ForumSinsi - 2006 Yılından Beri

ForumSinsi - 2006 Yılından Beri (http://forumsinsi.com/index.php)
-   Türkiye (http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=414)
-   -   Turizm İle İlgili Herşey (http://forumsinsi.com/showthread.php?t=495665)

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:48 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Turizm

TURİZM İŞKOLU


Turizm, Türkiye’de son on yılda büyük bir sıçrama göstermiş ve ekonominin en fazla döviz girdisi sağlayan sektörü olmuştur. Sektör, 1999 yılında yaşanan büyük kriz ve deprem felaketlerinden olumsuz etkilenmişsede 2000 yılında yeni bir toparlanmaya girmiş ve ülkemize 10,400,000 turist getirerek 7,5 milyar dolar döviz girdisi sağlamıştır.

Dünyamızın içinde bulunduğu koşullarda 2001 yılından başlayarak turizm sektörünün Türkiye’ye uluslararası rekabette göreceli üstünlük sağlayan en önemli sektör olduğu görülmektedir. Turizm sektörü her yıl artan döviz girdileri ile ülkemiz ekonomisinin lokomotifi olmaya namzet birinci sektördür. Ayrıca İstanbul Sanayi Odası’nın yaptığı bir araştırmaya göre, turizm sektörü, Türkiye ekonomisinin 38 farklı sektörünü aynı anda etkilemektedir. Bu da ülke ekonomisi açısından sektörün önemini bir kez daha kanıtlamaktadır.

Diğer yandan “Türkiye’nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”nın başarıya ulaşmasına ve ülkemizin şu anda içinde bulunduğu ağır finansal ve ekonomik krizden kurtulmasına yardımcı olacak sektörlerin başında da yine Turizm sektörü görülmektedir.

Bu denli önem atfedilen sektörümüzün beklentilerine cevap vermesi için yaşadığı güncel sorunları acilen aşması gerekmektedir. Bu sorunları bazı başlıklar altında irdelemeye ve çözüm önerilerimizi sunmaya çalışacağız.

1. Tanıtıma Önem Verilmelidir.

Yirmibirinci yüzyılda turizm tüm çağdaş ülkeler açısından ‘bacasız sanayi’ olarak kabul edilmekte ve sektör artık “Seyahat Endüstrisi” olarak tanımlanmaktadır. Bu gelişmenin doğal sonucu olarak da pazardan daha büyük paylar almak isteyen ülkeler arasında rekabet giderek artmıştır. Bu rekabet ortamında ülkelere en büyük avantajı ise tanıtım sağlamaktadır.

Ülkemiz maalesef geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin tanıtımı için gerekli bütçeyi ayıramamış, ayrıca sektördeki ilgili kuruluşların organizasyonu sağlanamamıştır.

Türkiye’nin turizmde hak ettiği yere gelebilmesi için tanıtıma gerekli önemin verilmesi amacıyla;

• Tanıtımın ulusal bir yaklaşımla ele alınması ve tanıtım politikalarının hükümet değişikliklerinden etkilenmesinin önlenmesi gerekmektedir.

• Sektörde çeşitli kesimleri temsil eden dernek, birlik ve kuruluşların tanıtım için yaptıkları çalışmaların daha büyük fayda sağlamak için tek bir merkezden koordine edilmesi amacıyla tüm bu kuruluşların de temsil edilebileceği Ulusal Tanıtma Konseyi en kısa zamanda oluşturulmalıdır.

• 2001 yılı için ayrılan tanıtım bütçesi revize edilmediğinden, 2001 yılında yapılacak tanıtım sadece bu yıl için değil 2002 içinde yetersiz kalacak ve olumsuz etki gösterecektir. Bu nedenle Türkiye ve Türk halkı imajı çalışmaları için en az 250 milyon ABD Doları, turizm yöreleri ve sektörel tanıtım için ise ayrıca 250 milyon ABD doları olmak üzere, toplam 500 milyon dolarlık bir kaynak tanıtım için ayrılmalı, sektörle eşgüdümlü ve tutarlı bir programla harcanmalıdır.

2. Turizm Gelirleri İhracat Sayılmalıdır.

Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda turizm gelirlerinin ihracat geliri sayılması kabul edilmiştir. Ancak bugüne kadar bu konuda herhangi bir kanun ve mevzuat çalışması maalesef yapılmamıştır. Bu konunun hayata geçirilmesi, turizm yatırımcı ve işletmecilerine sağlayacağı yararın ötesinde bir katkıyı Türkiye ekonomisine yapacak ve kayıtdışı çalışan işletmeler bu tür imkanlardan yararlanmak amacıyla yasal çerçeveler içinde çalışmaya özendirileceklerdir.

• Türkiye’nin düze çıkması için büyük önem verilen turizm gelirlerini artırmak, yatırımcı ve işletmecileri teşvik etmek için derhal bu konudaki çalışmalar başlatılmalı ve turizm yatırımcıları, ihracata uygulanan çeşitli teşviklerden yararlandırılmalıdır.

3. Turizm İşletmeleri KOBİ Yatırım Teşvik ve Kredi Kapsamına Alınmalıdır.

Turizm İşletmelerinin KOBİ Yatırım Teşvik ve Kredi kapsamına alınması 1999 yılı Hükümet icra programına alınmış olmasına rağmen bugün halen bu konu işlerlik kazanmamıştır. Ayrıca bu tür teşvik kredisi kullandırılmasında kayıtlı, büyük ve kurumsallaşmış şirketleri dışlayıcı kıstaslar konulması (örneğin ciro üst sınırı gibi) bu işletmelerin yenileme ve modernizasyon yatırımlarını gerçekleştirmelerini zorlaştırmaktadır.

• Turizm işletmelerinin herhangi bir kısıtlama ve koşul konulmadan KOBi Yatırım Teşvik ve Kredi kapsamına alınması, benzer bir sistem ve yapının turizm işletmeleri için de bir an önce kurulması gerekmektedir.

• Ekonomik tedbirler içerisinde KOBİ’ler için Türkiye Halk Bankası’na yeni kaynak aktarılması söz konusu edilmektedir. Benzer bir uygulama Turizm sektörüne kredi verecek Türkiye Kalkınma Bankası için de yapılmalı ve kaynak aktarılmalıdır.

• Turizm geliri ihracat geliri sayıldığına göre, sektördeki firmaların Eximbank kredilerinden yararlanması sağlanmalıdır.

4. Turizm Yatırımlarının Finansman Sorunlarına Uygun Çözümler Bulunmalıdır.

Turizm yatırımları yoğun sermaye gerektiren, geri dönüşü uzun olan yatırımlardır. Bu nedenle uzun vadeli kredi ihtiyacı vardır. Turizm yatırımcısı yurt dışından uygun kredi temin edecek güce sahiptir. Karşılaşılan en önemli sorun, bu kredinin geri ödenme teminatının sağlanmasıdır. Yurt dışı finansörlere gayrimenkul ipoteği verilmemekte, teminat mektubu zor alınabilmektedir.

• Devletin ve bankaların kolay ve düşük maliyetli teminat mektubu temin etmesi sağlanmalıdır.

• Yatırımların önünün açılmasını teminen; bankaların kredi portföyünde bulunan teşvik belgeli yatırım projelerinin bankalarca genel kabul görmüş proje değerlendirme kriterleri çerçevesinde yapılacak değerlendirme ve bulunacak borç ödeme güçlerinin tespiti ölçüsünde azami 5-8 yıla kadar uzatmalı, söz konusu projelere en az 6 ay -2 yıl ödemesiz dönem tanınmalı, anılan şirketlere 31.12.2000 tarihi itibariyle kayıtlı öz kaynaklarının %25’i kadar işletme kredisi verilmeli, bu tür projelerin mevcut karşılık kararnamesi kapsamı dışında tutulması tedbirleri acilen geliştirilmelidir.

5. Turizmde KDV Oranları İndirilmelidir.

İspanya, Fransa, İtalya, Portekiz ve Yunanistan gibi turizmde bize rakip olan ülkelerde KDV oranları sektöre özgü olarak genel oranın yaklaşık yarı yarıya altına düşürülmüştür. Bu ülkeler ile Türkiye arasında KDV oranlarında %7 ile %12 arasında fark vardır. Türkiye’de ise KDV oranının düşürülmesi bir yana geçtiğimiz dönemde 3 puan artırılarak %15’den %18’e çıkarılmıştır. Türkiye’nin %18’lik KDV ile turizm piyasasında rekabet avantajı yakalama şansı yoktur. Üstelik Türkiye, Avrupa’nın en çok turist veren ülkelerine rakiplerinden daha uzaktır. Bu iki unsur biraraya geldiğinde Türkiye’nin hakettiği kadar turisti ülkeye getirmesi zorlaşmaktadır.

• KDV turizm sektöründe mutlaka düşürülmelidir.

• Turizmde KDV fiyatın kendisidir. Turizm sektöründe oluşan KDV’nin ihracatta olduğu gibi hizmet üreten tesislere iade edilmesi hususunda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

6. Turizm Yatırımları İçin Arazi Tahsisine Devam Edilmelidir.

Ülkemizin önümüzdeki yıllarda turizmden beklediği yüksek geliri sağlayabilmesi için nitelikli tesislere çok fazla ihtiyaç vardır. Kamu arazilerinin tahsisi uygulaması nitelikli tesis yapımlarını teşvik etmekteydi. Ancak şu anda bu tahsisler tamamen durmuştur.

• Adil ve şeffaf bir ihale düzeniyle sektörün bu yöndeki tıkanıklığı giderilmelidir.

• Kamu kamplarının, çalışan kamu görevlileri yönünden sosyal faydası olmakla beraber, devamlı olarak devlet tarafından sübvanse edilmeleri kamu iktisadi işletmeleri gibi, ekonomiye önemli yük getirmektedir. Ülkemizde yazın deniz turizmi yapılacak yerlerin son derece azalmış olması nedeniyle de bu yerlerin Turizm Yatırım ve İşletmelerine tahsis edilmesi, kiralanması veya satılması halinde ülkemizin turizm yatak kapasitesine önemli ilaveler olacağı gibi ürün çeşitlenmesi de artacaktır. Bu nedenler ile kamu kampları turizme, özelleştirme ve kamu arazilerinin satışı kapsamında biran önce açılmalıdır.

7. Turizm Sektörüne Yabancı Yatırımcıları Çekecek Önlemler Alınmalıdır.

21. Yüzyılın parlayan sektörleri arasında çok önemli bir yer tutan turizm sektörü, ülkemize yabancı yatırımcıları çekmenin en önemli yollarından biri olacaktır. Bu yatırımlar bir yandan ülkemizin ihtiyaç duyduğu yabancı sermaye girişini sağlarken, uluslararası işletmecilerin de daha yoğun olarak ülkemize gelmesi rekabeti artıracak, bu rekabete dayanabilmek için yerli işletmelerimizin de daha çağdaş ve daha kaliteli hizmet vermesini teşvik edecektir.

• Yabancı turizm yatırımcısını ülkemize çekecek her türlü kolaylık sağlanmalıdır. Mevcut tesislerin yabancı yatırım ve işletmecilerine en avantajlı şekilde satışını, kiralanmasını sağlayacak ve ortaklıklar yapılmasını kolaylaştıracak her türlü vergi ve yatırım teşvik avantajları getirilmelidir.

• Enflasyon muhasebesi uygulamasına geçirilerek, geriye dönüşlü kararlar alınmayacağı ve mevzuat düzenlemeleri yapılmayacağı garantisi verilerek, yabancı sermayenin girişi kolaylaştırılmalıdır.

8. Turizm İşletmelerinde Maliyetlerin Düşürülmesine Yardımcı Olunmalıdır.

Her yeni vergi alma girişimi reel ekonomiye yönelik olmaktadır. Halen gündemde olan yerel yönetimler yasası mahalli idarelere gelir sağlamak için zaten ağır yükler taşıyan turizm müesseselerine özellikle daha ağır mali külfetler getirmektedir.

• Turizm İşletmelerine elektrik, su, atıksu, telefon vs. hizmetleri için sanayi işletmeleri tarifesi uygulanmasına son verilmelidir.

9. Yurtdışından Turist Taşımada ve Ülkeye Girişte Yaşanan Sorunlar Çözümlenmelidir.

Türkiye’ye turist getiren tur operatörü şirketler uçak organizasyonlarında zorluk yaşamakta, ülkeye girişte ödenen havaalanı vergileri, ayakbastı paraları fiyat avantajlarını olumsuz etkilemektedir. THY bu şirketlere gerekli kolaylığı ve anlayışlı göstermemekte, yurtdışı uçak şirketleri ile çalışmak zorunda kalınmakta bu da ülkenin döviz kaybetmesine neden olmaktadır.

Ayrıca turistik girişlerde yürütülen formaliteleri azaltacak ve servisin kalitesini yükseltecek eğitim ve uygulama önlemleri alınmalıdır.

Turizm bölgelerinin ihtiyacına göre havaalanı, yol, su şebekesi, telefon santrali gibi hizmetleri sağlayacak ya da geliştirecek yatırımların eş zamanlı olarak yürütülmesi ve hızla tamamlanması gereklidir.

• THY’nın tur operatörü şirketler ile işbirliği yapması sağlanmalı, vergiler indirilerek rakip ülkelere karşı fiyat avantajı sağlanmalıdır.

• Yurt dışında faaliyet gösteren Türk sermayeli tur operatörü şirketleri desteklenmelidir

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:48 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Turizm İşletmelerinde Kariyer

1. GİRİŞ

TUR 401 Ağırlama İşletmelerinde Kariyer Seçenekleri dersi için hazırlanan bir kariyeri tanımaya yönelik proje çalışmasında otel işletmeciliği ele alınmıştır. Konu ile ilgili olarak Alanya Lady Blue Apart Oteli’nin sahibi ve aynı zamanda genel müdürlüğünü yapan Hatice Göret incelenmiştir.

1.1. Amaç

Toplumlarda meydana gelen sosyal, teknik ve demografik değişiklikler turizm sektörünün 21. yüzyılda dahada büyüyeceğine işaret ediyor. Günümüzde turizm sektöründe çalışacak kalifiye ve profesyonel eğitim görmüş yönetici talebi sürekli arttığından yapılan projede sektörde çalışmak isteyen kişilerde aranan özellikler ve eğitim gereklerinin incelenmesi, sektörde çalışan bir yönetici tarafından işin avantaj ve dezavantajlarının belirlenip otelcilik alanında kariyer yapmak isteyen kişilerin bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.

2. OTEL İŞLETMESİ

Turistik hareketlerin herhangi bir yönü ile ilgilenenler uzun zamandan beri otel işletmesinin sahip olacağı asgari derecedeki teknik ve estetik özellikleri üzerinde tartışmalarda bulunarak kavramı açıklamaya çalışmışlar, fakat bir anlaşmaya varamamışlardır. Çünkü, gelenekleri, milliyetleri, dilleri, dinleri, mali güçleri seyahat amaçları, hayat standartları, zevkleri birbirinden çok farklı bulunan turistlerin ihtiyaçlarını karşılamak zorunda bulunan bir işltemenin tanımını yapmak, elemanlarını belirtmek güçtür. Otel, yolcuların seyahat boyunca ücret karşılığı konaklayabildikleri ve mutat olarak beslenme ihtiyaçlarını karşılayabildikleri bir teşekküldür.
Konaklama endüstrisinin en önemli faktörü insandır. İnsanların birbirleriyle olan olumlu etkileşimi hizmetlerin kalitesini yükseltmekte, tesisler memnun ve tatmin olmuş müşteri sayısını arttırmaktadır. Bir konaklama işletmesinin çatısı altında çok değişik işlerin bulunmasının yanısıra, birbirleri ile entegre hizmetlerde mevcuttur. Otel endüstrisi personeline müşterinin iyi hizmetler karşısında tatmin olması halinde yaptığı işten büyük zevk almasını sağlayacak, işteki motivasyon düzeyini yüksek tutar. Bu haleti ruhu ile personel işi ve çalıştığı firma ile kendini geliştirebilr ve arttırdığı iş verimliliği ile meslek merdivenlerinde hızla ilerler.

2.1. Otel

a) Yönetimiyle olduğu kadar donatımıyla da müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olmalıdır.
b) Yalnız konaklama ihtiyacını değil, aynı zamanda beslenme ihtiyacını da karşılayabilmelidir.
c) Misafirleri ile kısa vadeli bir anlaşma yapan işletme olmalıdır.
d) Otelcilik endüstrisinin maddi ve estetik standartlarına uyma eğilimini göstermeli ve buna kendini zorunlu saymalıdır.
e) Hiçbir faktör onun misafir kabul etme özelliğini değiştirmemelidir.
f) Onun yolculara tahsis edilen odalarında sağlık koşullarına uygun yerleştirilmiş banyo, lavabo ve tuvalet gibi donatım araçları bulunmalıdır.
g) Tesisatı ve donanımı ile konfor ve yardım isteklerine cevap verebilmelidir.
h) Yeterli sayıda teknik ve hizmet personeline sahip olmalıdır.

3. KARİYER

Günümüzde kariyer, kişinin yaşamı boyunca üstlendiği işlerin, sorumlulukların ve bunlarla ilişkili tutum ve davranışların kişi tarafından algılanan sırası veya kişinin çalışma yaşamı boyunca üstelendiği , gerçekleştirdiği ve gerçekleştirmek istediği iş rollerinin tamamı olarak tanımlanabilir.


4. GENEL OTEL YÖNETİCİLİĞİ

Yönetim, insanların işbirliğini sağlama ve onları bir amaca doğru yürütme iş ve çabalarının toplamıdır. Yönetim fonksiyonu otelcilik sektörüne uyarladığında genel müdürden karlılığı en üst düzeye çıkarması, astların performansını denetlemesi, finansal bilgi sahibi olması, saygınlığını ve otoritesini koruması, politika üretebilmesi ve toplumsal olayların içinde olması beklenir.



5. OTEL GENEL MÜDÜRÜ

5.1. Önşartlar

 Eğitim: Yüksek okul derecesi, otel-restoran yöneticiliği veya yöneticilik çalışma yerinde kullanılan dilleri iyi derecede kullanma. İşletmeyi ziyaret eden konukların anadillerini iyi derecede konuşulabilme ve anlayabilme.
 Deneyim: Otelle ilgili deneyim, en az üç yıllık Genel Yönetici Asistanlığı, bütçe ve finans deneyimi.
 Fiziksel: Hızlı kavrama, yazma, ayakta durma, oturma, yürüme hareketilerini sık tekrar etme, duyma, görme ve güzel konuşma.

5.2. Kişisel Özellikleri

a) Hoş bir görünüş, ani sezgi, bir soruna hızla nüfuz etme yeteneği
b) Herhangi bir duruma hızla uyabilme yeteneği
c) Fiziksel ve psikolojik denge
d) Otorite
e) Acil sorunlara çözüm getirebilecek nitelikler
f) Zevk estetik ve konuşma yeteneğinin yüksek olması
g) Genel kültüre, otel işletmelerine ait mal ve malzeme hakkında yeterli bilgiye sahip olmak
h) Donatım, hizmet organizasyonu ve otel yönetimi konusunda yeterli bir tecrübe
i) Personel tarafından yapılan işleri geliştirme, değerlendirme düşünce ve bilgisine sahip olmak
j) En az iki yabancı dili çok iyi derecede bilmek

5.3. Görevleri

a) Bütçedeki satışları ve maksimum karlılığı sağlar.
b) Finansal durumu aktif olarak yönetir, gözden geçirir ve performansı denetler. Yönetimleri yönetici grubun tüm elemanlarına öğretir.
c) Astların performansını geliştirir ve elemanların kayıtlarını muhafaza eder.
d) Satış etkinliği, rapor işlemleri ve periyodik durum değerlendirmeleriyle rezervasyon etkinliğini yakından takip eder, görüntüler.
e) İşletme dahilindeki personel ve yöneticilerle sürekli iletişim içindedir.
f) Eğitim gelişim programlarını koordine eder.
g) İşletme dahilinde “önce konuk” ilkesini yaratır ve korur.
h) Pazar durumu ve gelir fırsatlarına uygun olarak yeni programlar yaratır.
i) Finansal amaçları destekleyecek amaca yönelik iş planları geliştirir.
j) İş planı işlemlerine uyumlu satış promosyon programları geliştirir ve destekler.
k) Efektif nakit ve girdi kontrollerinin işletme dahilinde doğru yerlerde bulunmasından sorumludur.
l) Konuğun yorumlarını öğrenmek amacıyla yöntemler belirler ve yorumları değerlendirir.
m) Hatalara hızla tepki verir ve düzeltmek için harekete geçer.
n) Tüm otel personelinin uygun yönetici ve personelle düzenli olarak denetlenmesinden sorumludur.
o) İşletme dahilinde saygınlığını, otoritesini ve görünürlüğünü korur.
p) Uygun derecede toplumsal olayların içindedir.
q) Yerel rekabet ve endüstri eğilimleri hakkında bilgi edinir.
r) İşletmenin satış potansiyelini maksimize eder.

6. ÇALIŞMA KOŞULLARI

Turizm sektöründe, özellikle otellerde yönetici konumundaki personelin bile belli bir çalışma saati yoktur. Uzun çalışma saatleri ve stresli bir ortamda çalışıldığından turizm sektöründe çalışan personel çok sık iş değiştirir. Rekabet ortamının oldukça yüksek olduğu bu sektörde bireylerin yönetici konumunda kendilerini ispat edebilmeleri iyi bir eğitim almaları ve kazandıkları tecrübelerle gerçekleşebilir.

7. HATİCE GÖRET

7.1. Özgeçmiş

Hatice Göret 1959 tarihinde Antalya’da doğdu. İlkokulu Atatürk İlköğretim Okulu’nda, ortaokul ve liseyi İsmet İnönü Kız Meslek Lisesi’nde bitirdi. Lise dönemi boyunca yazları Talya Oteli, Club Salima ve Kemer Fransız Tatil Köyü’nde çalıştı. Almanya’da 6 aylık otelcilik üzerine sertifika programına katıldı. 1977’de o dönemin ilk turizm şirketlerinden Camel Tur’da rezervasyon bölümünde çalıştı. 1978 senesinde evlendi ve Antalya’dan Alanya’ya yerleşti. Almanca ve İngilizce kurslarına devam etti ve bir süre el sanatlarıyla ilgilendi. 1983-1988 yılları arasında Panaroma Oteli’nde yiyecek-içecek departmanında çalıştı. 1989 yılında yiyecek-içecek alanında kendini daha da geliştirmek için çeşitli sertifika programlarına katıldı. 1995’de kendi oteli olan Lady Blue Apart Otel’i açarak yönetimini ele aldı. Halende otelin genel müdürlüğünü yapmaktadır.

7.2. Sosyal yaşantı

Kariyer hayatının başlangıcında meslek aşırı yorucu ve stresli olduğundan sosyal yaşantısının büyük ölçüde olumsuz etkilendiğini belirtti. Fakat tecrübe kazandıkça işlerin belli bir düzene girdiğinden ve insanın kendine daha çok zaman ayırabildiğinden söz etti.
Kış aylarında kendine daha çok zaman ayırabiliyor. Yurtdışı seyahatlerine katılıyor ve sezon için gerekli tadilatların yapılmasını sağlalıyor. Boş vakitlerinde çeşitli dekorasyon dergileri ve resimle uğraşıyor.


7.3. Mesleğin Avantajları

a) Farklı kültür, dil, din, ırklarda insanlar tanımak. Böylece kültür alışverişinde bulunmak.
b) Ülkenin tanıtımı için yararlıdır.
c) Kariyer olarak düşünüldüğünde sektörün farklı departmanlarında çalışabilme şansı.
d) Dünya barışına olumlu etkisi var. Farklı ülkelerin insanları birbirlerini görüp tanıdıkları zaman düşmanlıkların yerini dostluklar alacaktır.
e) Turizmde kendi işiyle uğraşanların gelirleri daha iyidir.
f) Değişikliklerden hoşlananlar ve insanları sevenler için uygun bir meslektir.

7.4. Mesleğin Dezavantajları

a) Özel hayata daha az zaman ayrılıyor.
b) Çok fazla rakip işletme var.
c) Her türlü olaydan çok çabuk etkilenen bir sektör.
d) Turizmle uğraşanların özellikle de alt kademelerde çalışanların düşük maaş alması.




7.5. Çalışma Ortamı

İş yoğunluğuna göre değişiklik gösteren çalışma saatleri check-outlarda sabah ve check-in günlerinde öğleden sonraları daha çok yoğunlaşmaktadır. Sabit bir işe başlama saati olmayıp genelde 7:30-8:00 arası çalışmaya başlamaktadır. Çalışma ortamında ise kendine ait bir ofisi vardır fakat daha çok personel ve iş denetimi için gerekli departmanlarda bulunmaktadır

7.6. Gelir

Kariyer hayatının ilk yıllarında tatmin edici bir kazancı olmadığını fakat deneyim kazandıkça ve statü arttıkça tatmin edici düzeye geldiğini söyledi. Turizm son derece hassas ve duyarlı bir sektör olduğundan herhangi bir hastalık veya savaş durumundan derhal etkilenir. Hem manevi olarak hem de maddi olarak iç turizm, her zaman dış turizmin en büyük destekçisi ve tamamlayıcısıdır. Örneğin Körfez Savaşı’nın olduğu yılda yapılan turizm anlaşmaları özelliklede garantili olanlar iptal oldu ve kontenjanlara döndü ve bu dönemde müşteriler gene yerli turistlerdi. Körfez Savaşı’ndan önce 60 DM’a satılan odalar savaştan sonra daha düşük fiyatla satılmıştır.

7.7. Tavsiyeler

Konaklama işletmelerindeki tüm işler doğrudan insanla ilgilidir. Bu sektörde çalışacak her elemanın insan sevgisi ile dolu olup insanlarla iyi iletişim kurabilecek kişilik yapısında olması şarttır. Kendi işiyle uğraşanların sorumlulukları daha fazladır. Personel denetiminden mal alım-satımına kadar herşeyle kendi ilgilenmektedir. Fakat kendi işinde çalışanların diğer sektör çalışanlarına göre daha fazla kazandığıda bir gerçektir. Tavsiyeler kısmında son olarak turizm sektöründe çalışmayı planlayan kişilerin çabuk ve doğru kararlar verip, sorumluluk sahibi olmalarının şart olduğu belirtilmiştir.





7.8. Geleceği var mı?

Hatice Göret ile yapılan röportajın son kısmında sorulan “Sektörü nasıl görüyorsunuz? Bu işin geleceği var mı?” sorusuna, “Deniz, güneş ve kum olduğu sürece turizm de varolacaktır.” cevabı verilmiştir.

8. SONUÇ

TUR 401 Ağırlama İşletmelerinde Kariyer Seçenekleri dersi için hazırlanan bir kariyeri tanımaya yönelik proje çalışmasında konu olarak Otel Genel Müdürlüğü seçilmiştir. Seçilen kariyer ile ilgili teorik bilgi toplandıktan sonra işin uygulama kısma olan turizm sektöründe çalışan bir yöneticiyle röportaj yapılmıştır. Daha sonra buradan toplanan bilgiler teori kısmıyla karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak turizm sektöründe çalışan yöneticilerin şikayet ettikleri sosyal ve çalışma hayatı arasındaki dengesizlik Hatice Göret’te minimum düzeyde görülmektedir. Diğer taraftan, teori kısmında çizilen genel müdür portresine tamamen uygun özellikler taşımaktadır. İnsan ilişkileri kuvvetli olduğundan ve kendini sürekli yenileyebildiğinden başarılı bir yöneticidir. Bu yüzden turizm sektöründe çalışmayı planlayan potansiyel yöneticiler için iyi bir örnektir.


Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:48 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Turizmde İnsan Kaynaklarının Önemi

Turizmde İnsan Kaynaklarının Önemi

Günümüzde ve gelecekte insan kaynaklarını geliştiren ve motive eden turistik işletmelerin, amaçlarına daha kolay ulaşabileceği, bunu başaramayan kuruluşların ise zamanla faaliyet alanlarını kaybetmek zorunda kalacakları bildiriliyor.

Uzmanlar, Otel işletmelerinin 'hizmet' kategorisinde yer almasının, bu kuruluşlarda insan unsurunun önemini daha da arttırdığını vurguluyor. Uzmanlar bunun sebebini ise şöyle açıklıyor:

"Çünkü, insanlar otele geldiklerinde personel tarafından karşılanmakta, kayıt işlemleri resepsiyon görevlileri tarafından yapılmakta, odaları kat hizmetlileri tarafından temizlenmekte, yemekleri aşçılar tarafından hazırlanmakta, servisleri servis personeli tarafından yapılmakta ve otelden ayrılana kadar tüm ihtiyaçları personel tarafından karşılanmaktadır. Bu sebeple otel işletmelerinin başarısı, iyi bir ekonomik ve fiziki yapıya sahip bulunmasının yanında, etkili bir insan gücüne sahip olmasına da bağlıdır."

İNSAN UNSURU

Uzmanlar, turizm endüstrisinde gelişmiş ülkeleri ilginç ve çekici yapan unsurun sadece maddi kaynakları, yatırımları, tarih ve tabiat zenginlikleri değil, onları değerlendiren insan ve organizasyon gücü olduğunu hatırlatıyor. Bir ülkede turizm sektörünün geliştirilmesi açısından, özellikle arz tarafındaki insan unsurunun büyük önem taşıdığını ifade eden uzmanlar, "Örneğin, otel işletmelerinde en üst düzeydeki yöneticiden, en alt kademedeki işgörenlere kadar gerekli niteliklere sahip olmayan kişiler söz konusu ise, otel yatırımı istenildiği kadar çağdaş ve kaliteli olsun, işletmenin gelişmesi ve verimli çalışması mümkün değildir. Bu durum yalnız otel işletmeleri için değil, turizm sektörü içerisinde doğrudan veya dolaylı olarak yer alan bütün işletmeler için geçerlidir" görüşünü savunuyor.

Uzmanlar, bugün kendini ispatlamış bir çok otel işletmesinin (Hilton, Sheraton gibi) başarılarının ardında "insana yapılan yatırım"ın yattığını kaydederek, hızlı değişime en çabuk şekilde ayak uydurmanın, otel sektöründe ancak insanlar tarafından mümkün olduğunu bildiriyor

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:48 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Ege Bölgesinin Turizmi Ege Bölgesinin Turizmi


Ege Bölgesinde Turizm
Anadolu en güzel manzaralarını Ege kıyılarında sunar, dersek abartmış olmayız. Heredot'un deyimiyle "Dünyanın en güzel gökyüzüne ve en iyi iklimine sahip" Ege kıyıları boyunca körfezler ve yarımadalar, koylar ve plajlar peş peşe sıralanır. Asırlar boyu sayısız mitolojik olaylarla iç içe yaşamış bu bölgede, adım başına tiyatroları, tapınakları, agoraları ile ünlü antik kentlere rastlarsınız. Homer'in ölümsüzleştirdiği Truva, büyük bir devletin başkentliğini yapmış olan ve zamanının kültür ve sanat merkezi Bergama, tanrıların kutsadığı bu topraklar üzerinde yer alır. Ege Bölgesinde yer alan iller Afyon, Aydın, Denizli, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla ve Uşak'tır.

Güzel denizi ve şifalı sularıyla Akçay ile çam ve denizin kaynaştığı nefis bir manzara içindeki Ayvalık, "Zeytinlikler Rivierası" adı da verilen Edremit Körfezi'nde yeralır. Körfez sahillerinden güneye indiğinizde, Dikili ve Çandarlı gibi sayısız güzel tatil yerlerinden geçerek bir zamanlar kahraman Türk denizcileri ile ün salmış Foça'ya varırsınız. Lidya kralı zengin Kresus'un başkenti Sart'ı görmek isterseniz sahilden iç kesime yönelmeniz gerekir. Kendi adını taşıyan körfezin içine yerleşmiş olan İzmir, modern ve hayat dolu bir kenttir. İzmir aynı zamanda işlek bir ticaret merkezidir. Cıvıl cıvıl olan alışveriş merkezinde dolaşmak size keyif verecektir. İzmir'in batısında nefis renkli denizi, plajları ve termal merkezleriyle Çeşme yarımadası uzanır.

Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, Roma devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm İon kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun düşünsel etkinliklerle de adını duyuruyordu. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan Artemis Tapınağı, heykeller, tapınaklar, tiyatrolar, çarşılar, kütüphaneler, bu antik kentin ününü simgeleyen mimari eserlerdir. Daha güneyde, Milet'li büyük mimar Hippodamos tarafından yaratılan geometrik planı ile Priene antik şehrine rastlayacaksınız. Milet, çağının büyük bir ticari ve düşünce merkezi idi ve burada bilim, önemli ilerlemeler kaydetti. Didim, antik kent olmamakla birlikte Apollo'ya adanmış görkemli tapınağı ile ünlenmiştir.

İzmir-Antalya yolu üzerindeki Aphrodisias (Geyre) önemli bir kültür ve sanat merkezi idi ve heykelcilik okulu ile ün yapmıştı. Aynı yol üzerindeki dünyaca tanınmış Pamukkale'ye uğramadan geçeceğinizi düşünemiyoruz. Oluk oluk akan kalsiyum yüklü sıcak sular, zamanla bu doğaüstü manzarayı oluşturmuştur. Dünyada bir eşine daha rastlanmayan bu oluşumu izlerken havuzlarındaki şifalı sularında banyo yapmanız da mümkündür. Antik Hierapolis'in kalıntıları bu kalsiyum teras yığınının arkasında yer alır.

Ege Bölgesi'nin güneyinde çok sevilen tatil yerlerinden ilk akla gelenler Bodrum, Marmaris, Datça, Köyceğiz ve Fethiye'dir. Bodrum (eski Halikarnas), Heredot'un anavatanıdır; buradaki kral Mausolos'un mezar anıtı dünyanın yedi harikasından biri sayılmaktadır. Modern bir marinaya sahip olan Marmaris etrafını çevreleyen yeşil dağ ve tepeleriyle, pırıl pırıl deniziyle çok cazip bir tatil yeridir. Marmaris, yakınlarında çiçeklerle bezeli Datça, biraz daha ileride doğal kırlarıyla Köyceğiz Likya Mezarları ve Ölü Denizi ile Fethiye sonsuz mavi bir denizin ve uçsuz bucaksız kum cennetinin üzerinde sıralanırlar.

İzmir
Eski İzmir kenti (Smyrna) körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir adacık üzerinde kurulmuştu. Son yüzyıllar boyunca Meles Irmağı Sipylos (Yamanlar) Dağı'ndan gelen sellerin getirdikleri mil ile bugünkü Bornova ovası oluştu ve yarım adacık bir tepe haline dönüştü.

Şimdi Tepekule adını taşıyan bu höyüğün üzerinde Tekel Müdürlüğü'nün İzmir Şarap ve Bira Fabrikasına ait numune bağı bulunmaktadır.

Yapılan en son kazılarda İzmir’deki yerleşim alanlarının M.Ö. 7000 yıllarına dek uzandığı ortaya çıkarılmıştır.

Bayraklı’daki Smyrna kentinin tarihi her ne kadar M.Ö. 3000 yılından çok daha gerilere uzandığı tahmin edilmekte birlikte, yapılan en son kazılarda henüz M.Ö. 3000 yıllarına kadar gidilebilmiştir. Kazılarda elde edilen bilgiler ışığında ilk İzmir yerleşikleri evlerini höyüğün en üst düzeyinde denizden 3 ile 5 metre yukarıdaki kayalar üzerine oturtmuşlardır. Bu ilk yerleşme Eski Tunç Çağı dönemine aittir.

Demir Çağı boyunca İzmir evleri, büyüklü küçüklü tek odalı yapılardan oluşmakta idi. Gün yüzüne çıkarılan en eski ev M.Ö. 925 ile M.Ö. 900'e tarihlenmektedir. İyi korunmuş halde ortaya çıkarılan bu tek odalı evin (2,45 x 4 m.) duvarları kerpiçten, damı ise sazdan yapılmıştı.

Eski İzmir'liler kentlerini M.Ö. 850'lerde kerpiçten yapılmış kalın bir surla korumaya başladılar. Bu tarihten itibaren Eski İzmir'in bir kent devlet kimliği kazanmış olduğu söylenebilir. Kenti 'Basileus' adı verilen bir beyin idare ettiği olasıdır. Göçleri gerçekleştirenler ve kent ileri gelenleri soylu tabakayı oluşturuyordu. Kent duvarları içinde yaşayan nüfus olasılıkla bin kişi civarındaydı. Kent devlete ait halkın büyük bir bölümü civar köylerde yaşıyordu. Bu köylerde, bu çağdaki Eski İzmir'in tarlaları, zeytin ağaçları, bağları, çömlekçi ve taşçı işlikleri yer alıyordu. Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.

Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi. Bu tapınağın günümüze değin korunan en eski kalıntısı M.Ö. 725-700 yılları arasına tarihlenmektedir.

Eski İzmir'in parlak dönemi M.Ö. 650-545 yılları arasına denk düşer. Yaklaşık yüz yıl süren bu süre, bütün İon uygarlığının en güçlü dönemini oluşturur. Bu dönemde İzmir'in tarımla yetinmeyip Akdeniz ticaretine de ortak olduğunu görmekteyiz.

Parlak dönemin İzmir'deki önemli belirtilerinden biri M.Ö. 650'den beri yazının yaygınlaşmaya başlamasıdır. Tanrıça Athena'ya sunulan armağanların birçoğunda sunu yazıtları bulunmaktadır. Kazılarda ortaya çıkarılan Athena Tapınağı (M.Ö. 640-580), Doğu Helen dünyasının en eski mimarlık eseridir. En eski ve en güzel sütun başlıkları şu ana kadar İzmir'de bulunmuştur.

Eski İzmir'in cadde ve sokakları daha 7.yüzyılın ikinci yarısında ızgara planlı idi, caddeler ve sokaklar kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanıyor, evler genellikle güneye bakıyordu.

İlerde M.Ö.5. yüzyılda Hippodamos tipi adını alacak olan bu kent planı özünde Yakın Doğuda çoktan biliniyordu. Bayraklı şehir planı bu tür kent dokusunun Batı dünyasındaki en erken örneğidir. İon uygarlığının en eski parke döşeli yolu Eski İzmir'de gün ışığına çıkarılmıştır.

Helen dünyasının en eski sivil mimarlık eseri Eski İzmir'de 7. Yüzyılın ilk yarısında yapılmış olan güzel taş çeşmedir. Bir zamanlar Yamanlar Dağı üzerinde yükselen Tantalos Mezarı, tholos biçimli anıtsal mezarların güzel bir temsilcisidir. Tantalos mezarı adı ile anılan bu anıtsal eser, Eski İzmir'de MÖ.520-580 tarihlerinde yönetimi elinde tutan basileusun ya da tiranın mezarı olmalıdır.

İzmir’in zenginliği ve gelişkinliği komşu Lydialıları harekete geçirdi ve İzmirlilerle savaşa girdiler. M.Ö. 610-600 yıllarında Lydia orduları İzmir’i ele geçirip kenti yakıp tahrip ettiler. Ancak İzmirliler kentlerini yeniden kurmayı başardılar.

Eski İzmir’in çöküşü, Anadolu’da Pers istilasının sonuçlarındandır. Pers İmparatoru orduları Anadolu’da ilerlerken, Lydia krallığına karşı Ege’nin kıyı kentlerinin kendisini desteklemesini istemişti. Bu isteğe uymayan Ege’nin kıyı kentlerini cezalandırmak amacıyla, Pers İmparatoru Lydia’nın başkenti Sardes’i ele geçirdikten sonra, diğer kıyı kentleriyle birlikte İzmir’e de saldırdı. Pers Ordularının saldırısı sonucu M.Ö. 545 yılında İzmir tahrip edildi. Bu tahribattan sonra Bayraklı’daki yerleşim alanında bir daha kent düzeninde bir yerleşim olmadı. çııÖÖçş


Efes Antik Kenti
İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes, Küçük Menderes nehrinin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük ticaret yolu oluşu, gerek putperestlik gerekse Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır. İlim ve sanat Dünyasında da adını duyurmuş, ünlü kişiler yetiştirmiştir. Bunlar Rüya tabircisi Ardemidotus, şair Callinos ve Hipponax, filozof Heraklitos, Ressam Parrhasius, gramer bilgini Zenodotos, hekim Soranos ve Rufus’tur. Efes’in tarihi M.Ö.6000’lere uzanmaktadır ki bunu, son yıllarda Arvalya ve Çukuriçi höyüklerinde ele geçen buluntular ortaya çıkarmıştır.

Ayasuluk Tepesinde yapılan kazılarda burada Erken Tunç Çağından günümüze kadar kesintisiz yerleşmenin varolduğunu göstermiştir. Bu da eski Efes’in Ayasuluk tepesinde olduğunu, buranın Anadolu kavimleri ve Hititler tarafından iskan edildiğini ispatlamaktadır. Ayrıca Hitit yazılı metinlerinde Apasas olarak geçen kentin bu kent olduğu da kesinleşmiştir. Antik yazarlar Strabon ve Pausinias, tarihçe Herodot, Efes’li şair Callinos gibi antik kaynaklar Efes’in Amazonlar tarafından kurulduğuna ve yerli halkın Karyalılar ve Leleglerden oluştuğuna işaret etmektedirler.

M.Ö.11 yüzyılda Atina Kralı Kodros’un oğlu Androklos, diğer kolonistler gibi Anadolu’ya gelmiş, Efes civarına yerleşmiştir. Söylenceye göre; Androklos yeni bir şehir kurmak için yol çıkmadan önce kahine danışır. Kahin ona şehri kuracağı yerin bir balık ve yaban domuzu tarafından gösterileceğini söyler. Adamlarıyla birlikte Anadolu kıyılarına adım adan Androklos yakaladıkları balıkları tavada pişirirken, tavadan fırlayan bir balığın sıçrattığı kıvılcımlar çalıları tutuşturur. Çalıların arkasında bulunan bir yaban domuzu alevlerden korkarak kaçmaya başlar. Bunu Andraklos kahinin söylediklerini hatırlar ve atına binerek yaban domuzunu takip eder ve onu öldürür ve yaban domuzunu öldürdüğü yere kentini kurar. Bu söylence Hadriyan Tapınağının frizlerinde betimlenmiştir. Bu kabartmaların orijinalleri ise Efes Müzesinde sergilenmektedir.

Helenler buraya geldiklerinde Anadolu’nun hemen hemen her yerinde olduğu gibi Ana Tanrıça Kybele’yi baş tanrı olarak buldular. Yerli halkla anlaşabilmek için Artemis’i ana tanrıçayla bir tutarak aynı yerde tapınmaya başladılar. Artemis Efes’te Anadolu’nun ana tanrıçası Kybele’nin yerini alarak bereket tanrıçası olmuştur. M.Ö. 625 yılında ilk Artemis tapınağı inşa edilir. M.Ö. 7.yy’da kent Kimmerler’in istilasına uğrar ve Artemis Tapınağı yerle bir edilir. M.Ö. 560’da Lidyalı’lar tarafından Efes ele geçirilir ve kent Artemision çevresine taşınır. Bugün gezilen Efes Büyük İskender’in generallerinden Lysimachos tarafından Bülbül ve Panayır dağları arasındaki vadide M.Ö. 3.yy da kurulmuştur. Kent Akdeniz’in önemli deniz ticaret merkezlerinden biri olmuştur. M.Ö. 2.yy’da Romalıların egemenliği altına giren Efes hızla gelişmeye başlamış ve Roma İmparatorluğunun Küçük Asya’daki başkenti olarak M.S. 2.yy’la kadar en parlak dönemini yaşamıştır. O dönemde kentin nüfusu 250 bin’e ulaşıyordu. Yaşanan büyük depremler ve Bizans Döneminde Küçük Menderes’in getirdiği alüvyonlarla dolan limanın büyük bir bataklık oluşturması ve sıtma salgınının baş göstermesi sonucunda kent terk edilir. Efesliler kentin ilk kurulduğu Ayasuluk tepesine yerleşirler. 1304 yılında Selçuklu’lar tarafından ele geçirilen kent 1426 yılında Osmanlı topraklarına katılır. 1914 Ayasuluk adı Selçuk olarak değiştirilmiştir. 1957 yılında İzmir’in ilçesi olmuştur.

MAGNESİA KAPISI:
Kentin günümüze kadar korunan Magnesia kapısı çok tahrip görmüştür. Kapı büyük olasılıkla imparator Vespasian (M.S.67-79) tarafından inşa ettirilmiştir. Kapı Magnesia şehrine baktığı için bu adla anılmaktadır. Kazılarda ele geçen bir yazıttan Artemison’dan başlayan tören yolunun Magnesia kapısından tiyatroya ve oradan stadyumun doğu ucundaki Pion kapısından geçerek yine Artemis tapınağına ulaştığı anlaşılmaktadır.

DOĞU GYMNASIOMU:
Odeon’un doğusunda kalan çok iyi korunmuş yapı kalıntıları araştırmacılar tarafından hamam olarak tanımlanmıştır. M.S. 1. yüzyıla tarihlenen söz konusu yapının bir yazıtta belirtildiği üzere Efes’li Sofist Fladius Damianus’un ve karısı Veda Faetrina tarafından yaptırılmıştır.

ODEON:
Zengin bir Efes’li olan Publis Vedius Antonius tarafından M.S 150 yılında yaptırılan Odeion tiyatro biçimli bir yapıdır. Salonu 1400 kişilikti. Yanında prytaneion ve önünde devlet agorası olduğunu göz önünde tutarsak tiyatro gösterilerinin yanı sıra belediye meclisi olarak ta kullanıldığını söyleyebiliriz. Orkestrasında yağmur sularını akıtacak oluklar bulunmamasından üstünün kapalı olduğu anlaşılmaktadır.

DEVLET AGORASI:
M.S.1. yüzyılda inşa edilen Devlet Agorası 160m.x 73m. ölçülerindedir. Devlet Agorasının altında eski çağlara ait kalıntılar da bulunmuştur. M.S.1.yüzyılda devlet kontrolünde ticaretin yapıldığı dini ve resmi törenlerin düzenlendiği Agora’da dört basamakla çıkılan Efes’in ticaret borsası gibi bir işlevi olan bir bazilika da bulunmaktadır.

PRYTANEION: ( BELEDİYE SARAYI )
Prytaneion ( belediye binası ) Hestia Sunağı ile birlikte şehrin kutsal alanı olarak kullanılıyordu. Burada politik işler görüşülüp, kabuller yapılıyor önemli törenler ve şölenler düzenleniyordu. Sunağın üzerinde Kuretler tarafından daima yakılı tutulan kutsal bir ateş bulunmaktaydı. Bina ilk olarak M.Ö. 3.yy’da inşa edilmiş olup bugün görülen kalıntılar 1,yya’la aittir. Burada Artemis Ephesia heykellerine dokunulmamış ve bu iki güzel heykel günümüze kadar gelebilmiştir. Bugün Efes Müzesi’nde sergilenen iki Artemis Heykeli bu yapı binada bulunmuştur.

MEMMIUS ANITI:
Bir kitabeye göre diktatör Sulla’nın torunlarından Memmius adına Geç Helenistik Dönemde inşa edildiği düşünülmektedir. M.S.4.yy’da anıtın kuzeybatısında büyük bir çeşme ilave edilmiştir.

DOMİTİAN TAPINAĞI:
Efes’te bir imparator adına yapılmış ilk kutsal yapı Domitian tapınağıdır. Efes’in en merkezi yerinde 50x100 m. tonozlu alt yapılar üstünde bir teras oluşturularak inşa edilmiştir. Tapınaktan çok az kalıntı bulunmaktadır . Kazılar sırasında İmparator Domitian’ın oldukça büyük bir heykeli bulunmuştur. Heykelin bir insan büyüklüğündeki ön kolu ve başı günümüzde Selçuk Efes Müzesi’nde sergilenmektedir.

KURETLER CADDESİ:
Devlet Agorası ile Celsus Kütüphanesi arasındaki yol Kuretler caddesidir. Şehrin idaresinde önemli rol oynayan ve her yıl değişen altı üyeye sahip Kuretler ( dini liderler ) billiğinin geçtiği yol olduğu için bu ismi almıştır. Caddenin iki tarafında bulunan sütunların gerisinde dükkanlar ve önünde Efes’in ünlü kişilerine ait heykeller yer almaktadır. Şehrin en büyük kanalizasyon sistemi mermerle kaplı bu caddenin altındadır.

TRAJAN ÇEŞMESİ:
Trajan çeşmesi 5.20x11.90 m. ölçüsünde, önünde havuz bulunan iki katlı bir çeşmedir. Alt katta kompozit üst katta ise korinth düzeninde sütun başlıkları kullanılmıştır. Yapının ortasındaki bölümde suyun havuza aktığı yerde imparator Trajan’ın büyük heykeli duruyordu. Sular heykelin altından çağlayanlar halinde büyük havuzun üzerine dökülüyordu. Trajan çeşmesini süsleyen heykeller bugün Efes müzesinde bulunmaktadır.

SKOLASTİKA HAMAMLARI:
Panayır dağının güney batı eteğindeki ana caddenin köşesindeki büyük hamam yapısı M.S.l.yy’da inşa edilmiş ve M.S.400 yıllarında heykeli odalardan birinde görülebilen Skolastikai adlı Hıristiyan bir kadın tarafından restore edilmiştir. Üç katlı ve bin kişi alabilecek kapasitedeki bu hamamın diğer katları dinlenme odaları, kütüphaneler ve eğlene salonlarından oluşmaktaydı. Taban ve duvarlar mermer ve mozaiklerle kaplanmıştır.

LATRİNA:
Kentin genel tuvaleti olan bu yapının ortasında kare planlı bir havuz, yanlarında bir sıra tuvalet taşı bulunmaktadır. Tuvalet taşlarının hemen önünde su kanalı yer alır. Tabanı mozaiklerle kaplıdır

HADRİAN TAPINAĞI:
Efes’in küçük ancak en göz alıcı eserlerinden olan Hadrian tapınağı bir Sella’dan ve Portiko’dan oluşmaktadır. Sella’nın üstü taş tonozla örtülüydü. Yanlarda düz olan alınlık ve onun üzerindeki friz iki sütunun ortasında bir kemer biçimi alır. Ortası Tyche (kent tanrıçası) büstü ile süslü olan bu kemeri bugün yalnız iki uçtaki kalmış olan alınlık çevreliyordu. Hadrian tapınağı M.S.4.yy’da kısmen yıkılmış olduğundan restore edilmiş ve bu sırada Portikonun iç duvarlarının üstünü süsleyen 4 kabartma eklenmiştir. Efes’in kuruluş hikayesinin resmedildiği kabartmaların asılları müzede bulunmaktadır. Sellada İmparator Hadrian’ın heykeli bulunmaktadır. Tapınağın önünde duran ve dörtköşe sütunlarıyla dayanan dört kaide üstünde Roma imparatorları Galerius Maximianus, Diocletianus ve Constantius Chlorus’un bronz heykelleri bulunuyordu.

YAMAÇ EVLER :
Bülbül Dağının yamaçlarında Efes’li zenginlerin ikamet ettikleri belirtilen evler vardı. Yakın zamanda restore edilerek orijinal durumlarına biraz daha yaklaşan bu evler, geniş merdivenlerle caddeye dikey olarak açılmaktaydı. İki veya üç katlı oldukları bilinen evlerin duvarları fresk ve yerler de mozaiklerle süslüdür. Tabanda ısıtma sistemi vardır. M.S.1.yy’da inşa edilen evler daha sonraki yıllarda bir çok değişiklikler yapılarak 7.yy’a kadar kullanılmıştır.

AŞK EVİ:
İlk inşa devresi İmparator Trajan dönemine rastlamaktadır. İki katlı bir yapıdır. Arkada tuvaletler ve Skolastika hamamı ile ortak bir yapı oluşturur.Bir yazıttan aşk evi olduğu anlaşılan bölüm ile büyük bir tuvalet bu yapı topluluğunun ilk inşa evresine dahil edilir (M.S.1.yy). Üst kattaki odaların kızlara, alt kattaki odaların ise konuklara ait olduğu düşünülmektedir. Aşk Evinin baş salonunu mozaik döşeli yemek odası oluşturuyordu. Yerde dört mevsimi simgeleyen bir mozaik bulunuyordu. Bu Aşk Evi Pompeidekilerle karşılaştırıldığında büyüklüğüyle dikkati çekmektedir.

CELSUS KÜTÜPHANESİ:
Efes’in önemli yapıtlarından biri de Celsus kütüphanesidir. 1970 yılında onarım çalışmaları başlatılmıştır. 1978 yılında onarım çalışmaları kütüphanenin ön yüzünün ayağa kaldırılmasıyla tamamlanmıştır. Kütüphane 9 basamaklı bir merdivenle çıkılan ve tonozlu bir alt yapının oluştuğu platform üzerinde yükselir. Yan galeriden Celsius’un lahitinin bulunduğu odaya geçilir.

Kütüphanede bulunan kitapları nemden korumak için bina çift duvarla çevrilmiştir. Bu duvarlar üzerinde bulunan dolaplarda yada raflarda rulolar ve ciltler halinde bir araya konulmuş el yazmaları saklanıyordu. Aleksandria ve Bergama kütüphanelerinden sonra dönemin en büyük üçüncü kütüphanesidir.

