ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   ForumSinsi Sözlük Ağı (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=515)
-   -   Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü... (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=803716)

Prof. Dr. Sinsi 09-10-2012 03:10 AM

Osmanlıca Sözlük (E Harfi)-Osmanlıca Sözlük (E Harfi)Osmanlı Terimleri Sözlüğü...
 
RE: Osmanlıca Sözlük (E Harfi) ETKA
(Taki. den) Allah korkusu ile günahtan çok fazla çekinen. Haram veya helâl olduğunu iyice bilmediği şüpheli şeyleri yapmayan. Günah işlemeyen. Her şeyde Cenab-ı Hakk'ın rızasını gaye ve maksad edinen.

ETKIYA
(Taki. C.) Çok takvâ sâhibi olanlar. Takiler. Takvâda çok ileri giden mes'ud kimseler.

ETLA'
Uzun boylu.

ETLAD
Evde doğan câriyeler. * Eski mal. * Damızlık denilen doğurucu hayvan.

ETMESEH
Karanlık, sessiz gece.

ETNAB
(Tınb. C.) Çadır ipleri. * Ağacın kök damarları. * Vücudun sinirleri.

ETNİK
yun. Bir kavim, bir ırkla ilgili olan. İslâmiyet, kavmiyeti ve ırkçılığı reddeder. Etnik bölücülüğe karşı en kuvvetli siper, İslâm şuuru ve kardeşliğidir.

ETNOGRAFYA
(Etnografi) yun. Kavmiyyat. Kavimlerin, milletlerin gelişmesini, terakkisini ve has vasıflarını inceleyen, onların kültürlerinden bahseden ilim kolu.

ETNOLOJİ
yun. Kavimleri, ayrı dil ve ırktan toplumların hayat ve özelliklerini inceleyen ilim. Önce hristiyan misyonerleri dinlerini yaymak için kavimlerin özelliklerini öğrenme ihtiyacını duymuşlar ve onların zayıf damarlarından faydalanmayı düşünmüşlerdir. 19.yy.dan itibaren ilmî gaye ile araştırmalar yapılmıştır. Bugün siyasî ideolojiler yayılmak amacı ile, etnik, kavmî hususiyetler ve zaaflardan istifade ederler.

ETRA
Dere gibi akan su.

ETRAB
(Tırb. C.) Hep bir yaşıt olanlar, akranlar.

ETRAD
Kaşları kılsız olan kimse.

ETRAF
(Taraf. C.) Taraflar, yanlar, canibler, yönler, uçlar, kıyılar.

ETRAF-I ERBAA
Dört taraf. (Sağ, sol, ön, arka.)

ETRAF
(Türfe. C.) Nazik ve zarif şeyler. * Lezzetli taamlar, güzel yemekler.

ETRAH
(Terah. C.) Tasalar, kederler, elemler, gamlar, üzüntüler, sıkıntılar, ıztırablar.

ETRAK
(Türk. C.) Türkler.

ETRAS
(Türs. C.) Türsler, harpde kullanılan kalkanlar.

ETRİBE
(Turab. C.) Topraklar.

ETRİKA
(Tarik. C.) Tarikler, yollar, caddeler. * Sebepler, vesileler, vasıtalar. * Maişeti te'min etmek için tutulan meslekler, geçinmek için yapılan işler.

ETT
Galip olmak.

ET-TAHİYYATÜ
Bütün mahlukatın hayatları, kal ve hâl dilleri ile Hâlıkları olan Allah'a (C.C.) karşı yaptıkları hamdler, şükürler, mânevi hayat hediyeleri. (Bak: Tahiyye)

ETTAR
Kasnakçı.

ET-TEVVAB
Tevbeleri kabul edici olan Allah. Kendine tevbe ve rücu' eden kulları çok. Tevbeyi kabulde çok beliğdir. Tevbe edeni hiç günah yapmamış gibi afv u rahmeti ile bahtiyar eder.

ETTUN
(C.: Etâtin) Hamam külhanı.

ETUM
Su kaplumbağası.

ETÜD
Fr. İnceleme, tetkik etmek. * Musikide didaktik maksatla bestelenmiş eser.

ETVAK
(Tavk. C.) Kadın gerdanlıkları. * Hindistan cevizinin sütü.

ETVAR
(Tavır. C.) Tavırlar, haller, davranışlar.

ETVAR-I NÂ-LÂYIKA
Uygunsuz ve münasebetsiz hareketler.

ETVAS
(Tâus. C.) Tavus kuşları.

ETYAB
(Bak: Atyeb)

EV
Şek, tahayyür, ibham, istisnâ, şart, teb'iz için kullanılan harf-i atıf. "yahut, veya, meğer ki, bel, belki ister" gibi kelimelerle türkçeye terceme edilebilir.

EVABİD
(Abide. C.) Abideler. (Bak: Abide)

EV'AC
Geniş, vâsi.

EVAGİ
(Agıye. C.) Bahçe, tarla ve bostanları sulamak için açılan arklar, su akıtılacak yerler.

EVAHİR
Ahirler, ayın son günleri, sonlar.

EVAHİR-İ RAMAZAN
Ramazan ayının sonları, son günleri.

EVAİL
Başlangıçlar, önler, evveller, eskiler.

EVALİ
Çok iyi ve münâsib olanlar. Evlâlar.

E'VAM
(Bak: A'vam)

EVAM
f. Ödünç, borç. * Renk, levn.

EVAMİR
Emirler, emredilenler, vazifeler. (Bak: Emr)


Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.