinmiş, 17. ve 18. yy.lar boyunca başlıca çalgı müziği ortamı ve sonat biçiminin öncüsü olmuştur. Allemande, Courante, Gavotte, Rigaudon, Loure, Passepied, Chaconne süitlerde rastlanan başlıca danslardır. SÜRDİN: Bir yaylı çalgıyı, yada maden nefes çalgısını sağırlaştırıcı parça veya tıkaç. T TANGO: Ritmi Habanera’ya benzeyen (noktalı ritm) fakat daha çabuk tempoda dans. İspanyol-Amerikan kaynaklıdır. Meksika’dan çıktığı sanılır. Arjantin’de çok yaygındır. TARANTELLA: Çok hızlı ve canlı tempoda Napoli dansı. TEMA: Bir bestede başlıca müzikal fikir yada konu. İlk çok ses yazısında, üzerine kontrapuntanın kurulduğu “cantus firmus”. TEMPO: Müzikte sesin süresi üzerine kurulmuş, ses hareketlerinin süre ve hızlarını ölçmeye yarayan sistemlerin temeli. TENOR: En tiz erkek sesi. TOCCATO: Sözcük anlamı “dokunmak için” parça. Klavye müziğinde (org, klavsen) verilen ilk adlarından biri. Kuzeyli orgçular ve Bach fuga yazısında “toccata”larda geniş yer vermişlerdir. TONALİTE: Bir bestede yada bir beste bölümünde bütün nota ve akorların, bir “çıkış noktası” durumundaki notayla ilgilerini düzenleyen sistemlerin bütünü. Tonalite, kendi başına, müzik yaratıcılığında bir amaç değil, fakat araçlardan yalnız biridir. TRANQUİLLO: Sakin, rahat. TREMOLO: Bir nota yada bir akorun çok hızlı olarak tekrarı. TRİL: Bir notanın bir üstteki notayla çok hızlı olarak sıralanması. TRİO: Üç ses yada çalgı için yazılmış beste. Böyle bir besteyi çalan topluluk. TROPPO: Çok… Non troppo: Çok değil… Allegro non troppo: Çok hızlı değil… TROUBADOUR: 11. ve 14. yy.lar arasında Fransa’nın güneyindeki gezginci ozanlara verilen ad. Kuzeydekilere “trouvére” denir. TUTTİ: Bütün, tüm, hep birlikte anlamlarına gelir. Konçertolarda ve koro seslerinde solo sesin yanında bulunan çalgı ve seslerin bütününe verilen ad. U UVERTÜR: Müzikli sahne yapıtlarının, süit ve senfonilerin başındaki açılış, giriş müziği. İtalya’da Alessandro Scarlatti, Fransa’da da Jean-Baptiste Lully uvertürü üç bölümlü olarak kesinleştirmişler, böylece klasik senfoni biçiminin temelini atmışlardır. UMORİSTİCO: Şakacı, esprili. UNA CORDA: Tek tel. Piyanoda özel bir pedala basılarak çekiçlerin üç yerine bir tele vurmasını sağlayarak özel bir ses rengi elde edilmesi. Normale dönüş “tre corde” komutuyla belirtilir. UNCA: Çengel. Notaların değerini gösteren çengel. UNGHERESE, HONGROİSE: Macar tarzında. UNİSONO, UNİSSON: Tek sesli, aynı seste. UNİTONAL: Tek tonlu. UNNO, NATİONALE: Ulusal. UOMO: Erkek adam. Başroldeki erkek şarkıcı. ÜÇGEN (Fran., İng. Triangle): Titreşimi sağlamak amacıyla üçgen biçiminde bükülmüş maden çubuktan yapılma, belirli bir nota yüksekliği vermeyen vurma çalgısı. V VİBRAFON: Maden çubukların üstüne tokmakla vurularak çalınan, her bir çubuğun altında bulunan borunun içindeki havanın, elektronik araçla titreştirilmesiyle elde edilen tınıya sahip çalgı. VİBRATO: Titreme, insan sesinde olsun, türlü çalgılarda olsun, bir notanın yüksekliğini aşağı ve yukarı doğru sık yada geniş aralıklı sallandırılmayla elde edilir. VİRGİNAL: Diz üstüne yerleştirilip çalınan küçük klavsen. VİRTUOZ: Yorumunda teknik ustalığın üstün katına erişmiş kişiler için kullanılan terim. VİVACE: Canlı. VOCE: Ses. (Mezza Voce: Yarım ses), (Sotto Voce: hafif ses) VORSPİEL: Müzikli oyunlarda yapıtın başlamasından önce çalınan orkestra parçası. X XYLOPHONE: Ksilofon. Farklı uzunlukta tahta plaketlerden oluşan vurmalı çalgı. Y YORUM: Bir müzik yapıtını icra eden şarkıcı, enstrümanist yada yöneticinin, o yapıtı bestecinin düşünce ve duygularına uygun olarak sunma amacıyla uyguladığı duygusal davranışın ve bilimsel inceleme sonuçlarının tümü. Z ZARZUELA: Bir tür İspanyol opereti. ZELO, ZELOSO: Acele , aceleyle. ZİGANKA, ZİGEUNER, ZİNGARA, ALLA ZİNGARA: Çingene, çingene müziği, çingene tarzında, Çigan. ZOPPA: Aksak. ZWİSCHENSPİEL (Alm.): Müzikli oyunlarda perde arasında çalınan orkestra parçası… |
Müzik Sözlüğü
Kelime Dil Anlam A La. Abaissement (Fr.) Ses Düşmesi. Abaisser (Fr.) Bir parçanın veya çalgının tonunu düşürmek, kalınlaştırmak, indirmek. A battuda (İt.) Ölçüde. Abbandonamente (İt.) Tartıma bağlı olmadan. Abbandonavolmente (İt.) Tartıma bağlı olmayan bir deyi ile. Abbandonandosi (İt.) Tartımı düşünmeksizin. Abbandono (İt.) Tartımın bağlayıcılığını bırakarak. Abbasamento (İt.) İnerek, indirerek. Abbasamento di mano (İt.) Dokunçlu çalgıda (piyano, org) bir elin öteki el altından çaprazlanacağı. Abbasamento di voce (İt.) Sesi indirmek (insan sesi için). Abbassando (İt.) İndirerek, azaltarak. Abbelimini (İt.) Süslemeler, süs notaları. A.b.c.dieren (Al.) Ses eğitiminde, öğretiminde notaları harflerle seslendirerek. Abendmusik (Al.) Akşam müziği. Abertura (İsp.) Uvertür bkz. Ouverture. Abgebrochene kadenz (Al.) Kesik durgu (kadans). A bocca chiusa (İt.) Burun sesiyle, ağız kapalı olarak söyleyerek. Aboyer (Fr.) Akor dışı sesler. Abrégé (Fr.) Özetlenmiş, kısaltılmış. Abréviations (Fr.) Kısaltmalar. Abridge (İng.) Kısalt, özetle. Abridgement (İng.) Kısaltma, özetleme. Absolute (Al.) Yalın, salt, programsız. Absolute musik (Al.) Salt müzik, betimleme ve tasımlama öğelerinden yoksun olan müzik. Absolute pitch (İng.) Bir sesi tam olarak söyleme ve duyma yeteneği. Absorption (Fr.) Emme (akustikle ilgili). Abstossen (Al.) Kesik kesik çalış. Abwaerts steigende stute (Al.) İnici dizi. Abwechseln (Al.) Değiştirmek, değiştirme. A cappella (İt.) 1) Kilise müziğinde bir tür adı. 2) "Yalnız koro için" anlamında, çalgı eşliğinde değil. A capriccio (İt.) İsteğine bağlı bir yorumla. Acc (İt.) Accompagnamento' nun kısaltması. Accarezzevole (İt.) Okşayarak. Accel (İt.) Accellerando' nun kısaltması. Accelerando (İt.) Çabuklaştırarak. Accelerare (İt.) Çabuklaştırmak. Acceleratemente (İt.) Çabuklaştırarak. Accelarato (İt.) Çabuklaşarak. Accélérer (Fr.) Çabuklaştırmak, hızlandırmak. Accent (Fr.) Vurgu. Accentare (İt.) Vurgulayarak. Accentato (İt.) Belirgin biçimde. Accentuare (İt.) Vurgulayarak, belirgin biçimde. Accentuate (İng.) Vurgula. Accentuation (Fr.) Vurgulama. Accentuato (İt.) Belirgin biçimde. Accentuer (Fr.) Vurgulamak. Acciaccare (İt.) Çarpmak. Acciaccato (İt.) Özensiz, ince olmayan, sert. Acciacctura (İt.) 1) Dokunçlu ya da telli çalgılarda uygun seslerinin ardıllanması. 2) Çarpma. Accident (Fr.) Değiştirme, değişim. Accidental (İng.) Geçici değiştirme işareti. Accidentals (İng.) Değiştirme işaretleri. Accidents (Fr.) Değiştirme işaretleri. Acclaim (İng.) Alkışlamak. Acclamation (Fr.) Alkış. Acclame (Fr.) Alkışlamak. Accolade (Fr.) Kaş, iki dizeği ( alt alta ) birleştiren işaret. Accompagnament (Fr.) Eşlik. Accompagnamento (İt.) Eşlik. Accompagnare (İt.) Eşlik etmek. Accompagnateur (Fr.) Eşlik eden, eşlikçi. Accompagnato (İt.) Eşliğinde. Accompagnatore (İt.) Eşlik eden, eşlikçi. Accompagné (Fr.) Eşliğinde. Accompagner (Fr.) Eşlik etmek. Accompanamiento (İsp.) Eşlik. Accompanar (İsp.) Eşlik etmek. Accompanied (İng.) Eşliğinde. Accompaniment (İng.) Eşlik. Accompanist (İng.) Eşlik eden, eşlikçi. Accompany (İng.) Eşlik et. Accord (Fr.) Uygu (akor), en az üç sesin bir anda duyulması. Accordamente (İt.) Tek ses etkisi verecek nitelikte kaynaşmış iki ses. Accordamento (İt.) Uyuşumlu. Accordance (İt.) Uyum. Accordando (İt.) Uyumlu düzenli (akortlu). Accordato (İt.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş). Accordare (İt.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek). Accordatore (İt.) Düzenleyici (akort eden). Accord brisé (Fr.) Bir uygu seslerinin çabucak ardıllanışı (arpeji). Accordé (Fr.) Uyumlanmış, düzenlenmiş (akort edilmiş). Accorde arpeggiato (İt.) Bkz. Accord brisé. Accorde gebrochen gespield (Al.) Arpejlenmiş uygu. Accordéon (Fr.) Akordeon, körüklü dokunçlu bir çalgı. Accorder (Fr.) Uyumlamak, düzenlemek (akort etmek). Accordeur (Fr.) Uyumlayıcı (akort edici). Accord fondamental (Fr.) Temel uygu (armonide). Accordieren (Al.) Uyumlamak (akort etmek). Accordion (İt.) Akordion. Accordo (İt.) Uyum, düzen (akort). Accordo fondamentale (İt.) Temel uygu (armonide). Accordior (Fr.) Kurgaç, piyano uyum (akort) açkısı. Accord parafait (Fr.) Beşli Uyguları. Accord par substitution (Fr.) Yer değiştirimli uygu. Accords de sixte (Fr.) Altılı uyguları. Accouplement (Fr.) Birleştirme, çiftleştirme. Accoupler (Fr.) Birleştirmek. Accrescendo (İt.) Sesi gittikçe kuvvetleştirerek. Accroc (Fr.) Asma. Achough (Fr.) Aşk şarkıcısı, tar veya Ud (saz) eşliğinde söyleyen ozan. Achtel, achtelnote (Al.) Sekizlik nota. Achtel pause (Al.) Sekizlik Sus. A cinque (Fr.) Beş sesli. Acolouthia (Yun.) Kanon tipi eski bir dinsel müzik türü. Acompanado (İsp.) Eşliğinde. Acompanate (İsp.) Eşlik eden. Acompaniment (İng.) Eşlik. Acompaniment keyboard (İng.) Do - Fa arasındaki uygu (akor) ve bas eşlik tuşları (org için). Acordado (İsp.) Uyumlanmış (akort edilmiş). Acorde (İsp.) Uyum (akort). Acorde arpeggiado (İsp.) Bkz, Accord brisé. Acordo (İt.) Uygun (akor). Acoustic (İng.) Ses ait, işitmeye ait. Acoustics (İng.) Akustik Bkz. Acoustigue. Acoustigue (Fr.) Akustik, ses fiziği, sesin fiziksel özeliklerini inceleyen bilim dalı. Act (İng.) Rol yapmak, benzetlemek, iş eylem. Acte (Fr.) Perde. Action (Fr.) Operada ana konuyu oluşturan baş olgu. Oyundaki olaylar zinciri. Actor (İng.) Erkek oyuncu. Actress (İng.) Bayan oyuncu. Acuda (İsp.) En ince ses. Acustica (İt.) Akustik. Acuta (İt.) En ince ses. Acute (İng.) En ince ses. Adagietto (İt.) Adagio değin ağır değil. Adagio (İt.) Ağır başlı ve gösterişli bir deyi ile. Adagio appassionato (İt.) Aşırı isteği, tutkuyu değişli bir adagio ile. Adaigo assasi (İt.) Daha adagio. Adaigo cantabile (İt.) Etkili bir ses deyisi ile adagio. Adaigo di molta (İt.) Çok ağır. Adaigo ma non troppo (İt.) Çok ağır değil. Adaigo ma non troppo emolto cantabile (İt.) Çok ağır olmadan etkili bir ses deyisi ile. Adaigo sosteunto (İt.) Ağır başlı belirgin bir deyişle. Adagissimo (İt.) Adagio' dan daha ağırca. Adaptation (Fr.) Uyarlama. Adaption (İng) Bkz. Transcription. Adenda (İt.) Katıntı, eklilik. Additional keys (İng.) Piyanoda beşinci sekizlinin en son sesleri. Additionnels (Fr.) Değişik etkenlerle seslerde oluşan sonuç (akustik ile ilgili). Adolcendo (İt.) Tatlı bir deyişle. Addolarato (İt.) Acıklı, yaşlı bir deyişle. Adirato (İt.) Kızgın, öfkeli bir deyi ile. Ad lib. (İt.) Ad libitum' un kısaltması. Ad libitum (İt.) İsteğe yoruma bağlı olarak. Adorno (İsp.) Süs, süsleme. A douple flat (İng.) La çift bemol. A douple sharp (İng.) La çift diyez. Adufe (İsp.) Tef. A - dur (Al.) La majör. Aed (Yun.) Gezginci besteci ve şarkı okuyan, şarkıcı. Aéde (Fr.) Bkz. Aed. Aehnllich (Al.) Benzerleri. A flat (İng.) La bemol. Affabile (İt.) Güleç, aydınlık bir deyişle. Affanata (İt.) Kaygılı. Affanato (İt.) Tasalı, kaygılı bir deyi ile. Affanaso (İt.) Kaygılı, tasalı. Affanoso (İt.) Kaygılı, tasalı. Affectvoll (Al.) Sevecen, içten bir deyi ile. Affettato (İt.) Tutku, coşku dolu bir deyişle. Affetto (İt.) Aşırı bir tutku deyisi ile. Affetuoso (İt.) İçten, sevgiyle dolu bir deyişle. Affettuosamente (İt.) Sıcak, cana yakın, tatlı bir deyiş ile. Affinité (Fr.) Tondaşlık. Affinités (Fr.) Tepki,ilgi (akustikle ilgili). Afflitta (İt.) Üzgün, tasalı bir deyişle. Afflitto (İt.) Kaygılı, üzgün bir deyişle. Afflizione (İt.) Üzgün, acıklı yaslı bir deyişle. Affrettando (İt.) Coşarak koşan bir çalışla. Affrettamente (İt.) Sabırsız, koşan bir çalışla. Affrettoso (İt.) Azıcık çabuklaştırarak. Aficionado (İsp.) Amatör. Afinador (İsp.) Uyumlayıcı (akort eden). Afinar (İsp.) Uyumlamak (akort etmek). A florid passage (İng.) Bkz. Roulade. Agevole (İt.) Kıvrak, uçuyormuş gibi bir deyişle. Agevolezza (İt.) Canlı, kıvrak atik bir deyişle. Aggradevole (İt.) Hoş, sevimli. Aggrappando (İt.) Arp yapıtlarında, ayakçağın kerteye takılacağını gösterir. Aghanim (Fas.) Kamış, kaval. Çift kamışlı. Agile (Fr.) Coşkulu, atılgan. Agilmente (İt.) Canlı ve çevik bir deyişle. Agitato (İt.) Atılgan, tez canlı bir deyişle. Agitazione (İt.) Kışkırtılmış, hırçın bir deyişle. Agité (Fr.) Atılgan, hareketli. Agitirit (Al.) Taşkın, atılgan bir deyişle. Agiustamente (İt.) Duyguları okşayan tatlı bir deyi ile. Agnus dei (Lat.) Katolik kilise müziği, "Tanrını Kuzusu" demektir, Messe' nin altıncı ve son bölümüdür. Agreebla (İng.) Tatlı, hoş. Agreebly (İng.) Tatlılıkla, hoş biçimde. Agrément (Fr.) Yineleme, prova. Agréments (Fr.) Süslemeler. Agogik (Yun.) Hız, tempo derecelenişi. Belirli bir temponun, geçici olarak hızlanması veya ağırlaşması. Agogique (Fr.) Bkz. Agogik. Agones (Yun.) Yarışma biçiminde geçen genel oyunlar (müzik ve spor oyunları gibi). Agregation (Fr.) Birçok sesi üst üste koyma, yazma. Birleştirme. Agudo (İsp.) En ince ses. A half (İng.) İkilik (birliğin yarısı). Accroc (Fr.) Asma. Achough (Fr.) Aşk şarkıcısı, tar veya Ud (saz) eşliğinde söyleyen ozan. Achtel, achtelnote (Al.) Sekizlik nota. Achtel pause (Al.) Sekizlik Sus. A cinque (Fr.) Beş sesli. Acolouthia (Yun.) Kanon tipi eski bir dinsel müzik türü. Acompanado (İsp.) Eşliğinde. Acompanate (İsp.) Eşlik eden. Acompaniment (İng.) Eşlik. Acompaniment keyboard (İng.) Do - Fa arasındaki uygu (akor) ve bas eşlik tuşları (org için). Acordado (İsp.) Uyumlanmış (akort edilmiş). Acorde (İsp.) Uyum (akort). Acorde arpeggiado (İsp.) Bkz, Accord brisé. Acordo (İt.) Uygun (akor). Acoustic (İng.) Ses ait, işitmeye ait. Acoustics (İng.) Akustik Bkz. Acoustigue. Acoustigue (Fr.) Akustik, ses fiziği, sesin fiziksel özeliklerini inceleyen bilim dalı. Act (İng.) Rol yapmak, benzetlemek, iş eylem. Acte (Fr.) Perde. Action (Fr.) Operada ana konuyu oluşturan baş olgu. Oyundaki olaylar zinciri. Actor (İng.) Erkek oyuncu. Actress (İng.) Bayan oyuncu. Acuda (İsp.) En ince ses. Acustica (İt.) Akustik. Acuta (İt.) En ince ses. Acute (İng.) En ince ses. Adagietto (İt.) Adagio değin ağır değil. Adagio (İt.) Ağır başlı ve gösterişli bir deyi ile. Adagio appassionato (İt.) Aşırı isteği, tutkuyu değişli bir adagio ile. Adaigo assasi (İt.) Daha adagio. Adaigo cantabile (İt.) Etkili bir ses deyisi ile adagio. Adaigo di molta (İt.) Çok ağır. Adaigo ma non troppo (İt.) Çok ağır değil. Adaigo ma non troppo emolto cantabile (İt.) Çok ağır olmadan etkili bir ses deyisi ile. Adaigo sosteunto (İt.) Ağır başlı belirgin bir deyişle. Adagissimo (İt.) Adagio' dan daha ağırca. Adaptation (Fr.) Uyarlama. Adaption (İng) Bkz. Transcription. Adenda (İt.) Katıntı, eklilik. Additional keys (İng.) Piyanoda beşinci sekizlinin en son sesleri. Additionnels (Fr.) Değişik etkenlerle seslerde oluşan sonuç (akustik ile ilgili). Adolcendo (İt.) Tatlı bir deyişle. Addolarato (İt.) Acıklı, yaşlı bir deyişle. Adirato (İt.) Kızgın, öfkeli bir deyi ile. Ad lib. (İt.) Ad libitum' un kısaltması. Ad libitum (İt.) İsteğe yoruma bağlı olarak. Adorno (İsp.) Süs, süsleme. A douple flat (İng.) La çift bemol. A douple sharp (İng.) La çift diyez. Adufe (İsp.) Tef. A - dur (Al.) La majör. Aed (Yun.) Gezginci besteci ve şarkı okuyan, şarkıcı. Aéde (Fr.) Bkz. Aed. Aehnllich (Al.) Benzerleri. A flat (İng.) La bemol. Affabile (İt.) Güleç, aydınlık bir deyişle. Affanata (İt.) Kaygılı. Affanato (İt.) Tasalı, kaygılı bir deyi ile. Affanaso (İt.) Kaygılı, tasalı. Affanoso (İt.) Kaygılı, tasalı. Affectvoll (Al.) Sevecen, içten bir deyi ile. Affettato (İt.) Tutku, coşku dolu bir deyişle. Affetto (İt.) Aşırı bir tutku deyisi ile. Affetuoso (İt.) İçten, sevgiyle dolu bir deyişle. Affettuosamente (İt.) Sıcak, cana yakın, tatlı bir deyiş ile. Affinité (Fr.) Tondaşlık. Affinités (Fr.) Tepki,ilgi (akustikle ilgili). Afflitta (İt.) Üzgün, tasalı bir deyişle. Afflitto (İt.) Kaygılı, üzgün bir deyişle. Afflizione (İt.) Üzgün, acıklı yaslı bir deyişle. Affrettando (İt.) Coşarak koşan bir çalışla. Affrettamente (İt.) Sabırsız, koşan bir çalışla. Affrettoso (İt.) Azıcık çabuklaştırarak. Aficionado (İsp.) Amatör. Afinador (İsp.) Uyumlayıcı (akort eden). Afinar (İsp.) Uyumlamak (akort etmek). A florid passage (İng.) Bkz. Roulade. Agevole (İt.) Kıvrak, uçuyormuş gibi bir deyişle. Agevolezza (İt.) Canlı, kıvrak atik bir deyişle. Aggradevole (İt.) Hoş, sevimli. Aggrappando (İt.) Arp yapıtlarında, ayakçağın kerteye takılacağını gösterir. Aghanim (Fas.) Kamış, kaval. Çift kamışlı. Agile (Fr.) Coşkulu, atılgan. Agilmente (İt.) Canlı ve çevik bir deyişle. Agitato (İt.) Atılgan, tez canlı bir deyişle. Agitazione (İt.) Kışkırtılmış, hırçın bir deyişle. Agité (Fr.) Atılgan, hareketli. Agitirit (Al.) Taşkın, atılgan bir deyişle. Agiustamente (İt.) Duyguları okşayan tatlı bir deyi ile. Agnus dei (Lat.) Katolik kilise müziği, "Tanrını Kuzusu" demektir, Messe' nin altıncı ve son bölümüdür. Agreebla (İng.) Tatlı, hoş. Agreebly (İng.) Tatlılıkla, hoş biçimde. Agrément (Fr.) Yineleme, prova. Agréments (Fr.) Süslemeler. Agogik (Yun.) Hız, tempo derecelenişi. Belirli bir temponun, geçici olarak hızlanması veya ağırlaşması. Agogique (Fr.) Bkz. Agogik. Agones (Yun.) Yarışma biçiminde geçen genel oyunlar (müzik ve spor oyunları gibi). Agregation (Fr.) Birçok sesi üst üste koyma, yazma. Birleştirme. Agudo (İsp.) En ince ses. A half (İng.) İkilik (birliğin yarısı). Amorously (İng.) Aşıkâne. Amour (Fr.) Aşk. Amoureusement (Fr.) Bkz.Amoroso. Amuse (İng.) Eğlendirme. Amusement (İng.) Eğlence. Amusie (Fr.) Müzik yeteneğinden yoksunluk, müzik dışı. Amusing (İng.) Eğlenceli. Amusingly (İng.) Eğlenceli biçimde. Amusique (Fr.) Müzikten hoşlanmayan. Anacrouse (Fr.) Eksik ölçü, ilk ölçünün eksik bir 'vuruşla başlaması, bu eksiklik parçanın veya bölümün sonunda 'mutlaka tamamlanır. Anacruse (İt.) Eksik ölçü. Anacrusis (İsp.) Eksik ölçü. Analyse (Fr.) Çözümleme. Analysis (İng.) Çözümleyen. Analyst (İng.) Çözümleyen. Analyze (İng.) Çözümlemek. Anapeste (Yun.) Eski bir (iki kısa bir uzun) tartım biçimi. Anarmonia (İt.) Uyumsuz. Anche (Fr.) Kamış. Ancia (İt.) Kamış. Ancora (İt.) Bir daha. Ancora una volta (İt.) Bir kez daha. And (İng.) Ve, de, ile. Andolousie (Fr.) Arap müziği kaynaklı İspanyol halk müziği. Andamente (İt.) Sakin, durgun bir deyi ile. Andamento (İt.) Yürüyüş, yöneliş, gezinti. Andante (İt.) Ağırca çalış. 2) Sonat, senfoni v.b. Yapıtlarının ağır bölümünün adı.Metronom (66-72). Andante cantabile (İt.) Duygulu anlamlı bir şarkı söyler gibi. Andante can moto (İt.) Andante'den azıcık daha canlı. Andante espressivo (İt.) Duygu, anlam katılan bir deyişle. andante. Andantamente (İt.) Andante'yi andıran bir deyişle. Andante moderato (İt.) Ölçülü, orta bir çalışma andante. Andante molto (İt.) Çok ağır çalışla. Andante religioso (İt.) Dinsel bir deyişle. Andante sostenuto (İt.) Belirgin, belirten bir tutumla. Andantino (İt.) Andante'den hızlıca. Andantino espressive (İt.) Andante'den ağırca, duyguyu bir deyişle. Andantino mosso (İt.) Canlı bir andantino. Andare (İt.) Ağırlaşmak. An aeghth (İng.) Sekizlik. Anew (İng.) Yeniden, bir daha. Anqelique (Fr.) Eski telli bir çalgı. Angemessen (Al.) Doğur, tam, yanlışsız. Anglaise (Fr.) Eski bir dans. Anglican (İng.) İngiliz kilisesine mensup, ait. Angoscîa (İt.) Canlı, yaslı. Angosciosamento (İt.) Acılı yaslı olarak. Angoscioso (İt.) Acılı, yaslı, karamsar bir deyişle. Anharmoniuqe (Fr.) Armonisiz. Anima (İt.) Derin bir anlam vererek. Animando (İt.) Canlandırarak. Animato (İt.) Kendini kaptırmış bir coşkuyla Metronom (120-132). Animato ma mon troppo (İt.) Canlı, coşkulu, ancak çok değil. Animé (Fr.) Canlı ve coşku dolu bir deyişle. Animo, animoso (İt.) Derin bir anlam vererek. Anmut (Al.) İyilik anlamı vererek. Anmutig (Al.) İyilik sever bir deyişle. Anneau (Fr.) Boehm'ün gerçekleştirdiği mekanizma (flüt ve klarinette). Annulaire (Lat.) Elin dördüncü parmağı. Anonyme (Fr.) Adı bilinmeyen.Yaratıcısı bilinmeyen. Anspruchlos (Al.) Alçak gönüllü , katkısız bir deyişle. Antécédant (İng.) Öncül, ilk tem. Antécédence (İng.) Öncelik. Antécédent (Fr.) Öncül, kılavuz, ilk tem, ana tema. Antecendente (İsp.) Öncül ilk tem. Antecedently (İng.) Önceden. Antefena (Lat.) Bkz. Anthem. Antefn (İng.) Bkz. Anthem. Anthem (Yun.) Dinsel beste türü. Anticipacion (İsp.) Önceden alış. Anticipation (Fr.) Önceden, acele eden tutumlu, evme . Erken alış, bir sesi ya da uyguyu zamanından önce duyuruş. Anticipazione (İt.) Önceden alış verme. Antidactyle (Fr.) Bkz. Anapeste. Antienne (Fr.) Bkz. Anthem. Antimetrical (İng.) Vezin kuralına aykırı, vezinsiz. Antiphona (Yun.) Bkz.Anthem. Antiphonaire (Fr.) Romen kilisesi kaynaklı şarkılar. Antiphonal (İng.) Karşılıklı ilâhi okuma usulüne ait. Antiphonary (İng.) Karşılıklı okunan ilâhi kitabı. Antiphonia (Yun.) Sekizliler biçiminde söyleyiş. Antiphonic (İng.) Antiphony üslûbunda. Antiphony (İng.) Karşılıklı ilâhi okuma yöntemi, üslûbu. Antique (İng.) Eski zamana ait. Antiquity (İng.) Eski zaman uygarlığı. Antistrophe (Yun.) Uyguda ikinci (ortadaki) ses. Antitonale (Fr.) Ton dışı. Apace (İng.) Çabuk, süratle. Apassionata (İt.) Tutkulu bir duyguyla. Apathetic (İng.) Duygusuz, cansız. Aphones (Yun.) Eski yunanda nüans sürelerini gösteren işaretler. Aphonia (İng.) Ses yitimi. Aphonie (Yun.) Normal gırtlak sesinde değişme, kaybolma. Aphony (İng.) Ses yitimi. A piacere (İt.) Bağımsız, çalıcının isteğine bırakılış. A piacimento (İt.) Gezinti, serbestiliği ile, yoruma bırakılı. Apiece (İng.) Her biri. A plaisir (Fr.) Bkz. A piacere. Apollo clubs (İng.) Müzik kulübü, derneği. Apologue (İng.) Ahlaki öykü. Apotome (Fr.) Büyük yarım perde (ses). Appareil auditif (Fr.) Dinleme organı. Appasionata (İt.) Tutkulu, aşırı istekli ve ateşli bir deyişle. Appassionatissimo (İt.) Çok aşırı bir tutkuyla son derece istekle. Appassionato (İt.) Tutkulu aşırı istekli ve ateşli bir deyişle. Appeau (Fr.) Sesini benzetleyerek kuş tutmaya yarayan düdük. Appenato (İt.) Yaslı, üzüntülü. Applaud (İng.) Alkışlamak. Appoggiare (İt.) Basamak. Appoggiatura (İt.) Esas sese bir üst ya da alt derecesine dokunarak geçme. Basamak. Appoggiature (Fr.) Bkz. Appoggiatür. Appoggiature longue (Fr.) Uzun basamak. Appuyer (Fr.) Dayanmak, yüklenmek. Apron, apron stage (İng.) Sahnenin perde önü bölümü. Aptitude (İng.) Yetenek. A punto d'arco (İng.) Yayın ucu ile çalınacağını bildirir. A quarter (İng.) Dörtlük. A quarter note (İng.) Dörtlük nota. A quarter-rest (İng.) Dörtlük sus. A quarto (İt.) Dörtlük. A quatro (İt.) Dört seli, dört bölümlü. Arabesque (Fr.) Süsleme yöntemi. Aracto (İt.) Yay ile. Arbitrario (İt.) İsteğe bağlı bir deyişle. Arbitrary (İng.) İsteğe bağlı. Arabitrio (İt.) İsteğe bırakılı. Arc. Archet'nin kısaltması. Archaisme (Fr.) Bestecilikte eski yöntem ve üslupları benzetleme. Archet (Fr.) Yay (arşe). Archicembalo (İt.) Eski bir çalgı. Archiluth (Fr.) Eski telli bir çalgı Archiviole (Fr.) Yaylı (telli) çalgılar ailesi. Archlute (İng.) Ut (büyük luthe). Arciliuto (İt.) Eski telli bir çalgı. Arco (İt.) Yay (arşe). Arco ileno (İsp.) Tam yay ile. Arco in su (İt.) Yayı iterek. Ardency (İng.) İstek, çaba. Ardent (İng.) Çabalı, ateşli. Ardently (İng.) Çabayla, istekle. Ardito (İt.) Canlı. Arête (Fr.) Çan'ın kalın ses veren bölgesini çınlatmak. Aria (İt.) Araya. Genellikle operalarda insan sesi için yazılan beste biçimi. Aria buffa (İt.) Güldürücü arya. Aria concertante (İt.) Dinleti aryası. Aria d'abilita (İt.) Sesçinin yöntemini, yeteneğini gösterecek nitelikte arya. Aria di chiesa (İt.) Kilise aryası. Arietta (İt.) Küçük arya. Ariette (Fr.) Küçük ezgi, küçük arya. Aright (İng.) Doğru, kusursuz. Arigot (Fr.) Altı delikli, üflemeli bir askeri müzik çalgısı (küçük flüt gibi). Arioso (İt.) Hızı belirli, uzunca etkili bir opera parçası. Armatura (İt.) Başlık. Armature (Fr.) Başlık. Armer la cref (Fr.) Açkıyı başlıklamak (diyez veya bemol koymak). Armgeige (Al.) Kol kemanı, alto kemanı. Armoneggiare (İt.) Armonize etmek. Armonia (İt.) Armoni. Seslerin bileşimi ile ilgili uygu bilimi. Armonia moderno (İsp.) Çağdaş armoni. Armonica di bocca (İsp.) Ağız mızıkası. Armonico (İt.) Armonik. Armonizar (İsp.) Armonize etmek. Armoniosamente (İt.) Uyumlu bir biçimde. Armure (Fr.) Başlık. Açkı ile ölçü gösteren 'rakamlar arasında, dizeğe değiştirme işaretlerini 'koymak. Arpa (İt.) Arp. Arpégé (Fr.) Arpejlenmiş. Arpége (Fr.) Arpej. Uygu seslerini çabukça ardıllama. Arpégement (Fr.) Arpejleme. Arpéger (Fr.) Arpejlemek. Arpeggiare (İt.) Arpejlemek. Arpeggiata (İt.) Arpejleme. Arpeggiato (İt.) Arpejleme. Arpeggiatura (İt.) Arpejlerin ardıllanışı. Arpeggieren (Al.) Arpejlemek. Arpeggio (İt.) Arpejleme. Arpeggione (İt.) G.Staufe'in yaptığı (1823) yaylı ve ' telli bir çalgı. Arpeggioted (İng.) Arpejlenmiş. Arpegiar (İsp.) Arpejlemek. Arpegiato (İt.) Arpejlenmiş. Arpegio (İsp.) Arpej. Arpinella, arpineta (İt.) Küçük arp. Arpista (İt.) Arp çalıcısı. Arrengement (Fr.) Uyarım (arrajıman). Bir ses çalgı ' yada topluluk için yazılmış olan bir yapıtı, başka bir 'çalgı veya orkestraya (çalgı topluluğuna) yeniden ' uyarlamak, düzenlemek. Arranger (Fr.) Uyarımlamak. Arrangieren (Al.) Uyarımlamak. Arreglado (İsp.) Bkz. Versiyon. Ars antiqua (İt.) Eski sanat. Ars nova (İt.) Yeni sanat. Arsis (Yun.) Kaldırış. Art (İng.) Sanat. Articolare (İt.) Tane tane belirterek. Articolato (İt.) Belirlenmiş, belirtilmiş. Articolazione (İt.) Açık. Sağlam, doğru olarak 'belirterek. Articulacion (İsp.) Bkz. Articulation. Articulado (İsp.) Belirlenmiş, belirtilmiş. Articular (İsp.) Tane tane belirterek. Articulate (İng.) Heceleri ayırarak söylemek. Articulation (Fr.) Acık, Sağlam, doğru olarak belirterek. Articulé (Fr.) Belirlenmiş, belirtilmiş. Articuler (Fr.) Tane tane belirterek. Artifice (Fr.) İşleme, geçiş noktası. Artikulation (Al.) Bkz. Articulation. Artikulieren (Al.) Tane tane belirterek. Artiste (Fr.) Artist. Sanatçı. Artistic (İng.) Sanatkârane, güzel sanatlara ait. Artistique (Fr.) Güzel sanatlarla ilgili. Artistry (İng.) Sanat yapıtları, sanat yeteneği, güzel sanatlarla ilgilenme. As (Al.) La bemol. Asas (Al.) La çift bemol. Ascend (İng.) Çıkıcı. Ascendant (Fr.) Çıkıcı. Ascendente (İt.) Çıkıcı. Ascending (İng.) Çıkıcı. As-dur (Al.) La bemol majör. A serie of arpeggios (İng.) Arpejli uygular sıralanışı, serisi. Ases (Al.) La çift bemol. A sharp (İng.) La diyez. A short fugue (İng.) Kısa küçük füg. Asiatique (Fr.) Doğuya özgü. Aside (İng.) Sahnede kendi kendine söyleme. A sixteenth (İng.) Onaltılık. A sixtyfourth (İng.) Altmışdörtlük. As-moll (Al.) La bemol minör. Aspiration (Fr.) Soluk alma. Bir parça çalınırken veya okunurken, belli yerlerde soluk alma. Aspirer (Fr.) Soluk almak. Assai (İt.) Çok, pek. Assai vivace (İt.) Çok çabuk. Assiemo (İt.) Ses beraberliği, ses birliği. Assonance (Fr.) Uyum. Söz uyumu. Atabal Davul. Atabal turgues (İsp.) Türk davulu. A tempo (İt.) İlk tempoya, önceki tempoya. Athématique (Fr.) Temasız. Athematisch (Al.) Temasız. Atonal (Fr.) Eksensiz (tonsuz). Atonalité (Fr.) Eksensizlik (tonsuzluk). A tre (İt.) Üçüzlü, üçü bir arada. A tre mona (İt.) Üç elle. A tre parti (İt.) Üç bölümlü, üç partili. A tre voci (İt.) Üç sesli. Attacca (İt.) Giriş. Attacca subito (İt.) Hemen gir. Attacca subito il seguente (İt.) Hemen ikinciye girilecek, geçilecek. Attach (İng.) Bağlamak. Attaque (Fr.) Atılış, kapılış, algılayış. Attaquer (Fr.) Atılmak, kapmak, algılamak. Attention (Fr.) Dikkat (et). At the cotave (İng.) Bir sekizli üstten. A thirtysecond (İng.) Otuz ikilik süre. Attitude (Fr.) Bale'de bacağın arkaya atılışı. Attractif(ive) (Fr.) Diğer dereceleri belirleyen ilk nokta. Attune (İng.) Uyumlamak. Aubade (Fr.) Şafak sökerken çalınan müzik. Aube (Port.) Bkz. Aubade. Audace (Fr.) Korkusuz, kesin bir deyişle. Audible (Fr.) Dinlenilebilir. Audince (İng.) Duyma (işitme). Audiofrequency (İng.) Ses dalgalarının frekansı. Audiometer (İng.) Ses kuvvetini ölçen aygıt. Auditeur (Fr.) Dinleyici. Auditon (Fr.) Dinleyiş ilk dinleti. Auditive (İng.) İşitmeye ait. Auditoire (Fr.) Dinleyenler. Auditor (İng.) Dinleyici. Auditory (İng.) Dinleme salonuna ait. Auditorium (Lat.) Dinleti salonu. Aufgeweckt (Al.) Canlı, çabuk, çevik. Auflösungszeichen (Al.) Bekar, bkz. Bécarre. Aufstrich (Al.) Bkz. Poussê. Auftakt (Al.) Eksik ölçü. Aufloesung (Al.) Çözülme (armonide). Aufsteigend (Al.) Çıkıcı. Augmentation (Fr.) Artırım. Augment (İng.) Artık. Augmenté (Fr.) Artık. Augmented interval (İng.) Artık aralık. Augmenter (Fr.) Artırmak. Auhang (Al.) Bitim eki, bölümü, Coda. Aulête (Fr.) Aulos çalıcısı. Aulos (Yun.) Eski bir çalgı. Aural (İng.) Kulak veya duyma organına ait. Auriculaire (Lat.) Elin beşinci parmağı, (piyanoda beşinci, kemanda dördüncü parmak). Ausdruck (Al.) Anlatım, deyi. Ausdrucksvoll (Al.) Anlatımlı, deyili. Ausführen (Al.) Çalmak. Ausführer (Al.) Çalıcı, çalgı çalan. Ausführung (Al.) Çalış, çalma. Ausgehalten (Al.) Dayangan, devam ettirilen. Au signe (Fr.) İşarete (senyö işaretine). Ausserts lebhaft (Al.) En son hızlılıkla. Ausweichung (Al.) Eksen değiştirme. Ausweichung der stimme (Al.) Eksen değiştiriş (ton değiştiriş). Authente (Yun.) En eski. Authentique (Fr.) Doğru, gerçek, belgelenmiş. Auto bass cord section (İng.) Otomatik bas, uygu (akor) bölümü. Autographe (Fr.) Kendi eliyle yazılmış. Autoharp (İng.) Uygu çalan bir çeşit arp. Ave (Lat.) Selâm, selâm duası. Ave maria (Lat.) Selam, ey Meryem! Ave, Regind caelorum (Lat.) Selam "Göklerin kraliçesi" Meryem Ana için. A vide (Fr.) Açık telde, parmaklar tele basılmadan yay çekiş. Avoid (İng.) Sakınmak, kaçınmak. Avoidance (İng.) Sakınma, kaçınma. A whole (İng.) Birlik. A work (İng.) Yapıt. Awwâda (Fas.) Kamış flüt. Azione sacra (İt.) Oratoryo. Çalgı müziği eşliğinde 'söylenmek üzere koro için yazılmış, Genellikle kutsal konulu bir dram türü. |
