ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Bir Tutam Hikaye (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=456)
-   -   Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz] (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=438768)

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:12 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

YASAL UYARI
Bu anlatacağım bir hikaye değil sadece aklınızda bulunsun..
Cinlerin insan kılığına girebildiklerini herkes bilir.Fakat farkına varamaz ne zaman ve nerde karşılaştıklarının.onlar hep etrafımızdadırlar..İşte böyle bir şeyden şüphelendiğinizde o insanın ayaklarına bakın çünkü eğer varsa öyle bir şey ayakları terstir..Bir gece arkadaşlarınızla otururken aklınıza gelsin bu sözlerim...

Ahtapot
14-15 yaşlarındaki bir kızda durup dururken hamilelik belirtileri başlamış: Karnı hafiften şişkinleşmiş. kusma nöbetleri geliyormuş. sabahları yataktan hasta gibi kalkıyormuş... Fakat kız annesine ısrarla böyle bi şeyin mümkün olamayacağını. çünkü hiç bir erkekle bu sonucu doğuracak kadar yakın temasta bulunmadığını iddia ediyormuş.
Fakat zaman geçtikçe hem karnı büyümeye devam etmiş. hem de diğer belirtilerde değişiklik olmamış. Annesi. “Bu yaşta... Allahım Allahım. kepazelik bu” dese de kız hala hamile olmadığını söylüyormuş. Sonunda anne küçük bi kasabada yaşıyor olmalarına rağmen çıkacak söylentileri göze alarak kızını hastaneye götürmüş. Ancak çekilen ultrasondan sonra kızın inkarlarında samimi olduğu anlaşılmış. Çünkü karnında son derece büyük boyutlara ulaşmış bir tümör tesbit edilince şişkinliğin ve diğer belirtilerin asıl sebebi ortaya çıkmış.

Vakit kaybetmeden. apar topar ameliyata alınmış tabii. Doktorlar rutin kabul edilen bu operasyon sırasında karnı açmışlar ve işte o an gördükleri manzara karşısında şok olmuşlar. Meğerse tümör sandıkları şey kocaman bir ahtapotmuş. Üstelik kıpır kıpırmış da hayvan. yani canlıymış.

Olayın aslı sonradan anlaşılmış. Kız üç-dört ay önce ailesiyle birlikte okyanus kenarındaki bir kasabada tatil yapmış. Ahtapot yumurtaları da mikroskobik boyutlarda olurmuş ve bunlardan doğal olarak okyanus sularında milyarlarca varmış. Kız muhtemelen yüzerken yuttuğu sularla beraber bu yumurtalardan da indirmiş mideye. İşte bunlardan biri de. milyonda bir görülecek biçimde de olsa. kızın vücudunun içinde yaşamayı. hatta büyüyüp gelişmeyi başarmış.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:13 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Ben öldüm galiba!

Mezbahadan et taşıyan bir tırın sabahın erken saatlerinde yüklenip bir an önce yola çıkması gerekiyormuş. Işe sabahın kör vakti gelen işçiler tırı yüklemeye başlamışlar. Alelacele işi bitirmişler. Tırın şoförü arkadaki soğuk hava deposunun kapısı kapatılır kapatılmaz yola çıkmış. Ancak son eti çengele takmaya uğraşan işçinin içeride kaldığını kimse farketmemiş. Uyku sersemi olan işçi de başına gelen korkunç şeyi ancak tır hareket edince farkedebilmiş. Tır hiç durmadan 8 saat yol alacağindan arkadaşları kaybolduğunu farketmezlerse donarak öleceği kesinmis.


Bir süre duvarları yumruklamış ama sesini duyuramayacağını biliyormuş. Bir süre sonra üşümeye başladığından hareketleri yavaşlamış ve bir kenara çöküp ölümü beklemeye başlamış. Oturup kaçınılmaz sonunu beklemeye başlamış ve cebinden çıkardığı kağıt kaleme yazmaya başlamış. 1. saat: çok üşüyorum; 2. saat: her yerim uyuşuyor; 3. saat: ayaklarımı hissetmiyorum; 4. saat: donarak ölmek istemiyorum kalemi tutucak gücüm kalmadı ellerim dondu...


Tır etleri teslim edeceği yere geldiğinde şöförü dondurucunun kapısını açınca içerisinin soğuk olmadığını farketmiş. Sabah yola çıkarken aceleden dondurucuyu çalıştırmadığını hatırlayan şoför lanetler okurken köşede büzülmüş yatan işçiyi görmüş. Adamın uyuyakaldığını sanan şoför işçiyi sarstığı halde uyandıramamış.


Polis olaya el koymuş şoför tutuklanmış. Bir müddet sonra adli tabip raporunda işçinin ölüm nedeni vücut ısısının hızla düşüşü olduğu açıklanınca temize çıkmış. Meğerse talihsiz işçi psikolojikman ölmüş

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:13 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Cin'le dalga geçince

17 yaşındaydım ve annemin memleketi olan Giresun'daydık. Döndü abla o sıralarda 22 yaşında falandı (annemin amcasının kızı). O'nu her gece cinler döverdi ve üzerinde taşıdığı kuran'ı çıkartması için baskı yaparlardı. Birlikte yatıyorduk onlarda kaldığım zamanlarda ama sabahları vücudunun her yerinde morluklar oluyordu bende ise hiçbirsey olmuyordu ve hiçbirsey hissetmiyordum... Bir gece Döndü ablası ablasının akrabası Emine ve onun nişanlısı epey geç saate kadar oturduk. Döndü'nün annesi ise saat 11 gibi yattı uyudu başka odada. Biz hala sohbet ediyorduk. Saat gece 02.00 olmustu.. Ben cin çağırmayı önerdim. Bu onlara da cazip gelmiş olacak ki kabul ettiler. KİKİ adında kibrit cinini hepiniz duymuşsunuzdur. Bir kutudan 4 tane kibrit çöpü aldık ve cin çağırdık dualarla. Bu işlerden çok iyi anlıyordu Döndü. Sorular soruyorduk kibritlerde sağa sola hareketle bize cevap veriyordu. Ben yaşımında küçük olmasından dolayı bayağı zırvalamaya başlamıştım. Cin ile dalga geçiyordum. Yanımdakiler ise iyice korkmuşlardı benim cine ileri geri konuşmamdan! Beni sürekli sus diye uyarıyorlardi. Neyse bir müddet sonra ışık kendiliğinden kapandı kalktım düğmesine bastım açtım arkamı döndüm ki tekrar çat!! diye düğmeden kapandı ışık.. Bulunduğumuz oda köy evi olduğundan mutfak ve oturma odası bir kullanılan bir oda.. Mutfak dolabi zangır zangır titremeye ve tabaklar birer birer yere dökülmeye başladı.. Hepimiz korkudan sapsarı olmuştuk TV açık değildi birden TV açıldı. O zamanlar sadece TRT 1 gösteriyordu köy yerinde. Bilmediğimiz yabancı kanallar fişek gibi açılıp kapanıyordu.. Biz binbir dua okuyarak cini göndermeye çalışıyorduk. Artık yorulduk ve kibrit çöplerini masanın üzerine bıraktık. Aman Allah'ım cin gitmemişti ve masanın üzerindeki kibrit çöpleri kendiliğinden hareket ediyordu. Döndü'nün akrabası olan kadın bayıldı bayılacak. Saat 04.00 olmuştu artık ve Döndü'nün akrabası olan Eminenin nişnlısı eve gidecekti. Köy yerlerini bilirsiniz acayip sessiz ve ürkütücü olurlar. Evine gideceği yol da ormanın içinden geçen ve derenin olduğu bir yer. Neyse bu çıktı gitti ve biz cini göndermek için uğrasmaya devam ettik.. Tabi ki başaramadik öyle kızdırmışım ki onu her yeri darmadağın etti diyebilirim... Ve işin ilginç yanı yan odada yatan yengemin çıt bile duymamış olmasıydı.. Sabah ezanı okunurken hepimiz korkudan ve uykusuzluktan uyuyakalmışız.. Yengemin sesiyle uyandık ORTALIĞIN HALİ NE BÖYLE diye soruyordu. Ona anlattık o da ürperdi ve kızdı bize.. Emine'nin nişanlısı da ertesi günü geldi ve gece eve gittiği yolda onu taşlamıştı cinler bu taşlar pek bir yerine isabet etmemişsse de omuzuna ve alnına çarpmış ve oldukça morarmıştı.. Aynı gece ben ananemin evine gittim yatmaya ve o gece Döndü ablamı da çok sıkıştırmışlar ve acaip dövmüş cinler. Kız günlerce vücudu ve yüzü morluklar içerisinde gezmek zorunda kaldı... Komşumuz olan bir hocaya olanları anlattık! Hoca bile dehşete kapıldı ve cinin beni yaşım küçük olduğu için affettiğini yoksa yetişkin bir insanın cinle o şekilde dalga geçse çarpılacağını ağzının burnunun ters döneceğini söyledi...

