![]() |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Yorumun için teşekkürler mimar
|
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Sadece bunu söyleyip susmak isterdim.. Ebediyen susmak.. Çünkü acıyor.. Konuştukça, arzuladıkça, özledikçe, en kötüsü yaşadıkça acıyor..
İyiliklerim bile güçsüzlüğümden.. Güçsüzlüğümdendi, beni daha çok kırmasınlar diye kendimi adamalarım olmadık insanlara!.. Evet yalnızım... Çünkü ne zaman aşkla büyülensem, o çok eski korkum bana yaralı kendimi hatırlattı.. Ne zaman aşkla büyülensem, aynı anda ayrılığın o korkunç hüznü kalbimi yaraladı. Suç senin değil, özlemek değil, en büyük acı, bu giderek büyüyen boşlukmuş.. En büyük dert KİMİ ÖZLEDİĞİNİ, KİMİ SEVDİĞİNİ BİLEMEMEKMİŞ. Sevgili, öyle yanlış bir yerdi ki bu dünya, ben seni en çok karanlıkta kaldığım zaman özlüyorum |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Hissettin mi?
-------------------------------------------------------------------------------- Bugünde Dün Olduğu Gibi, Yarında Olacağı Gibi Aklımdasın, Saklımdasın.Yüreğimin En Derin Yerindesin Buram Buram Hasret Kokuyor Her Bir Yanım Özlemin Ağır Geliyor Bedenime Canımı Yakıyor Nicedir.. Seni Çok Özlüyorum... Sen Hiç Sevdin Mi? Asla Senin Olmayacak Birini... Sen Hiç Görmediğin Birinin Gözlerini Hergün Her Saat Anımsadın mı? Hiç Tutamadığın Elleri Aradın Mı? Hiç Koklayamadığın Tenin Kokusunu Bu Kadar Yürekten Hissettin Mi? Hep O Kokuyu Birgün İçine Çekeceğini Hayal Ettin Mi? Bütün İmkansızlıklar İçinde Umut Edebildin Mi? Sen Hiç Sevdin Mi Asla Senin Olmayacak Birini? Tüm Yüreğinle İstedinmi Asla Olmayacağını Bile Bile... Umud Ettinmi Yalvardınmı Allah'a Bir Tatlı Sözüyle Yüzünde Güller Açtı mı? En Basit Sözcükler Bile Sadece Onun Dudaklarında Anlam Buldu mu? Sesini Duyunca Gözlerindeki Işığı Kilometrelerce Ötedekiler Bile Farketti mi? Sen Hiç Sevdin Mi Asla Senin Olmayacak Birini? Gözlerin Değil Yüreğin Ağladımı Onun İçin Dudakların Başka Söz Söylerken. Yüreğin Dudaklarına İnat "O"nun Adını Haykırdı mu? Ondan Haber Alamadığın Günün Zindan Oldu mu? Sen Hiç Sevdin Mi Asla Senin Olmayacak Birini? Seni Umursamadığını Anladığın An Yaşamın Anlamanı Yitirdimi? İsyan Ettinmi Onsuz Doğan Her Güne Onu Sana Getirmeyecek Olan Bir Sonraki Güne Ve İnatla Bekledinmi? Asla Gelmeyecek Olan Sevgiliyi... Sen Hiç Sevdin Mi? Asla Senin Olmayacak Birini? Çaresizliğin Ne Olduğunu En Derinden Hissettin mi? |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
--------------------------------------------------------------------------------
Derinden seversen acıların derin olur... Güvenirsin çok sevrsen. Güvenmemek elinden gelmez çünkü. Olduğu gibi kabul edersin çok seversen. Her yönüyle seversin. Yüreğini ortaya koyarsın derinden seversen eğer. Sözcüklere bile dökemezsin sevgini her zaman. Eylemlerinle kanıtlarsın kendini. Ama bu topraklarda böyle sevdiğin için hata yaptığını çok sonraları anlarsın ne yazık ki. İnsanların casus gibi sahte kimliklerle ortalarda dolaştığı bir coğrafyada, seni anlayacak insan sayısı iki elin parmağını zor geçer. Bunun içindir ki, çok seversen çok acı çektirirler sana. Çok sevdiğin için sevgin kullanılır. Çok sevdiğin için saf muamelesi görürsün. Sevgine hile bulaştırmadığın için aptallar sınıfına kaldırıp atarlar seni. Sevdiğin için özgür bırakırsın. Ama sevmediğin için özgür bıraktığını düşünür insanlar. Çok sevdiğin için elinden geleni yaparsın. Ama bu senin görevinmiş gibi algılanır çok geçmeden. Gözün ondan başkasını görmez çok sevvdiğin için. Ama bunun, sevdiğinin elinde oyuncak olmak anlamına geldiğini öğrenirsin bir süre sonra. Çok sevdiğin için kimseyle kıyaslamazsın sevgiliyi. Ama senden daha "güçlü" olan herkese göz kırpar çaktırmadan. "Adam gibi" sevmenin yasaklandığı bir yerde, ne kadar sevrsen o kadar acı çekersin. Ve sevdiğin için kıyamazsın. Ama sevdiğin için kıyarlar sana... __________________ |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Arkadaşlar gerçekten aşk acısı çekiyorsanız bu yazının her satırını mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Tabii ki yazmak kolay önemli olan gerçekten yaşamak. Ama yazıda gerçekten çok iyi En iyisi okuyun yorumu size bırakıyorum..