Müzik Sözlüğü
Si bemol. Baborak (Çek.) Bohemya halk dansları. Bacchanale (Lat.) Şarap tanrısı Baküs onuruna düzenlenen bağbozumu şenliği. Bacchetta (İt.) Değnek, çubuk. Bachelor of music (İng.) Müzik Doktoru ndan önceki akademik unvan. Bacchic (İng.) Baküs törenlerine ait. Bachique (Lat.) Bir müzik parçasını belirleyen nitelik (çoklukla ses müziğinde ünlü şarap ve bağbozumu şenlikleriyle ilgili olan). Backdrop (İng.) Sahnede arka perde. Background (İng.) Bir caz yapıtında, kimi zaman bir soloya (esas ezgiye) doğaçlama eşlik. Backstage (İng.) Perde gerisinde, sahnenin arka plânında. Badinage (Fr.) Sevinçli, şakacı. Basse-danse (Fr.) Yürüyerek ve ayakları kaydırarak yapılan bir dans. Basse chiffrée (Fr.) Rakamlı bas. Basse continue (Fr.) Sürekli bas. Basse voice (İng.) En kalın erkek sesi. Bassi (İt.) Bas çalgılar hep birlikte. Basset-horn (İng.) Alto klarnet. Bassetthorn (Al.) Alto klarnet. Bass klarinette (Al.) Bas klarnet. Basso (İt.) En kalın erkek sesi. Basso accompagnant (Fr.) Eşlikçi bas. Basso continuo (İt.) Sürekli bas. Basso contrainte (Fr.) Sürekli bas. Basso figuree (Fr.) figürlü, işlemli bas. Basso fondamentale (Fr.) Temel bas. Basson (Fr.) Fagot, çift kamışlı soluklu bir çalgı. Bassoniste (Fr.) Fagot çalgısı. Basson-quinte (Fr.) Küçük fagot. Basso obstinée (Fr.) Direngen bas. Bassoon (İng.) Fagot. Bassoon player (İng.) Fagot çalıcısı. Basso ostinato (İt.) Direngen bas. Basso ripieno (İt.) Eşlik eden bas. Basstimme (Al.) Kalın erkek sesi. Basstuba (Al.) Alaşımlı üflemeli çalgı, tuba. Bassus (Fr.) Eskiden çok sesli topluluğun ciddi partilerine verilen ad. Bass viol (İng.) Viyolonsel. Basso (İng.) Kalın ses (kalın sesli olan). Bataille (Fr.) Programlı müzik biçimi. Bateria (İsp.) Vuruşlu çalgılar. Baton (Fr.) Dizeği eğri olarak kesen kalın çizgi, susulacak ölçü sayısı üstüne rakamla yazılır. Battant (Fr.) Metal parça (Çana vuran). Battement (Fr.) 1) Çift tril. 2) Balede bacağı kaldırma hareketi. Batteria (İt.) Vuruşlu çalgılar. Batterie (Fr.) Vuruşla çalgılar. Gitarın tellerine vurarak çalma yöntemi. Batteur de mesure (Fr.) Onsekizinci yüzyılda Fransa'da orkestra yönetkenlerine verilen ad. Battimento (İt.) Çift tril. Battre (Fr.) Vurmak. Battre la mesure (Fr.) Ölçü vurmak. Battuta (İt.) Ölçü. Müzik parçasının eşit süreli bölümleri. Ölçü vurmak. Babend (Al.) Titreyerek. B douple flat (İng.) Si çift bemol. B douple sharp (İng.) Si çift diyez. B-dur (Al.) Si bemol majör. Bearbeitung (Al.) Bkz. Version. Beat (İng.) Ölçü birimi, vuruş. Swing için cazda kullanılır. Beaux-arts (Fr.) Güzel sanatlar. Bebisation (Fr.) Ba, be, ce, de, me, fe, ge, heceleriyle ses eğitimi (solfej) yapmak. Bebung (Al.) Tremolo. Bec (Fr.) Bek. klarnet ve saksofonun kamışlı bölümü. Bécariser (Fr.) Bekarlamak, eski durumuna getirmek. Bécarre (Fr.) Bekar. Değişime uğramış notayı eski durumuna getiren işaret. Becken (Al.) Zil. Becuadro (İsp.) Bekar. Bkz. Becarre. Bedeckt (Al.) Örtülü, boğuk. Bedon (Fr.) Trampete benzeyen eski bir vurmalı çalgı. Bedrohlich (Al.) Korkutma, gözdağı verme çalımı ile. Beffroi (Fr.) Anıtsal bölüm (Çanları korumakla ilgili). Begleiten (Al.) Eşlik etmek. Begleiter (Al.) Eşlikçi, eşlik eden. Begleitet (Al.) Eşliğinde. Begleitung (Al.) Eşlik. Behaglich (Al.) Sevimli. Beherzt (Al.) Kararlı. Beklemmt (Al.) Sıkıntıcı, baskıcı. Bel canto (İt.) Güzel şarkı, güzel söyleme yöntemi, yeteneği. Belebt (Al.) Canlı. Belebent (Al.) Canlandırarak. Belebter (Al.) Kıvrak, daha canlı. Beliebt (Al.) Sevimli. Bell (İng.) Çan, zil, çıngırak. Bell clapperr (İng.) Çan dili, çan tokmağı. Bellows (İng.) Körük. Bémol (Fr.) Önüne konulduğu notayı yarım ses kalınlaştıran işaret. Bemolisar (İt.) Bemollemek. Bemolizar (İsp.) Bemollemek. Bémoliser (Fr.) Bemollemek. Bemolle (İt.) Bemol. Ben (İt.) İyi, çok, pek, pek çok takısı. Ben cantato (İt.) İyice şarkılı, ezgili. Bendir (Ar.) Trampet. Bênêdicitê (Fr.) Bkz. Benedictus. Bênêdictins (Fr.) Bu manastıra, üsluba bağlı olan. Benediction (İng.) Kilise törenlerinin sonunda okunan bereket duası. Benedictus (İng.) Mezmur (118-26) ve Matta (21-9) 'dan alınan ilâhi, Luka (1-6 Zekeriya'nın ilâhisi, bu ilâhilerden herhangi biri için yapılan beste. Benedictus (Lat.) Sanctus' un ikinci ve messe' nin dördüncü bölümü. "Kutsamak." Ben legato (İt.) İyice bağlı. Ben marcato (İt.) İyice belirterek. Ben misurato (İt.) Çok ölçülü. Ben staccato (İt.) Çok kesik kesik. Ben tenuto (İt.) İyice tuta tuta. Bequadro (İt.) Bekar. Bkz. Becarre. Bêquille (Fr.) Bkz. Fourchettes. Berceuse (Fr.) Ninni. Bergamasca (İt.) Bergamo kaynaklı eski bir İtalyan dansı. Bergamasque (Fr.) Bkz. Bergamasca. Bergerette (Fr.) Şarkı türü. Bergerie (Fr.) Bkz.Bergeritte. Bergkreyen (Al.) Eski (beğenilen) dans şarkıları. Berloque (Fr.) Vurma çalgılara başlangıçta işaret vermemek. Beruhigend (Al.) Durgunlaşarak. Beruhigung (Al.) Sessiz, durgun. Besançon (Fr.) Geleneksel bir şarkı. Beseelt (Al.) Canlı. Bestimmt (Al.) Belirli. Betonung (Al.) Vurgu. Betruebt (Al.) Bitkin, üzüntülü. Bewegt (Al.) Kaygılı, tasalı. Bewegter (Al.) Daha kaygılı, daha tasalı. Bianca (İt.) İkilik nota. Bibliographie musicale (Fr.) Müzikle ilgili yayınlar. Bibliothêques musicales (Fr.) Müzik kütüphanesi. Bichromatique (Fr.) Eşit çeyrek sesler sırasıyla oluşan yöntem. Bicinium (Lat.) Çok eski iki ses bir tür. Biegsamkeit der stimme (Al.) Bkz. İnflexion. Bien accordé (Fr.) Uyumlu, akordu düzgün, yerinde. Bilina (Rus.) Eski Rus destanını veya efsanesini içeren halk şarkısı. Binaire (Fr.) İkiye bölüne bilme, değerler için (2,4,8,16,32,64). Bind (İng.) Bağ. Bindbogen, bindung (Al.) Bağ. Biniou (Fr.) Gaydaya benzeyen çalgı, tulum, zurna. Bis (Lat.) İki kez. Biscroma (İt.) Otuz ikilik. Biseau (Fr.) Üflemeli çalgılarda ağızla üflenen yer. Bisser (Fr.) Yinelemek. Bithématisme (Fr.) İki değişik temanın kullanılması, çift temalık. Bittend (Al.) Yalvararak. Bitter (Al.) Acılı, acı ile. Biucolo (İt.) Küçük büğlü. Biwa Japonya'da kullanılan telli bir çalgı. Blanca (İt.) İkilik nota. Blanche (Fr.) İkilik nota. Blechinstrumente (Al.) Bütün alaşımlı çalgılar. Blechmusik (Al.) Fanfar, yalnız alaşımlı soluklu çalgılardan kurulu takım. Black keys (İng.) Siyah tuşlar (klavyede). Block flöte (Al.) Blok flüt, bugün ilk müzik eğitimi basamağında önem kazanmış, soluklu çocuk çalgısı. Blouser (Fr.) Timballere vurmak. Blow (İng.) Üflemek, ıslık çalmak. Blower (Fr.) Üfleyici, körük. Blue note (Fr.) Dizinin üçüncü ve yedinci derecesi (ki dizinin modunu gösterir). Blues (İng.) Amerikan zencilerinin hüzünlü aşk şarkısı B - moll (Al.) Si bemol minör. Bobisation (Fr.) Bkz. Bobisationen. Bobisationen (Al.) La, si b, do, re, mi, fa, sol, yerine la, be, ce, de, me, fe, ge, hecelerini kullanarak okumak. Boca cerrada (İsp.) Bkz. Bouche fermee. Bocca (Fr.) Kapalı ağız ile. Bocca chiusa (İt.) Bkz. Bouche fermee. Bocal (İt.) Bkz. Bec. Bocane (Fr.) Eski bir saray dansı. Bocédisation (Fr.) Ut, re, mi, fa, sol, la, si, 'yerine bo, ce, di, ga, lo, ma, mi, hecelerini kullanarak okumak. Bocedisieren (Al.) Bkz. Bocédisation. Bockstriller (Al.) Titretmek (keçi sesi gibi). Bodon (İt.) Çıngıraklı davul. Bogen (Al.) Yay arşe. Bogenstrich (Al.) Yay çekiş. Bois (Fr.) Üflemeli çalgılar. Boisseau (Fr.) Üfleme çalgılarda, soluğun toplandığı boru. Boite â musique (Fr.) Müzik atölyesi. Boîte expressive (Fr.) Bütün işlemlerin tamamlandığı atölye. Boleras (İsp.) İspanyol halk dansı. Bolero (İsp.) Kıvrak bir İspanyol dansı. Bombarde (İt.) Eski bir org, sonraları alaşımlı çalgılara da denilmiştir. Bombardon (İt.) Üflemeli kontrbas. Bonang (Java.) Birçok küçük gonktan oluşan (10-14) Java çalgısı. Borea (İt.) İki zamanlı eski bir köylü dansı. Bongo (İng.) Caz müziğinde kullanılan iki küçük uzun trampet. Boogie-woogie (İng.) Caz müziğinde bir piyano çalma yöntemi. Bop (İng.) Bir caz üslûbu. Boston emêricain (Fr.) Üç zamanlı ağır bir vals. Bouché (Fr.) Boğuk, kapalı ses. Bouche fermée (Fr.) Burun, sesiyle, ağız kapalı olarak ezgiyi okumak. Bouffe (Fr.) Güldürücü. Bouquin (Fr.) Çok eski üflemeli bir çalgı. Bourrée (Fr.) İki zamanlı eski bir köylü dansı. Boursette (Fr.) Org'da havanın kaçmasını önleyen parça. Bourdon (İng.) Kalın ve tek sesli ezgi, org'da kalın sesli notalar. Bourree (Fr.) Dört zamanlı, neşeli bir Fransız dansı. Boutade (Fr.) Balede doğaçlama veya çalgı için küçük beste. Bow (İng.) Yay arşe. Bow instrument (İng.) Yaylı çalgılar. Boyau (Fr.) Yaylı çalgılarda kullanılan (yaydaki) kılların koyun bağırsağından yapılması. Br. (İt.) Braccio'nun kısaltması. Braccio (İt.) Viyola. Brando (İt.) Bkz. Branle. Branle (Fr.) Eski bir dans. Bransle (Fr.) Eski bir dans. Brass (İng.) Pirinç, madeni, alaşımdan yapılmış çalgılar. Brass-band (İng.) Fanfar. Bratsche (Al.) Viyola. Bravo (İt.) Beğeni duygusunu belirten sözcük. Bravoure (Fr.) Sanatta beceri, korkusuzluk. Brawl (İng.) Bkz. Branle. Brayer (Fr.) Çan dilini tutan deri kolon. Break (İng.) Seçilmiş ritim biçimi veya ezgi (cazda). Breath (İng.) Soluk, soluk almak, soluk vermek. Breit gestrichen (Al.) Tam yay ile. Breloque (Fr.) Bkz. Berloque. Bréve (Fr.) İki tane birlik değere eşit nota. Breviare (Fr.) Dinsel tören sırasının özetlenmiş bölüm başlıkları. Brevis (Lat.) Birlik nota. Bridge (İng.) Yaylı çalgılarda eşik. Brillant cadence (İng.) Çiçekli durgu (kadans). Brillante (İt.) Parlak bir çalışla. Brindisi (İt.) Ön çalış, içki şarkısı. Brio (İt.) Canlı, atılgan. Briolage (Fr.) Folklor terimi (çiftçiyi cesaretlendiren bir şarkı). Brisê (Fr.) Dört sesli bir uygunun (do-mi-sol-do) sıralanış biçimi do-sol-mi-do, sol-mi-do-sol vd. Brioso (İt.) Canlı ve sürükleyici bir çalışla. Brisure (Fr.) Kemanda bir çalış yöntemi, uzak aralıklara ve tellere atlayarak. Broder (Fr.) İşlemek. Broderie (Fr.) İşleme. Broderie chromatique (Fr.) Kromatik işleme. Broderie diatonique (Fr.) Diatonik işleme. Broderie inférieure (Fr.) Alt işleme. Broderie supérieure (Fr.) Üst işleme. Broken cadence (İng.) Kırık durgu (kadans). Bruit (Fr.) Müzik dışı ses (gürültü). Bruitage (Fr.) Bir filme belirli biçimde eşlik eden ses öğesi. Brummstimme (Al.) Bkz. Bouche fermée. Brunette (Fr.) Ses için küçük bir beste. Brusque (Fr.) Eski bir Fransız dansı. Bruststimme (Al.) Göğüs sesi. B-sharp (İng.) Si diyez. Buccin (İng.) Bkz. Buccina. Buccina (Lat.) Eski Romalıların kullandığı soluklu bir çalgı. Buccine (İng.) Bkz. Buccina. Buflle (Fr.) Klavyeli aletler için, bufalo'dan yapılan ince deri. Buffo (İt.) Güldürücü, komik, soytarı. Buffoon (İng.) Soytarı, komik. Bugaku (Jap.) Bkz. Gagaku. Bugarija (Bul.) Tamburaya benzeyen Bulgar halk çalgısı. Bugle (Fr.) Büğlü. Buisine (Fr.) Alaşımlı çalgılara verilen ad. Bunraku (Jap.) Müzikli oyun. Burden (İng.) Giriş, yinelenen. Burla (İt.) Sevimli, şakacı bir deyişle. Burlesca, burlascamente (İt.) Tekerleme, deyiş yarış, güldürücü nitelikte. Burlesque (Fr.) Tekerleme, güldürücü karşılık. Burletta (İt.) Komik, güldürücü küçük müzikli oyun ya da bu tür müzik parçalarına verilen ad. Buxany (Yun.) Bkz. Buccina. Bügelhorn (Al.) Büğlü, küçük büğlü. Badiner (Fr.) Şaka etmek. Badinerie (Fr.) Şakacı. Baerentanz (Al.) Ayı oyunu. Baeuerisch (Al.) Bkz. Rustico. Bagatella (Fr.) Küçük bir müzik parçası türü. Bagpipe (İng.) Tulumlu flavta. Bague (Fr.) Yayı (arşe) yükseltici bölüm, parça. Baguette (Fr.) Değnek. çubuk. Bailador (İsp.) Bale yapan erkek. Baile (İsp.) Balo, dans salonu. Bailerina (İsp.) Bale yapan kadın. Bailete (İsp.) Bale. Baisser (Fr.) Alçaltmak, azaltmak, indirmek. Bajo (İsp.) En kalın erkek sesi. Bajon (İsp.) Fagot. Bajo tanor (İsp.) Basın üstündeki erkek sesi. Bakelite (İng.) Bakalit, fildişi veya kemik yerine kullanılan suni reçine. Bal (Fr.) 1) Balo, dans salonu. 2) Lirik biçim olup çalgı için yazılmış dans müziğine verilen ad. Balafon Xylophone'a Sudan'da verilen ad. Balag Sümerler devrinde bir vurmalı çalgı. Balalaika (Rus.) Üçgen biçimde üç telli bir çalgı. Balancement (Fr.) Salınma. Balancer (Fr.) Sallamak. Ballabile (İt.) Küçük bale çeşidi. Ballade (Fr.) Bkz. Ballata. Ballad-opera (İng.) Çoğu bölümleri halk müziğine yaslı yöresel opera (İngilizlere özgü). Ballancement (Fr.) Salınma. Ballare (Lat.) Dans etmek. Ballata (İt.) Serbest biçimde ses yada çalgı yapıtı. Çok eskiden dans şarkısı iken, bugün halk müziğinde aşk şarkısı. Ballerina (İt.) Bale yapan kadın. Ballet (Fr.) Bale, dans, hareket ve mimiklere anlatılan sözsüz müzikli oyun. Ballet dancer (İng.) Bale oyuncusu. Ballet de Cour (Fr.) Saray eğlencesi, krallık şenliği. Ballet master (İng.) Bale yönetkeni. Ballet meister (Al.) Bale yönetkeni. Ballett (Al.) Bale. Balletto (İt.) Bale. Ballizein (Yun.) Dans etmek. Ballo (İt.) Dans, dans ezgisi. Ballon (Fr.) Bale salonu. Balroom (İng.) Bale salonu. Ban (Fr.) Boru takımında, trampetlerin ve boruların nöbetleşe çalışı. Banalité (Fr.) Bayağılık. Band (İng.) Bando. Banda (İt.) Bando, soluklu ve vuruşlu çalgılardan kurulan müzik topluluğu. Bande (Al.) Bando. Bandmaster (İng.) Bando yönetkeni. Bandolin (İsp.) Mandolin. Bandoura (Fr.) Telli bir çalgı. Bandura (Port.) Mandolin. Bandurria (İsp.) Gitara benzeyen eski bir çalgı. Banjo (Fr.) Banço, telli bir çalgı, eskiden caz müziğinde kullanılırdı. Banjoist (İng.) Banço çalıcısı. Banjorine (İng.) Kısa saplı banço. Banzai (Jap.) Japonlara özgü bir alkış nidası. Baqueta (İsp.) Değnek, çubuk. Bar (İng.) Ölçü çizgisi. Baraban (Rus.) Davul. Barbition (Fr.) Bkz. Barbitos. Barbitos (Yun.) Eski telli bir çalgı. Barcarole (İt.) Barkarol. Gemici veya gondolcü şarkısı. Barcarolle (Fr.) Bkz. Barcarole. Bard (İng.) Saz şairi. Bardes (Fr.) Ozan. Şiir ve şarkı söyleyen. Bardit (Fr.) Bardes'lere denir. Baril (Fr.) Klârinette bek'ten sonraki küçük bölümün adı. Barde (Fr.) Kelt ozanı. Bariton (Yun.) 1) Erkek sesi. 2) Soluklu, alaşımlı çalgı. Baritone (İng.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı. Baritoner (Fr.) Değnek, çubuk. Baritonlaşmak. Baritono (İt.) Bariton, basın üstündeki erkek sesi. Baritono imperial (İsp.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı. Barkarole (Al.) Gondolcü veya gemici şarkısı. Bar-line (İng.) Ölçü çizgisi. Baroque (Fr.) Müzikte süsleme öğesinin önem kazandığı çağ (XVI.yy.) Barré (Fr.) Gitar veya mandolin çalarken, işaret parmağını birkaç tele birden basmak. Barre d'harmonie (Fr.) Kemanın göğsüne boylu boyunca köknardan yapıştırılan (ince uzun çubuk) bölüm. Barre de mesure (Fr.) Ölçü çizgisi. Baarre de séparation (Fr.) Ayırma çizgisi. Baryton (Fr.) 1) Basın üstündeki erkek sesi. 2) Alaşımlı' soluklu çalgı. Barytonhorn (Al.) Bariton, alaşımlı soluklu çalgı. Bas-dessus (Fr.) Eskiden Mezzo-Soprano sesine verilen ad. Bass (İng.) Bas, kalın ses. Basis (Fr.) Bkz. Bassus. Bass clarinet (İng.) Bas klarnet. Bass-drum (İng.) Kalın ses veren büyük davul. Bass klarnette (Al.) Bas klarnet. Basse (Fr.) En kalın erkek sesi. Basse d' Alberti (Fr.) Alberti bası, piyanoda sağ elin ezgiyi çalarken sol elin hep aynı biçim uygular tutması. |
Müzik Sözlüğü
1) Dört zamanlı ölçüyü gösterir. 2) Do. Cabaletta (İt.) Çekici, ince bir ezgidir. Cabalette (Fr.) Bkz.cabaletta. Cabrette (Fr.) Tulum, zurna, gayda. Caccia (İt.) Av, av ile ilgili. Cachucha (İsp.) Bir İspanyol dansı. Cachoucha (Fr.) Bkz.cachucha. Cacophonie (Yun.) Uyumsuzluk, kakışma. Cacophony (İng.) Bkz.cacophonie. Cadence (Fr.) Durgu (kadans). Cadence finale (Fr.) Bitim, bitiriş durgusu (kadansı). Cadence fleurie (Fr.) Çiçekli durgu. Cadence harmonique (Fr.) Armonik durgu. Cadence imparfaite (Fr.) Eksik, yarım durgu. Cadence interrompue (Fr.) Kesik durgu. Cantatriz (İsp.) Kadın sesçi. Cantarella (İt.) Bkz. Cantarela. Cante flamenco Bkz. Andalousie. Cante jombo Bkz. Andalousie. Canterina (İt.) Kadın sesçi. Canticum (Lat.) İlahi. Cantiga (İsp.) Konusunu İncil'den alan dinsel şarkı. Cantilation (Fr.) İlk dinsel ezgi biçimi. Cantilena (İt.) Ezgi, şarkı. Cantilêne (Fr.) Ezgi, şarkı. Cantique (Fr.) Kanonik. Bkz. Canon. Canto (İt.) Ezgi, şarkı. Canto d'amore (İt.) Aşk şarkısı. Canto de amor (İsp.) Aşk şarkısı. Canto fermo (İt.) Verilen ezgi. Canto firme (İsp.) Verilen ezgi. Cantor (İsp.) Erkek sesçi. Cantore (İt.) Erkek sesçi. Canturriar (İsp.) Yarım sesle söylemek. Cantus (Lat.) Ezgi. Cantus firmus (Lat.) Tema, verilen ezgi, koro şarkısı. Cantus figuratus (Lat.) Koro şarkısı. Cantus planus (Lat.) Tek sesli koro şarkısı. Canzon (İsp.) Şarkı, ezgi. Canzona (İt.) İtalyanlara özgü bir şarkı türü, çalgı müziği olarak ta kullanılır. Canzone (İt.) Şarkı. Canzone popolare (İt.) Halk şarkısı. Canzonetta (İt.) Küçük canzona anlamında, küçük şarkı Canzonette (Fr.) Bkz.canzonetta. Capella (İt.) Kilisede bir bölüm. Bir müzik parçasını seslendiren çalgı topluluğu. Capella chinese (İt.) Çıngıraklı sopa. Capo (İt.) Baş, parçanın başı. Capodastro (İt.) Gitarda sapına takılarak aktarmaya yarayan araç. Capriccio (İt.) Geçici hevesi tanımlayan bir sözcük, serbest biçimde çalgı müziği türü olarak kullanıldı. Capriccioso (İt.) Geçici bir heves duygusu ile. Caprice (Fr.) Bkz. Capriccio. Capricho (İsp.) Bkz. Capriccio. Carezzando (İt.) Piyano, org v.b. çalgıların dokunçlarını okşar gibi. Carezzevole (İt.) Usulca okşayarak. Caribo (İt.) XIII-XIV. Yüzyılda İtalya'da kullanılan bir dans ezgisi. Carillon (Fr.) 1) Çan çalgısı. 2) Verilen ezgiye bir ince bir kalın sesin sürekli olarak eşlik etmesi. Carilloneur (Fr.) Çan çalıcısı. Carmangnole (Fr.) Fransa'da çıktığı kentin adı olan ihtilal şarkısı (XVI.yy.). Carnaval (İt.) Müzikli eğlence. Carnyx (Fr.) Eski bir trompet. Carol (İng.) Sevinç ezgisi (Noel ilâhisi). Çok sesli bir şarkı. Carole (Fr.) Eski bir dans adı. Carrée (Fr.) İki tane birlik değere eşit nota. Carrure (Fr.) Dört zamanlı ölçü ve dört ölçülük bir müzik cümlesi. Cassation (Fr.) Bir çeşit serenat. Cassazione (İt.) Bir çeşit serenat. Castagnette (Fr.) Kastanyet, kaşık. Castanet (İng.) Kastanyet. Castaneta (İsp.) Kastanyet. Castanheta (Port.) Kastanyet. Castrat (Fr.) Sesi için hadım edilmiş erkek. Castrato (İt.) Bkz.castrat. Catch (İng.) İngilizlere özgü güldürücü sözlü bir rond. Catgut (İng.) Bağırsak kirişi, çalgı teli. Catena di trilli (İt.) Triller zinciri. Cathedral chimes (İng.) Çan sesi veren bir çeşit çalgı. Cathedral music (İng.) Anglikan kilisesi müziği. Cauda (Lat.) Bitim eki, koda. Cavata (İt.) Bkz. Cavatina. Cavelleto (İt.) Keman eşiği. Cavatina (İt.) Lirik deyili küçük raya. Cavatine (Fr.) Bkz. Cavatina. C barrê (Fr.) Çizgili C, yarı yarıya kısaltılan ölçü değeri. C clef (İng.) Do anahtarı açkısı. Cebel (İng.) Eski bir dans. Cêder (Fr.) Bkz. Allargando. C douple flat (İng.) Do çifte bemol. C dople sharp (İng.) Do çift diyez. C-dur (Al.) Do majör. Cader, cedez (Fr.) Tutarak. Celeramente, celere, celerita (İt.) Girgin, girginlikle. Cêlesta (İt.) Piyanoyu andıran klavyeli küçük bir çalgı, piyanodan üç oktav daha küçüktür. Cellist Violoncellist'in kısalması. Cello (İt.) Violoncello'nun son iki hecesi, kısaca cello (çello) da denir. Cembal d'amour (Fr.) G.Silbermann'ın on sekizinci yy.da oluşturduğu piyanonun adı. Cembali (İt.) Zil. Cembalo (İt.) 1) Vurmalı bir Macar halk çalgısı. 2) clavicembalo'nun kısaltması. Cencerro (İsp.) Def zili. Cento (Lat.) Bkz. Centon. Centon (Fr.) Dermece, derlenti. Centone (İt.) Dermece. Centoniser (Fr.) Derlemek, derlemeci. Centonizare (İt.) Derlemek, derlemeci. Cercar la nota (İt.) Notayı aramak. Cercle harmonique (Fr.) Beşliler dairesinde ardıllanmış, armonik değirmi. Cervelas (Fr.) Basson ailesinden eski bir çalgı. Ces (Al.) Do bemol. Ceses (Al.) Do çift bemol. Ces-moll (Al.) Do bemol minör. Cesure (Fr.) Müzik cümlesinde duruş, susuş, dinlenme. C flat (İng.) Do bemol. Chaconne (Fr.) Eski bir dans. Chalumeau (Fr.) Kamış düdük , kaval, klarnetin kalaktan önceki bölümünün adı. Chamade (Fr.) Askeri trampet takımı ile çalınan sinyal. Chamber cantata (İng.) Oda kantatı. Chamber music (İng.) Oda müziği. Chambre (Fr.) Oda. Change (Fr.) Bkz. Muta. Changement (Fr.) Bkz. Mutation. Changing note (İng.) Geçit notası. Chanson (Fr.) Şarkı. Chanson d'amour (Fr.) Aşk şarkısı. Chanson de geste (Fr.) Savaş şarkısı. Kahramanlara ait. Chansonnette (Fr.) Küçük şarkı. Chansonnier (Fr.) Saz şairi, şarkı bestecisi. Chanson polyphonique (Fr.) Çok sesli şarkı. Chanson populaire (Fr.) Halk şarkısı. Chant (Fr.) Şarkı, ezgi. Chant ambrosien (Fr.) Ambros şarkısı. Chant choral (Fr.) Koro şarkısı. Chanter (Fr.) Şarkı söylemek. Chanterelle (Fr.) Yaylı çalgıların en ince teli, kemanın mi teli. Chanteur (Fr.) Erkek sesçi. Chanteuse (Fr.) Kadın sesçi. Chantonner (Fr.) Mırıldanmak. Chant panegyrique (Fr.) Övgü şarkısı. Chantre (Fr.) Bkz. Kantor. Chapeau (Fr.) Notalar üzerine konulan bağ. Chapeau chinois (Fr.) Çıngıraklı sopa. Chapelle (Fr.) Küçük kilise. Charango (Fr.) Beş telli mandolin. Charivari (Fr.) Güldürücü konser. Charleston (İng.) Amerikan zencilerinden yayılan bir dans. Chasse (Fr.) Av, av ile ilgili. Chebbout (Fr.) İki telli eski bir çalgı (luth). Chef de choeur (Fr.) Koro yönetkeni. Chef d'orchestre (Fr.) Orkestra yönetkeni. Cheipour (Fr.) Trompetin en eski, ilkel biçimi. Chevalet (Fr.) Yaylı çalgılarda eşik. Chevilles (Fr.) Telli çalgıların tellerini gerdirip gevşetmeye yarayan kulaklar. Chevillier (Fr.) Kemanın kafasından alt kısım. Chevrette (Fr.) Çoban gaydası. Chevrotement (Fr.) Titreterek (keçi sesi gibi). Chevroter (Fr.) Titretmek (keçi sesi gibi). Chiave di Do (İt.) Do anahtarı (açkısı). Chiave di Fa (İt.) Fa anahtarı (açkısı). Chiave di Sol (İt.) Sol anahtarı (açkısı). Chiavette (Fr.) Aktarım yöntemi (dans müziği üstüne ses müziği aktarma kullanma). Chiesa (İt.) Kilise. Chiffrée (Fr.) Şifre rakam, şifrelenmiş, belli. Chikara (Fr.) Küçük keman (Bengal halk kemanı). Chikh (Fr.) Fas'da erkek sanatçı. Chikha (Fr.) Fas'da bayan sarkıcı veya dansöz. Chime (İng.) Müzik çanları, çan müziği. Chitarra (İt.) Gitar. Chobo Bkz. Kabuki. Choeur (Fr.) Koro, insan sesi topluluğu. Choeur de femmes (Fr.) Kadınlar korosu. Choeur d'enfants (Fr.) Çocuklar korosu. Choeur d'hommes (Fr.) Erkekler korosu. Choeur mixte (Fr.) Karma koro (kadın-erkek). Choir (İng.) Koro. Choirmaster (İng.) Koro yönetkeni. Chor (Al.) Koro. Choragic (İng.) Koro yönetkenine ait. Choral (Fr.) Koral, koro ile ilgili. Dinsel bir beste türü. Choralbuch (Al.) Koro kitabı. Choral figuré (Fr.) İşlenmiş koral. Choral gesang (Al.) Bkz. Plain-chant. Choral varié (Fr.) Çeşitlemeli koral. Chorally (İng.) Koro üslûbunda. Chord (İng.) Uygu (akor). Chorda (Fr.) Çalgı akordu. Chorda finalis (Lat.) Son uygu, son ses. Chord arpeggio (İng.) Bir uygu seslerinin çabucak ardıllanması, arpeji. Chord memory switch (İng.) Akor hafıza açkısı. Chordirektor (Al.) Koro yönetkeni. Choreograph (İng.) Bale düzenleyen kimse. Chorégraphie (Fr.) Balede dans biçimlerini saptamak, yazmak. Chorial (Fr.) Kilise koro şarkısı. Choric (İng.) Koroya ait. Chorique (Fr.) Koroyla ilgili, koroya ait. Chorist (İng.) Koro sesçisi. Choriste (Fr.) Koro sesçisi, koroda olan söyleyen. Chorister (İng.) Koro sesçisi. Chormeister (Al.) Koro yönetkeni. Choro (Fr.) Koro (çalgılar için). Chôro (İsp.) Brezilya halk çalgısı. Choros (Yun.) Koro. Chorsaenger (Al.) Koro sesçisi. Chorus (Lat.) Koro. Choromatic (İng.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla. Choromatically (İng.) Kromatik biçimde, yöntemde. Choromatique (Fr.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla. Choromatiquement (Fr.) Kromatik biçimde, yöntemde. Choromatisch (Al.