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:13 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Falcı

Olay 1999 yazında gerçekleşmişti. Ben bu tarihte Erdek'te bir otelin barında çalışıyordum. Bu nedenle geceleri geç yattığım için öğlen kalkıyordum. Yine böyle gece geç saatlere kadar çalıştığım bir günün ertesi;öğlen saat 4 gibi kalktım ve her zaman yemek yediğim yer olan otelin karşısındaki büfeye gittim. Orada otelin güvenliklerinden biriyle karşılaştım ve beraberce bir masaya oturduk. Yemeğimizi yerken yanımıza benim arkamdan biri yanaştı ve aynen şu cümleyi söyledi:

-"falına bakmamı ister misin?"

Ben bu lafın bana söylenmediğini düşünerek tostumu yemeğe devam ederken.Sesinden kadın olduğunu anladığım o şahıs aynı soruyu tekrarladı:

-"falına bakmamı ister misin?"

Bunun üzerine dayanamayıp arkamı döndüm. Ben de herkes gibi döndüğümde o tipik falcı kılığındaki birini göreceğimi sandığımdan hızlı ve sinirli bir dönüş yaptım ki bunun bir diğer nedeni o güne kadar fala inanmıyor olmamdı. Kadınla göz göze geldik ve kadın az önce sorduğu soruyu benim ona herhangi bir şey söylememe fırsat vermeden yineledi:

-"falına bakmamı ister misin?"

Ben de üzerimde neden olduğunu bilmediğim o bir anlık şaşkınlığı atarak hızlı bir şekilde “hayır” diyerek arkamı döndüm .Bunun üzerine yanımdaki güvenlik arkadaşımın kadına "benim falıma bak" dediğini duydum. “Duydum” diyorum çünkü o 3-5 saniye arası sanki yaşanmamış gibi geliyordu. Arkadaşım kolumu tutarak benim de baktırmamı parasını kendisinin vereceğini söyledi. Ben de gayri ihtiyari sanki bunu yapınca rahatlayacakmışım gibi kafamı olur anlamında salladım. İşte tam bu sırada falcı kadın arkadaşıma onun falına bakmayacağını söyledi ve benim yanıma gelerek sanki bir “Rıdvan”(cennetin bekçisi) gibi tepemde dikildi. Bunun üzerine ben de ne istediğini istediğinin para mı olduğunu sordum. Falcı kadın aynen şunları söyledi:

-falına bakıcam!

Ben de sanki bu bir oyunmuşçasına;

"-niye"dedim.

Kadın buz gibi donuk sesiyle

“-çünkü az önce istediğini söyledin” dedi.

Az önce kaynağını bilmediğim o -irkilme sebebim- gibi görünen kadın bana bir anda çekici gelmeye başladı. Ve aklımdan ““neden olmasın ki ne kaybedersin ki zaten”” denen o en tehlikeli düşünce geçti ve falcı kadına “TAMAM” dedim.

Kadın hiç duraksamadan yanıma oturdu ve kafasını yere doğru eğerek bana sağ elimi uzatmamı söyledi. Ben de biraz yaramazlık olsun diye aklımdan sol elimi uzatmak geliyordu ki falcı kadının ağzından beynimdeki tüm kanı donduran şu sözler döküldü.

“Sakın ha yanlış elini uzatmak gibi haylazca bir şey yapma.”

İşte o an kendimi felç olmuş gibi hissettim. Oradan gitmek istiyordum ama mümkün değildi. Ayaklarım sanki yere mıhlanmış gibiydi. Ben bu korkuyla karışık durumda sağ elimi kadına uzattım. Kadın parmaklarımın arasına bir bezden sıktığı sıvıyı sürdü ve sağ elimi sol elimle kapattı. Ve sonra sanki bana acırmışçasına baktı. Ardından elimi açtı ve bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bi an sustu ve bana kelimelerine hiç aralık vermeden şunları söyledi:

“Bir kağıt alacaksın ve bu seni büyük bir topluluğun içine sokak 3 gün içerisinde çok sevdiğin iki insanı kaybedeceksin. Şu an sıkıntıların var ama yarın bunların hepsi sona erecek. Annen çok uzaklardan bir haber alacak. Ve en son söylediği söz ise şuydu 2 abinden büyük olanı küçük olanından daha uzak bir yere gidip sizden ayrılacak.

Olayın hikaye kısmını geçerek size o hafta olan olaylardan bahsedeyim.2 gün sonra üniversite sınav sonuç kağıdım geldi ve ben artık bir kalabalığın içinde olmaya hak kazanmıştım. Bundan bir gün sonra kuzenim intahar ettiği haberini aldık ve aynı gün dayım kalp krizinden öldü. Ortanca abim aniden askere gitmeye karar verdi ve diğer abim de üniversite için Avusturalya’ya gitti. Ben bu olayın üzerinden yaklaşık 3 yada 4 ay sonra tesadüfen tekrar Erdek'e gittim. Aklıma bu kadın geldi ve aramaya karar verdim. ancak tüm aramalarım boşa çıkmıştı ki. Son bir kez uğradığım benzin istasyonundakilere sorarken birisi bana o kadını tanıdığını ancak o kadının yaklaşık 3 sene önce öldüğünü söyledi. Benim o anki halini tarif edemiyeceğim için bu tarifi size bırakıyorum. Daha sonra adama olayı anlattım .Adamın bana inanmamış olduğunu anlasam da kadının yaşadığı yeri bilip bilmediğini sordum. Bana kadının evini tarif edebileceğini söyledi. Ben tarif doğrultusunda eve gittim. Ancak gittim yer bir ev değil harabeydi. Yanmış yıkık dökük içinde şarap içenlerin olduğu yıkıntı bir yerdi. Ben evin içine girdim biraz dolaştım içerde şarap içen insanlara böyle birini görüp görmediklerini sordum. Kimse görmediğini söyledi ben de ümidimi kesmiş evden tam ayrılacağım sırada az önce çıktığım merdivenlerin üstünde kadının benim elimin üstüne sıktığı bezi gördüm. Diyeceksiniz ki aynı bez olduğunu nerden biliyorsun.


ÇÜNKÜ O GÜNDEN SONRA SAĞ ELİMDEKİ KOKU HİÇ ÇIKMADI...

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:13 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Hayal(mi)?

