![]() |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Sinek Bar
Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi kendine düsünmüs "Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir özelligi yok". Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar altindanmis ve piril piril parliyormus; "Demek buranin özelligi buymus..." demis. Geri dönüp içkisini içmis. Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete gitmis ki altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene çatmis : "Hani buranin altin pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : "Sadullah abi gel dün aksam senin saksafona iseyen adami buldum". |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Cin
Adamın biri Kaliforniya'da sahil kıyısında yürürken bir şişe bulur. Şişenin mantarını açar açmaz içinden bir cin çıkar. Cin adama der ki: "Beni şişe içinde hapsolmaktan kurtardın, şimdi benden bir şey dile. Yalnız iyi düşün çünkü bir tek dilekte bulunabilirsin." Adam düşünür taşınır: "Ben," der "hayatım boyunca Hawai'ye gitmek istedim ama beni deniz tuttuğu için gemiye binemiyorum, uçaktan da cok korkarım. Hawai'ye gidebilmem için bana buradan oraya bir yol yap." Cin düşünür, "Bak, bu gerçekten muazzam bir iş." der. "Okyanusun içine o yolu taşımak için yerleştirilmesi gereken yüzbinlerce kolonu, o kolonların deniz dibine çakılmasını, daha sonra da yolun kaplanması için gereken milyonlarca ton malzemeyi düşün. Gerçekten çok zor bir olay. Normalde ben böyle bir sey söylemem ama gel sen vazgeç bu dileğinden başka bir dilekte bulun." Adam tekrar düşünür. "Peki," der "Hawai`ye yol dileğimden vazgeçiyorum. Bana kadınları nasıl anlayacağımı öğret. Onları neler mutlu eder, neler mutsuz? Kadınları gerçekten etkileyip harekete geçiren seyler nelerdir? Degğişik ruh durumlarını nasıl anlarım?" Cin sorar: "Yolu iki şerit mi istiyorsun yoksa dört mü?" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
cok tsk
|
Cevap : Günün Fıkrası :)
Aksam Serinligi
Rus kozmonotu Yuri Gagarin in aya ayak basmasindan sonra yapilan tartismaya katilan Temel, olaylara küçümser bir havada yaklasmakta ve bu arkadaslarinin da garibine gitmektedir. Bir ara Temel konusmaya baslar : - "O da pisey midur, piz yakunda günese gideceguz..." Sohbete katilanlarin gözleri faltasi gibi açilir ve içlerinden biri : - "Oraya gidemezsiniz iste!" der, "Çünkü orasi çok sicaktir." Temel, hiç lafin altinda kalir mi? - "Piz de gündüz gitmeyeceguz ya, aksam serunlugunda gideceguz..." |
Cevap : Günün Fıkrası :)
3 Zarf
Bir şirketin eski genel müdürü kovulmuş, yeni bir genel müdür atanmıştı. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmıştı. Eski müdür yenisine ileride her başı sıkıştığında bir zarfı açmasını söyledi. Ve yeni müdür işe başladı. Altı ay işler yolunda gitti. Fakat sonra satışlar birdenbire düştü. Ne yapacağını bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfı açtı. Zarfta şöyle yazıyordu: "Kendinden önceki müdürü suçla." Yeni müdür hemen bir basın toplantısı ayarladı ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçladı. Basın ve borsa bu açıklamalara olumlu baktı, şirket hisseleri toparlandı, bu arada da satışlar düzeldi. İşler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunları çıktı. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfı açtı. Zarfta şu yazıyordu: "Şirketi yeniden organize et." Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra işler yine bozuldu. Yeni müdür koşa koşa gitti ve 3. zarfı açtı: "3 zarf hazırla…" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Tilkinin orucu