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla. Choromatisme (Fr.) Kromatik yönteme, üsluba bağlılık. Ciaccona (İt.) Eski İspanyol dans ezgisi. Ciacona (İt.) İtalya kaynaklı bir dans. Ciave (İt.) Açkı (anahtar). Cifra (İsp.) Bkz. Chiffrée. Circolo mezzo (İt.) Dört küçük notanın oluşturduğu 'süs ezgisi. Circuit (Fr.) Bkz. Ambitus. Cis (Al.) Do diyez. Cis-dur (Al.) Do diyez majör. Cisis (Al.) Do çift diyez. Cis-moll (Al.) Do diyez minör. Cistre (Fr.) Telli çalgıların burguları. Citara (İt.) Eski telli bir çalgı. Citera (Mac.) Bkz. Citara. Cithara (Lat.) Bkz. Citara. Cithare (Fr.) Bkz. Citara. Citharéde (Fr.) Gitar çalıcısı. Citole (Fr.) Eski telli bir çalgı. Citra (Rus.) Bkz. Citara. Cistre (Fr.) Eski telli bir çalgı. Cl. Clarinette'in kısaltması (klarnet). Clairon (Fr.) Boru. Clausula (İt.) Bitiş, düğüm, karar. Clang color (İng.) Ses rengi. Clapper (İng.) Çan dili. Claquettes (Fr.) Bir dans üslûbu, stili (Amerikan zencilerinde görülen). Clarabella (Fr.) Bkz. Claribel Flute. Claribel flute (İng.) Orgda flüt sesini veren düğme. Clarinet (İng.) Klarnet, kamışlı soluklu bir çalgı. Clarinete (İsp.) Klarnet. Clarinete alto (İsp.) Alto klarnet. Clarinete bajo (İsp.) Bas klarnet. Clarinetista (İsp.) Klarnet çalıcısı. Clarinetiste (Fr.) Klarnet çalıcısı. Clarinet player (İng.) Klarnet çalıcısı. Clarinette (Fr.) Klarnet. Clarinette alto (Fr.) Alto klarnet. Clarinette basse (Fr.) Bas klarnet. Clarinettista (İt.) Klarnet çalıcısı. Clarinetto (İt.) Klarnet. Clarino (İt.) 1) Klarinetin en ince sesi. 2) Orgda özel bir ses. 3) Küçük trompet veya uzman trompet çalıcısı (ince sesler için). Clarone (İt.) Bas klarnet. Clasico (İsp.) Klasik. Classical (İng.) Klasik. Classico (İt.) Klasik. Classique (Fr.) Klasik, değerinden yitirmeyen ya da kuralcı bir görüş ve bağlılık. Clausula (İt.) Bitiş, düğüm, karar. Clausule (Fr.) Bkz. Clausula. Clave (İsp.) Açkı (anahtar). Clavecin (Fr.) Klavsen, piyanodan önceki dokunçlu çalgı. Claveciniste (Fr.) Klavsen çalıcısı. Clavicembalo (İt.) Klavsen. Clavichord (İng.) Eski bir çalgı (piyanoya benzeyen). Clavicimbel (Al.) Klavsen. Clavicorde (Fr.) Eski bir çalgı. Clavicordo (İsp.) Klavsen. Clavier (Fr.) Dokunçluk (klavye). Claviharp (İng.) Arpı andıran dokunçlu bir çalgı. Clavis (Lat.) Açkı. Clé (Fr.) Açkı (anahtar). Clé de Fa (Fr.) Fa anahtarı (açkısı). Cle de Sol (Fr.) Sol anahtarı (açkısı). Clé d'ut (Fr.) Do anahtarı (açkısı). Clef (İng.) Açkı. Clique (Fr.) Boru takımı. Cloche (Fr.) Çan. Clochettes (Fr.) Küçük çanlar, çıngıraklar. Clos (Fr.) Ezgisel durgu yazısı (notası), kümesi. Closed mouth (İng.) Bkz. Bouche fermee. Clown (İng.) Palyaço. C-moll (Al.) Do minör. Cobla (İsp.) Üflemeli bir İspanyol çalgısı. Coda (İt.) Bitim bölümü, bitim eki. Codetta (İt.) Küçük koda, ara geçit. Colachon (İt.) İki veya üç telli bir çalgı. Colacio (İt.) Kolca kopuz (Türk çalgısı). Col (İt.) İle, birlikte. Col arco (İt.) Yay ile. C-ol basso (İt.) Basso ile, birlikte. C-oll (İt.) İle, birlikte. Colla (İt.) İle, birlikte. Colla parte (İt.) Partiyle, birlikte. Coll'arco (İt.) Yay ile. Collaring (İng.) Def zili. College of music (İng.) Müzik fakültesi. Coll lengo (İt.) Yayın değnek (tahta) yanı ile. Colophone (Fr.) Yaya sürülen reçine. Color (Lat.) Müzikte süs sesi. Coloratura (İt.) Süs sesi. Coma prima (İt.) Önceki gibi. Coma sopra (İt.) Yukarıdaki gibi. Comedian (İng.) Güldürü aktörü. Comédie (Fr.) Komedi, güldürü. Comédie-ballet (Fr.) Her perde sonunda dansla yapılan güldürü. Comédie-d'intrigue (Fr.) Dolantılı, karmaşık olaylarla olan güldürü. Comedienne (İt.) Güldürü aktrisi. Comedietta (İt.) Küçük güldürü. Comedy (İng.) Güldürü. Comes (Lat.) Bkz. Réponse. Comic (İng.) Gülünç. Comic opera (İng.) Güldürücü opera. Comical (İng.) Gülünç. Comicality (İng.) Güldürücü. Comicalness (İng.) Güldürücülük. Comically (İng.) Gülünçlü. Comma (Fr.) Koma. Bkz. Komma. Commodo (İt.) Durgun, sakin bir deyişle. Commodamente (İt.) Uygun görülen deyişte. Commodément (Fr.) Bkz. Comodo. Comodo (İt.) Durgun, sakin. Metronom (80-8. Complainte (Fr.) Lirik biçimde, popüler. Compass (İng.) Ses genişliği, alanı. Compiacevole (İt.) Sevimli bir deyişle. Complication (Fr.) Kargaşalık, çetrefillik. Compliqué (Fr.) Dolaşık, kargaşa. Componere (İt.) Bestelemek. Componista (İt.) Besteci. Composée (Fr.) Bölümlü, bileşik. Composer (Fr.) Bestelemek. Composer (İng.) Besteci. Composicion (İsp.) Beste. Compositeur (Fr.) Besteci. Composition (Fr.) Beste. Compositizione (İt.) Beste. Compositor (İsp.) Besteci. Compositore (İt.) Besteci. Con (İt.) İle, birlikte, olarak. Con abbandono (İt.) Kendisinden geçerek, kendini vererek. Con accompagnamento (İt.) Eşlik olarak, eşlik ile. Con affeto (İt.) Sevecen, okşayıcı bir deyişle. Con agilita (İt.) Girgin,çevik bir deyişle. Con alcuna licenzia (İt. Azıcık bağımsız olarak. Con allegrezza (İt.) Sevinçli bir deyişle. Con amore (İt.) Tutkuyla (aşkla). Con animo (İt.) Canlı;sıcak bir deyişle. Con audacia (İt.) Korkusuz bir deyişle. Con bravura (İt.) Beğeni toplayacak bir gösterişle. Con brio (İt.) Parlaklıkta. Con calma (İt.) Durgunlukta. Concert (Fr.) Dinleti (konser). Concert grand (İng.) Dinletiye özgü büyük piyano. Concertina (Fr.) Akordion ailesinden bir çalgı. Concertino (İt.) Küçük konçerto. Concertiste (Fr.) Konser çalıcısı, sesçisi. Concertmeister (Fr.) Baş kemancı. Corcerto (Fr.) Konçerto, çalgı müziği için bir beste türü. Concerto grosso (İt.) Büyük koçerto. Concert pitch (İng.) Uyum (akort) notası. Concertstück (Al.) Konser parçası. Concierto (İsp.) Dinleti. Concitato (İt.) Coşkulu, kıvrak. Con civetteria (İt.) Cilveli bir deyişle. Conclusion (Fr.) Bağlanış, çözülüm, vargı, karar, bitiş. Concord (İng.) Ses uyumu. Con contimento (İt.) Coşku ile. Con debolezza (İt.) Güçsüz,kuvvetsiz bir deyişle. Con delicatezza (İt.) İncelikle. Con desideria (İt.) Kararlı,istekli bir deyişle. Con devozione (İt.) Zorunlu bir saygı deyişi ile. Con diligenza (İt.) Çok çabuk olarak. Con dilignzia (İt.) Koşarak. Con disperazione (İt.) Umutsuzlukla. Con disperazione (İt.) Umutsuzlukla. Con divisione (İt.) Bölümleyerek. Con doglia (İt.) Acılı bir deyi ile. Con dolcezza (İt.) Tatlı bir deyi ile. Condouct (İng.) Orkestra yönetmek. Conducteur (Fr.) Orkestra yönetkeninin kullandığı özetlenmiş partisyon. Conductor (İng.) Yönetken (Şef). Conduire (Fr.) Yönetmek (orkestra veya koroyu). Con elegenza (İt.) İncelikle. Con elevazione (İt.) Yüksek bir deyişle. Con espansione (İt.) Yayılarak, açılarak. Con estro poetico (İt.) Şiir düşünüşüyle. Con fecezzia (İt.) Beklenmeyen, şaşırtıcı bir deyişle. Con fermezza (İt.) Dayanıklı bir deyişle. Con fervitezza (İt.) Çabayla. Con festivita (İt.) Şenlik deyisi ile. Con fiducia (İt.) Güvenle. Con fierezza (İt.) Acımasız bir deyi ile. Con fredezza (İt.) Soğuk bir deyişle. Con fretta (İt.) Sıkıştırarak, acele ederek, everek. Con gentilezza (İt.) İnce bir davranış deyisi ile. Con gradiazione (İt.) Yavaş olarak. Con grandezza (İt.) Büyüklükle. Con impeto (İt.) Kızgınlıkla, öfkeyle. Coon interpidezza (İt.) Sakınmasız, korkusuz bir deyi ile. Con ira (İt.) Kızgın bir deyişle. Conjoint (Fr.) Bağlaçlı. Dizilerde ton bağımlılığı. Conjunet (İng.) Bağlaçlı. Conjunto (İng.) Bağlaçlı. Con lancio (İt.) Atılgan bir deyişle. Con lentezza (İt.) Yavaşlıkla. Con lenezza (İt.) Kolaylıkla. Con maestria (İt.) Egemen bir ustalıkla. Con malincolia (İt.) Düşlü, kuruntulu. Con molto (İt.) İle.....daha. Con molto espressione (İt.) Daha deyili olarak. Con molto sentimento (İt.) Daha duygulu bir deyişle Con morbidezza (İt.) Yumuşaklıkla. Con moto (İt.) Hareketli. Con negligenza (İt.) Savsama ile. Con nobilita (İt.) Soylulukla. Con ottava (İt.) Sekizliler biçiminde. Con passione (İt.) Aşırı istekle. Con piacevole (İt.) Tatlılıkla. Con pianete (İt.) Dertli, yakınmalı. Con precipitazione (İt.) Sıçrayarak, koşarak. Con precizione (İt.) Tıpatıp, tastamam olarak. Con prestezza (İt.) Kıvraklıkla. Con rabbia (İt.) Korkunç bir öfkeyle. Con rapidita (İt.) Çeviklikle, atiklikle. Con replica (İt.) Yineleyerek. Con risoluzione (İt.) Kararlı olarak, sonuçlayarak. Con sdegno (İt.) Gücenmiş bir deyi ile. Consecutive (İng.) Birbirini izleyen, ardıl. Con semplicita (İt.) Yalınlıkla. Con sentimento (İt.) Duygulu olarak. Conséquence (Fr.) Çözümleniş. Conséquent (Fr.) Ardcıl. Conservatoire (Fr.) Konservatuar. Yüksek müzik okulu. Conservatorio (İt.) Konservatuar. Conservatory (İng.) Konservatuar. Con severita (İt.) Önemle, ağır başlı olarak. Con solennita (İt.) Görkemle. Consonance (Fr.) Uyumlu, tek ses etkisi verecek nitelikte kaynaşmış iki ses. Consonancia (İsp.) Uyuşumlu. Consonaneta (İt.) Uyuşumlu. Consonant (Fr.) Uyumlu. Consonante (İt.) Uyumlu. Consonantia (Lat.) Uyuşumlu. Consonanza (İt.) Uyuşumlu. Con sonorita (İt.) Ses gürlüğü ile. Con spirito (İt.) Sevinçle. Con strepito (İt.) Gürültüyle. Contano (İt.) Durakları, susları sayınız. Contemporaneous (İng.) Çağdaş. Con tenerezza (İt.) Cana yakınlıkla. Con timidezza (İt.) Yüreksiz, tutuk bir deyişle. Con tinto (İt.) Renk vererek Contra (Lat.) Karşı. Contra bajo (İsp.) Telli kontrbas. Contra bass (İng.) Telli kontrbas. Contra basso (İt.) Telli kontrbas. Contradanza (İt.) Eski bir dans. Contra fagotto (İt.) Kontrfagot. Contraire (Fr.) Ters. Contralto (Fr.) Kontralto, kadın ve çocuk seslerinin en kalını. Cantrapas (Fr.) Bir halk dansı. Contrapunctus (Lat.) Bkz. Contrepoint. Contrapuntal (İng.) Kontrpuana ait, bu sanata göre. Contrapuntist (İng.) Kontrpuan sanatı ile uğraşan, ilgisi, becerisi olan. Contrapunto (İt.) Bkz. Contrepoint. Contrapunto moderno (İt.) Çağdaş kontrpuan. Con trasparto (İt.) Sürüklenerek. Contraste (Fr.) Karşıtlık, zıtlık. Contratempo (İt.) Karşı vuruş, karşı zaman. Hafif bir 'vuruş veya zaman üzerinde başlayan bir sesin, kuvvet vuruş veya zaman üzerinde devam etmemesi. Contrebasse (Fr.) Telli kontrbas. Contrebasson (Fr.) Kontrfagot. Contre chant (Fr.) Kontrşan, karşı şarkı. Contredanse (Fr.) Eski bir dans. Contredanz (Al.) Eski bir dans. Contre-éclisse (Fr.) İç kasnak, karşı kasnak. Yaylı 'çalgılarda, içinden kasnakları çepeçevre izleyen dar tahta kasnak. Contre-exposition (Fr.) Karşı serim. Contre-harmonique (Fr.) Armoni kurallarına aykırı, karşı. Contrepoint (Fr.) Kontrpuan, noktaya karşı nokta anlamında olup, eski çok sesli bir beste türü, çok sesli bir müzik bilim dalı. Contrepointique (Fr.) Kontrpuan üslubunda, yönteminde. Contrepointiste (Fr.) Kontrpuanla uğraşan, yazan. Contrepoint libre (Fr.) Serbest kontrpuan. Contrepoint moderne (Fr.) Çağdaş kontrpuan (eski kurallarla sınırlı olmayan). Contrepoint simple (Fr.) Basit kontrpuan. Contrepoint sauté (Fr.) Atlamalı kontrpuan. Contresujet (Fr.) Karşı konu. Contretemps (Fr.) Karşı zaman, karşı vuruş, sekme. Con tristezza (İt.) Gönül üzgünlüğü ile. Con tutta la forza (İt.) Bütün kuvvetiyle. Con un dito (İt.) Tek parmakla. Con vagliezza (İt.) İyilikle. Con veriazione (İt.) Çeşitlemelerle. Con velocita (İt.) Girginlikle. Con vigore (İt.) Keskinlikle. Con violenza (İt.) Sertlikle. Con vivacita (İt.) Canlılıkla. Con voce rauca (İt.) Kısık bir sesle. Con volubilita (İt.) Düzgün bir ses kolaylığı ile. Con zelo (İt.) Yurt severlilikle, ulus severlilikle. Con zurlo (İt.) Sevinçle. Cool (Fr.) Bkz. Hot. Coperto (İt.) Örtülü. Copiste (Fr.) Bir örnekten kopya eden. Copla (İsp.) Güfte dizesi. Copula (Lat.) Bkz. Koppel. Cor (Fr.) Korno, alaşımlı soluklu bir çalgı. Coral (İsp.) Koral. Corale (İt.) Koral. Cor alpin (Fr.) Alp dağlarında kullanılan çoban çalgısı. Cor anglais (Fr.) Korangle çift kamışlı soluklu bir çalgı. Corda (İt.) Tel. Corda una (İt.) Tek telde. Corde (Fr.) Tel. Cor de basset (Fr.) Alto klarnet. Cor de chasse (Fr.) Av kornosu av borusu. Corde en boyeeau (Fr.) Kiriş (yaylı çalgılarda). Cordes á vide (Fr.) Açık telde. Cordes vocales (Fr.) Hançeredeki ses telleri. Cordométre (Fr.) Tel ölçer. Corifeo (İt.) Bir koronun baş ve ilk giren sesçisi. Corista (İt.) Koro sesçisi. Cornemuse (Fr.) Tulumlu flavta. Cornet (Fr.) Kornet, alaşımlı soluklu bir çalgı. Cornett (İng.) Kornet. Cornettist (İng.) Kornet çalıcısı. Cornettiste (Fr.) Kornet çalıcısı. Cornetto (İt.) Tıpatıp, tastamam olarak. Kornet. Cornetto a pistone (İt.) Kornet. Cornicine (Rom.) Korno çalıcısı. Corniste (Fr.) Kornet çalıcısı. Corno (İt.) Korno. Corno da caccia (İt.) Av kornosu av borusu. Corno degli alpi (İt.) Bkz. Cor Alpin. Corno di basseto (İt.) Alto klarneti. Corno ingles (İsp.) Korangle. Corno inglese (İt.) Korangle. Cornopean (Fr.) Bir İngiliz orgu. Cornu (Rom.) Romen müzik çalgısı. Cornures (Fr.) Av boruları ezgisi parçaları. Coro (İt.) Koro. Coro di ragazzi (İt.) Çocuk korosu. Corona (İt.) Taç, durak işareti. Corroboree (İng.) Avustralya yerlilerinin gece danslarıyla kutladıkları bayram töreni. Coro pieno (İt.) Karma koro. Corps de ballet (Fr.) Balede solo yanında dönen figüran topluluk Corps de rechange (Fr.) Ayar borusu. Corrante (İt.) Fransa kaynaklı eski bir dans. Correpetitor (Al.) Operanın ikinci yada üçüncü koro yönetkeni, solistlere, partilerini piyanoda çalıştırır. Coryphacus (İng.) Bkz. Coryphée. Coryphée (Fr.) Bir koronun baş ve ilk giren sesçisi. Cosaques (Fr.) Kazak askerlerine ait folklor. Cotillon (Fr.) Eski bir Fransız dansı. Cottage piano (İng.) Küçük düz piyano. Coulade (Fr.) İki uzak derecenin ses müziğinde ara sesler sırasıyla bağlanışı. Coulé (Fr.) Bağ çizgisi, bağlı. Coulisse (Fr.) Sürgü (trombonun sürgülü boru bölümü). Counter mesure (İng.) Bkz. Contratempo. Counterpart (İng.) Eşlik ezgisi. Counterpoint (İng.) Bkz. Contepoint. Counter-tenor (İng.) Yüksek sesli tenor. Country-dance (İng.) Eski bir dans. Coup d'archet (Fr.) Yay çekiş. Con strepito (İt.) Gürültüyle. Coupé (Fr.) Kesik çalış. Coupe de langue (Fr.) Dil vuruş, dil vurma yöntemi. Coupee (İng.) Dansta bir ayak üstünde durup, diğer ayağı ileri veya geri hareket ettirme. Coupler (İng.) Bağ (iki veya daha çok notanın üstüne konulan). Couplet (Fr.) Güfte dizesi. Courante (Fr.) Eski bir Fransız dansı. Couronne (Fr.) Taç, durak işareti. Courtaud (Fr.) Bassona benzeyen eski bir çalgı. Cracoviana (İt.) Bir Polonya dansı. Cracovienne (Fr.) Bir Polonya dansı. Cramignon (Fr.) Belçika bölgesinde, zincir biçiminde oynan şarkılı dans. Credo (Lat.) Messe'nin üçüncü bölümü "tanrıya inanıyorum". Crépatition (Fr.) Çatırdı, ateşin çatırdaması. Crescendo (İt.) Sesi gittikçe kuvvetlendirerek. Criard (Fr.) Kötü cırtlak ses. Crier (Fr.) Bağırmak. Cristallin (Fr.) Çok berrak ve yüksek bir ses niteliği. Critic of music (İng.) Müzik eleştirisi. Critique de la mussique (İng.) Müzik eleştirisi. Croche (Fr.) Çengelli, sekizlik nota. Croches (İsp.) Sekizlik nota. Crochet (Fr.) Çengel. Csardas (Fr.) Çağdaş, Macar halk dansı. Csharp (İng.) Do diyez. Crosiment (Fr.) Çaprazlama, parti aşaması (armonide). Croser (Fr.) Çaprazlama yapmak Croma (İt.) Sekizlik nota. Cromaticamente (İsp.) Kromatik, biçimde yöntemde. Cromatica (İt.) Kromatik, yarım sesler sırasıyla. Cromatizzando (İt.) Kromatik biçimde, yöntemde. Cromorna (İng.) Obua sesi veren. Obuanın ön soyu sayılan çok eski bir çalgı. Cromorne (Fr.) Obua sesi veren. Obuanın ön soyu sayılan çok eski bir çalgı. Crossing (İng.) Çaprazlama, parti aşaması (armonide). Crotale (Fr.) Eski vurmalı bir çalgı. Crotchet (İng.) Dörtlük nota. Crouth (İng.) Önce telli olup, sonra yayla çalınan eski bir İngiliz çalgısı. Crush room (İng.) Tiyatro ara salonu. Cruzamiento (İsp.) Çaprazlama. Cruzar (İsp.) Çaprazlama yapmak. Csardas (Fr.) Bkz. Czardas. C sharp (İng.) Do diyez. Cuarta (İsp.) Dörtleme.. Couarteto (İsp.) Kuarter. Dörtlü. Cuatro de empezar (İsp.) Eski bir İspanya dansı. Cue (İng.) Oyuncuya, çalıcıya veya sesçiye sahneye çıkmasına işaret olan son sözler yada bu amaçla verilen işaret. Cuivres (Fr.) Alaşımlı çalgılar. Curtain call (İng.) Perde indikten sonra alkışlarla yeniden sahneye çağırma. Cycligue forme (Fr.) Yineleme biçimi, bir temanın biçim değiştire değiştire ilerlemesi. Cyclische formen (Al.) Bkz. Cycligue forme. Cymbal (İng.) Zil. Cymbale (Fr.) Zil. Cymbalist (İng.) Zil çalıcısı. Cymbalum (Lat.) 1) Zil, 2) Klavsen. Czardas (Mac.) Çağdaş, Macar halk dansı Cadence parfaite (Fr.) Tam, yetkin durgu. Cadence plagale (Fr.) Alt çeken (alt dominant) durgusu. Cadence rompue (Fr.) Kırık durgu. Cadence suspendue (Fr.) Asma durgu. Cadence trompeuse (Fr.) Yanıltan (sürpriz) durgu. Cadencia (İsp.) Durgu. Cadencia adornado (İsp.) Çiçekli kadans. Cadencia final (İsp.) Bitim, bitiriş durgusu. Cadencia imperfecta (İsp.) Eksik, yarım durgu. Cadencia interrumpida (İsp.) Kesik durgu. Cadencia perfecto (İsp.) Tam, yetkin durgu. Cadencia plagale (İsp.) Alt çeken durgusu. Cadencia por egano (İsp.) Yanıltan (sürpriz) durgu. Cadencia rota (İsp.) Kırık durgu. Cadencia suspendida (İsp.) Asma durgu. Cadenza (İt.) Durgu. Cadenza d'inganno (İt.) Yanıltan (sürpriz) durgu. Cadenza finale (İt.) Bitim, bitiriş durgusu. Cadenza fiorita (İt.) Çiçekli durgu. Cadenza imperfetta (İt.) Eksik, yarım durgu. Cadenza interrota (İt.) Kesik durgu. Cadenza perfetta (İt.) Tam yetkin durgu. Cadenza plagale (İt.) Alt çeken durgusu. Cadenza rotta (İt.) Kırık durgu. Cadenza sospesa (İt.) Asma durgu. Cafe-concert (Fr.) Çalgılı, dinleti kahvesi. Caisse (Fr.) Kasnak, trampet kasnağı. Caisse claire (Fr.) İnce (tiz) kasnak. Caisse roulante (Fr.) Tok kasnak. Caisse plate (Fr.) Düz kasnak. Caisses (Fr.) Kasnaklı çalgılar. Cake-walk (İng.) Bir dans biçimi. Calamus (Lat.) Bkz. Chalumeau. Calando (İt.) Kuvvetten düşerek yavaşla. Calandrone (İt.) Bir İtalyan halk çalgısı. Calascione (İt.) Türk çalgısı kolca kopuz. Calata (İt.) Eski bir İtalyan dansı. Calcando (İt.) Canlıca, ağırlaşmadan. Calinda (Fr.) Antil adalarında kölelere ait bir dans. Caliopide (Fr.) Eski küçük bir müzik çalgısı. Calmato (İt.) Durularak, sakinleşerek. Calore (İt.) Canlı, coşkun, ateşli bir deyi ile. Caloroso (İt.) coşkun, ateşli bir deyişle. Camera (İt.) Oda, oda müziği. Campana (Lat.) Çan. Campanaire (Lat.) Bkz. Campana. Campanella (İt.) Kampana çalgısının seslerini belirtir. Campanetta (İt.) Can çalgısı. Campanologie (Fr.) Çan yapımcılığı tarihi. Canard (Fr.) Yanlış ses. Cana (İsp.) Bek. Bkz. Bec. Canarie (Fr.) Kanarya dansı, eskiden Fransa'da çok 'ünlü idi, Kanarya Adaları yerlilerini simgeleyen bir dans. Canario (İt.) Bkz. Canarie. Cancan (Fr.) Bir Fransız dansı. Cancel (İng.) Önce gelen bemol ve diyezi bekar koyarak değiştirmek. Cancion (İsp.) Şarkı. Cancion de cuna (İsp.) Ninni. Beşik şarkısı. Cancion popular (İsp.) Halk şarkısı. Canon (Fr.) Kanon. Birkaç sesin sırayla girere, hiç duraklamadan yürürken, ilk ezgiyi (şarkıyı) benzetlemeleri. Canone (İt.) Bkz. Canon. Canonique (Fr.) Kanonlu, kanon üslubunda, yönteminde. Canon oblige (Fr.) Direngen kanon. Canon terminé (Fr.) Bitimli kanon. Canso (Fr.) En güzel lirik parçalar (orta çağda). Cantabile (İt.) Şarkı söyler gibi, belirterek. Cantacchiare (İt.) Yarım sesle söylemek. Cantando (İt.) Şarkı gibi, belirterek. Cantante (İsp.) Sesçi (şarkıcı). Cantar (İsp.) Şarkı söylemek. Cantare (İt.) Şarkı söylemek. Cantarela (İsp.) Yaylı çalgıların en ince teli, kemanın mi teli. Cantata (İt.) Bkz. Kantat. Cantata da camera (İt.) Oda kantatı. Cantata da profano (İt.) Dindaşı kantat. Cantata de camara (İsp.) Oda kantatı. Cantata de chiesa (İt.) Dinsel kilise kantatı. Cantata de iglese (İsp.) Dinsel, kilise kantatı. Cantate (Fr.) Bkz. Kantat. Cantate de chambre (Fr.) Oda kantatı. Cantate d'eglise (Fr.) Kilise kantatı. Cantate profane (Fr.) Dindışı kantat. Cantate sacrée (Fr.) Kutsal dinsel kanat. Cantatille (Fr.) Küçük kantat. Cantatina (İt.) Küçük kantat. Cantatrice (Fr.) Kadın sesçi (şarkıcı). |
Müzik Sözlüğü
Re Da (İt.) Ya, dan takısı. Da capo (İt.) Başa dön. Yeni baştan. Da capo al segno (İt.) Baştan işaret yerine dek yineleme. Daempfer (Al.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç. Da,dall (İt.) Ya,dan, yana, anlamlarını veren takılar. Dal segno (İt.) Senyö işaretine dön ve yinele. Damper (İng.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç. Dance (İng.) Dans. Dance of death (İng.) İskeletler dansı. Dance onea's head off (İng.) Ölesiye dans etmek. Dancer (İng.) Bale yapan erkek, dans eden. Dansa (Port.) Dans. Danse (Fr.) Dans, oyun. Danser (Fr.) Dans, etmek. Danses orientales (Fr.) Şark dansları. Danseuse (Fr.) Dans eden kadın, bale yapan kadın. Danseuse étoile (Fr.) Bir ülkenin en ünlü, en büyük balerini. Danseur (Fr.) Dans eden erkek, bale yapan erkek. Danza (İt.) Dans. Danzador (İsp.) Dans eden erkek. Danzatore (İt.) Dans eden erkek. Das erste mal (Al.) İlk kez. Dasselbe zeitmass (Al.) Aynı ölçü, aynı hız. Das sinkenlassen der stimme (Al.) Söylerken sesi indiriş. Dauer (İt.) Süre. D.c. (İt.) Da capo' nun kısaltması.. D douple flat (İng.) Re çift bemol. D douple sharp (İng.) Re çift diyez. D-dur (Al.) Re majör. Début (Fr.) Başlangıç. Dèbutant (Fr.) Mesleğe ilk çıkışını yapan. Dècachorde (Fr.) Eski telli bir çalgı (gitar). Deceptive cadence (İng.) Yanıltan (sürpriz) durgu. Déchant (Fr.) Bkz. Discantus. Déchiffrable (Fr.) Çözümlenebilir, deşifrelenebilir. Déchiffrage (Fr.) Deşifre ediş. Déchiffrenment (Fr.) Deşifreleyiş. Déchiffrer (Fr.) İlk görüşte çalmak, okumak, çözmek. Déchiffreur (Fr.) Deşifreci, bu konuda yeteneği olan. Dècibel İşitme duyarlığını ölçen aygıt, ses ölçer. Décimole (Fr.) Onlama. Decioso (İt.) Kararlı ve kesin deyişle. Declamando (İt.) Konuşur gibi, bir çeşit bestesiz okuyuş biçimi. Déclamateur (Fr.) Söyleyen, deklame eden. Déclamation (Fr.) En uygun anlatımla söyleyen. Declamar (İsp.) Ezbere söylemek. Declamer (Fr.) En uygun anlatımla söyleyen. Decreasing loudness (İng.) Bkz. Diminuendo. Decresc. (İt.) Decrescendo'nun kısaltması. Decrescendo (İt.) Sesi gittikçe söndürerek. Déduction (Fr.) Yanaşık derecelerle çıkan sıra notalar. Deff (Fr.) Tef. Deficiendo (İt.) Yavaşlayarak. Degré (Fr.) Derece, dizinin her bir notasına derece denir. Degree (İng.) Derece. Delicamente (İt.) Güçsüz ancak ince bir deyişle. Delicato (İt.) İnce bir deyi ile. Delirando (İt.) İçi yanarak, tutuşarak bir deyişle. Demanchè (Fr.) El aşırtmak, sabit çalgılarda sol elin gezinmesi. Demi-forte (Fr.) Bkz. Mezzo forte. Demi-jeu (Fr.) Yarım çalış, kısık ve kapalı çalış. Demi-pause (Fr.) İkilik sus. Demisemi-quaver (İng.) Otuz ikilik. Demi-soupir (Fr.) Sekizlik sus. Demi-ton (Fr.) Yarım ton (Ses). Depress (İng.) Sesi kalınlaştırmak, kalın sesten okumak. Derboucca, debouga, derbouka Darbuka. Derobèe (Fr.) Bir dans. Des (Al.) Re bemol. Désaccordé (Fr.) Uyumsuz (akordu bozuk). Desacordado (İsp.) Uyumsuz. Descant (İng.) Ezgi, bir kaç sesle okunan parçada en yüksek ses. Descendant (Fr.) İnici. Desscending (İng.) İnici. Descending scale (İng.) İnici dizi. Descord (Fr.) Lirik bir biçim (XII-XIV yy.). Descrescendo (İt.) Gittikçe kuvvetten düşerek. Des-dur (Al.) Re bemol majör. Desen tonar (İsp.) Ses düşmesi, yanlış okumak. Deses (Al.) Re çift bemol. Des-moll (Al.) Re bemol minör. Dessus (Fr.) İnce ve orta kalınlıktaki çocuk ve kadın seslerine verilen ad. Destra (İt.) Sağ. Destra mano (İt.) Sağ el. Détaché (Er.) Kesik çalış, ayrı ayrı dil vurarak. Determinato (İt.) Doğru ve tam olarak. Detonieren (Al.) Ses düşmesi, ton dışına düşüş. Détonner (Fr.) Ses düşmesi, yanlış okumak. Deutlich in der aussprache (Al.) Belirlenmiş, belirtilmiş. Deux notes contre une (Fr.) Bir notaya karşı, iki nota kullanarak yapılan iki partili kontrpuan. Development (İng.) Geliştirmek. Developpement (Fr.) Geliştirmek. Dexter (İng.) Sağ ele ait. D flat (İng.) Re bemol. Diafoni (Yun.) Uyumsuz aralık. İki sesli müzik. Diafonia (İt.) Uyumsuz aralık. İki sesli müzik. Diagramma (Yun.) Ses dizisi, derece. Dialog (Al.) İki ses ya da çalgı için beste, söyleşim. Dialogo (İt.) Bkz. Dialog. Dialogos (Yun.) Bkz. Dialog. Dialogue (Fr.) Bkz. Dialog. Diapason (Yun.) Diyapazon, la sesini vererek çalgıların uyumlanmasına yarayan çatal. Diapente (Yun.) Beşli aralığı. Diapentar (İt.) Beşlilemek. Diapenter (Fr.) Beşli aralığı. Diaphonie (Fr.) 1) Uyumsuz aralık. 2) İki sesli, iki partili müzik. Diaphony (İng.) Uyumsuzluk. Diaschisma (Yun.) Diyez veya yarım ton. Diastema (Yun.) Aralık. Diastematik (Yun.) Bölünmeyen aralık (-yarım ses). Diastèmatique (Fr.) Bkz. Diastematik. Diastessaron (Yun.) Dörtlü. Diatessaronare (İt.) Dörtlülemek. Diaton (Yun.) İki ses arasındaki aralık. Diatonic (İng.) Bkz. Diatonique. Diatonically (İng.) Diatonique üslûbunda. Diatonique (Fr.) Yalın, dizinin yalın olarak ardıllanışı. Dictaphone (Fr.) Teyp, ses kayıt ve çalma aygıtı. Dicté musical (Fr.) Müzik yazım, çalınan bir müziği kulaktan notaya almak, kulak eğitimi. Dictionnaire (Fr.) Sözlük. Didactic (İng.) Öğretici. Didactically (İng.) Öğretici üslûpla. Diése (Fr.) Diyez, önüne konulduğu notayı yarım ses incelten işaret. Diéser (Fr.) Diyezlemek. Dies irae (Lat.) Ölüler messe'sinin ikinci bölümü."Gazap günü". Diesis (İt.) Diyez. Die vierte (Al.) Dörtleme. Diferencias (İsp.) Bkz. Variations. Differentiae (Lat.) Bir aralık. Digitacion (Fr.) Parmak rakamı, parmakları kullanma yöntemi. Digitado (İt.) Parmak rakamı, parmakları kullanma yöntemi. Digitato (İt.) Bkz. Digitado. Dilectum (Lat.) Amatör. Dillettante (İt.) Amatör. Güzel sanatlara düşkün. Diluendo (İt.) Sönerek. Dilugando (İt.) Sesini uzatarak. Dim.,dimin. (İt.) Diminuendo' nun kısaltmaları. Diminish (İng.) Bir aralığı eksiltmek, küçültmek. Diminué (Fr.) Eksik. Diminuendo (İt.) Sesi gitgide azaltarak. Diminution (Fr.) Eksiltim, küçültüm. Diphonium (Lat.) İki ses için, parti için yapıt. Diplophonie (Fr.) Bir sesçinin, iki sesi aynı zaman çıkarması (olağanüstü bir şey). Directeur (Fr.) Yöneten, orkestra yönetkeni. Direction (Fr.) Yönetim. Director (Al.) Yönetken. Dirge (İng.) Ağıt. Dirigent (Al.) Yöneten, yönetken. Diriger (Fr.) Yönetmek. Diritta (İt.) Derece atlaması yapılmaksızın. Dis (Al.) Re diyez. Disaccord (İng.) Uyumsuzluk. Discant (Lat.) En ince kadın veya çocuk sesi. Piyanonun en ince sesler bölümü. Discantus (Lat.) Aynı zamanda okunan (alt ve üst sesleri karşılıklı eşit değerlerde) iki sesli şarkı. Bir çeşit Ortaçağ kontrpuanı, sonraları üçüncü ve dördüncü sesler eklendi. Discendente (İt.) İnici. Discographie (Fr.) Plak bilgisi. Discord (İng.) Uyuşmazlık. Discordance (Fr.) Uyuşmazlık. Discordancia (İsp.) Uyuşmazlık. Discordant (Yun.) Uyuşmazlık. Discordante (Fr.) Uyumsuz. Discordanza (İt.) Uyuşmazlık. Discordato (Lat.) Uyumsuz. Discorder (Fr.) Düzen aşmak, özel bir ses, etki elde etmek için bir çalgının olağan düzenini değişikliğe uğratmak. Discothéque (Fr.) Diskotek, plak koleksiyonu, bir aradalığı. Disgiunto (İt.) Ayrık. Bkz. Disjöint. Disharmoni (Yun.) Uyumsuzluk. Disharmonisch (Al.) Uyumsuzluk. Disharmonize (İng.) Uyumsuzlaştırmak. Disharmony (İng.) Uyumsuzluk, düzensizlik. Disinvolto (İt.) Kolaylıkla , eksiksizce, üzüntüsüzce. Disis (Al.) Re çift diyez. Disjoint (Fr.) Ayrık, aralarında dereceler olan iki nota aralığı (Re-Sol). Disjonction (Fr.) Ayrıklık. Disjunct (İng.) Bkz. Disjoint. Disjunto (İsp.) Bkz. Disjoint. Diskant (Al.) Bkz. Discant. Diskantist (Al.) Discant sesiyle söyleyen. Diskantregister (Al.) Discant bölgesi. Diskordant (Al.) Uyumsuz. Diskordantia (Lat.) Uyuşmazlık. Diskordanz (Al.) Uyuşmazlık. Diskordanza (İt.) Uyuşmazlık. Disperato (İt.) Umutsuz, acıklı. Dissonan (Lat.) Uyumsuz. Dissonance (Fr.) Uyumsuz. Dissonancia (İsp.) Uyuşumsuz. Dissonant (İng.) Uyumsuz. Dissonante (İt.) Uyumsuz. Dissonantia (Lat.) Uyuşumsuz. Dissonanz (Al.) Uyumsuz. Dissonanza (İt.) Uyumsuz. Dissoner (Fr.) Uyumsuz biçime getirmek. Distich (İng.) İki dize. Distinto (İt.) Açık tane tane. Distique (Fr.) Birbirine eşit iki dize. Diteggiatura (İt.) Bkz. Digitacion. Dethématisme (Fr.) İki değişik temanın kullanılması, çift temalık. Dito (İt.) Parmak. Diton, ditonus (Yun.) Büyük üçlü, iki tam sesli aralık. Ditty (İng.) Mani, kısa türkü, böyle türkü okumak. Div. (İt.) Divisi'nin kısaltması. Diva (İng.) Operada baş sesçi. Divertimento (İt.) Ara müziği. Operada danslar bölümüne, çalgı müziğinde ise danslar dizisine verilen ad. Divertissement (Fr.) Oyalama. Divisè (Fr.) Bölümlü. Divisi (İt.) Bölümlü. Division (Fr.) Bölünüm, eşit değerlere bölünme. Division irregulieres (Fr.) Kuralsız bölünüşler, bir dörtlük değerin dört eşit onaltılık yerine beş onaltılık değere bölünmesi. Dixieme (Fr.) Onlu. Divotamente, divoto (İt.) Dindarca. Dizième (Fr.) Onlu. Dixtuor (Fr.) On çalgı için yazılmış beste. D-moll (Al.) Re minör. Do Do dizisinin ilk notası. Doblado (İsp.) Katlı, katlanmış (armonide). Doblar (İsp.) Katlamak (armonide). Dodécacorde (Fr.) 12 ton yöntemi. Bir sekizli içindeki 12 yarım ses. Dodécaphonie (Fr.) Bir dizideki on iki yarım sesi bestede bağımsızca kullanma yöntemi, dizisel müzik. Dodécaphonisme (Fr.) Oniki ton yöntemciliği. Dogliosamente, dogliosissimo,doglioso (İt.) Acılı, üzüntülü. Doigté (Fr.) Parmak rakamı, parmakları kullanma yöntemi. Doigter (Fr.) Parmak rakamları koymak, rakamlamak. Doina (Rom.) Serbest biçimde Romen halk şarkısı. Dolce (İt.) Tatlı bir deyişle. Dolcemente (İt.) Tatlı bir deyişle. Dolcissimo (İt.) Çok tatlı bir deyişle. Dolendo (İt.) Acıklı bir deyişle. Dolente (İt.) Acıklı, yanık bir deyişle. Dolore (İt.) Üzüntülü bir deyişle. Dolorosamente (İt.) Üzüntülü bir deyişle. Doloroso (İt.) Acıklı, yaslı bir deyişle. Dominando (İt.) Dizinin beşinci derecesi. Dominant (Al.) Dizinin beşinci derecesi. Dominantakkord (Al.) Beşinci derece uygusu. Dominante (Fr.) Dizinin beşinci derecesi. Doppel (Al.) Çift demektir. Doppel-B (Al.) Çift bemol. Doppelfagott (Al.) Kontrfagot. Doppelfuge (Al.) Çift füg. Doppelgriff (Al.) Çift telde. Doppelkreuz (Al.) Çift diyez. Doppeltakt-note (Al.) İki tane birlik değere eşit nota. Doppeltriller (Al.) Çift tril. Doppelschlag (Al.) Çift küme. Doppia stanghetta (İt.) Çift ölçü çizgisi. Doppio (İt.) Çift. Doppio bemolle (İt.) Çift bemol. Dippio diesis (İt.) Çift diyez. Doppio movimento (İt.) Çift hareket. Doppio note (İt.) Çift nota. Doppio pedale (İt.) Çift pedal. Doppio piu lento (İt.) İki kat ağır. Doppio trillo (İt.) Çift tril. Dorien (Fr.) Eski yunanda bir ses dizisi. Dorische sexte (Al.) Minör tonun büyük altılısı (dorya altılısı) Dorische tonart (Al.) Bkz. Dorien. Dot (İng.) Çoğaltma noktası. Doublè (Fr.) Çift. Doublè barre de mesure (Fr.) Çift ölçü çizgisi. Double-bass (İng.) Telli kontrbas, kontrbas. Double bassoon (İng.) Kontrfagot. Double choeur (Fr.) Çift koro. Double-corde (Fr.) Çift tel. Double-croche (Fr.) Onaltılık nota. Double musical bar-line (İng.) Çift ölçü çizgisi. Doubled (İng.) Katlanmış (armonide). Doubles cordes (Fr.) Çift tel, telli çalgılarda iki ayrı telde birden çalarak, çifter sesli çalma yöntemi. Doubling (İng.) Üst sekizlisine. Doux (Fr.) Bkz. Piano. Douzième (Fr.) Onikili. Drama (İng.) Dram. Drama lirico (İt.) Müzikli dram, dramatik müzik. Dramaturgic (İng.) Dram sanatına ait. Dramaturgy (İng.) Dram sanatı yazmak. Drama per musica (İt.) Dramatik müzik, müzikli dram. Dramatic music (İng.) Dramatik müzik. Dramatisch musik (Al.) Dramatik müzik. Drame musical (Fr.) Dramatik müzik, müzikli dram. Dritta (İt.) Sağ el. Drona (İng.) Gaydanın kalın ses veren kamışı. Drum (İng.) Davul, davul çalmak, davul sesi. Drumbeat (İng.) Davul çalınması. Drumhead (İng.) Davul derisi. Drummajor (İng.) Boru takımı yönetkeni. Drummer (İng.) Davul veya trampet çalıcısı. Drum on the piano (İng.) Acemice piyano çalmak. Drumstick (İng.) Davul tokmağı veya trampet sopası. Drumstück (Al.) Değnek, çubuk. D sharp (İng.) Re diyez. Dualisme (Fr.) İkincilik. Dualisme harmonique (Fr.) Armoni ikinciliği. Ductia Bir dans. Dudelsack (Al.) Tutumlu flavta. Due (İt.) İki. Duet (İng.) İki ses için, iki partisi olan. Duett (Al.) Bkz. Duet. Duette (Fr.) Bkz. Duet. Duettino (İt.) Duet'in küçüğü. Duetto (İt.) Bkz. Duet. Dulcimer (Fr.) Eski bir çalgı. Dulzaina (İsp.) İspanyol halk çalgısı. Dumb show (İng.) Sözsüz sahne oyunu, pantomima. Dummy (İng.) Tiyatroda önemsiz rolü olan. Duo (İt.) İki sesin uzunca bir zaman karşılıklı yanıtlaştığı müzik parçası ikili. Duodecima (Lat.) Onikili aralık. Duodezime (Al.) Onikili aralık. Duolet (Fr.) İkileme, üç eşit değer yerine iki eşit değerin kullanılması. Dur (Al.) Majör. Durakkord (Al.) Majör uygu. Duramente (İt.) Sert sert, keskin bir deyişle. Durata (İt.) Süre. Durchführen (Al.) Aktarma yapmak. Ducführung (Al.) Geliştirme. Durchgangsnote (Al.) Geçit notası. Dur dreiklang (Al.) Büyük beşli uygusu. Durèe (Fr.) Süre. Durezza (İt.) Sertlikle. Durtonart (Al.) Majör ton. Durtonleiter (Al.) Majör dizi. D'ut (Fr.) Do Dynamique (Fr.) Ses yeğinliğini inceleyen, konu edinen kuram. Dynastia Müzik tarihine geçmiş, iz bırakmış sanatçılar topluluğu, ailesi. |