Ayrıldınız. Belki terk edildiniz belki aldatıldınız. Yada şartlar birlikte olmanızı engelledi aranıza mesafeler girdi. Sebebi ne olursa olsun bitti işte.İçiniz yanmaya acı çekmeye başladınız. Aşk acısı deyip geçmeyin. Bu sorun ölümcül bile olabiliyor. Kalp krizi riskini %35 artırıyor. KABULLENMEK : Bahanelere Kanmayın Aylarınızı yıllarınız verdiniz ona. Ama bir gün ansızın gitti. Durup durup ağlıyorsunuz. Bir teselli arıyorsunuz tutunacak dal bulmaya çalışıyorsunuz.Belki de acınızı içki kadehleriyle paylaşıyorsunuz. Hatta ölümü bile düşünüyorsunuz. Bilmelisiniz ki ne terk edilen ilk insansınız nede son. Bu acı başkaları tarafından da defalarca yaşandı. Her aşk acısı çeken ölmeyi tercih etseydi mezarlıklar sadece aşktan ölen insanlarla dolardı. Siz bu acıyı yenebilirsiniz. Hem “insan sadece bir kere aşık olur” sözüne de inanmayın. Sizi eskisinden çok daha fazla mutlu edecek bir aşk her an karşınıza çıkabilir. Aşk acısını yok etmenin ilk yolu ayrılığı kabullenmektir. Gidenin artık geri dönmeyeceğini kabul ettiğiniz an yolun yarısını geçmişsiniz demektir. Ancak ayrılığı kabullenebilmek için hiçbir açık kapı bırakmamanız gerekir. Bunun için de terk eden sevgilinin size sunduğu ayrılık bahanelerinin gerçekte ne anlama geldiğini çok iyi anlamalısınız. Çünkü gidenler genellikle öyle bahane gösterir ki siz onun haklı olduğunu bile düşünürsünüz ve “Belki geri döner” umudunu hiç kaybetmezsiniz. Siz aylarınızı hatta yıllarınızı onu bekleyerek tüketirken o çoktan başka aşklara yelken açmıştır bile.Gelin bu bahanelere ve gerçek anlamlarına bir göz atalım : Bahane : Benim biraz zamana ihtiyacım var Anlamı : Direkt olarak “Bu aşk bitti” demeye cesaret edemeyenlerin başvurduğu bir bahanedir.Bunu söyleyen kişi zaman içinde aramalarını azaltacak iletişimi kopartacak ve “Bitti” bile demeden ortadan kaybolacaktır. Bahane : Senin sevgine layık bir insan değilim Anlamı : Bu bahaneyi söyleyen kişi genellikle uçarı gönüllü heyecan arayışındadır. Büyük olasılıkla sizinle heyecan olsun diye birlikte olmuştur ve ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra bir başkasıyla birlikte olacaktır. Bahane : Biz seninle ayrı dünyaların insanlarıyız Anlamı : Aşk zaten iki farklı dünyanın bir araya gelmesidir.Farklılıklar aşkı zenginleştirir sevgililerin birbirine keşif sürecini uzatır. Bu da aşkın daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Bunu bu şekilde algılamak varken bir ayrılık gerekçesi olarak ortaya atmak saçmalıktan başka bir şey değildir. Bu bahaneye inanırsanız kendiniz değiştirmeye başlarsınız. Sırf o gidiyor diye hiç sevmediğiniz yerlere gider hiç istemediğiniz kişilerle görüşürsünüz. Ama çabalarınız nafiledir. Ağzınızla kuş tutsanız faydası olmayacak. Bahane : Ailem ikimizin ilişkisine karşı çıkıyor. Anlamı : Aşkı engelleyecek hiçbir güç yoktur. Kim hangi gerekçeyle karşı çıkarsa çıksın aşk yaşar. Hatta bu engeller aşkı daha tutkulu bir hale dönüştürür.Bu bahanede de gerçeklik payı olabilir. Ama ailesi karşı çıktığı için aşkından vazgeçen kişi zaten sevgili olamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Sizinleyken mangalda kül bırakmayan “Senin için her şeyi yaparım” diyen kişinin karizması bir anda çizilmiştir. Sakın “Biz birbirimizi seviyorduk ama ailesi araya girdi” diye düşünmeyin. Bahane : İlişki adına ben bir şey göremiyorum Anlamı : İşte en kişiliksiz bahane. Muhtemelen bunu söylemeden bir süre önce sizi aramamaya telefonlarınıza cevap vermemeye buluşmak istediğiniz zaman türlü bahaneler bulmaya başlamıştır. Büyük olasılıkla da sizden kalan bu boş zamanı yeni