Bu kütüphane M.S. 35 yılında Asya Konsülü Julius Celsus Palemaeanus adına oğlu Julius Aquila tarafından yaptırılmıştır. 60.90 x 16.72 ölçülerinde dıştan iki katlı, içten tek bir salondan oluşur. Roma Mimari özelliklerini tümüyle yansıtan yapının ön cephesinin dekorasyonu, devrinin en güzel örnekleri arasında yer alır. Ön cephe sütunları arasında yer alan dört kadın heykeli “akıl”, “kader”, “ilim” ve “erdem” ögelerini sembolize eder. Bugün bu heykellerin orijinalleri Viyana Müzesinde sergilenmektedir.

MAZEUS-MİTHRİDATES KAPISI:
Celsus Kütüphanesi’nden Agora’ya geçişi sağlar. Yanlarında köle olarak bulunan ve daha sonra özgürlüklerini bağışlayan İmparator Augustus ve ailesi adına bu iki esir tarafından M.Ö. 4.-3. yılda yaptırılmıştır.

TİCARET AGORASI:
Efes’in ticaret Agora’sı Helenistik dönemde kurulmuştu. Agora’nın dört kenarı stoalarla çevrilidir. Agora’nın İon düzenindeki batı kapısından ele geçen mimari parçalar Helenistik dönem stil özellikleri göstermektedir. Agoranın ortasında Horologion yani bir su ve güneş saati bulunmaktaydı. Çevrelerinde de yüzlerce heykel vardı. Bugün bu heykellerin yalnızca kaideleri ele geçmiştir.

SERAPİS TAPINAĞI
Agorada yer alan ve Hıristiyanlık döneminde kilise haline dönüştürülen Serapis tapınağı da yine Efes’in en ilginç yapıları arasında yer almaktadır. Yapılan araştırmalar Mısırlı kolonistlerce yaptırılmış olduğu inancını artırmaktadır. Bugün tapınağa, agoranın güneybatı köşesindeki bir merdivenle ulaşılmaktadır. Tapınak Barok stil özelliklerini göstermektedir. Yıkıntılar arasında Mısır granitinden yapılmış bir heykel parçasının bulunması ve bulunan yazıtların birinde Mısır kült ritüellerinden söz edilmesi bir başka yazıtında Serapis dinine girenlerden bahsetmesi nedeniyle, buranın Serapis Tapınağı olduğu düşüncesi kesinlik kazanmaktadır.

MERMER CADDE:
Mermer cadde, Efes Artemis tapınağından başlayan önce Vedius Gymnasionu ve stadyumu geçerek tiyatronun batısı ile Agoranın doğusundan ilerleyen, kütüphanenin önünden doğuya kıvrılarak Devlet Agorasına çıkan, arkasından da Magnesia kapısından itibaren kuzeye yönelip tekrar Artemis tapınağına varan kutsal bir yoldu. Bu yol aynı zamanda kentin ana caddesiydi. Atlı arabalara ayrılmış bu caddede yayalar için yüksek bir platform yapılmıştır. Caddenin altında bir insanın girebileceği büyüklükte gelişmiş bir kanalizasyon sistemi bulunmaktadır.

TİYATRO:
Efes’in iyi korunmuş yapılarından en büyüğü ve en etkileyicisi tiyatrosudur. İlk kez Helenistik dönemde inşa edilen tiyatro M.S.1 – 2. .yy’da aittir. Roma döneminde İmparator Claidus zamanında genişletilmiş ve İmparator Trajan’ın döneminde de tamamlanmıştır. Sahnenin ilk iki katı imparator Neron zamanında yapılmıştır. Üçüncü kat daha sonra eklenmiştir. Tiyatro 24.000 kişiliktir. İzleyicilerin oturduğu kısım ( cavea ) üç diazomalıydı ve cavea’ya giriş yanlardaki geçitlerden sağlanıyordu. Tiyatro geç Roma Devrinde gladyatör dövüşlerine de sahne olmuştur.

St.Paul Hiristiyanlığı yaymak için çıktığı yolculuğu sırasında Efes’e gelmiş ve bu tiyatroda Efeslilere hitap etmek istemiştir. Gümüşten Artemis heykelcikleri yapan Demetritus mesleğini kaybedeceğini düşünerek tiyatrodaki halkı kışkırtmış “Efes’in Artemis’i uludur” diye bağırmıştır. Galeyana gelen halk St.Paul’ün üzerine yürümüştür, araya giren yetkililerin yardımı ile St. Paul Efes’i terk etmiştir. Tiyatronun altında bulunun çeşme Helenistik döneme ait tek yapıdır.

ARKADİANE CADDESİ:
İlk olarak Geç Helenistik devirde yapılmıştır. İmparator Arcadius ( 395-408) zamanında onarıldığı için bu isimli anılmaktadır. 500 metre uzunluğunda ve 11 metre genişliğindedir. Caddenin iki yanında galeriler, dükkanlar bulunmaktaydı. Bu cadde bir tür tören caddesi olarak kullanılmaktaydı. Liman caddesi olarak da adlandırılan cadde geceleri aydınlatılıyordu.

Caddenin orta kısmında dört sütundan oluşan bir anıt bulunmaktadır. Bu sütunların üzerinde dört havarinin heykeli mevcuttu.

TİYATRO GYMNASİUMU:
Roma imparatorluğu döneminde M.S.2.yy başında inşa edilen tiyatro Gymnasion’un ancak palestrası ortaya çıkarılmıştır. Burası hem beden hareketlerinin yapıldığı bir yer hem de küçük stadyum olarak işlev görüyordu. Aynı zamanda Efes’in en büyük Gymnasiumudur.

LİMAN GYMNASİUMU VE HAMAMLARI:
Efes kentinin en büyük mimari topluluğu olan Liman Gymnasiomu ve hamamlarının bugüne değin küçük bir bölümünün kazılmasına karşın ayakta bulunan kalıntıları çok etkileyicidir. Gymnasion’un biri 90x90 metre , öteki 200x240 metre ölçüsünde olmak üzere iki palaestrası, yani beden hareketlerinin yapıldığı yeri vardı. Büyük palestra 13 çeşit renkteki mermer plakalarla kaplanmıştır. Küçük palestranın kuzeydeki salonunun imparator kültüne, güneydekinin de derslere ve toplantılara ayrılmış olduğu saptanmıştır. M.S.4.yy’da yapılmış bir bronz atlet heykelinin güzel bir roma kopyası güney salonda bulunmuştur. Bu heykel halen Viyana müzesinde sergilenmektedir. Yapı topluluğunun hamam kısımları da büyük kalıntılar halinde ayakta durmaktadır. Yapı topluluğunun hamam kısımları da M.S. 2. Yüzyılda inşa edilmiş olup, 4. yüzyılda İmparator Konstantinus II. zamanında değişikliğe uğradığından “Kostantinus Hamamları” adıyla da anılmaktadır.

ÇİFTE KİLİSELERİ (KONSÜL KİLİSESİ) :
Bizans hamamlarının karşısında yer alan Çifte Kiliselerin Hristiyanlık dünyası için son derece özel bir önemi vardır. 431-438 yıllarında konsül toplantısının yapıldığı kilise 265x29.5 m. boyutlarında bir yapıdır. M.S. 11. Yüzyılda Roma döneminde bir bazilikaya dönüşen yapı Meryem Ana’ya adanmış ilk kilisedir. Burada yapılan 3. Konsül toplantısında Katolizmin doğması kararları alınmıştır. Bazilikanın M.S.4.yüzyılda kiliseye dönüştürülmesi esnasında batı tarafına nefli bir yapı eklendiği ve batı girişinden sonra büyük bir antrium yer aldığı gözlenmektedir. Kilise kısmına geçmek için tabanı mozaikli bir nartexten geçilir. Vaftiz yerinin ortasın da vaftiz havuzu ve duvarlarında haç figürleri bulunmaktadır.

M.S.7. yüzyılda kilisenin apsisinden açılan bir kapı ile ikinci bir kilise inşa edilmiş ve böylece kiliselerin adı ‘’ Çifte Kiliseler ‘’ olarak anılmaya başlamıştır. Bu yeni açılan bölüm din adamlarının ikametlerine ayrılan kısımlar bulunur.

STADYUM:
Vedius Gymnasionun güneyinde bulunan stadyum, her çeşit törenlerin, atletik yarışmaların, araba koşularının ve gladyatör dövüşlerinin yapıldığı yerdir. 200 x 30 metre boyutlarındaki yapı at nalı şeklinde inşa edilmiştir. Bugünkü Panayır dağının etekleri üzerinde oturma yerleri vardır. Oturma yerleri erken Hıristiyanlık döneminde Ayasuluk surunun yapılmasında kullanıldıkları için stadyum çok tahrip görmüştür. Stadyumun yalnız batı yönü gün ışığına çıkarılmıştır.

VEDİUS GYMNASİUMU:
Efes’in önde gelen varlıklı kişilerinden olan Publius Vedius M.S.150 tarihinde dostu ve hamisi imparator Antonius Pius ile tanrıça Artemis adına yaptırmıştır. . Bu yapı bir Gymnasium ve hamamın birleşmesiyle ortaya çıkmıştır. Yapı topluluğunun doğusunda yer alan Palaestra’nın propylonu güneydedir. Bu giriş, zamanında heykellerle süslüydü. Propylonun batısındaki uzun oda tuvalet olup buraya hem güneyden hem de batıdan yani sokaktan girilebiliyordu.

ARTEMİS TAPINAĞI:
Efes’teki Artemis Tapınağı dünyanın yedi harikasından biri olarak bilinir. Artemision çok görkemli bir yapıydı. Tapınağın en büyük özelliği Helen dünyasının antik çağında mermerden yapılmış en büyük yapı olmasıdır. Anıtsal ölçüdeki ilk mimarlık eseri sayılmaktadır. Her ne kadar bugün o görkemli tapınağın yerinde bazı temel kalıntılardan başka bir şey kalmamışsa da kazı sırasında ele geçen parçalardan yararlanılarak eserin rekonstrüksiyonunu çizme olanağı doğmuştur. Helenler gelmeden önce Artemis Tapınağının yeri yörenin halkı tarafından tapınılan Kybele’ye ait kutsal bir alandı. Arkaik Artemision’un altında bulunmuş olan güzel fildişi ve altın sanat eserlerinin birçoğu İstanbul Arkeoloji Müzesinde korunmaktadır.

İon dünyası M.S. 6 yy’ın ikinci yarısında altın çağını yaşadığından tapınak Efesliler için artık küçük sayılıyordu. Girit’ten getirilen mimarlar tapınağı yeniden inşa etmişler. Arkaik Artemision yüzyıl boyunca görkemi ve güzelliğiyle antik çağda bütün dikkatleri çekiyordu. Ancak Herostratos adlı bir şöhret düşkünü, adını ölümsüzleştirmek için Büyük İskender’in doğduğu yılda M.Ö.356 da tapınağı ateşe verdi. Ağaçtan yapılmış olan tavan ve iç alınlık tamamen yandı. Bunun üzerine Efesliler tapınağı yeniden inşa ettiler. Yeni Artemision”un üst yapısı Arkaik dönem yapısını bir benzeriydi. Paralar üzerindeki tasvirlerden anlaşıldığına göre yeni Artemision’un dar yüzlerinde birer alınlığı vardır. Ayrıca yapı Semerdam şeklinde örtülüydü.
Strabon’a göre tapınak yedi kez yıkılıp yeniden inşa ettirilmiştir. Şimdi tapınak kalıntısı Helenistik döneme aittir. Selçuk Kuşadası yolu üzerinde bulunan tapınak 127 sütunluydu. Sunak yerine 13 basamak ile çıkılmaktaydı. Tapınaktaki heykeller yarışmalarda seçilerek konulmuştu. Ayasuluk tepesi erken Hıristiyan, Bizans ve Selçuk devirleri süresince çok iyi bir kale ile savunulmuştur. Halen ayakta bulunan sur erken Hıristiyanlık dönemde inşa edilmiştir. Daha sonra Selçuklular döneminde yeniden restore edilmiştir. Kale duvarındaki ana giriş kapısı Roma yapılarından sökülen taşlarla M.S.6yy da yapılmıştır. İçinde yuvarlak kuleli bir camii, Bizanslılara ve Türklere ait birçok sarnıç bulunmaktadır.

YEDİ UYUYANLAR
M.S.5. ve 6. Yüzyıla rastlayan dönemde yapıldığı sanılan Yedi Uyuyanlar Ören yeri dini bir merkez hüviyetindedir. Rivayete göre Hristiyanlığın resmi dini olarak kabulünden önce, İmparator Decius zamanında putperestlerden kaçarak buraya sığınan yedi genç uykuya dalıp iki yüzyıl sonra uyanmışlardır. Uyandıklarında İmparator Theodosius II zaamanında Hristiyanlık resmi din olmuştur. Bu mucize olay üzerine , öldükten sonra bu yedi gencin tekrar gömüldüğü ve adlarına büyük bir bina yaptırıldığı sanılmaktadır. Bugün kazılarda ortaya çıkarılan yapı oldukça büyük abidevi boyutlardadır ve çoğu kaya oyma mezar buluntularına, iki kilise ile katakomplara rastlamaktadır. Halen dört katı görülebilen kalıntıların yedi katlı olması muhtemeldir. Zeminde bulunan dehlizlerin dini amaçlı eğitim için kullanıldığı, buranın bir manastır hüviyeti taşıdığı izlenimini vermektedir.

ST.JEAN KİLİSESİ:
St.Jean Kilisesi, Ayasuluk tepesinin (Selçuk Kalesi) güney eteğindedir. M.S.2.yüzyıla değin uzanan bir Hıristiyan efsanesine göre St.Jean bu tepede yaşamış ve öldüğü zamanda buraya gömülmüştür. Mezarın üzerine önce bir anıt dikilmiştir. Daha M.S.4.yy’da bu anıtın çevresine bir kilise inşaa edilmiştir. Yapı Efes’teki Bizans dönemi yapılarının en görkemlisidir. Kilise haç şeklindedir. Daha sonra buraya M.S.527-565 yıllarında Justinyen tarafından kubbeli bir bazilika inşaa ettirilmiştir. M.S.7-8.yy’larda Arap akınlarına karşı kilisenin çevresine sur duvarları yapılmıştır. Ayrıca kilisenin bulunduğu yer kaleye bağlanarak buraya bir dış kale görünümü verilmiştir. Kilisenin hazine dairesi, nefler, narteks, şapel, atrium, mezar odası ve vaftizhane bölümleri görülebilir.

İSA BEY CAMİİ:
Selçuklu sanatının en önemli eserlerinden biri de İsa Bey’in mimar Ali İbn Ed Dımışki’ye Ayasuluk tepesinde inşa ettirdiği İsa Bey Camiidir. Oldukça iyi korunmuş olup üzerinde bulunan kitabede bitiriliş tarihi olarak 1375 yazmaktadır. 51mx57m ölçülerindeki bu camide Efes ve Artemis Tapınağından getirtilen mimari parçalar , özellikle sütunlar kullanılmıştır. Katharina Otto-Dor tarafından saptandığı üzere bu yapı hem avlulu Türk camii tipinin hem de Anadolu sütunlu camilerini bilinen en eski örneğidir. Caminin süslemelerindeki detayları, özellikle bitkisel motifleri, güney kubbesinin fayans mozaikleri, ayrıca batıdaki ana kapısının anıtsal yüksekliği ile tipik Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşımaktadır.

EFES ARKEOLOJİ MÜZESİ:
Efes Müzesi, Efes ve yakın çevresinde bulunan Miken, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait önemli eserlerin yanı sıra kültürel faaliyetleri ve ziyaretçi kapasitesi ile de Türkiye'nin en önemli müzelerinden biridir.

Efes Müzesi'nin ağırlıklı olarak bir antik kentin eserlerini sergileyen müze olması nedeniyle kronolojik ve tipolojik bir sergileme yerine eserlerin buluntu yerlerine göre sergilenmeleri tercih edilmiştir. Buna göre salonlar Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonu, Sikke ve Hazine Bölümü, Mezar Buluntuları Salonu, Efes Artemisi Salonu, İmparator Kültleri Salonu olarak düzenlenmiştir. Bu salonların yanı sıra müze iç ve orta bahçelerinde çeşitli mimari ve heykeltraşlık eserleri bahçe dekoru içinde ve uyumlu olarak sergilenmektedir. İki büyük Artemis heykeli, Eros başı, Yunuslu Eros heykelciği, Sokrates başı, Efes Müzesi'nin dünyaca tanınmış ünlü eserlerinden bazılarıdır.

Efes Müzesi koleksiyonlarında halen yaklaşık 50.000 eser bulunmaktadır. Bu sayı her yıl sürdürülen arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan veya çevre halkının bağış yoluyla getirdiği eserler ile artmakta, müze koleksiyonları zenginleşmektedir. Bu eserlerin kısa süre içinde bilim dünyasının ve insanlığın hizmetine sunulması düşüncesiyle Efes Müzesi'nde "Yeni Buluntular Salonu" oluşturulmuştur. Ancak, bu salon her zaman yeterli gelmemekte, diğer salonlardaki sergilemelerin de yeni buluntular ışığında ve çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak yenilenmesi gerekmektedir.

Bu anlayışa uygun olarak Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonunda yapılan yeni düzenlemede buluntu gruplarını bir arada sergileyerek konu bütünlüğü oluşturulması amaçlanmıştır. Salonda günlük yaşam konusu içinde her çağdaki insan için vazgeçilmez gereksinimler olan tıp ve kozmetik aletleri, takıları, ağırlıklar, aydınlanma araçları, müzik ve eğlence buluntuları ve dokuma araçlarından örnekler; ev kültü ve dekorasyonunda kullanılan heykelcikler, imparator ve tanrı heykelleri, büstleri ve mobilyalar sergilenmektedir. Salonun bir bölümünde Efes Yamaç Evler'den "Sokrates Odası" olarak bilinen bir oda fresk, mozaik ve çeşitli mobilyalardan oluşan dekoru içinde foto-mankenler ile düzenlenmiştir.

Efes Müzesi'nin müze, Efes ve Selçuk içinde yeni düzenlemeler sonucu ziyarete açılan yeni bölümleri;

1- Arasta ve Hamam Bölümü: Müzenin orta bahçesine bitişik, müze ile bütünlük oluşturan bölümde eski Türk kasabalarında ticaret hayatı ve kaybolmaya yüz tutan çeşitli el sanatları canlı olarak sergilenmektedir. Tarıma bağlı yöresel yaşamda önemli yer tutan tahıl öğütme sistemi (değirmenler) gelişimi ve farklı tipleri ile; bakırcılık ve gözboncuğu yapımı; Türk çadırlarının sergilendiği bölüm içinde eski Türk yapısı ve 16. yüzyıla ait Osmanlı hamamı da restore edilerek sergi alanında değerlendirilmiştir.

2- Ayasuluk Kitaplığı: Efes Müzesi'nin arka sokağı içindeki eski bir Türk yapısı (14. yüzyıl) müze tarafından restore edilmiş ve semt halkının günlük gazete veya kitap okuyabileceği küçük bir kitaplık işlevi kazandırılmıştır.

3- Görme Engelliler Müzesi: Efes aşağı Agoradaki antik dükkânlardan biri restorasyonu yapılarak görme engelilerin gezebileceği bir müzeye dönüştürülmüştür. İki bölümden oluşan bu müzede kopya ve orijinal eserler sergilenmektedir.

FOÇA
Ionia konfederasyonunun bir üyesi olan Foça, Antik Foçaea, Çandarlı ( Pitane ) ve İzmir ( Smyrna ) körfezi arasında kurulmuştur ve Ege’nin köpüklü berrak sularıyla çevrili kıyılarıyla, hoş kokulu çam ağaçlarıyla kaplı yamaçlarıyla, Kapodakya’nın peri bacalarına benzeyen büyüleyici küçük adalarıyla antik ve modern dünyanın ilgisini her zaman çekmiştir.

Marsilya’dan gelen turistler Ege denizinin büyüleyici kıyılarında gezerken 2500 yıl önce Marsilya’yı kuranları hayal ederler ve her iki şehrin benzerlikleri karşısında etkilenirler. Foça ve Marsilya hemen hemen aynı coğrafyaya sahiptir.

Marsilya’dan gelen herkes atalarının yurdu olan Foça’yı görmeden gitmez. Gerçektende 8000 kişilik nüfusuyla Marsilya’nın minyatürüdür.

Foça Milet şehri ile M.Ö. 6th ve 7th yüzyıllarda Anadolu’nun en önemli şehirlerinden biridir.

Anadolu’nun Karadeniz kıyılarında, Çanakkale Boğazı civarında, Akdeniz’de çemberi onlarca koloni kuran ve dünyada tanınan Foça M.Ö. 600’lü yıllarda doğu Hellenistik şehirler arasında en parlak olanlarındandır.

Foçalılar Gediz ( Hermos ) nehri çamurundan çömlek yaparlardı ve seramik kalıplarla para basarlardı.

Günlük gelirlerini ticaret ve denizcilikten kazanırlardı. Gemi inşasında çok iyilerdi. 50 kürekli gemileri bütün Akdeniz denizinde çok ünlüydü. Foça 12 şehirden oluşan Iyonya Federasyonunun üyesiydi.

Foçalılar Akdeniz bölgesinde 20 den fazla ticaret kolonisi kurmuşlardır. Özellikle batı Akdeniz kolonileri antik dünyanın kültürel, felsefe ve bilim merkezi olmuştur. Velia Parmanides / İtalya ve Zeno Foçalılar tarafından kurulmuştur.

Harpagos birliklerini Foça’ya taşıdı ve savunmalarını kuvvetlendirdi. Ayrıca Foçalılara şehir surlarının bir kulesini kendisi için yıkarlarsa ve evlerinden birini tahsisi ederlerse memnun olacağını beyan etti. Foçalılar köle olmaktan çekindikleri ve kölelikten nefret ettikleri halde bu teklif karşısında kızdılar ve zaman kazanmak için cevaplarını ertesi gün açıklayacaklarını bildirdiler ve Harpagos’a kuvvetlerini o zamana kadar geri çekmesini istediler. Harpagos niyetlerini bilmesine karşın isteklerini kabul etti. Düşman kuvvetleri geri çekildikleri zaman Foçalılar donanmalarını denize indirerek çocukları, eşleri, eşyaları ve tapınaklardaki heykellerle birlikte mermer ve bronz heykel haricindeki tüm taşınabilir eşyaları yanlarına alarak Sakız adasına açıldılar. Ama Persliler Foça’ya geri döndüklerinde boş bir şehirle karşılaştılar.

Diğer taraftan denize açıldıktan sonra Foçalılar Sakız Adalılardan Denussai adasını almak istediler. Ama Sakız adalılar ticarette rakip olurlar ve Sakız adasının merkezinde ticaret merkezi kurarlar korkusuyla uygun bulmadılar. Bu durumda Foçalılar Korsika adsına irtica etmeye kara verdiler. Ama Korsika için yola çıkmadan önce Foça’ya bir kez daha döndüler. Şehirde garnizon kuran ve Harpagostan yönetilen Pers birliklerini dağıttılar ve kendi birlikleirnden Foçaya dönmek isteyenleri mahkum etmeye karara verdiler. Bir parça demiri denize attılar ve demir parçası deniz yüzeyine çıkıncaya kadar Foça’ya dönmemeye yemin ettiler. Ama Korsika’ya yorucu seyahatleri sırasında yarısı yeminleri kırarak yarı yolda anavatanlarına geri döndüler.

Diğerleri sözlerini tutarak Denussa’dan Korsika’ya gittiler. Bizans İmparatorluğu sırasında şehir surları hemen hemen yıkılmıştır. Ama Bizans İmparatoru Michael Paleologue zamanında 1275 yılında Ceneviz Foça’yı evlilik hediyesi olarak kabul etti ve karakol olarak Yenifoça’yı kurdular.

O zamanlar Yenifoça şap maden ocakları bakımından oldukça zengindi. Cenevizliler bu madnei çıkarıyor ve Bizans İmparatorluğuna vergi ödüyorlardı. Cenevizliler Foça’yı Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında olan yeniden inşa ettiler. Bununla birlikte şehir eski tarihsel özelliğini yeniden kazandı ve Ege Bölgesi ve Anadolu arasında yer alan ticarette ihracat-ithalat limanı haline geldi.

Ortaçağda 180 yıllık Ceneviz hakimiyetinden sonra Foça ve Yenifoça Fatih Sultan Mehmet tarafında 1455 te kuşatıldı ve Osmanlı İmparatorluğu na katıldı.

GÖRÜLECEK YERLER
SİREN KAYALIKLARI:
Denizin ortasında bir buzdağı gibi yükselmiş kar beyazından toz pembeye kadar türlü renklerde kayalar, kıyılarda denizle kucaklaşmış mağaralar, denizin ortasında atılıvermiş hissi uyandıran küçücük, alçak kayalıklar ve aralarındaki kanallarla bir doğa harikasıdır Siren Kayalıkları.

Mitolojide sirenler, büyülü sesleri ile gemicileri kendine çeken, kuş vücutlu, kadın başlı yaratıklardır. Homer’in Odysseia destanında bu kayalıklarda yaşayan sirenlerin sesleri oradan geçen gemicileri büyüler ve bu sesi duyanlar onlara kapılmaktan kendilerini alamazlar. Odysseus gemisi ile sirenlerin arasından geçerken sirenlerin büyülü çağrılarına kapılmamak için kendisini geminin direğine sıkıca bağlatır. Ağzını tıkatıp, tayfalarının da kulaklarını bay mumu ile kapattırır. Böylece, sirenlerin sesini sadece kendisi duyacak, sonsuza kadar bu körfezde kalmak için tayfalarına emir vermek isteyecek, ama ağzı tıkalı olduğu için bunu başaramayacaktır. Sirenlerin sesleri rüzgarın uğultusuna ve dalgaların coşkusuna karışarak, körfezin kıyısına vururken Odysseus’un gemisi bu büyülü dünyanın içinden süzülerek geçer gider.

TAŞ EV
Foça’ya 7 kilometre uzaklıkta ve 4.5m. yüksekliğindeki bir mezar anıtıdır. M.Ö.5 ve 4. Yüzyıla tarihlenen bu anıt bir yapı olarak inşa edilmemiş, aksine Lykia, Lydia ve Frygia’daki mezar anıtları gibi kayadan oyulmuştur.

ŞEYTAN HAMAMLARI
Kayaya oyularak yapılmış ve M.Ö. 4.yüzyıla tarihlenen bir mezardır. Uzun bir yol ve iki mezar odasından oluşan mezar kemerli bir girişe sahiptir.

ŞEHİR SURLARI VE BEŞKAPILAR
Antik Çağ’da kentin doğusundaki tepeler üzerinden geçen surlar, Athena Tapınağının bulunduğu yarımadayı da kuşatıyordu. Hem antik Phokai hem de onun üzerinde bulunan bugünkü Foça,bu surların çevrelediği surların içinde kalmaktadır.Helenestik dönemden beri var olduğu bilinen kalenin bugün görülen kısımları Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılmıştır. Beşkapılar, Osmanlı dönemi kalesinin kayıkhane bölümüdür.

DIŞ KALE
1678 yılında Cenevizliler tarafından inşa edilen bu kaleden günümüze pek bir şey ulaşamamıştır. İç tarafta Türk hamamı kalıntıları görülür.

FATİH CAMİİ
Fatih Sultan Mehmet adına yapılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle1569-1570 yılında yeniden inşa edilmiştir.

Ulucak Höyüğü
Batı Anadolu’nun gerek mimari, gerekse küçük buluntuları açısından kültür tarihine ışık tutan ve en eski yerleşimlerinden birine sahip olan höyük, Bornova-Ankara karayolunun 15 km’sinde Kemalpaşa ilçesinin Ulucak beldesindedir. Kazılara 1995 yılında başlanmış ve bugüne kadar yapılan kazılar sonucunda üç kültür katı tespit edilmiştir. Bunlar; en üstte Geç Roma, Erken Bizans yerleşmeleri altında Erken Tunç Çağı tabakaları ve en altta ise Geç Neolitik yerleşimine rastlanmıştır.

Höyüğün en eski tabakası olan Geç Neolitik’te fırın ve ocakları ile birlikte çoğunluğu günlük işlerde kullanılmak amacıyla yapılmış mekanlar ile ayrıca özel işleve sahip bölümleri de höyük üzerinde gözlenebilir.

Kazılarda pek çok seramik kap ile birlikte çakmak taşından aletler, taştan silahlar, Anatanrıça figürinleri ve antropomorfik kaplar açığa çıkarılmış olup, bunların bir bölümü İzmir Arkeoloji Müzesi’nde teşhir edilmektedir.

Erythrai - Ildırı
Çeşme’nin 20 km kuzey doğusunda yer alan Ildırı köyünün antik dönemdeki adı Erythrai’dir. Erythrai sözcüğünün Yunanca’da “Kırmızı” anlamına gelen Erythros‘tan türediği kent toprağının kırmızı renginden dolayı Erythrai’nin “Kızıl Kent” anlamında kullanıldığı sanılmaktadır. Bir başka varsayıma göre ise kent adını ilk kurucusu Giritli Rhadamanthes’in oğlu Erythro’tan almıştır.

Kentte ele geçen bulgular bu yörede İlk Tunç çağından bu yana yerleşimin olduğunu göstermiştir. İkinci Kolonileşme döneminde kent Atina kralı Kadros soyundan gelen Knopos yönetimindeydi. Başlangıçta krallık ile yönetilen kent sonraları yine kral soyundan olan ancak halkın seçtiği Vasileuslar tarafından yönetildi. İon kentlerinin aralarında kurdukları Panionion dinsel ve siyasal birliğe katıldılar. Kent Payhagorasla birlikte kısa süreli tiranlık dönemi yaşamış, bu dönemde üreterek dışarı sattığı değirmen taşları ile önem kazanmıştır. Erythrai, Lidya ve daha sonrada Persler’in eline geçer. Pers boyunduruğuna karşı diğer İon kentleri gibi ayaklanmaya katılan kente, bütün İon kentleri ile birlikte M.Ö.334’te İskender, bağımsızlığını kazandırır. İskender’in ölümünden sonra ortaya çıkan kargaşalar sonucu bir çok el değiştiren Erythrai, Pergamon (Bergama) Krallığının eline geçer. M.Ö. 133’te ise Roma İmparatorluğu içinde özgür bir kent statüsü kazanır. Bu dönemde şarabı, keçileri, değirmen taşları ve kadın kahinleri
Sibyl ile Herophile ile ün kazandı. M.Ö.1.yüzyıl’da depremler, savaşlar ve Romalı komutanların yağmaları yüzünden büyük yıkıma uğrayan yöre, Bizans döneminde önemini yitirdi. 1366’da Türk Egemenliğine girdikten sonra da Erythre, Rhtyrai, Lythri gibi değişik adlar alan yöre; 16.yüzyıl’dan sonra İlderen ve Ildırı adlarıyla anılmaya başladı.

Şehirde 1963-1966 yılları arasında Prof. Hakkı Gültekin ve sonraları Prof. Ekrem Akurgal tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır. İlk önce M.Ö. 3.yüzyıl sonralarında yapıldığı sanılan Akropol’ün kuzey yamaçlarındaki antik tiyatro toprak altından çıkarıldı. Akropolün en yüksek düzlüğünde yapılan araştırmalarda da Athena tapınağına ait kalıntılar bulundu. Şehrin etrafının 5 km uzunluğunda surla çevrili olduğu anlaşıldı. Tiyatro kısmen açığa çıkarıldı. Araştırmalarda akropolde M.Ö.6. ve 7.yüzyıl’dan kalma çanak, çömlek, taş ve topraktan figürler bulundu.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:49 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Sultan Ahmet Camisi Mavi Camii

Sultan Ahmet Camisi

İstanbul'da eski adı Atmeydanı olan,bugünse Sultanahmet Meydanı diye bilinen alanın güneydoğusunda yer alır ve I.Ahmed tarafından yaptırılmıştır.''Mavi Cami''diye de bilinen bu caminin yapımına 1609'da I.Ahmed'in de katıldığı temel atma töreniyle başlanmış,cami ve arasta 1617'de,geri kalan yapılar ise 1620'de

tamamlanmıştır.Böylece ''külliye''denen bir yapılar topluluğu ortaya çıkmıştır.Külliye cami,arasta,darüşşifa(sağlık yurdu),imaret,üç tane sebil ve türbelerden oluşur.Külliyenin mimarı Sedefkâr Mehmed Ağa'dır.
Tasarlanan bu büyük külliye için büyük bir alan gerekiyordu.Ayrıca yapıların İstanbul Boğazı'na ve Marmara Denizi'ne egemen olması da isteniyordu.Bu koşullar yer seçiminde Sedefkâr Mehmed Ağa'nın güçlüklerle karşılaşmasına neden oldu.Çünkü 1600'lere gelindiğindeİstanbul kentinin uygun yerleri önceki dönemlerde yapılmış külliyelerle kaplıydı.Sonunda külliyenin yapımı için Ayasofya'nın karşısında,düneyine düşen yer seçilerek buradaki köşk ve konaklar yıktırıldı.Külliyenin geniş bir alana yayılan yapıları Atmeydanı'nın çevresine,belirli bir düzen gözetilmeksizin yerleştiridi.Bunlardan günümüze ulaşanların büyük bir bölümü daha sonra çevrelerine yapılan yeni yapılar arasında kalmıştır.

Külliyenin merkezinde yer alan caminin,karşısında yer alacağı Ayasofya kadar büyük ve görkemli olmasına çalışılmıştır.Sedefkâr Mehmed Ağa Mimar Sinan'ın klasik cami planına ve dış mimarisine bağlı kaldıysa da,iç mimariye önemli yenilikler getirdi.Sultan Ahmed Camisi duvarlarla çevrili bir dış avlunun içinde yer alır.İç avlusu yüksek tutularak külliyenin öbür yapılarına egemen olması sağlanmıştır.Caminin 64*72 metre boyutlarındaki ibadet mekanı 43 metre yüksekliğinde ve 22 metre çapında büyük bir kubbeyle örtülmüştür.Dört yanı yarım kubbeler-çevrilen bu büyük kubbenin boş kalan dört köşesine de birer küçük kubbe oturtulmuş,böylece tam bir merkezi plan oluşturulmuştur.Büyük kubbe 5 metre çapında,yivli dört fil ayağı üzerinde oturur.Camiyi beş sıra olarak çevreleyen ve yuvarlak kemerli olan 260 pencere iç mekânın çok aydınlık olmasını sağlamıştır.

Caminin duvarları ikinci pencere sırasına kadar,mavi rengin egemen olduğu İznik çinileriyle kaplanmıştır.Fil ayaklarının yarıdan yukarısı ile kemerlerin,pandantif denen küresel üçgen biçimindeki yüzeylerin,yarım kubbelerin ve büyük kubbenin içi de mavi rengin egemen olduğu kalem işleriyle bezenmiştir.Çinilerde lale,sümbül,karanfil,kıvrık dal gibi çok çeşitli motifler vardır.Çoksayıda pencerenin sağladığı aydınlık ortamda mavi rengin egemen-liği caminin içine etkileyici bir görünüm kazandırmış,Avrupalılar'ıncami ye ''Mavi Cami'' adını takmasına yol açmıştır.

Caminin mihrabı,minberi,hünkar mahfili de ayrı ayrı birer sanat yapıtıdır içi çiçek motifli çinilerle kaplı olan mihrap mermer-den yapılmış,üzerinde servi motifleri bulunan sütuncuklarla bezen-miştir.Geometrik geçmeli ve kabartmalı olan minber altın ysldızlıdır.Altın yaldızlı çinileri,sedef kakmalı kapısı ve ince duvar işlemesiyle hünkar mahfili bir başyapıttır.

Caminin mermer döşeli iç avlusu,26 sütunun üzerine oturtulmuş 30 kubbeyle örtülü revakla çevrilidir.Avlunun ortasında altı sütunlu şadırvan vardır.Şadırvanın sütunları karanfil ve lale mo-tifleriyle bezenmiştir.Caminin doğu ve batısında,iç avlu duvarıla dışavluya bakan iki yan duvar boyunca iki katlı revak uzanır.Dış avluda caminin güneydoğusuna gelen kesiminde bulunan hünkar kasrı bağımsız bir yapı olarak ele alınmıştır.O güne kadarhünkar kasrı camiye bitişik bir mekan olarak yapılırdı.Hünkar kasrı-
nın bu yeni konumu önemli bir değişikliktir Bir rampayla çıkılan hünkar kasrı mihrap duvarının doğu köşesindeki hünkar mahfiline revaklı bir geçitle bağlanır.Sultan Ahmed Camisi'nin bir başka önemli özelliği de altı minareli olmasıdır.Bu minarelerden iç av-dış köşelerine yerleştirilenleri iki,caminin dört köşesinde yer alanları ise üç şerefelidir.

Caminin kuzeydoğu köşesinde ve Ayasofya yönünde medre
se,I Ahmed,annesi ve oğullarının yattığı türbe ile sıbyan mektebi bulunur.Klasik üslupta bir yapı olan medresenin orta avlusu kubbeli revakların arkasına yerleştirilmiş odalarla çevrilidir.Duvarları dıştan mermer kaplı olan Sultan Ahmed Türbesi'nin içi çinilerle bezenmiş-tir.Kare planlı, kubbeli ve önü revaklı olan bu yapının kapısı sedef kakmalıdır.Arasta,caminin güney duvarının ilerisinde bulunmakta-dır.Sipahiler Çarşısı adıyla bilinen arasta doğu-batı doğrultusunda,

üzeri açık bir yolla bunun iki yanındaki tonozlu dükkân sıralarından oluşur.Günümüzde,arastanın doğu ucu onarılarak turistik bir çarşı haline getirilmiş,öbür bölümleri ise Mozaik Müzesi yapılmıştır.Sultanahmet Meydanı'nın batı ucundaysa,mutfak,kiler ve fırın yapı-larından oluşan imaret ile bitişiğindeki hamamıyla darüşşifa külli-
yenin bir başka yapı topluluğunu oluşturur.Külliyedeki üç sebilin ikisi cami dış avlusunun Sultanahmet Meydanı'na açılan kapılarının yanında,biri de arastanın doğu ucundadır.

Istanbul'un en güzel, en muhtesem camii hangisidir? Bu soruya genellikle Süleymaniye diye cevap verilir. Gerçekten, boyutlariyla, uzaktan yakindan heybetli görünüsü ile, Koca Sinan'in bu eseri Istanbul'da essizdir. Bir tanedir. Fakat bu genel hüküm, bende her zaman Sultanahmet'e haksizlik edildigi düsüncesini uyanditmistir. Içimdeki ses her zaman Istanbul'da en güzel camenin Sultanahmet oldugunu söylemistir Genel hükümlerin aksine, en güzel caminin Sultanahmet oldugunu sölüyorsam, bunun sebeplerini de açiklamam gerekir.

Kusursuz iki eserden birinin, dügerine olan üstünlügü nedir? Süleymaniye'yi üstün gösteren mimar ve mühendislere bu hükmü verdiren nedir? Ben, mimar ve mühendis olmadigim için mi bu hükmü paylasmiyorum? Hükmümün, mimar ve mühendia olmayisimla izah edilebilecegini sanmiyorum. Yillar önçe, her iki camii ayni gün ve ard arda ziyaret ederek söyle bir kanaate varmistim: Ikisi de en güzel! Fransiz yazar Gentille Arditty-Puller ''Plaisir d'Istanbul'' adli kitabinda, romantik çagin en büyük iki piyanisti Liszt ve Thalberg'le ilgili bir fikra hatirlatiyor bunlar için söylenenlerin Süleymaniye ve Sultanahmet için de geçerli olacagini ifade ederek sunlarin yaziyor: ''-Istanbul'un en güzel camii hangisidir?'' ''-Süleymaniye Ya Sultanahmet? Aai o mu, o essizdir, en güzelidir Bu hükme katilmakla beraber, içimdeki ses Birinci Sultanahmet'tir'' demekten vazgeçmedi.

ONU YAPAN USTA YALNIZ MIMAR DEGILDI En güzel resimle en güzel heykeli, en güzel sarayla en güzel köskü, en güzel cami ile en güzel türbeyi birbirleriyle karsilastirmak dogru olmayabilir. Ayni amaçlarla ama ayri zamanlarda yapilan eserleri karsilastirmak da dogru olmayabilir. Ama, Istanbul'da, sadece 50 yil ara ile yapilan Süleymaniye ve Sultanahmet'i, Türk mimarisinin dorukta oldugu cagda ve ayni amaçlarla yaratilan bu saheserleri karsilastirmak sanirim mümkündür diye düsünmekten kandimi alamadim. Bugün, Istanbul'un en güzel camiinin Sultanahmet oldugunu söyleyerek, bana bu hükmü verdiren hususlari söyle açikliyorum: Sultanahmet'in üstünlügü, onun mimari olan Sedefker Mehmed Aga'nin çok yönlü bir sanatkar olusundan ,ileri geliyor. O, yalniz dahi bir mimar degil, ayniz zamanda büyük müzeisyen, büyük sair idi. Bu büyük sanatkar mimarligini, ressamligini, müzisyenligini, sairligini, sedefkarligini ayni eserde ve doruk noktada göstermek istemisti. Sultanahmet'i emsalleriden ayiran, ''birinciler arasinda birinci'' yapan farkliliklar, Mahmed Aga'nin bu özelliginden ileri geliyor olmali.

DAG GIBI YÜCE, KUS GIBI HAFIF Dünyada, çok yönlü olan sanatkarlarin hiçbiri çok yönlügünü, ayni eserde gösterememis, ama Mehmed Aga, bunu basarmistir. Baska mabedlerde, hafif hüzün veren losluk yerine, Sultanahmet'de çoskulu iç aydinliginin huzur gaGitarak disa vurusunu görüyoruz. Sedefler, çiniler bahar güzelligi yansitiyor ve yasatiyor. 260 pencerenin renkli camlarindan süzülen isik içeriye siir gibi, beste gibi doluyor. Essiz güzellikte çinilere yansiyarak, insani akvaryum renginde bir Rüya alemine sokuyur, en tatli seslerle anlamli misralara cagrisim yaptiriyor…Insan orada hem dünyalara sigmayacak kadar büyüyür, hem de bir kus gibi hafifliyor. Zaten Sultanahmet, büyük boyutlarina ragmen, uçmaya hazir bir sülün gibi durmaktadir. Sanirsiniz az sonra, füze gibi, uzay kanatlari gibi, slti minaresiyle, Marmara'nin mavisinden gögün mavisine dogru süzülecek, süzülecek… Hej büyüük sanat eseri insani etkiler. Ama Sultanahmet hepsinden daha çok, daha costurucu, bütün hüzünleri giderici bir tesir yapiyor. Saygi ve övünme duygusu da veriyor. Iste bunlardan dolayi Sultanahmer bana göre, ''birinciler arasinda birincidir.''

BIR BENZERI YOK
Ya Mimar Sinan Sedefkar Mehmed Aga Koca Sinan'dan üstün müdür Bunu söyleyemiyoruz. Sedefkar Mehmed Aga'nin, eserinde, güzel sanatlarin her dalindaki ustaligini gösterdigini söylüyoruz. Rönesanstan önce, Rönesansta ve daha sonra, çok yönlü olmakta taninan hiçbir sanatkar bunu yapamamistir. Mesela, Rönesans'in çok yönlü iki sanatkari Mikelanj ve Leonardo da Vinci, hiçbir eserde sanatlarinin bir yönünden tazlasini göstermemislerdir. Bir mimar, ressam, heykeltiras, edib olan Leonardo da Vinci, bu sanatlarin hepsini yansitacak bir büyük eser birakmamistir. Baska mimarlarin yaptigi kiliselerin duvarlarini, resimleriyle süslemis, uygulama alani bulamayan ama yine de onun dehasini gösteren mühendislik buluslari yapmis, güzel heykeller yontmus, Mona Lisa (yahut La Joconde) fakat bütün bu ustaliklarini tek eserde toplayamamistir. Mehmed Aga ise, eserinin planini kendisi çizmis, kendisi yapmis. Duvarlarini kendisi süslemis, kapilari kendi begenmis. Bu eserine siir, renk ve ses güzelligini kendisi vermistir. Bir tek eserde sanatkarliginin her yönünü göstermistir.

NASIL BIR ESER Ayasofya'yi yaptiran Justinianus onunla Hz. Süleyman'in Kudüs'te yaptirdigi mebedi asmak istemisti ve asmisti. Süleymaniye'yi yaptiran Sultan II. Selim, Ayasofya'yi asmak istemislerdi ve asmislardi. Simdi de Sultan I. Ahmet onlari asacak bir cami yaptirmak istiyor, fakat atalarina saygisizlik etmemek için, sadece Ayasofya'yi asacak bir cami yaptirmak istedigini söylüyordu. Sultan Ahmed, yeni bir cami yaptirmaya karar verdikten sonra, uygun bir yer aranmasina basladi. Teklif edilen birçok yer arasinda padisah bugünkü yerini begendi. Fakat o yillarda burada Sokollu Mehmet Pasa sarayi vardi ve sarayin satin alinmasi, yiktirilmasi, çevresinin iyice açilmasi gerekiyordu.

Padisah, Ayse Sultan'a, ''Otuz yük dinar halis ayar altin'' göndererek sarayi satin aldi. Yeni camiyi gerçeklestirme isi, mimarligi gibi sedefkatligi ve musikisinasligi ile de büyük ün yapmis olan mimarbasi Mehmet Aga'ya verildi. Sedefkar Mehmed Aga, karsisinda Süleymaniye, yanibasinda Ayasofya gibi iki essiz anitin arasinda, onlarla yarisacak bir eser yapacakti. Bu eser nasil olmaliydi? Bir eserin büyük olmasi için boyutlarinin büyük olmasi yetmezdi. Güzel olmasi için de yalniz disindan veya yalniz içinden güzel olmasi yetmezdi. Hatta, sadece 'güzel' olmasi da yetmezdi. Onun yapacagi eserde güzellik nasil yasanirdi? Siir gibi seyredilerek, huzur gibi duyularak.. Mehmed Aga, uzun çalismalardan sonra planini çizdi ve padisaha sundu. Basmimarin açiklamalarini da dinleyen padisah plani begendi ve onayladi.

PADIŞAH TOPRAK TASIDI Artik temel atma zamani gelmisti 1609 yilinin günesli bir gününde, basta padisah olmak üzere, devlet erkani insaatin yapilacagi yere geldi. Ayni yüzyilda yasayan Evliya Çelebi, temel atma merasimini söyle anlatiyor: ''…Cümle üstad mimar ve mühendisler toplanip, Üsküdarli Mahmut Efendi'nin ve üstadimiz Evliya Efendi'nin dualari ile esasinin kazilmasina bsladi. Evvela Sultan Ahmed Han, etegine toprak dodurup, ''Ya Rab! Ahmed kulunun hizmetidir, kabul eyle'' deyüp, amelelerle birlikte temelden toprak tasidi…'' Padisahtan sonra Seyhülislam Mevlana Mehmed Efendi, Seyh Mehmud Efendi, Vezirlazam Murad Pasa ve diger veziler, ulema, kadiaskerler ellerine kürükler alarak toprak tasimis, harç koymuslardi. Bu sirada kurbanlar da kesilmisti. Issaat çalismalarina sembolik olarak ordu da katilmis, birgün sipahiler, birgün yeniçeriler toprak tasimada çalismislardi. Vezirler, devler erkani kendi adamlarini göndermis, halktan birçok gönüllü çalismalara katilmis, bölece Istanbullular, caglar boyu övünecegimiz bir eserin meydana gelmesi için hizmet etmislerdi.

YEDI YILDA TAMAMLANDI Insaat yedi yilda tamamlandi Nihayet 1616 yili 2 Haziran Cuma günü, basta padisah olmak üzere, devlet erkani bu defa açilis merasimi için ayni yere geldi. Cami yanina kurulan otaglarda davetlilere büyük bir ziyafet verildi. Açilis dualarla yapildi. Sultan I. Ahmet meydana gelen saheserden memnundu. Cami kapladigi alan bakiminda Ayasofya ve Süleymaniye'yi geçiyordu. Ana yapinin kapladigi alan 64x74 m. Boyutlarindadir. Yüksekligi ise 43 metredir. Içinin renkli aydinligi, duvarlari süsleyen essiz çinileri, kapilari süsleyen sedef kakmalari, o güne kadar yapilanlardan çok daha güzel olan alti minaresi, Istanbul'un panoramik güzelligini arttiran genel görünüsü ile Sultanahmet herkesi büyülemisti. Ama o zaman bu caminin adi Sultanahmet Camii degildi. Halk ona 'Yeni Cami' demisti. Eminönü'nde Yenü Cami adiyla anilan cami yapilincaya kadar bu adi tasidi. Eminönü'ndeki eser 'Yeni Cami' adini alinca, Mehmed Aga'nin yaptigi camiye de Sultanahmet Camii denildi.

CAMIDEKI IÇ AYDINLIK Sultanahmet Camii'nin mimari tarzi öteki camilere göre birçok bakimdan farklidir. Mesela Süleymaniye'de kubbeyi esit ve paralel kenarli dayanaklar tuttugu halde, Sultanahmet Camii'nin kubbesi yuvarlak ve iri sütunlar halindeki filayaklarina oturmaktadir. Orta kubbe dört sivri kemer üzerine oturtulmus, köseleri pandantifle doldurulmustur. Yarim kubbelerin kenarlari da sivridir. Isik süzülmesini kolaylastirmak için pencere ve kemerler de degisik bir stilde yapilmistir. Isigin cami duvarlarini süsleyen renkli çinilere degisik sekillerde yansimasi düsünülmüs, pencere camlarina buna göre renkler verilmistir.

Sultanshmet'in asil özelliklerinden biri. Bol isikli, diger çinilerinin essiz birer sanat eseri olusudur. Yüzyillar içinde eskiyen veya kitilan bazi camlari degistirilirken, ayni renkler turrurulamamis. Bu yüzden cami yapilisindaki zamana göre isik-renklerinden kayba ugramistir. Buna ragmen Sultanahmet'in iç aydinligi bugün hiçbir mabedde yoktur. Sultanahmet Camii'nin maliyeti, sebilleri, mektebi, Hümayun kasri, dükkanlari, dükkanlarin üzerindeki odalari ve padisahin türbsi de dahil olmak üzere 1811 yük 2944 akçedir. 1 yük 100 bin akçe, 120 akçe de 1 altin oldugunua göre, bu saheserin yaklasik olarak 1.510.000 altina mal oldugunu söyleyebiliriz. Cami 21.043 çini ile süslenmistir ve bu çinilerin herbirine 18 akçe ödenmistir.

NIÇIN ALTI MINARE Istanbul'da meydana gelen her büyük olay, her büyük eser, Islam dünyasini yakindan ilgilendiriyor ve baslica konu ediliyordu. Sultanahmet Camii'nin yapilmasi da hayranliklar, genis yankilar uyandirdi. Fakat Imparatorlugun bazi eyaletlerinden itirazlar da geldi. Itiraz da geldi. Itiraz edenler, ''camiye alti minare yapilmasi kabe'ye saygisizlik olur'' diyorlardi. Çünkü o zamanlar alti minaresi olan tek mebed Mekke'de idi. Padisah bu meseleyi bütün Islam alemini memnun edecek bir sekilde halletti: Mekke'ye yedinci minareyi yaptirdi. Sultanshmet minarelerinin dördü üçer, ikisi de ikiser serefelidir.

AVIZELER BIRER HAZINE IDI Evliya Çelebi, Sultanahmet'teki avizelerin, yapildigi yillarda oradaki çiniler kadar güzel ve degerli oldugunu söyle anlatiyor camide asili avizeler yüz Misir hazinesi degerindedir. Çünkü Sultan Ahmed Han, ecdadindan beri toplanankiymetli essiz cevahirleri, dört diyardan gelen çok degerli hediyeler buraya koymustur..Mesela, Habes veziri Cafer Pasa camiye alti adet zümrüt kandil göndermistir ki, herbir kandil altisar okka agirlikta idi. Altisi da mücevherli altin zincirlerle asilmistir.. Ayrica bu camide öyle çok ve degerli kitaplar verdir ki,Islam diyarindaki öteki padisah camilerinin hiçbirinde bu kadar çok güzel ve degerli kitag görülmemistir

SULTANAHMET'IN DIS AVLUSUNDA, BIRINCI KAPININ ALTINDA BULUNAN SEBIL KITABESI
Içen abdan dari-naim içre mesrur ola, Yazilub amali-hüsnü deftere medtur ola Camii Han Ahmed'in banii ala mesrebi, Hazreti Mimarbasi ahreti mamur ola. Kim Muhammed anin nam-u ali himmeti, Itti bu rana binayi hasredek mashur ola Olmamistir dahi olmaz böyle ali bina, Bir eser konmustur ki, kim dembedem Mezkur Ola GÜNÜMÜZ TÜRKÇESIYLE: Bu sudan içen, nimetler yurdu olan Cennete kavussun mutlu olsun. Yaptigi güzel isler deftere satir satir yazilsin. Yüksek Ahlaki kendisine huy edenin, Han Ahmed'in camiini yapan, Yüce mimarbasinin sonu da iyi olsun. Bu ulu mimarbasinin kutlu adi Mehmed'dir.