Müzik Sözlüğü
Mi. Ear (İng.) Kulak. Eardrum (İng.) Davul veya timbal boşluğu. Ecart (Fr.) Açıklık, uzaklık. Ecco (İt.) Yankı. Echancrures (Fr.) Keman ve benzeri çalgıların iki yanındaki çukurluklar. Echo (Fr.) Yankı. Eclogue (İng.) Çoban şiiri. Ece (İsp.) Yankı. Ecole (Fr.) Ekol, okul. Ecossaise (Fr.) İskoç, üslubu. Ecouter (Fr.) Dinlemek. E douple flat (İng.) Mi çift bemol. E douple sharp (İng.) Mi çift diyez. E-dur (Al.) Mi majör. Effect (İng.) Etki, sonuç. E flat (İng.) Mi bemol. Egale (Fr.) Eşit. Egalement (Fr.) Eşit olarak, aynı ölçüde. Egalitè (Fr.) Eşitlik. Eglogue (Fr.) Çoban şiiri. Eguale (İt.) Eşit. Egalemente (İt.) Eşit olarak. Enharmonisch (Al.) Sesdaş. Eifrig (Al.) Çabalı. Eight note (İng.) Sekizlik nota. Eile (Al.) Aceleci, kaygılı. Enfach (Al.) Kolay, basit. Einleitung (Al.) Başlantı. Einsaiter (Al.) Ses ölçer. Einvenig (Al.) Biraz, azıcık. Einvenig langsamer (Al.) Azıcık daha yavaş. Eis (Al.) Mi diyez. Eisis (Al.) Mi çift diyez. Ejecucion (İsp.) Çalma, çalış. Ejecutar (İsp.) Çalmak. Ejercicio (İsp.) Eğitim alıştırması. Ejeutante (İsp.) Çalıcı. Elegante (İt.) İnce bir deyi ile. Elegi (Yun.) Efsane. Elegia (İt.) Ağıt. Elègiac (İng.) Ağıt ile ilgili. Elegiacal (İng.) Ağıt üslûbunda. Elegiaco (İt.) Efsane ile ilgili. Elegiaque (Fr.) Ağıt ile ilgili. Elégie (Fr.) Ağıt. Elegisch (Al.) Ağıt ile ilgili. Elegist (İng.) Ağıt yazan. Elegy (İng.) Ağıt. Element (Fr.) Öğe, eleman. Elementaire (Fr.) Öğesel, ilk, temel. Elévation (Fr.) Dikeliş. Balede sıçrayışta kazanılan en son yükseklik. Elevato (İt.) Yükselterek. Elegie (Al.) Ağıt. Eloge (Fr.) Övgü. Elogium (Lat.) Övgü. Embocadura (İsp.) Ağızlık (soluklu çalgılarda). Emboucher (Fr.) Ağızlığı dudaklara dayatmak. Embouchoire (Fr.) Soluklu çalgıların ağızlığındaki çukurluk. Embouchure (Fr.) Ağızlık (soluklu çalgılarda). Emettre (Fr.) Müzik sesi çıkarmak, işittirmek. Emission (Fr.) Ses çıkarış, seslendirme. E-moll (Al.) Mi minör. Enaccord (Fr.) Uyumlu (akortlu). Enarmonia (İsp.) Sesdaş. Enarmonica (İt.) Sesdaş. En augmentant (Fr.) Bkz. Crescendo. Enchaînement (Fr.) İki uyguyu mantıklı (uygun) biçimde yan yana koymak, yerleştirmek. Encore (Fr.) Bir daha, yineleme isteği. En diminuant (Fr.) Bkz. Diminuedo. Energico (İt.) Canlı, diri. Englisch horn (Al.) Korangle. English horn (İng.) Korangle. Enharmonic (İng.) Sesdaş. Enharmonie (Fr.) Sesdaş (Do diyez-Re bemol gibi. Enharmonique (Fr.) Sesdaşlık. Enharmonisch (Al.) Sesdaş. Enregistrement (Fr.) Ses kayıt etme (banta, plağa). Enretardant (Fr.) Geciktirerek (armonide). Enretido (Port.) Devan ettirilen. Ensalada (İsp.) İspanyol bestecilerinin neşeli nitelikte olan şarkılara verdikleri ad(XVI.y.y.). Enseignement (Fr.) Öğretim. Ensemble (Fr.) Ses birliği beraberliği. Ensemble dramatique (Fr.) Oyun içindeki şarkı beraberliği. Entier (Fr.) Birlik süre. Enlonacion (İsp.) Ses rengi, ses tutarlılığı. Entonar (İsp.) Ton vermek. Entonation (Fr.) Ses tutarlığı. Entonner (Fr.) Ton vermek. Entracte (Fr.) Perde arası, bölüm arası. Entrata (İt.) Giriş. Entrechat (Fr.) Balede havada bacakları çapraz duruma getirmek. Entrée (Fr.) Giriş. Entrepreneur (Fr.) Müzik eğlencesi düzenleyen. Eolien (Fr.) Eski müzikteki beşinci dizinin adı. Epilogue (Fr.) Yazınsal parça içindeki düşünceleri bağlayan sonuç. Epinette (Fr.) Eski dokunçlu bir çalgı. Epigue (Fr.) Destan üslubunda. Episode (Fr.) Oyalama, ayrım, ana temanın ilk gelişi ile ikinci gelişi arasına konulan müzik buluşu, ara cümle. Epithalame (Fr.) Gerdek şarkısı, düğün için yazılmış şarkı. Epithalamion (Yun.) Gerdek şarkısı. Erloeschend (Al.) Sönerek. Erniedrigen (Al.) Bemollemek. Ernst (Al.) Ağır başlı, görkemli. Eroica, eroico (İt.) Kahramanca. Erotic (İng.) Tutku, tutku ile. Erotica (İt.) Tutku (aşk) ile. Erotique (Fr.) Tutku ile. Ersterbent (Al.) Sönerek, kaybolarak. Erzlaute (Al.) Eski bir telli çalgı. Erzuernt (Al.) Kızgın, çok öfkeli. Es (Al.) Mi bemol. Escala (İsp.) Dizi. Escala discendente (İsp.) İnici dizi. Escarraman (İsp.) Bir İspanyol dansı. Escoceza (İsp.) İskoç dansı, İskoç üslubu. Escondig Eski bir provans şarkısı (aşk sarkısı). Esecutore (İt.) Çalıcı. Escuzione (İt.) Çalma çalış. Esempio (İt.) Örnek. Es-dur (Al.) Mi bemol majör. Eseguire (İt.) Çalmak. E-seite (Al.) Mi teli. Esercizio (İt.) Eğitim alıştırması. Eses (Al.) Mi çift bemol. Es folgt (Al.) Hep bu yolla. Enfumado (İsp.) Çok hafif biçimde ayırtıl (nüanslı). Es geht so fort (Al.) Hep bu biçimde. E sharp (İng.) Mi diyez. Es-moll (Al.) Mi bemol minör. Espace (Fr.) Ara. Espanoleta (İsp.) Eski bir İspanya dansı. Espirando (İt.) Ölerek. Espressivo (İt.) İçten, dokunaklı bir deyişle. Essential (İng.) Eksen veya ses için önemli olan. Estampita (İt.) Bkz. Estampie. Estampie (Fr.) Fransız kaynaklı şarkılı bir dans. Esthétique de musique (Fr.) Müzik yapıtlarındaki düşünü, deyi, betimleme ve nedenlerini inceleyen bir dal. Estinto (İt.) Gitgide söndürerek. Estomac (Fr.) Kemandaki ff delikleri. Estompé (Fr.) Çok hafif bir ayırtı ile. Estudio (İsp.) Bkz. Etude. Etendue (Fr.) Genişlik. Ethnologie müsicale, ethmomuicologie Etnik müzik bilimi. Etoufez le son (Fr.) Sesi kısınız. Etouffé (Fr.) Vurma çalgılarda sesin çok kısık çıkacağını bildirir, gösterir. Etouffer (Fr.) Sesin rengini boğuklaştırmak, kısmak. Etouffoir (Fr.) Surdin, Sesi kısmaya yarayan araç. Etude (Fr.) Etüt, yüksek bir yöntem sağlayıcı çalışma. Etwas (Al.) Azıcık. Etwas bewegt (Al.) Azıcık canlı. Etwas langsamer (Al.) Azıcık ağırca. Eufonia (İsp) Seslerin iyi seçilmesi. Eufonico (İt.) Seslerin iyi seçilmişliği.. Eufonio (İt.) Seslerin iyi seçilmesi. Eulogia (Yun.) Övgü. Euph Euphonium'un kısaltması. Euphonic (İng) Seslerin iyi seçilmişliği. Euphonie (Fr.) Seslerin iyi seçilmesi. Euphonique (Fr.) Seslerin iyi seçilmişliği. Euphonium (Al.) Küçük bas, bariton. Euphonize (İng.) Uyumlu sesle. Euphony (İng.) Seslerin iyi seçilmesi. Eurhytmics (İng.) Ritmik jimnastik, müzikle yapılan beden eğitimi. Euterpe (Yun.) Müzik Tanrısı. Euterpean (İng.) Müzik Tanrısına ait. Eveningdress (İng.) Balo giysisi, gece giysisi. Evirato (İt.) Alto veya mezzo soprano sesli hadım erkek sesçi. Eviter (Fr.) Kaçınmak. Evolutio (Lat.) Çiftli kontrpuanda seslerin çevrimi. Exact (İng.) Doğru, yanlışsız. Exacto (İsp.) Doğru, yanlışsız. Example (İng.) Örnek. Exceptions (Fr.) Ayrı tutulanlar. Exécutant (Fr.) Çalıcı. Exécuter (Fr.) Çalmak. Execution (İng.) Çalış, çalınışı. Exécution (Fr.) Çalma, çalış. Exédent (Fr.) Artık aralık. Exercice (Fr.) Egzersiz, eğitim alıştırması. Exercise (İng.) Eğitim alıştırması. Exeunt (Lat.) Sahneden çıkarlar. Exeunt omnes (Lat.) Hepsi sahneden çıkarlar. Exotique (Fr.) Avrupa dışı, doğu müziği. Exotisme (Fr.) Avrupa dışınlı. Expiration (Fr.) Soluk verme. Exposer (Fr.) Serinlemek. Exposition (Fr.) Serim. Expressif (Fr.) Anlatımlı. Expression (Fr.) Anlatımlı, deyi. Expressionisme (Fr.) Anlatımcılık. Anlatım öğelerini yeğleyen tutum. Exprimer (Fr.) Deyilemek. Extemporary (İng.) Doğaçlama yapılan. Extemporization (İng.) Doğaçtan. Extension (Lat.) Keman çalışta serçe parmağını daha ileri notaya getirerek açmak, açış. Eztravaganza (İng.) Bkz. Fantaisie. |
Müzik Sözlüğü
Fa. Forte'nin kısaltması. Fa Do dizisinin dördüncü derecesi. Fabordon (İsp.) Bkz. Falsaburdon. Faburden (İng.) Bkz. Falsaburdon. Facile (İt.) Kolay, kolayca. Facilement (Fr.) Kolaylıkla , kolay olarak. Facilité (Fr.) Kolaylık. Okuma ve çalmada kolay olan. Fado (Port.) Portekiz halk şarkısı. Fagota quinte (İsp.) Küçük fagot Fagote (İsp.) Fagot. Fagote dople (İsp.) Kontrfagot. Fagotista (İsp.) Fagot çalıcısı. Fagott (Al.) Fagot. Fagotti (Al.) Küçük fagot. Fagottini (İt.) Küçük fagotlar. Fagottino (İt.) Fagotlar. Fagottist (Al.) Fagot çalıcısı. Fagottista (İt.) Fagot çalıcısı. Fagotto (İt.) Fagot. Fagottone (İt.) Kontrfagot. Falsa relazione (İt.) Yan yana iki uygudaki aynı sesin birinin değişimli olması (Fa-Fa diyez gibi), falso karşılaşma olan. Falsch (Al.) Yanlış (Falso). Falsch singen (Al.) Yanlış okumak. False (İng.) Yanlış (falso). Falsette (İsp.) İnçe erkek sesi. Falsettiste (Fr.) Bkz. Falsetto. Falsetto (İt.) İnçe erkek sesi (Kadın sesine benzer). Falsettisto (İt.) İnçe erkek sesiyle söyleyen sesçi. Falso (İt.) Yanlış, bozuk (falso). Falso bordone (Al.) Bkz. Falsoburdon. Falsoburdon (İt.) Yalnız uyumlu aralıklarla, eski şarkıların birkaç sesli armonileme yöntemi. Fancy (İng.) Bkz. Fantaisie. Fandango (İsp.) Eski bir İspanyol dansı. Fanfara (İt.) Fanfar, yalnız alaşımlı soluklu çalgılardan olu şan takım. Fanfare (Fr.) Bkz. Fanfara. Fanfarria (İsp.) Bkz. Fanfara. Fantaisie (Fr.) Belirli bir kuruluş biçimi olmayan, bağımsız bir beste türü. Fantasia (İt.) Bkz. Fantaisie. Fantasiestück (Al.) Bkz. Fantaisie. Fantastic (İng.) Düşsel. Fantastich (Al.) Bkz. Fantastique. Fantastico (İt.) Bkz. Fantastque. Fantastique (Fr.) Romantik etkileri ve düş ürünü konuları içeren, canlandıran müzik. Fantasy (İng.) Bkz. Fantaisie. Farandola (İt.) Farandol. Bkz.Farandole. Farandole (Fr.) Farandol, eski bir Fransız halk dansı. Frandule (İsp.) Farandol.Bkz. Farandole. Farce (Fr.) Bkz. Farsa. Farsa (İt.) Tekerleme, güldürücü küçük oyun. Farsa in musica (İt.) Güldürücü müzikli oyun. Fasl (Fr.) Fasıl. Fast (İng.) Çabuk, hızlı. Fastoso (İt.) Görkemli bir deyişle. Fausse (Fr.) Yanlış (falso). Fausser (Fr.) Yanlış yapmak. Fausse relation (Fr.) Bkz. Falsa relazione. Fausset (Fr.) İnce erkek sesi (kadın sesine benzeyen). Faux-bourdon (Fr.) Bkz. Falsoburdon. F douple flat (İng.) Fa çift bemol. F douple sharp (İng.) Fa çift diyez. F-dur (Al.) Fa majör. Femal dancer (İng.) Bale yapan kadın. Fermamente (İt.) Kesinlikle. Fermata (İt.) Durak notası (nota üstünde). Fermate (Al.) Bkz. Fermata. Feroce (İt.) Vahşi. Acımasız bir deyişle. Ferocemente (İt.) Acımasızca. Fes (Al.) Fe bemol. Feses (Al.) Fa çift bemol. Fest (Al.) Kuvvetli. Fester gasang (Al.) Verilen ezgi. Festival (Fr.) Şenlik, müzik şenliği. Festivo (İt.) Şenlikli. Fener (Al.) Ateşli bir deyişle. Feurig (Al.) Alevli, yeğin bir deyişle. Feurig bewegt (Al.) Ateşli, alevli bir deyişle. Feutrage (Fr.) Keçeleme. Ff keman, viyola, viyolonsel ve telli kontrbasın göğsündeki delikler. Ff. (İt.) Fortissimo'nun kısaltması Fff. (İt.) Fortississimo'nun kısaltması. F flat (İng.) Fa bemol. Fiacco (İt.) Yorgun, bitkin bir deyi ile. Fiaremente (Fr.) Kendini beğenmiş bir deyi ile. Fiero (İt.) Kendini beğenen bir deyi ile. Fiddle (İng.) Keman. Fiddler (İng.) Keman çalıcısı. Fiddlestick (İng.) Arşe (keman yayı). Fidélité (Fr.) Sesi yayımlamak. Fidheall (İskoç.) Keman. Fieterlich (Al.) Görkemli. Fife (İng.) Bkz. Fifre. Fifre (Fr.) İsviçre kaynaklı küçük flüt. Fifth (İng.) Beşli aralığı. Figurant (İng.) önemli rolü olmayan. Figuration (Fr.) İşleme, süsleme. Fillin switch (İng.) Ek ritim açkısı. Figure (Fr.) Müzikteki nota ve sus biçimleri. Fin (Fr.) Son. Final cadence (İng.) Bitim, bitiriş durgusu (kadansı). Finale (Fr.) Bitiriş. Finalis (Lat.) Sonuncu. Fine (Fr.) Son. Finger (İng.) Parmak. Finger board (İng.) Kemanın sapı, piyano dokunçluğu. Fingered cord (İng.) Parmaklarla akor çalma (basma). Fingered, fingering (İng.) Parmak rakamı. Parmakları kullanma yöntemi Fingersatz (Al.) Bkz. Fingered. Finta (İt.) Değişime uğramış nota. Fioriture (Fr.) Süs ve üslupta aşırılık. First (İng.) Birinci. First violin (İng.) Birinci (solo) kemancı. Fis (Al.) Fa diyez. Fischio (İt.) Düdük, fifre. Fis-dur (Al.) Fa diyez majör. Fisis (Al.) Fa çift diyez. Fis-moll (Al.) Fa diyez minör. Fl. Flütün kısaltması. Flageolet (Fr.) 1) Bir çeşit altı delikli düz küçük flüt çalgısı. 2) Doğuşuk ses. Flageolett (Al.) Bkz. Flageolet. Flageolettone (Al.) Flüt sesini andıran. Doğuşuk ses. Flageolet-tones (İng.) Flüt sesini andıran. Doğuşuk ses. Flagioletto (İt.) Bkz. Flageolet. Flageolettone (Al.) Flüt sesini andıran. Doğuşuk ses. Flajole (İsp.) Bkz. Flageolet. Flamenco (İsp.) Arap müziği etkisiyle gelişmiş bir İspanyol halk müziği. Flat (İng.) Bemol. Flatted (İng.) Yarım ses karıştırmak. Flatten (İng.) Kalınlaştırmak. Flatting (İng.) Yarım ses kalından okumak veya çalmak. Flauta (İsp.) Flüt. Flautato (İt.) Flüt sesini andıran. Flauteado (İsp.) Flüt sesini andıran. Flautin İsp.) Küçük flüt. Flautino (İt.) Küçük flüt. Flautista (İt.) Flüt çalıcısı. Flautist (İng.) Flüt çalıcısı. Flauto (İt.) Flüt. Flauto dolce (İt.) Blok flüt. Flebile (İt.) Üzüntülü bir deyişle. Flessibile (İt.) Kırgın bir deyişle. Flis corno (İt.) Büğlü. Fluchtig (Al.) Hafif, uçar gibi bir deyişle. Fluchtigkeit (Al.) Hafif, uçar gibi. Flugel (Al.) Kanat (kuyruklu piyano yerine, kanatlı). Flugelhorn (Al.) Büğlü. Fluide (Fr.) Akıcı. Flute (İng.) Flüt. Fluté (Fr.) Flüt sesini andıran. Flûte (Fr.) Flüt, soluklu bir çalgı. Flûte douce (Fr.) Blok flüt. Flûter (Fr.) Flüt çalıcısı. Flute-player (İng.) Flüt, çalıcısı. Flute work (İng.) Flüt sesi veren. Flûtiste (Fr.) Flüt çalıcısı. Flügel (Al.) Kuyruklu piyanolara verilen ad. Flöte (Al.) Flüt. Flötist (Al.) Flüt çalıcısı. F-moll (Al.) Fa minör. Foinikon (Yun.) Eski bir telli çalgı (Finike Liri). Folia (İsp.) Eski bir İspanyol karnaval dansı. Follia (İt.) Bkz. Folia. Folklore (Fr.) Folklor, halkbilgisi. Folklore musical (Fr.) Folklor müziği, halk müziği. Folkloriste (Fr.) Halk müziği ile uğraşan, yapan Folg song (İng.) Halk şarkısı. Fonasco (İt.) Sesçiyi ikaz eden görevli, ses eğitim öğretmeni. Fonction (Fr.) Çatkı. Fonction tonales (Fr.) Ton çatkısı. Fondamental (Fr.) Temel (temel ses). Fondamento (İt.) Temel (temel ses). Forlane (Fr.) Bkz. Forlana. Form (İng.) Biçim. Forma (İt.) Biçim. Forme (Fr.) Biçim. Forme de lied (Fr.) Şarkı biçimi. Formenlehre Fr.) Biçim bilgisi. Formes musicales Fr.) Müzik biçimleri, biçim bilgisi. Forte (İt.) Kuvvetli. Forte piano (İt.) Kuvvetliden hafife düşüş. Forte possibile (İt.) Olabildiğince kuvvetli. Forte subito (İt.) Birdenbire kuvvetli. Fortissimo (İt.) Forte'den kuvvetli. Fortississimo (İt.) Fortissimo'dan kuvvetli. Forza (İt.) Kuvvet. Forzando (İt.) Kuvvetlendirerek. Forzato (İt.) Gürleştirerek. Forzare (İt.) Gürleştirerek. Fouetté (Fr.) Balede serbest olan bacağın hareketiyle yapılan dönüş. Fourchettes (Fr.) Arpt'a yarım ses elde etmek için eklenen sistem. Fourhanded (İng.) Dört elli. Fourth (İng.) Dörtlü. Dörtlü aralığı. Fox-trot (İng.) Anglo-sakson kaynaklı bir dans. Fp Forte prano'nun kısaltması. Fragment (Fr.) Yapıtın bir bölümü, yinelen bölüm. Française (Fr.) Fransız, bir Fransız dansı. Frappe (Fr.) Klavye tuşlarına basma, vurma. Frase (İsp.) Cümle. Frasear (İsp.) Cümlelemek. Fraseggiando (İt.) Cümlelenmiş Fraseggiare (İt.) Cümlelemek. Freddamente (İt.) Soğuk bir deyi ile. Freddezza (İt.) Soğukluk, soğukça. Freddo (İt.) Soğuk. Fredonner (İt.) Yarım sesle söylemek. French horn (İng) Korno. Frenc sixth (İng) Fransız altılısı. Fréquence (Fr.) Frekans, bir saniyedeki salınımlar sayısı. Frescamente (İt.) İncelikle. Fretta (İt.) Kıvrak bir deyişle. Fretted (İng) Telli çalgılarda perde boğumu, parmak basılacak yer. Fretting (İng) Telli çalgılara perde boğumu takmak. Frisch (Al.) Canlı. Friss (Mac.) Hızlı. Frosch (Al.) Yayın dip taraftaki takozu, topuk. Frottola (İt.) Eski bir İtalyan halk şarkısı. Frygien (Fr.) Eski müzikteki dizi. F shap (İng.) Fa diyez. Fuga (Lat.) Füg, bir temanın mutlak kurallarla, benzetleme yoluyla geliştirilmesidir, çok sesli bir beste yöntemidir, kaçış. Fugo breve (İsp.) Küçük füg. Fugodo (İsp.) Füg üslubunda, yönteminde. Fugar (İsp.) Füg yazmak. Fugare (İt.) Füg yazmak. Fugato (İt.) Füg üslubunda, yönteminde. Fuge (Al.) Füg. Bkz. Fuga. Fugenstyl (Al.) Füg üslubunda yönteminde. Fugetta (İt.) Füglü müzik. Fughetta (İt.) Küçük füg. Fugieren (Al.) Füg yazmak. Fugiett (Al.) Füg üslubu, yöntemi. Fugue (İng.) Füg. Bkz. Fuga. Fugue (Fr.) Füg üslubunda, yönteminde. Fuguer (Fr.) Füg yönteminde yazmak. Fugue réelle (Fr.) Değişmez konulu güç. Fugue triple (Fr.) İki karşı konulu füg. Fuguette (Fr.) Küçük füg. Fuguing (İng.) Füg üslubunda, yönteminde. Full chorus (İng.) Karma koro. Fullscore (İng.) Bkz. Partition. Fundamental chord (İng.) Temel uygu (armonide). Funébre (Fr.) Yaslı, matemli. Funereal (İng.) Yaslı, matemli. Funereal march (İng.) Matem marşı, cenaze marşı. Fuoco, fuocoso (İt.) Ateşli bir deyi ile. Furiant (İt.) Bir Çek dansı. Furioso (İt.) Korkunç bir öfkeyle. Furlana (İt.) Eski bir Venedik dansı. Furore (İt.) Yeğin, öfkeli. Fusa (İt.) Eski bir nota yazısında onaltılık nota. Fusée (Fr.) Kaydırılarak bir çarpıda çıkarılan inici veya çıkıcı sıra notalar. Fussklaviatur (Al.) Pedal. Futurisme (Fr.) Gelecekçilik. Führer der fuge (Al.) Öncül, ilk tema. Fz. (İt.) Forzato'nun kısaltması. |
Müzik Sözlüğü
Gradle song (İng.) Ninni. Beşik şarkısı. G Sol. Gagaku (Jap.) Japonya'da soylulara sunulan şarkılı-danslı oyun Gagliarda (İt.) Eski bir İtalyan dansı. Gagliardamente, gagliardo (İt.) Sevinçli, şen, oynak. Gai (Fr.) Şen, oynak. Gaillarde (Fr.) Bkz. Gagliarda. Gaiment (Fr.) Şen bir deyişle. Gaio (İt.) Şen. Gaita (İsp. Tutumlu flavta, gayda. Gajamente,gajo (İt.) Şen, oynak, kıvrak biçimde. Gakufu (Jap.) Müzik yazısı. Galanty show (İng.) Gölge oyunu, bir çeşit karagöz. Gallopade (İng.) Bir dans, bu dansın müziği. Galop (Fr.) Çok hızlı tartımda bir dans, böyle müzik. Galoubet Flüte benzeyen bir çalgı. Gama (İsp.) Dizi. Gamma (İt.) Dizi. Gamme (Fr.) Sekiz bitişik ve komşu notanın oluşturduğu dizi. Gamme descendante (Fr.) İnici dizi. Gamme temperée (Fr.) Eşitlikle, ortalamalı dizi. Gammes homonymes (Fr.) Adaş diziler (La majör-La bemol majör gibi). Gamut (İng.) Dizi. Ganze (Al.) Birlik. Ganze note (Al.) Birlik nota. Ganze pause (Al.) Birlik sus. Ganze taktpause (Al.) Bir ölçülük sus. Ganzer bogen (Al.) Tam yay ile. Ganzschluss (Al.) Yetkin, tam durgu (kadans). Garbo (İt.) İncelik. Gassenhauer (Al.) Eski bir İspanyol dansı. Gauche (Fr.) Sol. Gavotte (Fr.) Eski bir Fransız halk dansı. G clef (İng.) Sol açkısı. G douple flat (İng.) Sol çift bemol. G douple sharp (İng.) Sol çift diyez. G-dur (Al.) Sol majör. Gebet (Al.) Dua. Gebrochene kadenz (Al.) Kırık,yarım durgu (kadans) Gebrochener akkord (Al.) Bir uygu seslerinin ardıllanması, arpeji. Gebunden (Al.) Bağlı. Gedaempft (Al.) Sesi kısarak (vuruşlu çalgılarda). Gafaellig (Al.) Şakacı bir deyişle. Gefühl (Al.) Duygu. Gegen (Al.) Karşı. Gegenthema (Al.) Karşı tema. Gegenbewegung (Al.) Karşı zaman. Gegenhall (Al.) Yankı. Gegenpunkt (Al.) Kontrpuan (karşı nokta). Gegenschall (Al.) Yankı. Gegenstimme (Al.) Karşı ses. Gehalten (Al.) Tutumlu bir deyişle Gehend (Al.) Andante. Gehoerig (Al.) Uygun bir deyişle. Gehörlehre (Al.) Bkz. Acoustique. Geige (Al.) Keman. Geigen (Al.) Keman çalmak. Geigenharz (Al.) Yaya sürülen reçine. Geigenmaher (Al.) Keman yapıcısı. Geiger (Al.) Keman çalıcısı. Geisha (İng.) Geyşa, Japon dansözü. Geist (Al.) Sürekleyici bir çalışla. Geistgesaenge (Al.) İlâhi. Geistliches musikdrame (Al.) Orotoryo. Geistreich (Al.) Yaratıcı. Geklingel (Al.) Çıngırak sesi. Gekneipt (Al.) Bkz. Pizzicato. Gekniffen (Al.) Bkz. Pizzicato. Gelaeufig (Al.) Kolay, rahat. Gelaeut (Al.) Çan sesi. Gelassen (Al.) Kolaylıkla. Durulukla. Gelinde (Al.) İnce, tatlı. Gelindigkeit (Al.) İncelikle, tatlılıkla. Gellen (Al.) Yüksük sesle. Gemachlich (Al.) Uygunlukla. Gemaessigt (Al.) Orta, durgun bir deyişle. Gemischter chor (Al.) Karma koro. Gemischterstimmen (Al.) Karma sesler. Generalbass (Al.) Armoni, kontrpuan bilimi. Générateur (Fr.) Türeten. Genre (Fr.) Tür (diatonik, kromatik, anarmonik). Gentile (İt.) Sevimli bir deyişle. Gentilmente (İt.) İnce, sevimli. Gerade bewegung (Al.) Paralel hareket. Gerade oktave (Al.) Bkz. Parallel octave. Gerade quint (Al.) Bkz. Parallel fifth. Gerade taktart (Al.) Aynı ölçü. Gerecht (Al.) Tam, mutlak en uygun. German sixth (İng) German altılısı. Ges (Al.) Sol bemol. Gesang (Al.) Ezgi. Gesangskunst (Al.) Ses sanatı, ezgi sanatı. Gesang passage (Al.) Bkz. Roulade. Geschleift (Al.) Ağır başlı bir deyişle. Geschmakvoll (Al.) Çok güzel sevimli bir deyişle. Geschwaetzig (Al.) Geveze. Geschwind (Al.) Canlı, kıvrak bir deyişle. Geschwind bewegung (Al.) Canlı hareket. Geses (Al.) Sol çift bemol. Gestimmt (Al.) Uyumlanmış (akort edilm Gestossen (Al.) Bağımsız, kesik. Getragen (Al.) Devam ettirilen. Getrennt (Al.) Ayrık. Bkz. Disjoint. Gewoehnlich (Al.) Sanki, hemen hemen. G flat (İng) Sol bemol. Ghironda (İt.) Laterna. Gig (İng.) Bir İngiliz Dansı. Giga (İt.) Mandolini andıran eski bir çalgı. Gigelira (İt.) Bkz. Xylophone. Gigue (Fr.) Bkz Giga Gioco (İt.) Şen, sevinçli. Giocondo (İt.) Şen, sevinçli. Giocondo (İt.) Şen, sevinçli bir deyi ile. Giocosamente (İt.) Sevinçli, şakacı bir deyi ile. Giocoso (İt.) Şen, Sevinçli bir deyişle. Gioja (İt.) Coşkun bir sevinçle Gioso (İt.) Sevinçli bir deyişle. Gipsy (İng.) Çingene müziği Giraffe piano (Fr.) Klâvsen. Giro (İt.) Dönüş. Gis (Al.) Sol diyez. Gisis (Al.) Sol çift diyez. Gis-moll (Al.) Sol diyez minör. Gitare (Al.) Gitar Gittern (İng.) Bkz. Cithara. Giubiloso (İt.) Çok girgin ve sevinç dolu bir deyişle Giulivamente (İt.) Sevinç dolu bir deyişle Giuoco (İt.) Çalış üslubu, yöntemi Giustamente (İt.) Orta çabuklukta. Giusto (İt.) Orta çabuklukta. Glaenzend (Al.) Göz alıcı bir parlaklıkta Glee (İng.) Üç veya daha çok sesli şarkı. Glee club (İng.) Üç veya daha çok sesli şarkılar. Glaischam (Al.) Gibi, sanki. Gleitend (Al.) Kaydırarak. Gliss. (İt.) Glissando'nun kısaltarak. Gliissade (Fr.) Balede kayar gibi yürüyüş. Glissando (İt.) Kaydırarak. Glockenspiel (Al.) Çan. Gloria (Lat.) Messe'nin ikinci bölümü. "Yüceltmek." Gaillarde (Fr.) Bkz. Gagliarda. G. O. (Fr.) Grand orgue'un kısaltması. Goatlike shake (İng.) Titretmek (keçi sesi gibi). God save the king-queen (İng.) Tanrı sen kralı-kraliçeyi koru (İngilizlerin ulusal marşı). Gondoliera (İt.) Gondol şarkısı. Gondollied (Al.) Gondol şarkısı. Gong Gong, orkestrada kullanılan bir vurmalı çalgı. Gopak (Rus.) Çok hızlı ve hareketli bir Rus dansı. Gorgheggio (İt.) Bkz. Roulade. Gorjeo (İsp.) Bkz. Roulade. G.p. (Fr.) Grosse pause'nin kısaltması. Gracieux (Fr.) Sevimli, hoş. Gradation (Fr.) Aşama, dereceleniş. Gradevole, gredevolemente (İt.) Hoş, zarif bir biçimde. Gradi congiunti (İt.) Bitişik derece. Gradi disgiunti (İt.) Ayrık (uzak) derece. Graditamente, graditissimo (İt.) Tatlılıkla, çok tatlı bir deyi ile. Grado (İt.) Derece. Graillement (Fr.) Kısık sesle. Grailler (Fr.) Kısık sesle söylemek.. Grandezza (İt.) Büyüklük, yükseklikle. Grandioso (İt.) Görkemli. Grand orgue (Fr.) Büyük org. Grand piano (Fr.) Büyük, kuyruklu salon piyanosu. Grave (İt.) Geniş, ağır bir deyişle. Metronom. (40-42). Gravicembalo (İt.) Klâvsen. Gravita (İt.) Onurlu, gösterişli bir deyişle. Gravité (Fr.) Seslerde kalınlık. Grazia (İt.) İnce, narin bir deyişle. Grazioso (İt.) İnce, çekici bir deyişle. Grece (İng.) Asıl armoniye, ezgiye eklenen ve küçük notalarla yazılan süsü notaları. Greced (İng.) Süs notası. Grelot (Fr.) Def zili. Grille (Al.) Bkz. Capriccio. Gross (Al.) Büyük. Gross orgel (Al.) Büyük org. Grosse caisse (Fr.) Davul. Grosse pause (Fr.) Bütün partilerin susacağı. Grosse trommel (Al.) Davul. Growing slower (İng.) Geciktirerek (armonide). Grondakkord (Al.) Temel uygu. Grupetto (İt.) Esas notanın bir üst ya da alt notası, kendisi biçiminde oluşan, çabucak çalınan üç veya dört notalık ezgisel süsleme, küme. G sharp (İng.) Sol diyez. G string (İng.) Kemanın sol (en kalın) teli. Guajira (İsp.) İspanyol dansı. Guaracha (İsp.) İspanyol solo dansı. Guaranita (İsp.) Küçük bir gitara verilen ad. Guddok (Rus) Üç telli kemana benzeyen Rus çalgısı. Guerriero (İt.) Savaş üslubunda. Guido (İt.) Kılavuz, tema. Guitar (İng) Gitar. Guitare (Fr.) Gitar. Guitare d'amour (Fr.) Bkz. Arpeggione. Guitarer (Fr.) Gitar çalmak. Guitariste (Fr.) Gitar çalıcısı. Guitarra (İsp.) Gitar. Guitarre (Al.) Gitar. Gusli (Rus.) Telli eski bir Rus halk çalgısı. Gusto (İt.) Zevkle. Gustoso (İt.) Tat vererek. Guttural (İt.) Gırtlak, hançere ile ilgili. |
Müzik Sözlüğü