sevgilisiyle doldurmaktadır. Bu bahaneyi uyduran sizinle geçirdiği zamanları ilişki olarak görmeyen kişi bırakın sevgiliyi arkadaş olmaya bile layık bir insan değildir. İyi ki kurtuldunuz. Ayrılığın gerçek sebebini öğrendiniz. Şimdi bir durum değerlendirmesi yapın. Gerçek sebepleri saklayıp sizi böyle sudan bahanelerle terk eden birinin geri döneceğine inanıyor musunuz hala ? Dönmeyecek. O kendine çoktan yeni bir hayat kurdu bile. O halde siz hala ne duruyorsunuz ? ACIYLA BAŞ ETMEK : Yak Bütün Fotoğrafları Hiç kuşkusuz şu anda en zayıf döneminizdesiniz. Yüreğinizde hala o var. Ayrılık acısı içinizi yakıyor. Onunla yeniden görüşmek en azından bir kez de olsa telefonlaşmak bir mesajını almak istiyorsunuz. Ancak bunu yaptığınız an her şeyi berbat edeceğinizi kendinizi daha fazla bunalıma sokacağınızı iyi bilin.Diyelim ki görüşmeye gittiniz. Onun yüzün bakıp eski aşkınızdan izler arayacaksınız. Onunda sizi özlediğini duymak elini tutmak sarılmak isteyeceksiniz. Ama bunların hiçbiri olmayacak. Eski sevgiliniz sırf siz istediğiniz için buluşmaya gelecek. Soğuk davranacak araya mesafe koyacak. Siz bir kez daha yıkılacaksınız. Yada diyelim ki o an için eski sevgiliniz de zaaflarına yenilecek alışkanlığın verdiği rahatlıkla size karşılık verecek. Ama bunun sonu yok. Bu buluşmaları kaç kez yapabilirsiniz? Sizi seviyor olsa gider miydi ? Bu bir gerçektir ve sizin artık bu gerçekle yaşamaya alışmanız gerekir. Maç bitti uzatmaları oynamanın alemi yok. Bu tür uzatmalar yok etmeye çalıştığınız acılarınızı daha da arttıracak. Oysa sizin yapmanız gereken şey bir an önce ondan onun yarattığı büyüden bıraktığı anılardan kurtulmak olmalı. Yeni bir hayata başlayabilmek için önce içinizde eski sevgilinize dair ne varsa dışarı atmanız gerekiyor.Bu sizi çok ama çok rahatlatır. Genellikle bu olay dostlarla konuşarak yapılır. Evet dostlarla konuşmak iyidir ama bazen onlara dahi söylenmeyecek şeyler vardır. Peki bunlar içinizde mi kalmalı? Tabii ki hayır. Elinize büyük bir defter birde kalem alın ve başlayın yazmaya. Yazarken hiçbir kurala bağlı kalmadan “Ne yazacağım” diye düşünmeden içinizden nasıl geliyorsa öyle yazın. Tüm hislerinizi kağıda dökün. İyi niyetinizi nefretinizi o anki duygularınızı geçmişte yaşadıklarınızı her şeyi ama her şeyi hiçbir sansüre tabi tutmadan yazmaya devam edin. Onun iyi yönlerini kötü yönlerini de sıralayın. İlişkide yaptığı hataları yazın. Ne kadar süreceği önemli değil. Siz “Tama artık yazacak bir şey kalmadı” diyene kadar yazın. Yazarken ağlayabilirsiniz öfkelenebilirsiniz. Ağlamak da öfkelenmek de sizi rahatlatır.Tabii abartmadan. Günler boyu ağlama krizlerine girmenize gerek yok. Unutmayın ki siz gözyaşı dökerken o belki de bir gece kulübünde yeni sevgilisiyle kahkahalar atarak eğleniyor. O halde siz niye ağlayasınız ki ? Yazma eyleminin sizi ne kadar rahatlattığını hissedeceksiniz. Üzerinizden büyük bir yükün yavaş yavaş kalkmaya başladığını düşüneceksiniz. Bu düşünceniz çok doğru. İçinizdekiler döküldükçe aşk acısının da hafiflediğini göreceksiniz. Dilerseniz çok yakın bir dostunuza yazdıklarınızı okutabilirsiniz. Dilerseniz yazdıktan hemen sonra o defteri yırtıp atabilirsiniz. Yada “ileride okur gülerim” diyerek bir köşede saklayabilirsiniz. Evet şu anda bu fikir size çok uzak gelebilir. Ama bana güvenin zaman gelecek bu yaşadıklarınızı hatırlayıp güleceksiniz. Gelelim onu hatırlatacak eşya ve fotoğraflara… Çok sevdiğiniz için ona ait her şeyi sakladınız öyle değil mi ? Verdiği hediyeleri ondan kalan birkaç parça eşyayı birlikte çektirdiğiniz fotoğrafları mektupları küçük