Dünya durdukça ünü her tarafa yayilsin diye, bu güzel, gözalici yapan odur. Bu büyük eserin benzeri yoktur ve olmayacaktir. Be eser, her zaman övgüyle konusulsun, dillerden düsmesin diye yapilmistir. SULTANAHMET Nurlu elleri Sedefkar Mehmed Aga'nin Indirmis yeryüzüne isik-cismi. Eli öpülesi o dehanin Mehyalatla yazilsin ismi. Bir eser vermis ki o sanat günesi, Orda mevsim yil boyunca bahar… Bulunmaz dünyada bir esi Maya'lardan Misir'a Çin'e kadar Kubbeleri bir tomurcuk bahçesi, kat kat, Her sabah açar.. Duvarlari tas degil, sanki kanat, Her gece uçar… Alti füzesiyle gökyüzünde Dolasir Sultanahmet. Gökkusagini o toplar, o dagitir Dünyaya demet demet. Sonsuz mevilerde ak güvercin, Akveryum renginde bir rüya.. Böyle bir güzellik gördüğü için Mutludur dünya...

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:49 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Türkiye'De Turizmin Geçmişi Ve Turizm Türkiye'De Turizmin Geçmişi Ve Turizm


Türkiye'De
1.Türkiye'De Turizmin Geçmişi
Turizm hareketi dünyada 19. Yy. ortalarında Avrupa’da başlamış ve etkisini diğer yerlerde de göstermiştir. Sanayi devriminin getirdiği ulaşım kolaylıkları ve refah artışına bağlı olarak zamandan mesafeyi kısaltılma da eklenince insanların gezmek- görmek ve eğlenmek arzusu daha geniş kitlelere yaygınlaşmaya başlamıştır. İnsanların bu arzularını gidermeleri için organizasyon gerekiyordu. Bunu da Thomas Cook gerçekleştirmiştir.

Thomas Cook’un kıta Avrupa’sına başlattığı ilk gezinin Paris Sergisine olması gibi, Osmanlı İmparatorluğu na da ilk toplu ve örgütlü gezi ya da bir başka deyişle ilk modern turizm hareketi böyle bir sergi ile başladı. 1863’de “ Sergi-i Umum-i Osmani” adlı serginin açılışı dolayısıyla, başta Avusturya almak üzere çeşitli yerlerden turizm grupları İstanbul’a gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan da ilk turist grupları çeşitli düzenlemelerle yurt dışına gitmeye başladılar.

Osmanlı topraklarına bu olaydan önce çeşitli küçük seyahatler oluyordu; ancak bunların miktarı konusunda bir tahminde bulunulmadığı gibi, günümüzde ki tatil yolculuklarıyla da benzerliği yoktu. İlk seyahatler arasında eski ve değerli eşyalar, madalyalar, misyonerler, tarihçiler gibi farklı amaçlarla gelenlerin ziyaretleri bulunuyordu. Daha sonra Batıdaki turizm gelişmeleri Osmanlı İmparatorluğu’na da yansıması başladıysa da, ulaşım yollarının olmaması, seyahat koşullarının elverişsizliği, can güvenliğinin sağlanamaması gibi nedenlerle olayın küçük ölçekli kalmasına yol açıyordu.

Yabancıların gelmeye başlaması bir takım ihtiyaçları da beraberinde getirdi. Bunların en önemlisi konaklamaya talebin artmasıydı. Türk toplumunda henüz gezmek alışkanlığı yerleşmediğinden Oteller ülkemizde gelişmemiştir.

Resmi işler için eyaletlere gönderilen devlet yenilikleri Bizans’tan miras kalan karmaşık bir “ carvee” sisteminden yaralanarak yerel yöneticilerin sağladığı yerlerde ikamet ederlerdi. Büyük Pazar merkezlerine mallarını getiren tüccarlar, kervansaray ya da hanlarda kalırlardı. O zamana kadar, Şark aleminin büyük kısmında olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu topraklarında da yolculukta yatacak yer sorunu bedava kalınan ancak döşemesiz konforsuz olan kervansaraylarla çözülmüştü.

Yerli- yabancı ayrımı yapılmadan, insanlar yükleri ve hayvanlarıyla birlikte üç güne kadar bir süreyle buralarda misafir ediliyorlardı. Müşterileri tüccarların büyük bir kısmını oluşturduğu hanlar ise dört köşe büyük genellikle taştan yapılmış ve geniş bir avlunun etrafında çeşitli malların konulduğu depolardan oluşmuştur ve üst katlarda kemerli geçitler boyunca mütevazı biçimde döşenmiş odalar yer alırdı. İstanbul hanlarının çoğu değişik uluslar tarafından paylaşılmıştı. Aynı ulustan tüccarlar belirli hanlarda toplanıyorlardı. 1860’ların sonlarında Edirne’de açılan ilk otel olan Auberge’de geleneksel han yapısı üzerine inşa edilmiş; odalar çok az döşenmiş ve otelde yemek servi açılmıştı

Modern anlamda turizm hareketleriyle Osmanlı İmparatorluğunun 1863’de tanışması ve 1870’de İstanbul’u Paris’e bağlayan “ Orient Expres (Şark Demiryolu)” nun açılışı, turist sayısının daha sonraki artışında etkili olmuştu. İstanbul’daki ilk otellerin yapımı bunu daha da teşvik etti. Orient Expres müşterilerini ağırlamak üzere 1892’de Pera Pabs Otelini yaptırdı. Bu arada ilk kez bir turizm sektörü de oluşmaya başlamış, oteller, lokantalar, para bozdurma, rehberlik hizmetleri Pera’da örgütlenme yoluna girmişlerdi.

Bu dönemde ziyaretçiler İstanbul’a ya vapurla ya da trenle geliyorlardı. 20. Yy. başlarında Paris’ten İstanbul’a haftada üç kez, posta treni de iki kez kalkıyordu ve yolculuk süresi birincisiyle 68, ikincisi ile de 83 saat sürüyordu. Şehirde iki de seyahat acentesi açılmıştı ve bunlar da Pera’da yer alıyorlardı.
Yabancılar kolayca vize alarak, İstanbul’a gelebiliyorlar; fakat ülke içinde dolaşmak için tezkere almak zorunlulukları bulunuyordu. Ayrıca yolculuğun her aşamasında bunu gerekiyordu. Çok zaman olan ve güç olan bu işi ilk başlarda rehberler, daha sonra da, ilk turizm acenteleri üstlenmişti.

Osmanlı İmparatorluğunun çöküş dönemiyle birlikte yaşanan savaş yılları diğer ekonomik faaliyetler gibi turizmin de gelişmesini olumsuz etkilemişti.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Özellikle ulaşım sektörünü başta olmak üzere turizmle ilgili sektörlerde canlanma başlamıştı. Türkiye’nin turizmle ilgili örgütlenme faaliyetlerini sürdürmek üzere Atatürk tarafından “ Seyyabın Cemiyeti” kurulmuştur. Bu dernek 2. Dünya Savaşına kadar yarı resmi olarak Türkiye’nin turizm siyasetini belirlemişti. 1934 yılında Türk Ofis adıyla kurulan bir büroyla devlet turizm faaliyetlerinin sorumluluğunu üstlendi ve 1957’den itibaren de sektör Bakanlık düzeyinde ele alınmaya başladı.

Tüm bu gelişmelere rağmen düzeyinde ele alınmaya başladı. Tüm bu gelişmelere rağmen yakın zamanlara kadar Türkiye uluslararası turizmde önemli bir yer edinememiştir. Konaklama kolaylıklarını da yine yakın zamanlara kadar genişletme olanağını bulamadı. Nedenleri arasında şunlar sayılabilir.

1.Geniş bir yerel müşteri tabanı yoktu.
2.İstanbul, Ortadoğu turizm merkezleri arasına girememiştir.
3.Yerel sermaye turizme ve dolayısıyla da otellere yönelmemiştir kar’ın düşükülğü nedeni ile bu durum yakın zamanlara kadar da sürmüştür.

2.Gönümüzde Turizm
Uluslar arası turizm, Türkiye’nin uzun zamandır geliştirmeye çalıştığı ve döviz dengeleri için umut başladığı fakat, kitlesel ölçekte ancak yakın bir zamanda tanıştığı bir olgudur.

Ülkemize gelen yabancı turist sayısı çok uzun yıllar düşük bir düzeyde idi. 1950’de 30.00 den bile daha az ziyaretçi çeken Türkiye, dünya turizminin büyük bir gelişme süreci içine girmesi ve bunun ülkemize de yansımasıyla, o zaman için, hızlı sayılabilecek bir şekilde gelişme göstererek 1959’da bu sayı 166.000’e çıkarmış, 1960’da siyasal nedenlerle azalan bu sayı daha sonra yeniden artış süreci içine girerek 1965’de ilk kez yarım milyonunu geçmişti. 1950’den sonraki 30 yıllık dönem içinde turist sayısı en yüksek değere ise 1973 yılında erişmişti.

Bu, Türkiye’de turizmi geliştirme yolunda yapılan çabalarla orantılı bir gelişme idi ve 1973’e kadar harcanan çabalar sonucu turist sayısı bir milyonu aşarken, daha sonraki 11 yıl içinde de elde edilemeyecek bir miktara varmış oluyordu. Turizm de, her ekonomik faaliyet gibi arz ve talebe dayandığı ve Türkiye’de talebi karşılayacak düzeye gerek konaklama, gerek turist ihtiyaçları bakımından erişemediği için, turist sayısında beklenen artış uzun yıllar sağlanamamıştı.

Ülkemize gelen ziyaretçi sayısının ülke yüzölçümü ve nüfusuna göre biraz önemli bir miktara varması, örneğin, 2.000.000’u geçmesi, kitlesel turizm olayı ile tanışmanın ancak 1980’li yılların ortalarında olduğu ve bu tür bir turizmin de ancak 10 – 12 yıllık bir geçmişe sahip olduğu söylenebilir.

1988’de dünya turizminde gözüken olumlu değişiklikler Türkiye’ye de yansımış ve gelen turist sayısı bir yıl içinde %46.7’lik bir artışla ilk kez 4.000.000’u aşmış, 1990’da da 5.000.000’u geçmiştir. 1990’lı yılların ortalarında ise Türkiye uzun yıllardır sürdürdüğü çabaların sonucu olarak, uluslararası turizmde önemli bir yer edinmeye başlayarak dünyada en çok turist ve turizm geliri çeken ilk 20 ülke arasında yer almayı başarmıştır. 1991’de Körfez Krizinin bütünüyle Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgeyi etkilediği ve yine Batı Avrupa’dan Türkiye’ye gelenler sayısının üçte bir oranında e hattı bazı ülkelerden gelenlerde yarı yarıya azalmasına yol açtığı halde, Doğu Avrupa ülkelerinden gelenler nedeniyle toplam turist sayısı %2’nin üzerinde artış bile göstermişti. 1992’den itibaren Batı Avrupa Ülkelerinden gelenlerin sayısının yeniden artış eğilimi kazanmasıyla 196’da 8.000.000’u bulan turist sayısı 1997 yılında 9.000.000’u aşarak 10.000.000 TL sınırına yaklaşmıştır. Türkiye ayda 1.000.000 turistle ilk kez bu devrede, 1995 yılı Temmuz Ayında tanışmıştır.

a)Türkiye uzun yıllardır dünya turist pazarlarında devlet ve özel sektörün birlikte çabalarıyla tanıtımını yapmaya çalışmıştır.
b)Bu tanıtımın ülkede uzun bir dönemli istikrar sağlanmadan bir anlam taşıyamazdı. 1993’de olduğu gibi ***** yüzünden, küçük bazı olumsuz devreler yaşanmakla beraber bu istikrar artık sağlanmış gibi görünmektedir.
c)Gelişmiş ülkelerdeki turizm anlayışında ve arayışında yaşanan önemli değişimler Türkiye’yi de olumlu etkilemiştir. Bu etkileşim doğrultusunda gelen turistler ortak sadece dinlenme, eğlence turizmi yerine yeni turizm akımlarından macera turizmi, eko turizm, miras turizmi ve tarihsel turizm ve benzeri araçlarla seyahat eden turistlerin bir kısmı ülkemize yönelmişlerdir.

Türkiye’nin turizmle ilgili çabaları belki de bu aşamadan sonra başlayacaktır. 6 milyar $’ı bulan turizm gelirleri, başka ülkelerde de olduğu gibi, Türkiye içinde yaşamsal önem taşımaktadır. Türkiye’de mili gelir içinde turizmin payı %3,5 dolaylarındadır. Ayrıca istihdam açısından da turizm çok önemli bir sektördür. Bu nedenle mevcut turist akışında sürekliliği sağlamak ve gelenler arasında birden fazla ziyaretçilerin sayısını arttırmak, kaynaklara özen gösterilmesiyle olacaktır.

Konaklama kolaylıklarının çok çabuk ve düşük kalitelerde yapılması, özellikle deniz kıyısı sayfiye yerleşmelerinde turizm sezonunda da inşaatların devam etmesinin meydana getirdiği kötü çevresel koşular, gürültü – patırtı, doğal özelliklere özen gösterilmemesi, gittikçe artan deniz kirliliği, su – elektrik kesintisi, şehirsel kötü yapılaşma ve şehirlerde geçmişin izlerinin adeta silinmeye çalışmasıyla şehirlerin kimliklerinin kaybolması, bunların başlıcaları ve yalnızca fiziksel çevre ile bağlantılı olanlardır. Bunun yanında, rezervasyon sorunları, kötü işletmecilik turistlere karşı çeşitli yerlerde çelişkili davranışlar (özellikle fiyatlar konusunda) bu gibi insan kaynaklı davranışlarda turizmi etkileyen diğer sorunlardır.

3.İç Turizm
Yakın zamanlara kadar Türkiye’de iç turizmden söz etmek de pek kolay değildir. Genelde akraba – arkadaş ziyaretlerine dayanan bir tatil geçirme şekli ile ülkede egemen bulunuyor. Bunu yazlık evlere gitmek ve çeşitli fuar etkinlikleri gibi ülke çapında bazı düzenlemelere katılmak istiyordu. Nüfusun, refah düzeyinin ve otomobil sahibi olanların artması ve başka çok sayıda faktörün etkisiyle, artık tatil geçirmede olmuştur.

Tatil günlerinin sayısının ülkemizde gelişmiş sanayileşmiş ülkelerdekinden çok daha fazla olması ve yapay bir şekilde daha da arttırılması, tatil yapanların oranını da arttırmaktadır. Doğal olarak, tatil olanağının tüm nüfusa eşit olarak yayıldığından söz etmek mümkün değildir. Fakat özellikle çalışan kesim arasında herhangi bir şekilde, kısa ya da uzun süreli tatil geçirme artık kurumlaşmıştır.

4.Turizmin Etkileri
Turizmin yer aldığı ya da gelişmeye başladığı ülke ya da bölgenin mekanı üzerinde olduğu kadar, ekonomik ve toplumsal yapısı üzerinde de, meydana getirdiği değişimler nedeniyle, olumlu ve olumsuz etkileri vardır. Turizmin meydana getirdiği hizmetlerde çeşitli iş olanaklarının ortaya çıkması belirli bir alan üzerinde olumlu hizmetlerinin imkanı değişime uğratarak çevre sorunları meydana getirmesi, olumsuz olabilmektedir.
Turizmin çok sayıdaki olumlu ve olumsuz etkileri başlıca üç ana grup altında toplanmaktadır.

1.Ekonomik Etkiler
2.Toplumsal – Kültürel Etkiler
3.Çevresel – Ekolojik Etkiler

4.1.Ekonomik Etkiler
Turizmin ekonomik etkileri doğrudan ya da dolaylı etkilerinin ekonominin hemen her kesiminde hissedilmesi, gelişmiş ya da gelişmekte olan hemen her ülkede teşvik edilmesine yol açan en önemli etkidir. Ekonomik etkilerinin çok şekillerde yansıması nedeniyle bu etkileri şöyle sıralayabiliriz

1.Turizm tesislerinin inşaat ve işletme aşamalarındaki etkiler
2.Ödemeler dengesindeki etki
3.İstihdam
4.Bölgesel Kalkınmadaki Etki
5.Sektörler arası rekabet
6.Devletin Kazançları

4.1.1. Ödemeler Dengesindeki Etki
Uluslararası turizmi geliştirmede gerek gelişmiş, gerekse gelişmekte olan ülkelerin başlıca hedefi ülke dışından gelen gelirleri arttırmak, ödemeler dengesini sağlamaya çalışmaktır. uluslararası turizm;

a)Büyüyen bir endüstridir
b)Ham ya da mamul Maddelerin tersine, turizm pazarı son derece az kazanmaktadır. Bundan başlıca söz konusu Pazar üreticinin ayağına pazardır.
c)Birçok ülke için turizm ekonomideki çeşitlenmenin bir göstergesidir. Bu nedenlerle de döviz girdilerini artırmada büyük rol oynamaktadır.

Uluslararası turizm dünya toplam ticaretinin yaklaşık %6’sı kadardır. Gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin bir çoğunun dış satımlarındaki payı ise çok daha yüksektir. Bununla birlikte, bu payın ödemeler dengesine katkısı o ülkeden ülke dışına gidenlerin yaptıkları harcamaların gelen dövizle kıyaslanmasıyla belirlenir. uluslararası turizmin ödemeler dengesine net katkısı yabancı turistlerin yaptıkları harcamalar ile bunlara ilişkin maliyetler kıyaslanarak doğru bir şekilde hesaplanabilir. Bu maliyetler ve gelirler, uluslararası turizm örgütlerine göre çeşitlilik göstermektedir. Bunlar sırasıyla;

1.İthal malların ve turistlerin kullandıkları hizmetlerin maliyeti
2.Turizmle ilgili yapılan yaptırımların döviz olarak maliyetleri;
3.Dışarıya şu şekillerde yapılan ödemeler
a)Yabancı turizm şirketlerinin karları ve gönderdikleri sermayenin bağlantıları
b)Dışarıdan getirilen iş gücüne ödenen ücretler
c)Yabancı yatırımlara yapılan faiz ödemeleri
d)Otel zincirleri gibi tesisler için hak ya da tescil ödemeleri
e)Yabancı seyahat acenteleri ve tur işletmelerince yapılan ödemeler
4.Dışarıda kamuoyu oluşturma ve propaganda harcamalar

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:49 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Sağlık Turizmi Ve Sağlık Turizminin Özelikleri Sağlık Turizmi Ve Sağlık Turizminin Özelikleri


Sağlık Turizmi
Sağlık Turizminin Özelikleri
İnsanlar yaşadıkları yıllar içinde sağlıklı olmak zorundadırlar. Çünkü, insanlar sağlıklı oldukça verimli bir çalışma yapabilirler.
Bu nedenle ilk çağlardan bu yana insanlar sağlık bulmak, ağrılarından, sızılardan, yağlardan kurtulmak için kendilerini sağaltma olanaklarını aramışlar, bulmuşlardır.
Kuşkusuz ilk caglarda insanlar ancak bol olanaklardan oldugu gibi yararlanmaya yollarini bulmuşlar. Bunlardan bir çogu bugün tip bilimi içinde yer almiş, dolayli olarak da turizme özgü etkinlikleriyle önem kazanmiştir.
Sanayileşme ve kentleşme sonucu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde cevre sorunlari insan sagligini bozan, iş gücü verimini azaltan bir yaşama ortamina neden olmaktadir. Beslenme bozukluklari , sinirsel yogunluklari artiran, bu ortamin yarattigi sorunlari gidermek amaciyla Almanya, Fransa, Italya vb. ülkeler kaplıca, deniz ve iklim gibi kaynak değerlerinden yararlanma yollarını aramış, başlangıçta halk sağlığını ve işgücü verimini korumak amacıyla sürdürülen bu çabalar, sonraları iç ve iklim kürleri gibi uygulamalara dönüşmüştür.
Kür ve tedavi amacı ile belirli bir zaman için yer değiştiren insanlar, gittikleri yerlerde konaklama, beslenme, kür ve tedavi uygulaması, dinlenme ve eğlenme gereksinimlerini karşılayarak alt-üst yapısı tesislerine gerek duymaktadırlar.Ekonominin arz ve talep kuralı içinde işlerlik kazanan bu olay günümüzde sağlık turizmi olarak adlandırılan önemli bir turizm türünü oluşturmuştur.
Doğanın sağlık verici özelliklerinden yararlanmak isteyen insanların sıcak su, maden suyu, hamam, kaplıca ve bunaları tamamlayan kür merkezlerini ve bazı tıbbi hizmetlerin sunulduğu sağlık merkezlerini ziyaret etmeleridir. Tıbbi turizm deniz, iklim ve mağara tedavisini içine almaktadır.
Kür tedavisi zamanla tüm yıl boyu sürdürülebilmesi, turizm sektörüne ayrı bir çekicilik kazandırmıştır.Kür kuralları gereğince kaplıca, deniz ve iklim kürlerinde 3 hafta süre ile kür yapılmasının öngörülmesi ise, sağlık turizmi merkezlerinde yer alanyatırımlar için çok güvenilirli ve karlı işletme türü yaratır.Sağlık turizmini 2 alt başlık şeklinde ele almamız olasıdır.Bunlar:

1-Termalizm
2-Klimatizm

Mineralize termal sular ile çamurları kaynağın yöresindeki çevre ve iklim faktörleri bileşiminde insan sağlığına olumlu katkı sağlama üzere, uzman doktor denetim ve programında, fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, Diyet gibi destek tedavilerle koordineli kür uygulamalarına termalizim denmektedir. Bu amaçla yapılan turizm harekatı da termal turizm olarak algılanır.
Jeotermal kaynak zenginliği bakımından dünya ilk ona (10) giren Türkiye de sıcak ve soğuk mineralli su kaynağı 1300 civarındadır. Bunlardan yaklaşik 600 kadari sicak ve mineralli su kaynaklarıdır. Termal suların en yaygın kullanımı balneolojik kullanımdır. Balneoterapi; mineralize termal sularda yapılan kür uygulanmaktadır. Balneoterapi genel olarak şu birimlerden oluşur;

1.Genel yüzme havuzu
2.Tedavi havuzu
3.Özel tedavi banyosu
4.Genel banyo havuzları
5.Masaj duşlari
6.Masaj birimleri (genel, kısmi, su altı masajı)
7.Çamur küvetleri
8.Buhar banyosu
9.İçme kürü
10.Gaz banyosu
11.Deri altı enjeksiyon
12.Sauna
13.Türk hamamı

Klimatizim
Sağlıklı iklim ortamında bulunmayı ifade etmektedir. Klimatik kaynaklar; dağlar, mağralar, vb. yerlerdir. Bir başka deyişle dag istasyonundaki acık havanın sağlık üzerindeki şifa veriçi etkisinden yararlanmak için uygulanan bir tedavi sistemi ve sağlıklı iklimde yapılan temiz hava kürüdür.
Sağlıklı iklim tanımına uygun ve insan sağlığına yararı bakımından en çekici yerler arasından deniz seviyesinden 800 m yükseklikten başlayarak 2000 m’ye kadar uzanan yükseklik kuşagi yer alir. Bu yükseklik kuşagi orta yükseklikteki daglik yörelerle yogun olunan örtülerinin yayiliş gösterdigi alanlari kapsar. Bu yükseklikler aynı zamanda rekreasyon alanları olamaktadır.
Yapılan araştırmalara göre deniz seviyesinden yükseklerde yaşayanlarda hamoglobin artışı görülmektedir. Bunun sonucu kan basıncı, kan dolaşımı hızlanmaktadır.Bu olay kas ve hücrelerin güçlenmesine olanak sağlar.Sonuç olarak insan bedeninin hareketlilik ve güç performansını yükseltmektedir.
Türkiye'de sağlık turizmine konu olan tesislerden termal kaynak işletmelerinin önemli bir bölümünün işletmesi İl Özel İdareleri tarafından yapılmaktadır.Kaplıca, ılıca olarak faaliyet gösteren bu işletmelerin çoğu nitelikli hizmet vermemektedir.Bu gereksinimden hareketle, devletçe sağlık tesisi yatırımlarının teşvik edildiği görülmektedir.
Türkiye'de sağlık turizm tesislerini incelediğimizde, alt ve üst yapı tesislerinin sınırlı olmasına karşın:Yalova, Gören, Bolu, Balçova, Sandıklı, Pamukkkale, Harlek, Sivas-Çermik ve Erzurum-Pasinler gibi kaplıca merkezlerinde yılın altı ayı yer bulmak olanaklı değildir.Bazı kaplıcaların çevresinde ise çadırlarda konaklayan sağlık turizminden yararlanmaya çalışan insanlar olduğu görülmektedir.
Gerekli potansiyele sahip olan ülkemizde, sağlık turizminin geliştirilmesi için yapılan çalışmaların ivme kazanması gerekliliği kaçınılmazdır.
Tıbbın bu yeni görevi, şifalı sular, iklim, deniz, dağ, mağara tedavisi gibi çeşitli kaynaklara dayanmaktadır.Bunlarda tıbbi turizmin varlığını biçimleştirmektedirler.Tıpla turizmin bir araya geldiği bu konuda çalışırken her şeyden önce tedavi yerlerinin örgütlenmelerinde hekimlere geniş bir sorumluluk payı bırakmak gerekir.
Sağaltma (tedavi), dinlenme, zayıflama ve güçsüzlüğü giderme istasyonlarının halkın gereksinimine göre ayarlanması, değerlendirilmesi, bir yandan sosyal bir problem olarak çok önemlidir.
Türkiye'de romatizma, şeker ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelen kaplıcalarımız:
Ankara haymana kaplıcaları (kadın ve cilt hastalıkları)

•Aydın Ortakçı kaplıcaları (içme ve banyo hastalıkları)
•Denizli Yenice Kaplıcaları(romatizma, kalp ve damar sertliği)
•Eskişehir Kaplıcaları (romatizma, bedeni ve zihni yorgunluklar)
•İzmir Urla içmeceleri
•İzmir Balçova ılıcaları
•İzmir Çeşme şifalı sular merkezi (katranlı çamur güzelleştirici)
•İzmir Bergama tabakları ılıcası
•İstanbul- Tuzla içmeceleri (karaciğer, safra yolu, böbrek ve bağırsak rahatsızlığı)
•Manisa Kurşunlu kaplıcaları (romatizma)
•Ahmetli Kaplıcaları
•Manisa-Sert Kaplıcaları
•Niğde-Çiftehane Kaplıcaları
•Bursa Kaplıcaları

Diğer Turizm Türlerinden Farkı
Kişilerin çalışma gücünü azaltan ya da çalışmalarına ebgel olan; dolayısıyla ile de ulusal ekonomide olumsuz etkileri bulunan bazı hastalıklarla gençlere sonradan gelen illetler tıbbı ve insanları doğal kaynaklardan yararlanmaya yöneltmiştir.
Günümüzde sanayileşme ve aşırı şehirleşmenin yarattığı, toprak, hava, su, çevre kirlenmesi, gürültü gibi çeşitli problemleri ile insanların belirli bir süre içinde olsa sağlıklı bir iklimde bulunarak bedeni ve zihni olarak dinlenme temiz havanın bazı solunum yoları ve kalp kan dolaşımı rahatsızlıklarının tedavisinde şifa verici etkiye sahip olduğu bilinerek ve bunu yanında dağ istasyonaları açık havadan yararlanmak, dağ sporlarının yapıldığı sağlık turizmidir.
Kısacası hem tedavi hem de tatil ihtiyaçlarını birlikte gidermeleri doğanın tedavisinden yararlanmaları bu sektörü doğurmuştur.
Yalnızca halk sağlığı yönünden ele alındığında dahi, iş gücü verimliliği arttırıcı özelliği ile sağlık turizmi, turizm boyutlarıyla birlikte ülkemiz için ekonomik ve sosyal açıdan son derece önemlidir

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:49 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Vakıf Taşınmazların Envanterinin Çıkarılması Projesi Vakıf Taşınmazların Envanterinin Çıkarılması Projesi



Vakıf taşınmazların envanterinin çıkarılarak Coğrafi
Bilgi Sistemine (CBS) aktarılması ve sorgulanmasını
kapsayan bu proje ile,

Vakıflara ait akar taşınmazların en iyi şekilde değerlendirilmesi ve elde edilecek gelirler ile vakfiyelerdeki hayır şartlarının yerine getirilmesi,

Vakıf eski eserlerin restorasyonlarının yapılarak daha iyi şartlarda yaşatılmasının sağlanması,

Vakıf taşınmazların Yap/Restore Et–İşlet–Devret sistemleri ile daha iyi şekilde değerlendirilmesinin sağlanması,

Ve vakıf taşınmazlara yapılacak müdahalelerin anında tespit edilerek önlemlerin alınması hedeflenmektedir

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:49 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Görülmesi Gereken Tarihi Mekanlar BEYAZIT MEYDANI

İmparator Teodosyus devrinde M.S. 393 yılında şehrin en büyük meydanı olarak inşa edilmişti. Ortasındaki dev boyutlu zafer takının üzerinde yer alan bronz boğa başlarında dolayı buraya “Form Tauri” meydanı denilmişti. Üzerinde İmparatorunda heykeli yükselen zafer takından birkaç mermer blok ve sütun kalıntıları bulunmuşken, kuzeydeki abidevi çeşmeden eser kalmamıştır. Şehrin bu en büyük çeşmesini Valens su kemeri beslerdi. Kuzeyde, Fatih’in yaptırdığı ilk sarayın yerinde İstanbul Üniversitesi bulunmaktadır. Üniversite girişi abidevi kapı ve bahçedeki yangın kulesi 19 yy. yapılarıdır. Meydanı süsleyen ve adını veren 15 yy. Beyazıt camii kalabalık ve hareketli kapalı çarşının komşusu olup, buraya ait külliyeden günümüze medrese, hamam ve dükkanlar kalmıştır.

GOTLAR SÜTUNU

Topkapı Sarayı dış bahçesinde,Gülhane Parkı Sarayburnu girişinde bulunan Ve Roma Devri'nden günümüze hiç değişikliğe uğramadan gelen en eski abidedir.3.veya 4.yy'da dikilmiş olan sütun yüksek kaide üzerinde 15m.boyunda monalit mermerdir.Sütun başı korint uslubunda kartal arması ile süslüdür.Got'lara karşı kazanılan zaferden bahseden kitabe satırlarından dolayı Gotlar Sütunu adıyla anılır.Etrafını saran Yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.

ÇEMBERLİTAŞ(KONSTANTİN SÜTUNU)

M.S. 330’da Başkentin Roma’dan İstanbul’a nakli sebebi ile şehrin ikinci tepesindeki büyük oval bir meydanın ortasına, Konstantin in şerefine dikilmişti. Form Konstantin diye bilinen meydanın etrafı sütunlu galeriler ile çevriliydi. Çemberli taş, yanık sütun olarak ta bilinir. Orijinalinden daha kısa hali ile günümüze gelebilmiştir. Eskiden üstünde Büyük Konstantin’in güneş tanrısı pozundaki heykeli bulunurdu. Sütunun porfir blokları zamanla ve yangınlardan çatladığı için demir çemberlerle çevrilmiştir. Mermer başlık 12 yy., alttaki örme takviye kısmı 18 yy. aittir. Sütunun dibindeki küçük bir odada erken Hıristiyanlığa ait kutsal emanetler odası olduğuna inanılırdı. Buradan geçen ana yol Büyük Konstantin devrinden beri aynı güzergâhtadır

SÜLEYMANİYE CAMİİ

İstanbul’un siluetini minareler ve kubbeler süsler. Şehrin en büyük ve görkemli camii Süleymaniye Camiidir. Dış ve iç estetiği, fevkalade muntazam, göz okşayıcı proporsiyonları seyredeni büyüler. Süleymaniye Camii bir mimari şaheserdir. 16. yy., Türk Osmanlı İmparatorluğunun her bakımdan gelişmiş ve ilerlemiş olduğu bir devirdir. 36 Osmanlı Sultanı arasında 47 yıl ile en uzun hüküm süreni Kanuni Sultan Süleyman’dır. Bu büyük şöhretli Sultan, kendi adına yaptırtacağı camii Koca Mimar Sinan’a havale etmişti. Mimarlık dünyasının bir dehası olan Mimar Sinan, camii ve etrafını saran büyük kompleksi 1550-1557 yılları arasında tamamlamıştır. Türk sanatının klasik döneminin kurucusu ve geliştireni Mimar Sinan, sanatının üstünlüğünü burada da ispat etmişti. Caminin avlusunun etrafını çevreleyen büyük komplekste okullar, kütüphane, hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkânlar bulunur. Süleymaniye’nin dış güzelliğini seyredebilmek için yapıdan uzakta olmak gerekir. Galata Kulesi’nden veya Halic’in Galata kesiminden, bu imparatorluk eseri bütün haşmeti ile görülebilir. Dört minaresi olan caminin esas mekânını büyük bir kubbe örter. Caminin ana girişi etrafı revaklarla çevrili, ortasında şadırvanı olan iç avludandır. İç mimarideki açıklık, bütünlük, ölçülü bir süsleme buranın haşmetli etkisini güçlendirir. 53 metre yüksekliğinde 26.50 m. çapındaki merkezi kubbeyi fil ayağı denilen dört büyük paye taşır. Mekânın bütün elemanları uyumlu bir armoni içerisindedir. Statik bakımından da yapının dengesi kusursuzdur. Zaman içinde İstanbul şehrini sarsan depremler burada tek bir çatlağa bile sebep olamamıştır. Kubbenin içi geçen yüzyılda yapılmış barok tesirli dekorasyondur.

Yerdeki el yapısı tek örnek, mihraplı halı 1950’li yıllarda yerleştirilmişti. İçerideki en göz alıcı yer mihrap duvarındaki 16. yy. orijinal, fevkalade renkli, Türk motifleri ile süslü vitraylardır. Gayet sade mevlithanlar balkonu ve minber yanında, yine mermerden yapılmış mihrap nişinin etrafı çinilerle süslüdür. Sultan locası mihrabın solunda bulunur. Duvarlar Kuran’dan alınan ayetlerle süslüdür. Bunlar Türk kaligrafi sanatının çok güzel örnekleridir. Giriş ve yan cephelerde kadınlara ayrılmış balkonlar yer alır. Girişin sağında bronz kafesli bölme 18. yy. Türk maden işçiliğinin güzel bir örneğidir. Caminin arka avlusunda Sultan Süleyman’ın, bunun yanında da çok sevdiği karısı Roksana’nın büyük türbeleri bulunur. Etrafta değişik asırlarda yapılmış önemli kişilerin mezarları vardır. Süleymaniye kompleksinin bir ucunda küçük ve gayet mütevazı bir mezar bulunur. Burası 99 yıl şan ve şöhret ile yaşamış 50 yıl süre ile İmparatorluk baş mimarlığı yapmış, büyük usta Mimar Sinan’ın mezarıdır. Koca Sinan çalışkan ve verimli bir mimardı; uzun yaşamı boyunca 400’den fazla eser tamamlamıştı. Kurucusu olduğu klasik Türk mimarisinin en önemli temsilcisi de oydu. Eğittiği öğrencileri diğer İslam ülkelerinde de eserler üretmişlerdi

KAPALI ÇARŞI

Dünyanın en eski ve büyük kapalı çarşısı İstanbul şehrinin merkezinde yer alır. Dev ölçülü bir labirent gibi, 60 kadar sokağı, üç binden fazla dükkânı ile Kapalı çarşı, İstanbul’un görülmesi gereken, benzersiz bir merkezidir. Adeta bir şehri andıran, bütünü ile örtülü bu site zaman içerisinde gelişip büyümüştür. 15 yy. dan kalan kalın duvarlı, bir seri kubbe ile örtülü eski iki yapının etrafı sonraki yüzyıllarda, gelişen sokakların üzerleri örtülerek, ekler yapılarak bir alış veriş merkezi haline gelmiştir. Geçmişte burası her sokağında belirli mesleklerin yer aldığı ve bunların da, el işi imalatının sıkı denetim altında bulundurulduğu, ticari ahlak ve törelere çok saygı gösterilen bir çarşı idi. Her türlü değerli kumaş, mücevherat, silah, antika eşyalar, konusunda nesillerce uzmanlaşmış aileler tarafından, tam bir güven içinde satışa sunulurdu. Geçen yüzyılın sonlarında deprem ve birkaç büyük yangın geçiren Kapalı Çarşı eskisi gibi onarılmışsa da, geçmişteki özellikleri, yozlaşarak değişikliğe uğramıştır.



Eskiden esnafa olan güven duygusu halkın birikmiş parasını, bir banka gibi onlara verilmesine ve işletilmesine neden olurdu. Günümüzde birçok sokaktaki dükkânlar fonksiyon değişikliğine uğramıştır. Yorgancılar, terlikçiler, fesçiler gibi meslek grupları sadece sokak ismi olarak kalmıştır. Çarşının ana caddesi sayılan sokakta çoğunlukla mücevher dükkânları, buraya açılan yan bir sokakta altıncılar bulunur. Oldukça küçük olan bu dükkânlar değişik fiyat ve pazarlıkla satış yaparlar. Kapalı Çarşı renk ve atraksiyon olarak her ne kadar eski canlılığını koruyor ise de, 1970’li yıllardan itibaren İstanbul’u ziyarete gelen turist gurupları için alışveriş olanakları, çarşının ana girişindeki modern ve büyük kuruluşlar tarafından sağlanmaktadır. Haliç kıyısındaki Mısır Çarşısı da daha küçük ölçüde bir kapalı çarşıdır. Galata semtindeki diğer bir 15. yy. küçük kapalı çarşısı da halen kullanılmaktadır.

Kapalı Çarşı günün her saatinde hareketli ve kalabalıktır. Esnaf, ziyaretçileri ısrarlı olarak kendi mağazasına çağırır.Çarşı girişinde gelişen konforlu, büyük mağazalar Türkiye’de elde imal edilen ve ihracatı yapılan hemen bütün eşyayı satışa sunmaktadır. El halıları ve mücevherat geleneksel Türk sanatının en güzel örnekleridir. Bunlar kalite ve orijin belgeleri ile satılır ve dünyanın her tarafına garantili gönderme yapılır. Halı ve mücevheratın yanında meşhur Türk işi gümüşten yapılmış eserler, bakır, bronz hediyelik ve dekoratif eşyalar, seramik, oniks ve deriden mamul, üstün kaliteli, Türkiye hatıraları zengin bir koleksiyon oluştururlar.

TEKFUR SARAYI

Roma ve erken devir Bizans sarayları , şehrin merkezinde Hipodrom civarında bulunurdu. 7-8 yy. itibaren Haliç kıyılarından tepeye devam eden surlara bitişik bölümde, geniş bir alana yayılmış Blakhernai saray kompleksi, fethe kadar kullanıldı. Sarayın günümüze gelen tek pavyonu, surlara bitişik inşa edilmiş Tekfur sarayıdır. Çatısı olmayan 3 katlı yapı 12yy .da inşa edilmişti. Önünde küçük bir avlunun bulunduğu renkli cephe, taş ve tuğla sıraları ile dekorludur. Pencere üstlerinde süs kemerleri sıralıdır. Pavyonun giriş katı, şehir surlarına bitişik olup 4 büyük kemerler avluya açılır. 18.y.y’da bir süre çini atölyesi olarak kullanılmıştı.

İstanbul'un aykırı köşelerinden biri olan Galata, hergün yeniden keşfedilmeyi, yapraklarının daha sıksık karıştırılmasını bekleyen bir tarih kitabı gibidir.


Dünyada kimi kentler vardır ki, her biri dünya tarihinde birer köşe taşıdır. İstanbul ise yaklaşık ikibin beş yüz yılı aşan yaşamıyla bu kentlerden biridir. Galata da dinler ve diller mozayiği ile dünya başkenti olarak adlandırılan bu kentin aykırı, farklı köşelerindendir. 19. yüzyıla kadar eski İstanbul ve Üsküdar'ın dışında kentin üçüncü bölgesi olarak yaşamını sürdüren Galata, Bizans döneminde Tophane, Azapkapı ve Galata Kulesi arasınd a yaklaşık 3 km uzunluğunda bir surla çevriliydi ve iç surlarla 5 bölüme ayrılmıştı. Bu surlar üzerinde biri hala duran 12 kapı yer alıyordu. Galata kelimesinin kökeni belli değil. ilk Çağın sonlarında bölge Syka (Sycae=incirlik) olarak adlandırıyordu. Kimilerine göre adı buradaki süthaneler nedeniyle Galaktos (süt) sözcüğünden kaynaklandı. Kimilerine göre de italyanca merdiven, iskele anlamına gelen Ga*lata kelimesinden türetildi. Galata kelimesinin buradan Anadolu'ya geçen Gotlar'ın adından geldiği de ileri sürülmektedir. Galata'nın parlak dönemi 12. yüzyılda buraya bazı ayrıcalıklarla yerleşen Cenovalılar ile başlar. Bölge bir ara Venediklilerin egemenliğine geçer. 13. yüzyıldan sonra Cenovalıların etkinliğinde bir Latin kolonisidir Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden 23 yıl sonraya 1476 tarihlenen bir belgeye göre Galata'da 592 Rum, 535 Müslüman, 332 Frenk, 62 Ermeni evi varmış. Galata çeşitli mezheplere, tekkelere bağlı Müslüman, Rum Ortodoks, Ermeni (Gregoryen, Katolik, Protestan), Süryani, Keldani, Yahudi (Karay, Seferad, Eşkenaz), Arap, Çingene, Sırp, Arnavut, Ulah, Cenovalı, Venedikli, Fransız, Levanten topluluklarıyla zengin bir dinler, diller mozayiği oluşturur. Galata'da özellikle Tophane ve Azapkapı çevreleri Müslümanlarca iskan edilmiştir. Dolayısıyla semtte cami, mescit, tekke, sebil gibi dinsel, han, bedesten gibi ticari eserler de bulunmaktadır. Galata 19. yüzyılda yukarılara doğru genişlemiş ve zaman içinde bugünkü Beyoğlu'nu oluşturmuştur. Galata'yı Tophane'den Azapkapı'ya, oradan da Galata Kulesine doğru gezmeye başladığımızda çok ilginç yapılarla karşılaşırız. Tophane Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan, daha sonra geliştirilen bir yapılanmadır. Bugünkü yapı Sultan III. Selim'den (1803) kalmadır. Yapı önündeki
Tophane Müşirliği Dairesi 1957'deki yol yapımı nedeniyle yıktırıldı. Yapıların bir parçası olan Teftiş Köşkü, bugün Marmara Üniversitesi Konukevi. Köşkün yanındaki 1826 tarihli Nusretiye Camisi, Barok mimari örneklerindendir. Kılıç Ali Paşa Camisi yanındaki 1732 tarihli Tophane Çeşmesi, Barok yapılı, bitkisel motifler ve arabesklerle süslüdür. Kılıç Ali Paşa Ca*misi (1580) italyan asıllı Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa için Mimar Sinan tarafın*dan yaptırılan külliyeye aittir. Külliye cami, türbe, sebil, medrese, ve hamamdan oluşur 4 fil ayağı üzerine oturan 2 yarım kubbesi ve pandantifli bir kubbesi vardır. Planı Aya Sofya'ya benzer. Beş kubbeli son cemaat yerini bir revak sırası sarar. Mihrabında İznik çinileri bulunur.
Kemankeş Caddesi Yapıları: 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başı mimari yapıların ilginç örneklerini barındırır. Caddenin Tophane girişindeki Frank Han 1855 tarihli bir şirketi barındırmaktadır. Sol taraftaki rıhtım binaları bu yüzyılın başında inşa edilmiştir. Sağdaki Voyvoda Karakolu hala Tanzimat Dönemi Osmanlı armalarını sergiler. Yine sağdaki Mimar Nafilyan'ın yapıtı Hovagimyan Hanı ilginç önyüz süslemeleri ile dikkati çeker. Soldaki Gümrükler Başmüdürlüğü Binası Çevreye aykırılık güden piramidal çıkıntıları, dilimli kabartmaları ile benzeri olmayan bir elektik yapıdır. Denizyolları Binası üç kat boyunca yükselen sütunçeleriyle öne çıkar. Ali Paşa Değirmeni Sokaktaki Türk Ortodoks Patrikhanesi, Papa I. Etfim Enerol tarafından kurulmuştur. Kilisedeki en önemli eser 16. yüzyılda Kırım'dan getirildiği söylenen gümüş kaplama içindeki Siyah Meryem ikonasıdır. Yakın çevrede yine Türk Ortodokslara ait 1887 tarihli Aya Nikola Kilisesi bulu*nur. Her iki kilise de 1992 sonunda restore edilmiştir. Vekilharç Sokak'taki Sür*yani Kilisesi bugün güneydoğudan İstanbul'a göç eden Süryanilerin kullanımındadır. Galata bölgesinde en ilginç yapılar bazı binaların en üst katlarında yer alan Rus kiliseleridir. 1850'li yıllarda Yunanistan'daki manastırlar bölgesi Aynaroz ya da Kudüs'e giden hacı adaylarının konaklaması için Galata'da büyük binalar yaptırılır ve bunların en üst katına birer kilise inşa edilir. Bugün bir Vakıfca idare edilen bu binalar 1917'den sonra Beyaz Ruslara da mekan olmuştur. Aya Andrea, Aya Elia, Aya Pandelemion adlarını taşıyan kiliselerin yeşil renkli kuleleri Galata Kulesi'nden çok iyi görülmektedir. Surp Kirkor Lusavoriç Kilisesi İstanbul'daki en eski Ermeni Gregoryen kilisesidir. Tarihi 1391'e kadar inmektedir. Birkaç kez yanmış, 1957-58'deki cadde genişletilmesi sırasında bina biraz geriye alınmıştır. Alttaki gömüt yerinde Osmanlı çinileri yer almaktadır. 1427'de Benediktenlerce kurulan St. Benoit Kilisesinden geriye kalan tek ortaçağ kulesi bugünkü St. Benoit Lisesi binaları içindedir. Kilise ise 18. yüzyıl sonrasında kalmadır. St. Benoit'nin sırasında Galata Köprüsü'ne doğru yer alan kilise ise Surp Pırgiç Ermeni Katolik Kilisesidir. Eskiden bugün deniz otobüslerinin kalktığı iskele ile Sepetçi Kasrı'nın bulunduğu yer arasında Haliçe girişi kontrol için dubalar üzerinde bir zincir geriliymiş. Zincirin Galata'da bağlı olduğu yerde bir de kale ve mahzen varmış. işte bu mahzen 18. yüzyılda camiye çevrilmiş. Yeraltı Camisi isiml bu yapı İstanbul'un en ilginç yapılarındandır. Eski Karantina Binası'nın altında tonoz örtülü 54 payeye sahiptir. İçindeki mezarların sahabelere ait olduğu söylenir.
Karaköy Meydanı Yapıları: Karaköy Meydanı çevresindeki yapılar genelde yüzyılımızın başında inşa edilmişlerdir. Bunlardan Karaköy Palas Güzel Sanatlar Akademisi (Sanay-i Nefise Mektebi) hocalarından, St. Antonie Kilisesi Mimarı, Gulio Mongeri'nin yapıtıdır. Ömer Abed Han 25 yıl Güzel Sanatlar Akademisi'nde hocalık yapan levanten Alexandre Vallury'nin eseridir. Ziraat Bankası Karaköy şubesi Viyana Bankası için Avusturyalılarca yapılmıştır. Minevra Han, Karaköy Meydanı çevresindeki heykelli binalara bir başka örnektir. Nordstern Han geç gotikten Rönesansa geçiş yapan bir mimari özelliğe sahip 1889 tarihli bir yapıdır. Azapkapı Camisi Mimar Sinan tarafından Sokullu Mehmet Paşa için yapılan iki camiden biridir (diğeri Kadırga'da). 1578 yapısı cami dükkanlar üzerinde 8 ayak üzerinde kuruludur. Mihrap ve mimber mükemmel bir mermer işçliği sergilemektedir.
Saliha Sultan Çeşmesi: I. Mahmut'un annesi Saliha Valide Hatun tarafından 1723-33 yılları arasında yaptırılan çeşme, Rokoko tarzındaki 3 pencereli bir sebil ve iki çeşmeden oluşur
Arap Camisi: 16. yüzyılda Endülüs'ten kovulan ve Galata'ya yerleştirilen Berberiler tarafından kulanıldığı için böyle adlandırıldığı sanılmaktadır. Restorasyon sırasında tabanı açıldığında ortaya çıkan Latinlere ait mezartaşları bugün Arkeoloji Müzesi'ndedir.
Voyvoda Caddesi Binaları: Bankalar Caddesi olarak da bilinen caddedeki binalar 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başına aittir. En görkemli yapı olan Osmanlı Bankası/ Merkez Bankası Binasi, cephe süslemeleriyle ünlü A. Vallury'nin yapıtıdır. Voyvoda Caddesi üzerindeki ilginç merdivenler Osmanlı Sarayı'na da mali danışmanlık yapan, musevi cemaatinin önemli liderlerinden, kont ünvanına sahip banker Avram Kamondo (1785-1873) tarafından yaptırılmıştır. Kamondo Hasköy'deki görkemli bir anıt mezarda gömülüdür. Galata Kulesi'nin altında yer alan Sen Pryer Hani ise 1771'de İstanbul'da yaşayan Fransız Kolonisi üyelerince yaptırılmıştır. Osmanlı bankası ilk olarak bu binada çalışmaya başlamıştır. Sen Piyer Hanı'nın arkasındaki, St. Pierre ve Paul Kilisesi 15. yüzyıldan kalmadır. Bugünkü yapı Aya Sofya'yı restore eden, Rus Elçiliği, Darülfunun mimari Gaspare Fossati'ye aittir. Önce Fransızlar, sonra Maltalılar tarafından kullanılan kilisenin arkasında surlara ait kuleler bulunmaktadır.
Beyoğlu Belediye Hastanesi (Kuledibi Hastanesi): ingilizlerin 1860'da Kuledibi'nde bir konsolosluk binası yaptırmalarından sonra 1904'de ingiliz Bahriye Hastanesi olarak inşa edilmiştir. Bahçede Biritish Seamen Hospital'in başharfleri BSH ve 1904 tarihli bir çapa vardır. 1924'de Kızılay'a, 1933'de Belediye'ye devredilmiştir.

GALATA KULESİ

Kule 1349'da Cenovalılarca Galata'yı çevreleyen surların başkulesi olarak inşa edilmiştir. Yapılışı hakkında çeşitli söylentiler vardır. Başlangıçta isa Kulesi olarak adlandırılan kule, Osmanlılar döneminde zindan ve gözlemevi olarak kullanılmıştır. Yangın ve fırtınalardan sonra sık sık restore edilen bina, son olarak 1964'de onarım görmüş ve 1967'de yeniden kullanıma açımıştır. Galata semti, her gün yeniden keşfedilmeyi, yapraklarının daha sık karıştırılmasını bekleyen bir tarih kitabı gibidir.

Halic’in, tarihi İstanbul’un, Boğaziçi girişinin ve Asya yakasının benzersiz manzarası en muhteşem şekilde Galata Kulesinden görülür. Limanı ve şehri gözetlemek gayesi ile kurulan kule değişik amaçlarda asırlarca kullanıldıktan sonra, günümüzde de orijinaldeki gibi, manzarayı seyretme işi görmektedir. Asansör ile çıkılan kulenin üst iki katı restaurant ve gece kulübü olarak organize edilmiştir. Buralardan ve panorama terasından İstanbul’un görünümüne doyum olmaz. Buraya özgü atmosfer ve güzel bir manzarada, oryantal dansözler, folklor ekipleri, şarkıcılar ile renkli İstanbul geceleri yaşanır.

ŞEHİR SURLARI

Üçgeni andıran eski İstanbul yarım adasının etrafı surlarla çevrilidir. 22km’yi bulan surlar 5yy, Roma devrine aittir. Byzantion şehir sitesi, kurulmasından itibaren batı yönüne doğru genişleyerek 4 defa yeni surla çevrilmişti. Yarımada kolay savunulurdu. Balkanlardan öteye az engebeli bölgeler geçilince, kara tarafı devasal surları müthiş bir koruma sağlardı. Marmara denizi ve Haliç kıyıları da tek sıra fakat güçlü surlarla çevrili idi. Şehrin akropol isini çevreleyen surlardan, 3.y.y’da yapılmış imparator Septimus Severius ve 320 de büyük Kostantin’in yaptırdığı 3. surdan eser yoktur. Kara surları deniz kıyısından başlayarak tepeleri ve vadileri geçerek Haliç surlarına iner. Değişik devir kitabeleri surlarda yapılan tamiratları belirtir. Kara surları 6492 metre uzunluğundadır. En önde yer alan hendek arkasındaki ilk sıra surlar ve kuleler, bununda gerisinde, daha yüksek 96 kuleli esas sur bulunur. Orijinal kapıların çoğu günümüze gelmiştir. 1980’li yıllarda başlayan ve devam edecek olan koruma ve tamir çabaları neticesinde, surların etrafı temizlenmiş yer, yer tamiratlar yapılmış, parklar etrafı süslemiştir.


YEDİKULE

Surlardaki en görkemli kapı, Marmara denizine yakın olan “Altın Kapı” idi. Bu İmparator merasim kapısı, iki mermer kule arasında zafer takı gibi yerleştirilmişti. Zaferden dönen ordular, İmp. ve erkanı şehre bu kapıdan girerdi. Burayı çevreleyen Türk devri eseri 5 kule ilavesi ile 7 kule, bir iç kale haline sokulmuştu. Zaman içerisinde hazine, depo ve elçi hapishanesi olarak kullanılmış iken, günümüzde enteresan girişi ve “Altın Kapı” kuleleri ile şehrin bir diğer müzesidir. Yaz aylarında çeşitli etkinlikler ve konserler yapılmaktadır. devamı...