Tilki ormanda gezmektedir. bir ağacın dalinda asılı bir geyik budu görür. Açtır ama süphelenir kontrol etmeye baslar ve görür ki bu bir tuzak. Geyik budu bir iple bombaya bağlıdir. Epeyce uzaga gider ve basini kollarinin üzerine koyarak yatar, biraz sonra kurt gelir, budu görür ve yatan tilkiyi de tabi… Tilkiye sorar 'ne yapiyorsun dostum' Tilki cevap verir 'hiç… yatıyorum' -Burada bir but var -Evet var -Neden yemedin Tilki sakince cevap verir ; 'BU GÜN ORUCUM' Kurt kendinden emin ; 'Ben yiyeyim o zaman' Tilki 'Buyur afiyet olsun' der. Kurt but `a uzanır uzanmaz bir patlama ortalik toz duman kurt yarali hareketsiz 10 metre uzakta perisan halde yatarken tilki sakince budu yemeye baslar. Bunu gören kurt ; 'LAN SEREFSIZ HANi ORUÇTUN' Tilki pişkin pişkin ; 'Biraz önce top patladı duymadın mı ?' ( hayat hoştur, gerisi boştur ) (Hayat ileriye doğru yaşanır, Ama geriye doğru anlaşılır.) |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Adam telaşla sormuş:
- Hayırdır... Halim, ahvalim çok mu kötü? Falcıdan cevap: - Üzgünüm... Pek yakın bir vakitte, tüm Türkiye'nin felaketine sebep olacak bir iş yapacaksın!... Kendini deccal gibi hisseden adamcağız ne yapsın? Derhal, kendini en yakin demiryoluna atıp rayların üzerinde hayatına son verecek ilk treni beklemeye başlar. Aynen, Anna Karenina misali... Derkeeeeen, yandaki çayırda top oynayan çocuklardan biri topu demiryoluna kaçırır. Tam o anda da, yaklaşmakta olan trenin çuf çuf sesleri duyulur. Çocuğu rayların üstünde gören adam, kendi makus talihini unutup çocuğa doğru bir hamle yapar. Oğlanı kaptığı gibi, son anda rayların dışına yuvarlar. Tren uzaklaşınca, talihsiz adam döner çocuğa sorar: - İsmin nedir yavrum? - Recep T. Erdogan |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Raptiye
Küçük Temel babasına kendini savunuyordu: "Öğretmenin sandalyesine raptiyeyi Cemal koydu." "Peki sen niye cezalandırıldın?" "Raptiye batmasın diye sandalyeyi çektim." |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Eksik
Küçük çocuk bakkala öfkeyle sordu: "Neden hep küçük yumurta veriyorsun?" Bakkal: "Taşınması kolay olur da ondan." Bunun üzerine çocuk eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi: "Ama sen eksik para verdin." Çocuk gülerek: "Sayması kolay olur da ondan." |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Otelci Temel
Otelci Temel in kapisini bir gece bir ispanyol asilzedesi çalmis. - Odaniz var mi? - Kimsunuz? - Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo. - Haa, pu katar usagu alacak yerum yok!.. |
Cevap : Günün Fıkrası :)
İçecek makinası
Temel, içecek makinalarının birinin karşısına geçmiş, jeton atıp içecek alıyormuş, jeton atıp içecek alıyormuş, jeton atıp içecek alıyormuş… Yanına kendi halinde bir adam gelmis ve sormuş: "Afedersiniz ama ne yapıyorsunuz?" Temel hemen cevap vermiş: "Karışma uşağım, hiç bozma şansım yaver gidiyor." |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Hitap şekli
Adamın birinin karısı çok fazla kumar oynuyormuş ve sürekli kaybediyormuş. Bir gün yine bir oyun sırasında adam karısının yanına gidip sormuş: "Nasıl gidiyor kanaryam?" "Kaybediyorum." Bir müddet sonra yine: "Nasil gidiyor güvercinim?" "Kaybediyorum." Bu konuşma bülbülüm, serçem diye devam edince adamın arkadaşı dayanamayıp sormuş: "Neden karına hep kuş isimleriyle hitap ediyorsun?" "Bu kadar kişinin içinde kuş beyinli diyemem ya!" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Topun hacmi
Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendise bir kırmızı top verip bunun hacmini nasıl bulacaklarını sormuşlar. Matematikçi, bir mezura ile etrafını ölçüp formülle yarıçapını hesapladıktan sonra diğer bir formülle yarıçapından hacmini bulacağını söylemiş. Fizikçi ise topu suya batırıp yer değiştiren suyun hacmini ölçerek topun hacmini bulabileceğini söylemiş. Top son olarak mühendisin eline verilmiş, mühendis topu şöyle biraz çevirip bakmış ve sonra: "Bana kırmızı toplar kataloğunu bulun" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Bıçaktaki sorun
Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar: "İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?" Papaz cevap verir: "Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur." Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir. Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır: "Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım." |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Sampuan
Temel dus almaya girer, sampuani saçlarina bosaltip ovalamaya baslar. Sirtini keselemeye gelen annesi sorar : - Oglum kafani islatmiyacak misin ?.. Temel cevap verir : - Yok anne bu sampuan kuru saçlar icinmis !.. |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Sadaka
Temel birgün gurbette aç kalmis ve dilenmeye karar vermis : - Allah rizasi için su dilsize bir sadaka... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
3 Zarf
Bir şirketin eski genel müdürü kovulmuş, yeni bir genel müdür atanmıştı. Eski müdür görevi devrederken, yenisine tavsiyelerde bulundu ve 3 adet zarf verdi. Her biri numaralanmıştı. Eski müdür yenisine ileride her başı sıkıştığında bir zarfı açmasını söyledi. Ve yeni müdür işe başladı. Altı ay işler yolunda gitti. Fakat sonra satışlar birdenbire düştü. Ne yapacağını bilemeyen yeni müdür, en sonunda 1. zarfı açtı. Zarfta şöyle yazıyordu: "Kendinden önceki müdürü suçla." Yeni müdür hemen bir basın toplantısı ayarladı ve sorunlar için kendinden önceki müdürün politikalarını suçladı. Basın ve borsa bu açıklamalara olumlu baktı, şirket hisseleri toparlandı, bu arada da satışlar düzeldi. İşler bir süre daha yolunda gitti. Fakat sonra üretim sorunları çıktı. Önceki olaydan tecrübeli yeni müdür gecikmeden 2. zarfı açtı. Zarfta şu yazıyordu: "Şirketi yeniden organize et." Yeni müdür reorganizasyonu uygulamaya koydu, sorun çözüldü. Bir süre sonra işler yine bozuldu. Yeni müdür koşa koşa gitti ve 3. zarfı açtı: "3 zarf hazırla…" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Abdurrezzak
Ögretmen iki ögrencisine kizar ve elliser kez adlarini yazmalarini söyler. Ögrencilerden biri bu karara itiraz eder, -Ögretmenim, bu çok büyük bir haksizlik degil mi? -Neden haksizlik olsun ki? -Onun adi Ali, benim ki ise Abdurrezzak... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Çarşaf
Bir sarısın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta olan bir binanın çatısında mahsur kalmışlar. itfaiye hemen olay mahalline gelmiş, gerekli cihazları cıkarmışlar.Catıdan atlayanları tutmak icin yanlarında getirdikleri carşafı tuttuktan sonra, çatıya doğru seslenmişler; "Atla. Bu tek sanşımız". Esmer olan kız çatının kenarına kadar gelmiş ve kendisini aşağıya bırakmış. Tam çarşafa gelirken, itfaiyeciler birden çarşafı kenara çekmişler. Esmer kız domates salçası gibi yere yapışmış. Itfaiyeciler tekrar catıya seslenmişler; "Hadi atla. Yoksa kurtulamayacaksın." Kızıl saçlı aşağıya bağırmış; "Atlamam. Biraz once yaptığınız gibi çarşafı çekersiniz siz". İtfaiyeciler; "Hayır, çekmeyiz. Biz sadece esmerler icin bunu yaparız". Boyle söylenince, kızıl saçlı da kendisini