notları birlikte yemek yediğiniz yerlere ait peçeteleri kibrit kutularını birlikte dinlediğiniz CD’leri… Büyük olasılıkla kullandığı parfümden de bir şişe sizin tuvalet masanızda duruyordur. Onlar her an elinizin altında dururken aşk acısını nasıl yok edeceksiniz? Onların varlığı sizin için tehlikedir. Çünkü zayıf anlarınızda onları çıkartıp bakacaksınız yeniden eskiye dalacaksınız anılarla baş başa kalacaksınız ve doğal olarak unutma çabalarınızda sonuca ulaşamayacaksınız. Her seferinde başa döneceksiniz. Attığınız adımlar boşa çıkacak. O halde bütün o eşyalardan fotoğraflardan kurtulmanız gerek. Biliyorum şu anda onları atmaya yırtmaya yada göz önünden kaldırmaya kıyamıyorsunuz.Onları yırtıp atarsanız içinizden bir şeyler kopacak sanki siz artık siz olmayacaksınız. Sanki geçmişiniz hiç olmayacak. Büyük boşluk yaratacak içinizde. Çünkü “Belki o yok ama ondan kalanlar var. Onlarda bu aşkın en büyük kanıtı” diye düşünüyorsunuz. İyi de aşk bitti ve o gitti. Mahkemelerde kapanan dosyalara ait kanıtlar bir depoya kaldırılır. Bir daha kimse o kanıtları arayıp sormaz. E sizin dosyanızda kapandı. Artık onlara bakmanın sürekli geçmişi anmanın “Bir zamanlar maziye bak ne kadar şendik” demenin alemi var mı ? Bu size hiçbir fayda sağlamaz. Siz acıdan kurtulmak istiyorsunuz. Yüreğinizdeki o taşı içinizden çıkarmak istiyorsunuz. Uykusuz gecelere gözyaşlarına son vermek istiyorsunuz. Öyleyse kendinize yardım edin. Bunu kendiniz için yapın ve ona ait her şeyden hiç vakit kaybetmeden kurtulun. Peki atmalı mı yoksa bir köşeye kaldırmalı mı ? İşte bu noktada karar tamamen size ait. İster hepsini bir bavula bir poşete koyup kolay erişemeyeceğiniz bir yere kaldırın ister çöpe atın yada yakın. Kendi evinizde bir yere kaldırırsanız tekrar ortaya çıkarma riskinizin olduğunu unutmayın. Yoksa yapılacak en iyi şey gözünüzü kapatıp hepsini çöpe atmak. Bu arada hepsini ona geri gönderme düşüncesi de geçebilir aklınızdan. Sakın bunu yapmayın. Geri göndereceksiniz de ne olacak ? Onlara bakıp “Ben ne yaptım tanrım” mı diyecek ? Yok böyle bir şey tabii ki. Bu bir gurur gösterisi de değildir. Eşyaları geri göndermenin amacı karşıdan bir cevap beklemektir. Peki o cevap gelmezse ne olacak? Daha da kötü olacaksınız. İyisi mi bu fikirden hemen vazgeçin. Hediyeleri ve fotoğrafları atmakla büyük bir iş başardınız. Ama yapmanız gereken birkaç şey daha var. Birlikte gittiğiniz mekanlar ve ortak tanıdıklarınız da acınızı körükleyecek şeylerdir. Öyleyse o mekanlardan ve o tanıdıklarından bir süre uzak duracaksınız. Hüzün verecek her şeyden kaçınmalısınız. İçli şarkıları dinlemeyi aşk filmlerine gitmeyi de bir süre erteleyin. Şu anda çok hassassınız. Yaranızı kanatmamalısınız. Eğer aynı yerlerde veya aynı işyerinde bulunuyorsanız ayrılığın ilk günlerinde bu karşılaşmalar sizi üzecektir. Önceleri onu gördükten sonra evinize gidip hüngür hüngür ağlayacaksınız. Çekinmeden ağlayın. Bu sizi rahatlatır. Bir süre sonra buna dayanabileceğinizi de fark edeceksiniz. Sizi zaten yeterince üzmüş olan o insanın daha fazla üzemeyeceğini anlayacaksınız. Acı kapasiteniz dolacak. Hatta acı çekmez hale geleceksiniz. Eğer ondan kurtulmayı gerçekten kafanıza koymuşsanız zaman geçtikçe onu gördüğünüzde artık hiç etkilenmediğinizi anlayacaksınız. Sizin için iyi yada kötü hiçbir anlam ifade etmeyecek. Yeter ki aşk acısıyla savaşmayı gerçekten isteyin. Son olarak aşk acısıyla mücadele sürecinde zaman zaman hüzün krizleri yaşayabilirsiniz. Yukarıda anlattığım gibi ağlamaktan çekinmeyin. Ancak bu noktada kendinize zarar vermemeniz çok