EYÜP SULTAN CAMİ

Kara surları ile Haliç surlarının birleştiği yerin dışında yer alan Eyüp Camii ve Türbesi İslam dünyasının kutsal yerlerinden kabul edilir. Eyüp-el Ensari Hz. Muhammet'in bayraktarlığını yapmış bir şahıstı, 7 yy. Arap kuşatması esnasında burada ölmüş, İstanbul'un Türk kuşatması sırasında mezarı keşfedilmiş, sonradan türbe ve şehrin ilk camii buraya yapılmıştı. İlk camii zelzeleden ötürü yıkılınca 1800 de bu günkü inşa edilmişti. İslam'ın kutsal Cuma günleri inançlı kalabalıklar türbeyi ziyaret ederler. Yaşlı ağaçlar, uçuşan güvercinler, namaz kılanlar, dua ve ziyaret edenler, türbe ve camii civarını mistik, renkli bir atmosfere büründürür. Avludaki türbenin duvarları değişik çağların çinileriyle kaplıdır. Tarihi kaynaklar bu semtin Bizans devrinde de kutsal bir mahal olduğunu; aziz bir kimsenin yatırının ziyaret edilerek yağmur duaları yapıldığını kaydeder. Fatih’ten sonra tahta geçip silah kuşanan sultanlar Eyüp Sultan türbesini ziyaret ederek merasimi tamamlarlardı. Camii etrafı ve civar yamaçlar mezarlıklarla çevrili olup, meşhur Pier Loti kahvesi de buradadır. İstanbul aşığı şair ve yazar Loti sık, sık buraya gelerek Haliç’in o zamanki güzel ve doyumsuz manzarasını seydermiş.Dolunay gecelerinde bu küçük kafeden ve terastan görünen seyredenlere unutulmaz anılar yaşatır.

HALİÇ

Tarih boyunca İstanbul un gelişmesine coğrafi konumu kadar, doğal ve çok emin bir liman olan Haliç'te etkin olmuştur. Liman Avrupa yakasını ikiye ayırır. Yaklaşık 8 km uzunluğunda olup en geniş yeri Boğaz tarafındaki girişidir; dip tarafta iki dere sularını Halice boşaltır. Gel-git olayı ve akıntı yoktur. Etraftaki bereketi topraklar, bol balık, tatlı su dereleri ve şeklinden dolayı "Altın Boynuz" ismi bereket sembolü anlamında verilmişti. Bizans devrinde girişe gerilen zincir düşman donanmaları kuşatmasını önlerdi. Haliç kıyıları zaman, zaman bazıları askeri amaçlı olan köprüler ile bağlanmıştı. Halen 5. köprü metro için planlanmaktadır.

İskelelerden Asya yakasına, Boğaziçi ve Adalara ulaşımı sağlayan vapur seferleri gün boyu hareketlidir. Topkapı Sarayı Harem bölümü Halici kuş bakışı seyreder. Sahilde bulunan saraya ait Sepetçiler Kasrı halen Uluslar Arası Gazeteciler camiasına tahsis edilmiştir. Avrupa trenlerinin son durağı 1890 tarihli Sirkeci İstasyonu burada bulunur. Eskisi Haliç içlerine taşınan yeni Galata köprüsü türünün en büyük örneğidir. Orta kısmı belirli günlerde açılır ve büyük tonajlı gemilerin trafiğine olanak sağlanır. Köprü üstü yaya ve oto trafiği ile ve de sunduğu manzara ile hareketli ve güzeldir.

1950 Yıllarından itibaren başlayan kirlenme 1980 den beri süregelen çalışmalar ile düzelmiştir. En büyük hamlelerden birisi sonucu Haliç kıyılarında dört binden fazla yapı istimlak edilip, iş yerleri şehir dışındaki yeni merkezlere nakledilmiş, kıyılar park ve bahçeler ile çevrilmiş, ilk defa inşa edilen dev kanal sistemleri ve kolektörler ile sular temizlenmiştir. Sahil boyu devam eden surlardan ancak, ikinci Atatürk köprüsü sonrası ile üçüncü, eski Galata Köprüsü civarında ki bölümler zamanımıza gelebilmiştir. Balat semtinde sahildeki dökme demirden yapılma küçük Bulgar kilisesi ve az ötede Fener Rum Ortodoks Patrikliği Baş kilisesi ve tesisleri yer almıştır. Karşı kıyıda; Kasımpaşada'ki büyük sahil binası (19 yy.) Deniz Kuvvetlerine aittir. Gemi çıpa ve demirleri atölyesi olan eski, 8 kubbeli bir yapı Koç ailesi tarafından tamir ettirilip maket, model, makine ve denizcilik alet ve edavatının teşhir edildiği bir müze haline getirilmiştir. Aynı semtteki Aynalı Kavak Kasrı Haliç Saraylarının günümüze gelmiş tek kısmıdır ve müze olarak ziyarete açıktır.

VALİDE CAMİİ

Yeni camii diyede anılır. Klasik uslupta inşa edilen son örnektir. Kalabalık şehir yaşantısının en merkezi yerlerinden birisinde, araç ve deniz trafiğinin yanı başında yer alır. Sultan III Mehmetin annesi Safiye Sultan'ın 1589 da başlattığı inşaat 1603 te ölümü üzerine durmuş, 1661 de Turhan sultan tarafından devam ettirilip 1664 te tamamlanmıştı. Mimarı Koca Sinanın talebesi Davut Ağa'dır. Cemii külliyesinden şehrin ikinci büyük çarşısı Mısır Çarşısı, türbeler, şahane çeşmesi günümze kalmış eserlerdir. L Harfi planlı çarşının cami tarafı çiçek pazarı ve çayhaneleri diğer dış tarafı ise balıkçilar, manav ve gıda malzemesi satan dükkanları ile meşhurdur. Tamamı bahartçılar için tahsis edilen dükkanların bir kısmı halen aynı işlerini yapmakta, diğer dükkanlar ise zaman içinde çeşitli kuru emişçiler, kuyum, gıda ve hediyelik eşya dükkanlarına dönüşmüştür. Renkli, hareketli kendine özgü havası ile İstanbulun gözde yerlerinden bir diğeridir.

RÜSTEMPAŞA CAMİİ


Mısır Çarşısı yakınında, tek minareli, etrafını çevirmiş sıra dükkanların, depoların üzerinde yükselen merkezi planlı yapıdır. Şehrin en aktif ticari merkezinde arka sırtlarda yükselen Süleymaniye Camisi ile birlikte eşsiz, güzel bir manzaradır. 1561 Yılında Sadrazam Rüstem Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırtılmıştı. Dükkanların üzerinde yer alan camiiye iki yandaki döner merdivenler ile ulaşılır. Avlu entresan mimariye sahip, küçük bir teras olup beş küçük kubbe ile örtülür. Merkezi kubbe karşılıklı 4 duvar payesi ve yanlardaki ilişer sütün üzerinde yükselir. Kare mekan köşeleri, kubbeyi destekleyen 4 yarım kubbe ile çevrilidir. İki yan taraf sütunların arkasında galeri gibidir. Giriş cephesi, küçük fakat çarpıcı iç mekan duvarları, devrinin en meşhur İznik çini örnekleri ile süslüdür. Çiniler geometrik, yaprak ve çiçek motifleri ile dekorlu olup renkli çiçek bahçesini anımsatır. Bir röliyef gibi kabarık mercan kırmızısı rengi 16 yy. da kısa bir süre kullanılmıştı.

RESİM VE HEYKEL MÜZESİ


Dolmabahçe Sarayı şehzadeler bölümünde bulunmaktadır. Dolmabahçe Sarayı’nın Veliaht Dairesi’nde 10 Eylül 1937‘de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) bağlı olarak açılan müze, Atatürk’ün emriyle kurulmuştur. Girişi Beşiktaş semtindedir. Bahçesinde Hareket Pavyonları diye bilinen özel sergilerin yapıldığı küçük yapıların bulunduğu müze bir çok oda ve salonların bulunduğu 3 katlı bir yapıdır.

Giriş katı çeşitli sergilere, üst katlar müze koleksiyonlarına ayrılmıştır. 19. yy.dan günümüze Türk Ressamlarının eserleri, heykeltıraşların yapıtları sergilenmektedir. Takriben 2500 orijinal resim, 250 Prodüksiyon ve 400 heykel müzenin koleksiyonudur. Çağdaş Türk Ressamlarının sergileri zaman, zaman Atatürk Kültür Merkezi ve bazı sanat galerilerinde de teşhir edilmektedirler.


Başlangıçta Dolmabahçe Sarayı’ndan, bakanlıklardan, çeşitli resim kuruluşlarından alınan resimlerle, Halil Edhem Eldem’in Elvah-ı Naşiye Kolleksiyonu adlı yapıtında ve 1936’da akademide düzenlenen 50 yıllık Türk Resim ve Heykel Sergisi’nde yer alan yapıtlarla oluşturulan müze, bugün Türk Resim Sanatı’yla ilgili en kapsamlı koleksiyonu barındırır. Müzede heykel, seramik ve özgün baskılar da yer almasına karşılık, ağırlık resimlerdir. Yapıtlardan bir bölümü Ankara ve İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzeleri`yle Anadolu’nun çeşitli kentlerinde açılan devlet galerilerinde de sergilenmiştir. Süreli sergilerin açıldığı müzede ayrıca; bir resim onarım atölyesi vardır. Müzede yıl boyunca kısa süreli resim kursları da açılmaktadır.

Dönemlere göre sınıflandırılarak 20 ayrı salonda sergilenmekte olan müzede ayrıca Bonnard, Pablo Picasso, Albert, Marquet, Andre Derain, Raoul Dufy, Maurice Utrillo, Henri Matisse ve A. Dunoyer de Sagonsac gibi bazı yabancı sanatçıların resim ve özgün baskıları da bulunmaktadır.

Ziyaret Gün ve Saatleriarşamba, Perşembe ve Cuma günleri 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebilir.
Ücret: Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.
İlçe: Beşiktaş
Adres: Beşiktaş Caddesi Beşiktaş
Telefon: 0212 261 42 98

KARİYE MÜZESİ

“Chora” adının orijinal anlamı şehir dışı, kırsal alandır. 5. yy.da yapılan Roma şehir surlarından evvele ait olan, belki küçük bir kiliseye verilen isim, aynı yerde yapılan sonraki kiliselerin de adı olmuştur. Günümüzdeki küçük yapı 11 ile 14. yy.la tarihlendirilir. Hareketli dış mimarisinin yanında iç mozaik ve fresko dekorasyonları Bizans sanatının Rönesans'ı sayılan şaheserlerdir. Bunlar, 14. yy da yapılan eklentilerle birlikte Theodor Metohides tarafından yaptırılmıştı. Girişteki iki koridorda, kronolojik olarak, Bakire Meryem ve İsa’nın hayatları, İncil’de olduğu gibi, mozaiklerle anlatılmıştır. Yan ek şapelde ise dini konular fresk olarak işlenmiştir. Konular arasında kilise ve saray ileri gelenleri figürleri de yer alır. 16. yy. başlarında camiye çevrildikten sonra yer, yer kapatılan mozaik ve freskolar 1950’den itibaren Amerikan – Bizans Enstitüsü tarafından ortaya çıkarılmıştır. Kariye manastır ve kilisesi zaman içerisinde civarında imparatorluk sarayları ile komşu olmuş ve önem kazanmıştı. Usta sanatçıların binayı böylesine zengin ve itina ile süslemeleri 14. yy. zor şartlarının içerisinde gerçekleşmişti. Zamanının önemli bir devlet adamı ve alimi olan Theodor Metohides 1320 yıllarda, yan şapel, dış narteks ve süslemeleri yaptırtan kimseydi. Duvar resimleri bir artistler grubunun eserleridir. Orta mekânın üst kısımlarındaki mozaikler zamanımıza gelememişlerdir. Bizans resim sanatının bir özelliği de figürlerin yanına monogram ve yazıt ilave edilmesidir. Kariye civarı ahşap yapılarla çevrili otel ve kafelerin bulunduğu şirin bir semttir.

DOLMABAHÇE SARAYI

Dolmabahçe Sarayı, Avrupa sanatı üslûplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecit’in mimarı Karabet Balyan’ın eseridir. Osmanlı Sultanlarının her devirde birçok sarayı bulunurdu. Ancak esas saray Topkapı, Dolmabahçe Sarayının tamamlanmasından sonra terk edilmiştir. Dolmabahçe Sarayı 3 katlı, simetrik planlıdır. 285 odası ve 43 salonu vardır. Denizden 600 metrelik bir rıhtımı, kara tarafında ise birisi çok süslü 2 abidevi kapısı vardır. Bakımlı ve güzel bir bahçenin çevrelediği bu sahil sarayının ortasında, diğer bölümlerden daha yüksek olan tören ve balo salonu yer alır.

Sarayın giriş tarafı Sultanın kabul ve görüşmeleri, tören salonunun diğer tarafındaki kanat ise harem bölümü olarak kullanılmıştı. İç dekorasyonu, mobilyaları, ipek halı ve perdeleri ve diğer tüm eşyası eksiksiz olarak, orijinaldeki gibi günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı mevcut hiçbir sarayda bulunmayan bir zenginlik ve ihtişama sahiptir. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkârlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Önemli oda ve salonlarda her şey aynı renk tonuna sahiptir. Bütün zeminler birbirinden farklı, çok süslü ahşap parke ile kaplıdır. Meşhur Hereke ipek ve yün halıları, Türk sanatının en güzel eserleri, birçok yerde serilidirler. Avrupa ve Uzak doğunun ender dekoratif el işi eserleri sarayın her yerini süslerler. Pırıl, pırıl kristal avize, şamdan ve şömineler sarayın pek çok odasında güzelliklerini sergilerler. Dünyadaki saraylar içerisinde en büyük balo salonu buradakidir. 36 m. Yüksekliğindeki kubbesinden ağırlığı 4.5 ton olan devasa kristal avize asılı durur. Önemli siyasi toplantılarda, tebrik ve balolarda kullanılan bu salon, önceleri alttaki, fırına benzer bir düzen ile ısıtılırdı. Saraya kalorifer ve elektrik sistemi daha sonraları eklenmiştir. 6 Hamamdan Selamlık bölümündeki, eşi olmayan, güzel oymalı alabaster mermerleri ile dekorludur. Büyük salonun üst galerileri orkestra ve diplomatlar için ayrılmıştı.

Uzun koridorlar geçilerek varılan harem bölümünde, sultan yatak odaları ve sultanın annesinin bölümü ile diğer kadın ve hizmetkârların bölümleri bulunmaktadır. Sarayın kuzey eklenti bölümü şehzadelere tahsis edilmişti. Girişi Beşiktaş semtinde olan yapı Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir. Cumhuriyet döneminde, Atatürk’ün İstanbul ziyaretlerinde ikametgâh olarak kullanılan sarayda en önemli olay 1938’de Atatürk’ün ölümüdür. Halkın ziyaretine açık tutulan Atatürk’ün naşı buradan Ankara’ya gönderilmişti. Halen saraydaki saatler bu büyük Türk’ün anısına ölüm saatinde durdurulmuştur. Dolmabahçe sarayı haftanın belirli günlerinde ziyarete açık olup, görülmesi şart olan İstanbul hazinelerinden bir diğeridir.

ÇIRAĞAN SARAYI

Haliç ve Boğaziçi’nin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan’da 1910 yılında yanmıştı. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı.

Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş, mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi Çırağan’da bir çok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir sahil oteline dönüştürülmüştür.

BEYLERBEYİ SARAYI

Boğaziçi köprüsü Asya kulesinin dikili olduğu Beylerbeyi Bizans’tan beri saraylara tahsis edilmiş güzel bir semttir. Beylerbeyi sahil sarayı 1861-1865 yıllarında, eski ahşap bir sahil sarayının yerinde Sultan Abdülmecit tarafından yaptırılmıştı. Cephe ve iç dekorasyonda Doğu ve Türk motifleri, Batı süs öğeleri ile birlikte kullanılmıştır. 3 katlı yapı harem ve selamlık bölümlerini ihtiva eden 26 oda ve 6 salondan ibarettir. Otantik mobilyalar, halılar, perdeler ve diğer eşyalar olduğu gibi korunmuşlardır. Denize bakan cephe süsleri, bakımlı bahçe ve orta bölümdeki havuzlu salon ile spiral merdivenler dikkat çeken yerlerdir. Arka yamaçta bir büyük havuz, teraslar ve türünün güzel örneği at ahırları yer almıştır. 1970 li yıllara kadar kullanılan eski ana yol bir tünel iler saray bahçesinin altından geçerdi. Sahilde iki küçük seyir köşkü bulunan sarayda devlet misafirleri de ağırlanırdı. Müze- saray yıl boyu ziyarete açıktır.

MISIR ÇARŞISI

Eminönü'nde Yeni Cami'nin arkasında ve Çiçek Pazarı'nın yanındadır.İstanbul'un en eski kapalı çarşılarından olan Mısır Çarşısı 1660 yılında Turhan Sultan tarafından yaptırılmıştır.Mimarı Kazım Ağa'dır.Çarşı son olarak 1940-1943 yılları arasında İstanbul Belediyesi tarafından restore edilmiştir.aktarlarıyla meşhur bu çarşıda halen tabii ilaçlar,baharat,çiçek tohumları,nadirbitki kök ve kabukları gibi eski geleneğine uygun ürünlerin yanısıra,kuruyemiş,şarküteri ürünleri, değişik gıda maddeleri yer satılmaktadır.Pazar günleri kapalıdır.


DENİZ MÜZESİ

Büyük Türk Amirali (16. yy.) Barbaros Hayrettin Paşanın türbesi ve heykelinin bulunduğu Beşiktaş semtindedir. Müzenin zengin koleksiyonları 2 binada ve bahçede sergilenmektedir. Büyük binada eski kayıklar sergilenirken, 3 katlı ana binada eski gemilerin aletleri ve eşyaları, maketler, modeller ve Atatürk’ün özel yatından bölmeler küçük odalarda ve salonlarda sergilenmektedir. Çeşitli deniz olaylarını resimleyen tablolar duvarları süslerler. Üst katta sancaklar ve eski toplar, değişik çağlara ait silahlar yer alır. Bahriye kıyafetleri mankenler üzerinde görülür. Bodrum katı Türk Deniz Kuvvetlerine hizmet etmiş gemilerin parça ve kısımlarına ayrılmıştır. Burada torpidolarda bulunur. Eski kayıklar galerisine kıyıdan ulaşılır. Çok iyi korunmuş 18 yy. – 20 yy. saray veya önemli kişilerin güzel kayıkları, yelkenliler, kürekli tekneler, maketler, gemi parçaları ve diğer hatıralar geniş salonda sergilenmektedir.


ÇIRAĞAN SARAYI


Haliç ve Boğaziçi’nin en güzel yerleri sultanlar ve önemli kişilere saray ve köşkleri için tahsis edilmişti. Zaman içinde bunların bir çoğu yok olmuştur. Büyük bir saray olan Çırağan’da 1910 yılında yanmıştı. Önceki bir ahşap sarayın yerinde 1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Serkis Balyan’a yaptırılmıştı. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarlarda mermer kaplıydı.

Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş, mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. Boğaziçi’nin diğer sarayları gibi Çırağan’da bir çok önemli toplantıya mekan olmuştu. Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile 5 yıldızlı, güzel bir sahil oteline dönüştürülmüştür.

ANADOLU HİSARI


Karadeniz'in tek çıkışı Boğaziçi'nin Asya kıyılarında, 1390-91 yıllarında Sultan Beyazıt tarafından yaptırılmıştır.Yanında denize ulaşan bir dere vardır. Karşı kıyıdaki Rumelihisarı ile birlikte Boğaziçi transit geçişinin tam kontrol altında tutulması sağlanmıştı.Bu küçük kale, burçlarına yaslanan eski ahşap evler ve civarı ile pitoresk bir manzara oluşturur.Hisardan sonra, Fatih Köprüsünün Asya kulesinin bulunduğu Kanlıca semti sahil kahveleri ve yoğurdu ile meşhurdur.

RUMELİ HİSARI

İstanbul 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in şehri kuşatmasından önce de birçok kuşatmaya uğramıştı.Şehri çevreleyen Roma devri surları bütün önceki kuşatmaları durdurabilmişti. Çok uzun süren kuşatmalarda şehrin ihtiyaçları deniz yolu ile takviye edilirdi.Rumelihisarı, karşı kıyıdaki daha erken tarihli bir Türk kalesinin karşısında, İstanbul’u kuşatma sırasında Karadeniz’den gelebilecek yardım ve takviyeleri önlemek amacı ile, şehir kuşatmasından önce inşa edilmişti. Bu askeri yapı 1452’de 4 ay gibi inanılmaz kısa bir sürede tamamlanmıştı.Bütün Orta Çağın bu en büyük ve kuvvetli hisarı 1453’te İstanbul’un Türkler tarafından fethini takiben stratejik önemini yitirmiştir. Klasik Türk kale mimarisinin bu güzel örneği bütün heybeti ile Boğaziçi'ni süsler. 1950’li yıllarda yapılan onarımları takiben müzeye çevrilmiştir. Her yıl yapılan İstanbul festivallerinde Hisar içi bir açık hava tiyatrosu olarak kullanılmaktadır. Hisar bütünü ile, en güzel şekilde Boğazın karşı Asya sahillerinden veya Boğazda sefer yapan vapurlardan seyredilebilir.

KIZ KULESİ

Boğaz girişindeki kayalık üzerine kurulmuş küçük, şirin bir kuledir. İstanbul’un sembollerinden birisidir. Tarih içinde gözetleme kulesi, deniz feneri olarak kullanılmış, Boğaz girişini belirten bir mihenk noktasıdır. Geçen yy.daki görüntüsünü koruyan kule turizme tahsis edilmiş lokanta ve seyir balkonu ile servis vermektedir. Suların, karasevdanın ve söylencelerin gizemini taşıyan Kız Kulesi, istanbul'un en romantik ve gizemli mekanlarından biri. Alımlı, sevdalı ve denizin ortasında bir başına, yapayalnız... Kendi kendine yeten bir tarihe sahip olan mekan, yüzyıllardır anlatılan efsaneleriyle de bir ilgi odağı. Kızkulesi ile ilgili anlatılan ilk hikaye; Ovidius'un kaydettiği bir aşk hikayesi. Zamanında Üsküdar sırtlarında Tarnıça Afrodit adına bir tapınak vardır. Hero'da genç kızların görev yaptığı bu tapınağın rahibelerindendir.

Kulede kumrulara bakmakla görevlidir. Aşka yasaklıdır. Her ilkbaharda doğanın uyanışı adına tapınak çevresinde törenler yapılır, çevre şehirlerden insanlar akın akın tapınağın çevresine gelir, yenilir içilir, aşkı bulamayanlar Afrodit'e ma*bedinde yakararak aşkı yaşayabilmek için yakarırlar. Bo*ğazın karşı kıyısında oturan Leandros'ta bu törene katılmak için tapınağa geldiğinde Hero'yla karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç, Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde kıskanç bir rahip feneri söndürür. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularına gömülür. Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden Boğazın sularına bırakır.

Kuleyle ilgili söylencelerden biri de Kleopatra'nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikayesidir. Kehanete göre kralın birine, çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir.Bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesi zehirler. Kral, kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:49 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
turizm sözlüğü turizm sözlüğü

A


ABC
Uçak tarifelerinin ve fiyatlarının yer aldığı katalog. AB yasaları
(ing: European Union Legislation, fra: Législation de I'Union Européen, alm: Gesetzgebung der Europäischen U)
Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri bağlayan uyum yasaları.

Aborijin turizmi
(ing: aboriginal tourism, fra: tourisme aborigène, alm: Tourismus in Siedlungsgebieten)
Yerli kabilelerin bulunduğu yörelerde, yerel ekonomik yapı, tüketim ve üretim alışkanlıkları, kültür, etnik bütünlük ve çevre faktörlerinin otantik karakteri değiştirilmeden yapılan turizm türü.

Pansiyon Raporu
Aboryer Raporu
Restoran girişindeki Aboryer'in hangi odalara kaç porsiyon verdiğini işaretlediği rapor. Bu rapor her öğün içi ayrı ayrı düzenlenir. Ala cart alınan yiyecek ve içecekler raporda yer almaz. Rapora ayrıca bedelsiz yemek alanlar da örneğin müdür, şef, acenta temsilcisi, rehber vb. işaretlenir. Böylece bir öğünde kaç porsiyon yemek verildiği tesbit edilir.

Acente :
(ing: agency, fra: agence, alm: Agentur )
Belirli bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayalı olarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse. Faaliyet konusu bu olan kuruluş.

Açık sistem kuramı
Open system theory
Bir örgütün çevresindeki yaşamdan ayrılmış, ama onunla karşılıklı etki vve tepki ilişkilerinde bulunan ve bu ilişkilerin örgütün yaşama, gelişme br büyümesinde çok önemli rolleri bulunduğunu savunan bir yönteim kuramı.

Açık alan
(ing: open area, fra: aire ouverte, alm: freies Feld, )
İmar görmemiş veya konutlardan ve diğer yapılardan nisbeten arınmış toprak parçası.

Açık boşaltım sistemi
(ing: outfall, fra: décharge publique, alm: offener Abfluß)
İşlem görmüş atık suyu ya da diğer sıvı atıkları doğrudan alıcı ortama ileten taşıyıcı, deşarj hattı.

Açık büfe
(ing: buffet, fra: buffet à volonté, alm: offenes Buffet)
Davetlilerin veya müşterilerin önceden hazırlanmış büfedeki yiyecek ve içeceklerden dilediklerini, istedikleri miktarda alabildikleri düzenleme biçimi.

Açık fiyat
(ing: open rate, fra: prix libre, alm: freier Preis)
Fiyatlandırmada birlik sağlanamayan güzergâhlar için, taşıyıcı firmaların kendi fiyatlarını belirleme konusunda serbest olmaları.

Açık hava müzesi
(ing: outdoor museum, fra: musée en plein air, alm: Freiluftmuseum )
Ender, ilginç ve eski eserlerin yer aldığı açık ziyaret alanı.

Açılır kapanır koltuk
(ing: jump seat, fra: siège ejectable, alm: Klappsitz)
Uçak yardımcı personeli için geliştirilen koltuk türü.

Advertised tour
Broşürü yayınlanmış, IT koşulları taşıyan gezi.

Adyabatik serinlik
(ing: adiabatic cooling, fra: fraîcheur adiabatique, alm: adiabatische Kühlung,)
Seyahat sırasında yüksek arazilere çıktıkça hava yoğunluğunun azalması nedeniyle sıcaklığın düşmesi.

Affinity group
(ing. affinity, fra.affinité; Alm.Anziehung)
Değişik ve özel paket tur çeşitleri, özel programlar.

Afiş
(ing: poster, fra: affiche, alm: Plakat )
Bir şeyi tanıtmak, duyurmak için hazırlanan, çoğu resimli duvar ilânı.

Afişe fiyat
Rack rate

Aft
(ing: aft, fra: arriére, alm: Heck)
Uçak ya da geminin arka kısmı.

Aile bileti
(ing: family ticket, fra: billet de famille, alm: Familienkarte )
Aile fertleri için verilen, özel şartlara tâbi bilet.

Air/Sea
Bir kısmı havayolu bir kısmı deniz yolu ile yapılan gezi.

Akarsu turizmi
(ing: white water tourism, fra: tourisme à eaux vives, alm: Flußtourismus )
Akarsularda yapılan turizm amaçlı sportif aktiviteleri içeren faaliyetlerin tümü.

Akdeniz iklimi
(ing: Mediterranean climate, fra: climat méditerranéen, alm: Mittelmeerklima )
Yazların sıcak ve yağışsız olması nedeniyle, turistlerin en çok tercih ettiği iklim türü.

Akıl Payı
Mind Share
Sirketlerin tüketici nezdindeki imajını, tüketicinin kafasında ne kadar yer aldığını ifade eder.

Akifer
(ing: aquifer, fra: couche aquifère, alm: wasserhaltig )
Suyun çok uzak mesafelere gitmesini sağlayan, yer altı sularını pınarlara veya kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik oluşum.

Akıllı acenta
(ing: intelligent agency, fra: agence intelligente, alm: intelligente Agentur,)
Turizmde gelir yönetimi, tüketici profili, veri araştırması, tur paketi oluşturulması, doğrudan pazarlama gibi değişik uygulamaları olan temel teknoloji.

Akşam yemeği
(ing: dinner, fra: dîner, alm: Abendessen)
Çeşitli zenginliği olan, günün son ve esas yemeği.

Aksesuar
(ing: accessories, fra: accessoires, alm: Zubehör, )
Bir aletin temel fonksiyonunun görülmesi ile ilgili bulunmayan fakat onun fonksiyonuna ayrı bir kolaylık veya özellik kazandıran ilâve parçalar.

Aktarma
(ing: connection, fra: correspondance, alm: Anschluß )
Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için, yolcunun bir taşıttan başka bir taşıta geçmesi.

Aktarma yapılan taşıt
(ing: connecting carrier, fra: correspondance, alm: Anschlußfahrzeug )
Yolcunun daha ileri bir noktaya taşınması için ara bir noktada transfer edildiği taşıt.

Aktarmalı bilet
(ing: interlining ticket, fra: billet à correspondance, alm: Anschlußfahrkarte)
Yolcuların farklı ya da aynı havayollarına ait uçaklarla aktarmalı yolculuk yapabildikleri tek bilet.

Aktarmalı yolcu
(ing: connecting passenger, fra: passager en transit, alm: Umsteiger)
Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için taşıt değiştirmek durumunda kalan yolcu.

Aktif çamur süreci
(ing: activated sludge process, fra: méthode de cambouis activé, alm: aktiver Verschlammungsprozeß, )
Atık su arıtma tesislerinde kullanılan aerobik, biyolojik arıtma süreci.

Aktivite
(ing: activity, fra: activité, alm: Aktivität)
Hareketlilik, etkinlik.

AKTOB
Akdeniz Turistik İşletmeciler ve Otelciler Birliği the Associatin of the Mediterranean Tourism Businesmen and Hotel Owners

Alman Turing ve Otomobil Kurumu
(ing: German Touring and Automobile C, fra: Club Touring et d'Automobile d', alm: Deutscher Touring- und Automobi )
Üyelerine turistik bilgi, karayolları ve ulaşım konularında yardımda bulunan kurum.

Almanak
(ing: almanac, fra: almanach, alm: Almanach,)
Yılın gün, hafta, ay gibi bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve bir takım astronomik, meteorolojik, istatistikî bilgileri gösteren kitap biçiminde takvim.

Alış-veriş merkezi
(Shopping centerfra: centre commercial, alm: Einkaufszentrum)
Ceşitli tüketim mallarının satışını yapan mağaza ve dükkânlar ile yeme-içme yerleri, banka, araba park yeri, danışma noktası gibi ortak ihtiyaç tesislerinin yer aldığı kompleks.

Alış veriş tesisleri
(ing: shopping facilities, fra: magasin, alm: Einkaufsanlagen,)
Alış veriş yapılmak üzere hizmette bulunan tesisler.

Alkollü içki
(ing: alcoholic beverage, fra: boisson alcoolisée alm: alkoholisches Getränk)
Çeşitli tahıl, meyve ve köklerdeki karbonhidratların fermantasyonu ile hazırlanan ve değişik oranlarda alkol içeren içeceklere verilen genel ad.

Alkollü içki satışı ruhsatı
(ing: permit for selling alcoholic b, fra: autorisation de vente des boiss, alm: lizensierter Alkoholausschank,
Otel, restoran, eğlence yeri gibi bir tesise, müşterilerine alkollü içki satma konusunda izin veren ilgili yerel yönetim tarafından düzenlenmiş belge.

All expense tour
Tüm Masrafları içeren paket gezi. Turistin ihtiyacı olan ulaştırma, konaklama, yeme-içme, yerel turlar, transferler, havaalanı-otel-havaalanı gibi tüm hizmetleri içeren paket gezi.

Alternatif pazarlama stratejisi
(ing: alternative marketing strategy, fra: stratégie de marketing alternat, alm: alternative Vermarktungsstrateg)
Tur düzenleyicisi tarafından üretilen bir turun pazarlanmasında, genel yöntemler dışında, o turun özelliklerine ve hedef kitlesine göre uygulanan satış yöntemi.

Alternatif turizm
(ing: alternative tourism, fra: tourisme alternatif, alm: Alternativtourismus)
Sosyal ve ekolojik uyuma, yerel ve yabancı girişimcilerin işbirliğine ve gelişmede yerli malzeme kullanılmasına öncelik verme amacını güden turizm çeşidi.

Alt gelir grubu
(ing: low income group, fra: groupe à faible revenu, alm: einkommensschwache Gruppe,)
Gelir dağılımında en az payı alan, tüketim harcamaları sınırlı toplum kesiti.

Alt yapı
(ing. infrastructure İng.infrastructure alm.infrastruktur)

Alt yapı yatırımları
(ing.infrastructural investments fra.infrastructural investissement Alm.infrastruktural investition
Alt yapı yatırımları turizm sektörünün gelişme plan ve programlarında açıkça görülmeyen, bir nevi gizli yatırımlardır. Alt yapı yatırımları sektörü oluşturan diğer turistik yatırımların hayata geçirilmesi ve işlevlerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan genel ve doğrudan turizm amaçlı yatırımları içerir.
Alt yapı yatırımları başlıca iki başlık altında incelenebilir:
a)- Genel (Çok Amaçlı) Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar doğrudan turizme yönelik olmayan, öncelikle yörenin ekonomik ve sosyal yaşamı için zorunlu olan çok amaçlı yatırımlardır.
b)-Turizm Amaçlı Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar turizm sektörünün gelişmesi ve sektöre dinamizm kazandırılması için gerekli olan yatırımlardır. Artan turizm hareketlerine paralel olarak turizm bölgelerinin düzenlenmesine yönelik çeşitli yatırımlar, özellikle turizmin ortaya çıkardığı alt yapı yatırımlarıdır.

Amerikan bar
(ing: American bar, fra: bar américain alm: amerikanische Bar, f )
Lokanta, otel veya evlerde içki için ayrılmış köşe.

Amerikan Hava Ulaşımı Birliği
(ing: Air Transport Association of Am, fra: Association de Transport Aérien, alm: Union der amerikanischen Flugge)
Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösteren tarifeli uçaklarla ilgili meslek kuruluşu.

American Plan
(ing: shopping facilities, fra: magasin alm: Einkaufsanlagen, pl)
Otelde kalış ve iki öğün yemek dahil fiyat.

Amerikan Motel Birliği
(ing: Motel Association of America-MA, fra: Association des Motels de l'Amé, alm: Amerikanischer Motelverband)
Amerika Birleşik Devletleri'nde motel işletmecileri birliklerinin eyaletler halinde temsil edildikleri meslekî kuruluş.

Amerikan servisi
(ing: American service, fra: service américain, alm: amerikanischer Service)
Yiyeceklerin mutfakta tabaklara hazırlandıktan sonra müşteriye sunulduğu servis şekli.

Amerikan Seyahat Acentaları Birliği
(ing: American Society of Travel Agen, fra: Association Américaine des Agen, alm: Union der amerikanischen Reisea)
170 ülkeden seyahat sektörü ile bağlantılı seyahat acentaları, tur operatörleri, havayolu şirketleri, oteller, kiralık oto firmaları, kruvaziyer işletmelerinden 26.500 üyesi bulunan bir meslek kuruluşu.

Amerikan Seyahat ve Turizm İdaresi
(ing: United States Travel and Touris, fra: Administration de Voyages et de, alm: Reise-und Tourismusverwaltung)
Turist girişini sağlamak ve geliştirmek amacıyla Amerikan Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulu turizm organizasyonu.

Amortisman
Appreciation,appréciation Würdigung
Turizm sektöründe özellikle konaklama sektöründe amortismana tabi varlıklar ve olayla 4 grupta toplanır:

1- Binalar.
2- Mefruşat ve demirbaşlar.
3- Özel ekipmanlar.
4- Revizyon ve değişiklikler.

Anahtar görevlisi
(ing: key clerk, fra: responsable des clés alm: Schlüsselbewahrer)
Otellerdeki anahtarları muhafaza eden ve müşterilere otel hizmetleri hakkında bilgi veren kişi.

Ana yat limanı
Ana yat limanı, dalga etkisinden uzak kapalı bir alanı kapsayan, büyük çapta kışlama ve bakım-onarım imkanlarının yanısıra, Yat Turizmi Yönetmeliği'ne uygun özellikleri taşıyan limanları ifade eder.

Animasyon
(ing: animation, fra: animation alm: Unterhaltungsprogramm)
Seyahat eden veya konaklama tesislerinde kalan müşterilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla yapılan tüm etkinlikler.

Animatör
(ing: animator, fra: animateur alm: Animateur)
Tatilcileri eğlendiren kişi.

Anıt mezar
(ing: mausoleum, fra: mausolée, alm: Mausoleum)
Önemli kişiler için anıt şeklinde tasarlanmış, görkemli mezar.

Antik kent
(ing: antique city, fra: cité antique alm: antike Stadt)
Tarihî dönemlerden kalma yerleşim yeri.

Ara durak
Stop over

Arap Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği
(ing: Arab Association of Tourism and, fra: Association Arabe de Tourisme e, alm: Union der arabischen Tourismus)
Arap ülkeleri seyahat acentalarının üye oldukları uluslararası kuruluş.

Arasta
(ing: shops of the same trade built i, fra: marché des commerçants qui vend, alm: Reihe von Geschäften mit gleich)
Çarşılarda aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu sıralı kısım.

Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamaları
(ing: research and development (R-D) expenditures , fra: études de recherche et de dével, alm: Forschung und Entwicklung)
Temel, uygulamalı araştırma ve geliştirme gibi faaliyetlere yapılan harcamalar.

Ar-Ge harcamaları teşviki
Tax deferral on research and development expenditures

Arazi kiralama
(ing: land leasing, fra: bail, alm: Pacht)
Kamuya ait bir toprak parçası üzerinde belli konuda tesis kurmak üzere kira karşılığında uzun süreli irtifak hakkı oluşturma.

Arazi tahsisi
(ing: land allocation, fra: allocation des terrains alm: öffentliche Landnahme)
Bir kamu arazisini bir amaç için ayırma.

Arıtma
(ing: purification, fra: épuration, alm: Klärung)
Atık su ya da gazların kirleticilerden temizlenmesi işlemlerinin tümü.

Asansör
(ing: elevator, fra: ascenseur, alm: Aufzug)
İnsanları veya yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işler araç.

Asgarî ücret
(ing: minumum wage, fra: salaire minimum, alm: Mindestlohn)
Bir ülkede niteliksiz bir işçiye verilmek üzere hükümetler tarafından belirlenen en düşük ücret.

Asit Test Oranı
Acid-Test Ratio
Cari likit aktiflerin (nakitler, hemen satılabilir tahviller vb.) cari borçlara oranı.

Askerî amaçlı tesis
(ing: military facility, fra: établissement militaire, alm: militärische Anlage)
Askerî amaçlarla kullanılan tesis.

Askerî yasak bölge
(ing: prohibited military zone, fra: zone militaire interdite, alm: militärische Zone)
Askerî güvenlik nedeniyle girişlerin yasaklandığı bölge.

Aşçı
(ing: cook, fra: cuisinier, alm: Koch)
Mutfak bölümünün hamur, pasta işleri hariç, her kısmında yemek pişiren görevli.

Aşı
(ing: vaccination, fra: vaccination, alm: Impfung)
Bazı hastalıklara karşı tavsiye olunan veya zorunlu görülen, koruyucu sağlık uygulaması.

Atık
(ing: waste, fra: déchets, alm: Abfall)
çevrede olumsuz etkiler meydana getirecek miktarda atılmış sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif madde.

Atık gömme
(ing: landfill, fra: ensevelissement des déchets, alm: Abfallenentsorgung)
Özellikle katı atıkların toprak katmanları arasına depolanması şeklindeki en yaygın tasfiye yöntemi.

Atık su yönetimi
(ing: waste water management, fra: gestion des eaux usées, alm: Abwasserkontrolle)
İnsan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla, atık suyun izlenmesi ve tasfiyesi ile ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması. ing: waste water management, fra: gestion des eaux usées alm: Abwasserkontrolle, f

Atık toplama ve imhası
(ing: waste collection and removal, fra: collecte et élimination des déc, alm: Abfallsammlung und-vernichtung)
Turistik merkezlerdeki yoğunlaşmanın sağlık altyapı hizmetlerine eklediği yükün, çöp ve sıvı atık imhasına yansıması.

Atraksiyon
(ing: attraction, fra: attraction, alm: Attraktion)
Eğlence yerlerinde dans arası sunulan, ilgi çekici gösteri.

ATTA
(Bkz. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği)

ATURJET
Türkiye Turizm Gazetecileri ve Yazarları Derneği

Audio konferans
(ing: audio conferencing, fra: audio-conférence alm: Audio-Konferenz)
Farklı mekânlardaki üç veya daha fazla sayıda kişi arasında telefonla yapılan görüşme.

Authorized sales agent
Yetkili satış acentası.

Avcılık
(ing: fishing or hunting, fra: pêche et chasse, alm: Jagd und Fischfang)
Suda ya da karada avlanma eylemi, avlanma sporu.

Av tezkeresi
(ing: hunting certificate, fra: permis de chasse, alm: Jagdschein)
Vatandaşlara avcılık yapma olanağı veren, yetkili kurumlardan alınmış sertifika.

Av turizmi
(ing: hunting tourism, fra: tourisme de chasse, alm: Jagdtourismus)
Avlanmak için yapılan seyahat organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

Av turizmi izin belgesi
(ing: license for arranging hunting , fra: licence d'organisation de chass, alm: Lizens für den Jagdtourismus)
Av turizmi düzenleyen seyahat acentalarının bu faaliyette bulunmaları için T.C. Orman Bakanlığı'ndan almaları gereken sertifika.

Avrupa Çevre Eğitim Vakfı
Foundation for Environmental Education in Europe(FEEE)

Avrupa Ekonomik Topluluğu
European Economik Community
1 Ocak 1959'da yürürlüğe giren Roma Anlaşmasıyla kurulan Avrupa Gümrük Birliği

Avrupa Ülkelerarası Tren Tarifesi
Thomas Cook's Continental Time Table

Avrupa Para Birimi
European Currency Unit
Avrupa para sistemi içnde yer alan para birimi

Avrupa Para Sistemi
European Monetary System (EMS)
Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkelerinin gerçekleştirdiği bir para sistemi.

Avrupa plânı
(ing: European plan-EP, fra: plan européen, alm: Übernachtungspreis)
Avrupa usulü, sadece yatak ücretini içeren konaklama tarifesi.

Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
European Free Trade Area
Avrupa Ekonomik Topluluğu dışında, Avrupa'da yer alan bir iktisadi birleşme.

Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı

Avrupa Sosyal Turizm Koordinasyonu
(ing: European Coordinating Committee, fra: Comité Européen de Coordination, alm: Europäisches Koordinierungskomi)
Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında sosyal turizmi geliştirmek amacıyla 1984 yılında oluşturulan kuruluş.

Avrupa Yatırım Bankası
European İnvestment Bank (EIB)
Avrupa Ekonomik Topluluğu'na dahil finansal kuruluşlardan biri.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:50 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
B


Back to back
Arka arkaya, peş peşe

Back to back tours
Peşpeşe, birbirini izleyen turlar.

Bagaj Hakkı
Baggage allowance
Yolcu tarafından fazladan ücret ödemeden taşınabilecek yük miktarı.

Bagaj sigortası
Baggage insurance.

bağlama yeri
ing: anchorage, fra: mouillage alm: Ankerplatz
bir deniz aracının demir attığı yer.

bağlantılı bilet
ing: (connection ticket, fra: billet de correspondance alm: Anschlußfahrkarte, f
birden çok havayolu biletinin birbirine bağlı şekilde ve aynı zamanda, tek bir sözleşmeyle yolcuya veriliş şekli.

bağlantılı uçuş
ing: connection flight, fra: vol à correspondance alm: Anschlußflug
uçak yolculuğunda, hedef noktasına varıncaya kadar değiştirilen uçuş.

bağlantılı uçuşa yetişememe
ing: misconnection, fra: manquer la correspondance, alm: Fehlanschluß
bağlantılı uçuşu gerçekleştirecek olan uçağı kaçırma.

Bahşiş
ing: tip, fra: pourboire alm: Trinkgeld
bir hizmet görene hakkı olan ödemeden ayrı olarak verilen para.

bakım ve tedavi tesisi
ing: nursing and treatment facility, fra: établissement de soin alm: humanmedizinische Anlage, f
yaşlılık ya da sağlık bozulması nedenleriyle normal yaşam sürdüremeyen insanların bakım ve tedavilerinin yapıldığı hastane, bakımevi, huzurevi gibi tesis.

balayı paketi
ing: (honeymoon package, fra: voyage de noces organisé alm: Paketreise für Flitterwöchner,
yeni evlenen çiftlerin konaklayacağı odalarda bazı lüks ilâvelere yer verilen, önceden plânlanan gezi paketi.

Balneoterapi
ing: balneotherapy, fra: balnéothérapie alm: Balneotherapie, f
mineralize termal sular ile yapılan kür uygulamaları.

Bar
ing: (bar, fra: bar alm: Bar, f
her çeşit alkollü ve alkolsüz içkilerin alındığı, hafif yiyeceklerin sunulduğu çeşitli büyüklükteki yer.

bar yöneticisi
ing: bar supervisor, fra: chef de bar alm: Barvorgesetzter
barda çalışanları yöneten kişi.

Barboy
ing: bar boy, fra: commis de bar alm: Barpage
barda çalışan komi.

Barınak
ing: shelter, fra: abri alm: Anlegestelle, f
deniz araçlarının barınmasına yarayan doğal ya da yapay bağlama yeri.

Barmen
ing: (barman, bartender, fra: barman alm: Barkeeper
alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış erkek personel.

Barmeyd
ing: (barmaid, fra: barmaid alm: Bardame, f
alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış bayan personel.

bavul turizmi
ing: suitcase trade, fra: tourisme frontalier alm: Kofferhandel
yabancı ziyaretçilerin ülkelerine dönerken, toptan aldıkları malları beraberinde götürdükleri turizm türü.

bebek tarifesi
ing: infant fare, fra: tarif enfant alm: Preis für Kinder unter zwei Jah
iki yaşın altındaki çocuklar için aile indirimi kapsamında uygulanan özel tarife.

bedava içki
ing: complimentary drink, fra: boisson de faveur alm: Freigetränk
yolculuk sırasında ikram edilen ve karşılığında ücret talep edilmeyen içki.

bedenen güçlü yolcu
ing: able-bodied passenger, fra: passager disponible pour le sec, alm: kräftiger Passagier
uçak veya gemilerde, muhtemel tahliye durumlarında, mürettebata yardım etmesi için acil çıkış kapısı yanında oturmasına izin verilen ya da rica edilen yolcu.

Bedesten
ing: bedesten, fra: bedesten alm: Bedesten
içinde değerli eşya alış verişi yapılan kapalı çarşı.

bel kaptan
ing: bell captain, fra: chef groom alm: Erster Page
danışma ve bagaj hizmetleri elemanlarının düzenli ve tam hizmet vermesinden sorumlu kişi.

Belboy
ing: bellboy, fra: groom alm: Hotelpage
otele gelen müşteriyi ön bürodan alarak, eşyaları ve oda anahtarı ile odasına götüren, müşteri adına gelen posta ve mesajı ileten ve otelden ayrılırken aynı şekilde ilgilenen görevli.

belgelendirme
ing: licensing, fra: homologation alm: dokumentieren, ausweisen
turizm yatırım ve işletmelerine, durum ve sınıflarına göre ilgili idare tarafından yatırım ya da işletme izni belgesi verilmesi konusundaki işlemlerin tümü.

Belgeli Seyahat Acentaları Enst
ing: Institute of Certified Travel A, fra: Institut des Agences de Voyages, alm: Institut für lizensierte Reisea
seyahat acentaları için eğitici kurslar düzenleyen kuruluş.

belgeli turizm işletmesi
ing: licensed tourism establishment, fra: etablissement touristique homol, alm: lizensierter Fremdenverkehrsbet
turizm işletme belgesi verilmiş turizm tesisi.

belgeli turizm yatırımı
ing: licensed tourism investment, fra: investissement homologué de tou, alm: lizensiertes Tourismusinvestmen
turizm yatırım belgesi verilmiş girişim.

belgesiz tesis
ing: tourism facility without licens, fra: établissement non homologué alm: ohne touristische Betriebserlau
turizm işletme belgesi taşımayan turizm tesisi.

Bide
ing: bidet, fra: bidet alm: Bidet
banyolarda vücudun özel yerlerinin yıkanmasına imkân veren musluk sistemi.

Bilet
ing: ticket, fra: billet alm: Billett
sinema, tiyatro vb. yerlere giriş ya da taşıt araçlarında seyahat etme hakkı tanıyan belge.

bilet gişesi
ing: box office, fra: guichet alm: Fahrkartenschalter
bilet satış gişesi.

bilet payı
ing: ticket allocation, fra: quota de billet alm: Fahrkartenanteil
belli bir sefer için, bir bilet satış acentasına sayısal olarak tanınan bilet hakkı.

bilet stoku
ing: ticket stock, fra: billet vierge alm: Kartenstock
seyahat acentaları tarafından doldurulduktan ve tasdik edildikten sonra geçerlilik kazanan, hava ulaştırma şirketlerinin boş bilet formları.

biletli turizm
ing: ticketing tourism, fra: vol sec alm: Kartentourismus
ulaştırma aracı için bilet alındıktan sonra seyahate çıkılarak, konaklama ve diğer ihtiyaçlarla ilgili kısımların gidilen yerde programlaştırılması şeklindeki turizm.

biletsiz seyahat
ing: ticketless travel, fra: voyage à billet électronique alm: kartenlose Reise, f
yolcu ile ilgili kişisel bilgilerin, havayolu şirketi elektronik hafızasında muhafaza edildiği, biletsiz taşıma sistemi.

bitki temalı turizm
ing: phythome, fra: phythôme alm: Phythome
bitki örtüsünün çekim unsuru olarak kullanıldığı turizm türü.

Broşür
ing: brochure, fra: brochure alm: Broschüre, f
tanıtıcı yayın türü.

buharlı gemi
ing: steam boat, fra: bateau à vapeur alm: Dampfer
buhar gücüyle çalışan gemi.

Bareboat charter
Bir yatın mürettebatsız ve malzemesiz kiralanması.

Basit Getiri Oranı
Accounting Rate of Return
Basit kârlılık oranı da denilen basit getiri oranı, yatırım önerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan en kolay ve pratik yöntemdir.

Basit getiri oranı aşağıdaki formül ile hesaplanabilir:

Basit Getiri Oranı= (Proje Gelirleri- Proje Giderleri)/Başlangıçtaki Yatırım Tutarı(Öz Sermaye + Borçlar)

Yukarıdaki formülde başlangıçtaki yatırım tutarına faiz giderlerinin dahil edilmeyeceği göz önünde tutulmalıdır.

Başabaş Noktası
Break even point

Başabaş noktası grafiği
Break even chart
Başabaş noktası, işletme giderlerinin işletme gelirlerine eşit olduğu faaliyet hacmini gösterir. Bu noktaya kâra geçiş noktası veya sıfır kâr noktası denilmektedir Turizm sektöründe, başabaş noktası analizleri asgari kapasite, asgari doluluk oranları, satışlar, kâr ve fiyat politikasının belirlenmesinde büyük yararlar sağlar.

Belgeli yatak
Certificated-bed

Belgeli turizm yatırım veya işletmeleri
Certificated tourism investments and estableshments
Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmiş yatırım veya işletmeleri ifade eder

Bileşik tur
Combined tour

Bilgilendirme gezisi
Information trip

Bina İnşaat Harcı İstisnası
Exemption from building and construction taxes
Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, inşa edilen binalardan alınması gereken bina inşaat harcı teşvik belgeli tesislerden alınmamaktadır. Bina inşaat harcı istisnasından yararlanabilmek için teşvik belgesinin olması yeterlidir, ayrıca bir belge alınmasına gerek yoktur.

Biniş reddi tazminatı
Denied boarding compensation
Teyit edilmiş rezervasyonu olan bir yolcunun uçağa alınmaması nedeniyle havayolu işletmesinin ödemesi zorunlu olan tazminat.

Bireysel Paket Tur
Individual IT
Turistin tek başına satın aldığı turdur. Bu tür turlar paket rurun tüm özelliklerini taşırlar, ancak bireysel olarak gerçekleştirilen paket turlarda herhangi bir grup olmadığı için tur lideri de söz konusu değildir.

Brüt işletme geliri
Gross operating profit

Booking
Rezervasyon

Boş-dolu garantili fiyat
Price on full-empty bases

Boş zaman
(Bkz. Serbest zaman)

Bölge sorumlusu
(Area manager région directeur Fläche Direktor)

Brüt Gezi Eğilimi
Brüt Gezi eğilimi= TP/P x 100

TP bir ülkenin veya belirli bir yörenin bireylerinde yapılan gezi sayısını,
P Bir ülkenin veya belrili bir yörenin toplam nüfusunu ifade eder.

Brüt gezi eğiliminde ikinci ve üçüncü kez yapılan geziler önemli bir yer tutmakta ve böylece her yüz kişinin kaç kez gezi yaptığı belirlenmektedir. Örneğin 100 kişilik bir grupta 60 kişi yılda bir defa, ya da 30 kişi yılda iki defa geziye çıkarsa, her iki durumda da istem 60 gezidir.

BSP
Bank settlement plan
Bir tür havayolu bilet satış şekli

Bucket shop, seau magazin eimer laden
Hava taşımacılığında, belli bir tarihe kadar satılmayan havayolu biletlerini uygun fiyata alınıp, tüketiciye düşük kar marjıyla satılması.