(Al.) Almanlar Si notasını gösterir. Habanera (İsp.) Çok kıvrak bir Küba dansı. Hackbrett (Al.) Santur benzeri bir çalgı. Haengende kadenz (Al.) Asma durgu. Hakkebraedt (Al.) Hackbrett. Halb (Al.) Yarım. Halbbaas (Al.) Bariton sesi. Halbenote (Al.) İkilik nota. Halbe pause (Al.) İkilik sus. Halbmond (Al.) Çıngırak. Halbstark (Al.) Yarı çalış, kısık ve kapalı çalış, Halbschluss (Al.) Yarım durgu. Halbton (Al.) Yarım ses. Half loud (İng.) Bkz. mezzo forte. Hallel Bkz. Psaume. Halleluia Bkz. Psaume. Hallellujah Bkz. Alleluia. Hammerklavier (Al.) Çekişli dokunçluk (klavye). Hand (İng.) El. Handaccordion (Al.) Akordion. Hand organ (İng.) Laterna, elle çevrilerek çalınan çalgı. Handtrommel (Al.) Def. Hangszer (Mac.) Müzik çalgısı. Harfe (Al.) Arp. Harfenist (Al.) Arp çalıcısı. Harlequin (Fr.) Palyaço. Harlequinade (Fr.) Palyaço oyunu. Harmonia (Lat.) Armoni, uyum. Harmonic (İng.) Armonik. Harmonica (Fr.) Armonika, bir çalgı. Harmonica de bouche (Fr.) Ağız mızıkası. Harmonics (İng.) Armoni bilimi. Harmonie (Fr.) Armoni. Harmonie figurée (Fr.) İşlenmiş armoni. Harmonie moderne (Fr.) Çağdaş armoni (eski kurallarla sınırlı olmayan). Harmonie musik (Al.) Armonili müzik. Harmonieren (Al.) Armonilemek. Harmonieusement (Fr.) Uyumlu bir biçimde. Harmonious (İng.) Uyumlu. Harmoniously (İng.) Uyumlu bir biçimde. Harmonist (İng.) Armoni bilen, besteci. Harmonique (Fr.) Armonik. Harmonisateur (Fr.) Armonileyen. Harmonisation (Fr.) Armonileme. Harmonisch (Al.) Uyumlu bir biçimde. Harmoniser (Fr.) Armonilemek. Harmoniste (Fr.) Armonileyen, yazan. Harmonium (Fr.) Salon orgu. Harmonize (İng.) Armonilemek. Harmonometre (Fr.) Armonik ses ilgilerinin ölçümü. Harmony (İng.) Armoni. Harp (İng.) Arp. Harpe (Fr.) Arp. Harper (Fr.) Arp çalmak. Harpist (İng.) Arp çalıcısı. Harpiste (Fr.) Arp çalıcısı. Harpisichord (İng.) Klavsen. Hausser (Fr.) Sesi inceltmek, incelere çıkmak. Hautbois (Fr.) Obua, çift kamışlı soluklu bir çalgı. Hautboiste (Fr.) Obua çalıcısı. Hautboy-player (İng.) Obua çalıcısı. Haute-contre (Fr.) Çok az rastlanan bir erkek sesi. Have an aer for music (İng.) Müzik için iyi kulağı olmak, kulak yeteneği olmak. H-dur (Al.) Si majör. Head tone (İng.) Baş sesi. Heckelphon (Al.) W.Heckel'in oluşturduğu Korangle ile fagot arası bir çalgı. Heftigkeit (Al.) Bkz. Intensité. Hegedu (Mac.) Keman. Ha had an encore (İng.) Yeniden sahneye çağrıldı. Heldenmaessig (Al.) Kahramanca. Helicon (İng.) Bkz. Helikon. Helikon (Yun.) Soluklu alaşımlı bir çalgı. Hemi (Yun.) Yarım. Hemidemisemiquaver (İng.) Altmışdörtlük nota. Hemiolion (Lat.) Beş zamanlı tartım (5/4 gibi). Heptacorde (Fr.) Bkz. Heptakord. Heptakord (Yun.) Yedili uygu, dizi. Heralstrich (Al.) Bkz. Tirato. Heroic (İng.) Kahramanca. Heroico (İsp.) Kahramanca. Heroique (Fr.) Kahramanca. Heroisch (Al.) Kahramanca. Héroisme (Fr.) Kahramanlık. Héros (Fr.) Kahraman.. Herzhaft (Al.) Cüretle. Heses (Al.) Si çift sembol Heterefoni (Yun.) Yakınlık ve uygunluk bulunmayan seslerin üst üste gelişi. Hétérophonie (Fr.) Bkz. Heterefoni. Heurt (Fr.) Çatışma, armoni bölümleri arasında sürtüşme. Hexacorde (Fr.) Eski altı telli bir çalgı. Héxakord (Yun.) Altı tel.altı sesli uygu, dizi High (İng.) İnce, ince sesten. Himno (İsp.) Ulusal, kutsal Hinaufstirich (Al.) Yayı iterek.. Hinsterbend (Al.) Ölerek Hirtengesang (Al.) Çobanlama , kır işi. Hirtenmaessig (Al.) Çobanlama üslupta. His (Al.) Si diyez Hisis (Al.) Si çift diyez Historie de la musigue (Fr.) Müzik tarihi, müzik yöntemlerinin tarihsel evrimini, yaratıcıları ile katkı öğelerinin önemlerini ve nedenlerini inceleyen bilim dalı History of music (İng.) Müzik tarihi. Histrionic (İng.) Sahneye ait. Histrionicism (İng.) Sahne oyunları. Histrionics (İng.) Sahne sanatı (tiyatroculuk). H-moll (Al.) Si minör. Hoboe (Al.) Obua. Hochzeit-marsch (Al.) Düğün marşı. Hoherbass (Al.) Yüksek bas sesi. Hold (İng.) Taç, durak işareti. Holden (İng.) Puandorg, uzatma noktası. Holzbiasinstrumente (Al.) Tahta soluklu çalgılar. Homofonia (İsp.) Teksesli. Homoloque (Fr.) Andırış ilgisi. Homophon (Al.) Teksesli. Homophone (Fr.) Teksesli, benzer sesli. Homophonie (Fr.) Teksesli. Homophony (İng.) Teksesli. Hongroise (Fr.) Macar üslubunda yönteminde. Hopak (Fr.) Bkz. Gopak. Horn (Al.) Korno. Hornband (İng.) Boru takımı. Hornmusik (Al.) Fanfar. Hornpipe (İng.) Eski bir İngiliz dansı. Hot (İng.) Caz müziğinde bir üslük, yöntem. Hudebni nastorj (Çek.) Müzik çalgısı. Huitiéme (Fr.) Sekizlik. Huitieme de soupir (Fr.) Otuz ikilik sus. Humoresque (Fr.) Çalgı müziğinde canlı ve coşkulu bölüm. Humoristico (İsp.) Şaka, nükte yollu beste. Humoristique (Fr.) Bkz. Humoristico. Humorus (İgn.) Bkz. Humoristico. Hungara (İsp.) Macar üslubunda. Hungarian (İng.) Macar üslubunda, yönteminde. Hunting-horn (İng.) Avda haberleşme amacıyla kullanılan boru. Hurdy-gurdy (İng.) Laterna sandığı. Hymm (İng.) Dinsel, kutsal. Hymnal (İng.) İlâhilere ait. Hymne (Fr.) İlahi, dinsel, kutsal. Hymne national (Fr.) Ulusal (milli) marş. Hymnody (İng.) İlâhi okuma. Hymnographie (Fr.) Hymn besteleme sanatı. Hymnologist (İng.) İlâhi yazan, düzenleyen. Hymnology (İng.) İlâhi yazma veya inceleme sanatı. Hymnus (Lat) Kutsal onur şarkısı. Hyoshigi (Jap.) Japon vurmalı bir çalgı. Hypérideation (Fr.) Düş aşkınlığı, esin yetisi. Hypersonore (Fr.) Abartmalı sesli. Hypersonorité (Fr.) Abartmalı seslilik. Hypo (Yun.) Altı, altında. Hypodiapente (Yun.) Alt beşli. Hypodorien (Yun.) Dorien dizisinin bir dörtlü altındaki dizi. Hypofrigien (Yun.) Frigien dizisinin alt dörtlüsündeki dizi. Hypolidiyen (Yun.) Lidiyen dizisinin alt dörtlüsündeki dizi. Hypomixolidiyen (Yun.) Eski bir dizi. Hzbi. (Al.) Holzblasinstrumente'nin kısaltması. Hole tone (İng.) Tam ses. |
Müzik Sözlüğü
Idée musicale (Fr.) Motif ya da temadaki müzik düşümü. Idoler (Fr.) Bkz. Jadeln. Image (Fr.) Düş, imge. Imagination (Fr.) Düşleme, imgeleme. Imboccatura (İt.) Ağızlık. Imitation (Fr.) Benzetim, benzetleme. Imitation canoique (Fr.) Kanonlu benzetleme, kanon üslubunda, yönteminde benzetleme. Imitazione (İt.) Benzetleme. Immer (Al.) Daima hep. Immer bewegter bis zum ende (Al.) Sonuna değin daima daha canlı. Immer enger (Al.) Daha sıkışık, daha çabuk. Immer langsamer (İt.) Hep ağırlaşarak, daha yavaşlayarak. Imparfait (Fr.) Eksik. Impererfect cadence (İng.) Eksik, yakın durgu. Imperfection (Fr.) Eksiklik. Impetuoso (İt.) Yeğin, heybetli bir gösterişle. Impresario (İt.) Opera veya dinleti komisyoncusu. Impression (Fr.) İzlem. Etki. Impressionisme (Fr.) İzlemcilik, doğayı gerçekte olduğu gibi değilde, doğanın sanatçıda uyandırdığı durumları vermeyi yeğleyen çığır. Impressioniste (Fr.) İzlemci. Impromptu (Fr.) Tek bölümlük bir müzik parçası. Improvisacion (İsp.) Doğaçtan. Improvisar (İsp.) Doğaçtan çalmak, o anda çalmak, yazmak. Improvisare (İt.) Bkz. İmprovisar. Improvisateur (Fr.) Doğaçtancı, o anda çalan. Improvisation (Fr.) Doğaçtancı, o anda doğma. Improvisazione (İt.) Doğaçtan. Improviser (Fr.) Doğaçtan çalmak, yazmak. Improvisieren (Al.) Doğaçtan çalmak. Improvisierung (Al.) Doğaçtan. Im volkston (Al.) Halk üslubunda. Inartically (İng.) Sanat değeri olmayan biçimde. Inartistic (İng.) Sanat yeteneği, değeri olmayan. Inaudible (Fr.) Dinlenilemez. Incalzando (İt.) Sıkıştırarak, çabuklaştırarak. Incomposé (Fr.) Bölümsüz, iç bölümsüz. Inconsolato (İt.) Üzüntülü. Increasing loudness (İng.) Bkz. Crescendo. Incrociamente (İt.) Çaprazlama. Incrociare (İt.) Çaprazlama yapmak. Indecisio (İt.) Kuşkulu kararsız. In der oktave (Al.) Bir sekizlik üstten. Index finger (İng.) İşaret parmağı. Inexécutable (Fr.) Çalış dışı, çalınması veya söylenmesi olanaksız. Inférieur (Fr.) Alt, aşağı, inişli. Infernale (İt.) Cehennemi. Infinito (İt.) Sonsuz, sürekli biçimde. Inflescion de la voz (İsp.) Bkz. İnfléxion. Inflession della voce (İt.) Bkz. İnfléxion. Infléxion (Fr.) Esneklik, ses değişmesi (sesin hafifçe alçalması veya yükselmesi). Inharmonie (Fr.) Uyumsuz. Inharmonique (Fr.) Uyumsuzluk, armoni dışı. Injouble (Fr.) Çalınamaz. Innig (Al.) İçten, candan bir deyişle. Inno (İt.) Ulusal, kutsal. Innocentüamente, innocente innocenza (İt.) Saf, katkısız bir deyişle. Inquieto (İt.) Üzüntülü, kaygılı bir deyişle. In schneller bewegung (Al.) Kıvrak bir deyişle. Insensebilmente (İt.) Belli belirsiz. Insieme (İt.) Ses beraberliği, ses birliği. Inspiration (Fr.) Esin. Instante (İt.) Bir anda, birdenbire. Instrument (Fr.) Müzik çalgısı. Instrumentacion (İsp.) Çalgı bilgisi. Instrumentalist (İsp.) Çalıcı çalgı çalan. Instrumental music (İng.) Çalgı müziği. Instrumental musik (Al.) Çalgı müziği. Instrumentale musigue (Fr.) Çalgı müziği. Instrument á percussion (Fr.) Vurma çalgılar. Instrumentation (Fr.) Çalgı bilgisi, çalgıların yapılışlarını, dizgelerini, ses genişliklerini, ses renklerini, görevlerini ve özelliklerini öğreten bilim dalıdır. Instrumentazione (İt.) Çalgı bilgisi. Instrumenter (Fr.) Çalgılamak. Instrumentieren (Al.) Çalgılamak. Instrumentiert (Al.) Çalgılanmış. Instrumentierung (Al.) Çalgı bilgisi. Instrumento de arco (İsp.) Yaylı çalgılar. Instrumento de percusion (İsp.) Vurmalı çalgılar. Instruments á archet (Fr.) Yaylı çalgılar. Instruments á pédale (Fr.) Pedallı çalgılar. Instruments á touche (Fr.) Dokunçlu çalgılar. Instruments enregisteurs (Fr.) Alıcı aletler. Instruments pieler (Al.) Çalgı çalan, çalıcı. Instruments transpositeurs (Fr.) Aktarımcı çalgılar. Instrumentstimmen (Al.) Uyumlayan (çalgıları akort eden). Intavolatura (İt.) Eski bir nota yazısının adı (tablatura) Intensidad (İsp.) Bkz. İntensite. Intensidade (Port.) Bkz. İntensite. Intensité (Fr.) Sesin yeğinlik ve kuvvet derecesi. Intensity (İng.) Bkz. İntensite. Intenso (İt.) Bkz. İntensite. Interference (İng.) Ses dalgalarının boşlukta yayılması. Interligne (Fr.) Çizgi arası. Interlude (Fr.) Ara müziği. Interludium (Lat.) Ara müziği. Interméde (Fr.) Ara müziği, iki perde arası oyunu (dans,bale gibi). Intermedio (İsp.) Ara müziği. Intermedius (Lat.) Ara müziği. Intermezzo (İt.) Ara müziği. International (İng.) İşçi ve komünistlerin marşı olan bestenin (güftenin) adı. Intero (İt.) Birlik süre. Interprétation (Fr.) Yorum. Interpréte (Fr.) Yorumcu. Interpréter (Fr.) Yorumlamak. Interrupted cadence (İng.) Kesik durgu. Intervalle (Fr.) Aralık. Intervalle harmonique (Fr.) Armonik aralık. Intervalli (İt.) Aralık. İki ses arasındaki açıklık. Intervalli armonici (İt.) Armonik aralık. Intervalli melodici (İt.) Melodik aralık. Intimo (İt.) İçten, cana yakın. Intonare (İt.) Ton vermek. Intonatura (İt.) Ses rengi, ses tutarlığı. Intonation (Fr.) Ses rengi, ses tutarlığı. Intonazione (İt.) Ses rengi. Intonieren (Al.) Ton vermek. Intonierung (Al.) Ses rengi. Intrada (İt.) Ön çalış, başlangıç. Intrade (Al.) Giriş. Interpidezza (İt.) Ataklık, çeviklik. Interpido (İt.) Atak, çevik. Intrigue (Fr.) Donaltı, karmaşık. Introduction (Fr.) Ön çalış. Introduzione (İt.) Ön çalış. Invention (Fr.) Küçük bir müzik parçası, buluş, bulgu. Inversio (Lat.) Çevirme. Inversione (İng.) Çevirme. Inverted (İng.) Çevrik uygu. Invertido (İsp.) Çevrik uygu. Inverzione (İt.) Çevirme. Ionien (Yun.) İyonya dizisi. Ira (İt.) Öfke. Iratamente (İt.) Öfkeyle. Irato (İt.) Öfkeli, kızgın. Is (Al.) Diyez. Isis (Al.) Çift diyez. Isochrone (Fr.) Eşik zamanlı. Istesso,i' (İt.) Aynı, yine öyle. |
Müzik Sözlüğü
Jaleo (İsp.) Bolero. Jales de jerez (İsp.) Bolero türü. Jenitscharenmusik (Al.) Mehter müziği. Jazz (İng.) Caz, Amerika zencilerinin yaratığı sanatsal halk müziği. Jeté (Fr.) Balede bir bacaktan öteki üstüne sıçrayış. Jeu (Fr.) Çalış üslubu, yöntemi. Jeu (Fr.) Çalış üslubu, yöntemi. Jeu instrumental (Fr.) Çalgı çalış. Jig, jigg (İng.) İngiliz kaynaklı eski bir dans. Jodeln (Al.) Uzak aralıklı notalar arsında atlayarak şarkı söyleme biçimi, yöntemi. Jogador (Port.) Çalmak. Çalıcı. Jongleur (Fr.) Usta halk şarkıcılarına eşlik eden müzisyen. Jota (İsp.) Bir çift dansçının oynadığı bir İspanyol dansı. Jota oragonesa (İsp.) Bolero türü. Jouable (Fr.) Çalınabilir. Jouailler (Fr.) Kötü çalış, kötü çalmak. Jouer (Fr.) Çalmak. Joueur (Fr.) Çalgı çalan. Juego (İsp.) Çalış üslubu, yöntemi. Jungle style (İng.) Caz müziğinde ilkel çalgılara yer veren bir çalgılama yöntemi. Juntos (İsp.) Ses beraberliği, birliği. Just (İng.) Doğru kusursuz. Juste (Fr.) Doğru, tam, yanlışsız. Justesse (Fr.) Doğruluk. Justo (İsp.) Doğru, tam, yanlışsız. --->: Müzik Sözlüğü frmacil sayfa 2iki --->: Müzik Sözlüğü |
Müzik Sözlüğü
Kabuki (Jap.) Şarkılı, danslı Japon sahne oyunu. Kadenz (Al.) Durgu (kadans). Kagura (Jap.) Japonya'da bir dinsel dans. Kammerkantate (Al.) Oda kantatı. Kammermusik (Al.) Oda müziği. Kanonik (Al.) Seslerin matematik biçimde saptanması. Kantat (Al.) Koşuk bir yazının bir ya da birkaç ses için bestelenmiş. Kantor (Al.) Protestan kiliselerde müzik işleri baş sorumlusu, yönetmeni. Kapella (Lat.) Kilisenin belli bir yerinin adı iken, koro topluluğuna ve korolu orkestraya da bu ad verilir. Kapellmeister (Al.) Orkestra yönetkeni. Kapellstil (Al.) Dinsel, kilise üslubunda. Kapodaster (It.) Yaylı ve telli çalgılarda köprücük. Kastagnette (Al.) Kastanyet. Kassation (Al.) Bir çeşit serenat, ya da süit çeşidi. Kastrat (Al.) Hadım edilerek yetiştirilmiş sesçi. Kastratenstimme (Al.) Kadın sesine benzeyen sesle söyleyen erkek sesçi. Kavatin (Al.) Yumuşak, okşayıcı duyguları yansıtan küçük arya. Kettle-drums (İng.) Timbal. Key (İng.) Açkı. Keyboard (İng.) Dokunçluk (klavye). Key of C (İng.) Do açkısı, perdesi (çalgıda). Key of G (İng.) Sol perdesi (çalgıda). Key signature (İng.) Başlık. Kirchengesang (Al.) Kilise şarkısı. Kirchen kantate (Al.) Kilise kantatı. Kirchenmusik (Al.) Kilise müziği. Kitari (Fin.) Gitar. Kithara (Yun.) Eski telli bir çalgı. Klagend (Al.) İnleyerek, acılı. Klang-farbe (Al.) Ses rengi. Klarnette (Al.) Klarnet. Klarnettist (Al.) Klarnet çalıcısı.. Klassich (Al.) Klasik. Klaviatur (Al.) Dokunçluk (klavye). Klavichord (Al.) Eski bir çalgı. Klavier (Al.) Çekiçli piyanonun ilk örneği. Klavierauszug (Al.) Çoksesli bir partisyondan piyano için düzenlenmiş müzik. Klaviermaessig (Al.) Piyano yönteminde. Klavizimbel (Al.) Klavsen. Klein (Al.) Minör, küçük. Klein-fuge (Al.) Kısa, küçük füg. Knaben-chor (Al.) Çocuk korosu. Koloratur (Al.) Kıvrak ve süslü söyleyiş, böyle söyleyen sesçi. Komische oper (Al.) Güldürücü, komik opera. Komma (Yun.) Koma, kulağın ayırt edebildiği en küçük aralık, bir tam sesin dokuz koma olduğu varsayılır. Komponieren (Al.) Bestelemek. Komponist (Al.) Besteci. Komposition (Al.) Beste. Konservatorium (Al.) Konservatuar. Konsonant (Al.) Uyumlu. Konsonanz (Al.) Uyuşumlu, çok iyi kaynaşmış iki ses Kontrabass (Al.) Telli kontrbas. Kontrafagott (Al.) Kontrfagot. Kontrasubjekt (Al.) Karşı konu. Kontratempo (Al.) Karşı vuruş, karşı zaman, sekme. Konzert (Al.) Dinleti (konser). Konzertist (Al.) Dinletide yer alan (çalıcı-sesçi). Konzertmeister (Al.) Orkestradaki baş (Solo) kemancı. Konzertstück (Al.) Konçerto, dinleti barçası. Koptstimme (Al.) İnce erkek sesi. Koppel, kopula (Al.) Pedallı bir org mekanizması. Koryphae (Al.) Bir koronun baş ve ilk giren sesçi. Kosakisch (Al.) Kazaska, Kazak dansı. Koto (Jap.) Çok eski onüç telli bir çalgı. Krakowiak (Pol.) Bir Polonya dansı. Krebskanon (Al.) Akrepli kanon. Kreuz (Al.) Diyez. Kriegerisch (Al.) Yiğitçe, savaşçı bir deyişle. Krjuki (Rus.) Rus kilisesinde çok eski bir nota yazısı. Krone (Al.) Taç, durak işareti. Krummhorn (Al.) Obuanın önsoyu sayılan çok eski çift kamışlı bir çalgı. Kuhreigen (Al.) Sığırtmaç şarkısı. Kujawiak (Leh.) Adını çıktığı Kujawy yöresinden alan bir Leh dansı. Kulisma (Yun.) Bkz. Quilisma. Kurzer anhag (Al.) Ara geçit. Kyrie eleison (Yun.) Katolik messe'nin birinci bölümü. "Tanrı sen acı". Kytara (Çek.) Gitar. |
Müzik Sözlüğü
La Do dizisinin altıncı dizisi. Labial (İng.) Dudaklarla çıkarılan seslere ait. Lacrimosa (İt.) Requiem'in acıklı bir bölümü. Lacrymosa (Fr.) Bkz. Lacrimosa. Laendler (Al.) Bir Alman halk dansı, ağır vals. Laendlerisch (Al.) Ağır vals üslubunda. Laendlich (Al.) Kır ve doğayı andırışlı, yansıtıcı. Lage (Al.) Tutuş, duruş, durum. Lagrimando (İt.) Ağlar gibi. Lagrimoso (İt.) Yalvaran bir deyişle. Lai (Lat.) Ortaçağda lirik bir parça, beste türü. L'alla breve (İt.) Sebare. Lamentabile (İt.) Feryat edici, acılı bir deyişle. Lamentazione (İt.) Yalvaran, acıklı bir deyişle. Lamentevole (İt.) Acılı bir çığlık deyisi ile. Liebeslied (Al.) Trubadur şarkısı, şak şarkısı. Lieblich (Al.) Sevimli. Lied (Al.) Şarkı. Lieder (Al.) Şarkılar. Liederkranz (Al.) Şarkı derneği. Liederspiel (Al.) İçinde halk şarkılarına yer verilen küçük piyes. Liedertafel (Al.) Şarkı derneği. Liedform (Al.) Şarkı biçimi. Lied ohne worte (Al.) Sözsüz şarkı. Lieto (İt.) Şen, güleç. Ligadura (İsp.) Bağ. Ligato (İt.) Bağ. Ligature (İt.) Yan yana eşit değerdeki notaların çengellerini birleştirmek. Ligne (Fr.) Nota çizgisi, çengeli. Lignes accessoires (Fr.) Ek çizgiler. Lignes additonnelles (Fr.) Ek çizgiler. Lignes au-dessus (Fr.) Bkz. Sopralince. Lignes au-dessous (Fr.) Bkz. Sottolince. Lignes supplémentaires (Fr.) Ek çizgileri. Lilt (İng.) Oynak şarkı söylemek. Limma (Fr.) Küçük yarım ses (dört komalık). Lingua (İt.) Bek. Bkz. Bec. Liniensystem (Al.) Dizek (porte). Lirica (İt.) Bkz. Lyrique. Lirico (İsp) Bkz. Lyrique. Liscio (İt.) Kayıcı, kaydırıcı. L'istesso tempo (İt.) Aynı tempo, aynı hızda. Literature (İng.) Belli bir çalgı veya takımı için yazılmış parçaların toplamı. Liturgie (Fr.) Dinsel tören sırası. Livret (Fr.) Bkz. Libretto. Loa (İsp.) Övgü. Lobgessang (Al.) Ulusal. Loco (İt.) Yer, yazılı bulunduğu yerden çalış. Loge (İng.) Loca, tiyatro locası. Longa (Lat.) İki tane birlik değere eşit nota. Loud (İng.) Bkz. Forte. Loure (Fr.) Bir Fransız dansı, dans müziği. Louré (Fr.) Loure üslubunda (Ağır başlı). Love song (İng.) Aşk şarkısı. Love viol (İng.) Aşk kemanı. Lp (long playing) (İng.) Uzun çalan (plâk). Low (İng.) Kalın. Lower (İng.) Kalınlaştırmak. Lower lines (İng.) Bkz. Sottolince. Low pitched (İng.) Kalın bir sese uyumlanmış. Lugubre (Fr.) Karanlık, tasalı, kaygılı. Luitaio (İt.) Yaylı ve telli çalgı yapıcısı. Luito (İt.) Luth eski telli bir çalgı. Lullaby (İng.) Ninni. Lusingando (İt.) Aldatıcı, kandırıcı. Lusingante (İt.) Aldatıcı, kandırıcı. Lusinganto (İt.) Aldatan, kandıran bir deyişle. Lusinghevole (İt.) Aldatır, kandırır gibi. Lusinghevolmente (İt.) Aldatırca, kandırıcı bir deyişle. Lute (İng.) Luth eski telli bir çalgı. Lutemaker (İng.) Yaylı ve telli çalgı yapıcısı. Lutestring (İng.) Luth teli. Luth (Fr.) Telli bir çalgı. Luthier (Fr.) Luth yapıcısı, yaylı ve telli çalgı yapıcısı. Luthiste (Fr.) Luth çalıcısı. Lutiste (İng.) Luth çalıcısı. Luttuoso (İt.) Üzüntülü, acılı. Lydian mode (İng.) Lydien modu, eski bir dizi. Lydien (Fr.) Eski bir dizi. Lyra (İt.) Lir, eski bir telli çalgı. Lyre (Fr.) Lir, eski bir telli çalgı. Lyrical (İng.) Bkz. Lyrique. Lyrique (Fr.) Lir şeklinde söylenmeye özgü, bestelenen yazı, şiirsel, içli. Lyrisch (Al.) Bkz. Lyrigue. Lyrisme (Fr.) Lyrigue ile ilgili, onun üslubunda. Lyrist (İng.) Lir çalan. Lamento (İt.) Yalvaran, acıklı bir deyişle. Lamentoso (İt.) Yalvaran, yakaran bir deyişle. Lampons (Fr.) İçki rakısı. Laendler (Al.) Ağır vals. Laendlerisch (Al.) Ağır vals üslubunda. Langsam (Al.) Ağır. Langsame bewegung (Al.) Ağır hareket. Langsamer (Al.) Daha ağır. Langsamer werdend (Al.) Ağırlaştırarak Languendo (İt.) Genişleterek, yaydırarak. Languente (İt.) Kaygısız, bitkin. Languido (İt.) Bitkin, cansız. La pointe de i'archet (Fr.) Yayın ucu ile. Largamento (İt.) Geniş geniş. Largando (İt.) Hem genişleterek, hem de sesi kuvvetlendirerek. Larghetto (İt.) Largo dan az hızlıca.Metronom (58-66) Larghissimo (İt.) Largo dan az ağırca. Largo (İt.) Çok ağır, tutumlu bir hız derecesinde. 'Metronom (44-50) Largo assai (İt.) Çok geniş ve dolgun olarak. Largo di molto (İt.) Çok daha ağır Largo maestoso (İt.) Ağır ve görkemli Largo ma non troppo (İt.) Largo ancak çok ağır değil Largo religioso (İt.) Dinsel deyişli bir ağırlıkla. Largo un poco (İt.) Biraz Largo. Laud (İsp.) Luth, telli bir çalgı Laudista (İsp.) Yaylı ve telli çalgı yapıcısı Laune (Al.) Bkz capriccio Launig (Al.) Şaka, nükte yollu beste. Larynx (Fr.) Hançere, sesin oluştuğu organ. Laudista (İsp.) Bkz. Luthier. Laute (Al.) Luth, telli bir çalgı Lautenclavicymbel (Al.) Bulgusu J.S.Bach'ın olan bir çalgı (1740). Lautrenmacher (Al.) Bkz. Luthier. Leader (İng.) Baş kemancı, orkestradaki solo kemancı. Leading-lady (İng.) Baş rolü oynayan bayan. Leading-note (İng.) Dizinin yedinci derecesi. Lebending (Al.) Kıvrak, canlı. Lebhaft (Al.) Çabuk, canlı. Lebhaftigkeit (Al.) Canlılık. Lebhafter (Al.) Daha canlı. Lebhaftrasch (Al.) Çok çabuk. Lecture á vue (Fr.) Deşifre etmek, ilk çalış. Ledger line (İng.) Ek çizgi. Left (İng.) Sol. Left hand (İng.) Sol el. Leg legato'nun kısaltması. Legatissimo (İt.) Gayet bağlı olarak. Legato (İt.) Bağlı. Legatura (İt.) Bağ. Légende (Fr.) Efsane. Legg leggiero'nun kısaltması. Leggiadramente (İt.) İncelikle. Leggiadro (İt.) Şen, ince. Leggieramente (İt.) Hafifçe. Leggiere (İt.) Hafif, tüy gibi. Leggierissimo (İt.) Çok hafif. Leggiermente (İt.) Hafif olarak. Leggiero (İt.) Tüy gibi, çok hafif. Legni (İt.) Tahta çalgılar. Leicht (Al.) Hafif, hafif olarak. Leidenschaftlich (Al.) Aşırı istekli. Ligadura (İsp.) Bağ. Leitmotiv (Al.) Kılavuz, ana tema. Leitton (Al.) Dizinin yedinci notası. Lengueta (İsp.) Kamış. Lent (İng.) Bkz. Adagio. Lentando (İt.) Geciktirerek, ağırlaşarak. Lento (İt.) 1) Largo'ya yakın derecede ağır. Metronom (52-56). 2) Müzik yapıtında bir bölüm adı. Le pas (Fr.) Adım. Les bois (Fr.) Tahta çalgılar. Les canaries (Fr.) Kanarya adalarından getirilmiş eski bir Fransız dansı. Lestamente (İt.) Oynakça, kıvrak olarak. Lesto (İt.) Oynak, kıvrak. Letter perfect (İng.) Rolünü harfi harfine ezberlemiş. Letters musicales (Fr.) Müzik yazısı. L.h. Lefts hand'in kısaltması. Liasion (Fr.) Bağ. Libero (İt.) Bağımsız, özgür. Libitum (Lat.) İsteğe bırakılı, bağımsız bir yorumla. Libreto (İsp.) Bkz. Libretto. Librettist (İng.) Opera metni yazan. Libretto (İt.) Opera metni, bestelenecek koşuk ya da yarı koşuk sözler kitapçığı. Lichanos (Al.) İşaret parmağı, telli çalgılarda la teli. Lié (Fr.) Bağlı. Liebesgeige (Al.) Aşk kemanı. |
Müzik Sözlüğü
(İt.) Ama Fakat. Madera (İsp.) Tahta soluklu çalgılar. Madrigal (İng.) Çalgısız, çok sesli beste türü. Madrigale (İt.) Madrigal, bir beste türü. Madrigalesco (İt.) Madriugal üslubunda. Madrigalesque (Fr.) Madriugal üslubunda. Madrigaletto (İt.) Küçük, kısa madrigal. Madrigaliste (Fr.) Madrigal bestecisi. Madrilena (İsp.) Bolero türü. Maennergesanggverein (Al.) Müzik derneği. Maessig (Al.) Ölçülü. Maessiglebhaft (Al.) Orta çabuklukta. Maestoso (İt.) Geniş ve görkemli bir deyişle Metronom (80-8. Maestro (İt.) Usta, üstad. Maestro al cembalo (İt.) Çembalo çalıcısı, ustası. Maestro de baileto (İsp.) Bale yönetkeni. Maestro de capilla (İsp.) Kilise koro yönetkeni, baş ilahici. Maestro de coro (İt.) Koro yönetkeni. Maestro del corpa (İt.) Koro yönetkeni. Maestro di ballo (İt.) Bale yönetkeni. Maestro di capella (İt.) Kilise koro müziği yönetkeni, baş ilahici. Maestro di musica (İt.) Müzik ustası. Magadis (Lat.) Çok eski yirmi telli bir çalgı. Maggiolata (İt.) Mayıs şarkısı. Maggiore (İt.) Majör. Büyük. Magnétophone (Fr.) Teyp, ses kayıt ve çalma aygıtı. Magnificat (Lat.) Meryem anayı yücelten şarkı. Aziz olsun" demektir, Katolik kilisesinde söylenir. Magnumopus (Lat.) Baş yapıt, sanat şaheseri. Maine droite (Fr.) Sağ el. Maine gauche (Fr.) Sol el. Maine hormonique (Fr.) Armoni eli. Maitre chanteur (Fr.) Meistersinger, usta şarkıcı. Maitre de ballet (Fr.) Bale yönetkeni. Maitre de chapelle (Fr.) Baş ilahici, kilise koro müziği yönetkeni. Maitre de coeur (Fr.) Koro yönetkeni. Mâitrise (Fr.) Katedrale bağlı ilk müzik okullarına verilen ad. Müzik yapılan salon. Majeur (Fr.) Majör, büyük. Major secale (İng.) Majör dizi. Malaguena (İsp.) Ezgiyi bir sesçinin söylediği bir İspanyol dansı Male quartet (İng.) Dört erkek oyuncudan oluşan topluluk. Malincolico (İt.) Düşsel, sevdalı, kara sevdalı. Manager (İng.) Opera veya dinleti komisyoncusu. Mancando (İt.) Eksilterek, söndürerek. Mancante (İt.) Eksilterek, söndürerek. Mandola (İt.) Kalın sesli mandolin. Mandole (Fr.) Mandolin ailesinden bir çalgı. Mandoline (Fr.) Mandolin, telli bir çalgı. Manichordion (Fr.) Eski bir çalgı. Mano (İt.) El. Mano destra (İt.) Sağ el. Mano sinistra (İt.) Sol el. Manual (İng.) Orgda dokunç düzeni. Manualiter, manuel (Fr.) Bkz. Manual. Maracas (İsp.) Caz ve dans müziğinde ezgiyi süsleyen tartım aracı. Marcato (İt.) Belirterek, tuta tuta. March (İng.) Marş. Marche (Fr.) Marş. Marcheau gateau (Fr.) Bkz. Cake-Walk. Marche d'harmonie (Fr.) Armoni yürüyüşü (armonide) Marche funebre (Fr.) Matem marşı, cenaze marşı. Marche melodigue (Fr.) Ezgi yürüyüşü. Marcia (İt.) Marş.. Marcia funebre (İt.) Matem marşı, cenaze marşı. Marciale (İt.) Yürüyüş temposunda, marş temposunda. Marcialmente (İsp.) Marş temposunda, üslubunda. Marqué (Fr.) Bkz. Marcato. Marimba Xylophone'a benzeyen vurmalı bir Afrika çalgısı. Marmonner (Fr.) Mırıldanmak (bu yolla söylemek). Marmottement (Fr.) Mırıldanarak (bu yolla söyleyerek). Marsch (Al.) Marş. Marschmaessig (Al.) Marş temposunda, üslubunda. Marmonner (Fr.) Mırıldanmak (bu yolla söylemek). Marmottement (Fr.) Mırıldanarak (bu yolla söyleyerek). Marseillaise (Fr.) Fransız ulusal marşı. Martelé (Fr.) Vurgulu ve kesik çalış. Martellando, martellato (İt.) Vurgulu ve kesik çalış. Martéllement (Fr.) Arpta aynı notanın çiftlenmesi. Martenot (Fr.) M.Martenot'un bulgusu olan elektronik dokunçlu bir çalgı. Marziale (İt.) Arpta aynı notanın çiftlenmesi.Cengaverce, savaşçı deyisi ile. Mascarade (Fr.) Maskeli balo. Mass (İng.) Bkz. Messe. Master volüm (İng.) Ana ses. Matices (İsp.) Ayırtılar (nüanslar). Mattinata (İt.) Sabah müziği. Matizar (İsp.) Ayırtılamak. Maxima (Lat.) Ayırtılamak.En büyük nota değeri. Maxime (Fr.) En büyük nota değeri (iki tane birlik). Mayor (İsp.) Majör. Mazurka (Pol.) Polonya kaynaklı bir dans, Polonya' nın ulusal dansı. Measure (İng.) Ölçü. M.d Main droite'ın kısalması. Médiante (Fr.) Dizinin üçüncü derecesi. Media pausa (İsp.) İkilik sus. Médiator (Fr.) Çalgıç (mızrap). Mediatör (Al.) Çalgıç (mızrap). Medida (İsp.) Ölçü. Medio suspiro (İsp.) Sekizlik sus. Médium (Fr.) Orta bölüm (ses genişliğinde). Medley (İng.) Dermece, potpori. Meistersinger (Al.) Alman saz ozanı (usta şarkıcı). Melodi (Yun.) Ezgi. Melodia (İsp.) Ezgi. Melodica (İsp.) Ezgisel. Mélodie (Fr.) Ezgi. Mélodieusement (Fr.) Ezgili olarak. Mélodieux (Fr.) Ezgili. Melodiosamente (İt.) Ezgisel biçimde olarak. Melodious (İng.) uyumlu, ezgisel, hoş sesli. Melodiously (İng.) Ezgisel biçimde, olarak. Mélodique (Fr.) Ezgisel, ezgili. Mélodiquement (Fr.) Ezgisel biçimde. Melodisch (Al.) Ezgisel. Mélodiste (Fr.) Ezgi, ezgi bulmada seçkin besteci. Melodize (İng.) Ezgi bestelemek. Melodrama (İsp.) Bkz. Melodrame. Mélodrame (Fr.) Betimlemeli müzik eşliğinde sahne veya söyleyiş yöntemi, müzikli sahne yapıtı. Mélodramatic (İng.) Mélodrame'la ilgili, üslubunda. Melodramatico (İt.) Mélodrame'la ilgili, üslubunda. Mélodramatique (Fr.) Mélodrame'la ilgili, üslubunda Melodramatisch (Al.) Mélodrame'la ilgili, üslubunda. Melodramatist (İng.) Müzikli oyun yazarı. Melodramma (İt.) Bkz. Melodrame. Melodrammatico (İt.) Melodrame'la ilgili, üslubunda. Mélody (İng.) Ezgi. Melody keyboard (İng.) Sağ elde kullanılan Fa Do arası solo ezgi tuşları. Melody plus (İng.) Ezgiyi zenginleştirme. Melody type (İng.) Şive ve lehçe tarzı, ağız. Mélographe (Fr.) Nota yazmaya yarayan aygıt. Mélomane (Fr.) Aşırı müzik tutkunluğu, müzik delisi. Mélopée (Fr.) Şiir ve düz yazı okunurken çalınan müzik Méloplaste (Fr.) Bir çeşit toplu müzik eğitimi (kuramsal). Melos (Lat.) Ezgi, şarkı. Mélohérapie (Fr.) Müzikle iyileştirme. Mélotrope (Fr.) Mélographe ile saptanan sesleri dinlemek için kullanılan araç. Memoire (Fr.) Bellek, ezbere (çalış, söyleyiş). Memorize (İng.) Ezberlemek. Menestrandie (Fr.) Çalgıcılık. Menetrier (Fr.) Gezgin çalgıcı. Meno (İt.) Az, o dek değil, pek. Meno lento (İt.) O değin ağır değil Meno messo (İt.) Pek canlı değil. Meno presto (İt.) Pek hızlı değil. Menor (İsp.) Minör, küçük. Meno tosto (İt.) O denli acele değil. Mensura (Lat.) Ölçü. Mensurable (İng.) Ölçülebilir, belli bir müzik üslûbuna ait. Mentonniére (Fr.) Çenelik, keman veya viyola çalıcılarının çenelerini dayadıkları parça. Menuet (Fr.) Eski bir Fransız dansı. Bir bölüm adı. Menuett (Al.) Bkz. Menuet. Menuetto (İt.) Bkz. Menuet. Messa (İt.) Bkz. Messe. Messe (Fr.) Katolik kilisesine özgü ayin müziği. Messi (İt.) Bkz. Messe. Mesta, mesto (İt.) Acılı, üzüntülü. Mesure (Fr.) Ölçü. Müzik parçasının eşit süreli bölümü. Mesures asymetriques (Fr.) Aksak ölçüler. (İt.) İkilik süre. Metabole (Yun.) Yer değiştirme. Method (İng.) Metot, eğitici, öğretici kitap, yöntem. Méthode (Fr.) Bkz. Method. Metodo (İsp.) Bkz. Method. Metronome (Fr.) Metronom, zaman sayacı. Metronomisation (Fr.) Metronomlayış. Metronomiser (Fr.) Metronomlak. Metronomo (İsp.) Metronom. Mezza (İt.) Yarım. Mezzaine (İt.) Sahne altındaki kat. Mezza manica (İt.) Yaylı çalgılarda ikinci pozisyon, yarım parmak basış. Mezza voce (İt.) Yarım sesle. Mezzo (İt.) Yarım (ses). Mezzo (İt.) Yarı, yarısı, orta. Mezzo forte (İt.) Yarım kuvvette. Mezzo piano (İt.) Orta hafiflikte. Mezzo soprano (İt.) Orta soprano, kontralto ile soprano arası kadın sesi. Mf. (İt.) Mezzo forte'nin kısaltması. M.g. (Fr.) Maine gauche'nin kısaltması. Mi Do dizisinin üçüncü derecesi. Microphone (Fr.) Mikrofon. Mic volüm (İng.) Küçük ses. Military music (İng.) Askeri müzik. Mineur (Fr.) Minör, küçük Mineur ancien (Fr.) Yalın minör dizi (çıkarken ve 'inerken de hiçbir değişime uğramayan) 1,1/2,1,1,1/2,1,1 aralıkları ile sıralanan iniş. Mineur hormonique (Fr.) Çıkışta ve inişte 1,1/2 1, 1,1/2,1 1/2,1/2 aralıkları ile sıralanan minör dizi (inişi sıranın tersinde düşününüz. Miner melodique (Fr.) Çıkışta 1,1/2,1,1,1,1,1/2 olan 'inişte ise 1,1,1/2,1,1,1/2,1 aralıkları ile sıralanan minör dizi. Mineur oriental (Fr.) Çıkışta ve inişte 1,1/2,1 1/2, 1/2,1 1/2, 1/2 aralıkları ile sıralanan minör dizi (inişi sıranın tersine düşününüz). Minim (İng.) İkili nota. Minima (İt.) İkilik nota. Minime (Fr.) İkilik nota (eskiden). Minim rest (İng.) İkilik sus. Minnegesaenge (Al.) Aşk, şarkısı. Minnegesaenger (Al.) Aşk, aşk ozanı. Minor (İng.) Minör, küçük. Minore (İt.) Minör, küçük. Minor sicale (İng.) Minör, dizi. Minue (İsp.) Bkz. Menuet. Minuet (İng.) Bkz. Menuet. Minuetto (İt.) Bkz. Menuet. Mirliton (Fr.) Çocuklar için bir flüt çeşidi. Miseite (Al.) Mi teli. Miserere (İng.) Elli birinci mezmurun bestesi Missa (Lat.) Bkz. Messe. Missa brevis (Lat.) Kısa Messe. Missa pro defunctis (Lat.) Bkz Requiem. Misterioso (İt.) Sırlarla ölçülü. Misura (İt.) Ölçü. Misurato (İt.) Ölçülü olarak. Mit (Al.) İle. Mit anmut (Al.) İncelikle. Mit effer (Al.) Çaba ile. Mit feuer (Al.) Ateşli. Mit groster energie (Al.) En yüksek enerjiyle. Mit mut (Al.) Cesaretle. Mit sorgfalt (Al.) Özenle. Mitte des bogens (Al.) Yayın ucu ile. Mit verschiebung (Al.) Sağır pedal ile. Mi-voix (Fr.) Yarım sesle, kalın sesten. Mixed (İng.) Karma koro. Mixed quartet (İng.) İki bay ile iki bayandan oluşan oyun topluluğu. Mixolydien (Fr.) Eski bir dizi, kilise dizisi. Mixte (Fr.) Karma koro. Mixtura (Fr.) Org ta renk yığını. Mizâne (Ar.) Ölçü. Mobile (İt.) Hareketli. Modal (İng.) Bkz. modalité Modalité (Fr.) Modların (majör-minör) kuruluş biçimleriyle ilgili yöntemler. Mode (Fr.) Mod, dizinin veya tonun majör veya minör oluştu. Mode switch (İng.) İşlem seçme açkısı. Moderato (İt.) Orta çabuklukta metronom (88-104). Modern cointerpoint (İng.) Çağdaş kontrpuan. Moderne hormonie (Fr.) Çağdaş armoni. Moderne kontrapunk (Al.) Çağdaş kontrpuan. Moderne musik (İng.) Çağdaş müzik. Modern harmony (İng.) Çağdaş armoni. Modernisme (Fr.) Yenicilik. Modern music (İng.) Çağdaş müzik. Modo (İt.) Bkz. Mode. Modulacion (İsp.) Bkz. Modulation. Modular (İsp.) Eksen (ton) değiştirmek. Modulare (İt.) Eksen (ton) değiştirmek. Modulation (Fr.) Eksen (ton) değiştiriş, değişimi. Modulazione (İt.) Bkz. Modulation. Moduler (Fr.) Eksen (ton) değiştirmek. Modulieren (Al.) Eksen (ton) değiştirmek. Modus (Lat.) Eksen, ton. Modus aeolicus (Lat.) Eolien dizisi, ekseni (tonu). Moitié (Fr.) İkilik, süre. Moll (Al.) Minör, küçük. Molto (İt.) Daha, çok. Molto vivace (İt.) Çok kıvrak, çok canlı. Monochord (İng.) Ses ölçer. Monochorde (Fr.) Ses ölçer. Monocordo (İt.) Ses ölçer, ses ölçen aygıt. Monodi (Yun.) Tek ses için şarkı. Monodia (İt.) Teksesli. Monodie (Fr.) Teksesli. Monodique (Fr.) Tekseslilik. Monodrama (Yun.) Tek kişilik dram. Monody (İng.) Tek sesli, tek sesli şarkı, tek sesle okunan ağıt. Monokordo (İsp.) Ses ölçer. Monologue (İng.) Tek kişiye özgün oyun. Monothématique (Fr.) Tek temalı. Monotone (İng.) Tek değişmeyen ses. Monotonie (Fr.) Yeknesaklık. Monotony (İng.) Aynı sesten söyleme. Morcaau (Fr.) Parça, müzik parçası. Mordant (Fr.) Dokunma, bir ezgi süsü, duyurulan ilk sesin üst yada alt sesine dokunularak kendisine dönülür. Mordent (Fr.) Bkz. Mordant. Mordente (İt.) Bkz. Mordant. Morendo (İt.) Öldürerek, söndürerek. Moresca (İt.) Bacaklara çıngıraklar takarak, yüzleri boyayıp oynayan eski bir İspanyol dansı. Morgenstaendchen (Al.) Sabah müziği. Morisca (İsp.) Bkz. Moresca. Morisque (Fr.) Bkz. Moresca. Mormorando (İt.) Mırıldanarak (bu yolla söylemek). Morning music (İng.) Sabah müziği. Morris dance (İng.) Eski bir İngiliz dansı. Mosso (İt.) Canlı. Motet (Fr.) Katolik kilisesinden çıkma dinsel bir şarkı Motette (Al.) Bkz. Motet. Motetto (İt.) Bkz. Motet. Motif (Fr.) Bestecinin yapıtında ele alıp yineleyerek kullandığı bir ezgi bölümü. Motiv (Al.) Bkz. Motif. Motive (İng.) Bkz. Motif. Motivo (İt.) Bkz. Motif. Moto (İt.) Hareket. Moto contrario (İt.) Karşı hareket (armonide). Moto perpetuo (İt.) Virtüöz için yazılmış çalgı parçası. Moto percedente (İt.) Önceki hızda. Moto primo (İt.) İlk hızda. Moto retto (İt.) İlk hızda.Bkz. Motus rectus. Mottegiando (İt.) Alaylı, şakacı. Motus rectus (Lat.) Bütün partilerin armonide bir yöne hareket etmesi (aşağıya veya yukarıya). Mouth (İng.) Ağız. Mouth harmonica (İng.) Ağız mızıkası. Mouth piece (İng.) Ağızlık. Mouvement (Fr.) Hareket. Mouvement ascendant (Fr.) Çıkıcı hareket. Mouvement direct (Fr.) Bkz. Motus rectus. Movimento contrario (İsp.) Karşı hareket (armonide). Movimento parlléle (Fr.) Bkz. Motus rectus. Movimento recto (İsp.) Bkz. Motus rectus. Mp. (İt.) Mezzo piano'nun kısaltması Ms. (İt.) Mezzo soprano'nun kısaltması. Mudanza da la voce (İsp.) Bkz. Mue de voix. Mue (Fr.) Sesin dönüşümü. Mue de voix. (Fr.) Ses ergenliği, çocuk sesinin genç insan sesine dönüşümü. Mummer (İng.) Maskeli oyuncu. Mundharmonika (Al.) Ağız mızıkası. Mundstück (Al.) Ağızlık. Muneira (İsp.) Bir İspanyol dansı. Munter (Al.) Sevinçli. Murder o piece of music (İng.) Bir müzik parçasını çok kötü çalmak katletmek. Murmelnd (Al.) Mırıldanarak (bu yolla söylemek). Murmurando (İt.) Mırıldanarak (bu yolla söylemek). Musetta (İt.) Bkz. Musette. Muse (İng.) Esin, ilhâm perisi. Musette (Fr.) Kısa çobanlama bir dans parçası. Music (İng.) Müzik. Musica (İt.) Müzik. Musica de camera (İsp.) Oda müziği. Musica di camera (İt.) Oda müziği. Musica instrumentale (İt.) Çalgı müziği. Musical (Fr.) Müzikle ilgili, müzikli. Musical bar-line (İng.) Ölçü çizgisi. Musicalite (Fr.) Müzik duyarlığı, yeteneği olan. Musical theory (İng.) Müzik teorisi. Musica moderne (İt.) Çağdaş müzik. Musica mundana (Lat.) Ses müziği. Müsica vocal (İsp.) Ses müziği. Musica vocale (İt.) Ses müziği. Music book (İng.) Nota kitabı. Music box (İng.) Laterna. Music case (İng.) Nota çantası. Music - hall (İng.) Hafif müzik dinletileri verilen eğlenti yeri. Musichetto (İt.) Kolay müzik, müzikçik. Musician (İng.) Müzikçi, müzisyen. Musicien (Fr.) Müzikçi. Music master (İng.) Müzik öğretmeni. Musico (İt.) Müzikçi. Musicographe (Fr.) Müzik yazarı. Musicologie (Fr.) Müzik bilimi (Müzik tarihi ve teorisi). Musicologue (Fr.) Müzik bilgini (Müzik tarihi ve teorisi üstüne araştırma yapan). Musicomane (Fr.) Müzik çılgını. Musicomanie (Fr.) Aşırı derecede müzik düşkünü. Musicothérapie (Fr.) Müzikle iyileştirme. Music paper (İng.) Nota kağıdı. Music roll (İng.) Otomatik piyanoda, müziğin çalınmasına yarayan delikli kağıt topu. Music stand (İng.) Nota sehpası. Music stool (İng.) Piyano sandalyesi (taburesi). Musik (Al.) Müzik. Musikabend (Al.) Müzik yeri. Musikalische gesangebung (Al.) Ses eğitimi (solfej). Musiker (Al.) Müzikçi. Musikinstrument (Al.) Müzik çalgısı. Musikwissenschaft (Al.) Müzikoloji (Müzik tarihi ve teorisi bilimi). Musigue (Fr.) Müzik. Musigue ancienne (Fr.) Eski müzik. Musigue programme (Fr.) Programlı müzik. Musigue classigue (Fr.) Klasik müzik. Musigue concrete (Fr.) Somut müzik Musigue contemporaine (Fr.) Çağdaş müzik. Musigue de chambre (Fr.) Oda müziği. Musigue de danse (Fr.) Dans müziği. Misigue d'eglise (Fr.) Kilise müziği. Musigue d'ensemble (Fr.) Toplu müzik. Musigue d'harmonie (Fr.) Armoni mızıkası. Musigue de scene (Fr.) Sahne müziği. Missigue descriptive (Fr.) Betimlemeli müzik. Musigue didactigue (Fr.) Öğretici müzik. Musigue dramatigue (Fr.) Dramatik müzik. Musique du soir (Fr.) Akşam müziği. Musigue élémentaire (Fr.) Öğesel müzik (Kurumsal konularla ilgili müzik). Musigue en forme de danse (Fr.) Dans biçiminde müzik. Musigue harmonigue (Fr.) Armonik müzik. Musigue instrumentale (Fr.) Çalgı müziği. Musigue liturgigue (Fr.) Ayin müziği. Musigue millitaire (Fr.) Askeri müzik. Musigue profane (Fr.) Din dışı müzik. Musigue pure (Fr.) Salt müzik. Musigue religieuse (Fr.) Dinsel müzik. Musiguesacree (Fr.) Kutsal müzik. Musiquette (Fr.) Kolay müzik, müzikçik. Musiqu vocale (Fr.) Ses müziği. Musiquillo (İsp.) Kolay müzik, müzikçik. Musikwissenchaft (Al.) Müzikbilimi. Mussitation (Fr.) Ses güçsüzlüğü. Muta (İt.) Nota basımında çalgı partileri üstüne konarak, aktarımı gerekli partiyi uyarma anlamlındadır. Mutatio (Lat.) Bkz. Mutation. Mutation (Fr.) Değiştirme, yer değiştirme, ses değişimi. Mutazione dlla voce (İt.) Bkz. Mue de voix. Mute (İng.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç. Mutierung (Al.) Değiştirme, yer değiştirme, ses değişimi. Muting (Al.) Sürükleyici. Muzykalnyj (Rus.) Müzik. Muzykalnyj instrument (Rus.) Müzik çalgısı. |
Müzik Sözlüğü
Nable (Fr.) On telli çok eskiden kullanılan üçgen biçiminde küçük arp. Nacaire (Fr.) Nakkare, mehter davulu. Nach (Al.) ....ya, göre. Nach belieben (Al.) İstediği gibi. Nachdruck (Al.) Kuvvet, baskı. Nachdrucklich (Al.) Canlı olarak, kuvvetle. Nachgefallen (Al.) Kendi isteğine göre. Nachmahung (Al.) Benzetleme. Nachruf (Al.) Elveda. Nachspiel (Al.) Son çalış. Nacht (Al.) Gece Nachtgesang (Al.) Gece şarkısı. Nachtmusik (Al.) Gece müziği Nachtstück (Al.) Gece parçası. Nagauta (Jap.) Oldukça uzun bir Japon şiiri. Nana (İsp.) Ninni. Narar (Port.) Ezbere söylemek. Nasillard (Fr.) Burnundan, genizden gelen ses. National anthem (İng.) Ulusal marş. National hymne (Fr.) Ulusal marş. Nationalisme musical (Fr.) Müzikte milliyetçilik, ulusal müzik akımı. Ulusların kendilerine özgü dans müzikleri. Natural (İng.) Bekar.Bkz.Becarre. Doğal. Naturel (Fr.) Doğal. Naturliche tone, naturton (Al.) Doğal ton, hiç değişime uğramamış eksen (ton). Nebel (İng.) Bkz. Nable. Neck (İng.) Yaylı, telli çalgılarda sap. Negligente, negligentemente (Al.) Önemsiz, önemsemeden. Negra (İsp.) Dörtlük nota. Negro spiritual (Fr.) Amerikan zencilerinin dinsel şarkısı. Nénies (Fr.) Ağıt. Néo-classicisme (Fr.) Bir önceki yüzyıl sanatını canlandırmayı amaçlayan akın. Néo- classigue (Fr.) Yeni klasikçilik akımı. Nété, netos (Yun.) Sonuncu (sonuncu tel). Netto (İt.) Tane tane belirgin içinde. Neuma (İt.) Ortaçağda bir çeşit nota işaretleri, nota yazısı. Neumas (İsp.) Bkz. Neuma. Neume (Fr.) Bkz. Neuma. Neumen (İng.) Bkz. Neuma. Neumes (Fr.) Bkz. Neuma. Neuviéme (Fr.) Dokuzlu. Neva (İt.) Dörtlük nota. Nicht (Al.) Değil. Nicht schnell (Al.) Hızlı değil. Nicht sehr schnell (Al.) Çok hızlı değil. Nicht zu rasch (Al.) Çok çabuk değil. Niligente (İt.) Kayıtsız bir deyişle. Nina, ninna (İt.) Ninni. No (İt.) Hayır. Nobile (İt.) Soylu. Nobilemente (İt.) Soylu biçiminde. Noch (Al.) Daha. Noch schneller (Al.) Daha hızlı. Nocturne (İng.) Noktürn, gece müziği. Noire (Fr.) Dörtlük nota. Noels (İng.) İsa'nın doğumunu betimleyen dinsel Noel şarkıları. Non (İt.) Değil. Nonet (İng.) Dokuz ses ya da çalgı için yazılmış müzik parçası. Nonett (Al.) Bkz. Nonet. Nonette (Fr.) Bkz. Nonet. Nonetto (Fr.) Bkz. Nonet. Non-résolution (Fr.) Çözümsüz. Non troppo (İt.) Çok değil, o değin değil. Normaltonleiter (Al.) Normal dizi, örnek dizi. Nota (İt.) Nota. Nota cambiate (İt.) Geçit notası. Notacion (İsp.) Nota yazısı, notalama. Nota de paso (İsp.) Geçit notası. Nota di passaigo (İt.) Geçit notası. Notation (Fr.) Nota yazısı, notalama. Notation musicale (Fr.) Müzik yazısı. Notazione (İt.) Nota yazısı, notalama. Note (Fr.) Nota. Note contre note (Fr.) Bir notaya karşı bir nota kullanılarak yapılan iki partili (sesli) kontrpuan. Note de passage (Fr.) Geçit notası. Note étrangére (Fr.) Geçiş notası. Notenschrif (Al.) Nota yazısı. notalama. Note sensible (Fr.) Dizinin yedinci derecesi. Notes de goüt (Fr.) Süs notaları. Notes modale (Fr.) Model notalar, dizinin modunu belirten notalar , 3,6,7'inci dereceler. Notes tonelo (Fr.) Dizinin 1,4,5'inci dereceleri. Not too solwly (İng.) Bkz. Andante. Notturno (İt.) Noktürn, gece müziği. Novellette (İt.) Kısa parçalar süiti. Novemole (İt.) Dokuzlama. N u a n c e (Fr.) Ayırtı (nüans). Nauncé (Fr.) Ayırtılanmış. Nuancen (Al.) Ayırtı. Nuancer (Fr.) Ayırtılamak. Nuancieren (Al.) Ayırtılamak Nuanciert (Al.) Ayırtılanmış. Nuovo (İt.) Yeni. Nut frog (İng.) Yayın topuğu ile. Nutrendo (İt.) Destekleyerek, besleyerek. Nutrito (İt.) Dolgun, destekli. |
Müzik Sözlüğü
(İt.) İtalyanca veya, ya da anlamındadır. Sıfır rakamını göstermek için kullanıldığında, Yaylı çalgılar için "açık telde" demektir. Ob. Oboé'nin kısaltması. Obligato (İt.) Zorunlu. Oboe (İt.) Obua. Obligé (Fr.) Zorunlu. Obua (İng.) Obua. Oboist (İng.) Obua çalıcısı. Obra (İsp.) Yapıt. Oboista (İt.) Obua çalıcısı. Ocarina (İt.) Bulgusu G. Donizetti'nin olan (1880), küçük soluklu bir çalgı. Octachord (İng.) Sekizli, sekiz telli çalgı. Octave (Fr.) Sekizli. Octave consécutive (Fr.) Yan yana gelen iki sekizli (armonide düz sekizli kusuru). Octave paralléle (Fr.) Bkz. Parallel octave. Octave recto (İsp.) Bkz. Parallel octave. Octect (İng.) Bkz. Oktet. Octeto (İsp.) Bkz. Oktet. Octette (Fr.) Bkz. Oktet. Octobass (İng.) Bkz. Octobasse. Octobasse (Fr.) Vuillaume'un yaptığı (1855), dört metreye yakın boyunda telli kontrbas'ın adı. Octochord (Lat.) Sekiz telli luth. Octuor (Fr.) Semiz sesli müzik, beste. Ode (Yun.) Şiir biçimi. Odeon (Lat.) Müzik okulu, topluluğu. Ode-symphonie (Fr.) Korolu senfoni. Oder (Al.) Veya, ya da. Odeum (Al.) Dinleti salonu, toplantı yeri. Odishe musik (Al.) Övgü üslubunda müzik. Oeuvre (Fr.) Yapıt. Off (İng.) Kapalı. Offertoire (Fr.) Katolik kilisesinde okunan dinsel parçalar. Offertorio (İt.) Bkz. Offertoire. Offertorium (Lat.) Bkz. Offertoire. Offertory (İng.) Kilisede para toplanırken orgda çalınan beste. Officleida (İt.) Ophikleid. Ofiglo (İsp.) Bkz. Ophikleid. Ohne (Al.) Olmaksızın, sız, siz. Ohne nachslag (Al.) Süsleme notası olmaksızın. Ohne sordine (Al.) Surdinsiz. Ohne wiederholung (Al.) Yinelemesiz. Ohne worte (Al.) Sözüz. Oktave (Al.) Sekizli. Oktet (Al.) Sekiz ses yada çalgı için yazılmış beste. Ole (İsp.) Bir İspanyol dansı, solo olarak kastanyetlerle oynanır. Ole gaditano (İsp. Tek kadının oynadığı İspanyol dansı. Olifant (Fr.) Ortaçağda kullanılan fildişi av borusu. Ombra (Lat.) Derece. Omologo (İt.) Andırış ilgisi. On (İng.) Açık. Ondeggiando (İt.) Dalgalı. Ondeggiante (İt.) Dalgalı, sallanışlı. Ondeggiantemente (İt.) Dalgalı biçimde. Ongaresa (İt.) Macar üslubunda. Onomatopée (Fr.) Ses eğitiminde heceleri anlam aramaksızın benzetleme. Onziéme (Fr.) Onbirli. Op. (Lat.) Opus'un kısaltması. Open (İng.) Açmak. Oper (Al.) Opera. Opera (İt.) Müzikli sahne oyunu. Opéra (Fr.) Opera. Opéra-ballet (Fr.) Şarkılı, danslı oyun. Opera-buffa (İt.) Güldürücü opera. Opera comica (İt.) Komik opera. Opéra- comigue (Fr.) Güldürücü, komik opera. Opera-house (İng.) Opera binası. Opera sacra (İt.) Dinsel opera. Opera saenger (Al.) Opera sesçisi. Opera semiseria (İt.) Yarı ciddi opera. Opera-seria (İt.) Ciddi opera. Operatic (İng.) Opera türünden. Operet (İng.) Küçük opera anlamında olup, halka inişi (güldürü, konuşma, dans) öğeleriyle, operadan daha basit müzikli sahne oyunu. Operetta (İt.) Bkz. Operet. Opérette (Fr.) Bkz. Operet. Operist (Fr.) Opera sesçisi. Opern - text (Al.) Bkz. Libretto. Ophicléide (Fr.) Bkz. Ophikleid. Ophikleid (Al.) Soluklu alaşımlı bir çalgı. Opus (Lat.) Yapıt. Oratorio (Fr.) Oratoryo, genellikle kutsal konulu bir oyun metni üstüne çalgı müziği eşliğinde söylenmek için bestelenmiş ses müziği. Oratorium (Al.) Bkz. Oratoryo. Orchésographie (Fr.) Orkesografya, grafik çizgileriyle saptayıcı dans kuramı, bir dansın müzik metni üstüne bu danstaki gerekli hareketleri not etmek sanatı. Orchester (Al.) Orkestra. Orchestic (İng.) Orkestra. Orchestik (Al.) Orkestra. Orchestigue (Fr.) Orkestrayla ilgili. Orchestra (İng.) Orkestra çalgı topluluğu. Orchestral (İng.) Orkestrayla ilgili. Orchestral accompaniment (İng.) Orkestra eşliği. Orchestrale (Fr.) Orkestrayla ilgili. Orchestrare (İt.) Bkz. Orchestrer. Orchestra section (İng.) Orkestra sesleri bölümü. Orchestrate (İng.) Orkestra için müzik parçası yazmak. Orchestration (Fr.) Orkestrasyon bilgisi, çalgılama yönteminin bilgisi. Orchestrato (İt.) Çalgılama bilgisi, orkestrasyon bilgisi. Orchestrazione (İt.) Çalgılama bilgisi, orkestrasyon bilgisi. Orchestre (Fr.) Orkestra. Orchestré (Fr.) Çalgılanmış, orkestralanmış. Orchestrer (Fr.) Çalgılaşmak, bir müzik yapıtını ayrı ayrı orkestra çalgılarına yazmak. Orchestreieren (Al.) Bkz. Orchestrer. Orchestrierung (Al.) Bkz. Orchestration Orchestrina (İng.) Orkestranın çeşitli çalgılarını benzetleyen org gibi bir çalgı. Orchestrion (Fr.) Orkestra çalgısı. Oreille (Fr.) Kulak. Organ (İng.) Org. Organ builder (İng.) Org yapan. Organ grinder (İng.) Lâternacı. Organier (İng.) Org yapıcısı. Organino (İt.) Akordeon. Organist (İng) Org çalıcısı. Organista (İt.) Org çalıcısı. Organiste (Fr.) Org çalıcısı. Organ loft (İng) Kiliselerde org galerisi. Organo (İt.) Org. Organografia (İt.) Çalgıların tanımı. Organographie (Fr.) Çalgıların tanımı. Organologie (Fr.) Çalgı bilim. Organon (Yun.) Org. Organ point (İng) Durak noktası. Organ screen (İng) Orga özgü yüksek ve süslü yer. Organ spieler (Al.) Org çalıcısı. Organ swell (İng) Orgun sesini yükseltmeye yarayan düzen. Organum (Lat) Org. Orgel (Al.) Org. Orgelpunkt (Al.) Durak noktası. Orgue (Fr.) Org. Ornament (İng) Süs, süsleme, süs notası. Ornamento (İt.) Süs. Ornementation (Fr.) Süslemek, bütün ezgiyi süsleme. Ornements (Fr.) Süs, süs notası. Orphéon (Fr.) Koro derneği, birliği. Orpheus (Yun.) Çaldığı müzikle ağaçları ve kayaları harekete getirdiği ileri sürülen efsanevî müzisyen. Orquesta (İsp.) Orkestra. Orguestacion (İsp.) Bkz. Orchestration. Orquestado (İsp.) Çalgılanmış, orkestralanmış. Orquestar (İsp.) Bkz. Orchestrer. Ortographe (Fr.) İmlâ. Ortophonie (Fr.) Doğru söyleme, deyiş sanatı. Oscillante (Fr.) Titreşen. Oscillatuer (Fr.) Elektrik titreşimini ölçen aygıt. Oscillation (Fr.) Titreşim. Oscillatoire (Fr.) Titreşimle ilgili. Osciller (Fr.) Titreşmek. Oscillogramme (Fr.) Titreşim çizgileri. Ossia (İt.) Müzik cümlesi üstüne bestecinin koyduğu nasıl çalınacağını belirleyen işaret. Ya da, veya. Ostinato (İt.) Direngen, sürekli. Ottava (İt.) Sekizli. Ottava retto (İt.) Bkz. Parallel octave. Ottavino (İt.) Küçük flüt. Ottavo (İt.) Sekizlik. Otetto (İt.) Bkz. Oktet. Oûd Ut. Out of time (İng.) Temposuz. Ouvert (Fr.) Açık. Ouvertura (İt.) Uvertür, Bkz. Ouverture. Ouverture (Fr.) Uvertür, giriş,açış müziği.Bir beste türü. Overtone (İng.) Asıl sesle birlikte duyulan ikinci ses. Overture (İng.) Uvertür Bk. Ouverture. |
Müzik Sözlüğü
Piano'nun kısaltması. Padiglione (İt.) Soluklu çalgılardaki ses dilciklerini tanımalar. Padovana (İt.) İspanya'nın padova kenti kaynaklı bir dans. Pair (Fr.) İkiye bölünebilen, çifterli. Paisana (İsp.) İspanyol köylü dans. Palabra (İsp.) Söz. Palastrinien (Fr.) Palastrina üslubunda. Palotas (Fr.) Soylular dansı. Pandera, pandereta, pandero (İsp.) Def. Pandora (Fr.) Telli bir çalgı. Pandoura (Fr.) Telli bir çalgı. Pandurzither (Al.) Mandolin. Pan flöte (Al.) Pan flütü. Panpipe (İng.) Kamış, kamıştan yapılmış çalgı. Pans'spipes (İng.) Pan flütü. Pantaleone (İt.) Bulgusu P.Hebenstreit'e ait olan çok telli bir çalgı. Günümüzde kullanılmaz. Pontmima (Yun.) Dilsiz oyunu, söz oyunu. Pantomimical (İng.) Pantomima biçiminde. Pantomimist (İng.) Pantomima oyuncusu. Pantomime (Fr.) Bkz. Pantomima. P.a.p. (İt.) Poco a pco'nun kısaltılması. Parafonia (İt.) Ayrı karakterdeki seslerin bağdaşması, birleşmesi. Parallel (Fr.) Koşut. Parallelbewegung (Al.) Bkz. Motus rectus. Parallel fifth (İng.) Düz beşli kusuru (Klasik armonide aynı partilerde yan yana iki beşli aralığının bulunması). Parallel omtion (İng.) Bkz. Motus rectus. Parallel octave (İng.) Düz sekizli kusuru (klasik armonide, aynı partilerde yan yana iki sekizli aralığının bulunması. Paralleltonarten (Al.) İlgili eksenler (Do majör-La minör). Paranéte (Fr.) Sondan bir önceki (tel). Paraphonia (Yun.) Bkz. Parafonia. Paraphonié (Fr.) Bkz. Parafonia. Paraphrase (Fr.) Açma. Bir arya üzerine yazılan fantezi. Parenté d'harmonie (Fr.) Armoni yakınlığı. Pariser stimmung (Al.) Paris akademisinin 1858'de onadığı saniyede 870 tek titreşimli La sesi. Parlando (İt.) Konuşur gibi. Parodia (İt.) Sözleme. Bkz. Parodie. Parodie (Fr.) Sözleme, bir şarkı ezgisine yeni söz yazma. Parodist (İng.) Gülünç benzetmeler yazan. Parody (İng.) Bir müzik parçasının gülünç biçimde benzetlenmesi. Parola (İt.) Söz. Parole (Fr.) Söz. Parodia (Fr.) Sözleme, bir şarkı ezgisine yeni söz yazma. Parolier (Fr.) Güfte yazan ozan. Parte (İt.) Parti, bölüm. Partenaire (Fr.) Operada baş kadın-erken çifti. Parte noe penie (Rus.) Şarkı partisyonu. Particion (İsp.) Bkz. Partition Partie (Fr.) Parti, bölüm. Partie infyérieure (Fr.) Alt parti, alt ses. Partien (Al.) Bkz. Suite. Partie inferieures (Fr.) İç partiler, iç sesler. Perties intérmédiaires (Fr.) İç bölümler, iç partiler. Partimenti (İt.) Rakamlı baslar. Partimento (İt.) Rakamlı bas. Partita, partite (Al.) Süit. Partition (Fr.) Partisyon, yapıtın tüm notalarını içine alan nota kitabı. Partitur (Al.) Bkz. Partition. Partitura, partizione (İt.) Bkz. Partition. Part-music (İng.) Koro müziği. Pas (Fr.) Adım. Dans edilmeye özgü beste. Pasacalle (İsp.) Bkz. Pasacaglia. Pas de deux (Fr.) 1) Balede çift adım. 2) İki kişilik dans. Pas de seul (Fr.) Balede tek adım, solo dans. Paso (İsp.) Adım. Paso doble (İsp.) Çift adım. Kıvrak parça adı. Paspy (İng.) Eski bir Fransız dansı. Pas redoublé (Fr.) Yürüyüş tartımına uygun beste. Passasacaglia (İt.) Eski bir İtalyan dansı. Passacaille (Fr.) Bkz. Passacaglia. Passa doble (İsp.) Bir çiftin oynadığı kıvrak İspanyol dansı. Passage (Fr.) Geçiş, kıvrak ve gösterişli geçiş. Passage in gebrochenen accorden (Al.) Arpejli uygular sıralanmış, serisi. Passagio (İt.) Bkz. Passage. Passamett (Al.) Bkz. Passamezzo. Passamezze (Fr.) Bkz. Passamezzo. Passemezzo (İt.) Eski bir İtalyan dansı. Passatisme (Fr.) Geçmişçilik. Passe-pied (Fr.) Eski bir Fransız dansı. Passing note (İng.) Geçit notası. Passion (Fr.) İsa'nın haçlanmasını konu edinen bir beste türü. Passionato (İt.) Aşırı istekli. Passionmusik (Al.) Bkz. Passion Passo (İt.) Adım Pasticcio (İt.) Çeşitli kaynaklardan gelme öğelerle düzenlenmiş, derlenmiş operaya verilen ad. Pastiche (Fr.) Benzetme. Bkz. Pasticcio. Pastoral (İng.) Çobanlama, kır işi. Pastorale (Fr.) Çobanlama, kır işi. Pastorella (Fr.) Kır şarkısı. Pastourelle (Fr.) Troubadour veya trouvére şarkısı. Pâté (Fr.) Bkz. Pasticcio. Patetica, pateticamente (İt.) Görkem, görkemli. Patetico (İt.) Yüce, görkemli bir üslupta. Pathétique (Fr.) Bkz. Patetico. Pathetisch (Al.) Bkz. Patetico. Pauken (Al.) Timbal. Paukenschlagen (Al.) Timbal çalmak. Pausa (İsp.) Birlik sus. Pause della croma (İt.) Sekizlik sus. Pausa di minima (İt.) İkilik sus. Pausa (Fr.) Birlik sus. Pautada (İt.) Dizek (porte). Pavan (İt.) Eski bir dans (soylu sınıfa ait). Pavana (İt.) Bkz. Pavan. Pavane (Fr.) Bkz. Pavan. Pavento, pavanteso (İt.) Korkutucu, ürkünç bir deyişle. Pavillon (Fr.) Kalak. Pédagogie de la musique (Fr.) Müzik pedagojisi, müzik eğitimbilim dalı. Pedal board (İng.) Org pedalı. Pédale (Fr.) Ayaklık (Pedal). Pédale d'accouplament (Fr.) Birleştirme pedalı. Pédale harmonigue (Fr.) Armoni pedalı, bir partide uzayıp giden ses. Pédale ornée (Fr.) İşletme pedalı, süs pedalı. Pedaiero (İsp.) Org pedalı. Penachium (Yun.) Beş bölümlü beste Pentacorde (Yun.) 1) Beşli uygu, beşli uygu 2) Beş telli çalgı. Penta grama (İsp.) Dizek (porte). Penta gramma (İt.) Dizek. Pentaton (Yun.) Beş sesli dizi. Pentatonon (Yun.) Artık altılı aralığı. Pequena fuga (İsp.) Küçük füg, kısa füg. Percussao (Port.) Vurma çalgılar. Percussion-grouping (İngt.) Vurma çalgılar, bateri.. Percussioninstrument (İng.) Vurma çalgılar. Perdendo, perdendosi (İt.) Gitgide söndürerek. Perfect (İng.) Tam. Perfect cadence (İng.) Yetkin, tam durgu. Perfidia (İt.) Aynı çizgiyi izlemekte direnen kontrpuan veya füg. Performence (İng.) Çalış. Performer (İng.) Çalıcı.. Perigourdine (Fr.) Eski bir Fransız halk dansı. Period (İng.) Bkz. Periode. Periode (İng.) Aralarında bağlılık bulunan birkaç müzik Periodo (İt.) Bkz. Periode. Perpetuo (İt.) Değişmeyen, yeknesak. Pes (Lat.) Adım. Pesante (İt.) Ağır başlı ve dolgun bir deyişle. Petite bugle (Fr.) Küçük büğlü. Petite lute (Fr.) Küçük flüt. Petite basson (Fr.) Küçük fagot. Petite clarinette (Fr.) Küçük fagot. Petite clarinette (Fr.) Küçük klarnet. Petites lignes suplementaires (Fr.) Dizeğin alt veya üstüne konulan ek çizgicikler. Peu (Fr.) Az. Pezzo (İt.) Parça Pf. (İt.) Piano forte yada poco forte'nin kısaltılması Pfauentanz (Al.) Bkz. Pavan. Pfeife, pfeiffen (Al.) Fifre. Phagotus (Lat.) Fagot. Phantasie (Al.) Bkz. Fantaisie. Phantasiestück (Al.) Fantezi parçası. Philharmonie (Fr.) Filarmoni, müzik sever, müzik derneği kurumu, orkestrası adı da oldu. Philharmonique (Fr.) Filarmoni ile ilgili. Philharmonische (Al.) Filarmonik. Phonascee (Fr.) Bir sese egemen olarak kullanma yetisi. Phonascus (Lat.) Bkz. Fonasco. Phonasque (Fr.) Bkz. Fonasco. Phonautographe (Fr.) Ses titreşimlerini kaydeden aygıt. Phone (Yun.) Ses. Phoneme (Fr.) Ses öğesi. Phonetique (Fr.) Ses bilgisi. Phonogramme (Fr.) Kaydedilmiş, gerektiğinde yinelenebilen ses bilgisi. Phonographie (Fr.) Ses yazan aygıt. Phonometre (Fr.) Ses ölçen aygıt. Phonomime (Fr.) Ses ayırtılarını el kol işaretiyle belirtme yöntemi. Phonoscope (Fr.) Hançere sesini yada onu oluşturan organları inceleyen aygıt. Phrase (Fr.) Cümle. Phrasé (Fr.) Cümlelenmiş. Phraser (Fr.) Cümlelemek. Phraseieren (Al.) Cümlelemek. Phraseierung (Al.) Cümlelenmiş. Phrasing (İng.) Cümlelenmiş. Physiologie da la voix (Fr.) Ses sağılığı. Piacere (İt.) İstem sevinç. Piacevole (İt.) Sevimli bir deyişle. Piacevolmente, piacevolezza (İt.) Sevimli. İnce bir deyişle. Piagendo (İt.) Ağlayıcı bir deyişle. Piagnevole (İt.) Üzgün biçimde. Piangevole, piangevolmente (İt.) Üzgün, üzüntülü bir deyişle. Pianino (Fr.) Küçük duvar piyanosu. Pianissimo (İt.) Çok hafif. Pianississimo (İt.) Pianissimo' dan daha hafif. Pianist (İng.) Piyano çalıcısı. Pianista (İt.) Piyano çalgıcısı. Pianiste (Fr.) Piyano çalıcısı. Pianistin (Al.) Piyano çalıcısı. Piano (İt.) Piyano. 