Akşamları çok yemek yediğimde zor uyur ve genelde kabus görürüm. Yemeği yine fazla kaçırmıştım. Hiç karabasan görmedim. Ama bu yemeğe görürüm artık diye düşünüp uyumaya koyuldum. Sadece terliyor bir o tarafa bir bu tarafa dönüyordum. Tam daldığım sırada birinin bana baktığını hissettim -Biraz korkağımdır. - hemen irkildim. Odamın yarısı kadar bir gölge hafif hareketlerle bana dogru bakıyordu. En kötü yanı ise bunun rüya olmadığını biliyordum. Elim lambanın düğmesini arıyordu ama bulamıyordum. Nefes alamadım ve bağıramadım. Elektrik düğmesini buldum ama açmaya çok korkuyordum. Gözlerim bana anlamsızca baktığına inandığım gölgeye dönüktü... Işığı açtığımda sandalyemin üzerine yığılı elbiselerin onlarında üzerinde kedimin bana baktığını gördüm. Nede olsa hepsi birden kocaman bir soru işaretiydi benim için. İçim rahatlamıştı. Kedimi sevmek istedim. Hırlayıp yok olup gitti. Asabi bir kedi değildir. Bende tekrar yattım. Aniden tekrar birinin bana baktığını hissederek irkilip ışığı açtım. Aynı manzaranın tekrarı olması benim sinirimi bozmuştu. Gülmeye başladım. Daha sonra sinirlerim yatışsın diye kalkıp bir kahve yapmaya karar verdim. 20 dakika sonra odama döndüm. Tüylerim diken diken olmuştu. Kedim aynı pozisyonda hiç oynamadan duruyordu. Pencerem açık olmasına rağmen odamda ağır bir koku vardı. O tatlı kedimin hareketsizce gözlerimin içine bakması beni oldukça etkilemiş olacak ki birden ağlamaya başladım. Sinirlerim bozulmuştu. Arkadaşımı aradım. Hemen buraya gelmesi gerektiğini ve sinirlerimin bozulduğunu söyledim. Döndüğümde kedim yerinde yoktu. Koku arttıkca artıyordu. Ama nereden geldiğini anlayamamıştım. Odayı aramaya başladım. Heryeri kokluyordum. Balkon tarafındaki camdan aşağıya doğru bakarken hızla kapım çarptı. Hemen kapıya koştum fakat açmaya korkuyordum. Kapının öteki tarafindan kedimin çıkaramayacagi sesler duyuyordum. Kalbimin nasil attığını hala hatırlarım. Bağırmaya başladım. Koku sinirbozukluğu o garip seslere bir de telefonun o yüksek sesi katılmıştı. Derin bir nefes aldım kapıyı açtım ve doğru tuvalete gittim. Yansımam beni ürkütmüştü. Sinirbozukluğunun verdiği yorgunluktan olsa gerek kendi yansımamın bana oyun oynadığını düşündüm.Tam bayılıp kalacağımı sandığım sırada telefon tekrar çaldı. Açmaya cesaret edemedim önce. Sonra içeri gidip ahizeyi kaldırdım kulağıma dayadım... Telefonda arkadaşımın sesini duydum. Gelemiyeceğini söylerken birden sesi değişmeye başladı. Sanki sesi apartmandan aynı anda gelir gibi yakından duyuyordum. Tüylerim ürpermisti. Ben hiç konuşmadığım halde bana açıklamalar yapıyordu. Açıkcası saçmalıyordu. Bana ikide bir "gelmeyeyim ben ama sana bişey olmayacak. O sadece alacağını alıp gidecek." diyordu. Kedim etrafta gezerken normal sesler çıkarıp geziyordu. Eski tedirginliğim kalmamıştı. Neydi? Kedime ruh mu girmişti? Hayır. Ya kapı? Hava akımından çarpmıştı. Arkadaşımın ise içmiş olacağını düşündüm. Ama koku gerçekti..

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:13 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Işıkları açmadığın için memnun musun?

İngiltere'de okuyan iki Türk kızı yurttta aynı odada kalıyorlarmış. Bir gece kizlardan biri arkadaşının evine ders çalışmak için gidecekmiş.


Diğer kızla vedalaşıp çıkmış ama daha yurttan 100 metre falan uzaklaşmış ki ders kitaplarından birini unuttuğunu farketmiş. Odaya geri dönmüş tabiyatıyla. Kapıyı açtığında ışıkların kapalı olduğunu görmüş. "Banu yattı heralde" diye düşünüp ayaklarının ucuna basa basa karanlıkta kitabını aramış. Bulamayınca da "Şimdi kızcağızı rahatsız etmeyim nasılsa arkadaşımda aynı kitaptan var. İdare ederiz artık" deyip çıkıp gitmiş. Ertesi sabah sınavdan sonra odasına döndüğünde bir de ne görsün! Oda baştan aşağı kan içinde! Arkadaşının vücudu da parçalar halinde oraya buraya dağıtılmış.


Duvarda da (muhtemelen kızın kanıyla yazılmış) bir yazı varmış:

"Aren't you glad you didn't turn on the lights?"


(Işıkları açmadığın için memnun musun?)

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:13 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Kafaları kopmuş

İngiltere aniden bastıran sisiyle ünlüdür. Yine sisin yoğun olduğu bir gün kadının biri şehirlerarası bir yolda arabasıyla seyahat ediyormuş. Sabahın erken saatleriymiş. Sis yüzünden pür dikkat ve olabildiğince yavaş gidiyormuş. Derken yolun iki tarafında oldukça garip açıyla park etmiş iki araba görmüş. Önce korkmuş. Ama merakına yenik düşmüş ve arabasını biraz ileride güvenli bir yere çekmiş.


İhtiyatla ilk arabaya yaklaşmış. Her halinde savrularak durduğu belli olan otomobilin görünen bir hasarı yokmuş. Otomobilin etrafında dolaşan kadın şoför mahalinde yan koltuğa doğru yatmış bir adam olduğunu görmüş. Açık pencereden içeri uzanarak adama seslenmiş. Yanıt alamamış. Bu arada farkında olmadan kapıyı tutunca eline yapışkan bir şey bulaşmış. Alacakaranlıkta eline bulaşan şeyin önce ne olduğunu anlayamamış ama birden bire jeton düşmüş. Elindeki kanmış.


Panik içinde arabasına koşmuş. Son sürat en yakın yerleşim yerine gidip polise durumu anlatmış. İngiliz polisi hemen harekete geçmiş. İki arabanın bulunduğu yere vardıklarında olağanüstü tedbirler alarak arabalara aynı anda iki ekip halinde yaklaşmışlar. Biraz sonra her iki ekip lideri polis müdürüne arabalarda kafası kopuk birer ceset olduğunu rapor etmişler.


Bir süre sonra cesetlere ait iki kafa bulunmuş. Kafaların her ikisi de darmadağan olmuş vaziyetteymiş. Otomobillerde ise hiç bir hasar yokmuş cesetlerde başka bir darbe de. Kafalar ise kesici bir aletle kesilmemiş güçlü biri ya da bir şey tarafından sanki bir serçe kafasıymış gibi çekip kopartılmışa benziyormuş. Polisler bu işin içinden bir türlü çıkamamış. Olaya İngiliz gizli polisi MI5 el koymuş.


MI5'da yeni kurulan seri katil araştırma birimi olay mahalini didik didik incelemiş. İki gün sonra MI5 karargahına bu esrarengiz olay hakkında bir rapor ulaşmış. Dehşet verici bu olay aslına basit bir trafik kazasıymış. Raporda olay şöyle anlatılıyormuş. Yoğun sise rağmen hız yapan iki sürücü de bellerine kadar sarkarak yolu daha iyi görmeye çalışıyorlarmış. Karşı yönlerden gelen bu iki otomobildeki sürücüler hızla gelen diğer otomobili çok geç farketmişler. Kafaları birbirine hızla çarpınca ikisinin de kafası kopmuş

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:14 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Mezarliktaki Yangin

Su an 17 yasindayim ve olay bundan 3-4 sene evvel YASANMISTIR. O yaz en büyük zevkimiz arkadaslarla gece asagi inmek idi ve hemen hemen indigimiz her gece birbirimize korku hikayeleri anlatirdik. Anlattigimiz hikayeler genelde kendi hayal ürünümüz olurdu fakat anlatirken sanki yasamis gibi anlatirdik ve kendi uydurdugumuz hikayeye o ortamin verdigi gerilimle kendimiz de inanir ve korkardik. Içimizde en çok hikaye anlatan Nedim diye bir arkadasimiz idi. Nedim yasça bizden büyüktü ve bizi korkutmayi iyi basariyordu açikçasi. Yine böyle bir gecede Nedim bize çok ilginç bir hikaye anlatti. Hikayeye göre bazi insanlar sebepsiz yere içlerinden gelen bir atesle küle dönüsecek kadar yaniyorlarmis. Bu yanma o kadar çabuk gerçeklesiyomuski* kendisini kurtarmaya zamani olmuyormus kurbanin. Ayrica bu olay kurban yalnizken gerçeklesiyormus* yani görgü tanigi olmuyormus hiçbir zaman. Bu anlattigi hikaye ilginç oldugu kadar inandirici gelmemisti çogumuza. Fakat Nedim evinden getirdigi ansiklopedi de yazilanlari bize gösterince tüylerimiz diken diken olmustu hepimizin. Bu olaylar gerçek yasanmis olaylar olarak anlatiliyordu ansiklopedide kanitlari ile. O gece eve kosar adimlarla çiktim ve bütün gece gözlerime uyku girmedi. Ertesi gün ise belki hepimiz için hayatimizin en korkunç günü olmustu. Gelen habere göre Nedim bir sokak arasinda ölü bulunmustu ve isin ilginç yani Nedim'in gömüldügü mezarlikta 1 hafta sonra yangin çikmisti ve bütün mezarlar yok olmustur.Inanmayan arkadaslar eski gazeteleri karistirabilirler. Tarih: 3 Eylül 1997* Mersin mezarligi orman tarafinda onlarca mezar yanmistir.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:14 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Tepedeki Ev