Bugünkü değer
Present value Présent valeur,Gegenwart wert
Belirli bir dönem sonunda elde edilecek tutarın bugünkü değeri. Bileşik faiz esasına göre yapılan uygulamada bugün faize yatırılacak bir sermayenin (N) dönemi sonunda ulaşacağı tutar c= a(1+t)n formülüne göre bulunur. Buna göre şayet (n) dönem (yıl) sonraki tutar C ise bu tutarın bugünkü değeri
a= C/(1-t)n olacaktır.

Bulk Paket Tur
(Bulk IT)
Grup olarak gerçekleştirilen paket turların bir türü olan Bulk IT esas itibariyle birbirini izleyen ve devamlılık arzeden (back-to-back) kafileler için tarifeli bir uçaktan belirli bir koltuk kapasitesi sağlanarak önceden belirlenmiş bir ülke veya bölgeye düzenlenen gezilerdir.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:50 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
C , Ç

Cari oran
Current rate
Paraya çevrilebilir değerlerin kısa vadeli borçlara bölünmesiyle ortaya çıkan oran. Cari oranını yükselmesi ödeme gücünün arttığını ifade eder. İşletmenin kısa vadeli borçlarıını ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterlilik düzeyini saptamak için kullanılır.

Catering
(ing: catering, fra: restauration, alm: Verpflegung)
Yolcuların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle vapur ve uçak gibi uzun yol taşıtlarına ya da özel isteklilere verilen yiyecek-içecek hizmeti.

CEAC
(Bkz. Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı)

CF
Car ferry
Otomobil taşıyan feribot

CF
Cost and freight
Satıcının malı belirli bir noktaya kadar taşımayı taahhüt ettiği ve malın fiyatına taşıma giderlerinin da dahil olduğu bir alım-satım biçimi. Cf satışlarda satıcı sigorta giderlerini ödemekle yükümlü değildir.

Charter flight
Belirli bir grubu taşımak için kiralanmış olan uçak.

Charter
Kiralık uçak

Charter Taşımacılığı
Charter transport
1952 yılında Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı, uluslararası tarifeli uçuşların özelliklerini aşağıdaki gibi belirlemiştir:

-uçuşlar bir devletin hava sahasından başka bir devlete yapılır.
-yolcu, yük taşıyan ve belirli ücret ödenen tüm uçuşlar jerkese açıktır,
-uçuşlar önceden belirlenen saatlere vd kalkış-varış noktalarına göre gerçekleşir.
Yukarıda belirtilen bu üç özellikten birisi gerçekleşmezs bu uçuşa tarifesiz-charter uçuş denir. Charter uçuşunu tarifeli seferden ayıran en önemli özellik, bir kişi veya grubun biruçağın tüm koltuk kapasitesini satın almasıdır.

Charter uçuşları 30 Nisan 1956'da Paris'te imzalanan Uluslararası Ticaret Hukuku Anlaşması'na göre yapılır. Buna göre;

a)Yalnız uçuşlar 1 aydan fazla süremez ve 2 uçuş noktasındna başka yere yapılamaz.
b)Tarifeli seferlerin yolcu ve uçak bakıından yetersiz kaldığı noktalra yapılırç
c)Charter uçuşu yalnız kiralama yoluyla yapılır.
d)Yalnız koltuk trafiği yapılamaz.
e)İnterline yolcu, posta ve kargo taşıması yapılamaz.
f)Paket tur charter uçuşlarında başka tip charter trafiği (Co-mingling) yapılamaz.
g)Paket tur charter uçuşlarında Türk göçmen işçilerin taşınması yasaktır.

Charterer
Kiralık uçağı kiralayan

Check-in .
"Kayıt". Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş saati 06.00, çıkış "Check-Out" saati ise 13.00'tür.

CIF
(Cost, insurance, freight coûter assurance cargaison; kosten Versicherung Transport)
İngilizce bedel, sigorta ve navlun sözcüklarının kısaltılmasından oluşan ve ithalatta mal bedelinin üstüne sigorta ve navlun giderlerinin de eklendiğini ifade eden terim. CIF satışlarda satıcı, sigorta ve navlundna kaynaklanan maliyetlere katlanır. Bu uygulamada malı alanın (ithalatçının) belirleyeceği yere kadar götürme sorumluluğu satıcıya aittir.

Ciro
(İng.Endorsement Fra.Avenant Alm.Indossament)

1. Hak sahibince değerli evrakın arkasına atılan bir imza veya yazılan bir fade ile söz konusu evraktan doğan hakların başkasına devrini sağlayan işlem.
2. İş hacmi (turnover)
3. Döner sermayenin miktarı X devir sayısı

Confidental price-tariff
İncoming acenta ile tur operatörü arasında yapılan ve sadece onlar için geçerli olan fiyat.

Courier
"Profesyonel Turist Rehberi". Tour leader, tour escort veya tour manager olarak da adlandırılır.

CPM
(Bkz. Kritik Yörünge Metodu)

Cruise
"Kruvaziyer Seyahat". Turizm amacıyla yapılan deniz yolculuğu.

CSST
(Bkz. Şehir gezisi)

Çamaşırhane
(İng. Laundry Fra. Linge Alm.Wäscherei)

Çapraz Satış
(İng.Cross Selling Fra.Croix vendre Alm.Kreuz verkaufen
Çapraz satış, mevcut müşterilere veya aktif olmayan müşterilere ilave ürün veya hizmetlerin sağlanmasıdır. Çapraz satış stratejileri ile yeni müşterilerin kazanılması için harcanacak zaman ve paradan çok daha azıyla satışlar yatay veya dikey olarak çarpıcı biçimde artırılabilir. Çapraz satışı stratejik öncelik haline getiren her işletme, büyük başarılar sağlayabilir. Ne var ki etkin olabilmek için çapraz satış şirket kültürünün bir parçası olmalıdır.

Çekek Yeri
(Bkz. Yat çekek yeri)

Çekicilik
(İng. Attraction Fra.Attraction Ger.Anziehungskraft)
Çekicilik, turistin bir bölgeyi diğerine tercih etmesini etkileyen turizm ürününün unsurları olarak tanımlanabilir. Bu unsurlar bir bölgeye turist akımını yaratan faktörlerdir. Bölgesel veya yörestel nitelik taşıyan çekicilikler olduğu gibi ulusal nitelik taşıyanlar da vardır.
Bu konuda bir başka ayrım çekici olay, çekici yer olarak yapılabilir. Genellikle yer ve olay tükaticinin tercihinde önemli birer faktör olarak birlikte rol oynarlar.

Çekim merkezi
Destination Destination Ziel

Çevre kirliliği
Environmental pollution
Üretim ve tüketim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan katı, sıvı, gaz biçimindeki artık(atık)ların fizik ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemeleri.

Çevre yolu
(ing: beltway, fra: route périphérique, alm: Umgehungsstraße)
Şehir trafiğinin aksamaması amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana yol.

Çevresel etki değerlendirmesi
(ing: environmental impact assessment, fra: évaluation de l'impact sur l'en, alm: Bewertungsanalyse von Umweltein)
Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

Çığırtkan
(ing: town crier, fra: acoleur, alm: Ausrufer)
Turisti belli bir otel veya mağazaya çekmeye çalışan, genellikle o yörede yaşayan kişi.

Çift kişilik oda
(ing: double room, fra: chambre double, alm: Doppelzimmer)
Konaklama tesisinde iki kişilik oda.

Çift kişilik odada tek konaklama
(ing: single supplement, fra: supplément personne seule, alm: Einzelzimmerzuschlag)
Özellikle çift kişilik konaklamayı esas alan turlarda, tek olarak kalmanın tercihi halinde, ilâveten ödenen oda ücreti farkı.

Çift kişilik tarife
Double acupation rates
İki kişinin işgal edeceği bir oda için, tek kişiden alınan ücret.

Çift kişilik yatak
(ing: double bed, fra: lit double, alm: Doppelbett)
Standart ölçüde çift kişilik yatak.

Çifte dağıtım
(ing: dual distribution, fra: distribution indirecte, alm: Doppelvertrieb)
Bir mal veya hizmetin el değiştirerek tüketiciye ulaşması.

Çifte rezervasyon
(ing: overbooking, fra: surréservation, alm: Überbuchung)
Mevcut koltuk veya oda sayısının üzerinde yapılan rezervasyon.

Çiftlik turizmi
(ing: agro-tourism, fra: tourisme à la ferme, alm: Bauernhofferien)
Tarımsal üretim ve çiftlik yaşamı alışkanlıklarına uygun bir şekilde yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Çini
(ing: glazed tile, fra: faience, alm: Kachel)
Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans.

Çocuk tarifesi
(ing: child fare, fra: tarif enfant, alm: Kinderfahrpreis)
2-12 yaş arasındaki çocuklar için uygulanan tarife.

Çoğaltan etkisi
(ing: multiplier effect, fra: effet multiplicateur, alm: touristischer Zusatzfaktor)
Turizm harcamalarının yeni ek harcamalara yol açma özelliği.

Çok alternatifli ürün
(ing: multialternative tourism produc, fra: produit touristique diversifié,, alm: multialternatives Tourismusprod)
Değişik turizm çeşitleri.

Çok amaçlı kullanım
(ing: multipurpose use, fra: emploi multiple, alm: Vielzweckgebrauch)
Birden fazla gruba veya faaliyet türüne imkân sağlayacak biçimde kullanım.

Çok amaçlı yapı
(ing: multipurpose building, fra: immeuble polyvalent, alm: Vielzweckbau)
Araba park katlarının, sokak seviyesinde dükkânların, orta katlarda iş yerlerinin ve en üstte konaklama imkânlarının bulunabildiği çok katlı yapı şekli.

Çok yönlü eğlence merkezi
(ing: diversifıed entertainment cente, fra: centre de loisirs, alm: vielfältiges Vergnügunszentrum)
Kurulduğu çevrede değişiklik gösterdiği için cazibesi artan eğlence merkezi.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:50 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
D

Dağ ve Kış Turizmi
Mountain and Winter Tourism
Sanayileşme ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak insanlar sıkıcı ve sağlıksız ortamlardan kurtulmak için, kışın karlı dağlık ve ormanlık yerlere gitmektedirleri. Böylece, dağ ve kış turizmi dağmuş ve gelişmiştir.

Dağcılık
(Alpinism alpinisme Bergsteigerung)

Dalyan
(ing: fish trap, fra: bordique, alm: Fischreuse)
deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde kazık ve tellerle yapılan balık avlama yeri.

Davet
(ing: invitation, fra: invitation alm: Einladung)
bir göreve veya bir aktiviteye katılma çağrısı.

Day-rate
"Gündüz Tarifesi". Bir otel odasının gece kullanı1maması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tarifede odanın saat 06.00 dan 17.00'ye kadar kullanılması öngörülür.

deniz otobüsü
(ing: (hydrofoil, fra: hydrofoil, alm: Seebus)
özel hava yastıkları üzerinde hız kazanan ve suya derinlemesine temas etmeden hızla seyreden, yolcularını kapalı mekân içerisinde taşıyan deniz taşıtı.

deniz tedavisi
(ing: thalassotherapy, fra: thalassothérapie, alm: Thalassotherapie)
deniz veya deniz klima etkisi ile hastalıkların tedavisi.

deniz termal ve sağlıklı yaşam
(ing: sea thermal and health center, fra: centre de thalassothérapie et d, alm: Thalassotherapie-Zentrum)
deniz termal koşullarını taşıyan kıyı yörelerinde kurulan turizm merkezi.

deniz turizmi
(ing: sea tourism, fra: tourisme de mer, alm: Meerestourismus)
su sporları, yatçılık, deniz ve kum banyosu gibi denizde yapılan faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

deniz tutması
(ing: sea sickness, fra: mal de mer, alm: Seekrankheit) deniz yolculuğunda dalgaların etkisiyle sallantıların yarattığı rahatsızlık.

deniz tutmasına karşı direnç
(ing: sea legs, fra: avoir le pied marin, alm: Wiederstandsfähigkeit gegen See)
deniz yolculuğunda, fırtınalı havalardaki sallantılara karşı dayanabilme gücü.

deniz uçağı
(ing: seaplane, fra: aquavion, alm: Wasserflugzeug)
su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan sonra yine su üstüne inebilecek şekilde tasarlanmış hava taşıtı.

deniz ürünü
(ing: seafood, fra: fruits de mer, alm: Meeresfrüchte)
deniz canlılarından hazırlanan yiyecek türü.

denizaltı turizmi
(ing: marine tourism, fra: tourisme sous-marin, alm: Unterwassertourismus)
Su altı sporları yapmak, zevk ya da seyir amacıyla su altında yüzmek vb. faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

denizciliğe ait
(ing: nautical, fra: nautique, alm: nautisch)
denizle, gemi işletmesiyle ilgili.

denizyolları temsilcisi
(ing: maritime agent, fra: agent maritime, alm: Schiffahrtsvertreter)
armatörlerin, kendi adlarına, herhangi bir limanda, deniz taşıtlarının hareketi, yolcu ve eşyanın gelişi, gidişi ve gereken diğer ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla görevlendirdikleri kişi.

Depozito
ing: deposit, fra: dépôt de garantie, alm: Depositum)
bir taahhüt sırasında güvence için ya da bağlanma nedeni ile oda, yer veya bilet ücretlerinin küçük bir miktarının peşin ödenmesi.

depozitolu rezervasyon
(ing: deposit reservation, fra: reservation cautionnée, alm: Reservierung unter Hinterlegung)
bir konaklama tesisinin, en az bir gecelik ücretini peşin tahsil ettiği rezervasyon.

derinlik işareti
(ing: depth marking, fra: marque de profondeur, alm: Tiefenmarkierung)
yüzme havuzu çevresinde havuzun derinliklerini gösteren işaretler.

devlet taşımacılığı
(ing: public transportation, fra: transport public, alm: öffentliche Verkehrsmittel)
ilgili kamu kuruluşlarının sorumluluğunda yapılan taşımacılık hizmeti.

devre-mülk
(ing: timesharing, fra: multipropriété, alm: Umlauf-Immobilien)
alıcıya, belli sayıdaki yılların belli sürelerinde, bir konuttan müstakil yararlanma hakkı veren sistem.

dikey bütünleşme
(ing: vertical integration, fra: integration verticale, alm: vertikale Integration)
bir şirketin birbirini tamamlayan hizmetleri hiyerarşik olarak bünyesinde toplaması.

dinî bayram
(ing: religious holiday, fra: féte réligieuse, alm: religiöser Feiertag)
dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün.

Dinlence
(ing: recreation, fra: récréation, alm: Erholung)
boş vakit etkinliklerinin kişiliği geliştirici ve dinlendirici şekilde plânlanması.

dinlence köyü
(ing: recreational town, fra: village de retraite, alm: Erholungsstadt)
emekliler için belirli bir yaşam tarzı gereklerine göre inşa edilmiş küçük yerleşim yeri.

Diplomat
(ing: diplomat, fra: diplomate, alm: Diplomat)
bir ülkenin dış ülkelerdeki resmî temsilcisi.

direkt hat
(ing: hot line, fra: ligne directe, alm: Direktverbindung)
doğru bilgi alınması, rezervasyon sağlanması ve çeşitli şikâyet konularının ilgililere iletilmesi açısından hız sağlayan telefon hattı.

direkt tren
(ing: direct train, fra: train express, alm: durchgehender Zug)
kısa veya orta mesafeler arasında önemsiz istasyonlara uğramayan, bazen de çıkış ve varış istasyonları arasında durmayan tren türü.

dış turizm geliri
(ing: tourism receipts, tourism incom, fra: recettes de tourisme internatio, alm: ausländisches Tourismuseinkomme)
bir ülkede yabancı ziyaretçilerin bir yılı aşmayan süreli ziyaretlerinde yapmış oldukları harcamalar toplamı.

doğa sporları
(ing: nature sports, fra: sports en plein air, alm: sportliche Aktivitäten in freie)
doğada yapılan spor aktiviteleri.

doğa yürüyüşü
(ing: nature walk, fra: randonnée, alm: Wanderung)
doğanın güzellik ve zenginliklerini görmek amacıyla yapılan kısa ve uzun süreli yürüyüş.

doğal kaynak
(ing: natural resource, fra: ressource naturelle, alm: Bodenschatz)
tabiatın düzeninde kendiliğinden var olan, doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan her türlü kaynak.

doğal turizm değeri
(ing: natural tourism asset, fra: ressource naturelle de tourisme, alm: natürliche touristischer Wert)
turizm açısından önem taşıyan doğal kaynak.

Dönem
(ing: period, fra: période, alm: Periode)
birbirini izleyen, başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralığı.

dönüşü açık bilet
(ing: open date return ticket, fra: billet open, alm: offene Rückfahrkarte)
gidiş-dönüş olarak alınan biletlerde, dönüşü istenilen bir tarihte yapılabilen bilet.

dört mevsimlik tatil tesisi
(ing: four season resort, fra: établissement de tourisme perma, alm: ganzjährige Ferienanlage)
ılıman iklimlerde 12 ay hizmet verebilecek tatil merkezi.

dörtlü turizm gelişmesi
(ing: four-way tourism development, fra: développement de tourisme à qua, alm: vierstufige touristische Entwic)
turizm merkezlerinin dört çekim unsuru olan doğal güzellik, coğrafî konum, uluslararası ün ve yaratıcılık etkenleri öne çıkarılarak geliştirilmesi stratejisi.

Döviz
(ing: foreign currency unit, fra: devise étrangère, alm: Devise)
yabancı para birimi.

döviz bürosu
(ing: exchange office, fra: bureau de change, alm: Wechselstube)
para değiştirme işlemlerinin yapıldığı yer, döviz alınan yer.

döviz kuru
(ing: foreign exhange rate, fra: cours de change, alm: Devisenkurs)
bir yabancı para ile ulusal para arasındaki değişim oranı.

döviz piyasası
(ing: foreign exchange market, fra: marché de devises international, alm: Devisenmarkt)
ulusal paraların birbirine dönüştürülmesini sağlayan döviz borsası.

Duhuliyesiz
(ing: free admission, fra: entrée libre, alm: freier Eintritt)
giriş ücreti olmayan.

Dünya Çevre Geliştirme Komisyon
(ing: World Commission on Environment, fra: Commission Mondiale de Développ, alm: Weltkommission für Umweltentwic)
ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerekliliğini savunan Brundtland Raporunu hazırlayan Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu bir komisyon.

Dünya Sağlık Örgütü
(ing: World Health Organization-WHO, fra: Organisation Mondiale de Santé,, alm: Weltgesundheitsorganisation)
toplumu ilgilendiren hastalıkları izleyerek, hükümetlere tavsiyelerde bulanan, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı bünyesindeki kurum.

dünya turizm geliri
(ing: world tourism receipts, fra: recettes de tourisme mondial, alm: Welteinkommen aus dem Fremdenve)
uluslararası turizm amaçlı seyahatlerde yapılan harcamalar toplamı.

dünya turizm pazarı
(ing: world tourism market, fra: marché international de tourism, alm: Welttourismusmarkt)
turizm arz ve talebinin buluştuğu uluslararası piyasa.

dünya vatandaşı
(ing: stateless person, fra: apatride, alm: Weltbürger)
herhangi bir devletin uyruğunda olmayan kişi.

Durak
(ing: stop, fra: arrêt, alm: Haltestelle)
taşıt araçlarının yolcu alma ve bırakma amaçlı, kısa bir süre için durdukları, yol üzerinde işaretlenmiş belli bir nokta.

durma-binme
(ing: stopover, fra: halte, alm: Reiseunterbrechung)
hava taşıtında seyahati bir ara uğrak yerinde keserek, bu seyahati aynı hattın ilerideki bir seferinde bitirme.

duty-free
(ing: duty-free, fra: hors-taxe, alm: zollfrei)
gümrük vergisi muafiyeti.

duyarlı çevre
(ing: environmentally sensitive area, fra: espace sensible, alm: sensible Zone)
doğallığının sürdürülmesi ve korunması ancak bilinçli ve özel önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilen hassas ekosistemli alan.

dürtü araştırması
(ing: motivation research, fra: recherche de motivation, alm: Motivierungsforschung)
bir turizm merkezi ile ilgili imajın, potansiyel ziyaretçiler tarafından algılanması araştırması.

düşük faizli tatil kredisi
(ing: low interest holiday loan, fra: chèque-vacances, alm: niedrigverzinster Urlaubskredit)
dar gelirlilerin tatil yapmalarına yardımcı olmak üzere faizi düşük, borç para verilmesi.

düşük sezon
(ing: low season, fra: basse saison, alm: Vor-, Nach-, Zwischensaison)
turist trafiğinin ve genellikle fiyatların en düşük olduğu dönem. düzenli sefer
(ing: regular service, fra: service régulier, alm: fahrplanmäßige Verbindung)
bir anlaşma uyarınca, önceden saptanmış gün ve saatlerde, süresi belli taşıt servisi.

Değişken maliyet
Variable cost (VC)

Demi-Pension :
"Yarım Pansiyon". Yatak, kahvaltı ile ögle veya akşam yemeklerinden birini içeren konaklama tarifesi.

Demografi
Demography démographie Demographie
İnsan topluluğunun belirli niteliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir bilim dalı. Nüfusun büyüklüğü, cinsiyeti, mesleklere, yaşa v.b. unsurlara göre tanıdığı özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimleri demografinin ilgi alanına,girer

Denetleme gezisi
Inspection trip

Deniz kürü
Marine cure

Destination
(Bknz.Varış yeri)

Destek veren kuruluşlar
Consolidator
Özellikle tarifeli uçak seferleri yapan ve kruvaziyer seferleri yapan tur operatörlerinden toplu olarak özel ve iskontolu fiyatlarla kontenjan alan ve ucuza aldıkları bu ürünleri diğer tur operatörü ve seyahat acentalarına uygun kar payıyla satan kuruluşlar.

Dışa yönelik turizm
Outbound tourism

Dikey bütünleşme
Aynı sektörde ancak farklı üretim dallrında faaliyet göstren firmalrın faaliyetlerini birleştirmeleridir. Turizm sektöründe bir hava yolu şirketinin, tur operatürleri, konaklama tesisleri vb. ile yapacağı işbirliği dikey bütünleşmeye örnek gösterilebilir.

Discriminatory
"Ayırım Gözeten". Belirli kimselere, örneğin askerlere. ögrencilere, çocuklara uygulanan indirimli tarifeler.

Dizgisel şema, Master süreç şeması
Sequental chart
İşletmelerin analizinde önemli fonksiyonu olan, tüm planın incelenmesini kapsayan bir tür şemadır. Master süreç şeması olarak da adlandırılır. Çünkü ayrı fonksiyonlaeın süreç şemalarının sentezidir. Bu fonksiyon grafikler kronolojik sıraya konularak bütün işletmedeki iş, materyal ve personel akımı saptanır.

Doğal kaynaklar
Naturel sources
Üretim sürecinin değil, doğanın sağladığı mallar, değerler. Yenilenebilir doğal kaynaklar ve yenilenemeyen doğal kaynaklar olarak sınıflandırılır.

Doğal tedavi merkezi
Naturel therapy center

Doğrusal organizasyon, doğrusal örgütle(n)me
Linear organisation:

Dönem
(Bkz. Mevsim)

Dünya Turizm Örgütü (DTÖ)
World Tourism Organisation (WTO)

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
World trade organisation (WTO)

Dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
the universal federation of travel agencies associations

Düşük kapasiteli tesis
(Bkz. Küçük ölçekli tesis)

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:50 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
E


ECU
(Bkz. Avrupa Para Birimi)

Efektif
(ing: effective, fra: effectif, alm: effektiv)
Banknot ve metal para.

EFTA
(Bkz. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi))

Egzotik turizm
(ing: exotic tourism, fra: tourisme exotique, alm: exotischer Tourismus)
İlgi çekici yabancı yerlere yönelen turizm.

Eğitim amaçlı seyahat
(ing: travel for learning, fra: voyage éducatif, alm: Bildungsreise)
Avrupa üniversitelerinin, özellikle Amerikalı öğrencilerin ilgisini çekmek üzere düzenledikleri, yaz aylarında, kısa dönemli kurs ve gezi paketi sistemi.

Eğlence merkezleri
Entertainment centers
Eğlence merkezleri, deniz-kum-güneş üçlemesinden arta kalan zamanın değerlendirilmesine olanak sağlayan konaklama faaliyetleri dışındaki, özellikle sportif faaliyetler, yeme-içme ve alışveriş olanaklarının içiçe yer aldığı merkezlerdir

Eğlendirici veya oyalayıcı hizmet
(ing: in-flight entertainment, fra: facilité de distraction au vol,, alm: Reiseunterhaltung)
Uçaklarda yolcuların iyi vakit geçirmelerini sağlamak için sunulan film veya video gösterimi, müzik yayını veya kağıt oyunu vb. hizmet.

EIB
(Bkz. Avrupa Yatırım Bankası European İnvestment Bank)

Ekoturizm
(ing: ecotourism, fra: écotourisme, alm: Ökotourismus)
Doğal çevre ile turizm faaliyetini bağdaştıran, çevrenin olumsuz etkilenmesi konusunda sorumluluk güdüsü ile hareket etme esasına dayalı turizm faaliyeti.

Ek prim
Override Premium

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
Organization for Economic Cooperation and Development (OECD)
Aralık 1960'da imzalanan bir konvansiyonla Eylül 1961'de faaliyete geçen uluslararası bir kuruluş . OECD kısa adıyla da anılır.

Elit turizm
(ing: elite tourism, fra: tourisme élites, alm: elitärer Tourismus)
Üst gelir grupları ya da seçkin kişiler için düzenlenen turizm faaliyeti.

Elle tutulmaz ürün
(ing: intangible product, fra: produit intangible, alm: abstraktes Produkt)
Turizm gibi, somut varlığı olmayan ürün türü.

Elle tutulmaz ürünlerde kalite
(ing: quality control of intangibles, fra: contrôle de qualité des intangi, alm: Qualitätskontrolle bei abstrakt)
Turizm gibi elle tutulmaz ürünlerin, mukayeseli standardizasyon yöntemi.

EMS
(Bkz. Avrupa Para Sistemi)

En düşük fiyat
Rack-bottom price

Olabilecek en düşük fiyat

En küçük kareler metodu
Least squares method
İki değişken arasındaki ortalama ilişkinin hesaplanmasına yarayan matematiksel bir tahmin yöntemi.

Enformel organizasyon
(Bkz. İnformel organizasyon)

Ergonomi
Ergonomics
İnsanın kas gücünün üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen bilim dalı. Ergonominin amacı işgücü ve sermayenin üretkenliğini en çoğa çıkarmak için en ugun fiziksel ortamın yaratılmasıdır.

Ekstra yatak, ilave yatak
Additional bed

ESAD
Ege seyahat acentaları derneği

Eşya sigortası
(ing: freight insurance, fra: assurance de bagage, alm: Frachtversicherung)
Yolcu ile taşıt sahibi ya da üçüncü şahıs arasında belirli miktarda prim ödemek suretiyle taşınan eşyanın kaybolma, çalınma, kırılma, gecikme ve benzeri nedenlerle uğrayacağı zararı karşılamak üzere yapılan anlaşma.

Etkinlik tatili
(ing: activity holiday, fra: vacances actives, alm: Aktivurlaub)
Turistlerin spor veya benzeri aktivitelere katıldıkları turizm türü.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:50 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
F

Faktoring
Factoring
Firmalara vadeli satışlarının bedelini vadesinden önce tahsil olanağı veren finansman hizmeti. Faktoring kuruluşu (factor), vadeli satış yapmış firmanın fatura edilmiş alacaklarını peşin bedelle ve fakat bir iskonto ile satın alır; Vadesi geldiğinde alacağı kendi tahsil eder.

Fayda-maliyet analizi
Cost-benefit analysis
Yatırım projelerinin etkinliğini sınama ve değerlendirmede geliştirilen tekniklerden biridir. Fayda-maliyet analizi bir projenin net cari değerini iskontoloyarak projenin toplam maliyetini ve faydasını değerlendirir.

Fazla rezervasyon
Overbooking

FC
(Bkz. Sabit maliyet)

FDCSST
(Bkz. Tam gün şehir gezisi)

Federal Denizcilik Komisyonu
(ing: Fedaral Maritime Commission-FMC, fra: Commission Fédérale Maritime, alm: Föderale Maritime Kommission)
Denizcilikte uluslararası yolcu ve yük taşımacılığını düzenlemek yetkisini taşıyan Amerikan resmî kuruluşu.

Fener
(ing: lighthouse, fra: phare, alm: Leuchtturm)
deniz araçlarının yolunu bulması için yapılmış ışık kulesi.

Festival
(ing: festival, fra: festival, alm: Festspiel)
Niteliği önceden programla belirlenen, kendine özgü ayrıcalığı olan şenlik ya da bir kaç gün süren sanat gösterisi.

FIT
(Bkz. Rehbersiz dış ülke gezisi)

FIJET

Fiilen İşletilen Yatak
Actually Operated Bed

Finansal kiralama
Financial leasing
Turizm yatırımlarının finansman yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, dünyada, 1952 yılından itibaren yatırım mallarının finansmanında kullanılmaya başlanan bir yöntemdir. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre ülkemizde her türlü taşınır veya taşınmaz mal leasinge konu olabilir. Öte yandan, leasing konusu malın bağımsız ve üzerinden amortisman ayrılabilen bir özellik taşıması gerekmektedir. Buna göre hammadde ve ara malı niteliğinde olan ve kullanıldığında tüm özelliklerini yitiren mallar, yazılım gibi maddi olmayan konular ile fikri ve sınai haklar leasing yapılmamaktadır.

Finansal yönetim, finans yönetimi
Financial management

Finansal rasyolar
Financial ratios
İşletme faaliyetlerinin ortaya çıkardığı fon ihtiyacının saptanması, işletmenin finansal yapısının ne derece sağlam olduğunun anlaşılması amacıyla kullanılan finansal analiz araçları. Rasyo iki değerin birbirine olan oranı demektir.

Finanslama
Financing
Özel ya da tüzel kişilerin yatırım, üretim ve satış faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve bu faaliyetin istenilen düzeyde sürdürülebilmesi için gerekli parasal değerlerin sağlanması, saklanması, ödenmesi ve bunlarla ilgili maliyetleri de içeren para bulma ve kullanma etkinliği.

Finansman planı
Financial plan

Firma ziyareti
Corparate travel

Fiyat
Rate, fare

Fiyat farklılaştırılması
Price discrimination
Maliyetinde bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı malın ya da hizmetin farklı alıcılara değişik fiyattan satılması.

Fiyat politikası
Turistik mal ve hizmetlerde izenecek fiyat politikası:
Fiyat saptamadaki amacın belirlenmesi,
Değişik alternatifler arasında hedefe uygun politikanın tercihi,
Fiyatlama yönteminin seçimi aşamalarından oluşur.
Günümüz turizminde fiyat politikası çok önemli bir faktördür. Çünkü, arz son derece rekabetçi ortamda oluşmakta, fiyat karşısında esnekliğe sahip olamamkta, talep ise fiyatlar karşısında büyük bir esneklik göstermektedir.

Fiyatlandırma, kotasyon
Quotation

Fiyatlandırma yöntemi
Turizm sektöründe mal ve hizmetlerin fiyatları amaç ve politikaları saptandıktan sonra çoğunlukla ya maliyet esasına göre, ya da rekabet koşulları göz önüne alınarak belirlenir.

Fizibilite etüdü
Feasibility study
Yapılabilirlik ettüdü. Yatırım projelerinin gerçekleştirilebilir olup olmadığını saptamak amacıyla yapılan çalışmaların bütünü.

FOB
(ing: free on board, fra: franco de port, alm: frei an Bord)
Güvertede teslim, Deniz taşımacılığına ilişkin bir anlaşma olan FOB uygulamasında satıcının yükümlülüğü malın gemiye yüklenmesi ve bu durumun alıcıya bildirilmesi ile sona erer.

Fon
Fund
Belirli bir alanda bulunulacak belirli bir faaliyetin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü.

Fonksiyonel organizasyon
Functional organisation

Food service layout

FOQ
Fre on quai
Rıhtımda teslim, Alıcı tarafınan belirtilen rıhtıma malın teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma. Rıhtıma teslim anına kadar olan giderler satıcıya ait olup, bu giderlerin tümü FOQ fiyata dahildir.

FOR
Free on rail
Trende teslim
Alıcı tarafından belirtilen yükleme istasyonuna malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

FOT
Free on truck
Kamyonda teslim
Alıcı tarafından beliirtillen kamyona malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

Formel organizasyon
Formal organisation

Fosil
(ing: fossil, fra: fossile, alm: Fossil)
toprak tabakalarında kalarak, eskiden günümüze kadar gelen bitki ve diğer canlıların kalıntı veya izlerine verilen ad.

Fosseptik
(ing: septic tank, fra: fosse septique, alm: Senkgrube)
lâğım çukuru.

FPA
Free from particular average
Dış ticari satış sözleşmelerinde yer alan bir terim. Kısmi hasarın hariç tutulduğu bir anlaşma biçimi.

Franchising
Franchise veya franchising sözlük anlamıyla imtiyaz demektir. Franchising terimi günümüzde çağdaş nitelikte bir finansman yöntemidir. Franchising gerçek anlamıyla herhangi bir ürünü veya hizmeti pazarlamaya yönelik olarak uygulamaya konulan bir sistemi ifade etmektedir. Bu yöntemde, yatırımcı kuruluş otel veya tatil köyü zinciri şeklinde çalışıyorsa, başka bir işletmenin yeni yatırımına belirli koşullarda, belirli oranda katılmakta; projenin hazırlanmasını, inşaatın kontrolünü, tesisin yönetimini üstlenmekte, ayrıca kârdan katılma oranında bir pay almaktadır. Bazı imtiyaz yöntemlerinde ise işletme, zincirin kalite normlarına uymak ve belirli bir imtiyaz ücreti ödemek suretiyle zincirin adını (markasını) kullanma hakkını elde etmektedir.

Fresk
(ing: fresco, fra: fresque, alm: Fresko)
Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boya ile yapılmış resim.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:50 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
G

Gantt Şeması
Gantt Progress Chart
Turizm yatırım projelerinin önceden öngörülen sürede ve maliyet tutarı içinde gerçekleştirilmesinde, iş akışlarının ve gelişmelerin şematik olarak gösterilmesinde kullanılan planlama ve programlama yöntemlerinden biri. Zaman-çizgisi veya kilometre-taşı şeması, çubuk şeması adı da verilen Gantt Şeması yönteminde, proje çeşitli aşamalara bölünmekte, aşamaların içerdiği faaliyetlerin özellikleri ve diğer faaliyetlerle bağlantıları göz önünde tutularak bir zaman cetveli üzerinde gösterilmektedir. Böylece hangi faaliyetin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği açıkca görülebilmekte ve buna bakarak gerekli denetimler yapılmaktadır.

GATT
(Bkz. Gümrük Tarifeleri ve Genel Ticaret Anlaşması)

Gayrimenkul alım vergisi istisnası
Real estate tax exemption

Gayrimenkul mallar, taşınmaz mallar
Immovable property
Başlıcaları şunlardır: Arazi, ve üstündekiler (bitki, ağaç, bina ve parçaları), madenler ve üzerindeki haklar. Gayrimenkul üzerinde hak sahibi olabilmek için hakkın tapu kütüğüne kaydı zorunludur.

Geceleme
Overnight

Gemicilik acentası
Ship's agent, maritime agent
Gemi karaya yanaştığında her türlü hizmeti veren acenta

Genel doluluk oranı
Basic occupancy rate
Otel veya uçaklarda genel doluluk oranı

Gençlik kongreleri, gençlik kurultayları
Youth congress

Gençlik oberji
(ing: youth hostel, fra: auberge de jeunesse, alm: Jugendherberge)
Gençlerin, bazı koşullarla kabul edildikleri ve belirli bir süre kaldıkları, ucuz fiyata yemek yiyebildikleri veya yemeklerini özel hazırlayabildikleri çeşitli olanaklarla donatılmış konaklama tesisi.

Gençlik turizmi

(ing: youth tourism, fra: tourisme de jeunesse, alm: Jugendtourismus) Gençlik turizmi, genel turizm olayı içerisinde kendine özgü özellikleri olan bir turizm türüdür.

GSA
(Bkz. Genel satış acentası)

Genel satış acentası
General sales agent (GSA)

Gezgin
Traveller

Gezi
Travel

Gezginci tur
Circuit tour
Gezi eğilimi (geziye çıkanların toplam nüfusa oranı)
Gezi eğilimi Bir yıl içinde en az bir defa gezmek için en az dört gün (4x24 saat) seyahata çıkanların ülke nüfusuna oranını ifade eder.

Gezi komisyoncusu
Tour broker
Otobüsle gezi düzenlemek için gerekli lisansı almış kişi veya kuruluş.

Gezi Sıklığı Oranı
Gezi sıklığı oranı bir ülke ya da bölgedeki brüt gezi eğilimi ile net gezi eğilimi arasındaki gezi tüketim sıklığını belirleyen ve iki seyahat eğilimi arasında ilişki kuran bir unsurdur.

Gezi Sıklığı Oranı= TP/Q
TP= Brüt gezi eğilimi.
Q = Net gezi eğilimi

Gezme görme
Sightseeing

Gezip görme turu
Sight seeing tour

Giriş, kayıt
Check in
Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş satt 06:00'dır.

Graicunos Teoremi
Graicunıs's Theorem
Özellikle konaklama tesislerinde yönetici ve ona bağlı astların arasındaki ilişki sayısının hesaplanmasında kullanulan bir formüldür.

İlişki sayısı = n (2/2+n-1)

Grup paket tur
Tur liderinin yönetiminde yapılan ulaştırma, konaklama, gastronomi, yerel geziler, transferle vb. hizmetleri kapsayan paket turlar.

Grup ücreti
Group rate

Gümrük muafiyeti

(ing: customs exemption, fra: exonération douanière, alm: Zollfreiheit)
Yatırımda kullanılacak makine ve techizatın gümrük vergisi ile gümrükte alınan diğer vergi ve resimlerden muaf olarak ithal edilmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir.

Gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlşması
General agreement on tariffs and trade
Ocak 1948'de yürürlüğe giren uluslararası ticaret anlaşması. GATT kısa adıyla da anılır. GATT'ın ana amacı, uluslararası ticaretin serbest bir biçimde yapılmasını sağlamaktır.

Gümrük vergileri
Customs;duties
Malların bir ülkenin sınırından geçmesi nedeniyle alınan vergiler.

Gündüz tarifesi
Day rate
Bir otel odasının gece kullanılmaması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tariflei odanın saat 06:00'dan 17:00'ye kadar kullanılması öngörülür.

Günlük döviz kurları
Daily exchange rates
Döviz kurunun her gün yetkili kurum tarafından belirli bir yöntem dahilinde saptanmasıdır.

Günlük oda durum cetveli, house keeper raporu
Housekeeper report
Katlar sorumlusunun hangi odaların dolu, hangilerinin boş olduğunu, dolu odalarda kaç kişinin kaldığını belirlemek amacıyla düzenlediği tablodur ve işletmede mevcut bütün odaları gösterir.

Günübirlik gezi
Excursion

Günübirlikçi
Excursionist
Gittiği yerde, varış noktasında bir günden az kalan ve gecelemeksizin ayrılıp geziye başladığı yere dönen ziyaretçidir.

Güvenlik bölümü
Security Department

Güzergah Route

gezi içeriği
(ing: travel content, fra: produits touristiques, alm: Reiseleistungen)
turizm endüstrisi tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin bütünü.

gezi konferansı
(ing: travelogue, fra: conférence de voyage, alm: Reisevortrag)
gezi ile ilgili konferans.

gezi motoru
(ing: motor launch, fra: vedette, alm: Motorboot)

deniz kıyılarında veya akarsu boylarında kurulu liman ve kentlerin ziyareti amacıyla kullanılan küçük boy tekne.

gezi öncesi açıklama
(ing: pretravel information, fra: information pratique sur le voy, alm: Information vor Antritt der Rei)
rehber tarafından turistlere tur hakkında verilen ön bilgi.

gideceği yer
(ing: destination, fra: destination, alm: Zielort)
yolcu veya eşyanın gideceği yer.

gidiş-dönüş
(ing: round trip journey, fra: aller-retour, alm: Hin- und Rückreise)
yolcunun, bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu.

gidiş-dönüş bileti
(ing: round trip ticket, fra: billet aller-retour, alm: Hin- und Rückfahrschein)
yolcunun bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu için gerekli bilet.

gidiş-dönüş transit vizesi
(ing: round trip transit visa, fra: visa Transit aller- reTour, alm: Hin- und Rücktransitvisum)
bir kişi ya da bir malın belirli bir memleketten, ancak bir defa yolculuk yapmak ve bir üçüncü memlekete gitmek suretiyle, gidiş ve dönüş şeklinde geçmesine izin veren vize.

Girişimci
(ing: entrepreneur, fra: entrepreneur, alm: Investor)
mal ve hizmet üretmek üzere yatırım yapan kişi ya da kuruluş, müteşebbis.

Gişe
ing: ticket-window, fra: guicket, alm: Schalter
istasyon, mağaza, sinema vb. yerlerde bilet, para ya da kıymetli evrak alıp verilmesi veya satılması amacıyla yapılan çoğu küçük pencere biçiminde olan yer.

gizli tarife
ing: confidential tariff, fra: tarif confidentiel alm: vertraulicher Tarif, m
tur organizatörlerinin, seyahat acentalarına, hizmete özel biçimde hazırladığı, belli geçerlik süresi olan, toptan fiyatları gösterir detaylı tarife.

Global
ing: global, fra: global, alm: global
toptan.

gömme yatak
ing: sico bed, fra: lit encastrable alm: eingebautes Bett, n
kullanım dışında katlanarak, duvar içine gizlenen yatak.

Gönüllü
ing: volunteer, fra: bénévole alm: Volontär, m
denenmek üzere mukavelesiz çalışan kişi.

görevlendirme listesi
ing: roster, fra: liste de distribution des tâche, alm: Dienstplan, m
belirli sürelerde belirli hizmetleri yapmakla görevlendirilen personel listesi.

görmeğe değer manzara
ing: scenic area, fra: vue panoramique alm: sehenswerte Aussicht, f
herkesin gördüğünde dikkatle bakacağı, zevk alacağı, belleğinde tutacağı doğa parçası.

görsel imaj
ing: visual image, fra: image visuelle alm: visuelles Image, n
görsel algılamalarla zihinsel imaj oluşumu.

görsel-işitsel arşiv
ing: audio-visual archive, fra: archive audio-visuelle alm: audio-visuelles Archiv, n
göze ve kulağa hitap eden doküman arşivi.

görsel-işitsel tanıtma malzemesi
ing: audio-viual promotional materia, fra: matériel promotionnel audio-vis, alm: audio-visuelles Werbematerial,
göze ve kulağa hitap eden tanıtma araç ve gereçleri.

görünmeyen ihracat
ing: invisible export, fra: exportation invisible alm: unsichtbare Ausfuhr, f
turizmde, işletmelerin ürettiği ürünlerin ülke içinde turistlere satılması olayı.

Gösteri
ing: show, fra: spectacle alm: Vorführung, f
görsel bir sanat eserinin ya da bir sanatın icra ediliş şeklinin belli bir düzen içinde halka sunuluşu.

gösteriş etkisi
ing: demonstration effect, fra: effet de démonstration alm: Vorführungseffekt, m
bir turizm merkezine gelen turistlerin giyim ve yaşam tarzının, yöre halkı tarafından taklit edilmesi.

götürü tur
ing: inclusive tour, fra: circuit à forfait alm: Pauschaltour, f
uçak kiralama sonucu yapılan ve koltuk başına kira payını da kapsayan tur şekli.

götürü yolculuk
ing: inclusive travel, fra: voyage à forfait alm: Pauschalreise, f
bir seyahat acentası tarafından, bazen de müşterinin isteğine göre düzenlenen, belirli ve değişmeyen bir ücret karşılığında yapılan her türlü masraf ve hizmetleri içeren toplu veya bireysel yolculuk.

Gurme
ing: gourmet, fra: gourmet alm: Gourmet, m
damak zevki olan ve yiyeceklerini titizlikle seçen kimse veya damak zevki olan kişilere göre özenle hazırlanan yemek.

Gusto
ing: gusto, fra: goût alm: Gusto, m
beğeni, zevk.

gümrük bildirim formu
ing: customs declaration form, fra: déclaration douaniére alm: Zollformular, n
seyahat eden kişinin beraberindeki eşyaları bildirdiği form.

gümrük kontrolü
ing: customs inspection, fra: contrôle douanier alm: Zollkontrolle, f
gümrük hattından geçmek isteyen yerli ve yabancı her kişi ve eşyası ile ilgili olarak yapılan ve yasalara aykırılık olup olmadığı araştırılan kontrol işlemi.

gümrüklü saha
ing: airside, fra: zone de douane, f, alm: Zollgebiet, n
bir hava limanında, gümrük kontrol çizgisinden başlayarak uçağa geçişe kadar ulaşan alan.

güneş tutulması
ing: solar eclipse, fra: éclipse solaire alm: Sonnenfinsternis, f
ayın dünya ile güneş arasına girmesi yüzünden güneşin yer yüzünden tamamen veya kısmen kararmış görünmesi.

Güneşlik
ing: parasol, fra: parasol alm: Sonnenschirm, m
güneş ışınlarından insanları korumak için kullanılan geniş tente veya şemsiyeler.

günlük araç kullanma süresi
ing: driving hours, fra: durée maximale de conduite jour, alm: tägliche Fahrtdauer, f
yasal olarak otobüs vb. araç sürücülerine, bir gün içinde tanınan araç kullanma süresi.

Günübirlik
ing: excursion, fra: excursion alm: Tagesausflug, m
24 saati aşmayan kısa süreli seyahat.

günübirlik tesis
ing: establishment for excursionists, fra: établissement pour des excursio, alm: Anlage für Tagesausflügler, f
tarihî ve doğal güzelliği olan yerler ile yayla ve kırsal kesimlerin turizm potansiyeli yüksek olan yörelerinde bulunan, yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor imkânlarından birkaçının günübirlik olarak yapıldığı, konaklamasız tesis.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:51 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
H

Haftasonu gezisi
Weekend tour

Halkla ilişkiler
Public relations (PR)
Geniş anlamda bir kuruluşun toplum ile karşılıklı anlayış sağlamak üzere giriştiği planlı ve sürekli çalışmaların bütünü olarak tanımlanan halkla ilişkiler, bir tanıtma ve tanınma sürecidir. Turizmde halkla ilişkiler, herhangi bir turizm ürününün, bir ülkenin, belirli bir bölgenin, seyahat veya konaklama işletmesinin pazarda başarı sağlayabilmesi açısından geniş tüketici kitleleri arasında yaygın olarak benimsenmesi ve tutunması yolundaki çalışmaları ifade eder. Halkla ilişkiler PR kısaltmasıyla anılır.

Ham ürün
Core product

hava gemisi
(ing: air ferry, fra: avion transbordeur, alm: Luftschiff)
Gerek yolcular, gerekse sürücüleri ile birlikte çeşitli motorlu veya motorsuz taşıt araçlarını bir hava alanından diğerine ulaştıran tarzda donatılmış uçak.

Hava sahası
(ing: airspace, fra: espace aérien, alm: Lufthoheitsraum)
Bir devletin yalnız kendisinin kullanma hakkı olduğu, başka devletlerin ancak ilgili devletten izin alarak yararlanabileceği gökyüzü parçası.

Hava taksiciliği
(ing: air taxi transportation, fra: avion-taxi, alm: Lufttaxi)
Hava ulaşımının düşük koltuk kapasiteli araç ile yapılması.

Hava taşıma senedi
(ing: letter of air transportation, fra: connaissement aérien, alm: Lufttransportbrief)
Havayoluyla taşımacılıkta malı gönderen tarafından düzenlenen, taşınan malla ilgili bilgileri içeren belge.

Hava taşımacısı
(ing: air transporter, fra: transporteur aérien, alm: Luftverkehrsgesellschaft)
Seyahat organizasyonu ve yolcu taşımacılığı yapan şirket.

Hava trafiği
(ing: air traffic, fra: trafic aérien, alm: Luftverkehr)
Hava koridorlarının hava taşıt araçları tarafından kullanılması.

Hava trafik kontrol birimi
(ing: air traffic control unit, fra: bureau de contrôle du trafic aé, alm: Luftverkehrskontrolle, f
Uçakların iniş ve kalkışları ile kendi bölgelerindeki hava trafiğinden sorumlu resmî kurum.

Havaalanı
(ing: airfield, fra: aérodrome, alm: Flugplatz)
Uçakların manevra yapması ve bakımı için özel surette düzenlenmiş kara alanı.

Havaalanı oteli
(ing: airport hotel, fra: hôtel de passagers, alm: Flughafenhotel)
Havaalanı civarında bulunan, genellikle yolcu durumunda olan konuklar ile havayolları personelinin kısa süreli kaldıkları otel türü.

Havale
(ing: money order, fra: mandat, virement bancaire, alm: Überweisung)
Postahane veya banka kanalıyla birisine para gönderme, yollama.

Hayat sigortası
(ing: life insurance, fra: assurance-vie, alm: Lebensversicherung)
Sigortalının ölümü halinde yakınlarına, belirli bir süre sonunda hayatta kalması durumunda ise kendisine, toplu bir para ödenmesini veya düzenli gelir sağlanmasını öngören sigorta türü.

Hayat standardı
(ing: standard of living, fra: niveau de vie, alm: Lebensstandard)
Birey, aile ve ülkenin ekonomik refah düzeylerini ölçmek için kullanılan kavram.

Hayır kurumu
(ing: charity institution, fra: institution de charité, alm: Wohlfahrtsinstitution)
Düşkünlere yardım amacıyla devlet ya da hayırsever kişiler tarafından oluşturulmuş kurum.

Hayrat
(ing: pious foundation, fra: oeuvres de bienfaisance, alm: wohltätige Stiftung
Halkın yararlanması için yapılan okul, han, çeşme gibi hayır yapılarına verilen ad.

Hayvanat bahçesi
(ing: zoo, fra: zoo, alm: Zoo)
Hayvanların bakımlarının sağlandığı ve güvenli mekânlarda ziyaretçilerin izlemesine sunulduğu yer.

Hedef kitle
(ing: target group, fra: cible, alm: Zielgruppe)
Verilmek istenen mesajın ulaşması hedeflenen, turistik ürünlerin özelliklerine ilgi ve ihtiyaç duyan, grup veya topluluk.

Hediye paketi
(ing: amenity kit, fra: sac de faveur, alm: Geschenkpaket)
'birinci sınıf' ya da 'business class' yolcuların sürekli olarak belirli uçak şirketlerini tercih etmelerinin sağlanması amacı ile bu şirketlere ait uçaklarda verilen lüks ve kullanışlı ürünlerden oluşan hediye paketi.

Hediyelik eşya
(ing: souvenir, fra: souvenir, alm: Andenkenartikel)
Genellikle el sanatı ürünlerinden oluşan, yapıldığı yörenin özelliklerini yansıtan ve hediye edilmek üzere satın alınan küçük çaptaki eşya, hatıra eşyası.

Hediyelik eşya mağazası
(ing: gift shop, fra: boutique de souvenirs, alm: Geschenkladen)
Hediyelik eşyaların satıldığı dükkân.

Helikopter istasyonu
(ing: helicopter landing ground, fra: héliport, alm: Hubschrauberlandeplatz)
Bir helikopter seferi için bağlantıyı sağlayabilecek şekilde yapılmış ikinci derecede önemi olan alan.

Herbaryum
(ing: herbarium, fra: herborium, alm: Herbarium)
Kurutulmuş bitki müzesi.

Hesap kesme
(ing: check-out payment, fra: régler sa note, alm: Rechnung bezahlen)
Konaklamanın yapıldığı tesisten ayrılmadan önce, kalınan süre boyunca tahakkuk eden geceleme ve yeme- içme masraflarının ödenmesi.

Hesap pusulası
(ing: bill, fra: addition, alm: Aufstellung der Rechnung)
Ödenecek bedeli gösteren belge.

Heykel
(ing: statue, fra: statue, alm: Statue,
Taş, kil, alçı ve metal gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek meydana getirilen sanat eseri.

Hidroterapi
(ing: hydrotherapy, fra: hydrothérapie, alm: Hydrotherapie)
Suyla yapılan kür.

Hijyen
(ing: hygiene, fra: hygiène, alm: Hygiene)
Sağlığı korumak ve devam ettirmek için yapılan temizlik ve bakım işlemlerinin tümü, sağlık bilimi.

Hinterland
(ing: hinterland, fra: arrière-pays, alm: Hinterland)
Kıyı şeridinin arkasındaki bölge.

Hipodrom
(ing: hippodrome, fra: hippodrome, alm: Hippodrom)
Araba ve at yarışları veya binicilik çalışmaları için kullanılan alan.

Hisar
(ing: fortress, fra: forteresse, alm: Festung)
Bir kenti korumak için taştan yapılmış yüksek duvarlı ve kuleli, etrafında hendek bulunan küçük kale.

Hisse
(ing: share, fra: action, alm: Aktie)
Sahiplerine dağıtılan kârdan pay alma hakkı veren, şirketin eşit bölümlere ayrılmış nominal sermayesinin her bir payı.