çatıdan aşagıya bırakmış. Itfaiyeciler esmer kızda oldugu gibi yine aniden çarşafı kenara çekince, kızıl saclı da elmalı kek gibi yere serilmiş. Çatıda sadece sarışın kalmış. itfaiyeciler daha once de yaptıkları gibi; "Atla, atla. Yoksa yanarak oleceksin". Sarışın; "Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım atladığında çarşafı çektiniz. Ben atlarken de çekersiniz". itfaiyeciler; "Kesinlikle cekmeyecegiz. Söz veriyoruz". Sarışın kız; "Bakın, sizin çarşafı çekmeyeceğinize güvenemiyorum. şimdi çarşafı yere bırakın ve etrafından çekilin... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
1881-1920
Küçük Temel ilkokulda okurken bir sözlü sirasinda ögretmeni sormus : - Söyle bakalim Temel, 1881 de ne oldu? - Atatürk dogdu ögretmenim... - Afferim oglum, peki 1920 de ne oldu? - Atatürk 39 yasina basti ögretmenim!.. |
Cevap : Günün Fıkrası :)
YAZDIGINIZ FIKRALAR SUPER COK TESEKKUR EDERIM:)
|
Cevap : Günün Fıkrası :)
cok komık ve cok guzellerdı:)
|
Cevap : Günün Fıkrası :)
Tanismak
Paris te karsi kaldirima geçmek için yesil isigin yanmasini bekleyen güzel kizin yanina yaklasan delikanli : - Pardon matmaze, dedi. Georges Duval adinda bir genç taniyor musunuz? - Hayir. Ne yazik ki tanimiyorum. Delikanli gülümsedi : - Öyleyse onunla tanismak ister misiniz? |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Gerçekten Çok Hoş Fıkralar . Seni Takdir ederim.
|
Cevap : Günün Fıkrası :)
Mühendis ve kedi
Adamın biri bir gün yolda giderken otostop yapan bir kedi görür, durur ve arabaya alır. Kedi ön koltuğa geçer ve dile gelir: "Ben aslında bir insanım, eğer beni bir kere öpersen çok güzel bir prenses haline gelirim." der. Adam güler ve arabayı sürmeye devam eder. Kedi tekrar dile gelir: "Eğer benim başımı okşarsan çok güzel bir prenses olacağım ve seninle 1 hafta kalmaya razıyım." der. Adam tekrar güler ve iki elini de direksiyondan ayırmayarak sürmeye devam eder. Kedi sıkılmaya başlar ve der ki: "Eğer benim başımı okşar ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin herşeyi yaparım." Adam yine güler,sonunda kedi dayanamaz: "Senin neyin var? Sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin herşeyi yapacağımı söledim. Neden beni öpmüyorsun?" Sonunda adam cevap verir: "Bak ben bir mühendisim. Konuşan bir kedi, bir prensesten çok daha ilginç geliyor." |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Kuyrugu Tutusmus
Dagin dorugunda oturmakta olan kartallardan biri, önlerinden geçen jeti göstererek, kinarcasina : - Bu kus bir yerlere çok acele yetismek istiyor herhalde, dedi. Öteki, gagasiyla isaret etti : - Baksana, kuyrugu tutusmus. Sen de yanmaya baslasan en az onun kadar acele edersin... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Güvensizlik
Büyük bir banka soygunundan sonra çalıntı otomobille yol alan üç soyguncu, kent dışında otomobilden inip tarlalar arasında geldikleri yöne doğru hızla ilerlediler. Uzun süren bu iz kaybettirme yürüyüşünden sonra ıssız bir yer bulup oturdular. İçlerinden biri: "Haydi sayalım artık, dedi. Kaç milyon kaldırdığımızı merak ediyorum." İkincisi elini şöyle bir salladı: "Yorgunluktan öldük yahu! Şimdi o kadar parayı saymakla ne diye uğraşalım. Yarın gazetelerde okur, biz de öğreniriz kaç milyon kaldırdığımızı." Üçüncüsü öfkeyle yerinden fırladı: "Deli misin be! Yarın her gazete ayrı bir rakam verir, biz de birbirimize gireriz!" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Genetik