Yillardan 1994'dü.Ben annem ve abim Tunceli'deki köyümüze gitmistik.O zamanlar 12 yasinda falandim.Oraya gittik ve amcamlarin evine yerlestik.Benim orada tanidigim hiç kimse olmadigi için ben amcaogluyla(Yusuf)la oynuyordum.O bana biraz macera yasamak istediginden falan bahsederdi hep ve bir gece onla uyumadik ve biraz macera yasabilmek için neler yapabilecegimizi düsündük ve en sonunda köyü çevreleyen daglardan birindeki bir eve gitmeyi önerdi Yusuf fakat bunun çok tehlikeli olabilecegini köyün ileri gelenlerinin sik sik onlari oraya çikmamalari konusunda uyardigini söyledi.Bizde bunu büyük bir gizlilikle yapacaktik.Yusuf'un en yakin arkadasi Ismete anlattik düsündügümüzü ilk basta biraz tirsti fakat daha sonra oda bunu kabul etti.Ertesi gün çantalarimizi*yiyeceklerimizi hazirladik ve erkenden yola çiktik.O gün hava biraz pusluydu ve içimden bir ses bunun tehlikeli olabilecegini söylüyordu.Fakat bunu onlara söylemedim ve yolumuza devam ettik ve yolda giderken etrafta bol bol koyu*inek*keçi*tavuk gibi hayvanlarin kemikleriyle karsilasiyorduk ben biraz daha korkmustum ve nerdeyse aglamak üzereydim.en sonunda oradaki eve vardik ve içeri girdik içerde anlamadigimiz diller yazilar falan vardi ve penceresi oldugu halde içerisi karanlikti içeride anlayamadigimiz çok degisik cisimler vardi etrafta taslarin içerisinde sular falan vardi.Ve döner biçagi gibi kocaman ama paslanacak kadar eski birkaç biçak vardi birden Ismet degisiverdi sanki biz kormaya baslamisken o gülüyordu.Kendi kendine oynasirken taslardaki suyu üstüne döktü ve bir biçagi eline alip oynamaya basladi bir anda biçakla oynarken biçakla parmagini kesti ben çok korkmustum aglamaya basladim çünkü bir anda Yusuf da degismis sanki çildirmis gibi oldu bu arada Ismetin parmagi çok feçi bir sekilde kaniyordu.Daha sonra kostum kostum sanki bir sey beni kovaliyor gibiydi ve annemin dürtmesiyle uyandim bana gece boyunca döndügümü*agladigimi tepindigimi söyledi.Kahvaltida Yusufla konusmaya basladim rüya mi anlattim ve belki inanmayacaksiniz ama bana tepedeki evi nerden bildigimi sordu.Daha sonra disari çiktik ve Ismeti gördük parmagi sariliydi...

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:14 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Ruh

Öncelikle merhaba demem gerekiyor sanirim. Size yazacagim olay teyzamin basindan geçmistir. Benim bütün teyzelerimin basindan böyle seyler geçmistir hepsini yazmak isterdim ama sadece bir kaç tanesini yazacagim. Bir gün Ankara'ya gittigimde teyzemlerde kalmistim ben teyzem ve 2 kuzenim. Teyzem böyle seyleri konusmamizi istemiyordu ama biz yinede konusuyorduk. Kuzenim teyzemin (onun annesi oluyor) basindan geçen bir olayi anlatiyordu. Vede sunu belirtmem gerek bu teyzem böyle seylerden hiç korkmaz yine sorarsin hiç ürkmedin mi diye hayir der. Yani gecenin 3 ünde yatirlariyla ünlü bi köyde disari çikma cesareti bile gösteriyor. Açikca söylemek gerekirse ben asla çikamazdim. Herneyse benim ölen bi kuzenim daha vardi. Ben hiç görmedim onu çünkü ya dogmamistim yada 1 yasinda bile degildim. Bir gün teyzem onun ölümünden sonra gece yataginda onu düsünmeye baslamis öbür tarafta nasil acaba? Diye kendi kendine soruyor ve agliyrmus her gece oluyormus bu her gece istemeden agliyormus. Bir gece yine onu düsünürken (normal olarak gözleri kapali) bir kararti fark etmis ve gözlerini açmis karsisinda ölen kuzenim duruyormus. Bir süre teyzeme gülerek bakmis ve el sallayip gitmis. Sonra teyzem anlamiski öbür tarafta mutlu. O günden sonra hiç düsünmemis onu. Vede sadece kuzenim annesine yani benim diger teyzeme anlatmis bunu vede o 2 kuzenimde gizli gizli dinlemisler. Vede bana anlattilar. Haa aklima gelmisken bu teyzemin basindan bir olay daha geçmis. Yine gece tuvalete gitmis sonra odasina geldiginde bi dedenin teyzemin sandiktaki geceligini giydigini görmüs sonra teyzem 'kisa gelmis dur çikarda uzatayim'demis ve egilmis geceligin ucuna sonra dede kaybolmus elbisede yere düsmüs. Aslinda bu anlatiklari bana biraz saçma geldi ama teyzem dogru oldugunu söylüyor (bizim israrimiz üzerine anlatmisti bunu). Zaten teyzemin yalan söyleyecegini sanmam. O gece 2 kuzenimle beraber hiç uyuyamadik çünkü hepside dogruydu bu anlatilanlarindan sonra uyurken hep tikirtilar duyduk vede sesler. Ama sabah kalktigimizda komik geldi çünkü hepimiz korktugmuzda psikolojik olarak böyle seyler uydurabiliriz yada bazi esyalari ruha cine cadiya falan benzetebiliriz. Yazacagim o kadar çok sey varki artik onlari da baska yazilarimda sizlere aktaririm.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:14 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Seytan

Yil 1994 temmuz ayi cumartesi aksami.. Ben ve kardesim o aksam yemek yiyorduk ve aniden zil çaldi* kapiyi annem açti.Kapida olan kisiler arkadaslarimdi ve bizi asagiya çagiriyorlardi saat 10.00'na geliyordu sofradan kalkar kalkmaz asagiya indik arkadaslarimizla her gece korkunç hikayeler anlatirdik* (Gece dedim çünkü sabahlara kadar oturur hikayeler anlatir oyun oynardik) her kafadan bir hikaye çikardi ortaya ama birbirimizi korkutmak için yaris yapardik.O aksam herkez hikayesini anlattiktan sonra oyun oynamaya karar verdik* o zamanlar 11 yasindaydim ve saklanbaç oynamayi çok seviyordum. Ebe saymaya basladiginda herkes yerini almisti ve bende* tabiki ben o anki olacak olaylardan haberdar degildim* kim bilirdiki seytani karsimda görecegimi neyse konuya geçelim ben yerimde ebenin saymayi bitirmesini bekliyordum ebenin saydigi binanin yan tarafindaydim ebebin saymasi bitmedigi için sikintiya girmistim o* an arkami dönmemle dona kalmam bir olmustu simdi seytanla karsikarsiyaydim o herkesin bildigi gördügü bir tipten degildi (tabiki görenler için..) 2 metre boyu*yumrugum kadar iri ve kipkirmizi gözleri çatal biçiminde uzun asasi 2 adet iri buynuzlari ve üstünde siyah birseyi vardi ama ayaklari yoktu evet yanlis okumadiniz ayaklari yoktu adeta uçuyordu o* anda vücudum çözülü vermisti hemen bahçenin ortasindaki kuyunun arkasina saklanmistim ebe agladigimi duyunca hemen arkadaslara haber verdi bu seytani yakin arkadasimda görmüs ve oda çok korkmustu. (ismini vermeyecegim.) Ve bu olaylardan sonra her pisligin yaninda cinlerin olduguna saitlik ettim. Ertesi sabah seytani gördügüm yere geldik orada bulunan ev bombostu evin içinde bir el vardi ve sanki el bizi seyrdiyordu önce inanmadik sonrada banyoda gördük ev zemin kattaydi banyonun penceresinden içeri yumurta kartonu attik ve karton geri geldi ve bu olay bi kaç defa gerçeklesti ne zaman oraya gitsek üst kattakilerin kizini yerde baygin buluyorduk ve bu olaydan sonra bisey farkettimki ne zaman korkunç hikayeler anlatsak ozaman kötü seyler oluyordu ama anlatmayida seviyorduk. Bu yüzden siz siz olun sakin korkunç seylerden bahsetmeyin eger cinlerden bahsedecekseniz kötü varliklar diye konusun* bunu sakin unutmayin...