Hiyerarşik satış örgütlenmesi
(ing: multilevel sales organization, fra: organisation hiérarchique de ve, alm: vielschichtige Verkaufsorganisa)
Satışta birden fazla düzeyde karar biriminin yer aldığı satış organizasyonu.

Hız kapanı
(ing: speed trap, fra: ralentisseur, alm: Radarfalle)
Trafik polisinin, karayolunda mevzuata aykırı biçimde hız yapan sürücüleri yakalamak üzere, yolun belli noktasında, caydırıcı amaçla konuşlanması.

Hizmet
(ing: service, fra: service, alm: Dienstleistung,)
Bir ihtiyacı veya talebi karşılamak için yapılan iş ya da harcanan emek gibi maddî varlığı olmayan, üretildiği anda tüketilen ekonomik faaliyet.

Hizmet çeşidi
(ing: kind of service, fra: type de service alm: Dienstleistungsart, f
Yapılan işin çeşidi.

Hizmet dışı
(ing: out of service, fra: hors service, alm: außer Betrieb)
Faal olmama.

Hizmet ücreti
Handling fee Hizmet kalitesi
(ing: service quality, fra: qualité de service, alm: Leistungsqualität
Yapılan işin kalitesi. Hizmet sektörü
(ing: service sector, fra: secteur tertiaire, alm: Dienstleistungsbereich)
Ulaştırma, turizm, ticaret, haberleşme ve bankacılık gibi bir ekonomide hizmet üreten tüm kişi ve kuruluşlar. Hizmet yatırımı
(ing: service industry investment, fra: investissements du secteur tert, alm: Dienstleistungsinvestition)
Hizmet sektörüne yapılan yatırım.

Horst Todt Analizi
Tatil yöresinin seçimi açısından mesafe faktörünün incelenmesine yönelik bir tekniktir. Horst Todt analizi iki değişken üzerine kurulmuştur: Değişkenlerden birincisi sayahatin maliyeti, diğeri ise seyahate katılmakla katlanılan zahmet veya fedakarlıktır. Horst Todt analizi bu iki değişken arasındaki ilişkiyi matematiksel bir denklemle açıklmaya çalışmaktadır. S=(r,q,x) Bu denklemde (p) fiyatı, (x) katlanılan zahmeti ifade eder.

Hot springs tourism
(Bkz. Thermal turizm)

House Keeper Raporu
(Bkz. Günlük Oda durum Cetveli)

Hubbart Formülü
Oda fiyatlarının saptanmasına ilişkin Hubbart formülü fiyat saptanması gibi karmaşık bir sorunun çözümüne basit bir yaklaşımdır. Bu nedenle yöneticilerin karar vermesini kolaylaştıran standart bir reçete özelliği taşır. Hubbart formülünün hareket noktası teşebbüsün ihtiyaçlarıdır. Teşebbüs bir taraftan bütün giderlerini karşılamak ve yatırımdan bir getiri sağlamak, diğer yandan rekabet gücünü karuyabilmek için, oda fiyatlarının nasıl ve hangi düzeyde saptamalıdır? Bu sorunun cevabı işletmenin faaliyetlerini sürdürmek açısından son derece önemli bir koşulduır.
Hubbart Formülü:
X= O + I/R
Formülde X = Odanın ortalama satış fiyatı
O = Tahmin edilen yıllık toplam işletme giderleri (İşletme faaliyetleri)
I = Yatırımın özkaynakla karşılanan kısmı için beklenen kar oranı
R = Tahmin edilen oda satış sayısı
Diğer taraftan bu formülden ve hesaplanan ortalama oda satış fiyatından yararlanarak konaklama tesisinin tek ve çift yataklı odaları veya bir odanın tek kişi ya da çift kişi tarafındna tutulması durumunda uygulanacak fiyatların ne olacağı da aşağıdaki formül uyarınca hesaplanabilir.
(Nt)St + (Nç)Sç = Ro (X)
Nt=Belirli bir dönemde satılan çift kişilk oda sayısı.
Nç=Belirli bir döenmde satılan çift kişilik oda sayısı
St=Tek kişilik odanın ortalama satış fiyatı
Sç=Çift kişilik odanın ortalama satış fiyatı
Ro=Belirli bir dönemde satılan toplam oda sayısı
X0=Oda ortalama satış fiyatı.

Hurda değer
Scrap value
Hurda değer, bir yatırımın ekonomik ömrünün sona erdiği andaki değeridir. Başka bir ifade ile tesisin ekonomik ömrü sonundaki satış fiyatı o yatırımın hurda değeridir. Bir Turistik tesisin hurda değerinin saptanması çalışmaları sırasında kuruluş yeri, inşaatın kalitesi, tesisin fiziki ömrü ve gayrimenkul alım-satım vergileri göz önünde bulundurulmalıdır.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:51 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
J , K

Jakuzi
ing: jacuzzi, fra: jacuzzi alm: Jakuzzi, n
basınçlı su fışkırtan geniş küvet.

jet uyumsuzluğu
ing: jet lag, fra: desequilibre causee par le voya, alm: Jetlag, m
vücut ritminin, seyahatte, zaman dilimlerine uyumsuzluk göstermesi.

Joging
ing: jogging, fra: jogging alm: Jogging, n
idman için yavaş koşma.

Junket
Talih oyunları amacıyla düzenlenen paket tur

Kahya
Stewarding
Konaklama tesislerinin yiyecek-içecek bölümünde satın alma, üretim ve bulaşık mahallerinin yıkanması, üretim alanının düzenlenmesini gerçekleştiren alt bölüm.

Kamara yatağı
Berth
Gemilerde kamara yatağı

Kamu Arazisinin Tahsisi
Allocation of Public Land, Land allocation
Turizm yatırımlarının ülke ekonomisine uygun biçimde ve uygun yerlerde yapılmasını sağlamak ve yatırımcılara yardımcı olmak amacıyla hazine ve orman arazilerinin uzun sürelerle turistik tesis yatırımlarına tahsisi mümkün, olabilmektedir. Turizm konaklama tesisi yatırımları için en çok 49 yıl, kampingler için en çok 20 yıl süreyle kamu arazisi tahsisi yapılabilmektedir.

Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisine İlişkin Yönetmelik
Regulation for the Allocation of Public land for Tourism İnvestments:

Kapasite
Capacity

Kapı müşterisi
Walk-in
Konaklama tesisine önceden rezervasyonu olmadan gelen müşteri.

Kaplıca maden suyu kaynağı,
Spa

Kaplıca oteli, termal otel
Thermal hotel

Kapsamlı bireysel tur (BT)
Individual inclusive tour (IT)

Kapsamlı charter turu
Inclusive tour charter (ITC)

Kapsamlı tur
All inclusive package
Turistlerin gezilerini yapabilmeleri için gerekli tüm ihtiyaçlarının karşılandığı bir tur şekli.

Kapsamlı grup turu
Group inclusive toru

Kapsamlı tur ücreti
Inclusive tour basing fare

Kar-zarar tablosu.
Profit-lost statetment

Kasiyer Raporu
Birden çok satış noktası olan turistik işletmelerde, eğer yazarkasa kullanılmıyorsa herbir satış noktasında doğan hasılatın özet şekilde hazırlanmasını ve muhasebeye intikalini sağlayan rapor. Başlangıç noktası adisyon fişi olan bu raporda satışların türü ile birlikte satışlardan yapılan indirimlerine, bedelinin ne şekilde tahsil edildiğine ilişkin bilgiler de bulunmaktadır. Kasiyer raporu herbir gelir getiren ünite için ayrı ayrı düzenleneceği gibi sabah, öğle ve akşam satışları için de ayrı ayrı düzenlenebilir.

Kat hizmetleri bölümü
Housekeeping
Konaklama tesislerinde, odalar bölümünün en faal kısmı olan Kat hizmetleri bölümü olup odaların ve kat hizmetleri mekanlarının, dekorasyonu,bakımı, temizliği ve düzeninden sorumludur. Konaklama tesislerinde odaların yeni güne ve yeni müşterilere hazırlanmasından sorumlu bir bölümdür.
Kat hizmetleri bölümünün fonksiyonları:
Kat hizmetlerinin fonksiyonlarını, bir konaklama tesisinde odalar bölümünün temizliğinin, temizliğin sürekliliğinin, sağlık kurallarına uygunluğunun konukların kendi evlerindeki rahatlığını ve güvenliğini gerçekleştirecek şekilde sesizlikle yürütülmesi olarak tanımlanabilir.

Kat Hizmetlerinin organizasyon yapısı:
Kat hizmetlerinin yapısı işletmenin büyüklüğü ile yakından ilişkilidir, çünkü işletme büyüdükçe çalışan personel sayısı fazlalaşacak ve buna bağlı olarak örgütsel yapı da genişleyecektir.
Büyük bir işletmede kat hizmetleri şu personelden oluşur:

-Genel Kat Yöneticsi (Executive Housekeeper-Erkekse Executive Gourvemant),
-Genel Kat Yöneticisi Yardımcısı (Assitant Housekeeper veya Assistant Gourvenant),
-Kat Şefleri (Floor Supervisor),
-Bayan Kat Görevlisi (Maide),
-Erkek Kat Görevlisi (Vale),
-Meydancı (Houseman),
-Çamaşırhane Şefi (Linen Room Keeper),
-Yıkayıcılar ( Washers),
- Ütücüler ve diğerleri (Amendants),
-Merkalayıcılar ( Seamstrees),
-Taşıyıcılar (Valet)

Kat mülkiyeti
Comdonium

Katma Değer Vergisi Ertelemesi
VAT deferral on imported machinery and equipment
Yatırım mallarının ithalinde ödenmesi gereken KDV'nin indirilmesinin mümkün olduğu tarihe kadar ertelenmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir. Gümrük ödemeden yapılan yatırım mallarının ithalinde teşvik belgesi yoksa malın gümrükten çekilmesi sırasında KDV ödenmesi gerekmektedir. Teşvik belgesi varsa ithal sırasında KDV ödenmemekte, Gümrük İdaresine ödenecek vergi tutarı kadar teminat gösterilmekte ve teminat karşılığında ödenecek KDV ertelenmektedir. Erteleme, yatırımcının Türkiye'de yaptığı yatırım harcamalar için vergi dairesine ödediği KDV'lerin ertelenen KDV tutarına ulaşmasına kadar sürmektedir. Vergi dairesine ödenen KDV tutarı ithalat sırasında ertelenen KDV tutarına ulaştığında, vergi dairesinden bu durum belgelendirilmekte ve alınan belge ile gümrük idaresine başvurularak teminat geri alınmaktadır.

Kervansaray
Caravansarai

Kırsal rekreasyon
Kırsal rekreasyon faaliyetleri aslında kırsal kökenli değil, tersine şehirden çıkmış, ancak geniş arazi kullanımı ve bazı doğal özellikler gerektirdiğinden kırsal alanlarda yapılan rekreasyon faaliyetleridir. Açık havada yapılabilen ancak doğal ortamdan ayrılan tenis, golf, vb. faaliyetler de şehir içi faaliyetlerden farklıdır.

Kış sporları ve kayak merkezi
Winter sports and skiing center

Kıyı çizgisi
Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda taşkın durumları dışında suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgidir.

Kıyı kenar çizgisi
Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda kıyı çizgisinden sonra bunların tamamlayıcısı olarak kara yönünde devam eden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çalılık, taşlık, sazlık ve bataklık alanların doğal sınırıdır.

Kıyı bandı, kıyı şeridi
Coastal band

Kıyı
Regulation Concerning the İmplementation of the Coastal Law

Kitle turizmi, mas turizm
(Bkz. Sosyal turizm)

Klimatizm
Climatism
Açık ve temiz havanın şifa verici etkisinden yararlanmak için, dağ istasyonlarında ve deniz kenarında uygulanan bir tedavi yöntemidir. Temiz hava tedavisi de denilmektdir.

Know-How
Know-How
Know-how, insanoğlunun hem çalışma, hem de dinlenme yaşamını en fazla etkileyen bir üretim faktörü olmuştur. Turizmde know-how, turistik mal ve hizmet üretmek için kullanılan yöntem, işlem, makina ve techizattan oluşan sistemlerdir.

Koltuk başı maliyet
Seat cost

Konaklama Belgesi
Registration Card
Bir tesise konaklamak için gelen müşteriye ilk doldurtulan ve mşterinin ilk tanındığı belgedir. Kartın ön yüzü müşteriyi tanıtmakla birlikte, arka yüzüne kendisine yapılacak olan özel işlemler de not edilebilir, İndirim oranları veya özel fiyatlar vb..

Konaklama Endüstrisi
Hotellier, accomodation industry
Konaklama endüstrisi insanların kendi konutlarının bulunduğ yer dışında değişik nedenlerle yaptıkları seyahatlerde birinci planda geçici konaklama, ikinci planda yeme-içme gibi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için mal ve hizmet üreten ticari nitelikteki işletme faaliyetleridir.

Konaklama işletmeleri
Konaklama işletmeleri turistlerin geçici konaklama, yeme-içme, kısmen eğlence ve diğer sosyal ihtiyaçlarını karşılayan işletmelerdir. Turistlerin seyahat şekilleri, gelir düzeyleri, zevkleri ve turizm şekilleri ile işletmelerin kurulacakları mahallerin farklılıkları konaklama işletmelerinin farklılaşmasına yol açar.

Kontenjan anlaşması
Contigent rate agreement tour series aggrement

Koruma alanları
Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu alanlardır.

Kritik Yol (Yörünge) Yöntemi
Critical Path Method (CPM)

Kruvaziyer
Belirli bir süre içinde yolcuların gezme, eğlenme, dinlenme ihtiyaçlarını birlikte sağlayan ve kapsamlı bir örganizasyonu gerektiren gemi turu.

Kuruluş yeri
Site of estableshment
Turizm işletmelerinin kuruluş yerinin tayininde rol oynayan f aktörler beş grupta toplanabilir:
Doğal faktörler.
Ekonomik ve sosyal faktörler.
Hukuki faktörler.
Psikolojik faktörler.
Toplanma (aglomerasyon) koşulları.

Kuruluş yeri teorisi
Location theory

Kurumlar vergisi istisnası
Corporation tax exemption
Kurumlar vergisi istisnası, turizm işletmesi sahibi olan kurumların elde ettikleri döviz hasılatının belli bir oranının kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına olanak veren bir teşvik tedbiridir. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, "turizm müessesesi" veya "seyahat acentası" işletme belgesi almış olan kurumların döviz olarak elde ettikleri hasılatın yüzde 20'si, söz konusu dövizlerin yetkili banka veya müessseselere bözdurulduğunun belgelenmesi koşuluyla on yıl süreyle kurumlar vergisinden müstesna tutulmaktadır.

Küçük ölçekli tesis, düşük kapasiteli tesis
Small-size facility

Kültür var lıkları
Tarih öncesi ve tarihi devirlerlera ait bilim, kültür, d in ve güzel sanatlarla ilgili olan yer üs tünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınamaz varlıklardır.

Kürist
Tedavi olmak veya zindelik kazanmak amacıyla turizm hareketine k atılan kimse

Kafe
ing: coffee shop, fra: café alm: Café
gün boyu açık, kahve, çay ya da hafif yiyecek satılan yer.

Kafeterya
(ing: cafeteria, fra: cafétéria, alm: Cafeteria)
süratli, temiz, kaliteli yeme-içme hizmetinin müşteriye garson servisi olmaksızın sunulması.

Kahvaltı
(ing: breakfast, fra: petit déjeuner, alm: Frühstück)
meyve suyu, süt, sütlü kahve, kahve, çay veya kakao, ufak ekmek veya tost, tere yağ, reç el veya bal, peynir, zeytin, isteğe göre yumurtadan oluşan sabah ya da iki öğün arası v erilen hafif yemek.

Kahvehane
ing: cafe, fra: maison de café a lm: Kaffehaus, n
çay, kahve, çeşitli meşrubatlar içilen, tav la ve kağıt oyunları oynanan yer, kahve.

Kale
ing: castle, fra: citadelle alm: Burg, f
düşmana karşı savunma amacıyla ana yollar üzerinde, ken tlerde, geçit ve boğazlarda yapılan kalın duvarlı, burçlu ve mazgallı yapı.

kalıcı göçmen
ing: permanent immigrant, fra: immigrant p ermanent alm: permanenter Immigrant, m
bir ülkede göçmen olarak bulunan ve kalma k durumunda olan kişi.

Kalite
ing: quality, fra: qualité alm: Qualität, f
turistik deneyimd e, turistik ürün ve yaşamda nitelik.

Kambiyo
ing: currency exchange, f ra: change alm: Devisenhandel, m
dövizin veya dövizle yazılı senetlerin alım satım ı ve değiştirilmesi işlemleri.

kambiyo bürosu
ing: exchan ge office, fra: bureau de change alm: Wechselstube, f
yabancı paralar ın değiştirildiği yer.

Kamp
ing: camp, fra: camp, m, alm: Lager, n
açık alanlarda, kısa süreli kalmak veya yaşamak için kurulu çadır.

Kampanya
ing: campaign, fra: campagne alm: Kampagne, f
propaganda amacıyla belli bir dön em için sürdürülen her türlü siyasî ya da ekonomik girişim.

Kampçı
ing: camper, fra: campeur alm: Camper, m
kamp yapan turist.

kampçı pikabı
ing: camper pickup, fra: pickup de campeur alm: Lieferwagen für Campzu behör, m
gerektiğinde yatmaya elverişli ve kamp gereçlerinin muhafaza edilebildiği özel arka bölümü bulunan, ulaşım aracı türü.

Kamping
ing: camping, fra: camping alm: Camping, n
karayolları güzergâhı ve yakın çevrelerinde , kent girişlerinde, deniz, göl, dağ gibi doğal güzelliği olan yerlerde ku rulan ve genellikle turistlerin kendi imkânlarıyla geceleme, yeme-içme, dinlenme, eğ lence ve spor ihtiyaçlarını karşıladıkları tesis.

kamping alanı
ing : campsite, fra: terrain de camping alm: Campingplatz, m
çadır kurmaya elveriş li açık alan.

Kamu
ing: public, fra: public alm: Öffentlichkeit , f
halkın ve devletin bütünü.

kamu arazisi
ing: public land, fra : terrain public alm: staatliches Land, n
devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazi.

kamu işletmesi
ing: public enterprise, fra: entreprise publi que alm: Staatsunternehmen
sermayesinin tamamı veya çoğunluğu devlete ait, yönetimi devletin elinde bulunan işletme.

kamu kampı
ing: state ow ned holiday establishme, fra: établissement de vacances des A, alm: öffentliche Ferie n- und Sportei
kamu kurumlarına ait, bu kurumların personelinin düşük ücretle tati l yapmaları için kurulmuş yazlık tesis.

kaplıca izni
ing: thermal spring exploitation, fra: licence d'exploitation des sour, alm: Th ermalquellen- Konzession, f
bir termal kaynağın tedavi amaçlı b ir tesiste kullanımı için T.C. Sağlık Bakanlığı'nca verilen izin.

Kâr
ing: profit, fra: profit alm: Profit, m
herhangi bir ekonomik olayda bir av antaj, kazanç, yarar veya maddî değerdeki artışı ifade eden kavram.

Karantina
ing: quarantine, fra: quarantaine alm: Quarantäne, f
bulaşıcı bir h astalığın yayılmasını önlemek amacıyla uygulanan tecrit.

Karasuları
ing: territorial waters, fra: eaux territoriales, f.pl, alm: Hoheitsgewässer , pl
bir devletin kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu su şeridi.

Karavan
ing: caravan, fra: caravane alm: Wohnwagenanhänger, m
ev şekl inde düzenlenmiş, açık havada kalmaya elverişli, römorku bulunan veya motorla çekilebil en turizm taşıt aracı.

karayolu haritası
ing: road map, fra: c arte routiére alm: Straßenkarte, f
yerleşim yerlerini, aralarındaki mesafeleri v e ulaşım yollarını gösteren bir düzlem üzerine basılmış harita.

Kargo
ing: cargo, fra: cargaison alm: Fracht, f
genellikle uçak ya da öteki taşıt araçları ile gönderilen ufak paket veya eşya.

kargo etiketi
(ing: cargo label, fra: étiquette de cargaison, alm: Frachtetikett)
kargonun üzerine yapıştırılan, konşimento numarasının, ağırlığının ve varış noktasını n belirtildiği etiket.

kargo uçağı
ing: cargo plane, fra: avion cargo alm: Frachtflugzeug, n
yük nakleden, kısmen yolcu da taşıyan uçak.

karşılıksız turizm talebi
ing: latent tourism demand, fra: demande latente de tourisme alm: offenbleibende Tourismusnachfra
karşılayacak uygun bir ürün bulu nmayan turizm talebi.

kart anahtar
ing: keycard, fra: passe magnét ique alm: Schlüsselkarte, f
kredi kartlarına benzeyen, manyetik özelliği olan, o tel odaları veya gemi kabinleri için güvenlik nedeni ile anahtar yerine kullanılan küçü k plastik kart.

Kartografya
ing: cartography, fra: cartographie alm: Kartographie, f
haritacılık.

Kartpostal
ing: postcard, fra: c arte postale alm: Postkarte, f
ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, diğer yüzü not ve adres yazmak için açık bırakılmış posta kartı.

kat görevlis i
ing: roommaid or valet, fra: femme de chambre, fi valet de c, alm: Etagend iener, m
otellerde odaları temizleyen ve düzenleyen bayan veya erkek eleman.

katalitik turizm kalkınması
ing: catalytic tourism development, f ra: développement de tourisme catal, alm: katalysierende Tourismusentwick
belirli b ir kişi veya kuruluşun yatırımı esas alınarak, onun çevresinde geliştirilen girişimler bütünü.

Katalog
(ing: catalogue, fra: catalogue, alm: Katalog)
kitaplıktaki yayınları veya belli bir daldaki gereçleri nitelikleri bakımından tanıtmak ve arandıklarında bulunmalarını sağlamak için yer numaralarını belirterek h azırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist.

Katamaran
(ing: catamaran, fra: catamaran, alm: Katamaran)
iki gövde üzerine o turtulmuş tekne.

katı atık
ing: solid waste, fra: déchet solide alm: Festabfall, m
katı özelliklerini taşıyan her türlü atık madde.

k atılım bildirgesi
(ing: itinerary participation instruc, fra: confirmation du p rogramme, alm: Teilnehmerinstruktion)
yolculara veya temsilcilere gönderilen, seyahat organizasyonuna ilişkin tarih, zaman ve diğer ayrıntılı bilgileri teyit eden mektup.

katlı otopark
ing: floor parking, fra: parking à étages alm: Parkhaus, n
otomobillerin park etmesi için özel olarak yapılmış çok katlı ya pı.

katma değer
ing: value added, fra: valeur ajoutée alm: Mehr wert, m
bir kuruluş için, ürettiği mal veya hizmet fiyatının, o mal veya hizme ti kendisine devredenlere ödediği miktarı aşan kısmı.

katma değer vergisi
ing: value added tax, fra: taxe sur la valeur ajoutée alm: Mehrwerts teuer, f
hizmet veya bir malın üretim ve dağıtım safhalarında, her bir aşama iç in eklenen değere idarenin getirdiği vergi.

katma değer yaklaşımı
in g: value added approach, fra: partenariat pour le produit tou, alm: Annäherungsmethode für Mehrwert
turizm ürününün tek bir kaynaktan oluşturulması yerine, bölgesel katkılarla zenginleştirilmesi yöntemi.

kaya mezarlığı
ing: rock ce metery, fra: tombe rupestre alm: Felsengrab, n
eski çağlarda kayalara oyula rak yapılmış mezar topluluğu veya bunların kalıntıları.

kayak asansörü
ing: ski lift, fra: remonte-pente alm: Skilift, m
kış sporları istasyonl arında, kayakçının tek ya da çift yayla, asılarak karlı bir yamacı zahmetsizce çık masına yarayan sistem.

kayak pisti
ing: ski run, fra: piste de s i alm: Skipiste, f
kar üstünde sportif amaçla düzenlenmiş iniş yolu.

kayak turizmi
ing: kayaking tourism, fra: tourisme de kayak alm: Kayak- Tourismus, m
'kayak' denilen eskimo tipi tekne ile yapılan su sporunu konu alan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Kayık hane
ing: boathouse, fra: garage à bateaux alm: Boothaus, n
kayı kların çekildiği, korunduğu üstü örtülü yer.

kayıp eşya
ing: lo st property, fra: objet trouvé alm: verlorengegangener Gegenstand,
kayıp, çalınmış veya yanlış adrese gönderilmiş eşya.

kılavuz arabası< br>ing: leading car, fra: car-pilote alm: Leitwagen, n
kişi veya grupla ra yol gösteren ve içinde bir rehberin bulunduğu araba.

Kilim
ing : kilim, woven matting, fra: kilim alm: Kelim, m
döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın kıl veya yün dokuma.

kına
ing: henna night, fra: soirée de henné dans la traditi, alm: Henna-Nacht, f
düğünden bir gece önce, bayanların kendi aralarında, gelinin parmaklarına k ına yakarken kız evinde yapılan geleneksel eğlence.

kır oteli
(ing: countryside hotel, fra: gîte rural, alm: regional/bäuerlich eingerichtet)
bölgesel ya da kırsal nitelikteki otel.

kır yemeği
ing: picn ic, fra: pique-nique alm: Picknick, n
dışarıda, genellikle kırda, çimler üzerine oturularak yenilen yemek.

Kiralamak
ing: leasing, fra: location alm: mieten
kira ile tutmak.

kiralık oto hizmeti
ing: rent a car service, fra: service de location de voitures, alm: Le ihwagendienst, m
belirli bir süre için, bir sözleşme çerçevesinde, şoförlü veya şoförsüz olarak tutulan taşıt.

kiralık otobüs servisi
ing: rent a bus service, fra: service de location de cars, m, alm: Leihbusdienst, m
şoförlü veya şoförsüz, minübüs veya otobüslerin, bir sözleşme ile özel olarak kiralanması işi.

kırılacak eşya
(ing: fragile, fra: fragile, alm: zerbrechliche Ware)
kolay ve çabuk kırılan eşya.

Kirlilik
(ing: pollution , fra: pollution, alm: Verschmutzung)
insan yaşamının gerektirdiği faaliyetler sonunda, halkın yoğun olduğu yerlerde, çevrenin, havanın, suyun, yiyeceklerin kirlenmesi, gürültü ve kötü kokuların oluşması.

kırmızı halı uygulaması
(ing: red carpet treatment, fra: dérouler le tapis rouge, alm: rotokollstufe, Roter Teppich)
protokol gereği özel formalite biçimi.

kırsal turizm
(ing: rural tourism, fra: tourisme rural, alm: Ruraltourismus)
gelişmiş ülkelerin modern yaşamından bunalanlar için bir alternatif olarak ortaya çıkan, kış şartlarına uyum sağlamayı ve kırda yaşayanlarla birlikte üretim faaliyetleri etkinliklerine katılmayı esas alan turizm türü.< br>
kısa mesafe mekik servisi
ing: shuttle service, fra: service de nave te alm: Pendelverkehr, m
iki yakın nokta arasında sürekli taşıma hizmeti verme şe kli.

kısa süreli ikamet
(ing: transient stay, fra: halte, alm: Kurzau enthalt)
asıl destinasyona giderken güzergâh üzerindeki bir yerde yapılan kısa süreli mola.

kısa tatil
(ing: short break, fra: vacances court es, f.pl, alm: Kurzurlaub)
sadece birkaç gün süreli tatil.

kitle iletişimi
(ing: mass communication, fra: communication de masse, alm: Ma ssenkommunikation)
halka basın, yayın yoluyla bilgi dağıtma.

kitle iletişim aracı
(ing: mass communication means, fra: moyen de communication de masse, alm: Massenkommunikationsmittel)
bir toplumda, kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi, İnternet gibi araçlar bütünü.

kitle iletişim kurumu
(ing: mass communication institution, fra: institution de communication de mass alm: Institution für Massenkommunika)
bir toplumda kişilerin haber almasını sağlayan televizyon, radyo, gazete, dergi gibi araçları işleten kurum.

kitle turisti
(ing: mass tourism co nsumer, fra: consommateur de tourisme de mas, alm: Massentourismusverbrauc her)
tur operatörleri tarafından kitle turizm esasına göre düzenlen en turlara katılan kişi.

kitle turizmi
(ing: mass tourism, fra: tour isme de masse, alm: Massentourismus)
önceden organize edilmiş, her şey dahil götürü fiyatı belli, grup halinde ve devamlı olarak belirli yerlere, seyahat organiz atörü firmalarca düzenlenen turizm türü.

kitle ulaştırma kurumu
(ing: mass transportation institution, fra: entreprise de transport communication, alm: Mas sentransportorganisation)
bir toplumda, insanları toplu halde bir yerden başka bir yere taşıyan vapur, tren, otobüs, metro, uçak gibi araçları işleten kurum.

kıyı kenar çizgisi
ing: shore edge line, fra: ligne de rivage alm: natürliche Küstenbildung, f
deniz, tabiî ve sunî göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünden su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık,kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırı.

kıyı oteli
(ing: resort hotel, fra: hôtel balnéaire, alm: Strandhotel)
dinlenmek, deniz ve güneşten yararlanmak isteyenlerin konakladıkları otel türü.

kıyı turizmi
(ing: coastal tourism, fra: tourisme balnéaire, alm: Küstentourismus)
denize bakan arazilerin gelişmesini etkileyen deniz suyu etkinliklerinden yararlanma turizmi.

konaklama sektörü
(ing: accommodation sector, fra: hôtellerie, alm: Beherbergungssektor)
otel, motel, pansiyon, tatil köyü vb. işletme sektörünün tümü.

kongre merkezi
(ing: congress center, fra: palais de congrès, alm: Kongreßzentrum)
kongre vb. toplantıların düzenlendiği yer.

kongre öncesi veya sonrası tur
(ing: pre/post convention tour, fra: extension, alm: Vor/Nachkongreßtour)
kongre ana programının önüne veya sonuna eklenen, istekliler tarafından ekstra bir ödemeyi gerektiren, tur.

kongre turizmi
(ing: convention tourism, fra: tourisme de congrès, alm: Kongreßtourismus)
kongre, konferans, seminer, toplantı gibi amaçlarla yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Konjonktür
(ing: conjuncture, fra: conjoncture, alm: Konjunktur)
ekonomik hayatın yükselme ve alçalma yönünde gösterdiği inişli çıkışlı, dalgalı hareketlerin tümü.

Konkord
ing: concorde, fra: concorde alm: Concorde, f
supersonic yolcu uçağı.

Konşimento
ing: airway bill, bill of lading, fra: connaissement alm: Frachtkostenrechnung, f
kargo sevk belgesi.

Konsolos
ing: consul, fra: consul alm: Konsul, m
yabancı ülkelerdeki vatandaşların belirli konulardaki başvurularının gerektirdiği işlemleri yapmak üzere devletin yurtdışına atadığı görevli.

Konsolosluk
ing: consulate, fra: consulat alm: Konsulat, n
konsolosluk işlemlerinin yürütüldüğü bina.

konsome kâse
ing: consomme cup, fra: tasse à consommé alm: Suppenschale, f
et suyu ya da tanesiz çorbaların servisinde kullanılan iki kulplu porselen kap.

Konteyner
ing: container, fra: container alm: Container, m
içerisine kargoların konduğu her türlü kap.

kontinental kahvaltı
ing: continental breakfast, fra: petit déjeuner continental alm: Kontinentalfrühstück, n
sıcak içeceklerden biri, meyve suyu, tereyağı, reçel ve ekmekten oluşan kahvaltı.

kontrol kulesi
ing: control tower, fra: tour de contrôle alm: Kontrollturm, m
uçakların iniş ve kalkışlarını düzenleyen kule.

Konvoy
ing: convoy, fra: convoi alm: Konvoi, m
aynı yere gitmekte olan taşıt araçları veya yolcu grubu, kafile.

Köprü
ing: bridge, fra: pont alm: Brücke, f
bir engelle birbirinden ayrılmış iki yakayı birleştiren veya trafik akımının diğer bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan yapı.

Koruma
ing: conservation, fra: conservation alm: Konservierung, f
tarih veya sanat değeri taşıyan yapıların ya da kent parçalarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri alma.

koruma amaçlı imar plânı
ing: reconstruction plan for protect, fra: plan de reconstruction à but de, alm: wertschützender Bebaungsplan, m
kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre korunmaları ilân edilen yerlerde yapılan imar plânı.

koruma bölgesi
ing: protection area, fra: zone de protection alm: Naturschutzgebiet, n
kültür ve tabiat varlıklarının korunması mevzuatına göre koruma altına alınan alan.

Köşk
ing: pavillion, fra: pavillon alm: Villa, f
bahçe içinde yapılmış gösterişli ev.

Kozmopolit
ing: cosmopolitan, fra: cosmopolite, alm: Kosmopolit, m
çeşitli uluslardan insanları barındıran.

kritik kitle
ing: critical mass, fra: masse critique alm: Massenkriterium, n
turizmde uygulanabilirlik ve kârlılık gereği, ulaşılması gereken niteliksel ve niceliksel talep düzeyi.

kritik yoğunluk kavramı
ing: critical mass concept, fra: concept de masse critique alm: Massenkonzeptkriterium, n
doğal değerlerin turizmde kullanımında, yerel makamların alacakları kararları etkilemesi gereken yoğunluk limiti.

kruvaziyer turizmi
ing: cruise tourism, fra: tourisme de croisière alm: Kreuzfahrttourismus, m
gemiler ile iki veya daha fazla liman arasında yapılan turistik gezi.

Kubbe
ing: dome, fra: coupole alm: Kuppel, f
bir yapının küresel tavanı.

Küçük Asya
ing: Asia Minor, fra: Asie Mineure alm: Kleinasien
Anadolu.

küçük destinasyon
ing: mini destination, fra: mini destination alm: Zwischenziel, n
ulaşılması hedeflenen mekâna gitmeden önce turisti bir süre oyalayabilecek kısıtlı imkân ve aktiviteleri olan yer.

küçük ölçekli işletme
ing: small business, fra: petite entreprise alm: Kleinbetrieb, m
iş hacmi belli bir büyüklüğün üzerine çıkmayan, aile geçimini sağlayacak boyutta işletme.

kudret mesafesi
ing: power distance, fra: distance de pouvoir alm: Machtabstand, m
kültürler, ev sahibi ve ziyaretçi toplulukları arasında güç ve statü farklılıklarını koruma ve özendirme derecesi.

Kulaç
ing: fathom, fra: brasse alm: Faden, m
1830 cm. lik, özellikle suyun derinliğini ölçmek için kullanılan uzunluk ölçü birimi.

kulaktan kulağa reklâm
ing: word -of-mouth advertising, fra: bouche à oreille alm: Werbung von Mund zu Mund, f
tüketicilerin olumlu izlenimlerini anlatmaları yoluyla, ürün ve hizmetlere talebin artması.

kullanan öder-kirleten öder ilkesi
ing: who uses pays, who pollutes pay, fra: principe de pollueur payant alm: Verbraucher und Verschmutzer mü
bir yerdeki çevre kirlenmesinin giderilmesi için gerekecek maddî yükün o yeri kullanana ve çevreyi kirletene ait olması ilkesi.

Külliye
ing: social complex, fra: complexe à but social alm: Moscheenkomplex, m
bir camiin etrafında cami ile birlikte yapılmış medrese, imaret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü.

Kültür
ing: culture, fra: culture alm: Kultur, f
tarihî ve toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddî ve manevî değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan araçların bütünü.

kültür değişimi
ing: cultural exchange, fra: échange culturel alm: Kulturaustausch, m
kendi kültüründen değişik kültürlere sahip yer, yöre ve ülkelere seyahat yapan insanlarla, onların gittikleri yerdeki insanların birbirlerinin kültürlerinden etkilenmeleri durumu.

kültür evi
ing: cultural center, fra: centre culturel alm: Kulturzentrum, n
kültür merkezi.

kültür iletişimi
ing: cultural communication, fra: communication culturelle alm: kulturelle Kommunikation, f
kültürel haberleşme.

kültür şoku
ing: cultural shock, fra: choc culturel alm: Kulturschock, m
turistlerin ya da yöre halkının, karşı tarafın davranış biçimine gösterdikleri tepkilerin bütünü.

kültür turizmi
ing: cultural tourism, fra: tourisme culturel alm: Kulturtourismus, n
değişik kültürleri tanımak, tarihî yer ve olayları incelemek için yapılan özel ilgi seyahatlerinin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

kültür varlığı
ing: cultural assets, fra: patrimoine culturel alm: Kulturbesitz, m
tarih öncesi ve tarihî devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili, yer üstünde, yer altında ve su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar.

kültür ve sanat eserlerinin kas
ing: vandalism, fra: vandalisme alm: Vandalismus, m
turistlerce, müze ve ören yeri ziyaretinde, tarihî değeri olan eserlerin kasıtlı olarak yaralanması veya çalınması.

kültürel kibir
ing: cultural arrogance, fra: arrogance culturelle alm: kulturelle Arroganz, f
turistlerin yöre halkının adetlerini hor görerek, kendi kültürel kurallarını sürdürme ısrarı.

kültürel kimlik
ing: cultural identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Identität, f
bir kişi, bir yer, bir olay ya da bir eşya üzerindeki kültür özelliklerinin bütünü.

kültürel miras
ing: cultural heritage, fra: héritage culturel alm: Kulturerbe, n
bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal kalıntıları.

kültürel tanıtım
ing: cultural information, fra: promotion culturelle alm: kulturelle Bekanntmachung, f
bir ulusun nesilden nesile geçen tarihî ve toplumsal değerlerinin tanıtımı.

Kümbet
ing: large tomb, fra: monument funéraire alm: kleiner Kuppelbau, m
dört köşeli, çok köşeli veya yuvarlak biçimli, içten kubbe, dıştan piramit veya konik külâhlı çadır sanatının mimariye geçmiş mezar yapıtı.

küme yaklaşımı
ing: cluster approach, fra: approche de groupe alm: Gruppenannäherung, f
ortak bir amaca yönelik değişik projelerin önceliklerinin gerçekleştirilmesi yolu ile toplu yarar sağlanması.

Kür
ing: cure, fra: cure alm: Kur, f
bazı hastalıkların tedavisinde, belli yerde, belirli bir süre kalmak suretiyle, kullanılan yöntem ve tekniklerin tümü.

küresel ısınma
ing: global warming, fra: réchauffement global alm: globale Erwärmung, f
dünya yüzeyindeki ısının 'sera etkisi' sonucunda giderek artması ve buna bağlı olarak önemli iklim değişiklikleri meydana gelmesi şeklindeki coğrafî oluşum.

Küreselleşme
ing: globalization, fra: globalisation alm: Globalisierung, f
dünya üzerindeki ulusların ekonomi, politika ve iletişim bakımlarından birbirine yakınlaşması, bütünleşmeye doğru gitmesi.

Kürsü
ing: lectern, fra: chaire alm: Sprechpult, n
konferans salonlarında, konferansı veren kişilerin konuşma yaptıkları, üzerine konuşma notları vb. dökümanlarını koydukları, konum olarak yüksekte bulunan konuşma yeri.

Kurutma
ing: drying, fra: drainage alm: Austrockung, f
deniz, göl ve ırmak kıyılarına kanal, set ve benzeri yapay engeller koymak yoluyla sığ yerlerdeki suların çekilmesini sağlama işi.

Kurye
ing: courier, fra: courrier alm: Kurier, m
turist gruplarına seyahatlerde eşlik eden ya da düzenlemeler yapan görevli.

kuş gözlemciliği
ing: bird watching, fra: ornithologie alm: Vogelbeobachtung, f
kuşların toplu olarak yaşadıkları yerlerde uzaktan özel gözetleme araçlarıyla onların günlük yaşamlarını inceleme ve bunun için yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Kuşet
ing: couchette, fra: couchette, f, alm: Liegebett, n
gemi veya trenlerde uygulaması olan, duvara gömülü biçimde, pratik bir yöntemle açılan yatak türü.

Kutup Yıldızı
ing: North Star, fra: Etoile Polaire alm: Polarstern, m
gök küresinin kutbuna en yakın olan Küçük Ayı takım yıldızının en ucunda bulunan, kuzeyi belirleyen yıldız.

Kuver
ing: cover, fra: couvert alm: Gedeck, n
yemek düzenine göre masanın üzerine konulan servis malzemelerine verilen ad.

kuver tabağı
ing: service plate, fra: assiette de service alm: Servierplatte, f
yemek servisinden önce her kişi için masaya konulan büyük düz tabak.

Kuzey Batı Avrupa Ülkeleri Bölgesi
ing: Regional Conference of North We, fra: Conférence Regionale des Pays d, alm: Regionale Konferenz der Nordwes
bölgedeki gelişmeleri plânlamak, turizm alanında bölgesel yönetimler, enstitüler arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla 1955 yılında altı Benelux ülkesi arasında kurulan örgüt.

Kuzey Kutbu
ing: North Pole, fra: Pôle du Nord alm: Nordpol
dünyanın en kuzey noktası.

Kuzeyli
ing: nordic, fra: nordique, alm: nördlich
İskandinav ülkelerinden olan.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:51 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
L

Lahit
(ing: sarcophagus, fra: sarcophage, alm: Sarkophag)
Taş veya mermerden oyma mezar.

Lale şeklinde kadeh
(ing: tulip styled glass, fra: flûte à champagne, alm: tulpenförmiges Glas)
Genellikle şarap ve şampanya içmek için kullanılan lale şeklindeki kadeh.

Lanay
(ing: lanai, fra: lanai, alm: Gartenbalkon)
Bahçeye bakan odanın balkonu veya verandası.

Last minute booking agent
Tura çok az zaman kala tur rezervasyonu yapan seyahat acentası

Latin Amerika Turizm Örgütleri
(ing: Confederation of Latin American, fra: Confédération des Organisations, alm: Konföderation der lateinamerika)
Latin Amerika ülkelerindeki seyahat acentaları, otelciler, ulaştırma şirketlerinin üye olduğu, merkezi Buenos Aires'de bulunan ve 1957 yılında kurulmuş olan konfederasyon.

Lavabo
(ing: washbasin, fra: lavabo alm: Waschbecken)
El ve yüz yıkama yeri.

Lawson Şeması
Lawson's Charte
Turizm sektöründe özellikle konnaklama tesislerinde çeşitli fonksiyonlara ayrılan yer ilişkilerinin analiz edilmesini sağlayan ve Fred Lawson tarafından geliştirilmiş bir şemadır.

L.C.V.
(ing: R.S.V.P., fra: RSVP, alm: u.A.w.g.)
Davetiyelerde, davet edilen tarafın katılıp katılmayacağını bildirmesi için eklenen, 'Lütfen Cevap Veriniz' anlamındaki istem notu.

LDC Uzak mesafe otobüsü
Long distance coach

LDC with Acc
Klimalı uzak mesafe otobüsü
Long distance coach with air-condition

Lejyoner hastalığı
(ing: lejyonellozis, legioner disease, fra: légionellose, alm: Legionärskrankheit)
Binaların havalandırma ve ısıtma sistemlerinde üreyen legionelia pneumophilia isimli bakterinin sebep olduğu pnömoni ile birlikte seyreden hastalık.

Lido
(ing: lido, fra: lido, alm: Lido)
Halka açık yüzme havuzu ve çevresindeki alan.

Liman
(ing: harbour, fra: port, alm: Hafen)
Gemilerin barındığı, yük ve yolcu indirip bindirdiği, doğal ve yapay korunmuş durgun sularda özel tesislerle donatılmış yer.

Liman ücreti
(ing: port charge, fra: droit de port, alm: Hafengebühren)
Liman idaresi tarafından liman tesislerinin bakımı, onarımı ve temizliği için yolculardan alınan para.

Liman turu
Shore excursion
Kruvaziyer gemileriyle yapılan yolculuklarda uğranılan limanların çevresinde yapılan günübirlik turlar.

Liman turu düzenleyen acenta
Shore excursion agent
Liman çevrelerinde yapılan turları dğzenleyen acenta.

Limuzin
ing: limousine, fra: limousine alm: Limousine, f
Genellikle özel törenlerde veya lüks servisin gerektirdiği hallerde, şoförü ile birlikte kiralanabilen ya da sahip olunan konforlu otomobil türü.

Linkert Sınıflaması
Linkert's Classification
Linkert sınıflamasına göre işletme karakteristikleri:
1) Motivasyon güçlerinin karakterleri.
2) Haberleşmenin, iletişimin üstler tarafından benimsenme derecesi.
3) Karşılıklı ilişki etkileme işleminin karakteristikleri.
4) Karar işleminin karakteri.
5) Amaçları saptama ve gözetme özelliği.
6) Denetim işleminin özelliği.
7) Performans karakteristikleri.

Lisans
(ing: license, fra: licence, alm: Lizenz)
Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir işin yapılması veya bir girişimde bulunulabilmesi için kamu otoritesince verilen ve devredilemeyen izin yetkisi veya ruhsatı.

Lobi
(ing: lobby, fra: lobby, alm: Hotelhalle)
Müşteri veya konuk kabul salonu.

Lobicilik
(ing: lobbying, fra: intrigue de corridor, alm: Lobbying)
Bazı ortak çıkarları olan grup temsilcilerinin belirli kişi veya kurumlar nezdinde girişimlerde bulunması.

Loca
(ing: lodge, fra: loge, alm: Loge)
Sinema ve tiyatro gibi eğlence yerlerinde, parlamento salonlarında ayrılan özel bölümler.

Logo
(ing: logo, fra: logo, alm: Logo)
Tanıtıcı simge.

Lokanta
(ing: restaurant, fra: restaurant, alm: Restaurant)
Tabldot, alakart veya özel yemek ve bu yemeklere uygun servisler ile yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayan işletme.

Lokantacı
(ing: restaurateur, fra: restaurateur, alm: Restaurantbesitzer)
Lokantanın sahibi veya yöneticisi.

Lüks
(ing: luxury, fra: luxe, alm: Luxus)
Harcamada, giyimde, yaşantıda gereklilik sınırlarını aşan, aşırıya gitme, gösteriş.

Lüks kabin
(ing: luxury cabin, fra: cabine luxe, alm: Luxuskabine)
Özellikle yolcu vapurlarında donanımı gösterişli bölüm.

Lüks mal
(ing: luxury goods, fra: article de luxe, alm: Luxusware) Zorunlu ihtiyaçları karşılayıcı nitelik sınırının üzerinde olan mal.

Lüks turizm
(İng: luxury tourism, fra: tourisme de luxe, alm: Luxustourismus)
Gelir düzeyleri çok yüksek olan kişilerin katıldığı ve lüks tüketime yönelik turizm türü.

Loading card
Kruvaziyer yolculuğunda gemilerin uğradıkları limanlarda yolcuların karaya çıkabilmesi için verilen, pasaport yerine geçen kart.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:51 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
M, N

Makina ve Techizatın Yurt İçinden Alımında KDV Desteği
VAT refund on locally procured machinery and equipment
97/2 nolu Hazine Müsteşarlığı Tebliğine göre, "Teşvik Belgesine istinaden düzenlenen yerli global listede yer alan, yeni olarak temin edilen, yurt içinde imal edilmiş olan makina ve techizattan Müsteşarlık'ca proje bazında uygun görülenlerin" gelişmiş yörelerde sadece KDV tutarının, kalkınmada öncelikli yörelerde ise KDV+15 puan tutarında bir meblağın fon kaynaklarından yatırımcıya nakit olarak ödenmesine olanak sağlayan bir teşvik tedbiridir. Master süreç planı
(Bkz. Dizgisel şema)

MCO
Müteferrik ödeme emri
Miscellaneoıus charges order

Menü
Menu
Kelime olarak menü, "ayrıntılar" olarak tanımlanır. Menü satışa sunulacak yiyecek türlerinin ve fiyatlarının saptanıp sıralanmasııdır. Esas olarak iki tür menü vardır.

Birincisi tüm öğünü ve fiks fiyatlı bir kaç yemeği gösteren tabldot (table d'hot)'tur. İkincisi her maddenin ayrı ayrı fiyatlandırıldığı alakar (Ala carte)'dır. Her iki türün Carte du jour, Basit alakart veya tercihli menü (selecktive menu) gibi çeşitli şekillerde bileşimleri de vardır.

Mesaha şehadetnamesi
(Bkz. Yat ölçü belgesi)

Mevsim, dönem, sezon
Season

Mevsim sonu, mevsim dışı fiyat
Off season price

Motel Birliği
Master Hosts
Motel birliği bir grup motel işletmesi tarafından kurulmuş olan ve kar amacı gütmeyen bir birlik.

Muhabir acenta
Corresponding agent

Muhasebe rasyoları
Muhasebe rasyoları kazanç zarar ve bilançoyu teşkil eden kalemler arasındaki ilişkiyi göstermek üzere teşkil edilen, işletmenin gelişme durumunu açıklayan oranlardır

Mümkün olan en uygun fiyat
Best possible price

Münferit, bireysel
Individual

Müşteri Başına Ortalama Harcama
Müşteri başına ortalama harcama servis yapılan yemek sayısı ile bu servisten elde edilen restoran yiyecek ve içecek gelirinin oranlanmasıyla bulunur.

Müşteri çamaşırhanesi
Guest laundry
Turizm sektöründe, konaklama tesislerinde müşteri çamaşırlarının yıkandığı bölüm.

Müşteri Hesabı
Folio
Hesabı ayrıca çıkacak herbir müşteri veya müşteri grubu için kullanılan kartlardır. Müşteriye fatura edilecek tüm harcamalar bu belge üzernde toplanır. Eğer bir müşteri iki veya daha fazla oda almışsa veya seyahat acentası aracığılıyla gelmiş gruba dahil ise herbir kişi veya oda için ayrı bir folyo açılmaz. Sadece grub için bir folio açılır.

Müşteri Listesi
Rooming List
Tur operatörünün konaklama işletmesine gönderdiği, müşterilerin isimlerini ve oda dağılımlarını gösteriri liste.

maden suyu
ing: mineral water, fra: eau minérale alm: Mineralwasser, n
mide rahatsızlıkları ya da sindirim zorluklarında, tedavi edici veya rahatlatıcı özelliği olan, mineral bakımından zengin içme suyu.

Mağara
ing: cave, fra: grotte alm: Höhle, f
canlılar için barınak olarak da işe yarayabilen doğal yer kovuğu.

mağara turizmi
ing: speleological tourism, fra: tourisme spéléologique alm: Speläologie-Tourismus, m
mağaraları, yer altındaki uçurumları, yarıkları, oyukları, yeraltı akarsularını gezip görmekle ilgili olay ve ilişkilerin bütünü.

Mağaracılık
ing: speleology, fra: spéléologie alm: Speläologie, f
mağaraların incelenmesi ile ilgili bilim dalı.

Mağaza
ing: large store, fra: grand magasin, m, alm: großes Geschäft, n
büyük dükkân.

mahallî para
ing: local currency, fra: monnaie nationale alm: Landeswährung, f
bir ülkenin tedavüldeki kendi parası.

mahallî turistik faaliyet
ing: local tourism activity, fra: activité touristique locale alm: örtliche Fremdenverkehrsaktivit
bir yerde, yerel düzeyde yapılan turizm ağırlıklı şenlik, anma günü, gösteri gibi etkinlik.

malî mesuliyet sigortası
ing: financial responsibility insura, fra: assurance de responsabilitecivi, alm: finanzielle Risikoversicherung,
işletmecinin, tur operatörünün ya da seyahat acentasının hizmet ve organizasyon kusurlarından dolayı turistlerin canına ve malına zarar gelmesi riskine karşı yaptırdığı sigorta türü.

Manastır
ing: monastery, fra: monastére alm: Kloster, n
bazı rahip ve rahibelerin dünya ile ilişkilerini keserek yaşadıkları yer.

Manifesto
ing: manifest, fra: manifeste, m, alm: Ladeverzeichnis, n
gönderilecek yükleri gösteren belge.

Manzara
ing: view, fra: vue alm: Landschaft, f
farklı ve özel, genellikle doğal, coğrafî yer görünümü.

Marina Yatırım ve İşletmecileri Derneği
ing: Association of Marina Investors, fra: Association des Investisseurs e, alm: Verband für Yachthafeninvestore
kamu kurumları ile dayanışmayı, sektörde disiplin ve birliği sağlamak amacıyla 1991 yılında kurulan, marinaların üye olduğu kuruluş.

misyonerlik kompleksi
ing: missionary complex, fra: complexe de mıssıonnaire, alm: Missionstätigkeitskomplex, m
iş adamlarının veya turistlerin, bilerek veya bilmeyerek, başka bir ülke insanının yaşam biçimini veya düşünce tarzını değiştirme girişimleri.

Mit
ing: myth, fra: mythe alm: Mythe, f
tarih öncesine dayanan efsane, masal, bazen destan.

Mitoloji
ing: mythology, fra: mythologie, f, alm: Mythologie, f
putperest eski çağda inanılan ve saygı duyulan tanrıların, yarı tanrıların, kahramanların efsane, masal ve hayal ürünü öykülerinin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim.

müşteri hesabı
ing: customer account, fra: compte ceients alm: Kundenkonto, n
hizmet gören ve karşılığında ücret ödemesi gereken kişi için, alacakları izlemek üzere açılmış bulunan hesap.

müşteri ilişkileri
ing: customer relations, fra: relations clientèle alm: Verbraucherbeziehungen, pl
satıştan sonra, tatmin derecesinin ölçülmesini de kapsayan iletişim yöntemi.

mutfak işçisi
ing: kitchen worker, fra: commis de cuisine alm: Küchendiener, m
mutfakta bulaşık yıkama ve sebze ayıklama gibi görevleri yapan işçi, bulaşıkçı.

mutfak şefi
ing: executive chef, fra: chef de cuisine alm: Küchenchef, m
tüm mutfak görevli ve etkinliklerini yöneten deneyimli aşçı.