2) Hafif, az sesle. Piano (Fr.) Piyano. Piano a queue (Fr.) Kuyruklu piyano. Pianoforatorium (Al.) Piyano için yazılı İncil ile ilgili dram. Piano-forte (İt.) Hafif sesten birden kuvvetli sese geçiş. Pianoforte (İsp.) Piyano. Pianoter (Fr.) Acemice kötü piyano çalmak. Piatti (İt.) Ziller. Piatto (İt.) Zil. Piccolo (İt.) Küçük Flüt. Pickelflöte (Al.) Küçük Flüt. Picturesque (İng.) Bkz. Pittoresque. Piéce (Fr.) Parça. Pieces (İng.) Parça. Pienamente, pieno (İt.) Bütün yüklenişle, bütün güçle. Pieta, pietoso (İt.) Acımalı bir deyişle. Pieza (İsp.) Parça. Pifaro, piffere (İt.) Fifre. Pikkolo (Al.) Küçük Flüt. Pince (Fr.) Bkz. Pizzicato. Pincemente (Fr.) Çektirerek. Pincer (Fr.) Çektirmek, telleri parmakla çelmikleyerek çalmak (arp, gitar). Pinched (İng.) Bkz. Pizzicato. Pique (Fr.) Bkz. Pizzicato. Piroutte (Fr.) Dansta ayak parmakları üzerinde dönme. Piroutter (Fr.) Dansta ayak parmakları üzerinde dönmek Pisado (İng.) Bkz. Pizzicato. Piston (Fr.) Alaşımlı soluklu çalgılarda seslerin elde edilmesini sağlayan mekanizma. Pitoresco (İsp.) Bkz. Pittoresque. Pitteresco (Port.) Bkz. Pittoresque. Pittoresco (İt.) Bkz. Pittoresque. Pittoresk (Al.) Bkz. Pittoresque. Pittoresque (Fr.) Pitoresk,betimlemeye uygun,nitelikte Piu (İt.) Daha. Piu animato (İt.) Daha canlı. Piu lento (İt.) Daha Yavaş. Piu mosso (İt.) Daha hareketli, kıvrak. Piu presto (İt.) Daha Çabuk. Piu stretto (İt.) Daha sıkıştırarak. Piu vivo (İt.) Daha çanlı, daha çabuk. Piva (İt.) Daha çanlı, daha çabuk.Eski soluklu bir çalgı. Pizz. (İt.) Pizzicato'nun kısaltması. Pizzicato (İt.) Yaylı çalgılarda telleri parmakla çekerek. Placidamente (İt.) Sakin biçimde. Placido (İt.) Sakin iç rahatlığı ile. Placito (İt.) Sevinç, neşe. Plagal (Fr.) Gregorius zamanında bulunan dört eksene verilen ad. Plagal cadence (İng.) Alt çeken durgusu (kadanası). Plagalis (Lat.) Bkz. Plagal. Plagal kadenz (Al.) Alt çeken durgusu (kadansı). Plain-chant (Fr.) Katolik kilisesine özgü dinsel çalgı. Platillo (İsp.) Zil. Play (İng.) Çalma. Playability (İng.) Oynanma veya çalınma olanağı. Playable (İng.) Oynanır, çalınır. Pay actor (İng.) Sahne oyuncusu. Play back (İng.) Takip ederek, geriden. Playbill (İng.) Tiyatro programı. Playbook (İng.) Oyun kitabı. Player (İng.) Çalmak. Playgoer (İng.) Tiyatro düşkünü. Playhouse (İng.) Tiyatro binası. Playerpiano (İng.) Otomatik piyano. Play on (İng.) Durmadan çalmak, çalmaya devam etmek. Play up to (İng.) Sahnede başkasına yardımcı rol oynamak. Playright (İng.) Piyes, oyun yazan kimse. Plectre (Fr.) Çalgıç (mızrap). Plectro (İsp.) Çalgıç. Plectrum (İng.) Çalgıç. Plenus chorus (Lat.) Karma koro. Plettro (İt.) Çalgıç. Plica (Lat.) Bkz. Plique. Plique (Fr.) Çeşitli süsleme biçimlerine verilen ad (Ortaçağ nota yazısında). Plukked (İng.) Bkz. Pizzicato. Pochette-violon (Fr.) Dar ve uzun yaylı bir çalgı. Pochettino (İt.) Pek az, azıcık. Poco (İt.) Az, biraz. Poco allegro (İt.) Biraz canlı. Poco apoco (İt.) Azar azar, gitgide. Poco lento (İt.) Biraz yavaş. Poco piu mosso (İt.) Biraz daha canlı. Poeme (Fr.) Şiir. Poeme symphonique (Fr.) Senfonik şiir, bir beste türü. Poemo sinfonigc (İt.) Senfonik şiir. Poete (Fr.) Ozan. Poetique (Fr.) Şiirsel. Point (Fr.) Nokta Point d'arret (Fr.) Durak noktası (süs üstünde). Point d'oruge (Fr.) Durak noktası (nota üstünde). Polacca (İt.) Polonez, Polonez üslubunda. Polca (İt.) Bkz. Polca. Polcando (İt.) Polonez üslubunda Polichinelle (Fr.) Soytarı, palyaço. Polifonico (İt.) Çok sesli. Politonalite (Fr.) Çok tonlu. Poliphonie (Fr.) Çok sesli. Polka (Çek.) Ulusal çek dansı. Polonaese (Al.) Polonez üslubunda. Polonaise (Fr.) Polonez, Polonya halk dansı. Poly (Yun.) Çok. Polyphon (Al.) Çok sesli. Polyphone (Fr.) Çoksesli. Polyphonigue (Fr.) Çoksesli. Polyphonie (Fr.) Çokseslilik. Polyrythme (Fr.) Çok tartımlı (çok ritimli). Polytonale (Fr.) Çok eksenli. (çok tonlu). Polytonalite (Fr.) Çok eksenli müzik akımı. Polytonality (İng.) Çok sesli yöntem. Pomposamente (İt.) Görkemli, gösterişli bir biçimde. Pomposo (İt.) Gösterişli. Ponticello (İt.) Yaylı çalgıların eşiği. Popular (İng.) Çoğunluğun halkın beğendiği. Populare (İt.) Bkz. Popular. Populaire (Fr.) Bkz Popular. Portamento (İt.) Kaydırma (parmağı kaldırmadan kaydırma.) Portamento di voce (İt.) Ses kaydırması (insan sesi). Portato (İt.) Yayı kaldırmaksızın çalış. (ancak bağlı çalış anlamında değil). Portee (Fr.) Dizek (porte). Posaune (Al.) Trombon. Position (Fr.) Tutuş,duruş durum. Posizione (Al.) Tutuş, duruş, durum. Postimpressionisme (Fr.) İzlenimcilik sonrası. Postlude (Fr.) Bir yapıtın sonunda çalınan parça son çalış Potpourri (Fr.) Dermece Poussé (Fr.) Yayı iterek aşağıdan yukarıya doğru iterek çalış. Pover switch (İng.) Güç açkısı (çalışma anahtarı). Power indication (İng.) Güç gösteren, ışık lambası. Pp. (İt.) Pianissimo'nun kısaltılması. Ppp. (İt.) Pianississimo'nun kısaltılması Praeludieren (Al.) Bkz. Preluder. Praeludium (Lat.) Ön çalış. Prayer (İng.) Dua. Preccentor (İng.) Kilise koro yöneticilerine verilen ad. Precipitandosi (İt.) Bir çırpıda. Precipitare, precipitato (İt.) Bir çırpıda, aceleyle. Precise (İng.) Doğru, tam, yanlışsız. Precisione, preciso (İt.) Açık, kesin Preghiera (İt.) Dua. Prelude (İng.) Ön çalış. Prelude (Fr.) Ön çalış Preluder (Fr.) Bir müzik yapıtından önce kısa bir parça çalmak. Preludere (İt.) Bkz. Preluder. Preludiare (İt.) Bkz. Preluder. Preludio (İsp.) Ön çalış. Premier (Fr.) İlk, birinci. Premier violon (Fr.) Orkestrada birinci (solo)keman çalıcısı, baş kemancı. Preparation (Fr.) Hazırlık, hazırlama. Preparazion (İt.) Hazırlık, hazırlama. Pressando (İt.) Everek, acele ederek. Pressante (İt.) Aceleyle. Presentiment (Fr.) Önsezi içe doğma. Pressentir (Fr.) Sezinlemek, içine doğmak. Presser (Fr.) Hızlandırmak, sıkıştırmak. Pression (Fr.) Yayın tele yada parmakların dokunçlara yaptığı baskı. Prestezza (İt.) Canlılık, çabukluluk. Prestissimo (İt.) Presto'-dan daha çabuk, daha canlı Metronom (184-192). Prestigieux (Fr.) Çekici, etkileyici, büyüleyici. Presto (İt.) Canlı, çok çabuk metronom (184-192). Priere (Fr.) Dua. Prima (İt.) Birinci, ilk. Prima donna (İt.) Operada baş kadın sesçi, baş soprano. Prima vista (İt.) İlk görüşte (deşifre ederek). Prima volta (İt.) İlk kez. Prime (Fr.) Ana ses, İlk. Primeiro violino (Port.) Baş kemancı, solo kemancı. Primer violin (İsp.) Baş kemancı, solo kemancı. Primera (İsp.) Birli. Primo (İt.) Birinci, ilk. Primo tempo (İt.) İlk tempoda. Principale (İt.) Baş keman, solo keman Prinzipalstimme (Al.) Esas parti, ana ses. Prix de Roma (Fr.) Roma büyük ödülü, Roma'da eğitim olanağı sağlayan, Paris Akademisinin verdiği ödül. Proben, probieren (Al.) Prova etmek. Progression (Fr.) Dizim. Prolatio (Lat.) Ortaçağ müziğinde zaman işaretlerine verilen ad. Prolation (Fr.) Bkz. Prolatio. Prologue (Fr.) Müzik yapıtındaki ilk cümle gurubu. Prolongacion (İsp.) Bkz. Prolongation. Prolongaçao (Port.) Bkz. Prolongation. Prolongation (Fr.) Armonide önceki uygun notlarından bir veya bir kaçını tutarak geçiş biçimi. Prolongazione (İt.) Bkz. Prolongation. Pronunced distinctly (İng.) Belirlenmiş, belirtilmiş. Proposta (İt.) Füg ve kanonda kılavuz tema, ana tem. Propriete (Fr.) Özellik, yerindelik. Prosarium (Lat.) Bkz. Prosodie. Prosodia (İt.) Bkz. Prosodie. Prosodie (Fr.) Hecelerin vurgu, çıkarılış bakımından müzikle uyum sağlaması, söz-ses uyumu. Prosodigue (Fr.) Prosodie ile ilgili. Prosody (İng.) Bkz. Prosodie. Prote,protee (Fr.) Sürek notası (yaylı çalgılarda yayı tek sesten ayırmaksızın çalış). Psalette (Fr.) Koro çocukların yetiştirildiği yer. Pslam (Lm.) Bkz. Psaume. Psalmengesang (Al.) Zebur okuyuş. Psalmo (İt.) Zebur okuyuş. Psalmodi (Yun.) Zebur okumak. Psalmodier (Fr.) Zebur okumak. Psalterion (Fr.) Ortaçağda kullanılan telli bir çalgı. (Kanuna benzer). Psaume (Fr.) İbrani İlahisi. Psychanalise de la musigue (Fr.) Müzik psikanalizi, müziğin bilinçaltı etki gücünü inceler. Psychologie de la musigue (Fr.) Müzik ruhbilim dalı, insan ruhuna etki gücünü inceleyen. Puentecillo (İsp.) Yaylı çalgılarda eşik. Punki (Al.) Nokta. Punta (İt.) Yayın ucu, nokta. Punta d'arco (İt.) Yayın ucu ile. Puntato (İt.) Noktalı çalış. Punto (İt.) Nokta. Punto d'organo (İt.) Durak noktası. Puy de musigue (Fr.) Ortaçağda Fransa'da yapılan müzikli toplantılara verilen ad. Pyramidon (Lat.) Orgda derin sesler veren bir bölüm. Pyrhic (Yun.) Eski Yunanistan'da bir harb dansı |
Müzik Sözlüğü
Qânoûn (Fr.) Kanun. Quadriglia (İt.) Kadril, geçen yüzyılda ünlü olan bir dans. Quadrille (Fr.) Bkz. Quadriglia. Quaddruple croche (Fr.) Altmışdörtlük nota dört çengeli Quantity (İng.) Notanın uzunluğu. Quarta (İt.) Dörtlü. Dörtlü aralığı. Quart de soupir (Fr.) Onaltılık sus. Quart de ton (Fr.) Çeyrek ses. Quarte (Fr.) Dörtlü. Quartenaire (Fr.) Dörde bölünebilen. Quarter-rest (İng.) Dörtlük sus. Quartet (İng.) Kuartet.Bkz. Quatuor. Quartett (Al.) Kuartet. Bkz. Quatuor Quartette (Fr.) Bkz. Quatuor. Quartetto (İt.) Kuartet. Bkz. Quatuor Quart (Fr.) Dörtlük. Quarto (İt.) Dörtlük. Quarto de sospiro (İt.) Onaltılık sus. Quarto de suspiro (İsp.) Onaltılık sus. Quartolet (Fr.) Dörtleme. Quartoyer (Fr.) Dörtlemek. Quasi (İt.) Gibi, hemen. Quatonzéme (Fr.) Ondörtlü. Quatre mains,a (Fr.) Dört elle çalış (piyano). Quatre notes contre unc (Fr.) Bir notaya karşı dört nota kullanılarak yapılan iki partili kontrpuan. Quatuor (Fr.) Dört ayrı ses yada çalgı için yazılmış beste, kuartet. Quatuor a cordes (Fr.) Yaylı çalgılar dörtlüsü. Quaver (İng.) Sekizlik nota. Quaver-rest (İng.) Sekizlik sus Querpfeife (Al.) Fifre. Querstad (Al.) Bkz. Falsa relazione. Quieto (İt.) Sakin, rahat. Quilisma (Lat.) Eski nota yazısında bir çeşit süsleme. Quinta (İt.) Beşli. Beşli aralığı. Quintamente (İt.) Sakince, kolaylıkla. Quinta recto (İsp.) Bkz. Parallel fifth. Quinta retto (İt.) Bkz. Parallel fifth. Quinte (Fr.) Beşli. Quinte paralléle (Fr.) Bkz. Parallel fifth. Quintes cachees (Fr.) Gizli beşliler. Quintette (Fr.) Beş ayrı ses yada çalgı için yazılmış beste,kentet Quint fagott (Fl.) Küçük fagot. Quintole (Al.) Beşleme.. Quintolet (Fr.) Beşleme. Quinton (Fr.) Viyola ailesinden sayılan beş telli bir çalgı. Quintuyer (Fr.) Beşlilemek. Quintuple croche (Fr.) Beş çengelli (teorik olarak 128 lik değer). Quintuplet (İng.) Beşleme. Quinziéme (Fr.) Onbeşli. Quodlibet (Lat.) Dermece |
Müzik Sözlüğü
Rabbia (İt.) Öfke. Rabeca (Port.) Keman. Rad (İsp.) Bir Kastilla dansı. Raddolcendo (İt.) Tatlılaşarak. Raddolcente (İt.) Tatlılaşarak. Raddoppiamento (İt.) Bkz. Redouplement. Raddoppiare (İt.) Katılmak armonide). Raddoppiato (İt.) Katlı, katlanmış (armonide) Radiodiffusion (Fr.) Radyo yayını. Radotto (İt.) Bkz. Transcription. Raga (İng.) Amerikan zencilerinin oynadığı hareketli bir dans. Raga Klasik Hint müziğini simgeler. Rag-time (İng.) Amerikan zencilerine yaslı bir caz üslubu Ral,rall. (İt.) Rallentando'nun Kısaltılmışı. Rallantemanto (İt.) Ağırlaşan bir deyişle. Rallentando (İt.) Yavaşlayarak. Rallentare (İt.) Ağırlaşan, yavaşlayan Rallentate,rallentato (İt.) Ağırlaşarak, Yavaşlayarak. Ranversement (Fr.) Çevirme. Ranz des vaches (Fr.) İsviçre sığırtmaç şarkısı. Rapidamente rapidito rapido (İt.) çabuk olarak hızlı. Rapsodi (İt.) Halk müziğinden esinlenen çalgı müziği. Rasgado (İsp.) Gitar çalışta baş parmakla telleri tarayarak seslendirme. Rattenendo, rattenuto (İt.) Tarta tarta, tutarak. Rauscher (Al.) Uygu notalarını birbiri ardına vuruş, bu yola sıra uygular çalış. Ravalement (Fr.) Normalden aşağı düşürmek. Ravivando (İt.) Sevinçli bir çabuklukla, hızlılıkla. Ravivare (İt.) Hızlandırma, çabuklaştırma. Ravivato (İt.) Çabuklaştırılmış, hızlandırılmış. R barré (Fr.) Cevap (müzik biçiminde). Re Do dizinin ikinci derecesi. Réalisation (Fr.) Gerçekleştirme, kurma, armonide verilen belli ezgiyi (partiyi) bütünleştirme. Réaliser (Fr.) Yalnız bas partisi verilen bir armoniyi doldurup, kurmak. Rearrangement (Al.) Bkz. Transcription. Rebeck (Fr.) Üç telli eski bir çalgı. Reccord (İng.) Kayıt. Récherce (Fr.) Bkz. Ricercare. Rechte hand (Al.) Sağ el. Recicato (İt.) Récitatif üslûbunda. Recitado (İsp.) Bkz. Recitatif. Recital (İng.) Solist dinletisi. Récitale (Fr.) Solist dinletisi. Recitante (İt.) Recitatif üslubunda. Recitar (İsp.) Ezbere söylemek. Recitare (İt.) Ezbere söylemek. Recitatif (Fr.) Yarı seslendirme, yarı söyleme üslubu konuşmaya yakın serbestlikte söylenen ses müziği. Recitation (İng.) Ezbere okuma. Recitativ (Al.) Bkz. Recitatif. Recitative (İng.) Bkz. Recitatif. Recitativo (İt.) Bkz. Recitatif. Recite (İng.) Ezbere okumak. Réciter (Fr.) Ezbere söylemek. Recorder (İng.) Blok Flüt. Redegesang (Al.) Bkz. Recitatif. Redonda (İsp.) Birlik nota. Redoplamento (İsp.) Bkz. Redouplement. Redouplé (Fr.) Katlı, katlanmış (armonide). Redouplement (Fr.) Katlama (klasik armonide düz beşli ve sekizli kusurundan kaçınmak için, bir sesin atılarak diğer seslerden birisinin iki kez katlanmasıdır). Redoupler (Fr.) Katlamak (armonide). Redowa (İng.) Bir Bohemya dansı. Réduction (Fr.) Düzenleme. Réduire (Fr.) Küçültme, çeşitli ses ve çalgı partilerini bir yada bir iki dizeğe alma. Reed (İng.) Bak, kamış. Reed pipe (İng.) Kamış düdük. Reel (Fr.) Asıl, esas, ana ve gerçek. Réel (İng.) Eski bir dans. Réexposition (Fr.) İkinci serim, yeni serim. Refrain (İng.) Nakarat Refraine (Fr.) Her dizeden sonra yinelenen bestesi değişmeyen bölüm, nakarat. Régale (Fr.) Küçük org. Regalis (Lat.) Küçük org. Région (Fr.) Yedi notalık dizi. Register (İng.) Ses genişliği. Registre (Fr.) Ses genişliği, ses alanı. Régle de i'octave (Fr.) Bastaki bir sekizli dizi üstüne uygular yerleştirme. Régulier (Fr.) Kıyaslı. Reigentanz (Al.) Bir Çek halk dansı. Rein (Al.) Tam. Rejovacka (Pol.) Redova, eski bir dans. Rejdovak (Çek.) Bir Çek halk dansı. Related (İng.) İlgili. Relatif (Fr.) İlgili diziler. (Do majör La minör). Relation (Fr.) Bağıntı, ilişik. Relativa (İt.) Bkz. Relatif. Relative (İng.) Bkz. Relatif. Releve (Fr.) Balede parmak uçları üstünde yükseliş. Religioso (İt.) Dinsel üslupta. Rentre (Fr.) Yeni giriş. Renversable (Fr.) Çevrilgen (alt ve üst çevrimde iyi duyuluşlu olan aralık, üçlü ve beşli gibi). Renverse (Fr.) Çevrik, çevrim yapılmış. Renverser (Fr.) Çevirimlemek (bir aralığı oluşturan iki notadan üstekini alta yada aldakini üste almak). Renvoi (Fr.) Baştan işareti. Repeat (İng.) Yinelenen. Repertoire (Fr.) Dinleti programı, çalışmak için elde bulunan yapıtlar, repertuar. Repertoirer (Fr.) Repertoire düzenlemek. Repertory (İng.) Bkz. Repertoire, düzenlemek. Repeter (Fr.) Prova yapmak. Repeticion (İsp.) Prova. Repetiçao (Port.) Prova. Repetiteur (Fr.) Prova yaptıran. Repetition (Fr.) Prova. Repetizione (İt.) Prova Replica (İt.) Yineleme. Reponse (Fr.) cevap, yanıt. Reponse reelle (Fr.) Değişmez yanıt. Reprise (Fr.) Yineleme. Requime (Lat.) cenaze töreni için yazılmış kilise müziği , "Dinleniş". Resolucion (İsp.) Çözülme. (Armonide). Resolution (Fr.) Çözülüş karar veriş (armonide). Resonance (Fr.) Tınlayış, titreşim. Resonancia (Port.) Titreşim. Resonar (İsp.) Titreşmek. Resonanz (Al.) Titreşim. Resoner (Fr.) Titreşmek. Resonner (Fr.) Çınlamak. Resoudre (Fr.) Çözmek, karar vermek. Respiro (İsp.) Dörtlük sus. Responsorium (Lat.) Katolik kilisesinde koro ile rahip arasındaki karşılıklı cevaplaşma. Rest (İng.) Sus. Resureix (Lat.) Messe'de Credo'nun bölümlerinden. Retard (Fr.) Gecikme (Armonide). Retardando (İsp.) Geciktirerek.(armonide). Retardar (İsp.) Geciktirme yapmak (armonide). Retardation (İng.) Geciktirme (armonide). Retarde (Fr.) Geciktirilmiş (armonide). Retarder (Fr.) Geciktirme yapmak (armonide). Retard inferieur (Fr.) Alt geciktirme (armonide). Retardo (İsp.) Geciktirme (armonide). Retenu (Fr.) Geciktirilmiş (armonide). Retornello (Port.) Yinelenen. Retornelo (İsp.) Yinelenen Retrogrado (İt.) Geriye, geriye doğru. Retrogradus (Lat.) Geriye, geriye doğru. Retto (İt.) İleri doğru. Reverie (Fr.) Kimi düşsel parçalara konulan başlık. Revue (Fr.) Zamanın danslarını sergileyen sahne oyunu. Rf. (İt.) Rinforzando'nun kısaltması. Rh. (Al.) Rechte hand'in kısaltması. Rhapsodie (Fr.) Halk müziğine yaslı çalgı müziği. Rhapsody (İng.) Bkz. Rhapsodie Rhytmik (Al.) Tartımlı (ritmik). Rhythmisch (Al.) Tartıma girmiş. Rhythmus (Al.) Tartım (ritim). Rhytm (İng.) Tartım(ritim). Rhytmical (İng.) Tartımlı. Rhytmico (Port.) Tartımlı. Ribattuta (İt.) Yavaş başlayan tril. Ricercar (Al.) Bkz. Ricercare. Ricercare, ricercato (İt.) Bir beste türü, füge kazandırılan deyi öğeleri. Richtig (İt.) Doğru, tam, yanlışsız. Ridotto (!.) İndirilmiş azaltılmış. Riduzione (İt.) Düzenleme. Rigaudon (Fr.) Eski bir Fransız dansı. Rigore (İt.) Önemle, ciddi. Rigore de tempo (İt.) Ciddi bir tempo ile. Rigoroso (İt.) Ciddi bir tutumla. Rilasciando (İt.) Sıkılıktan çıkarak, ağırlaştırarak. Rilaciante (İt.) Hızı azaltarak. Rimbombando (isp.) Titreşim. Rimettendo (İt.) Hızı azaltarak, Yavaşlatarak. Rinf. (İt.) Rinforzando'nun kısaltılması Rinforzando (İt.) Sesi gürleştiriş, kuvvetlendiriş. Ripieno (İt.) Hep beraber, hep birlikte. Riposatemente, riposato (İt.) Dinlenerek, dinlenir gibi. Ripresa (İt.) Yineleme. Risentito (İt.) Duyarak, duygulu bir deyişle. Risolutamente (İt.) Kesinlikle. Risoluto (İt.) Kararlı, dayanıklı bir deyişle. Rizoluzione (İt.) Kesin bir deyişle. Risonanca (İt.) Titreşim. Risonare (İt.) Titreşmek. Risposta (İt.) İlgili, birlikte. Risvegliato (İt.) Uyanık, diri, canlı. Rit. Ritardando veya ritenuto' nun kısaltması Ritardando (İt.) Hızı azaltarak, geciktirerek. Ritardare (İt.) Geciktirme yapmak (armonide). Ritardato (İt.) Geciktirilmiş (armonide). Ritardo (İt.) Geciktirme (armonide). Ritenuto (İt.) Hızı kısarak, tutarak. Ritmato (İt.) Çok iyi tartımlı olarak, özen göstererek. Ritmico (İsp.) Tartıma girmiş. Ritmo (İt.) Tartım ritmi. Ritmo di tre battuta (İt.) Üç ölçülük tartım. Ritornel (İt.) Geri dönmek. Ritornell (Al.) Yinelenen. Ritornello (İt.) Yinelenen. Ritornelle (Fr.) Yinelenen. Rivaltato (İt.) Çevrik uygu. Riverso (İt.) Geriye, aksine Rivoglimento, rivotato, rivolto (İt.) Sondan geriye doğru. Rizoluzione (İt.) Çözülme, karar (armonide). Rococo (İt.) Bkz. Baroque. Rohrblatt (Al.) Bkz. Bec. Rollo (İt.) Vurma çalgılarda (davul, timbal) çift tokmakla yapılan tril. Romance (İng.) Romans duygulu ve dokunaklı şiirden esinli parça başlık adı, çoğunlukla küçük şarkı (sözsüz). Romances sans parole (Fr.) Sözsüz şarkılar. Romanesca (İt.) Bkz. Romanesque. Romanesco (Port.) Bkz. Romanesque. Romanesque (Fr.) Düşsel ve duygusal nitelikli yapıt. Romanisch (Al.) Bkz. Romanesque. Romanticisim (Al.) Bkz. Romantisme. Romantik (Al.) Bkz. Romantisme. Romantisme (Fr.) Romantizm, duygu ve düşe aşırı yer veren akım. Romanza (İt.) Bkz. Romance. Romanze (Al.) Bkz. Romance. Ronde (Fr.) Birlik nota (yuvarlak). Rondeau (Fr.) Rondo, ana motifin birçok kez yinelenmesiyle oluşturulan bir beste türü. Rond de jambe (Fr.) Balede bacağın dairesel hareketi. Rondinetto , rondino (İt.) Küçük rondeau. Rondo (İt.) Bkz. rondeau. Ronge (Fr.) Elele tutuşularak ve şarkılı olarak oynanan halka oyunu. Ronds (Fr.) Elele tutuşularak oynanan oyun. Root (İng.) Bir telin esas sesi, baştan çıkan sesi (Parmak basmadan). Roseau (Fr.) Kamış. Rota (İng.) Eski telli bir çalgı. Roulade (Fr.) Virtüöz sesçi için atik, kıvrak geçiş, bir hecede birkaç ses geçmesi. Roulements (Fr.) Toparlanmalar, sesçi üslubu (bariton bas). Roundelay (İng.) Kısa basit şarkı, daire biçiminde oynanan dans. Rubato (İt.) Bağımsız yoruma bağlı, istediğin gibi. Rullando (İt.) Gürültülü, gümbürtülü. Rullante (İt.) Gürültülü, gümbürtülü. Rumba (İng.) Bir dans, bu dansın müziği. Rush (İng.) Çalgı sapı. Rustic (İng.) Kır ve doğa andırışlı, yansıtıcı. Rustico (İt.) Bkz. Rustic. Rustigue (Fr.) Bkz. Rustic. Rutsher (Al.) Galop, hızlı polka. Ruvidamente, ruvido (İt.) Süssüz, süslenmeden olduğu gibi. Rhytm (İng.) Tartım (ritim) Ryhtme (Fr.) Tartım (ritim). Rhytmé (Fr.) Tartıma girmiş. Rhytmée (Fr.) Tartımlı. Ryhtmer (Fr.) Tartımlamak, tartım vermek. Rythmique (Fr.) Tartımlı, tartımla ilgili. Rythmologie (Fr.) Tartım-bilim |
Müzik Sözlüğü
S'accorder (Fr.) Uyumlamak (akort etmek). Sackbut (İng.) Bkz. Sagbut. Sackpeife (İng.) Tulumlu flavta. Sacque-boute (Fr.) Bkz. Sagbut. Sacred (İng.) Dinsel kutlama. Sacred cantata (İng.) Kutsal, dinsel kantat. Sacred drama (İng.) Oratoryo. Saegerin (Al.) Sesçi kadın. Saenger (Al.) Sesçi erkek. Sagbut (İng.) Trombona benzeyen eski soluklu bir çalgı. Saison (Fr.) Sezon, mevsim. Saite (Al.) Tel. Salmodia (İt.) Zebur okuyuş. Saltarella (İt.) İtalyan kaynaklı bir dans. Saltato (İt.) Yayı sıçratarak. Salterio (İt.) Bkz.Pasalterion. Salto (İt.) Sıçramak, atlamak. Sanctus (Lat.) Messe'nin dördüncü bölümü "Aziz". Samisen (Jap.) Japon halk çalgısı. Sanftkligend (Al.) Tatlı bir sızlanışla. Sangber (Al.) Ezgisel. Sangsaite (Al.) Yaylı çalgılarda en inci tel, kemanda Mi teli. Saraband (İng.) Bkz. Sarabanda. Sarabanda (İt.) Eski bir İspanyol dansı. Sarabande (Al.) Bkz. Sarabanda. Sardana (İsp.) İspanyol halk dansı. Sarrussophone (Fr.) Kamışlı, alaşımlı soluklu bir çalgı. Sartarella (İt.) Eski bir dans. Sattel machen (Al.) Viyolonselde baş parmak tutuşu, baş parmağın kullanma biçimi. Satz (Al.) Cümle. Saut (Fr.) Atlayış, sıçrayış. Sauter (Fr.) Atlamak, sıçramak. Sauterelle (Fr.) Bkz. Saltarella. Sautille (Fr.) Yayı sıçratarak. Saxhorns (Fr.) Alaşımlı çalgılar. Saxofon (İsp.) Saksofon. Saxofono (İt.) Saksofon. Saxophon (Al.) Saksofon. Saxophone (Fr.) Saksofon. Saxotromba (Fr.) Alaşımlı üflemeli çalgı. Sax-tuba (Fr.) Alaşımlı soluklu çalgı, kontrbas. Scala (İt.) Ses dizisi, dizi (gam). Scala discedente (İt.) İnici dizi. Scale (İng.) Dizi (gam). Scander (Fr.) Heceleri belirtmek, üstüne basa basa söylemek. Scandicus (Lat.) Üç çıkıcı nota. Scansion (Fr.) Heceleri tane tane belirleyerek. Scemando (İt.) Kaybolarak. Scenario (Fr.) Senaryo, bir sinema ya da tiyatro yapıtının sahne akışının gösteren taslak. Scene (İt.) Sahne, sahne dekoru. Scene painter (İt.) Sahne dekor ressamı. Scenery (İng.) Sahne dekorları. Sceneshifter (İng.) Sahne manzaralarını değiştiren kimse. Scenic (İng.) Sahneye ait. Sceographie (Fr.) Senogrofi, opera ve bale gibi oyun yerlerinin sahne ressamlığı. Scheferstück (Al.) Çobanlama, kır işi. Schalkhaft (Al.) Şen, oynak, alaycı. Schanzune (Al.) Trubadour şarkısı. Scharf (Al.) İnce, dik, tiz. Schlaginstrumente (Al.) Vurma çalgılar. Schalkhaft (Al.) Sevinçli bir deyişle. Schellenband (Al.) Def zili. Scherzando (İt.) Şakacı bir deyişle. Scherzante, scherzevole (İt.) Şakacı, eğlendirici. Scherzo (İt.) Şakacı, nükteli bir beste (parça). Scherzante, scherzoso (İt.) Şakacı, eğlendirici. Schietto (İt.) Yalın, katkısız. Schlagezeug (Al.) Vurma çalgılar. Schleifer (Al.) Akıcı. Schlussel (Al.) Açkı (anahtar). Schlusskadenz (Al.) Bitim, bitiriş durgusu. Schlussreim (Al.) Giriş. Schnabel (Al.) klarnet gagası. Schnell (Al.) Çabuk, hızlı. Schnelligkeit (Al.) Parmak ve yay çabukluğu, kıvraklığı. Schottisch (Al.) İskoç üslubu, İskoç dansı. Schottische, schottish. (İng.) İskoç dansı, bu dansın müziği. Schritt (Al.) Adım. Schwach (Al.) İnce, zarif. Schwaecher (Al.) Eksilterek, ancak tatlı bir deyiş ile Schwankend (Al.) Kararsız. Schwer (Al.) Ağır, güç. Schwermutig (Al.) Kara sevdalı. sevdalı. Schzehntelnote (Al.) Onaltılık nota. Schzehntelpause (Al.) Onaltılık sus. Scialmo (İt.) Bkz. Chalumeau. Scintillmnte (İt.) Kıvılcımlı, parlayan. Scioltamente, scioltezza (İt.) Serbest biçimde, serbestlikle. Sciolto (İt.) Geniş geniş, geniş yay çekiş. Scivolando (İt.) Kaydırarak. Bkz. Glissando. Scordato (İt.) Uyumsuz (akordu bozuk). Scordatura (İt.) Yaylı çalgılarda tellerden birisinin uyumunu (akordunu) belli bir amaç için değiştirmek. Score (İng.) Bkz. Partition. Scored (İng.) Çalgılınmış. Scorrevole (İt.) Akıcı. Scotch (İng.) İskoç üslubu, İskoç dansı. Scozzese (İt.) İskoç üslubu, İskoç dansı. Scrittura (İt.) Yazılı. Sdegno (İt.) Öfkeli, kızgın. Sdegnoso (İt.) Öfkeyle, kızarak. Sdrucciolando (İt.) Glissando'nun anlamdaşı, kaydırarak. Sdrucciolare (İt.) Parmakları kaydırarak çalış. Secco (İt.) Kuru. Duygusuz. Second (Fr.) İkinci. Seconda (İt.) İkinci, ikili. Seconda volta (İt.) İkinci kez. Seconde (Fr.) İkili. Secunde (Al.) İkinci, ikili. Section (Fr.) Çalgıların toplandığı bölümler. Sectuor (Lat.) Altılı. Segno (İt.) Senyö, iki senyö işareti arası yinelenir. Segue (İt.) Soluk almaksızın,ara vermeden devam ediniz Seguedille (Fr.) Bkz.Seguedilla. Seguedilla (İsp.) Bir ispanya dansı. Sehr (Al.) Pek, çok. Sei (İt.) Altı. Seizieme de soupir (Fr.) Altmışdörtlük sus. Sekunde (Al.) İki aralığı. Selection (İng.) Bkz. Fantaisie. Semeographie (Fr.) Müzik yazısı, müzik yazmak için gerekli olan tüm işaretler. Semi (İt.) Yarım. Semibiscroma (İt.) Altmışdörtlük nota. Semibreve (İng.) Birlik nota. Semibreve rest (İng.) Birlik sus. Semibrevis (Lat.) İkilik nota. Semicrochea (İsp.) Onaltılık nota. Semicroma (İt.) Onaltılık nota. Semi-demi semi-quaver (İng.) Altmışdörtlük nota. Semifusa (Lat.) Otuzikilik nota. Semiminima (Lat.) Sekizlik nota. Semiotechnie (Fr.) Müzik yazısı, notalama birimi. Semobisfusa (İsp.) Altmışdörtlük nota. Semi-quaver (İng.) Onaltılık nota. Semi-quaver rest (İng.) Onaltılık sus Semplice (İt.) Cana yakın, yalın bir deyişle. Semplicemente,semplicita (İt.) Katkısız, yalın biçimde. Semplicissimo (İt.) Biraz katkılı ancak yalınlığını bozmadan. Sempre (İt.) Daima, bundan böyle. Sempre allergo (İt.) Daima allergo. Sensibilemente (İt.) Duyarak, duygulu olarak. Sensibilite (Fr.) Duyarlık. Sensibile (İt.) Duygun, duyarlı. Sensible (Fr.) Dizinin yedinci derecesi. Sentiment (Fr.) Duygu. Sentimental (Fr.) Duygulu. Sentimentalement (Fr.) Duygulukla, içtenlikle. Sentimentalisme (Fr.) Duygululuk, içtenlik. Sentimento (İt.) Duygu. Senza (İt.) Olmaksızın. Senza accompagnamento (İt.) Eşliksiz. Senza misura (İt.) Ölçüsüz. Senza pedale (İt.) Pedalsız. Senza replica (İt.) Yinelemesiz. Senza sordini (İt.) Surdinsiz. Senza tempo (İt.) Temposuz. Septet (İng.) Yedi sesli müzik parçası (ses veya çalgı). Septett (Al.) Bkz. Septet. Septette (Fr.) Bkz. Septet. Septetto (İt.) Bkz. Septet. Septieme (Fr.) Yedili. Septole (Al.) Yedileme. Septuor (Lat.) Bkz. Septet. Serenada (Al.) Bkz. Serenata. Serenade (İng.) Bkz. Serenata. Serenade (Fr.) Bkz. Serenata. Serenata (İt.) Serenat, birinin onuruna verilen akşam dinletisi gece müziği, kimi zaman aşk anlatımına özgü. Sereno (İt.) Sakin, durgun. Seria (İt.) Ciddi. Serie de arpegios (İsp.) Arpejli uygular sıralanışı. Serio (İt.) Ciddi. Serpent (Fr.) Alaşımlı soluklu bir çalgı. Sestetto (İt.) Altılama. Sextet (İng.) Altılı sextett. Sexteto (İsp.) Altılı sextett. Sextett (Al.) Altılı ses için yazılı beste (ses-çalgı). Sextette (Fr.) Altılı sextett. Sextolet (Fr.) Altılama Sextuor (Fr.) Altılı. Sf. (İt.) Sforzando'nun kısaltması Sfogato (İt.) Kolaylıkla söyleyiş, çıkarış. Sforzando (İt.) Sesi birden kuvvetlendirerek. Sforzato (İt.) Sesi birden gürleştirerek. Sfumante (İt.) Çok hafif biçimde ayırtılı (nüanslı). Sfumare (İt.) Ayırtılamak. Sfz. (İt.) Sforzando'nun kısaltması Sgambato (İt.) Güçsüz, bitkin. Shaded (İng.) Ayırtılanmış. Sharp (İng.) Diyez. Short sonata (İng.) Küçük kısa. Sonat. Siciliano (İt.) Köy, kır işi bir müzik parçası, Sicilya köylülerinin dansı. Sicilienne (Fr.) Bkz. Siciliano. Side-drum (İng.) Trampet. Sifflet (Fr.) Düdük, fifre. Siffloet (Al.) Düdük. Signes (Fr.) İşaretler (müzik işaretleri). Silabico (İsp.) Heceli. Heceye uygun. Silbato (İsp.) Düdük. Silence (Fr.) Sus, susuş. Silencio (İsp.) Susuş. SileSillabico (İt.) Hecesel, heceye uygun Simile (İt.) Benzer. Simili (İt.) Benzerleri. Simple (Fr.) Basit. Sincopa (İt.) Senkop. Bkz. Syncope. Sincopado (İsp.) Senkoplu. Sincopado (İsp.) Senkoplu. Sincopar (İsp.) Senkop yapmak. Sincopare (İt.) Senkop yapmak. Sincopato (İt.) Senkoplu. Sinfonia (İsp.) Senfoni, büyük orkestra yapıtı. Sinfonica (İsp.) Senfonik. Sinfonietta (İt.) Kısa senfoni. Singen (Al.) Şarkı söylemek. Singer (İng.) Sesçi. Singing exercises (İng.) Ses eğitimi (solfej). Singspiel (Al.) Küçük, lirik şarkılı ve komik bir oyun, Alman operasının başlangıcı sayılır. Sino (İt.) .....ye dek. Sixte (Fr.) Altı. Slarg. (İt.) Slargando'nun kısaltması. Slargando (İt.) Yavaş yavaş genişleterek. Slentando (İt.) Yavaşlatarak, ağırlaşarak. Slide (İng.) Sürgü. Slide trombone (İng.) Sürgülü trombon. Slow (İng.) Ağır, yavaş. Small bassoon (İng.) Küçük fagot. Small flute (İng.) Küçük Flüt. Smaniante, smaniato (İt.) Çok yeğin, çılgın bir öfkeyle. Smanioso (İt.) Yeğin bir sertlikle, öfkeyle. Sminuendo (İt.) Azaltarak, eksilterek. Smorando (İt.) Söndürerek, öldürerek. Smorfiozo (İt.) Yapmacık. Yanıltıcı. Smorz. (İt.) Smorzando'nun kısaltılması. Smorzando (İt.) Söndürerek, ölgünleştirerek. So (Al.) Pek, öyle, o değin. Soave (İt.) Tatlı. Soavemente (İt.) Tatlılıkla, sevimli biçimde. Societes (Fr.) Kurum. Soffocato, soffogato (İt.) Sesi kısarak (vurma çalgılarda). Soggetto (İt.) Konu, tema. Sognando (İt.) Düşünceli, dalgın. Solemnis (Lat.) Görkemli. Solenne (İt.) Görkemli. Solfear (İsp.) Solfej yapmak, ses eğitimi yapmak. Solfege (Fr.) Ses eğitimi (solfej). Solfeggiare (İt.) Ses eğitimi yapmak (solfej yapmak). Solfeggieren (Al.) Ses eğitimi yapmak (solfej yapmak). Solfeggio (İt.) Ses eğitimi (solfej). Solfejo (Port.) Ses eğitimi. Solfejor (Port.) Ses eğitimi yapmak (solfej yapmak). Solfeo (İsp.) Ses eğitimi (solfej). Solfier (Fr.) Ses eğitimi yapmak (solfej yapmak). Solist (İng.) Solist, yalnız çalın söyleyen. Solista (İsp.) Solist. Soliste (Fr.) Solist. Solleciando (İt.) Özenle, uygunlukla. Sollenita (İt.) Kutsal amaçlı bir anlamda kullanılır. Solmisacion (İsp.) Bkz. Solmisation. Solmisation (Fr.) Sol-Mi aralığını esas olan bir ses eğitim yöntemi. Solmisazione (İt.) Bkz. Solmisation. Solo (İt.) Tek, yalnız, tek sesçi ya da çalıcı için yazılı beste. Soloist (İng.) Solo yapan. Solospieler (Al.) Solo yapan. Somma (İt.) En büyük, en yüksek. Son (Fr.) Ses. Sonabile (İt.) Sesi olan, ses veren. Sonador (İsp.) Çalgı çalan, çalıcı. Sonagliera (İt.) Def zili. Sonare (İt.) Çalmak, ses vermek. Sonata (İt.) Sonat bir beste türü. Sonata da camera (İt.) Bkz. Suite. Sonata corta (İsp.) Küçük, kısa sonat. Sonate (Fr.) Sonat, bir beste türü. Sonatina (İt.) Küçük, kısa sonat. Sonatine (Fr.) Küçük, kısa sonat. Sonatore (İt.) Çalgı çalan, çalıcı. Son etuffe (Fr.) Ses rengi boğuklaştırılmış. Son fondamental (Fr.) Temel ses. Song (İng.) Şarkı. Son generateur (Fr.) Türeten ses. Sonido (İsp.) Ses. Sonidos (İsp.) Sesler. Sonidos armonicos (İsp.) Bkz. Sons harmniques. Sonneur de cioches (Fr.) Çancı. Sonometre (Fr.) Ses ölçme aygıtı. Sonore (Fr.) Gür sesli, sesli. Sonorite (Fr.) Ses gürlüğü, seslilik. Sons (Fr.) Sesler. Sons appuyes (Fr.) Üzerlerinde sıkı bir vurgulama gereken sesler. Sons essentiels (Fr.) Esas sesler, bir tonun yada modun seçkin sesleri. Sons harmoniques (Fr.) Titreştirilen bir sesin, kendisinden başka verdiği seslere denir. Sns simultanes (Fr.) Aynı zamanda çıkan sesler. Sopra (İt.) Piyanoda kullanılacak elin öteki el üzerinden çalacağını çaprazlanacağını gösterir. Sopranist (İt.) Soprano sesiyle söyleyen. Soprano (İt.) Üst ses, en ince ses, en ince kadın sesi. Soprano string (İng.) Yaylı çalgılarda en ince tel kemanda Mi teli. Sordino (İt.) Surdin Ses kısmaya yarayan araç. Sore (İng.) Bkz. Partition. Sortita (İt.) Çıkış aryası. Sospirando (İt.) İç çekerek, inleyerek nzio (İt.) Susuş. Sospirante (İt.) inleyen, iç çeken bir deyişle. Sospiro (İt.) Dörtlük sus. Sostende (İt.) Desteklemek, beslemek. Sostenido (İsp.) Diyez. Sosteniendo (isp.) Devam ettirilen. Sostenuto (İt.) Ağır bir hız derecesinde belirte, belirte değerlerini vererek. Metronom (72-80). Sotto (İt.) Piyanoda kullanılacak elin öteki elin altından çalacağını gösterir. Sotto voce (İt.) Alçak sesle, hafif sesle. Soubrette (Fr.) Şen bir rolü olan kadın sesçiye verilen ad , üçüncü derecede rolü olan soprano. Sound (İng.) Ses. Sounds (İng.) Sesler. Soupir (Fr.) Dörtlük sus. Nefes alma. Sourdine (Fr.) Surdin, ses kısmaya yarayan araç. Sousaphon (İng.) Suzafon, alaşımlı soluklu bir çalgı. Sous-dominante (Fr.) Dizinin dördüncü derecesi. Spagnoletta (İt.) Bir çeşit İspanyol Menuet'i. Spagnuola (İt.) Bir çeşit Gitar. Spartire (İt.) Yalnız çalgı partileri olan bir bestenin partisyonunu düzenlemek. Spertieren (Al.) Bkz. Spartire. Spezzato (İt.) Ayrık, bölünmüş. Spianta, spianto (İt.) Yalın basit. Spiccato (İt.) Keman çalarken, notalar arasında yayı kaldırarak kullanmak, sıçratarak çalış. Spielen (Al.) Çalmak. Spieler (Al.) Çalıcı. Spieloper (Al.) Basit opera. Spinet (İng) Epinet klavsenden önceki dokunçlu çalgı. Spineta (Lat.) Epinet Bkz. Spinet. Spinett (Al.) Epinet Bkz. Spinet. Spinetta (İt.) Epinet Bkz. Spinet. Spirito, spiritosamente, spiritoso, spirituoso (İt.) Coşkun, kıvrak deyişle. Spitze des bogens (Al.) Yayın ucu ile. Spread chord (İng.) Uygu seslerinin ardıllanışı. Stabat mater (Lat.) Meryem ananın haç önündeki acılarını anlatan bir metin olup, Katolik kilisesinde okunur. Staccato (İt.) Sesleri kesintili olarak, tane tane çalış. Staff (İng.) Dizek (porte). Stagione (İt.) İtalya'da opera sezonu. Stark (Al.) Kuvvetli. Starker (Al.) Daha kuvvetli. Stave (İng.) Dizek (porte). Steg (Al.) Yaylı çalgılarda eşik. Stent. (İt.) Stentando'nun kısaltması Stentando (İt.) Duraklamayla, azıcık durarak, vurgulayarak. Stentato (İt.) Durarak, vurgulayarak. Step (İng.) Adım. Stereophonie (Fr.) Sesin kuvvetini artırmak amacıyla uygulanan elektronik yöntem. Sticcato (İt.) Ksilofon. Stil (Al.) Stil, üslup. Stile (İt.) Stil, üslup. Stilus (Lat.) Stil, üslup. Stimme (Al.) İnsan sesi. Stimmhammer (Al.) Piyano uyum (akort) açkısı. Stimmung (Al.) Ses uyumu, ayarı. Stinguendo (İt.) Sönerek, öldürerek. Stonare (İt.) Yanlış okumak. Str.-Streichinstrumente veya streichorchester'in kısaltması. Str. (Al.) Streichinstrumente veya streichorchester'in kısaltılması. Straccicalando (İt.) Geveze çocuksu bir deyişle. Strascinando (İt.) Her an duracakmış gibi yavaşlatarak Stravagante, stravaganza (İt.) Yabancı, yadırganan bir deyişle. Streich (Al.) Çekmek, yay çekmek. Streichinstrumente (Al.) Yaylı çalgılar. Streichorchester (Al.) Yaylı çalgılar orkestrası. Streng (Al.) Sıkı. Strepito, strepitosamente (İt.) Gürültülü, gürültülü. Strepitoso (İt.) Gürültülü, gürültücü. Stretta (İt.) Sıkışık. Stretto (İt.) Sıkışık, sıkı. String (İng.) Tel String (İt.) Stringendo'nun kısaltılması. Stringendo (İt.) Sıkıştırarak, çabuklaştırarak. Strings (İng.) Yaylı çalgılar. Strofa (İt.) Güfte dizesi. Stromentare (İt.) Çalgılamak. Strometo (İt.) Çalgı. Strophe (Al.) Güfte dizesi. Strumento (İt.) Çalgı. Strumento da arco (İt.) Yaylı çalgılar. Strumento musicale (İt.) Müzik çalgısı. Studie (Al.) Etüt, yüksek bir yöntem sağlayıcı çalışma. Study (İng.) Etüt, Bkz. Studie. Stufe (Al.) Derece. Stutzflügel (Al.) Etüt için piyano. Stück (Al.) Parça. Style (Fr.) Stil, üslup. Sua (Port.) Ses. Suave, suavita (İt.) Sevimli, sevimlilikle. Sub (Lat.) Alt. Subdominant (Lat.) Dizinin dördüncü derecesi. Subflöt (Al.) Düdük, fifre. Subito (İt.) Birden, birdenbire. Subject (İng.) Konu, tema. Substance (Fr.) Öz. Subsitution (Fr.) Yer değiştirme. Succeder (Fr.) Ardıllamak. Successif (Fr.) Ardıl. Succession (Fr.) Ardıllık. Succession d'harmonies (Fr.) Armoni ardıllığı. Suffocto (İt.) Kısarak. Suite (Fr.) Süit, çalgı müziği biçimi. Çeşitli dansların sıralanışı yoluyla oluşturulan çalgı müziği yapıtı. Suite symphonique (Fr.) Senfonik süit. Suivez (Fr.) İzleyeniz, devam ediniz. Sujeito (Port.) Konu, tema. Sujet (Fr.) Konu. Sujeto (İsp.) Konu. Sul pnticello (İt.) Eşik yanı Suoni (İt.) Sesler. Suoni armonichi (İt.) Bkz. Sons harmoniques. Suono (İt.) Ses. Superpose (Fr.) Armonili müzikte, sesleri ve partileri üs tüste bulunması. Superposer (Fr.) Armonili müzikte, sesleri ve partileri üst üste kurmak. Superpoisiten (Fr.) Armonili müzikte, seslerin ve partilerin üst üste bulunuşu. Suraigue (Fr.) En ince, en dik, en tiz. Suspended cadence (İng.) Asma durgu. Suspension (Fr.) Asış, duraklatış. Suspiro (İsp.) Dörtlük sus. Sussurando (İt.) Fısıldar gibi. Sustain (İng.) Tutmak, uzatmak. Sustain switch (İng.) Tutma açkısı. Sustained (İng.) Devam ettirilen. Sus-tonique (Fr.) Dizinin ikinci derecesi. Svegliando, svegliato, svelto (İt.) Uykudan uyanır gibi , yavaş yavaş canlanarak. Svolgimento (İt.) Geliştirme. Swell (İng.) 1) Crescendo, descrescendo anlamında. 2) Orgda seslerin yükselmesini denetleyen aygıt. Swell box (İng.) Orgda boruların açılıp kapanan koruncağı. Swell organ (İng.) Koruncak içinde bulunan borular takımı. Swell pedal (İng.) Orgda boru koruncağını açıp kapayan pedal. Swing (İng.) Çok canlı, hareketli, değişik tartımlı bir caz müziği ve bununla yapılan dans. Syllaba (Fr.) Hece. Syllabes aretienne (Fr.) Arezzo heceleri (ut,re,mi, fa, sol,la). Syllabic (İng.) Hecesel, heceye uygun. Syllabique (Fr.) Hecesel, heceye uygun. Syllabisch (Al.) Hecesel heceye uygun. Syllable (İng.) Hece. Symphonia (Port.) Senfoni. Symphonic (İng.) Senfonik. Symphonic poem (İng.) Senfonik şiir. Symphonie (Fr.) Senfoni, büyük orkestra yapıtı. Symphonique (Fr.) Senfoni, senfoniyle ilgili. Symphonisch (Al.) Senfonik. Symphony (İng.) Senfoni. Synchro starts switch (İng.) Sağ elle birlikte başlama açkısı. Syncopated (İng.) Senkoplu. Syncopâtio (Lat.) Senkop. Syncopation (İng.) Senkop. Syncope (Fr.) Senkop, sesli bir sürenin hafif bir vuruş veya zaman üzerinde başlayıp kuvvetli bir vuruş veya zaman üzerinde devam etmesidir. Syncopé (Fr.) Senkoplu. Syncoper (Fr.) Senkop yapmak. Synfonische dichtung (Al.) Senfonik şiir. Synfonische musik (Al.) Senfonik müzik. Synfonische orchester (Al.) Senfonik orkestrası.. Synkope (Al.) Senkop. Synkopieren (Al.) Senkop yapmak. Synkopiert (Al.) Senkoplu. Syntonik komma (Fr.) Eksik koma. Syrinx (Lat.) Mitolojide kamış flüt. Systéme (Fr.) Yöntem. |
Müzik Sözlüğü
T Tenor'un kısaltması. Taballo (İt.) Timbal Tabedba (İt.) Darbuka. Tablatur (Al.) Eski bir nota yazısının adı, tablatura. Tablatura (Lat.) Eski bir nota yazısının adı. Tablature (Fr.) Bkz. Tablatura. Table (Fr.) Kapak (yaylı çalgılarda gövde bölümünü örten tahta. Table d'harmonie (Fr.) Piyanonun içinde tellere göğüs veren bölüm, uyum tahtası. Tabor (İng.) Darbuka, zilli def. Taborine (İng.) Darbuka. Tacent (Lat.) Bkz. Tacet. Tacet (İt.) Susacak, sus anlamında olup, konulduğu bölüm ya da parçanın sonuna değin susulacağını gösterir. Taco (İt.) Yayın dip yanındaki takoz, topuk. Tetrachord (İng.) Bkz. Tetracorde. Tetrachorde (Fr.) Dörtlü dizi, bir dizide iki tane tetrakord vardır. Tetracordo (İt.) Bkz. Tetracorde. Tetralogy (Yun.) Dört dramdan bileşik dizi. Text (Al.) Söz. Theatre (İng.) Tiyatro. Theatrical (İng.) Tiyatroya ait. Theatrically (İng.) Sahnedeymiş gibi. The dansant (İng.) Danslı çay. The head voice (İng.) İnce erkek sesi, baş sesi. The iyric stage (İng.) Manzum piyeslerin oynadığı sahne. Thema (Al.) Tema, ana müzik düşünü. Thematic (İng.) Esas temaya ait. Thématique (Fr.) Esas temaya ait. Théme (Fr.) Tem, ana müzik düşünü. Theme (Fr.) Tem, ana müzik düşünü. Theme cyclique (Fr.) Biçim değişerek ilerleyen yinelenen tema. Théorbe (Fr.) Bkz. Theorbo. Theorbo (İng.) Eskiden kullanılan telli bir çalgı. Théorie (Fr.) Kuram, teori. Theorie de musique (Fr.) Müzik teorisi, müziğin uyduğu kuralları inceleyen bilim dalı. Theorique (Fr.) Kuramsal, teorik. The point of the bow (İng.) Yayın ucu ile. Thesis (Yun.) Müzik yönetiminde kolun aşağı düşen vuruş zamanı, hareketi. Third (İng.) Üçlü. Threnode, threnody (İng.) Ağıt havası. Thrice (İng.) Üç kez. Thrum (İng.) Acemice telli çalgı çalmak. Thrumb (İng.) Baş parmak. Ti (İng.) Si notası. Tie (İng.) Bağ. Tieferbass (Al.) Kalın bas sesi. Tiempo (İsp.) Tempo, zaman. Tiento (İsp.) İspanyol çalgı müziği biçimi. Tierce (Fr.) Üçlü. Timbalear (İsp.) Timbal çalmak. Timbale (Fr.) Keçe tokmaklarla vurularak çalınan, deri kaplamalı bir orkestra çalgısı. Timbales (Fr.) Timballer. Timbre (Fr.) Ses rengi. Timbrel (İng.) Zilli def. Time (İng.) Zaman. Timpaneggiare (İt.) Timbal çalmak. Timpani (İt.) Timbal. Timpani con sordini (İt.) Surdinli timballer. Tintinnabulum (İng.) Çıngırak. Tintinnando (İt.) Çan sesi, çıngırak sesi. Tirade (Fr.) Eşit değerde birkaç yanaşık notanın ardıllanışı Tirana (İsp.) İspanyol halk şarkısı, aynı adlı oyun anında söylenir. Tirarsi (İt.) Sürgü. Tirato (İt.) Eskiden keman çalıcılarının her ölçünün ilk notasını yay çekerek seslendirme geleneği. Tiré (Fr.) Bkz. Tirato. Tirer (Fr.) Çekmek. Tirolerlied (Al.) Tirol'de çıktığı için Tirol ağzı diye adlandırılan, geniş aralık atlamaları ile söylenen bir söyleyiş üslubu. Tirolese (İt.) Bkz. Tirolerlied. To accompany (İng.) Eşlik etmek. To altern (İng.) Değiştirmek. To arpeggio (İng.) Arpejlemek. To articulate (İng.) Bkz. Articuler. To become slower (İng.) Geciktirme yaparak (armonide). Tocar (İsp.) Çalmak. Toccare (İt.) Dokunç (Tuş). Toccata (İt.) Dokunçlu çalgılar için yazılmış bir beste türü Toccatina (İt.) Küçük, kısa Toccata. To compose a fugue (İng.) Füg yazmak. To cross (İng.) Çaprazlama yapmak. To declaim (İng.) Ezbere söylemek. To double (İng.) Katlamak (armonide). To flatten (İng.) Bemollemek. Together (İng.) Ses beraberliği, ses tutarlığı. To hum (İng.) Yarım sesle söylemek. To improvise (İng.) Doğaçtan çalmak, o anda çalmak. To intone (İng.) Ton vermek. To invert (İng.) Çevirmek. To modulate (İng.) Eksen (ton) değiştirmek. Ton (Fr.) Eksen, sesin ve ya dizinin niteliği. Tonada (İsp.) İspanyolların halk şarkılarına ve danslarına verdikleri genel ad. Tonadilla (İsp.) İspanyol halk şarkısı. Ton adjoints (Fr.) Bitişik eksenler (üst ve alt beşlisinde bulunan eksenler). Tonal (İng.) Eksene uygun, tona uygun. Tonalité (Fr.) Eksenlilik. Tonality (İng.) Eksen özelliği. Tonally (İng.) Eksene özen göstererek. Tonart (Al.) Mod, dizinin niteliği. Tonchritt (Al.) Adım, ikili olarak ezgisel gidiş. Tondichter (Al.) Besteci. Tone (İng.) Eksen, (ton). Tone color (İng.) Ses rengi. Tone memory selector buttons (İng.) Ton hafıza seçme düğmeleri. Ton fall (Al.) Kadans. Duru. Tonfarbe (Al.) Ses rengi. Tonfigur (Al.) Nota kümesi. Tonfolge (Al.) Sıra sesler. Tonführung (Al.) Ton değişimi. Tonfülle (Al.) Ezgisel. Tone poem (İng.) Duygulu, şiirsel parça. Tongebung (Al.) Tonalite. Tongeschlecht (Al.) Mod. Tongue (İng.) Dil vurmak, dilli. Tonic (İng.) Dizinin ilk derecesi, diziye adını verir. Tonica (İt.) Bkz. Tonic Tonika (Al.) Bkz. Tonic. Tonique (Fr.) Bkz. Tonic. Tonkunde (Al.) Ses bilimi. Ton kunst (Al.) Ses sanatı. Tonküstler (Al.) Müzisyen. Tonlage (Al.) Ses genişliği. Tonleiter (Al.) Ses dizisi. Tonlos (Al.) Hafif, dingin ses. Tonmass (Al.) Ölçü. Tonmeister (Fr.) Radyo ve TV'de ses kayıt uzmanı. Ton, naturel (Fr.) Doğal eksen, değişme uğramamış. Tono (İt.) Eksen (ton). Tono naturele (İt.) Doğal eksen, değişme uğramamış. Tonreich (Al.) Tok ses. Tonsatz (Al.) Beste. Tonschluss (Al.) Durgu (kadans). Tons d'eglise (Fr.) Kilise eksenleri. Tons de rechange (Fr.) Korno ve trompete takıldığında çalgının uyumlu bulunduğu ses durumunu değiştiren yedek parça. Tonsetzen (Al.) Bestelemek. Tonsetzer (Al.) Besteci. Tonsetzkunst (Al.) Bestecilik. Tonstufe (Al.) Dizi derecesi. Tonstück (Al.) Müzik parçası. Tonumfang (Al.) Ses genişliği. Tonveraenderung (Al.) Ton değişmesi. Tonweite (Al.) Ses genişliği, ses alanı. Tonzeichen (Al.) Müzik işaretleri, nota işaretleri. Toot (İng.) Boru çalmak, boru sesi. To perform (İng.) Çalmak (anlamında kimi zaman). To recite (İng.) Ezbere söylemek. To resound (İng.) Titreşmek. To shade (İng.) Ayırtılmak. To sing (İng.) Şarkı söylemek. To sing false (İng.) Yanlış söylemek, okumak. Tosto (İt.) Çeviklik, atiklik. To syncopate (İng.) Senkop yapmak. To the mark (İng.) İşarete (dönmek). T the sing (İng.) İşarete (dönmek). To transpose (İt.) Aktarmak. To tune (İng.) Uygulamak (akort etmek). Touch (İng.) Dokunç (tuş). Touche (Fr.) Dokunç (tuş). Touches blanches (Fr.) Beyaz tuşlar (klavyede). Touches noires (Fr.) Siyah tuşlar (klavyede). Toujours lié (Fr.) Bkz. Sempre legato. Tour de gosier (Fr.) Bkz. Gruppetto. Tout ensemble (İng.) Bir sanat yapıtının bıraktığı genel etki. Tout i'archet (Fr.) Tam yay ile. Töne (Al.) Sesler. Tönen (Al.) Titreşmek. Tp. (İt.) Timpanti'nin kısaltması. Tr. (İt.) Tril'in kısaltması. Tradition (Fr.) Gelenek. Tradotto (İt.) Bkz. Version. Traellern (Al.) Yarım sesle söylemek. Tragic (İng.) Acıklı, facia. Tragic drama (İng.) Acıklı oyun. Tragi-comedy (İng.) Hem acıklı hem güldürücü yönleri olan oyun. Tragi-comical (İng.) Hem ağlatıcı, hem güldürücü oyun. Trait (Lat.) Bir solistin parlak bir pasajı. Traite d'harmonie (Fr.) Armoni derginlemek (düzenlemek). Tranquillo (İt.) Dinlendirici, sakin. Transcribe (İng.) Bkz. Transcription. Transcription (Fr.) Uyarlamak, bir çalgı veya ses için yazılmış olan bir parçayı, başka bir ses veya çalgı topluluğuna aktarmak, uyarlamak. Transition (İng.) Geçiş (bir sesten diğerine geçiş). Transportar (İsp.) Aktarmak. Transportare (İt.) Aktarmak. Transposable (Fr.) Aktarıma uygun. Transposer (Fr.) Transpoze, aktarmak, bir parçayı yazılı bulunduğu eksenden başka bir eksene aktarmak. Transposicion (isp.) Aktarma. Transposiçao (Port.) Aktarma. Transposieren (Al.) Aktarmak. Transpostuer (Fr.) Aktarımcı, aktarma işini yapan. Transposition (Fr.) Aktarma. Transposizione (İt.) Aktarma. Trascinando (İt.) Güçlükle, halsizce. Trascritto (İt.) Kopya etmek. Trattenuto (İt.) Gecikerek. Trauer (Al.) Yas, matem. Trauermarsch (Al.) Matem marşı. Trauermusik (Al.) Yas müziği. Trauring (Al.) Acıklı, üzüntülü, yaslı. Travail (Fr.) Çalışma. Travesti (Fr.) Balede Erkek giyicisi ile erkek rolü yapan kadın. Tre (İt.) Üç. Treble (İng.) En ince ses, böyle sesli. Treble clef (İng.) Sol açkısı. Tre corde (İt.) Üç tel. Treiziéme (Fr.) Onüçlü. Tremanda (İt.) Korkunç, ürkütücü. Tremando (İt.) Titrek, tremolo biçiminde. Tremblement (Fr.) Sallantılı, titreklik. Tremendamente (İt.) Korkunç, ürküntü verişle. Tremolo (İt.) Bir veya birkaç sesin çok çabuk olarak yinelenmesi, kalgı ve çarpıntı etkisi elde edilmesi. Trentaduesimo (İt.) Otuzikilik. Trente-deuxiéme (Fr.) Otuzikilik. Trés (Fr.) Çok. Triad (İng.) Bkz. Triade. Triade (Fr.) İki üçlü aralığın üst üste gelerek oluşturduğu uygu. Triangel (Al.) Çelik üçgen. Triangle (İng.) Çelik üçgen. Triangolo (İt.) Çelik üçgen. Triangulo (İsp.) Çelik üçgen. Tricinium (Lat.) Eşliksiz trio. Tr Trill'in kısaltması. Trille (Fr.) Bir sesin bir alt yada üst notası ile süratle yinelenmesi. Triller (Al.) Bkz. Trill. Trillerkette (Al.) Tirller zinciri, sürekli tril. Trillo (İt.) Bkz. Trill. Trillo caprino (İt.) Titretmek (keçi sesi gibi). Trillo de cabra (İsp.) Titretmek (keçi sesi gibi). Trio (İt.) 1) Üçlü, üç ses veya çalıcının söylemek veya çalmak için birleşmesi. 2) Üç sesli beste. 3) Kimi parçaların ikinci bölümü. Triole (Al.) Üçleme. Triolet (Fr.) Üçleme. Triomphale (Fr.) Zafer, zafere ait. Triomphant (Fr.) Zafer için. Trionfale (İt.) Zafer, zafere ait. Tripla (İt.) Üçlü zaman. Triple (Fr.) Üçe bölünebilir. Triplé (Fr.) Üç katlı. Triple croche (İng.) Otuzikilik nota. Triplet (İng.) Üçleme. Triple time (İng.) Üç zamanlı tablo. Triplex (İng.) Üç notalık ölçü. Tripola (İt.) Üçlü zaman. Tristamente (İt.) Üzüntülü, hüzünlü. Triton (Fr.) Artık dörtlü aralığı, üç tam sesli aralık (Fa,Si). Tritone (İng.) Bkz. Triton. Tritono (İt.) Bkz. Triton. Tritonus (Lat.) Bkz. Triton. Triumphal march (İng.) Zafer marşı, töreni. Trimphlied (Al.) Zafer şarkısı. Trombeta Port.) Trompet. Trombetta (İt.) Trompet. Trombon (İsp.) Trombon, soluklu alaşımlı bir çalgı. Trombone (Fr.) Trombon. Trombone á coulisse (Fr.) Sürgülü trombon. Tromboniste (Fr.) Trombon çalıcısı. Trommeln (Al.) Davul çalıcısı. Trompeta (isp.) Trompet. Trompete (Al.) Trompet. Trompeteur (Fr.) Trompet çalıcısı. Trompette (Fr.) Trompet, soluklu alaşımlı bir çalgı. Trompettiste (Fr.) Trompet çalıcısı. Troppo (İt.) Pek çok, gayet. Troubadour (Fr.) Ortaçağ Güney Fransa saz ozanlarına verilen ad. Troupe (İng.) Çalıcı veya oyuncu takımı. Trouvére (Fr.) Ortaçağ Kuzey Fransa saz ozanlarına verilen ad. Trovador (İsp.) Bkz. Troubadour. Trovatore (İt.) Bkz. Troubadour. Troza (İsp.) Parça. Trugkadenz (Al.) Yanıltan (sürpriz) durgu. Trump (İng.) Boru, boru sesi. Trumpet (İng.) Trompet. Trumpeter (İng.) Trampet çalıcısı. Tuba (Fr.) Alaşımlı soluklu bir çalgı. Tuck (İng.) Davul veya boru sesi. Tucket (İng.) Boru takımı, fanfar sesi. Tumultuoso (İt.) Gürültülü. Tunably (İng.) Uyumlu biçimde. Tuncable (İng.) Uyumlanır. Tune (İng.) Ezgi, uyum. Tuned (İng.) Uyumlanmış (akort edilmiş). Tuneless (İng.) Uyumsuz, ezgisiz. Tuner (İng.) Uyumlayacı (akort eden). Tune up (İng.) Çalgıları uyumlamak. Tuning (İng.) Uyumlama (akort). Tuning fork (İng.) Diyapazon. Tuning hammer (İng.) Uyum aygıtı (piyano için). Tuning - key (İng.) Piyano uyum açkısı. Turkish flute (İng.) Ney (Türk flütü). Tuning peg (İng.) Tellerin bağlı olduğu uyum açkısı, kulak. Tuning pin (İng.) Ney (Türk flütü). Turquerie (Fr.) Türk üslubunda. Tutti (İt.) Hep birlikte, hep beraber. Tutto arca (İt.) Tam yay ile. Tutu (Fr.) Bale yapan kadının giydiği kısa kabarık giysi. (etek). Tuyau (Fr.) Boru, tüp (orgda). Tuyauterie (Fr.) Orgda borular düzeni. Tuyaux (Fr.) Soluklu çalgıların gövde borusu. Tuyaux a bouche (Fr.) Dilsiz borular. Twosome (İng.) İki kişilik dans veya oyun. Typophone (Fr.) Küçük bir armoniumu andıran çalgı. Tyrolienne (Fr.) Bkz. Tirolerlied. Tzigane, tzigany (İng.) Macar çingenelerin müziğine ait. Tzimbalom (Fr.) Bir Macar halk çalgısı. Tzuzumi (Jap.) Uzak doğu ülkelerinde kullanılan vurmalı bir çalgı. Tactus (Lat.) Ölçü, ölçü vurmak. Taenzer (Al.) Dans eden bale yapan erkek. Taenzerin (Al.) Bale yapan kadın Tagelied (Al.) Bkz. Aubade. Taieko (Jap.) Vurmalı bir çalgı, büyük trampet. Taille (Lat.) Basın üstündeki (tenor) ses genişliği. Takstock (Al.) Değnek, çubuk. Takt (Al.) Ölçü zamanı. Taktmesser (Al.) Metronom. Taktschlagen (Al.) Ölçü vurmak. Takstock (Al.) Değnek, çubuk. Talao (Port.) Yayın topuğu ile. Talon (Fr.) Yayın dip yanındaki takoz, topuk. Talon de l'archet (Fr.) Yayın topuğu ile. Tambor (İsp.) Trampet. Tamborinear (İsp.) Davul çalıcısı. Tambour (Fr.) Trampet. Tambour de basque (Fr.) Def. Tambourin (Fr.) Trampet. Tambourinaire (Fr.) Davul çalıcısı. Tambourine (İng.) Def. Tamburare (İt.) Davul çalıcısı. Tamburo basco (İt.) Def. Tanburo (İt.) Trampet. Tango Bir dans, bu dansın müziği. Tanto (İt.) Çok, olabildiğince. Tanz (Al.) Dans. Tanze (Al.) Danslar. Tanzer (Al.) Dans eden erkek. Tanzerin (Al.) Dans eden kadın. Tanzlied (Al.) Dans şarkısı. Tanzstück (Al.) Dans parçası. Tapdance (İng.) Ayak uçlarını veya topuklarını vurarak oynanan bir çeşit dans. Tapereccording (İng.) Sesi banda kayıt yöntemi, banta alınmış ses. Tarantella (İt.) Bir İtalyan dansı. Tardamento, tardanto, tardita, tardo (İt.) Ağır gecikici. Tarentelle (Fr.) Bkz. Tarentella. Taschengeige (Al.) Dar ve uzun yaylı bir çalgı. Tastatura (İt.) Bkz. Tastiera. Taste (Al.) Dokunç (tuş). Tastiera (İt.) Piyano'daki dokunçlar veya telli çalgılarda sap. Tasti bianchi (İt.) Beyaz tuş (klavyede). Tasti neri (İt.) Siyah tuş (klavyede). Tasto (İt.) Dokunç (tuş). Tasto solo (İt.) Yalnız tek bas sesinin yürütüleceğini, hiç bir uygu vurulmayacağını gösterir. Tedesca (İt.) Alman üslubunda. Te deum (İng.) Hıristiyanlarda eski bir "Tanrıya övgü" ilâhisi, bu ilâhinin müziği. Tema (İt.) Ana müzik düşünü. Tenmparatur (Al.) Bir tam ses içindeki (biri beş diğeri dört koma olmak üzere iki yarım ses vardır, bunların çıkıcı ve inici durumlarda değişmesine karşın eşit varsayımı) ortalaşım, 2) Bir sekizli içinde oniki eşit aralık yöntemi. Temper (İng.) Çalgıyı dizim (ton) kuralına göre uyarlamak. Tempérament (Fr.) Bkz. Temparatur. Temperamento (İt.) Bkz. Temparatur. Tempestoso (İt.) Fırtınalı. Tempo (İt.) Tempo, hız derecesi. Tempo di ballo (İt.) Dans Temposunda. Tempo in.lamps (İng.) Tempo ışık göstergeleri. Tempo moderato (İt.) Orta hızda. Temps (Fr.) Zaman. Temps faible (Fr.) Hafif zaman Temps fort (Fr.) Kuvvetli zaman. Temps vide (Fr.) Boş tempo, boş zaman, boş vuruş. Tenendo (İt.) Ana ezgiyi destekleyerek. Teneramente (İt.) Okşayıcı sevgi dolu bir deyişle. Tenerezza (İt.) Okşayarak. Tenero, teneroso (İt.) Acımayla, okşayarak. Tenor (Fr.) İnce erkek sesi. Tenor clef (İng.) Do açkısı. Tenore (İt.) İnce erkek sesi. Tenorino (İt.) Ses sınırı dar ancak parlak, sevimli bir sesle söyleyebilen tenor. Tenue (Fr.) Devam ettirilen. Tenuto (İt.) Sürdürerek, devam ettirerek. Teoria (İt.) Kuram, teori. Tepidamente, tepidita (İt.) Sakin, durgun bir deyişle. Tercet (Fr.) Küçük triyo (ses veya çalgı için). Terceto (İsp.) Bkz. Tercet. Terpsichore (Lat.) Dans ve şarkı ilâhesi. Terpsichorean (Lat.) dans ve şarkı ilâhesine veya dansına ait. Tersillo (İsp.) Üçleme. Terz (Al.) Üçlü. Terza (İt.) Üçlü. Terzett (Al.) Bkz.Tercet. Terzettino (İt.) Bkz. Tercet. Terzine (İt.) Üçleme. Terzo (İt.) Üçlü. Tessitura (Al.) Ses genişliği. Tessiture (Fr.) Ses genişliği. Testo (İt.) Konu, metin, şarkı sözü. --->: Müzik Sözlüğü sayfa üç frmacil 3 --->: Müzik Sözlüğü |
Müzik Sözlüğü
c. Una' nın kısaltması. Ukulele (İng.) Hawaii adalarına özgü dört telli gitar. Ultima (İt.) Sonuncu. Ultima volta Son kez. Umfang (Al.) Ses genişliği. Umgekehrt (Al.) Çevrik uygu. Umkehrung (Al.) Çevrim. Umkehrung der notenfolge (Al.) Çevirim, çevirme. Umore (İt.) Şaka, nükte. Umoristico (İt.) Şaka, nükte yolu beste. Una corda (İt.) Tek el. Unca (İt.) Çengelli notadaki değer çengeli. Undersong (İng.) Bir şarkı ile söylenen ikinci derecedeki ezgi. Understudy (İng.) Gereğinde bir oyuncunun yerine geçmek üzere bir rolü ezberleyen. Undulation (İng.) Titreme. Unfinished (İng.) Bitmemiş. Ungarisch (Al.) Macera üslubunda. Ungeduldig (Al.) Sabırsız, kaygılı. Ungestüm (Al.) Kızgın, hırçın. Ungherese (İt.) Macar üslubunda. Unison (İng.) Teksesli. Unisono (İt.) Teksesli. Unisson (Fr.) Teksesli, bir seste, aynı seste. Unité (Fr.) Birim. Uniteonal (Fr.) Tek eksenli. Unno (İt.) Ulusal. Unsechuldig (Al.) Saf bir deyişle. Unterdominante (Al.) Dizinin dördüncü derecesi. Unto (İng.) ...ye, -e dek. Uomo (İt.) Baş erkek sesçi. Up-bow (İng.) Bkz. Poussé. Upper lines (İng.) Bkz. Sopralince. Upright piano (İng.) Düz, duvar piyanosu. Upstage (İng.) Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Ut Do. Ut majeur (Fr.) Do majör. Ut mineur (Fr.) Do minör. Ut supra (İt.) Yukarıdan, önceden. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.