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:14 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Karabasan

Ramazan ayinin ortalarindaydik. Ertesi gün oruç tutmak için sahura kalktim ve uykulu bir halde yemek yedikten sonra* henüz daha sogumayan sicak yatagima uzandim. Uykuya dalar gibi olmamla birlikte üzerimde bir agirlik hissettim. Gözümü açtim ve hareket etme çabalarim sonuçsuz kaldigini gördüm. Yatagimin bulundugu yerden yemek masasinda yemek yiyen annemi görmeme ragmen bir türlü hareket edememem* beni çok sasirtmisti. Vücudumun hiç bir noktasini hareket ettiremememin yani sira parmagimi bile kipirdatamamam beni iyice telaslandirdi. Çünkü daha önceden böyle bir olayla hayatim boyunca karsilasmamistim. Müthis bir güç harcamama ragmen hareket edemiyordum ve avazim çiktigi kadar bagirmaya basladim. Aman Allah'im sesim de çikmiyordu. Yaklasik 3-4 metre uzakta olan anneme lütfen beni kurtar dercesine çirpinmalarima karsi bir türlü kendimi farkettiremiyordum. Artik dayanamayarak gözlerimi kapadim ve "Yeter artik ne zaman bitecek bu iskence? Yoksa ölecek miyim?" gibi düsüncelere dalarken* birden birinin elini omzumda hisettigim anda üzerimdeki agirlik bir anda yok oldu. Bagirarak gözlerimi korkuyla açtigimda omuzundaki elin anneme ait oldugunu görmenin rahatligiyla* yataktan siçrayisimin sesi tüm ev halkini ayaga kaldirmisti. Peki neydi o üstümdeki cisim? Bir insan uykuda olabilir ama gözleri açik asla...

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:14 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Kan Kokusu

Uzun süre oldu kuruyali* bayat kokusu ortaya çikali. Çok sicak bir yaz günü veya berbat bir kis günüydü belki. Sabah kalktigimda ellerimin oldugundan daha çok titremesinden anlamistim bugün kan kokusu alacagimi. Sigarama uzandim her zamanki gibi. Bir nefes* bir nefes daha. Sigara bile sakinlestirememisti titreyen* intikam isteyen ellerimi. Daha günes dogmamisti* belki o gün hiç dogmayacakti... Dogsa bile bakmayacakti sadece kurbanlarini gören uykulu gözlerim. Aynaya baktigimda soguk bir ten* kipkirmizi gözler ve titreyen eller görmek hiç sasirtmamisti bu sefer. Sanki uzun zamandir bekledigim gün buydu* evet evet o gün bugündü. Ne giydigimi hatirlamiyorum o gün. Muhtemelen soguktan koruyan bir bere veya günes gözlügü. Renklerin önemi yoktu.. kirmizinin* kanin rengi disinda. Herzaman yaptigim gibi ayni otobüse binecektim. Fakat bu sefer onlar beni degil* ben onlari öldürecektim. Hayatimda hiç olmadigim kadar sogukkanli. Her sabah gördügüm o soluk* nefret dolu* igrenç yüzler. Hepsi oradaydi yine. Farkina bile varamayacaklardi otobüsün camlarina fiskiracak kanlarin rengini* tadini. Ansizin çekiliverecekti o igrenç* ise yaramaz ruhlari bedenlerinden. Bir süre en nefret ettigimi seçmek için düsündüm. Sanirim bulmustum. Su hergün* maasini son kurusuna kadar yatirdigi o igrenç* muhtemelen "mezbaha" markali parfümünü sikan* igrenç bacaklarini otobüsteki her gözün içine sokan ......ti galiba. Önce kurbani tanimak gerekiyordu. onu can çekisirken mi izlemeliydim* yoksa tek bir çiglik ve kan mi olmaliydi. Bir durak* bir durak daha. Inmesine 2 durak kala* artik zamanin geldigine inanmistim. Hala kararsizdim neyle öldürecegime ama ellerim o kadar siddetli titriyordu ki bu karari çabuk vermem gerekiyordu. Bu biçagi alirken ne için kullanacagimi bilmiyordum bile.. Fakat sonunda bir ise yarayacakti. Artik emin adimlar atma vaktiydi. Her zaman nasil oluyorsa oturdugu ayni koltuga dogru ilerlemeye basladim. Etrafimdakiler gözümdeki nefreti ve kararliligi görmüs olmalilar ki onlara çarpmama hiçbirsey söyleyemediler. Nabzim daha da hizlanmis* elimin titremesi çok daha normal gelmeye baslamisti. Bir metre daha ve ordaydim.. 2 veya 3 saniye sürmedi* büyüklügünü ancak o zaman anladigim biçagimi çikarip kaltagin gögsüne saplamam. Ummamistim bu kadar kan fiskiracagini* ummamistim parfümünün o an bu kadar güzel kokacagini. Bir daha ve bir daha sapladim.. Agzindan kan gelmesi daha da alevlendirmisti içimdeki vahseti. Suratimdaki sicaklik* hep bekledigim huzurdu sanki. Yorulmustum. Bir an olsun etrafa baktim.. Donup kalmislardi. Herzaman o gür sesiyle yüksek sesle konusan o.... çocugu. O da susuyordu. Bu korku ona yeterdi belki* belki yarinki otobüste anlatacagi birçok sey görmüstü. Peki ya ertesi gün? acaba onun kani da kirmizimiydi* en az bunun kadar igrenç miydi kokusu. Çok geçti artik ögrenmek için. Kapiya yaklastigimda* soförün ben söylemeden açtigi kapidan o otobüsün en sessiz yolcusu olarak indim herzamanki gibi. Son kalan sigarami içmek için en iyi zamandi

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:15 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Kara Büyü

Bir gün ev arkadasimla can sikintisindan

kendimize bir büyü bulmayi ve bunu insanlar üzerinde denemeyi düsündük öyle saçmasapan bazi kelimeleri bir araya getirdik ve bunlari ezberledik. Bu sadece ikimizin bilcegi bir büyü olmaliydi. Ama ne için yapilmasi gerektigine karar veremedik ve yattik.


Ertesi gece yilbasi partisi için aldigim cadi sapkasini basima taktim ve üzerime siyah biseyler giydim bir mum yakip isiklari söndürdük. Bu büyüyü diger ev arkadaslarimdan birine yapacaktim. Olayi önemsemesi için onu inandirdik ve konsantre olmasini sagladiktan sonra büyüye basladim ve bir gece önce uydurdugumuz sözcükleri söylemeye basladim. Büyü bittikten sonra isiklari yakip gülmeye basladik. Büyüyü uydurdugum arkadasimla Sule'ye (büyüyü yaptigim arkadasim) gülüyorduk o ise hiç tepkisiz oturuyordu. Iste tam o sirada birden gök gürlemeye ve simsk çakmaya basladi. Elektrikler kesildi. Yazin ortasinda havanin böyle birden patlamasi bizi hem sasitmis hem de korkutmustu. Bi müddet öylece jeneratörün devreye girmesini bekledik .On saniyede devreye girmesi gerekirken girmedi Biz de mum yaktik ve bütün gece korkudan uyuyamadik.Yagmur sabaha kadar yagdi. Sule ise ateslendi ve ailesini çagirmamizi istedi. O gün ögrendik ki jeneratör bozulmus. Aksama dogru Sulenin ailesi geldi ve onu kayseri deki evlerine götürdüler.Bir ay sonra da gelip esyalarini aldilar ve Sule bir daha ne geldi ne aradi.