N

Net Bugünkü Değer Yöntemi
Net Present Value Method
Net bugünkü değer yöntemiyle proje değerlendirilmesinde yatırımın gelecekteki nakit girişlerinin bugünkü değeriyle yatırım maliyeti arasındaki fark bulunmaya çalışılır. Buna göre, bir yatırım projesinin net bugünkü değeri, projenin ekonomik ömrü (kuruluş+işletme dönemi) boyunca sağlayacağı net nakit akışlarının belli bir iskonto oranına göre indirgenmiş değerlerinin toplamıdır.

Net gezi eğilimi
: Net gezi eğilimi, bir ülkedeki veya belirli bir yöredeki turizm hareketine katılan nüfusun oaranını belirlemek açaısından önem taşır.
Net gezi eğilimi = p/P x 100
p= Bir ülkedeki veya belirli bir bölgedeki geziye çıkan bireylerin sayısı.
P= O ülke veya bölgenin toplam nüfusunu ifade eder.

Net işletme karı
Net operating profit (NOP)

Net Kazanç
Net rate

net turizm geliri
ing: net tourism income, fra: recettes touristiques nettes, f, alm: touristische Nettoeinnahmen, f
belli bir yörede, turistlerin toplam harcamalarından, doğrudan ve dolaylı kaçaklar çıktıktan sonra kalan miktar.

nihaî gezi programı
ing: final itinerary, fra: programme définitif de voyage, , alm: endgültige Reiseroute, f
seyahat acentası tarafından hareketten hemen önce yolcuya verilen, uçuş veya tren numaralarını, kalkış-varış zamanlarını, tur güzergâhlarını ve diğer ayrıntıları içeren program.

No show
ing: no show, fra: non présentation alm: no show
Gelmedi.müşterinin önceden yaptığı rezervasyona haber vermeksizin uymaması.

No show ücreti
Rezervasyonu yapılan hizmetin kullanılmaması durumunda ödenen ücret

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:51 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
O , Ö

Oda Doluş Oranı
Oda doluş oranı bir dönemde satışa arzedilen oda sayısı ile fiili oda satışı arasındaki orandır. Oda Doluş Oranı =Satışa arzedilen oda sayısı/Satılan oda sayısı

Gerçek Oda Doluş Oranı
Otellerde sık sık müşteri odalarının bir kısmının tamirat ve bemzeri nedenlerle müşterilere arzedilmesi mümkün olamayabilir. Bu durumda gerçek doluş oranını, satışa arzedilemeye müsait olmayan oda sayısı toplam oda sayısından çıkarmak ve fiilen satılan oda sayısısna oranlamak suretiyle bulunur.

Odalar üzerinden günlük ortalama oran
Günlük oda satış gerlirleri ile satılan odalar arasındaki orana Odalar Üzerinden Günlük Ortalama Oran adı verilir ve aşağıdaki formülle gösterilir. Odalar Satış Geliri / Müşteri Sayısı

Oda Sayım Cetveli
Ön büro tarafından günlük olarak dünlük olarak düzenlenen ve
-işletmenin hangi odalarının boş veya dolu olduğunu,
-her bir odada kaç kiinin konakladığını,
-odaların hangi fiyattan satıldığını,
-müşteri sayısının grup, münferit veya misafir şeklinde sınıflanması, eğer gerekli ise yerli, yabancı konaklama sayısını,
-rezervasyon yapıldığı halde müşterice doldurulmayan odalaea ilişkin olarak doğan "no-show" gelirleri gösteren belge ya da rapor.

Operasyon, işletme
Operation

Oran, rasyo
Ratio

Ortaklaşa charter kiralama
Part charter, split chater

Ortalama koltuk ücreti
Average seat rate

Otel
(ing: hotel, fra: hôtel, alm: Hotel)
yapısı, donanımı, konforu, müşteriye sunduğu hizmetin kalitesi gibi elemanlarıyla, uygar bir insanın arzu ettiği nitelikte, geçici konaklama, yeme-içme ve eğlence gereksinimlerini bir ücret karşılığında sağlayan konaklama tesisi.

Otelci
(ing: hotel keeper, fra: hôtelier, alm: Hotelier)
Konuk kabul eden, ya da bir konaklama tesisi işleten kimse.

Otel çamaşırhanesi
Hotel laundry
Konaklama tesislerinde otel çamaşırlarının yıkandığı bölüm.

Otelcilik fonksiyon oranı
Bir ülke veya yörenin turistik otellerinin sunabileceği toplam yatak kapasitesi ile o ülke veya yörenin toplam nüfusu arasındaki ilişkiyi ifade eder ve Tf.
Tf = N1x100/ P
Nl ülke veya yöredeki tuirtik otellerin toplam yatak sayısının

P O ülke veya yörenin toplam yerli nüfusunu gösterir.

Otel rezervasyon tipleri
Types of reservations
1) Garanti rezervasyon otel müşterinin rezervasyonuna göre gelmesi beklenen gün ve saatten itibaren 24 saat süre ile başka bir deyişle o günkü çıkış ssaatine kadar tutmayı taahhüt eder. Diğer taraftan müşteri kullanmaması halinde oda kira bedelini ödemeyi taahhüt eder.
Kredi kartı aracılığıyla verilen kredi
Önceden ödeme
Seyahat acentası aracılığıyla garanti
Şirket garantisi
2)Garantisiz rezervasyon Otel gün içinde belirlerdiği bir saate kadar tüm rezervasyonları tutar. O saatten itibaren talep olması halinde rezervasyonları satar. Müşteri rezervasyonda belirtilen saatten sonra gelirse ve tesiste yer varsa kendisine yer sağlanabilir.
3) Teyitli rezervasyon: Müşteri ile otel işletmesi arasında oda fiyatları, konaklama tipi, müşteri adeti, otele geliş tarihi ve saati üzerinde yazılı olarak mutabakata varılır. Teyitli rezervasyon garantili ve garantisiz rezervasyon şeklinde gerçekleşebilir.

Oteller Tekdüzen Muhasebe Sistemi
Uniform System of Accounts for Hotels
Otellerin muhsaebe sisteminin yanısıra, gelir getiren departmanları dışında oteller genel yönetim, pazarlama, teknik hizmetler gibi departmanların giderlerinin nasıl raporlanacağınıa ilikin bir sistem olup Hotel Association of New York City, İnc. Tarafından hazırlanan ve üyelerine dağıtılan "Uniform System of Accounts for Hotels" isimli eserdeki rapor modelleri yurdumuzda en çok rastlanan modeller olarak dikkati çekmektedir.

Oturma Yeri Doluş (Kuver) oranı
Oturma douş oranı belli bir dönemde restoranın veya benzeri yiyecek-içecek bölümünün müşteri kabul kapasitesi ile o dönemde servis yapıaln yiyecek (kuver) sayısı arasındaki orandır.
Oturma Yeri Doluş Oranı = Servis Yapılan Kuver Sayısı( Oturma Yeri Kapasitesi
Bir restornda günlük olarak öğle ve akşam için iki defa yararlanılacağına göre, Servis yapılan Yemek Sayısı/ Günlük kapasite
formülü yardımıyla da restorndan günlük ortlama yararlanma katsayısı bulunabilir.

Outgoing servisi
Seyahat acentalarında, yurt içinde veya dışında gezecek kişi ve grupların gidecekleri yerlere ait ulaştırma araçlarının, otellerin, biletlerin temini ve gezilerin düzenlenmesi görevini üstlenen servis.

öğle yemeği
ing: lunch, fra: déjeuner alm: Mittagessen, n
genellikle 12:00 - 14:00 saatleri arası yenilen yemek.

Öğrenci Hava Seyahati Birliği
ing: Student Air Travel Association-, fra: Association de Voyages Aeriens , alm: Verband für Studentenflüge, m
öğrencilerin havayolu seyahatleri ile ilgili olarak gerekli teşvik ve kolaylıkları sağlamak üzere kurulmuş örgüt.

ölü mevsim
ing: dead season, off season, fra: saison creuse alm: Nachsaison, f
bir turizm merkezinde, turist akımının en düşük olduğu dönem.

olumsuz imaj
ing: negative image, fra: image négative alm: negatives Image, n
bir ülke, kurum ya da kişinin dışa yansıyan fikrî ve şeklî algılanmasının olumsuz olması.

oluşmamış turizm talebi
ing: incipient tourism demand, fra: demande naissante de tourisme, , alm: potentielle Tourismusnachfrage,
tüketicinin duyduğu gereksinimin henüz farkında olmadığı turizm talebi.

ön büro
ing: front office, fra: réception alm: Empfang, m
otele gelen konuğun ilk başvurduğu, resepsiyon, rezervasyon, fatura yazma, posta servisi ve ön kasa bölümlerinden oluşan yer.

ön izin
ing: preliminary permission, fra: permission préliminaire alm: vorläufige Betriebsgenehmigung,
tesis kurmak amacıyla başvuran kişiye verilen ve belli bir süre içinde işe başlanması şartı taşıyan izin, opsiyon.

öncelikli bölge
ing: priority region, fra: région prioritaire alm: prioritäre Region, f
bir hizmetin götürülmesinde veya bir yatırımın yapılmasında öncelik tanınan bölge.

ören yeri
ing: ruin, fra: vestige alm: archäologische Ruinenstätte, f
doğal olayların ya da savaş, yangın etkisiyle yıkılan, terk edilen eski, antik yerleşme yeri kalıntısı, şehir veya kale yıkıntısı, harabe.

ören yeri takviyesi
ing: site hardening, fra: fortification des sites alm: Absicherung einer Ruine, f
ören yerlerine aşırı ziyaretçi akımının yol açtığı fizikî tahribata karşı, merdiven, takviye duvarı, ikincil yollar gibi mimarî pekiştirme önlemleri.

örgün turizm eğitimi
ing: formal tourism training, fra: éducation formelle du tourisme,, alm: offizielle Tourismusausbildung,
okul veya okul niteliği taşıyan eğitim kurumlarında yapılan turizm eğitimi.

örnek birim geliştirme
ing: clustering, fra: développement en groupe alm: Pilotgruppierung, f
belirli bir yörede, benzer özellikli turizm birimleri geliştirme.

ortalama günlük oda fiyatı
ing: average daily room rate, fra: prix moyen chambre alm: durchschnittlicher Zimmerpreis,
konaklama tesislerinde, günlük gelirin, satılan oda sayısına bölünerek elde edilen fiyat.

Otel, Lokanta, Eğlence Yerleri İşçi Sendikası
ing: Syndicate of Workers in Hotel, , fra: Syndicat des Travailleurs d'Hôt, alm: Gewerkschaft der Arbeiter in de
otel, lokanta, eğlence yerlerinde çalışan işçilerin sosyal haklarını ve eğitimlerini sağlamak amacıyla oluşturulan sendikal birlik.

Otoban
ing: express way, fra: autoroute alm: Autobahn, f
hızlı bir trafik akımını sağlamak amacıyla yapılan, 3 veya 4 şeritli, çift yönlü geniş yol.

otomatik bilet makinesi
ing: satellite ticket printer, fra: machine automotique de ticket, , alm: Fahrkartenautomat, m
hava alanı ve alış veriş merkezlerinde, bilgisayara bağlı olarak, rezervasyon kabul eden, bilet ve uçuş kartı basan, acenta denetiminde makine.

Otoray
ing: railcar, fra: autorail alm: Schienenbus, m
bir veya birkaç römorktan oluşan, kısa mesafeli yolcu taşımaya mahsus motorlu demiryolu aracı.

otostop yapmak
ing: hitch-hiking, fra: auto-stop, m, alm: per Anhalter reisen
kişinin, yoldan geçen vasıtalardan, aynı yöne yolculuk için işaretle istekte bulunması.

oyun salonu
ing: gambling hall, fra: casino alm: Spielhalle, f
genellikle lüks tatil kompleksi içinde yer alan talih oyunu mekânı.

özel mutfak
ing: national cuisine, fra: cuisine nationale alm: Landesküche, f
millî yemekler.

özel olaylar için tarifesiz sefer
ing: special event charter flight, fra: vol charter pour des événements, alm: Charterflug für Sonderveranstal
olimpiyatlar, futbol şampiyonaları gibi özel etkinlikler için düzenlenen uçuş.

özel turistik tren
ing: special cruise train, fra: train spécial en croisière alm: Sonderzug, m
demiryolu işletmesi tarafından, belirli bir turistik programı uygulamak üzere sefere konulan, ülke içi veya ülkelerarası yol alan tren.

özgün kültürel kimlik
ing: culturel identity, fra: identité culturelle alm: kulturelle Idendität, f
kültürel nitelikleri ile başkalarından ayrı ve üstün olan toplumsal özelliklerin tümü.

Ödeme emri
Voucher

Turistik hizmet ödemelerine esas teşkil eden hizmetleri belirten ödeme emri.

Öncelikli turistik bölge
Pilot bölge,:turistik prioriteli bölge, organize turizm gelişme alanı da denilen öncelikli tuirstik bölge diğer bölgelere oranla gerek kaynaklari ulaştırma, gerekse geleceğe dönük olarak en çok umut veren bir bölge olup çok sayıda turist çekme ve turistlerin gereksisnmlerini karşılayabilecek biçimde yatırımların yapılmasına olanak sağlayan bölgedir.

Ön fizibilite etüdü
ing: prefeasibility analysis, fra: analyse de faisabilité alm: erste Machbarkeitanalyse, f
bir projenin ekonomik, malî, çevresel ve sosyal analizlerini kapsayan maliyet gelir analizi.

Önlenebilir gecikme
Avoidable delay

Önlenemeyen gecikme
Unavoidable delay

Özel fiyat
Special price
Özel olarak uygulanan fiyat.

Özel ilgi turu, özel ilgi gezisi
special interst travel, special interesr tour
Belirli bir konuya ilgi duyanlar için hazırlanmış gezi, tur.

Özendirme gezisi şirketi
Incentive house

Özendirme turizmi İncentive turizm, teşvik turizmi
Incentive tourism
Şirketlerin çalışanlarını ödüllendirmek için yolladığı teşvik amaçlı tatiller.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:51 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
p

Pansiyon Tahakkuk Cetveli
Günlük pansiyon haılatını belirlenmesi amacıyla kullanılan ve hangi odalarda konaklayan müşterilere yiyecek (pansiyon) verileceği ve bunun kahvaltı, öğle ve/veya akşam yemeği şeklinde dağıtımını gösteren ve hergün için ön büro tarafından düzenlenen bir cetveldir.

Paket tur
Paket turların süresi en az 6 geceleme olmak üzere en çok bir ay olabilir. Ancak bu kuralın değişik türde düzenlenen paket turlar açısından dört ayrı istisnası vardır:

a) Avrupa ile kuzey Atlantik bölgesi arasında düzenlenen bir paket turda süre en az 14 gündür. (Kuzay Atlantik Bölgesi: Alaska, Kanada ve ABD (Miami hariç)'yi kapsamaktadır.
b) Hafta sonu gezileri için düzenlenen paket turların süresi en az 1 en çok 5 gece yatıyı öngörür. Bu tür bir gezi en erken Perşembe günü saat 22:00'de başlayıp en geç Salı günü 08:00'de bitmelidir.
c) Özel gösteriler için düzenlenen turlarda süre tıpkı hafta sonu gezileri gibi en az bir, en çok 5 gece yatıyı gerektirmektedir. Sadece Avruoa için geçerli olan bu tür düzenlemelere "Cannes Film Festivali", "ITB Berlin, Uluslararası Berlin Turizm Boorsası", "Avrupa Futbol Şampiyonası" örnek gösterilebilir.
d) Charter uçuşları ile düzenlenen. Herhangi bir süre sınırlaması yoktur.

Pasan müşteri
Valk in passenger
Otele rezervasyonsoz gelen müşteri.

Pazarlama deneyi
Test marketing

Pazarın bölümlendirilmesi
Segmentation
Pazarın bölümlendirilmesi, toplam pazarın farklı özelliklere sahip alt kısımlara ayrılamsı anlamına gelir. Farklı turizm ürünlerinin varlığı bunlara ayrı ayrı yönelecek mevcut veya potansiyel talebin ayrı ayrı belirlenmesini, diğer bir ifadeyle pazarın bölümlendirilmesini gerektirir.

PCO
Profesyonel kongre düzenleyicisi
Professional congress organizer

PERT
Project Evaluation and Rewiev Technique

PR
(Bkz. Halkla ilişkiler)

Proje geliştirme
Project evaluation

Promosyon
(Bkz. Tutundurma)

p.m.
ing: post meridien, fra: après midi, alm: nachmittags
12 saat zaman dilimi uygulanan ülkelerde öğleden sonrasını ifade eden kısaltma.

Pasaport
ing: passport, fra: passeport alm: Reisepaß, m
bir ülkenin, uyrukluğunu kanıtlamak üzere yurttaşlarına verdiği, dolayısıyla ülkeden çıkmasına veya ülkeye yeniden girmesine izin veren ve kimliği ispata yarayan belge.

Pasavan
ing: safe-conduct pass, fra: passavant alm: Passierschein, m
devlet sınırı dışında bahçe, bağ ve tarlası bulunan kişilerin serbestçe girip çıkmaları için düzenlenen belge.

pasta şefi
ing: pastry chef, fra: chef de pâtissier alm: Konditorchef, m
pasta ve tatlıların hazırlanmasında uzmanlaşmış mutfak elemanı.

patent hakkı
ing: patent right, fra: brevet alm: Patentrecht, n
bir şeyin üretim izni.

Piknik
ing: picnic, fra: pique-nique alm: Picknick, n
yemekli kır partisi.

pilot bölge
ing: pilot region, fra: région pilote alm: Pilotgebiet, n
herhangi bir politikayı veya metodu özel ve sınırlı bir denemeye tabi tutmak amacıyla seçilen bölge.

Pist
ing: runway, fra: piste alm: Flugpiste, f
uçakların iniş ve kalkış yapmalarına, park yerlerine gidip gelmelerine yarayan şerit.

piyasa ekonomisi
ing: market economy, fra: économie de marché alm: Marktwirtschaft, f
turistik ürün ve hizmetlerin satıcılara arzı ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaşması ve fiyatların oluşumu.

Plaj
ing: beach, fra: plage alm: Strand, m
yüzmeye ve güneşlenmeye uygun deniz, göl ve nehir kıyılarındaki tesisli kumsal.

Plânlama
ing: planning, fra: planification alm: Plannung, f
belli bir hedefe ulaşmak için aşılan yöntemler sistemi.

Planör
ing: glider, fra: planeur alm: Segelflugzeug, n
hava akımlarından yararlanarak uçurulan, uçağa benzer, hafif, motorsuz hava taşıtı.

Podyum
ing: podium, fra: podium alm: Podium, n
genellikle atletizm yarışmalarında derece alan atletlerin veya giysileri sergilemek için mankenlerin çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer.

pompaj istasyonu
ing: pumping station, fra: station de pompage alm: Pumpstation, f
genellikle bir toplama haznesi, bir ya da birçok pompalama birimi bulunan duru ya da kirli suları basma donanımı.

porsiyon kontrolü
ing: portion control, fra: contrôle de portions alm: Portionenkontrolle, f
yiyecek-içecek işletmelerinde müşterilere sunulan yemeklerde fiyat kontrolünü ve miktar eşitliği sağlamak üzere takip edilen usul.

potansiyel Pazar
ing: potantial market, fra: marché potentiel alm: potentieller Markt , m
mevcudiyetini ve gücünü kanıtlamış pazar.

potansiyel talep
ing: potential demand, fra: demande potentille alm: potentielle Nachfrage, f
mevcut olan satın alma gücü.

potansiyel turist
ing: potential tourist, fra: touriste potentiel alm: Potentialtourist, m
bir ülke ya da yöreye seyahat etmeye karar vermiş ya da kısa dönemde edebileceği varsayılan tüketici kesimi.

prestij kitabı
ing: lure book, fra: ouvrage de prestige alm: Luxuswerbeband, n
turistleri belli bir bölge veya ülkeye çekmek amacıyla çıkarılan çok yapraklı tanıtıcı yayın.

Prodüktivite
ing: productivity, fra: productivité alm: Produktivität, f
girdi ve çıktılar arasındaki oranın, verimliliğin ölçümü.

profesyonel firma
ing: professional firm, fra: firme professionnelle alm: professionelle Firma, f
çalışmalarını para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapan firma.

profesyonel hizmet
ing: professional service, fra: service professionnel alm: professioneller Dienst , m
bir meslek ve uğraş kolu olarak kazanç elde etmek amacı ile yapılan hizmet.

profesyonel pazarlama
ing: professional marketing, fra: marketing professionnel alm: professionelle Vermarktung, f
pazarlamanın para karşılığı, meslek ya da temel uğraşı konusu olarak yapılması.

Pusula
ing: compass, fra: boussole alm: Kompaß, m
üzerinde kuzey-güney doğrultusunu gösteren, bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan araç.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:52 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
R

Rasyo
(Bkz.Oran)

radyo far
ing: beacon, fra: balise alm: Signalturm, m
bir uçağa kılavuzluk etmek veya uçağı yönlendirmek amacıyla ışık, elektrik sinyali ya da aynı amaçlı başka uyarma türleri yayan istasyon.

Rafting
ing: rafting, fra: rafting alm: Rafting, n
özellikle hızlı akan ırmaklarda, azgın sular arasında yapılan bot yarışı.

Ranza
ing: berth, fra: couchette alm: Etagenbett, n
duvara montajlı, alt alta, açılır kapanır yatak sistemi.

Rayiç
ing: current value, fra: prix courant alm: Marktwert, m
bir malın sürüm değeri, piyasa değeri.

refakat etmek
ing: accompanying, fra: accompagner, alm: begleiten
bir kişiye eşlik etmek, yanında bulunmak.

Refakatçi
ing: accompanying person, fra: accompagnateur alm: Begleiter, m
bir konferansa, toplantıya ya da fuara katılacak bir temsilci ile birlikte resmî kimliği ve görevi olmadan gelen kişi.

refakatli gezi
ing: escorted tour, fra: voyage organisé accompagné alm: organisierte Reise mit Begleite
bir tur görevlisinin tüm ulaşım, konaklama, bagaj hizmetlerinin düzenli şekilde yerine getirilmesinden sorumlu olduğu, masrafın 'her şey dahil' hesaplandığı gezi türü.

refakatsiz paket gezi
ing: unescorted package tour, fra: voyage organisé non accompagné,, alm: organisierte Reise ohne Begleit
tura katılanların grup halinde seyahat etmek zorunda olmadıkları, peşin ödemeli gezi türü.

rehber balıkadam
ing: guide diver, fra: guide plongeur alm: Tauchführer, m
su altı dalışlarında, dalgıçlara yol gösteren, ilgili kurumdan alınmış yetki belgesi taşıyan kişi, usta dalgıç.

Reklâm
ing: advertisement, fra: publicité alm: Werbung, f
bir ürünü topluma tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için genellikle basın ve yayın araçları ile toplumun ortak yer ve tesislerinden yararlanılarak yazılı, sözlü, görüntülü ya da işaretlerle yapılan tanıtım işi.

reklâm sayısı
ing: number of exposures, fra: nombre de parutions alm: Zahl der zu wiederholenden Werb
tüketici kitlesine ulaşmayı hedefleyen reklâmların tekrarlanma sayısı.

Reklâmcılık
ing: advertising, fra: publicité alm: Werbeagentur, f
müşterileri adına reklâm programları hazırlayıp sunma.

reklâmla ulaşılan tüketici kitlesi
ing: reached consumers by advertisem, fra: nombre de consommateurs atteint, alm: mittels werbung erreichter verb
yapılan reklâmı fiilen duyan veya gören tüketici sayısı.

Rekreasyon
ing: recreation, fra: récréation alm: Erholung, f
insanların boş zamanlarında, eğlence ve tatmin dürtüleri ile, gönüllü olarak katıldıkları aktiviteler.

rekreasyon merkezi
ing: recreation center, fra: centre de récréation alm: Erholungszentrum, n
eğlenceye yönelik faaliyetler için ekipman ve imkânların bulunduğu alan veya yapı.

resmî oda fiyatı
ing: rack rate, fra: tarif homologué alm: offiziell bestätigter Preis, f
konaklama tesisi birimlerinin, ilgili hükümet veya yerel yönetim makamlarınca onanmış resmî fiyatı.

resmî tatil
ing: official holiday, fra: jour férié alm: öffentliche Feiertage, f
yasa ile belirlenen ve devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan tatil.

Restitüsyon
ing: restitution, fra: restitution alm: Restitution, f
ilk şekline getirmek.

restoranlı vagon
ing: restaurant car, fra: wagon- restaurant alm: Speisewagen, m
trenlerde yeme-içme ihtiyaçlarının karşılandığı vagon.

Restorasyon
ing: restoration, fra: restauration, f, alm: Restaurierung, f
tarihî değeri olan eski bir yapıda, yıkılmış, bozulmuş olan yerlerin aslına uygun biçimde onarılması.

rezervasyon acentası
ing: booking agency, fra: agence de réservation alm: Buchungsagentur, f
müşterileri adına tiyatro, konser, otel gibi yerlerden rezervasyon yapan kuruluş.

rezervasyon ağı
ing: reservation network, fra: réseau de réservation alm: Reservierungsnetz, n
bir turizm tesisi için rezervasyon yapılabilen nokta, yer ve merkezlerin bütünü.

Rıhtım
ing: pier, fra: quai alm: Pier, m
bir nehir veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme veya yükleme-boşaltma yapabileceği yer.

ring tur
ing: circular tour, fra: circuit alm: Rundreise, f
aynı yerde başlayıp aynı yerde biten tur.

Riviyera
ing: riviera, fra: riviera alm: Riviera, f
lüks yaşam tarzına uygun kıyı tatil mekânı.

ro-ro taşımacılığı
ing: ro-ro transportation, fra: transport ro-ro alm: Ro-Ro- Verkehr, m
özel gemilerle yapılan uluslararası taşımacılık türü.

Rölöve
ing: surveying, fra: relevé alm: Relevierung, f
bir yapının bütün boyutlarını ölçerek plân, kesit ve görünüşünü yeniden çıkarmak.

Römorkör
ing: tugboat, fra: remorque alm: Schleppboot, n
yedeğinde başka taşıtları götürmeğe yarayan deniz taşıtı.

Rota
ing: route, fra: route alm: Kurs, m
varacağı yere ulaşmak için gemi veya uçakların izledikleri belirli yol.

Rulet
ing: roulette, fra: roulette alm: Roulette, n
hızla dönen bir topun, döner bir tablodaki renk ve sayılarda durması ile kazananı belirten kumar oynama aygıtı.

rüzgâr sörfü
ing: wind surfing, fra: planche à voile alm: Windsurf
yelken donanımı bulunan tek kişi için yapılmış bir araçla, su üzerinde rüzgârın yardımıyla kayma biçimindeki su sporu.

Rehberli tur
Guided tour, hosted tour

Rehbersiz dış ülke gezisi
Foreign independent tour (FIT)
Yabancı bir veya birkaç ülkeye, turistlerin isteklerine göre düzenlenen ve ücreti peşin alman rehbersiz gezi.

Rekreasyon
Recreation
Rekreasyon (Latince recreatic), kelime olarak dinlendirmek, eğlendirmek, canlandırmak gibi anlamlara gelmektedir. Rekrwasyon zorunlu çalışma faaliyetlerinden bağımsız olarak bireyin onarılması ve geliştirilmesi, bireyin zamanını dilediği gibi kullanmakta serbest olması, insanın fiziksel gücünü onarmaya ve ruhsal kapasitesini zenginleştirmeye yönelik faaliyetler; bireyin isteyerek katıldığı tüm faaliyetler, zorunlu faaliyetlere karşıt olarak özgürce seçilen faaliyetler. Fiziksel ve sosyal çevrenin değişmesi. İnsanın boş zamanlarında yaptığı faaliyet olarak tanımlanabilir.

Genel rekreasyon faaliyetleri:
Kısa dinlenmeler; pilaj, kış sporu gibi.
Hafta sonu gezileri.
Turizm diye sınıflandırılabilir. Organize rekreasyon faaliyetleri:
Artistik (edebiyet, sinema, tiyatro, müzik, sergi vb.) Entellektüle ( Konferanslar, radyo-tv, vb.)
Sosyal (Aile, fuar, kongre, toplantı vb.)
Pratik uğraş (Bahçecilik, elişleri vb.)
Fiziki (Spor, av, yürüyüş, vb.)

Rekreasyon işletmeleri
Recreation esteblashments
Rekreasyon işletmeleri kişilerin boş zamanlarını değerlendirmek, aynı zamanda eğlence, dinlence ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla katıldıkları doğal, sportif, kültürel ve eğlenceye yönelik etkinlikleri sunan işletmelerdir.

Rep.
Temsilci, representative

Resepsiyon
Front desk

Rezervasyon
Reservation

Rezervasyon bölümü
Reservation department
Müşteri tesise gelmeden önce ilk iletişm kurulan bölümdür. Rezervasyonun alınması, dosyalanması, rezervasyon tablolarına yerleştirilmesi, maksimum doluluk oranının sağlanması vb. işler

ROH
Run of the house
Konaklama tesisinin elinde kalan ve kategorisi belli olmayan odanın ayrılması (rezervasyonu)

RTW
Round the World.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:52 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
S , Ş

Sabit maliyet
Fix cost (FC)

Scanion Planı
Scanion's Plan
Turizm sektöründe sıkça kullanılan bir yönetim felsefesi ve aynı zamanda bir tür örgüt kuramıdır. Scanion Planı, kişilerin kendilerini ifade etme gereksinimlerinin olduğu varsayımına dayanarak bu ifade güdüsünün işin yorumunda gerçekleşebileceği savıdır. Bu felsefeyi izleyen kuram ise "Bir örgütün bütün bireyleri o örgütün faaliyetlerine tam anlamıyla katılabilirlerse katkıları oranında ödüllendirlmelidir," şeklinde ifade edilebilir. Scanion Planı'nın uygulanması işletmelerin örgüt yapısına göre değişiklikler arz eder, ancak tüm uygulamalarda üç ana ilkeden hareket edilir:
Katılma sistemi.
Eşitlik sistemi.
Özdeşlik sistemi.

Seçimlik, isteğe ve onaya bağlı, opsiyonlu
Optional

Serbest zaman
Leisur
Kişilerin iş dışındaki zamanı. Kişinin dinlenme ve eğlenmeye ayırdığı boş zaman. Gün içindeki serbest zaman, hafta içindeki serbest günler, ay içindeki serbset hafta, yıl içindeki serbest ay, yedi yılda bir alınabilen serbest bir yıl (Sabbatical Year) olarak tanımlanabilir.

Seyahat acentası
Travel agency
Seyahat acentaları, kâr amacıyla turistlere turizmle ilgili tüm hizmetleri sunan, tur operatörlerinin ya da kendilerinin doğrudan meydana getirdikleri paket turları satan ve bunları satın alan turistlere gittikleri yerler hakkında bilgi sunan aracı kuruluşlardır.

Seyahat çeki.
Traveller cheuque

Seyahat danışma el kitabı
Travel informatin manuel
Çok geniş ve kapsamlı bir belgedir. İçindeki bilgiler günü gününe takip edilir. Aylık olan bu yayın dünyadaki 200 ülke hakkında bilgiler verir. Yolcular için gerekli belgeler, sağlık, gümrük kanunları ve döviz konusunda gerekli açıklamalar da vardır.

Seyahat işletmeleri
Üretici ile tüketici arasında ilişki kuran, hizmeti oluşturan, hizmeti sunan, pazarlayan ve satan veya bu tür işlemler için aracı olan kuruluşlara seyahat işletmeleri adı verilir. Seyahat işletmeleri turistik ürünü oluşturan ve/veya dağıtımını yapan, belirli örgütsel yapıları olan ticari kuruluşlardır. Seyahat işletmeleri aracı olacağı gibi hizmetleri oluşturarak bir bütün olarak da sunabilir. Örneğin bir uçak biletinin acenta tarafından kesilmesi aracılıktır. Konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme gibi hizmetlerin bir araya getirilerek tur paketi olarak sunulması ise hizmetin bir bütün halinde sunulmasıdır.

Seyahat kontratı
(Bkz. Seyahat sözleşmesi)

Seyahat sözleşmesi Seyahat kontratı
Seyahat kontratı (anlaşması) seyahat eden kişi (turist) ile seyahat boyunca gerekli hizmetleri sağlayacak ulaştırma, konaklama, yiyecek-içecek işletmeleri arasında yapılan sözleşme demektir. Bu kontrat müşteri ile tur-seyahat düzenleyicisi arasında olmasına rağmen bir çok kontratı da kendi etrafında toplar. Uluslararası bir özellik arzedecek ve uygulanabilecek bir seyahat kontratı örneği henüz yapılmamıştır. Seyahat kontratları çoğunlukla yurtdışı gezi veya paket turlar için hazırlanır ve iki bölümden oluşur:
Genel satış koşulları
İstisnai haller.

SİMO Şeması
SIMO Chart
Simo kelimesi İngilizce'deki "simultaneous movement cycles (simultane hareket devresi)" tanımının baş harflerinden oluşmuştur. Ellerin ayakların, başın veya vücudun başka unsurlarının hareketlerinin kayda alınmasıdır. Genellikle sağ ve sol elin hareketlerini göstermek için çizilir. SİMO şemasının en önemli fonksiyonu etkin olmayan hareket modellerinin, boş zamanın, ziyan edilen hareketin saptanmasına yardımcı olmasıdır. Turizm sektöründe, özellikle iş akım planlamasında kullanılan bir tekniktir.

SİT
Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup yaşadıkları devirleri sosyal, ekonomik mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi olayların cereyan ettiği yerler ve tesbiti yapılmış tabiat güzellikleri ile korunması gerekli alanlardır.

SOF
Service order form

Son onay tarihi
Option date

Son dakika satışları
Last minute sales
Otelde oda veya yatak, uçakta koltuk olarak önceden rezervasyon olmadan son gün yapılan satışlar.

Sosyal alt yapı
Social infrastructure
Sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacıyla yapılması gereken eğitim, sağlık, din, kültür v.b. yapılar ile park, çocuk bahçeleri ve yeşil alanların genel ismidir.

Sosyal turizm, kitle turizmi
Social tourism
Sosyal turizm satın alma gücü az veya sınırlı olan halk gruplarının özel bazı önlem ve teşviklerle turizm olayına girmesidir. Başka bir deyişle sosyal turizm gelir düzeyi düşük, satın alma gücü zayıf halk gruplarıın turizm faaliyetlerinen yararlanabilmesi için yapılan çalışmaların toplamıdır.

Stand by fare
Yolcunun uçakta boş yer kaldığı takdirde binebileceğini bildiren indirimli tarife

Standart fiyat
Standart price
Herkese uygulanan fiyat

STO
Speciality Tour Operaot
Özelliği olan turları düzenleyen tur operatörü.

Sunlust: Güneşci, tatilci



Su sporları
Water sports

Sürdürülebilir turizm
Sustainable tourism
Çevre ile sıkı bağlantısını göz ardı etmeyen, varlığı için gerekli unsurları tehdit etmeksizin işlev gören; hem şimdiki, hem de gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılayabilmeyi ön gören turizm endüstrisi.

saat değiştirme
ing: time conversion, fra: conversion de temps alm: Zeitumstellung, f
doğuya veya batıya seyahat edilmesine göre, saat ilâve etme veya çıkarma işleminin taşıt hareket ve rezervasyon saatlerine yansıması.

sabah banliyösü
ing: milk run, fra: service ferroviaire matinal alm: morgendlicher Pendelverkehr, m
çok duraklı, bu nedenle ulaşımda uzun zamanı gerektiren, sabah erken saatlerde görülen tarifeli ulaşım şekli.

sabit fiyat
ing: fixed price, fra: prix fixe alm: Festpreis, m
değişmez fiyat.

sağlık sigortası
ing: health insurance, fra: assurance-maladie alm: Krankenversicherung, f
hastalık dolayısıyla gerekebilecek muayene, tedavi ve bakım giderlerini karşılamaya yönelik sigorta sistemi.

sağlık turizmi
ing: health tourism, fra: tourisme de santé alm: Gesundheitstourismus, m
bir takım hastalıkların iyileştirilmesi için içmeler, kaplıcalar, ılıcalar, deniz, dağlar, mağaralar, sanatoryumlar, prevantoryumlar ve benzerlerinden yararlanmak üzere yapılan seyahatler.

sağlıklı yaşam merkezi
ing: fitness center, fra: centre de mise en forme,m, alm: Fitness-Zentrum, n
kişilere beden hareketleri, doğru ve uygun beslenme yolu ile sağlıklı yaşam alışkanlığı kazandıran merkez.

sahibi tarafından alınmayan eşya
ing: unclaimed luggage office, fra: dépôt des objets non réclamés, , alm: Fundbüro, n
yasalara göre saptanan sürenin bitiminde, yolcunun almadığı eşyasının saklamaya alındığı yer.

Sahil
ing: coast, fra: côte alm: Küste, f
deniz, göl ve nehirlerin kıyısı.

sahil güvenlik
ing: coast guard, fra: garde-côte alm: Küstenschutz, f
kıyılardaki güvenlikten sorumlu idare.

sahil şeridi
ing: coastal band, fra: bande côtiere alm: Küstenstreifen, m
deniz, tabiî ve sunî göl ya da akarsularda kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde, yerin özelliğine ve imar durumuna göre 100 metreye kadar çeşitli derinliklerdeki kara şeridi.

Sakin
ing: inhabitant, fra: habitant alm: Einwohner, m
bir yöre, köy, kasaba, veya şehirde ikamet eden kişi.

sanal gerçeklik
ing: virtual reality, fra: réalité virtuelle alm: virtuelle Wirklichkeit, f
bilgisayar ortamındaki gezi programı ile belirli bir yerde gerçekten seyahat etme duygusunu taşıma.

Sanat
ing: art, fra: art alm: Kunst, f
bir duygunun, tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ya da bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılık.

sanat etkinliği
ing: art activity, fra: activité artistique alm: künstlerische Aktivität , f
sanat çalışması.

satış araçları
ing: sales tools, fra: supports de vente alm: Verkaufsinstrumente, pl
aralarında, müşteriler hakkında özel bilgilerin de bulunduğu satış destekleri.

satış sarayı
ing: hypermarket, fra: grand magasin alm: Kaufhaus, n
çok çeşitli malların satıldığı büyük alış veriş merkezi.

Sauna
ing: sauna, fra: sauna, alm: Sauna
buharlı, özel banyo odası.

Sermaye
ing: capital, fra: capital alm: Kapital, n
bina, tesis, makine, donatım gibi üretimde veya hizmetlerin yürütülmesinde kullanılan değerlerin tümü.

Sertifikasyon
ing: certification, fra: certification alm: Zertifikation, f
onaylama.

sertifikasyon sistemi
ing: certification system, fra: système de certification alm: Zertifikatisierungssystem, n
turizm bağlamında, yatırım ve işletmeler ile diğer faaliyetler için, yapılmış olan sınıflandırma ya da gruplandırma sonucuna göre belge düzenlenmesi ile ilgili işlemlerin bütünü.

Servant
ing: service cart, fra: chariot alm: Servierwagen, m
yiyecek-içecek işletmelerinde, garsonun servis öncesi hazırlıklarına yardımcı olan, yedek servis araç ve gereçlerinin hazır biçimde bulundurulduğu, dolaplı çekmeceli, raflı sabit veya tekerlekli, gezer tezgâh.

Servis
ing: service, fra: service alm: Dienstleistung, f
müşteriye hizmet veren personel faaliyetlerinin tümü.

servis ücreti
ing: service charge, fra: service alm: Trinkgeld, n
otel ve restoranlarda hesaba eklenen personel hizmetinin karşılığı.

ses ve ışık gösterisi
ing: sound and light performance, fra: son et lumière alm: Ton- und Lichtvorstellung, f
söz, müzik ve ışık oyunlarının bir araya gelmesi ile gece yapılan tanıtım gösterisi.

Seyahat
ing: travel, fra: voyage alm: Reise, f
bir noktadan başka bir noktaya yapılan yolculuk.

seyahat acentalığı işletme belgesi
ing: travel agency operation license, fra: licence d'agence de voyage alm: Genehmigung zur Betreibung eine
seyahat acentalarına konularında faaliyet göstermelerini sağlamak üzere T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

seyahat acentası
ing: travel agency, fra: agence de voyages alm: Reisebüro, n
kâr amacıyla turistlere ulaştırma, konaklama, gezi, spor ve eğlence olanakları sağlayan, turizmle ilgili bilgiler veren, bu konuya ilişkin tüm hizmetleri gören, turizm ekonomisine ve genellikle ödemeler dengesine katkıda bulunan ticarî kuruluş.

seyahat acentası sicili
ing: travel agency registry, fra: registre d'agence de voyages alm: Reiseagenturenregister, m
seyahat acentası için, kuruluş işlemleri sonucunda T.C. Turizm Bakanlığı'nca sicil dosyası açılması.

seyahat kararı
ing: travel decision, fra: décision de voyage alm: Reiseentscheidung, f
gelecekte yapılacak seyahatin yerini, zamanını, süresini, ne ile ve nasıl yapılacağını belirleme.

seyahat öncesi enformasyon
ing: pretravel information, fra: renseignements pratiques alm: Informierung vor der Reise, f
turistlerin kendilerini kültürel temasa hazırlamak üzere gereksinim duydukları bilgiler.

seyahat rehberi
ing: travel guide, fra: guide de voyage alm: Reiseführer, m
bir yöredeki veya ülkedeki konaklama olanakları, lokantalar, yollar, ilgi merkezleri, tarihî ve kültürel özellikler hakkında bilgi veren yayın türü.

seyahat ticareti
ing: travel trade, fra: commerce de voyage alm: tourismusbedingter Handel, m
turizm endüstrisinde yaratılan ürünlerin kazanç amacıyla alım-satımı.

seyahat ticareti kuruluşu
ing: tourist trade entity, fra: entreprise de commerce de voyag, alm: touristische Handelsorganisatio
turizm ürününün kâr amacıyla alım-satımını yapan kuruluş.

seyahat yazarı
ing: travel writer, fra: journaliste de voyage alm: Reiseschriftsteller, m
yayın organlarında, basın mensubu, müstakil yazar veya sektör temsilcisi sıfatıyla turizm ve seyahat alanında yazı yazan gazeteci.

seyahate direnç faktörleri
ing: travel resistant factors, fra: facteurs de résistance au voyag, alm: negative Reisefaktoren, pl
ulaşma güçlüğü, yüksek maliyet, politik istikrarsızlık gibi seyahatten caydırıcı faktörler.

sezon dışı
ing: off-season, fra: hors-saison, alm: tote Saison, f
turist akımı açısından, konaklama ve ulaşım araçları fiyatlarında zorunlu indirimlere gidilen devre.

sınır çıkışlı turizm
ing: outbound tourism, fra: tourisme émetteur alm: grenzüberschreitender Tourismus
yabancı ülkelere çıkış içeren turizm türü.

sıvı kaybı
ing: dehydration, fra: déshydratation, f, alm: Flüssigkeitsverlust, m
vücudun su kaybının bir şekilde giderilemediği hali ifade eden tıbbî terim.

Slogan
ing: slogan, fra: slogan alm: Slogan, m
kısa ve çarpıcı propaganda sözü.

sondaj ve kazı
ing: sounding and excavating, fra: fouille archéologique alm: Sondierung und Ausgrabung, f
taşınır ve taşınmaz eski eserlerin tespiti ve bilimsel yöntemlerle yüzeye çıkarılması için arkeolojik ve tarihî alanlarda yapılan çalışmalar.

Sörf
ing: surfing, fra: surf alm: surfen
yelkenli ya da yelkensiz, tek kişi için yapılmış bir kayma aracıyla su üzerinde herhangi bir araç tarafından çekilmeksizin kayma biçimindeki deniz sporu.

sorumlu müdür
ing: director in charge, fra: directeur alm: zuständiger Direktor, m
seyahat acentasının işlemlerinden sorumluluk taşıyan en üst yönetici.

sorun çözmeli pazarlama
ing: problem solving marketing, fra: marketing par analyse de situat, alm: Problemlösende Vermarktung, f
pazarlamada, tüketici sorununun masaya yatırılarak uygun çözüm bulma yöntemi.

sosyal fon
ing: social fund, fra: fonds social alm: Sozialfonds, m
ücretli olarak çalışanlar ya da dar gelirliler için belirli sosyal amaçlarla ayrılan tahsisat.

sosyal ikilem
ing: social dualism, fra: dualisme social alm: sozialer Dualismus, m
geleneksel davranış biçimi ile endüstrileşmeye bağlı toplum davranışının yanyana görülmesi, turizm bağlamında sorun yaratan hal.

sosyal mesafe
ing: social distance, fra: distance sociale alm: sozialer Abstand, m
sosyal konum ve deneyimler açısından kişi veya gruplar arasındaki farklılık.

sosyal sınıf
ing: social class, fra: classe sociale alm: Sozialstufe, f
bir toplumda yaşama biçimleri, psikolojik davranışları, fonksiyonları farklı insanların oluşturduğu ve birinden diğerine geçiş olanağı bulunan grup.

sosyal turizm
ing: social tourism, fra: tourisme social alm: Sozialtourismus, m
orta gelirli kişilerin, sağlanan bazı özel olanaklarla yaptıkları turistik amaçlı gezi türü.

sosyo-ekonomik gelişme düzeyi
ing: socio-economic development leve, fra: niveau de développement socio-é, alm: sozial- ökonomische Entwicklung
sosyal, ekonomik ve toplumsal kalkınma düzeyi.

sosyo-kültürel turizm değerleri
ing: socio-cultural tourism assets, fra: ressources socio-culturelles de, alm: touristisch bedeutende sozio- k
toplum kültürü ile ilgili olup turizm açısından önem taşıyan olay, davranış, gelenek, özellik gibi değerler bütünü.

sosyo-psikolojik seyahat dürtüsü
ing: socio-psychologic travel motive, fra: motivations socio-psychologique, alm: sozio-psychologische Reisemotiv
modern çevreden uzaklaşmak, kendini dinleme, prestij, gerginlikten kurtulma, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi gibi ekseriya gizli tutulan toplumsal ve psikolojik seyahat dürtüleri.

Speleoterapi
ing: speleotherapy, fra: spéléothérapie alm: Speläotherapie, f
mağara ortamından yararlanmak suretiyle yapılan tedavi türü.

Spesiyal
ing: special, fra: spécial, alm: spezial
özel, kendine özgü.

Spesiyalite
ing: speciality, fra: spécialité alm: Spezialität, f
lokantalardaki özel yemek.

spor turizmi
ing: sports tourism, fra: tourisme sportif alm: Sporttourismus, m
spor amacıyla yapılan yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

Sportif Turizm Kurulu
ing: Council of Sports Tourism, fra: Conseil du Tourisme Sportif alm: Touristischer Sportrat, m
turizm amaçlı sportif faaliyette bulunmak isteyenlerin taleplerini incelemek, yeterlik belgesi düzenlemek ve etkinliklerin denetimini yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığınca, gerek görülen yerlerde kurulan komisyon.

Stüdyo
ing: studio, fra: studio alm: Studio, n
yataksız, ancak yatmaya elverişli divanları bulunan otel veya motel odası.

su altı sporu
ing: underwater sports, fra: sport sous-marin alm: Unterwassersport, m
dalgıçlık, balık adamlık gibi su altı alemi ile ilgili spor.

su karnavalı
ing: regatta, fra: régate alm: Regatta, f
sandal veya yelkenli gemi yarışı.

su kayağı
ing: aquaplane, fra: ski nautique alm: Wellenreiten, n
deniz sürat motorlarının arkasına takılarak tahta bir aygıt üstünde yapılan su sporu.

Suare
ing: soiree, fra: soirée alm: Abendgesellschaft, f
gece toplantısı.

sub standartlar
ing: substandarts, fra: réglement intérieur alm: Substandards, pl
bir işletmede, bir ürünü, çalışma yöntemini, üretilecek miktarı veya bütçenin para miktarını vb. belirtmek için konulmuş ikincil öncelikli kurallar.

Suit
ing: suite, fra: suite alm: Suite, f
birbirine açılan odalardan oluşan otel dairesi.

suit oturma salonu
ing: parlor, fra: salon de suite alm: Wohnschlafzimmer einer Suite, n
suitlerde normal olarak oturma odası olarak kullanılıp, gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen salon.

sulak alan
ing: marshy land, fra: marais alm: Sumpfgebiet, n
derinliği 6 metreyi geçmeyen, genelde sazlık bitkilerin hakim olduğu, önemli biyolojik yaşam alanlarına ve kuş zenginliklerine sahip olan eko sistem alanı.

Sunucu
ing: master of ceremonies, fra: maitre de cérémonie alm: Moderator, m
toplantı, kongre, konferans, seminer, gece, hafta, şenlik gibi etkinliklerde programı ziyaretçilere açıklayan kişi.

Şehir gezisi
City sightseeing tour (CSST).

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:52 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
T

tabiat anıtı
ing: natural monument, fra: monument naturel alm: Naturdenkmaltabiatın ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip, millî park esasları dahilinde korunan tabiat parçası.

Tabiat koruma bölgesi
ing: natural conservation area, fra: réserve naturelle alm: Naturschutzgebiet, n
Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı belirli yöreleri korumak, doğal güzellikleri ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini güvence altına almak amacıyla ilan edilen bölgelerdir.

Tabiat koruma alanı
(Bkz. Tabiatı koruma bölgesi)

tabiat parkı
ing: natural park, fra: parc naturel alm: Naturpark, m
bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçası.

tabiat varlığı
ing: natural assets, fra: patrimoine naturel alm: Bodenschätze, pl
jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihî devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerler.

tahlisiye simidi
ing: life buoy, fra: bouée de sauvetage alm: Rettungsring, m
kazaya uğrayan gemi yolcularının ve gemi adamlarının, denizde kullandıkları halka biçiminde cankurtaran aracı.

Tanrı misafiri
ing: unexpected guest of God, fra: hébérge au nom de Dieu alm: von Gott gesandter Besucher, m
çağrılmadan gece yatısına gelen konuk.

tatil destinasyonu
ing: holiday destination, fra: destination de vacances alm: Urlaubsziel, n
tatil için seçilen yer.

tatil eğilim anketi
ing: vacation tendency survey, fra: enquétes, alm: Umfrage zu Urlaubsgewohnheiten,
turizmde, hizmet sunucuların kararlarını etkileyecek, tüketici davranışlarının saptanmasına imkân veren bilimsel araştırma.

tatil günü ziyaretçisi
ing: leisure day visitor, fra: visiteurs alm: Feiertagsbesucher, m
konulu park vb. eğlence amaçlı yerleri, sadece haftanın tatil günlerinden birinde ziyaret eden.

tatil köyü
ing: holiday village, fra: village de vacances alm: Feriendorf, n
doğal güzellikler içinde veya ören yerlerinin yakınında kurulu, konaklama yanında çeşitli spor, eğlence ve satış hizmetlerinin de sağlandığı, dağınık yerleşme düzenindeki en fazla üç katlı yapılardan oluşan tesis.

tatil yeri
ing: resort, fra: villégiature, f, alm: Erholungsort, m
ziyaretçilere çeşitli hizmetin, eğlence, konaklama ve kullanım imkânlarının sunulduğu coğrafî alan.

Tatilci
ing: holiday maker, fra: vacancier alm: Urlauber, m
genellikle evinden uzakta bir yerde tatilde olan kişi.

Tatlı
ing: dessert, fra: dessert alm: Nachtisch, m
yemek sonrası verilen meyve ya da tatlı.

tatlı büfesi
ing: dessert buffet, fra: buffet dessert alm: Nachtischbüffet, n
pasta, tatlı ya da meyve ikramı yapılan büfe.

Taverna
ing: tavern, fra: taverne alm: Kneipe, f
meyhane, çalgılı kulüp.

Tazmin
ing: compensation, fra: compensation alm: Entschädigung, f
para ya da eş değer karşılığı ile bir hizmet ya da eşya zararını ödeme.

tedavi havuzu
ing: cure pool, fra: piscine de cure alm: Kurbecken, n
yalnız tedavi amaçlı termal su kullanılan havuz.

Tehir
ing: delay, fra: retard alm: Verspätung, f
ulaşım araçlarının önceden ilân edilen zamanda kalkmaması ya da gelmemesi, gecikme.

tek aşamalı dağıtım sistemi
ing: one-stage distribution system, fra: système de distribution directe, alm: einstufiges Vertriebssystem, n
yolcunun havayolu şirketinden bilet satın alması gibi, mal veya hizmetin sunucudan tüketiciye doğrudan ulaştığı dağıtım sistemi.

tek düzey satış örgütlenmesi
ing: single-level sales organization, fra: vente a niveau unique, alm: Verkaufsorganisation auf einer
mal ve hizmet sunucunun tüketiciye, hiyerarşik bir karar mekanizmasına gerek kalmadan ulaşabildiği satış organizasyonu.

tek kişilik
ing: single, fra: personne seule, alm: Einzelzimmer, n
bir konaklama tesisi, vapur veya trende tek kişilik oda, kamara veya kompartman.

tek yolcu bileti
ing: single passenger ticket, fra: billet simple alm: einfache Fahrkarte, f
bir yolcu için geçerli bilet.

tek yönlü seyahat
ing: one way trip, fra: aller simple alm: Hinreise, f
satın alındığı sırada, dönüş şekli belirlenmemiş, genellikle ticarî taşıt gidiş bileti ile yapılan seyahat.

teknolojik boyut
ing: technologic dimension, fra: dimension technologique alm: technische Dimension, f
bir konunun, örneğin turizm hizmetlerinin, teknik yenilikler yönü ile ele alınması.

tele pazarlama
ing: telemarketing, fra: télémarketing alm: Tele- Vermarktung, f
satıcının telefonla pazarlama yapması.