Hepsi de birbirinden iddialı 3 genetik uzmanı, yeni buluşlarını karşılaştırıyorlar. Hayvanlar konusunda uzman olan birincisi anlatıyor. "İnek ve tavuk genlerinden harikulade yeni bir hayvan meydana getirdim. Hem süt veriyor hem yumurtluyor, eti kırmızı et tadında ama beyaz et kadar sağlıklı, bence bu yüzyılın buluşu. İnsanlara istedikleri kadar sağlıklı et, süt ve yumurta yedireceğim." Böcek genetigi uzmanı çalışmasını açıklıyor. "Arı ile bok böceği genlerini karıştırdım. Yeni türümüz pisliklerden bal yapıyor. Hem bol miktarda hem de inanılmaz kaliteli bal elde etme imkanına kavuşmuş bulunuyoruz. İnsanlık için çok faydalı bir gelişme sağladım." Genel genetikçi Dr.Temel iki meslektaşına bakıyor ve; "Valla ben de karpuzla karafatma genlerini birleştirdim. Artık karpuzu kesiyorsun, bütün |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Vesikalik
Temel bir gün Dursun a gidip, - Dursun, senin makinen var bana 12 tane vesikalik gerekiyor çeker misin? demis. Dursun da, - Çekerim ama benim makine boydan çeker vesikalik nasil olacak. demis ve baslamislar düsünmeye. Sonunda Dursun unaklina birsey gelmis ve, - Temel, sen sahile git kumu kaz içine gir omuzlarindan asagisi görünmesin böylece vesikalik olur.... tamam demis Temel, Dursun makineyi almak için eve giderken o da sahile gitmis, 12 tane çukur kazmis. Dursun gelmis, - Salak niye 12 tane çukur kazdin? Ben 12 tane makine getirmistim... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Makasçı sınavı
Ali hat bekçisiydi. Herkes gibi onun da hayatta bir ideali vardı: Makasçı olmak. Sonunda sınava girdi. Müfettiş sordu: "İki ekspres aksi yönlerden aynı hat üstünde birbirlerine yaklaşmaktalar. Bu durumda ne yaparsın?" "Bir tanesini başka hatta alırım." "İmkansız. Raylar donmuş vaziyette. Makas çalışmıyor." "O zaman kırmızı bir bayrak sallarım." Vakit gece. Kimse seni göremez." "Kırmızı bir fener sallarım." "Memlekette gaz kıtlığı var." "O zaman elime geçen her türlü tahta ve odunu hattın üstüne yığar ve tutuştururum." "Ya kibritin de yoksa?" Zavallı hat bekçisinin alnından ter damlıyordu. Sonunda içini çekti: "O zaman karımı çağırırım." Müfettiş şaşırdı: "Karını mı çağırırsın? Bu işle ne ilgisi var karının?" "Az sonra çıkacak şamatayı o da görsün bari…" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Müsrif
- Salamon be! Benim hanim çok müsrif, para yetismiyor. Inanamazsin, Pazar günü benden 200 frank istedi, Pazartesi 300, Sali 400, Çarsamba 500, Persembe 800, dün de 1000 frank!.. - Acidim sana be Mison. Nereye harciyor bu kadar parayi? - Ne bileyim ben, verdigim yok ki... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Ya çekersen
Akıl hastasının biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek taburcu olmak ister. Bunun üzerine doktor: "Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın." "Peki anlaştık sor sorunu." "Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam. Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?" "Niye atlayım ben deli miyim der?" Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar. "Ya bardağı çekersen?" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Cinayet davası
Mahkemede bir cinayet davası görülüyordu. Adamın katil olduğu hemen hemen kesindi, bunu gören avukatın aklına bir şeytanlık geldi. "Bayanlar baylar... Hepinize bir sürprizim var." diyerek saatine baktı. "Tam bir dakika sonra, müvekkilim tarafindan öldürüldüğü iddia edilen kişi bu mahkeme salonundan içeri girecek." Bunun üzerine hakim, seyirciler, bütün kafalar mahkeme salonunun kapısına döndü. 1 dakika geçti, hiçbirşey olmadı. Bunun ardından avukat: "Bakın." dedi." Ortaya bu iddiayı attım ve hepiniz heyecan içinde kapıya bakıp 1 dakika boyunca beklediniz. Bu gösteriyor ki gerçekten ortada bir ölü olduğuna ve dolayısıyla müvekkilimin katil olduğuna sizler tamamiyle inanmış değilsiniz." Bu sözün ardından hakim kararını açıkladı ve davalıyı suçlu buldu. Avukat şok içinde: "Ama nasıl olur? Az önceki gösteriden hepiniz etkilendiniz. Hepinizin kapıya baktığını gördüm!" Hakim: "Evet doğru. Hepimiz baktık" dedi, "Ama müvekkiliniz bakmamıştı!" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