Aradan 4 sene geçmesine ragmen bu büyü sözcüklerini ne kadar unutmaya çalissam da bi türlü unutamadim. Bazen aklima gelince bisey olcak diye korkarim.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:15 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

bi gün annemlerler oturuyodu.bende odamda kitap okuyordum.birden telefonum çaldı ben arkadaşımdır diye numaraya bakmadan açtım.telefondaki ses birden bana "şu anda güvende olduğundan emin misin?" dedi.ben tırstım ama bozuntuya vermeden ona hemen sen kimsin,beni neden aradın gibi sorular sıraladım.ama bi anda telefon kapandı.bende hem sinir hem de telefonon ve odada tek kalmamın korkusuyla tıstım.ya 1 ya 2 dk geçti geçmedi bi daha çaldı.ben bu sefer numaraya baktım numara gizliydi.açtım yine aynı ses bu sefer bana "annenler evde mi.yada yaşıyorlar mı?" dedi.ben hemen telefonu kapatıp annemlerin oturduğu odaya koştum.gördüğüm olay kaşısında her tarafıma felç indi.annem,babam,ananemler ve amcamların kafaları kesilmiş ve etrafa yayılmış.kesilmiş değilde sanki vahşi biri tarafından kafaları koparılmıştı.daha bu şoku atlatamadan telefonum bir kz daha çaldı.arayan yine gizliydi.ben bu sefer açmadım ama sanki görünmez biri telefonu açtı.telefondaki ses bana "sana şu anda güvende olduğundan emin misin dedim.ama sen bana cevap vermeden kapattın.yanlış yaptın.bedelini ödemeye hazırlan."ben artık ne konuşuyor nede kıpır daya biliyordum.gerisini hatırlayamıyorum.uyandığımda doktor vardı ve aynı telefondaki sese benziyordu.çevreme baktığımda annemler sapasağlam yanımdaydı.doktor annemlere bişi söleyip kulağıma "ben sana şu anda güvende misin dmiştim.bana sakın karşı çıkma."dedi.hemen aklıma geldi doktorun ayaklarına baktığımda ayakları tersti.annemlere anlatamadım.arkadaşıma anlattığımda ise çok şaşırtıcı bir cevapla karşılaştım "aynısı banada oldu..."

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:15 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Yıl 1994. Temmuz ayı. Cumartesi akşamı. Ben ve kardeşim o akşam yemek yiyorduk ve aniden zil çaldı, kapıyı annem açtı.


Kapıda olan kişiler arkadaşlarımdı ve bizi aşağıya çağırıyorlardı. Saat 10.00′na geliyordu. Sofradan kalkar kalkmaz aşağıya indik.


Arkadaşlarımızla her gece korkunç hikayeler anlatırdık. Gece dedim, çünkü sabahlara kadar oturur hikayeler anlatır, oyun oynardık. Her kafadan bir hikaye çıkardı ortaya ama birbirimizi korkutmak için yarış yapardık.


O akşam herkes hikayesini anlattıktan sonra oyun oynamaya karar verdik. O zamanlar 11 yaşındaydım ve saklambaç oynamayı çok seviyordum.


Ebe saymaya başladığında herkes yerini almıştı ve ben de. Tabi ki ben o anki olacak olaylardan haberdar değildim. Kim bilirdi ki şeytanı karşımda göreceğimi.


Ben yerimde, ebenin saymayı bitirmesini bekliyordum. Ebenin saydığı binanın yan tarafındaydım. Ebebin sayması bitmediği için sıkıntıya girmiştim. O an arkamı dönmemle dona kalmam bir olmuştu.


Şimdi şeytanla karşıkarşıyaydım. O herkesin bildiği, gördüğü bir tipten değildi. 2 metre boyu, yumruğum kadar iri ve kıpkırmızı gözleri, çatal biçiminde uzun asası, 2 adet iri buynuzları ve üstünde siyah bir şeyi vardı ama ayakları yoktu. Evet, yanlış okumadınız, ayakları yoktu.


Adeta uçuyordu. O anda vücudum çözülüvermişti. Hemen bahçenin ortasındaki kuyunun arkasına saklanmıştım. Ebe ağladığımı duyunca hemen arkadaşlara haber verdi. Bu şeytanı yakın arkadaşım da görmüş ve o da çok korkmuştu.


Bu olaylardan sonra, her pisliğin yanında cinlerin olduğuna şaitlik ettim. Ertesi sabah şeytanı gördüğüm yere geldik. Orada bulunan ev bomboştu. Evin içinde bir el vardı ve sanki el bizi seyrediyordu.


Önce inanmadık, sonra da banyoda gördük. Ev zemin kattaydı. Banyonun penceresinden içeri yumurta kartonu attık ve karton geri geldi.


Bu olay birkaç defa gerçekleşti. Ne zaman oraya gitsek üst kattakilerin kızını yerde baygın buluyorduk ve bu olaydan sonra bir şey farkettim ki, ne zaman korkunç hikayeler anlatsak o zaman kötü şeyler oluyordu ama anlatmayı da seviyorduk.


Bu yüzden siz siz olun, sakın korkunç şeylerden bahsetmeyin. Eğer cinlerden bahsedecekseniz kötü varlıklar diye konuşun, bunu sakın unutmayın

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:15 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

birgün bu korkunç hikayeleri okuyordum. hepsini tek tek okudum.birde şeytanla uğraşma diye bir hikaye vardı.onu okudum ve çok etkilendim.o hikayeyi okuduğum zamanlarda satanistlere ilgi duyuyodum.bu hikayede satanistleri anlatıyodu.bu hikayeye pek inanmamıştım ve hikayenin sonunda satanistlerin msn adresi vardı.msn adresini aldım ve ekledim.herzaman açık değildi.3,4 gün sonra tekrar baktığımda açıktı.bana konuş hadi dediler ve başladık konuşmaya.ilk önce başka bişi konuşcaz sandım biraz. msn adresimi nerden aldın gibi sorular bekliodum ama bana ilk sordukları soru şu oldu satanist olmak istermisin?ben hayır dedim onlar neden istemiosun çok güzel deyince korkmaya başladım ve ben çıkıorum dedim.onlar bak bizim amacımız seni korkutmak değil sadece nette çoğalmaya çalışıoruz eğer çoğalamazsak yakında katliam yapıcaz dediler.ben iyice korkmaya başladım ve artık çıkıorum ve satanist olmıycam dedim.onlarda bidaha msn yi açmazsan seni bulur ve öldürürüz dediler.ben hemen msn yi kapattım ve annemin yanına gittim.herşeyi anlattım annemde aç msn ni korkma dedi annemin öle demesiyle ben msn mi tekrar açtım ama o satanisti engellemek için. tekrar açtığımda satanistler hoşgeldin dediler ve ben acayip korktum hemen silip engelledim.benim ayrıca netlogta ve hi5te de adresim var birazda oralara bakıyım kafam dağılsın dedim.ve ne göriyim netlogtada bir satanist. hemen oradanda çıktım.sanki bir anda etrafım satanistlerle çevrili gibi oldu.saat 10 du herkes yatıyodu evde duramıodum ve o korkuyla kendimi dışarı attım.biraz hava aldım içimden ağlamak geliodu ağladım sonra kendime geldim ve evime gittim.bu olayın üstünden 2 hafta veya daha fazla bir süre geçti hala unutamadım ve çok korkuyorum.arkadaşlar siz siz olun sakın benim gibi maceracı ve meraklı olmayın belki daha kötüsüde olabilirdi. size yemin ederim bu olay gerçek.ben inanamadım zararı bana oldu.sizde ister inanın ister inanmayın sonuçta yararı da zararı da size.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:15 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

bu anlattığım hikayeyi ben yaşadım arkadaşlar lütfen bana inanın bir gün teyzemlere gidiyorduk saat gece yarısıydı teyzemlerin evide baya kuytu sokaklarda sonra ilerlerken annemler kayboldu ben çok korktum sonra garip garip sesler duymaya basladım yere bakarak ve korkudan titreye titreye yürüyordum sonra karsıma bi baktımki annem ama farklı bir sekilde ayakları ters dönmüs ve gözleri kırmızıydı sonra ben arkamı döndüm ve kosa kosa ilerlemeye basladım sonra bacağım takıldı ve yere düstüm arkadan bisey beni çekiyordu ilerleyemiyordum sanki çığlık atıordum ama beni duyan yokdu daha dorusu hiç kimse yokdu sokakda sadece ben ve o yaratık sanki acayip korktum sonra bi yolunu bulup ayağı kalktım ve kaçmaya basladım sonra karsımda teyzemi gördüm ona sarıldım ve eve çıktık sonra eve çıkdığımızda annem evdeydi ben şaşkınlıkla anneme bakıordum herseyi anlattım ama inanmadılar sonra annem beni doktora götürdü ve hersey ortaya çıktı yani ben kafamı öle seylere takmıstım ve bunun etkisiylede halisinasyon görmüsüm .... BU GERÇEKTİİRRRRRR !!!!!!!