önemli. Sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Uykusuz geceler geçireceğiniz için ertesi gün ayakta durabilmek amacıyla vitamin takviyesi yapmalısınız. İçki sizi kısa bir süre rahatlatsa da daha sonra alışkanlık yaratabilir. Teselliyi içki kadehlerinde aramak fayda sağlamaz. Geçici olarak rahatlık sağlar ama ayıldığınızda her şey eskiye döner. Kendinizi uyuşturmayın. Zaten bu acı yeterince uyuşukluk verecektir size. |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Bir aşk için yapabileceğin herşeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan"Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin..iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur.İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o,"şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin,ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa,ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın… Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani,yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki, Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan YÜREKTİR Yürek sesi ne bilmeyenler, yada bilip de duymayanlar acıtsa da içini UNUTMA; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, Güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Ben bir aralar çok acı çektim çok kötüydüm o zamanlar hep geceleri ağlıyordum bu aşk acısı değildi ama acıydı işte iyiki çekmişim.günlerim böyle geçti tek başınaydım kimseye söylemiyordum bilen biliyordu olayları ama üzüldüğümü pek bilmiyordu ben üzülür ağlarken hep Allah a dua ediyordum biliyorum bunun olması Allah ın işi tesadüf olamaz diyodum düşünüyodum birinin Ah ını mı aldım büyük günah mı yaptım diye düşünüyodum ama düşünüyodum bulamıyordum (yada varda ben onu küçük görüyordum ) düşündüm ki ben o zamanlar insanlara çok güven veriyodum bunu bulmuştum Allah ta daha kötü olmasın diye bana bunu yaşatıyodu o zamanlar beni koruyankollayanarkadaşımdostum (inşAllah böyle demek günah değildir ) ALLAH'TI.Beni dinleyen biri olmaz mıydı olurdu ama herkes bunu sadece hata olarak görürdü bişey yapamazdı sadece üzülme ağlama derdi dururdu oda beni teselli etmezdi bende Allah tan yardım istedim hep o zaman o kadar kontrollüydüm ki belkide bu Allah sevgisinden olsa gerek yada Allah ın emirlerine çok önem vermesinden olsa gerek ben ona hiç beddua etmedim ediyodum belki ama sonradan bırakmıştım çünkü eğer beddua edersen onun yakınlarına yada ona bir zarar gelirdi tamam ona zarar gelsin ama annesine babasına yada bir yakınına gelmesini istemedim onların ne suçu vardı ki sonra ona affedersiniz ama küfürde etmiyodum sövmüyordum ona küfür ediyomuydum bilmiyorum ama onun ailesine falan etmiyordum onların suçu yoktu çünkü içkisigara falanda içmek istemedim benim yaptığım tek şey ''ağlamaktı'' tek yaptığım buydu Allah bana bişey desemesin diye bunları yaptım ve bitti sonunda
okuyun...özellikle şuan aşk acısı çekenler ben bunların hepsinin Allah ın tarafından olduğunu düşünüyorum inşAllah öyledir ben burdan aşk acısı çekenlere şunu demek istiyorum sadece üzüntünüzü azaltmak için ağlayın sakın içki falan içmeyin ve en önemlisi bunun Allah tarafından bir ödül olduğunu unutmayın çünkü bu acı kötü ama ödülü çok büyük 1.insanları tanıyorsunuz 2.hiç değilse acıyı öğreniyorsunuz aşk acısı çekenlere yaşadıklarınızdan yararlanarak yardım ediyorsunuz 3.eğer bu acıda bir yanınızda Allah ı düşünüyor ve hatta yapmak istemiyorsanız Allah ın yardıma ihtiyacı olanların bir yolla yardım ettiği öğreniyorsunuz 4.olgunlaşıyorsunuz düşünceleriniz değişiyor 25-28 yaşındakiler gibi düşünüyorsunuz 5.bu acıyı unutamadığınız için bu acıyı yaşamamak için elinizden geleni yapıyorsunuz ve o hatayı hiç yapmıyorsunuz |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Aslında şu yazının altına okadar yazacagım kelımeler varki ama bugun onun için bir satır dahı yazasım yok :icon_sorry:
|
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
İsterseniz sizde birşeyler yazıp burada bizimle paylaşabilirsiniz
|
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
hak etmıyo yazmayı çunki ölsıye nefret doluyum
ama yenı yazdıgım şiiri eklıyeyim :icon_sorry: |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Olur hak etmediğini düşünüyorsan boşver saten şiirler sadece sevgili üzerine olmamalı hayatını anlatmayacak yaşatacak
|
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
seni sensiz yaşamak budur her halde yokluğun
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak... Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz... Sokağa fırlayacaksınız... Sokaklar da dar gelecek... Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi... Ne denizin mavisi açacak içinizi ne pırıl pırıl gökyüzü... Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz... Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan... "Önemli olan sağlık." "Yaşamak güzel." "Boşver her şey unutulur." Siz hiçbirini duymayacaksınız... Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz. Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz... Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz... "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başınızı kaldırıp "Ne dedin?" diye sormayacaksınız... Yalnız kalmak isteyeceksiniz... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... İkisi de yetmeyecek. Geçmişi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika. Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz... Gittiğiniz yerlere gitmek... Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız. Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese kaçacaksınız... Aslında kurtulmak istediğiniz halde o acıyı yaşamak için direneceksiniz. Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz... Herkesi ona benzetip... Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız... Hiçbir şey oyalamayacak sizi... İlaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek dinleyemeyeceksiniz... Uyumak zor uyanmak kolay olacak... Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksiniz. Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler... Ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz... Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek... Rüyalar göreceksiniz gerçek olmasını istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz... Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla... Yüreğiniz burkulacak... Canınız yanacak... Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden... Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz... Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... Ama bir umut... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak... Gel gitler içinde yaşayacaksınız... Buna yaşamak denirse... Seni Sensiz Yaşamaya Mecbur Kalmak İstemiyorum Senin Yokluğunda Ben Bu Düşüncelerde Kavrulacağım. |
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Çok içten olmuş seninde acı çektiğin belli ne kadar belli etmesende yazdıkların çok duygulu kelimelerle ifade etmişin yüreğine kalemine sağlık
|
Cevap : Aşk Acısı Çeken Birine Aşık Olduysanız
Teşekür ederim :icon_sorry:
|
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.