xD Süperdi Tşk aksel
|
Cevap : Günün Fıkrası :)
Taze balık
Galata'da bir balıkçı bağırıyormuş: "Canlı balık, canlı balık!" Oldukça yaşlı bir kadın balıkçıya yaklaşmış ve sormuş: "Evladım balıklar taze mi?" "Canlı balık, canlı balık!" "Evladım balıklar taze mi?" "Annecim, canlı diyoruz ya işte!" "Ah be evladım ben de canlıyım, fakat taze miyim?" |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Yüzme bilmeyen bir turist denize düşmüştü. Suda çırpınırken can havliyle bağırıyordu. —Help! Help! Yoldan geçen Temel onu gördü. Kızgın bir şekilde bağırdı: —Ula İngilizce öğreneceğine, yüzme öğrenseydin ya!.. |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Fark var
Başhekim bir gün akıl hastanesinde hastaları ziyarete çıkar ve bir köşede hastaların kendi aralarında bir rakam söyledikten sonra güldüklerini görür ve dayanamaz sorar: "Neden söylediginiz her rakamdan sonra gülüyorsunuz?" Hastanın biri cevap verir: "Biz bütün bildiğimiz fıkralara numara verdik 5 dedigimiz zaman 5 numaralı fıkra aklımıza geliyor gülüyoruz 8 deyince 8 numaralı fikra aklımıza geliyor gülüyoruz." demiş. Başhekim bir de ben söyleyeyim o zaman demiş 5 demiş çıt yok, 7 demiş çıt yok. Bakmış çıt yok ve sormuş: "Ben soyleyince neden gülmüyorsunuz?" Hastanın biri cevap vermis: "Başhekimim anlatmadan anlatmaya fark var." [REPLACE] http://estj.msn.com/br/intl/intlchan...SearchLogo.gif |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Cocuk dedesine sormus: - Dede, nenem ile kac yildir evlisiniz? - 40 yildir evlat.demis dede. - Peki ama dede, ben sizi hic kavga ederken gormedim bunun sirri nedir? - Otur evlat anlatayim. Evlat biz ninen ile evlendigimizde elde avucta bir sey yok, kimsemde yoktu. Ben neneni bizden oldukca uzaktaki koyden aldim, nikahimiz kiyildi, benim at arabasina nenenin uc bes esyasini attik ve bizim koyun yolunu tuttuk. Yolda benim atin ayagi surctu ve tokezledi. Ben "Bu bir" dedim. Devam ederken bir daha tokezledi, ben yine "Bu iki" dedim. Koye de daha epey yolumuz vardi, bizim atin ayagi bir daha tokezleyince "Bu uc" dedim ve cektim belimden pistovu, ati orada vurdum. Ben ati vurunca nenen basladi bana soylenmeye. "Biz simdi nasil gidicez, niye durup dururken ati vurdun. Sende hic akil yok mu. Bu esyalari nasil goturucegiz" Ben de dondum nenene "bu bir" dedim. O gun bugundur, gul gibi gecinip gidiyoruz |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Yanlis Bacak Doktorun biri hastasinin yanina gelir ve konusmaya baslar : - Size bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce kötü haberi soyleyeyim isterseniz... Himm, maalesef yanlis bacaginizi kesmisiz... Çok üzgünüz... Ama iyi habere sevineceksiniz!.. Öteki bacaginiz iyilesiyor... |
Cevap : Günün Fıkrası :)
Duymasin Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanlari bir bakmis Cemal in elinde bir mektup, okuyor. - N apiyorsunuz, demis. Temel : - Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga. - Peki Cemal in kulaklarindaki pamuk ne? Temel: - Mektubu duymasin diye... |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.