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:15 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

bu hikaye kesinlikle gerçektir.benim arkadaşım gizem ile birgün okul çıkışı mahallede gezmeye karar vardik.mahallede bitane eski terkedilmiş yapımı daha tamamlanmamış eski bir inşaat halindaki ev vardı. arkadaşım gizem oraya gitmek istedi ama ben çok tedirgindim nolurki dedi.bende zor zor ikna oldum daha sonra inşaatın tuvalet kısmında yani ölmüş bir kedi leşi bulduk çok iğrençti .gizem korkmamamı söyledi sonra merdivenlerden yukarı çıktık sağımıza bir döndüğümüzde kafası bedeninden ayrılmış 5-6 yaşlarında bir kız çocuğu ölüsü gördük öyle bir korktukki gizeme hemen burdan gitmemizi söyledim.ama gizeme bişey olmuştu dili tutulmuş ve gözlerinden damla damla kan akıyordu.donmuş bir şekilde kanlı gözleriyle gözlerime bakıyordu dayanamadım orda gizemi bırakıp kaçmaya başladım tam gidecektimki yanımızdaki kesikj çocuk başı hareket etmeye başladı!!!!!!!!!!!!! öyle kortumki hemen kaçtım bağırdım ama inşaat ev mahalleye uzakta olduğundan kimse sesimi duymuyordu. gizeme birden bişey oldu ve bana doğru gelmeye başladı üstüme atladı ve bana sarıldı.beni öyle bir sıktıki dayanamadım kaçtım kaçarken gözüme o kedi ölüsü ilişti kedinin vücudundan aşırı hızda kurtçuklar ve sinekler çıkmaya başladı.hemen kaçtım kaçarken ayağım bir taşa çakıldı ve düştüm kafamı duvara vurmuş olmalıyım ki baygınlık geçirmişim gözümü hastanede açtığımda aradan tam bir ay geçmiş ölü gibi uyumuşum uyandığımda öğrendimki gizemin cenazesi kaldırılmış ve gördüğüm o kedi ölüsü ilekızölüsü leşlerigömülmüş.ve ben bunu şuanda deli hastanesinden yazıyorum.şükürki bu kadarını hatırlıyorum.bunu sizinle paylaşmak istedim. ama siz siz olunki asla ıssız biyere gitmeyin!!!!!!

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:16 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

Ailemi ben daha bebekken trafik kazasında kaybetmiştim.Teyzem bu acıdan sonra hiç evlenmemiş ve hayatını bana ve ağbime adamıştı.Karşılığında ise yaşamın gerçeği olan yalnızlığını almıştı.Önceleri çok sık aramamıza rağmen ağbiğim ve ben hayatımızın koşuşturmasına dalınca istemeyerek de olsa onu ihmal etmeye başlamıştık.. Telefondaki sesi kırgın da olsa bizi sevmekten ve yardımcı olmaktan hiç vaz geçmeyeceğini tekrarlayan teyzemin çok hasta olduğunu duyduğumuzda her şeyi bırakarak İzmir’e döndük .Bir yıldan fazla bir zamandır kendi imkanlarıyla hastalığıyla uğraşmış. Bizim düzenimizi bozmamak adına hayatını elinin tersiyle kenara iten teyzemi çeşmedeki yazlığımıza götürdüm.Doktorlar çok az bir zamanın kaldığını söylediklerinde onun için elimizden gelen her şeyi yapmaya karar verdik ama çok geç kalmıştık iki hafta içinde onu kaybettik.

Onun yokluğu bizi çok güçsüz bırakmıştı.Onun ölümünden sonra ona yapmamız gereken tüm görevlerimizi yapmış bir daha buralara dönmeme kararı almıştık.Bu nedenle Ağbim emlakçıya giderek yazlığın satışını çabuklaştırmak istedi.Teyzemin birkaç parça özel eşyasını yani manevi değeri olan eşyaları paketleyerek yattık.O gece sabaha karşı

Yaşamış olduğum olay benim şimdiye kadar öğrendiğim ya da tecrübe ettiğim hiçbir bilgiye uymuyordu. Olayı yaşadığım sabah neden ve nasıl olduğunu anlamadan birden sanki birisi tarafından uyandırılmışım gibi aniden uyandım. Sabahın çok erken saati olmasına rağmen böylesi bir heyecanla yataktan kalmamın bir anlamı yoktu.içimden bir ses sanki bir şeylere hazır olmam için beni uyarıyordu.Balkona çıkarak güneşin doğuşunu seyrederken birden

Etrafım gri bir bulutla sarılmıştı ne hareket edebiliyor nede bağırabiliyordum. Adeta donmuştum teyzem karşımda duruyordu yüzündeki ifade hem kırgın hem de kızgın gibiydi .İçimden teyzem artık yok diye düşündüğümde beynimin içinde şu sözcükler yankılandı.Ben yok olmadım yalnızca öldüm.Bütün izlerimi silmek için bu kadar acele etmeniz neden dedi.Hemen akabinde ağbinin yardıma ihtiyacı var diyerek elini ağbimin yattığı odaya doğru uzattı ve duman gibi dağılarak yok oldu.Kendime geldiğimde olanları anlamak için mantığımı zorluyordum.Birkaç saniye uyumuş böyle bir kabus mu görmüştüm..Balkondan ağbimin odasına yaklaştığımda odadan boğuk sesler geldiğini duyarak koşarak kapıyı açtım.Yatağın köşesine sıkışan ağbim nefes almakta zorlanıyordu gözleri yuvalarından dışarı çıkarcasına açılmıştı.Çığlıklarıma koşan komşuların yardımı ile hastaneye yetiştirdiğimiz ağbim ağır bir astım krizi geçiriyordu mutlak bir ölümden kurtulan ağbime olanları anlattım ve evin satışından vaz geçtik.Yedi yıldır işlerimiz ne kadar yoğun olursa olsun çeşmedeki yazlıkta bir ay kalarak bir yerlerde yaşadığına inandığımız teyzemize izlerini yaşatmak için elimizden geleni yaptığımızı anlatmaya çalışıyoruz.. Yaşamımızın en büyük gizemini yaşatan teyzemiz neden ve nasıl bana ulaşmış bu acı olayı önceden görmemi sağlamıştı.Bunların cevabını ebetteki hiç bir zaman alamayacağım.İstediğimiz kadar bilimsellikten bahsedelim madde ve mana dünyaları iç içe yaşamın içinde yerini almaya devam ediyor

aLinti bn yaşamadım haa bunu

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:16 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

iyi saatte olsun



Karabasanlar hakkında hepimiz az çok bir seyler biliyoruz.buralarda okuduğum kadarıyla çok yemekten yorgunluktan vs.şeylerden olması daha muhtemelmiş.ama bugün saat 11.00 gibi basımdan gecen karabasan olayını anlatmak ve bilgi vermek istiyorum.gece 11 00 gibi yattım hersey yolunda idi.derken bi rüya görmeye basladım.arkadaslarımla piknikteyiz ama bunların hiçbirini tanımıyorum kel kafalı iri gözlü 3 5 kişi aralarında konuşuyolar hemde bağırarak derken içlerinden biri ani bi hareketle kafama poşet geçirip sıkmaya basladı.nefes alamıyordum.o an uykuyla uyanıklık arası nasıl oldu bilmiyorum ama sağ elimle ona dokunup hafişfce yumruk atmaya basladım teni sanki buz gibiydi hissettim ve gözlerimi araladığımda tabii uyanmak istiyorum ama nefes alamıyorum yemin ederim cini gördüm yorganın altından kabartısı belli, oluyoodu sonra hafice süzüldü beyaz pamuk yumağı biçimsiz bir seydi ben uykuyla uyanılklık arasındayım hale nefes alamıyordum ve içimden o an nas suresini okumaya basladım yemin ederim çığlık atarak kaçtı hemen uyandım kabus muydu diye baktım ama yorganım yere düşmüştü terlemiştim korkudan şu an uyuyamıyorum ve ellerim halen titriyo bu anlattıklatrım doğru arkadaslar sakın rüyaydı demeyin çünkü herseyin farkındaydım saatimin tiktaklarını bile duyuyodum.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:16 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

3HARFLİNİN İNSAN ÜSTÜNDE ETKİLERİ BAZILARI BENDE OLUYO


•) Korkulu rüyalar görüyormusunuz?


•) Yüksek bir yerden düşüyormuş hissine kapılıyormusunuz?


•) Derin bir suda boğulduğunu rüya aleminde gördüğünüz oluyor mu?


•) Rüya aleminde bilmediğin bir yerde yırtıcı hayvanların saldırısına uğradığınızı görüyormusunuz.?


•) Issız yerlerde dolaşırken tuhaf sesler duyduğunuz anlar oluyor mu?


•) Herhangi gayibi bir ses sizi adınızla çağırıyor mu? O sesin kimin sesi olduğunu çıkaramadığınız anlar oluyor mu?


•) Vücudunuzun herhangi bir yerinde karıncalanma hissi var mı?


•) Yalnız kalmayı ve banyoda uzun süre kalmayı seviyormusunuz?


•) Yıkanırken yani banyo yaparken biri ile konuşma ihtiyacı duyuyormusunuz?


•) Yüzünüzü sabunlu suyla yıkarken birisinin sizi seyrettiği hissine kapılarak yüzünüzdeki sabundan hemen kurtulmak istiyormusunuz?


•) Bazen banyodan hızlı dışarı çıkmak istediğiniz anlar oluyor mu?


•) Özellikle gecenin geç saatlerinde yürürken birilerinin peşinizden geldiği duygusuna kapılıyormusunuz.?


•) Gözlerinizi kapattığınız zaman karanlkta bir göz belirip sana bakıyor ve giderek yaklaşıyor mu.?


•) Çevrende pis bir koku duyuyormusun.?


•) Uyurken rüya aleminde saldıran birisi oluyor mu? Ve yorganınızın hareket ettiğini hissediyormusunuz.?


•) Yalnız kalmayı seviyormusunuz ve özellikle odanızda tek başınıza uyumaktan hoşlanıyormusunuz? Bu esnada yanınıza biri yatmaya geldiği zaman korkuyla uyanıp kaçmaya tesebbüs ettiğiz anlar oluyor mu?


•) Rüya aleminde kedi, Köpek,yılan ve pis kılıklı insanlar görüyormusunuz?


•) Karanlık korkunuz oluyor mu?


•) Eşler arasında soğukluk, tiksinti ve iğrenme oluyor mu?


Yukarıda sıralamış bulunduğumuz soruları kendinize sorun. Çoğunlukta EVET yanıtını veriyorsanız siz bizim hastamızsınız demektir.


Cinlerin Bedende Olduklarına Dair Alametler Nelerdir ?

Cin bedenin tam..... girebilir. Bedende ağrı, sancı, titreme, bayılma, cığlık atma, ellerini gözlerine kapatma vb.... Cin bedenin herhangi bir uzvuna girer. Özellikle beyni tercih ederler. Tıbbın çare bulamadığı durumlarda cin durumu üzerinde durulur.


Damardan gelen fazla kana cinler sebep olabilir. Bunu yapan kişi cini kadına gönderir. Sufli cin kadinin içine girerek damarı vurduğu zaman kadının fercinden fazla kan gelir. Bu da kadının ölümüne bile sebep olur. Doğumdan sonra, bütün çabalara rağmen görülen ani ölümleri akla getirmektedir. Cinler girmek icin zayif ve abdestsiz bedenleri tercih ettikleri için, geleneklerimizde lohusa kadinlara ayrı bir ilgi gösterilir. Bazen de bu kan burundan gelir ve durmak bilmez. Yine tıbbı durumu göz önünde bulundurmak gerekir.


Cin uzun zamandır bedendedir fakat daima bedende durmaz, vurur ve gider. Mesela insanın ayaklarına girip yürüyemez hale getirirler. Doktora giderler, senin hiçbir seyin yok deyip gönderirler. Bir komşumuzun oğlunda böyle bir olaya şahit olduk. 6 yaşındaki çocuk aniden felç gibi oldu ve yürüyemedi. Cinden kurtulunca yürümeye başladı. Bazen sapasağlam bir insanın aklı birden gider ve mecnun olur. Ne konuştuğunu, nerede olduğunu bilemez. Bu da cinin bedeni sahiplenmesi ile olur.

Cinlerin evlerde insanlarla beraber yaşayanlarına "Ammar" denir. Bazıları da hamamlarda, kabirlerde, pis yerlerde deve ahırlarında yaşarlar. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bu yerlerde namaz kılınmasını yasaklamıştır.


iNSANIN KENDiNi CiNLERDEN KORUMASI


CiN ÇARPMASI ( Bedenin içine Girmesi )

Cinlerin insan bedenine girebildiği bilinen bir gerçektir. Bunların bedene giriş yolları ve bedende olduklarının alâmetleri vardır ki, onları da şöyle sıralayabiliriz:


1 - Cin bedenin tam..... girer. Bedende ağrı, sancı ve titreme olur.

2 - Cin bedenin herhangi bir uzvuna girer.

3 - Uzun zamandır cesettedir, fakat daima cesette durmaz. Gelir, vurur ve gider.


Hastada bu alâmetlerin hiç biri olmasada, cinin bedende bulunduğu anlaşılabilir. Şöyleki, hastanın kulağına ezan okumaya başlayınca açık alâmetler gözükmeye başlar. Hastanın bayılması, çığlık atması, titremesi, ellerini gözlerine kapatması gibi...


CiNLER iNSANIN BEDENiNE NASIL GiRER VE NEREDE DURUR?

İbni Abbas (Radiyallahu Anh) şöyle buyuruyor: "Cinler ateşin duman tarafından yaratılmıştır." Duman ise insan vücuduna rahatlıkla girebilir. (Sigara dumanının girmesi gibi.) Ekseriyetle beyinde karar kılarlar. Çünkü oradan diğer uzuvlara kolay etki edebilirler. Hastanın dilinden konuşan bazı cinlerde, beyinde olduklarını haber verirler. Cinler beyne girip orada yerleştikleri gibi, vücudun herhangi bir yerine de girip yerleşebilir, ağrı ve sancıya sebep olabilirler. Fakat bu ağrı ve sancılar cinni olabileceği gibi, tıbbi de olabilir.


CiN ÇARPAN iNSANDA UYKUDA OLAN RAHATSIZLIKLAR

1- Uzun süre sağa sola döner, uyumaz. Ancak iyice dinlendikten sonra uyuyabilir.

2 - Sebepsiz yere üzülür, gece boyunca sıkılır.

3 - Bazı insanları gördüğünde, onlardan çok sıkılır. Sanki bir yerden yardım beklerde, o yardımı da göremez.

4 - Çok korkunç rüyalar görür.

5 - Rüyasında kedi, köpek, kurt, tilki, aslan, inek ve fare gibi hayvanlar görür.

6 - Dişlerini sıkar.

7 - Uykuda çok ağlar, çok güler veya çığlık atar.

8 - Uyurken ah vah eder.

9 - Uykuda şuursuz olur.

10 - Yüksek bir yerden düşüyormuş gibi olur.

11 - Rüyasında kendini kabirde, pis yerlerde, korkunç yollarda görür.

12 - Garip insanlar görür. Örneğin, siyah çok kısa veya çok uzun boylu gibi...

13 - Çizgiye benzer çok garip şeyler görür


CiN ÇARPAN iNSANDA UYANIKKEN OLAN RAHATSIZLIKLAR

1 - Sebepsiz baş ağrıları.

2 - ibadet etmekle ve Allah'ı zikirde zorlanma.

3 - Beyin yorgunluğu.

4 - Kasılma ve sinirlenme.

5 - Tembellik.

6 - Herhangi bir uzuvda, doktorların sebep bulamadığı bir ağrı veya sancı.

Prof. Dr. Sinsi 08-13-2012 02:16 AM

Korkunç Olaylar[Ekleyebilirsiniz]
 

•) Yüksek bir yerden düşüyormuş hissine kapılıyormusunuz?

•) Yıkanırken yani banyo yaparken biri ile konuşma ihtiyacı duyuyormusunuz?

•) Yalnız kalmayı ve banyoda uzun süre kalmayı seviyormusunuz?

•) Gözlerinizi kapattığınız zaman karanlkta bir göz belirip sana bakıyor ve giderek yaklaşıyor mu.?

•) Derin bir suda boğulduğunu rüya aleminde gördüğünüz oluyor mu?

•) Özellikle gecenin geç saatlerinde yürürken birilerinin peşinizden geldiği duygusuna kapılıyormusunuz.?

•) Korkulu rüyalar görüyormusunuz

bunlar bnde oluooo


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.