Teleferik
ing: teleferic, fra: téléphérique alm: Schwebebahn, f
değişik yükseklikteki iki noktayı, gidip-gelen kabinleriyle bağlayan motorlu tesis.

Telekabin
ing: telecabin, fra: télécabine alm: Kabinenlift, m
taşıyıcı ve çekici bir kablo üzerinde değişik sayıda ve kapalı kabinlerden oluşan, iki ilâ dört kişilik kapasitede, mekanik yukarı çıkarma cihazı.

Telekomünikasyon
ing: telecommunication, fra: télécommunication alm: Telekommunikation, f
haber, yazı, resim, sembol veya her çeşit bilginin tel, radyo, optik ve başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, bunların yayımı veya alınması.

Telekonferans
ing: teleconference, fra: téléconférence alm: Telekonferenz, f
telefon ile uzak merkezlerden konuşmacıları konferans yerine bağlayarak gerçekleştirilen görüşme.

Telerehber
ing: automatic guide, fra: guide enrégistré alm: automatischer Reiseführer, m
önceden kayda alınan bilginin, cihaz aracılığı ile ilgiliye sunulma şekli.

Telesiyej
ing: chair lift, fra: télésiège alm: Sessellift, m
kayakçıları ve turistleri taşıyıcı ve çekici uzun bir kablo yardımıyla oturma yerlerinde taşıyan bir tür mekanik cihaz.

Teleski
ing: teleski, fra: téléski alm: Skilift, m
kişileri, tutunmalı veya oturmalı bir şekilde, taşıyan kablolu motorize sistem.

Teletreno
ing: telesledge, fra: télétraîneau alm: Schlittenaufzug, m
15-20 kişi kapasiteli, toprak düzeyinde gidiş-geliş kablosuna bağlı, insanları karlı bir yamaçtan yukarı doğru belirli bir noktaya çıkarmaya ya da aşağı indirmeye yarayan, kızak.

Teras
ing: terrace, fra: terrasse alm: Terrasse, f
açık havada dinlenmek, yemek yemek veya kahvaltı yapmak için kullanılan yer.

Tercüman
ing: translator, fra: interprète alm: Übersetzer, m
otel, tur operatörü veya benzeri işletmeler tarafından, müşterilerin dil sorunlarını çözmek için görevlendirilen bir kaç dil bilen kişi.

termal havuz
ing: thermal pool, fra: piscine thérmale alm: Thermalbecken, n
serbest tedavi veya dinlenme ve eğlenme amacıyla termal suyun kullanıldığı havuz.

Teşebbüs
ing: enterprise, fra: entreprise alm: Unternehmen, n
mal ve hizmet üretimi için kurulan işletme, firma, şirket.

Teşhir
ing: exhibiting, exposition, fra: exposition alm: Ausstellung, f
sergileme.

teyidi yapılmış bilet
ing: confirmed ticket, fra: billet confirmé alm: bestätigte Fahrkarte, f
üzerinde 'O.K.' yazılı olan ve tekrar tasdik ettirilmesine gerek olmayan bilet.

teyit etmek
ing: confirm, fra: confirmation alm: bestätigen
rezervasyon yapıldığını doğrulama.

teyitli rezervasyon
ing: confirmed reservation, fra: réservation confirmée alm: Reservierungsbestätigung, f
bir konaklama tesisi veya ulaştırma aracı tarafından yapılan bir rezervasyona sadık kalınacağının ifadesi.

throw away
ing: throw away, fra: consommation partielle alm: teilweise Nutzung, f
bir tur paketinin kullanılan kısmının ödenmesi, bir kısmının kullanılmaması.

ticarî reklâmcılık
ing: professional advertising, fra: publicité commerciale alm: Handelswerbung, f
kâr sağlama amacıyla yapılan reklâmcılık etkinlikleri.

Tilt
ing: tilt, fra: tilt alm: Tilt, m
elektrikli bir makinede, madenî bir topun çeşitli engellere çarpmasıyla puan kazanma esasına dayanan, zaman zaman da kendi kendine elektrik devresini kapatarak oyuna son veren kumar cihazı.

Tirbuşon
ing: corkscrew, fra: tire-bouchon alm: Korkenzieher, m
genellikle mantardan yapılan tıpaları çekmeye yarayan burgu.

toplam maliyet
ing: total cost, fra: coût total alm: Gesamtkosten, pl
bir malın çeşitli üretim ve dağıtım dönemlerinde, o döneme kadar yapılmış olan harcamaların tümü.

toplam seyahat süresi
ing: total travel time, fra: durée de voyage alm: Reisezeit, f
yolda geçen mola süreleri dahil, bir noktadan diğer bir noktaya ulaşmak için geçen tüm zaman.

Toplantı
ing: meeting, fra: réunion alm: Versammlung, f
çeşitli amaçlarla karşılıklı fikir alış verişinde bulunmak üzere kişilerin bir araya gelmesi.

toplantı oteli
ing: convention hotel, fra: hôtel avec la salle de congrès,, alm: Tagungshotel, n
genellikle büyük merkezlerde ve havalimanları yakınında toplantı düzenlenmesine uygun konaklama tesisi.

toplantı plânlayıcısı
ing: meeting planner, fra: organisateur de congrès, m, alm: Tagungsorganisator, m
özellikle yer değiştirme gerektiren toplantı organizasyonunda çeşitli sorumluluklar üstlenen görevli.

toplu gösteri
ing: serial show, fra: représentations cinématographiq, alm: programmierte Aufführungen der
bir sanatçıya ya da film yönetmenine ait eserlerin bir mekânda, belli bir zaman dilimi içinde, programlı olarak topluca gösterimi.

toplu işlem
ing: bulk clearance, fra: dédouanement collectif alm: Gruppenabfertigung, f
yolculukta, belli bir gruba ait giriş işlemlerinin topluca yapılması.

Trafik
ing: traffic, fra: trafic alm: Verkehr, m
bir yerden başka yere hareket eden mallar, yolcular veya bunları taşıyan araçlar.

trafik polisi
ing: traffic police, fra: agent de circulation alm: Verkehrspolizei, f
ulaşım yollarını ve araçlarını denetleyen görevli.

trafik şeridi
ing: lane, fra: lignes de trafic alm: Fahrspur, f
taşıtların bir dizi halinde, güvenle seyredebilmeleri için yolun işaretle ayrılmış bölümü.

trafik tıkanıklığı
ing: traffic jam, fra: embouteillage alm: Verkehrsstau, f
şehrin belirli kesimlerinde, belirli saatlerde trafiğin işleyemez hale gelmesi.

train ferry
ing: train ferry, fra: transbordeur de train alm: Eisenbahnfähre, f
yolcuların vagonlardan çıkmasına lüzum kalmaksızın trenleri bir limandan başka bir limana taşımak için raylarla donatılmış vapur.

Tramvay
ing: tramcar, fra: tramway alm: Straßenbahn, f
yol üzerinde çıkıntı yapmayacak biçimde döşenmiş özel raylarda hareket eden yolcu taşıtı.

Transfer
ing: transfer, fra: transfer alm: Transfer, m
yolcuları, limanlardan, gar veya oto istasyonundan bir konaklama tesisine ya da tersine konaklama tesisinden istasyonlara taşıma hizmetlerinin tümü.

transfer memuru
ing: transfer officer, fra: agent de transfer alm: Transferangestellter, m
bir seyahat acentasında çalışan ve yolcuların otele getirilmesi, eşyalarının kaydı ile görevli personel.

Transit
ing: transit, fra: correspondance alm: Transit, m
yolcunun, bir ülke veya şehirden, beklemeksizin ya da kısa bir süre içinde, uçak, vapur, tren veya otokar değiştirmek suretiyle geçişi.

transit geçiş
ing: transit pass, fra: transit, m, alm: Transitverkehr, m
bir yerden veya bir ülkeden durmadan, beklemeden yolcu ya da malların geçiş yapması.

transit salonu
ing: transit passenger lounge, fra: salle de transit alm: Transitsaal, m
hava limanlarında, transit yolcuların bekleme ve dinlenmelerini temin amacıyla ayrılmış salon.

transit yolcu
ing: transit passenger, fra: passager en transit alm: Transitreisender, m
hedeflenen yere ulaşmadan önce, belli bir programa göre yapılan seyahat sırasında, bir veya daha fazla mola veren, bu molalarda uçağından ayrılan veya uçak değiştiren kişi.

Traverten
ing: travertine, fra: travertin alm: Travertin, m
kaynak sularındaki kireç birikiminden doğan sünger görünümlü kalker tortu, pamuktaş.

Tren
ing: train, fra: train alm: Zug, m
katarlara bağlı bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi.

tren istasyonu
ing: railway station, fra: gare, f, alm: Bahnhof, m
trenlerin gidiş ve geliş yolunda, önceden belirlenmiş durma noktası.

Trimaran
ing: trimaran, fra: trimaran alm: Trimaran, m
üç gövde üzerine oturtulmuş tekne.

Triptik
ing: triptyque, fra: triptyque alm: Triptique, n
içinde sürücünün adı, adresi ve arabasının özelliklerinin yer aldığı, geçerlilik süresi üç ay ile bir yıl arasında değişen belge.

Tur
ing: tour, fra: circuit alm: Tour, f
başladığı noktada bitebilen, bir programa bağlı olara k yapılan ve bu programda öngörülen hizmetleri kapsayan seyahat organizasyonu.< r>
tur bilgi formu
ing: tour information sheet, fra: information sur le circuit alm: Informationsformular, n
turun ve rehberin adının, rehberin kaldığı odanın, grubun sayısının, günlere göre kahvaltı, öğle ve akşam yeme klerinin belirtildiği form.

tur düzenleme
ing: tour organization, fra: organisation des circuits, f, alm: Tourenorganisation, f
ülke içine vey a dışına, gecelemeli veya gecelemesiz olarak gezi, spor, eğlence, dinî, sağlık, eğitim, kültürel, bilimsel ve meslekî inceleme, teşvik veya destek amaçlı seyahat ve bunun içinde yer alan hizmetlerin organizasyonu.

tur güzergâhı
ing: tour route, fra: itinéraire alm: Tourenroute, f
turda, geçilen yol boyu ve üzerinde bulunan gezilecek yerlerin tümü.

tur kataloğu
ing: tour catalogue, fra: catalogue des produits alm: Tourenkatalog, m
tur düzenleyicilerinin satış için, turlarının tarihi, süresi, programı ve fiyatı gibi detayları belirttikleri ve büyük miktarlar halinde bastırarak dağıttıkları kapsamlı yayın türü.

tur kuponu
ing: tour coupon, fra: coupon de voyages alm: Reisebon, m
turda sunulan hizmetlere karşılık geçerli belge.

tur lideri
ing: tour leader, fra: courrier alm: Reiseleiter, m
turistik gezilerde, çeşitli yönetim sorumlulukları olan görevli.

tur operatörü
ing: tour operator, fra: tour opérateur alm: Reiseveranstalter, m
bir seyahat programını taşıt, konaklama, yeme-içme, eğlence, rehberlik, şehir turları dahil olmak üzere tek fiyat üzerinden hazırlayan ve perakendeci seyahat acentaları ya da tarifeli hava yolu şirketleri kanalı ile pazarlayan kişi veya kuruluş.

tur refakatçisi
ing: escort, fra: accompagnateur alm: Reisebegleiter, m
turistlere, bütün seyahat boyunca refakat etmek üzere görevlendirilmiş kişi.

tur toptancısı
ing: tour wholesaler, fra: grossiste de circuit alm: Tourenveranstalter, m
konaklama ve gezi sunuculardan hizmet toplayarak pazarlayan kişi veya şirket.

turing kulübü
ing: touring club, fra: club touring alm: Touringclub, m
turizmi geliştirme ve uluslararası otomobil haklarından yararlanma amacıyla kurulan kulüp.

turist eğilim araştırması
ing: tourist tendency research, fra: étude des tendances des visiteu, alm: touristische Meinungsumfrage, f
turist gönderen ülke ya da yörede yaşayan insanların yapacakları seyahatin türü ve hedef alacağı destinasyonu belirlemeye yönelik, daha çok anket tarzı yoklamaya dayanan araştırma.

turist gönderen ülke
ing: tourist originating country, fra: pays émetteur alm: Ursprungsland der Touristen, n
bir ülke ya da yöreye gelen turistlerin devamlı olarak yaşadığı ülke.

turist kabul eden ülke
ing: tourist accepting country, fra: pays récepteur alm: Aufnahmeland der Touristen, n
turistin gittiği ülke.

turist profili
ing: tourist profile, fra: profile touriste alm: Touristenprofil, n
turistin sosyo-ekonomik konumu ve davranış özelliklerinin ifadesi.

Turist Rehberleri Birliği (TUREB)
ing: Union of Tourist Guides, fra: Union des Guides Touristiques, , alm: Fremdenführerverband, m
İstanbul Profesyonel Rehberi Esnaf Odası, İzmir Turist Rehberleri Odası ile Ankara ve Kapadokya Profesyonel Turist Rehberi Derneklerini tek çatı altında temsil etmek üzere 1998 yılında kurulan meslekî birlik.

turistik depliyan
ing: travel folder, fra: dépliant touristique alm: Reisefaltplan, m
bir ülke, bölge, kent veya bir otel, acenta gibi işletmelerin tanıtımını yapan, resimli ve birkaç sayfa halinde katlanmış basılı yayın.

turistik gezi
ing: tourist travel, fra: voyage touristique alm: touristische Reise, f
ticarî amaç dışındaki gezi.

turistik harita
ing: tourist map, fra: carte touristique alm: touristische Karte, f
turistik cazibe merkezleri, tarihî, doğal ve arkeolojik zenginlikleri, topoğrafik işaret ve resimlerle gösteren plân.

turistik talep
ing: tourist demand, fra: demande touristique alm: touristische Nachfrage, f
bir kimsenin turistik amaçlı hizmet ya da mal satın almak için duyduğu ve yeterli satın alma gücü ile desteklediği arzusu.

turistik tren
ing: cruise train, fra: train en croisière alm: Vergnügungszug, m
bir turistik programa göre bazı demiryolları idareleri tarafından sefere konulan, yurtiçi ve yurtdışına sefer yapan özel tren.

turizm amaçlı sportif faaliyet
ing: tourism intended sports activit, fra: activité sportive à but tourist, alm: sportliche Aktivität im Tourism
herhangi bir spor disiplininin veya birden fazla spor dalının kurallarının tamamen veya kısmen uygulandığı turizm etkinliği.

turizm ana plânı
ing: tourism master plan, fra: plan directeur de tourisme alm: touristischer Masterplan, m
turizm kalkınmasının, insan kaynakları, çevresel, sosyal ve kültürel etkileri gibi ayrıntılı gelişme boyutlarını da ele alan stratejik plân.

turizm arzı
ing: tourism supply, fra: offre de tourisme alm: touristisches Angebot, n
bir ülke ya da yörenin potansiyel turistlerin yararlanmasına sunabileceği her türlü doğal, tarihî, kültürel, arkeolojik değerlerle tesis ve hizmetlerin tümü.

turizm bilinci
ing: tourism consciousness, fra: conscience de tourisme alm: Fremdenverkehrskenntnis, f
turizmin ülke ekonomisine katkıları ve diğer yararları konusunda temel bilgi, temel görüş.

turizm bölgesi
ing: tourism region, fra: région touristique alm: Fremdenverkehrsgebiet, n
Turizmi Teşvik Kanunu'na göre sınırları T.C. Turizm Bakanlığı'nın önerisi ve Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilân edilen bölge.

turizm büyümesi
ing: tourism growth, fra: croissance touristique alm: touristisches Wachstum, n
konaklama imkânı veren yatak sayısındaki veya bir bölgeye gelen ziyaretçi sayısındaki istatistikî artış.

turizm çekim merkezi
ing: tourism attraction center, fra: centre touristique, m, alm: touristischer Anziehungspunkt,
turistler tarafından en fazla tercih edilen turistik merkez.

turizm coğrafyası
ing: tourism geography, fra: géographie du tourisme alm: Tourismusgeographie, f
turizm bakımından önemli bölgeleri bütün detaylarıyla inceleyen, özelliklerini ve gelişmelerini belirleyen bilim dalı.

turizm derneği
yöresel, bölgesel veya ülkesel düzeyde kurularak amacı turistik varlık ve zenginlikleri koruyup değerlendirmek olan, bu konuda amatör ya da uzman kişilerden oluşan kuruluş.
ing: tourism association, fra: association de tourisme alm: Tourismusverband, m

turizm dövizi girdisi
ing: tourism foreign exchange income, fra: rentrées de devises touristique, alm: touristische Deviseneinnahmen,
turizm hizmetleri nedeni ile ülkeye giren yabancı ülke parası.

turizm dürtüsü
ing: tourism motivation, fra: motivation de tourisme alm: touristische Motivierung, f
turistlerin belirli bir hedef dışında, bilinçaltı arzular veya gizli nedenlerle seyahate karar vermesi.

turizm gideri
ing: tourism expenditure, fra: dépenses touristiques alm: Tourismusausgaben, pl
ülke vatandaşlarının yurt dışında bir yılı aşmayan süreli seyahatlerinde yapmış oldukları harcamaların toplamı.

turizm işbirliği anlaşması
ing: tourism cooperation agreement, fra: accord de tourisme alm: Abkommen über Zusammenarbeit im
bir ülkenin bir başka ülke ile turizm alanında işbirliği yapmak üzere imzaladığı uluslararası bağıt.

Turizm İşleri Yüksek Koordinasyon Kurulu
ing: Supreme Coordination Council of, fra: Conseil Supérieur de Coordinati, alm: Hoher Rat zur Koordinierung tou
Turizmi Teşvik Kanunu'nun öngördüğü yönetmelik çıkıncaya kadar turizm bölgeleri, turizm alanları ve turizm merkezlerini belirlemiş olan ve 1982 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'yla ihdas edilen kurul.

turizm işletme belgesi
ing: tourism operation license, fra: licence d'activité touristique,, alm: touristische Betriebsgenehmigun
turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

turizm işletmesi
ing: tourism establishment, fra: entreprise touristique, f, alm: Fremdenverkehrsbetreibung, f
turizm sektörü içinde faaliyet gösteren işletme.

turizm meslek eğitimi
ing: vocational tourism training, fra: formation professionelle de tou, alm: touristische Berufsausbildung,
turizm sektöründe çalışmakta olan ya da çalışacaklara meslekî bilgi ve beceri kazandırma uygulamaları ve süreçlerinin tümü.

turizm meslek kuruluşu
ing: organization of tourism profession fra: organisation professionnelle de, alm: touristische Berufsorganisation
turizm alanındaki firmaların faaliyetlerini geliştirmek ve aralarında dayanışma sağlamak üzere devlet öncülüğünde kurulan, işleyişi yasal kurallara bağlanmış olan örgüt türü.

turizm mevzuatı
ing: tourism legislation, fra: législation du tourisme alm: Tourismusgesetzgebung, f
turizmi ilgilendiren yasa, tüzük, yönetmelik, kararname, tebliğ gibi hukukî metinlerin bütünü.

turizm olanakları
ing: tourism facilities, fra: équipement touristique alm: touristische Anlagen, pl
bir turistik yörede insan gücü ile yaratılan altyapı ve üstyapı tesisleri.

turizm olgusu
ing: tourism fact, fra: phénomène touristique alm: Tourismusfaktor, m
tüm turizm hizmetlerinin dayandığı nedenler veya bu nedenlerin yol açtığı sonuçlar.

turizm patlaması
ing: tourist boom, fra: boom touristique alm: Tourismusboom, m
turizmde bir durgunluğun arkasından talepte meydana gelen büyük ölçekli artış.

turizm pazarı
ing: tourism market, fra: marché de tourisme alm: Tourismusmarkt, m
turizm hizmetlerinin satıcıları ile bunları satın almak isteyenlerin taleplerinin karşılaştığı ve fiyatların oluştuğu ortam.

turizm pazarlaması
ing: tourism marketing, fra: marketing touristique alm: Tourismusvermarktung, f
bir turizm ürününün satışını geliştirmek için yapılan plânlama, fiyatlandırma, tanıtım, dağıtım gibi işlemlerin bütünü.

turizm polisi
ing: tourism police, fra: police de tourisme alm: Tourismuspolizei, f
bir ülkenin güvenlik örgütünde, özellikle turistlerin güvenliğini sağlamak için ayrılmış görevliler.

turizm politikası
ing: tourism policy, fra: politique de tourisme alm: Tourismuspolitik, f
bir ülkede, genel ekonomi politikasına uygun olarak iç ve dış turizmin geliştirilmesi, yönlendirilmesi, turizmin gelir getirici ve istihdam yaratıcı fonksiyonlarından yararlanılması için kamu tarafından alınan önlemlerin belirlendiği yöntem.

turizm potansiyeli
ing: tourism potential, fra: potentielle touristique alm: Tourismuspotential, n
bir ülke ya da yörenin turist çekme yetenekli değerlerinin tümü.

turizm sektörü
ing: tourism sector, fra: secteur touristique alm: Tourismussektor, m
turizm alan ve konularında faaliyet gösteren hizmet dallarının tümü.

Turizm Sektörü Ana Plânı (TUSAP)
ing: Tourism Sector Master Plan, fra: Plan Directeur du Secteur Touri, alm: Masterplan für den Tourismusber
turizm sektöründe uzun vadede ulaşılacak hedefleri ve bunlara ulaşmak için kullanılacak araç ve yöntemleri belirlemek üzere T.C. Turizm Bakanlığınca geliştirilen temel çerçeve, karar destek sistemi.

turizm sezonu
ing: tourism season, fra: saison touristique alm: Tourismussaison, f
yerli ve yabancı turistlerin tarihî ve turistik yerlerdeki seyahatlerinin yoğunluk kazandığı, genellikle ilkbaharda başlayıp sonbaharın sonuna kadar devam eden dönem.

turizm ürünü
ing: tourism product, fra: produit touristique alm: touristisches Produkt, m
turiste sunulan tek veya toplu mal veya hizmet.

turizm yatırım belgesi
ing: tourism investment license, fra: licence d'investissement touris, alm: touristisches Investmentszertif
turizm sektöründe yatırım yapan girişimciye, tesbit edilen yatırım dönemi için T.C. Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

turizmde profesyonellik
ing: professionalism in tourism, fra: professionalisme en tourisme alm: Professionalität im Tourismus,
turizmle bir meslek dalı, uğraş alanı, kazanç getirici bir olgu olarak ilgilenilmesi.

turizmde talep tahmini
ing: tourism demand forecasting, fra: prévision de la demande tourist, alm: Nachfragevermutung, f
turizm talebinde ileri bir dönemde meydana gelebilecek gelişmelerin bilimsel yöntemlerle araştırılması.

turizme engeller
ing: obstacles to tourism, fra: barrières au tourisme alm: touristische Hindernisse, pl
artan zaman ve çoğalan gelire karşılık turizmin gelişmesini güçleştirici coğrafî uzaklık ve hükümetlerin koyduğu yasal güçlük gibi zorlaştırıcı genel faktörler.

Turizmi Geliştirme Fonu
ing: Tourism Development Fund, fra: Fonds de Développement du Touri, alm: Touristischer Entwicklungsfonds
turizm alan, bölge ve merkezlerindeki turizm yatırımlarını kredilerle desteklemek ve dış pazarlama imkânlarının geliştirilmesi için harcama yapmak üzere T.C. Turizm Bakanlığı emrinde, yasa ile kurulmuş fon.

Türk bayraklı yat
ing: Turkish flagged yacht, fra: yacht sous pavillon turc alm: Yacht unter türkischer Flagge,
Türk limanlarından sicil kaydı alan yat.

Türk lokumu
ing: Turkish delight, fra: loukoum alm: Türkischer Honig, m
şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp biçimindeki Türk şekerlemesi.

Türk misafirperverliği
ing: Turkish hospitality, fra: hospitalité turque alm: türkische Gastfreundschaft, f
Türk insanının konukseverliği.

Türk mutfağı
ing: Turkish cuisine, fra: cuisine turque alm: Türkische Küche, f
geleneksel Türk yemeklerinin tümü.

Türkiye Kamp Karavan Derneği
ing: Turkish Association of Camping , fra: Association Turque de Camping, , alm: Türkischer Zelt- und Wohnwagenv
üyeleri arasında dayanışmayı sağlamak ve meslekî sorunlara çözümler getirmek üzere 1966 yılında kurulan dernek.

Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu
ing: Touring and Automobile Club of, fra: Club de Touring et d'Automobile, alm: Türkischer Touring- und Automob
1923 yılında kurulan, Cumhuriyetin ilk yıllarında ülke turizmini yönlendiren, daha sonra ülkeye otomobille seyahat edenlere hizmet veren, özellikle İstanbul'da tarihî eserlerin restorasyonu ve işletilmesinde önemli rol oynayan kurum.

Türkiye Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği
ing: Association of Tourism Writers , fra: Association des Ecrivains et Jo, alm: Verband türkischer Reiseschrift
turizm yazarları ve gazetecileri arasındaki meslekî dayanışmayı sağlamak, sektörde yazar ve gazetecilerin etkinliğini arttırmak, yeni gelişmelerden üyelerini haberdar etmek ve turizmde verimliliği arttırmak için çalışmalarda bulunmak üzere kurulan dernek.

Turnuva
ing: tourney, fra: tournoi alm: Turnier, n
oyuncu veya sporcular arasında sırayla yapılan yarışma dizisi.

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım(TÜYAP
ing: Tüyap Fairs and Exhibitions Org, fra: Tüyap, Organisation des Foires , alm: Tüyap Organisation für Messen u
yurt içinde çok değişik sektör ve iş kollarına ilişkin fuar ve sergiler, yurt dışında ülkemiz ürünlerini tanıtacak fuarlar açmak amacıyla 1979 yılında kurulan işletme.

tüzel kişi
ing: legal entity, corporate body, fra: personne morale alm: juristische Person, f
gerçek kişilerden oluşan, fakat yasaya göre onlardan ayrı ve aynen gerçek kişiler gibi hak ve yükümlülükleri olan kuruluş.

Tali yat limanı
Tali yat limanları, tabii veya yapılmış kapalı bir su alanına sahip olan, uzun süreli kalış ve onarım imkanları yanında Yat Turizmi Yönetmeliği'nde yer alan özelliklere sahip tesisleri ifade eder.

Tamgün şehir gezisi
Full day city sightseeing tour (FDCSST)

Tam pansiyon (TP)
Full board (FB)

Tanıtım ziyareti
Sales call

Tanıtma Gezisi
Familiarization trip (fam. trip)
Tur operatörleri. · seyahat acentaları ve havayolları mensupları için düzenlenmiş ücretsiz veya indirimli tarife ile yapılan ve konuklara bir ülke ya da bölgeyi tanıtmak ve böylece turist akımını artırmayı amaçlayan gezi.

Tarifede belirlenen fiyat
Tariff price

Taşınmaz mallar
(Bkz. Gayrimenkul mallar)

Tatil turu
Sejour tour

Techizat
Equipment

Techizat planlaması
Equipment planning

Tedarikçi
Supplier
Turizm endüstrisinde turizm arzının herhangi bir bölümünü satışa arz eden kişi veya kuruluş. Örneğin otelci, gezi organizatörü vb.

Tek kişilik oda
Single room

Tek kişilik ilave yatak fiyatı
Single supplement price

Tek Merkezli Tur
Belli bir ülkede veya turistik çekim merkezinde belirli bir süre konaklama, dinlenmek, eğlenmek, güneş ve denizin sağladığı imkanlardan yararlanmak amacına yönelik tur.

Teknik alt yapı
Technical infrastructur
Elektrik, havagazı, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon ve her türlü ulaştırma, haberleşme ve arıtma gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık ve kapalı otopark kullanışlarına verilen genel addır

Termal kür (tedavi) merkezi
Thermal cure center

Termal otel
(Bkz.Kaplıca oteli)

Termal tedavi merkezi
Thermal therapy center

Termalizm
Thermalism
Bilinen en eski tedavi yöntemlerinden birisi oalan termalizm, kaplıca, ılıca, içmeler gibi şifalı su kaynaklarının sağlık kurallarına uygun bir biçimde, tedavi aracı olarak kullanılmasıdır.

Teşvik turizmi
(Bkz. Özendirme turizmi)

Teyit
Confirmation

Teyit edilmiş rezervasyon
Confimed reservation
Bir konaklama tesisi veya taşıyıcı tarafından bir rezervasyonun onaylanmasını ifade eder.

TK
Türk Hava Yolları
Turkish Airlines

TP
(Bkz. Tam pansiyon)

TPL
Üçlü
Triple

Trafik konferansı
Traffic conference (TC)
Trafik konferansı IATA kurallarına göre kurulmuş olan ve dünyayı üç bölgeye ayıran havayolu kurumlarını ifade eder.

Transfer fiyatı
Transfer price

Transit yolcu
Yasal olarak ülkeye giriş yapmayan gemi veya uçak personeli ile uğrak yapan, ancak destinasyonu geçtiği ülke olmayan ziyaretçiye transit yolcu denir.

Trf
Transfer


Trprt
Ulaşım
Transport

Trvl
Seyahat
Travel

Tur broşürü
tour brochure

Tur dosyası
Tour shell
Tur tanıtımı için hazırlanmış resimli ve yazısı standart dosya

Tur lideri
Tour leader
Turlarda yolculara refakatçı olarak bulunan yabancı şirketin çalışanı.

Tur operatörü
Tour operator (Tur op.)
Tur operatörü bir seyahat acentasının hukuki statüsüne sahip olarak kurulan ve en ince ayrıntısına kadar programlanmış olarak seyahate çıkıştan geri dönüşe kadar seyahati, konaklmayı, yeme-içmeyi, eğlenceyi, rehberlik hizmetlerini, şehir turlarını da içeren tek ve ucuz bir fiyat üzerinden götürü seyahat hazırlayan ve bu turları doğrudan veya seyahat acentaları aracılığıyla satan kuruluşlardır.

Tur programı
Itinerary

Tur simsarı, tur Brokerı
Tour broker
Tur operatörlerinin satmayı başaramadığı paket turları daha ucuza satan kuruluş.

Turist gönderen bölge
Turist gönderen bölge, seyahatin başladığı ve bitttiği yer olan aktif ya da potansiyel turistlerin sürekli olarak yaşadığı yerleşim yerlerini ifade eder. Turistlerin seyahat öncesi motivasyonları burada oluşmakta, seyahat kararları burada alınmakta ve seyahat planları burada hazırlanmaktadır.

Turist kabul eden bölge
Turistlerin tatil deneyimlerini kazandıkları, bölge halkınca "turist" olarak kabul edildikleri ve giriş yerlerinde istatistiklere "turist " olarak kaydedildikleri bölgeye turist kabul eden bölge adı verilir. Turizm ile ilgili bütün planlama ve çalışmalar bu bölgede edinilen deneyimlerin üzerine inşa edilmektedir.

Turistik
Touristic
Turizm sektöründe sık kullanılan bir kavram olan turistik, kısaca turizmle ilgili bütünleşme olarak ifade edilebilir. Batı dillerinde turistik lüks olmayan, ucuz ve ekonomik, halk tipi işletme demektir. Dilimizde turistik deyimi pahalı, lüks, yüksek nitelikli anlamına gelen bir sıfat olarak kullanılmaktadır. Bir olayın turistik olması doğrudan turizm faaliyetlerini ilgilendirmesi, turistlerin o olay ile ilişkilerinin olması anlamına gelir. Kısaca, turizm faaliyetlerini kapsayan her olay, mal ve hizmetler, tesisler turistik kavramı ile ifade edilebilir.

Turistik fonksiyon oranı
Touristic Function ratio
Turistik fonksiyon oranı herhangi bir ülka veya yörenin (T) zamanında turistlerin emrine sunabileceği toplam konaklama kapasitesi ile o ülke veya yörenin sürekli nüfusu arasındaki ilişkiyi ifade eder.

Turistik fonksiyon oranı Tf (t)
Toplam konaklama potansiyeli (Yatak sayısı) L,
Sürekli nüfus P ile gösterildiğinde
Turistik fonksiyon oranı= Tf(t) = L x 100/P
olur.
Turistik fonksiyom oranı konaklama potansiyeline katkıda bulunacak bir yatırım kararının önemli kriterlerinden biridir. Çünkü, turizm ile demografik koşullar arasında ilişkiyi ortaya koymaktadır.

Turizm
(İng.tourism Fra. tourisme Alm.tourismus)
Asıl ikametgâhı dışındaki başka bir yere eğlence, tatil, kültür, arkadaş ve akraba ziyareti, aktif spor, toplantı, görev, iş, öğrenim, sağlık, transit vb. amaçlarla seyahat etmenin doğurduğu olayların bütünü.

Turizm alanı
Tourism area:
Turizm alanı güçlü çekim unsurlarına, ulaşım olanaklarına, turistik donanıma sahip olan, bu nedenle turistik sayahatlarin hedefi olan, gelirleri çoğunlukla turizm faaliyetlerinden kaynaklanan yerlerdir. Öte yandan Turizm Teşvik Kanunu'nda turizm alanı, "Turizm bölgeleri içinde öncelikle geliştirilmesi öngörülen, mevkii ve sınırları Turizm Bakanlığı'nın önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen doğal veya sosyo-kültürel değerlerin yoğunlaştığı alanlardır." şeklinde ifade edilmiştir.

Turizm arz esnekliği
Turizmde arz esnekliği kavramı arzın fiyat değişmeleri karşısındaki duyarlılığını açıklamak için kullanılmakadır. Başka bir ifadeyle fiyatlar arttıkça arzın kısa sürede bu artışa uyum sağlayıp sağlayamaması anlamına gelmektedir. Örneğin mikro boyutta yeni odaların yapımı, restorana ek masalar sağlanmaı, makro boyutta ise bir turizm bölgesindeki yatak kapasitesinin artırılması gibi.
Öte yandan turizm sektöründe bazı arz kaynakları vardır ki bunların azaltılıp çoğaltılması hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.

Turizmde arz esnekliği katsayısı
Turizm de arz esnekliği katsayısı şu formül yardımıyla hesaplanır:
Es= Arzedilen miktardaki % değişme (Ds)/ Ürün fiyatlarındaki % değişme (Dp)
Turizmde kısa dönem analizlerinde yuakrıdaki eşitlik ile yapılan hesaplamalarda bireysel olarak işletmelerin, dolayısıyla endüstri toplam arzının esnekliği katıdır (inelastik). Başka bir deyişle birim esneklikten(1'den) küçüktür.

Turizm arzı:
Arzedilen miktardaki % değişme (Ds)Turizm arzı, ekonomik olarak belirli bir piyasada, belirli bir fiyata ya da bedelsiz olarak turistik tüketicilere sunulan mal ve hşizmetlerin bütünüdür. Bir başka ifade ile turizm arzı, turistik tüketim talebini karşılamak için gerekli mal ve hizmetlerin tedarik edilmesini içeren üretime dayalı işlemlerin tümüdür.

Turizm arzının özellikleri
Turizm sektöründe arzın oluşturulması büyük yatırımları gerektirir.
Turim arzı, diğer turistik bölgelerdeki fiyatların etkisi, tüketici eğilimlerindeki farklılıklar gibi dış faktörlerin etkisi ile sunulan mal ve hizmetler açısından da farklılıklar gösterir. Başka bir ifadeyle, turizm sektöründe arz, mal ve hizmetlerin her turist tipinin ayrı özelliklerine uygun olarak sunulmasını gerektirir.
Turizm sektöründe üretilen mal ve hizmetlerin ya da kazanılan deneyimlerin stok edilmesi mümkün değildir.
Turizm arzının temel özelliği diğer hizmet sektörlerinde olduğu gibi, emek-yoğun üretime dayalı olmasıdır.
Turizm arzı kısa dönemde elastik olmayan bir özelliğe sahiğtir. Talepte meydana gelen değişmeye göre turizm arzını kısa sürede artırmak mümükn olmayabilir.
Turizm arzının bulunduğu yer aynı zamanda tüketim yeridir. Yani turistik tüketici turizm faaliyetlerinden yararlanabilmek için üretim yerine gitmek zorundadır.
Turizm arzı çok değişik alanları ilgilendiren bir özelliğe sajiptir. Bir bölgedeki fizik, doğal, kültürel ve insani özellikler o bölgeyi ziyaret eden turistin aklında bir bütün olarak yer almakta ve turistin tatil deneyiminin oluşmasına bir bütün halinde katkıda bulunmaktadır.

Turizm bölgeleri
Tourism regions Arzedilen miktardaki % değişme (Ds) Turizm bölgesi turizm tarafından etkilenmiş bir görünüme sahip olan, turizm coğrafyası açısından bir mekan ünitesi oluşturan ekonomik yapısı ve yaşamı turizmin etkilerini taşıyan yerleri ifade eder. Öte yandan, Turizm Bölgesini "Sınırları Turizm Bakanlığı'nın önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen doğal veya sosyo-kültürel değerlerin yoğunlaştığı bölgelerdir." diye ifade edebiliriz.

Turizm bölgelerinin temel kaynakları
Turizm bölgelerinin temel kaynaklarını başlıca iki grupta toplayabiliriz:
1)- Birincil kaynaklar: İklim, çevre, kültür, vb.
2)-İkincil kaynaklar: Konaklama, ulaştırma, eğlence işletmeleri .vb..

Turizm coğrafyası
Turizmin mekansal açıklamasıyla ilgilenen bilim dalıdır.

Turizm çeşitleri
Turizm olgusunun daha açık ve doğru bir biçimde ele alınabilmesi amacıyla çeşitli kriterlere göre gruplandırılması zörunludur. Turizm çeşitleri değişik kriterlere göre gruplanabilir. Örneğin;
Turistin geldiği yere göre turizm (iç turizm, dış turizm).
Turistin sayısına göre turizm. (bireysel, kollektif ve kitle turizmi).
Amacına göre turizm (dinlenme, sağlık, sportif, kültürel, Dinsel, Ekonomik, Politik, Kongre, aile turizm).
Seçilen zamana göre turizm (yaz turizmi, kış turizmi),
Kapsanan süreye göre turizm (kısa süreli, uzun süreli turizm).
Sosyal niteliklere göre turizm (yaş kriterlerine göre, gelir düzeyine göre).
Ulaşım araçlarına göre turizm (yat turizmi, gemi turizmi, karavan turizmi, demiryolu turizmi).
Organizasyon şekline göre turizm (kişilerin doğrudan seyahat etmeleri, kişilerin seyahat acentası veya tur operatörörleri ile yaptıkları seyahatler.)
Konaklama şekline göre turizm (otel, motel, tatil köyü vb.)..

Turizm ekonomisi
Tourism economics
Turizm ekonomisi turizm olayının nedenlerini, mahiyetini, gelişme koşullarını, sonuçlarını, neden ve sonuçlar arasındaki ilişkileri bilimsel yöntemlerle ekonomik açıdan araştırarak bağlı olduğu yasa ve ilkeleri ortaya koyan bir bilimdir.

Turizm endüstrisi
Tourism ındustry
Turizm endüstrisi kar amacı gütmeyen, turizm organizasyonu, pazarlama, konaklama, ulaştırma hizmetleri, yiyecek-içecek faaliyetleri, perakende satış mağazaları ve diğer çeşitli etkinlikler gibi birbirinden farklı hizmet ve faaliyetleri bir şemsiye altında toplayan bir endüstridir.

Turizm-enflasyon ilişkisi
Turizm-enflasyon ilişkisi başlıca iki açıdan değerlendirilmektedir.
1) Turizmin enflasyona etkisi:Turizm sektörünün herhangi bir ülkede enflasyon yaratıcı bir etkiye sahip olup olmadığı aşağıda gösterilen ölçütlere bağlıdır:
Turizm sektörünün sağladığı net döviz kazançları, bu sektörün dağıttığından daha az ise turizm sektörü enflasyonist bir etkiye sahiptir.
Turizm faaliyetlerinin ulusal para karşılığı elde edilen net döviz kazançları elde edilen net döviz kazancından fazla ise, yani gerçek döviz kuru 1'den küçük ise turizm sektörünün enflasyonist olduğu söylenebilir.
Turizm sektörünün ulusal ekonomi içindeki payı gözardı edildiğinde diğer sektörlerde çalışanlar turizm sektörünü bir pilot sektör olarak düşünerek bu sektörde çalışanların elde ettiği kazançtan pay alma ya da faydalanma eğilimi gösteriyorlarsa, bu durum, turizm sektörünün enflasyonist bir baskı meydana getirmesine yol açacaktır.
2) Enflasyonun turizm sektörüne etkisi: Turizm sektörünün enflasyondan etkilenmesi başlıca üç şekilde olur:
İç turizm açısından enflasyonist ortamda artan fiyatlar turizm talebinin satın alma gücü üzerinde olumsuz etki yaparak gerçek gerirlerde düşme meydana getirir. Bu da iç turizmde ve turistik tüketim harcamalrında düşmeye yol açar.
Dış turizm açısından ise ulusal paranın değeri enflasyon oranına paralel olarak düşürüldüğü sürece dış turizm talebinin fazlaca etkilenmeyeceği söylenebilir. Ancak enflasyon oranı ülke parasının değer kaybından yüksek olursa dış turizm talebinde de fiyata bağlı bir gerileme görülür.
Turistik mal ve hizmet üretiminde kullanılan girdi fiyatlarının maliyet enflasyonundan etkilenerek artması faktör maliyetlerinin artmasına ve böylece turizm sektörünün etkilenmesine yol açacaktır. Özellikle lüks turizme yönelik ve zengin dış turistlere hizmet veren tesisler açısından yapılacak yatırımlar için dış alım zorunludur. Bu da dış alım yapılan ülkelerdeki enflasyonist etkilerin ekonomiye ve turizm sektörüne yansımasına yol açar.

Turizm geliri
Tourism revenue
Turizmin bir ekonomi içinde, gelirlere etkisi üç şekilde ortaya çıkar:
Turistlerin doğrudan yaptıkları harcamalar dolayısıyla elde edilen gelirler (doğrudan gelirler).
Birinci aşamaya bağlı olarak işletmeler arası işlemler için yapılan harcamalardan dolayı elde edilen gelirler (dolaylı gelirler).
Turizmden elde edilen gelirin sekörde istihdam edilen ya da turzimden kazanç sağlayan diğer kişilerce harcanması nedeniyle elde edilen gelirler (uyarılmış gelirler).

Turizm gelirlerinin çarpan etkisi
Turizm gelirlerinin çarpan etkisi, turizm sektöründe elde edilen her bir birim gelirin ekonomi içinde el değiştirerek diğer kişi ve işletmeler için yaratmış olduğu miktarın başlangıçtaki miktara oranlanmasıyla elde edilir. Elde edilen katsayı turizm gelirlerinin çarpan katsayısı olarak ifade edilir. Çarpan katsayısı ekonomide turizmin fazladan ne kadar gelir yarattığını ya da turizm gelirlerinin ne kadar etkin olduğunu ölçmek için kullanılır.

Turizm Harcamaları Foksiyonu
Tourism purchases function
Potansiyel turistlerin seyahat için harcamaya ayıracağı para hacmiyle bu paranın ulaştırma ve konaklama harcamaları arasındaki ilişkileri ifade eden bir fonksiyondur.
M = S + K
Formülde; (M) seyahat için harcamaya ayrılan para hacmini, (S) ulaştırmaya, (K) ise konaklamaya ayrılan para hacmini gösterir. Diğer taraftan bu analize kullanılabilecek boş zaman (Z) da eklenebilir.

Turizm İşletme Belgesi
Tourism estableshment certificate
Turizm sektöründe faaliyet gösteren turizm işletmelerine Turizm Bakanlığı'nca verilen belge.

Turizm işletmeleri
Tourism estableshments
Turizm işletmelri turistik ihtiyaçların karşılanması amacıyla üretim unsurlarının sürekli ve bilinçli olarak biraraya getirilerek kar elde etmek için turizmle ilgili mal ve hizmetlerin ekonomik prensiplere uygun olarak hazırlandığı, üretildiği, arz edildiği ve sonunda katma değerin yaratıldığı ekonomik birimlerdir. Bir başka deyişle Turizm işletmeleri, Türk veya yabancı uyruklu; gerçek veya tüzel kişilerce birlikte veya ayrı ayrı gerçekleştirilen ve turizm sektöründe faaliyet gösteren ticari işletmeleri ifade eder. Turizm tesisleri genellikle kendileri turist akımı yaratmayan, fakat olmamaları halinde de turistin çekiciliği olan yer ve olayları aramayacağı turizm ürünleri, unsurlarıdır. Tesisler, çekici yer ve olayları bütünlerler.

Turizm merkezi
Tourism center
"Turizm bölgeleri içinde veya dışında; yeri, mevkii ve sınırları Turizm Bakanlığı'nın önerisi, Bakanlar Kurulu kararı ile tespit ve ilan edilen, turizm yönünden önem taşıyan yerler veya bölümlerdir."

Turizm pazarı
Tourism market
1-Potansiyel turistlerin bulunduğu kaynak ülke veya ülkeler.
2-Turizm pazarı, bir turizm ürününe yönelen taleptir veya turistik mal ve hizmetleri arz edenlerle talep edenlerin karşılaştığı yerdir.

Turizm pazarının özellikleri
Turizm pazarının üç temel özelliği vardır,
1) Turizm pazarı içerdiği gruplar, sektörlerle birlikte süreklilik arzeder. Çok yavaş bir tempo ile değişikliğe uğrar.
2) Turizm pazarı coğrafi bir çevreyi lapsar.
3) Turizm pazarında coğrafi bölgeler arasında içsel bir ilişki, akım vardır. Bu akım pazarın dinamik unsuru olan turist hareketleridir.:

Turizm pazarlaması
Tourism marketing
Turistik mal ve hizmetlerin doğrudan veya turizm aracıları yardımıyla üreticiden son tüketici olan turist akışı ve yeni turistik tüketim gereksinimlerinin ve arzularının karşılanmasıyla ilgili faaliyetlerin tümüdür. Bir başka ifadeyle turizm pazarlaması turizm arzının turizm talebine uygunluğunu sağlamak suretiyle tüketici tatminini esas alır..

Turizm pazarlamasının özellikleri
Seyahat endüstrisinde üretilen hizmet ürünleri pazarlaması diğer endüstri ürünlerine göre bazı farklılıklar gösterir. Bu farklılıkları iki grupta toplayabiliriz:
Sektörel Nitelikteki Genel Farklılıklar:
Hizmetlerin görünmez (soyut) özelliği
Turizmde satılan çoğunlukla hizmettir ve fiziksel bir değerlendirme yapmak imkansızdır.
Farklı üretim yöntemleri: Hizmet ürünleri diğer endüstriyel ürünlere göre farklı şekillerde üretilir. Hizmet üretimi insanlar arasında karşılıklı ilişkiker çerçevesinde gerçekleşir. Bu farklılık iki yönde sonuç verir:
· a)-Endüstri ürünlerinin üretimi sırasında, kalite kontrolu yapılabilir. Hizmet ürünlerinde bu kontol zordur ya da olanaksızdır. ·
b- Hizmet ürünlerinin üretimi sırasında, tüketiciler üretim sürecinin bizzat içindedir, Bu nedenle üretim sırasında meydana gelen aksaklıkların giderilmesi zordur.
Kolay bozulabilirlik: Hizmet ürünlerinin üretildiği anda ya da zamanda satılması zorunludur, bu nedenle bekletilemez. Bir uçak koltuğu, otel odası ya da restoran masası satılmadığı zaman işletmenin zararınadır.
Daha fazla duygusal ve irrrasyonel satın alma: Turistik mal ve hizmetlerin genellikle insenlar için lüks tüketim olarak algılanması nedeniyle gösteriş, statü, marka imajı ve modanın etkisi gibi irrasyonel davranışlar daha ağır basar. Bunun yanısıra, yoğun olarak insan unsuruna dayandığı için hizmet sunanların tüketiciyi etkileme gücü daha fazladır.
Ayırdedilmezlik:Hizmetlerin bir diğer özelliği de tüketcilerin bu hizmetlerden çoğunlukla birlikte yararlanması ve üretim ile tüketim sürecinin birbirinden ayrılamamasıdır. Örneğin, restoran hizmetleri yalnızca bir tüketiciye değil, aynı zamanda işletmeye gelen çok sayıdaki diğer tüketicilere de verilir ve restoranda hizmet üretimi ile hizmet tüketimi aynı süreçte gerçekleştirilir.
Statü ve marka imajı. Küçük işletmeler nu imajı yaratamadıkları için olumsuz etkilenirler.
Tamamlayıcı işletmelere bağımlılık: Sektörde çeşitli işletmelerce üretilenm mal ve hizmetler bir btü olarak sunulur ve bu nedenle de her işletme büyük ölçüde birbirine bağımlıdır. Bir işletmede hizmetin aksaması diğer işletmeleri de etkiler.
Hizmetlerin taklit edilme kolaylığı: Turistik mal ve hizmetler topluma açık oplarak üretilir. Bu nedenle üretim sırları uzun süre saklanamaza, bu da hizmetlerin kolayca taklit edilmesine yol açar.
Dağıtım kanallarının yapısı.
Faaliyetlerin dönemsel özelliği ve arz-talep dengesizliği: Turistik işletmelerin büyük çoğunluğu faaliyetlerini mevsimlik olarak yürütürler. Bu nedenle hizmet işletmelrinde çoğunlukla arz ve talep arasında ideal bir denge kurmak zorlaşır.
Hizmet ürünlerinin pazarlamasındaki farklılıklar: Pazarlama faaliyetlerinin alanı
Hizmet üretimi yapan işletmelerin pazarlama faaliyetleri işletmenin küçük bir ara birimince yürütülür. Bu birimin faaliyetleri de reklam, satış geliştirme, kişisel satış ve halkla ilişkiler çabalarından oluşur. Oysa pazarlama daha geniş fonksiyonları kapsar. Örneğin, fiyatlandırma, yeni ürün ve hizmet anlayışlarının geliştirilmesi, yeni pazarlara açılma gibi fonksiyonlar işletmenin üst düzey yöneticileri tarafından yürütülür.
Pazarlama faaliyetlerinin etkinliği:Turizm sektöründe bireylerin pazarlama becerilerinin ve etkinliklerinin ölçülmesi zordur ve pazarlama çalışmaları yalnızca bu bölümdeki elemanlarla sınırlandırılamaz. Bu nedenle işletmede çaılşan elemanların hemen hepsinin pazarlama ile doğrudan ilgili olduğu kabul edilri ve en alt düzeydeki elemandan en üst düzeydeki yöneticiye kadar bütün personel pzarlama departmanı ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilidir.
Turizm işletmelerinin farklı yapıları: Turizm sektöründe birbirinden farklı yapı ve büyüklüjkte çok sayıda işletme vardır. Bu işletmeler birbirinden çok farklı özelliklere sahiptir.
Rakip firmaların pazar etkinlikleri; Ekonominin diğer sektörlerinde birçok tüketim malı için rakip firmaların satışları konusunda çok sayıda veri elde etmek mümkündür Turizm sektöründe ise marka bağımlılığı nispeten az olduğu için pazardaki rakiplerin etkinlikleri konusunda sağlıklı veri elde etmek çok zordur.
Devlet müdahalesi: Turizm sektöründe işletmeler belli sınıflara ve gruplara ayrılır ve bu grupların nitelikleri yönetmeliklerle gösterilri. Bu nedenle devletin sektörde sürekli denetimi vardır.
Kar amacı taşımayan kuruluşların etkisi ve dolaylı rekabet: Diğer sektörlerden farklı olarak devletin turizm büroları, yerel turizm dernekleri ve çeşitli gönüllü kuruluşlar turizm pazarlaması konusunda büyük öneme sahptir. Bazı kamu kuruluşlarının sağladığı sosyal turizm olanakları da işletmelerin pazarlama faaliyetlerini etkiler.
Ayrıca, turistik mal ve hizmetler özellikle zorunlu nitelik taşımayan diğer mal ve hizmetlerle dolaylı bir rekabet içindedir.

Turizm Planlaması
Tourism planning
Turizm planlaması bir dönemde turizm sektöründe ulaşılmak istenen amaçları, bu amaçlara ualaşabilmek için yararlanılabilecek araçları, parasal ve fiziksel olanakları, yapılacak işleri, işlerin kim tarafından ne zaman ve ne kadar sürede gerçekleştirleceğini gösteren disiplinli bir düzenlemedir.

Turizm Politikası
Tourism policy
Turizm politkası bir ülkede genel ekonomi politikasına uygun olarak bir yandan iç ve dış turizmin geliştirilmesi ve yönlendirilmesi, turizmin gelir ve döviz sağlayıcı, istihdam yaratıcı fonksiyonlarından en rasyonel şekilde yararlanılması gib ekonomik hedeflere, diğer yandan kültür, sağlık vb. ekonomi ötesi amaçlara ulaşnak için kamu yönetimince alınan önlemlerin ve yapılan müdahalelelerin tümüdür. Dığer bir deyişle turizm politikası, örgütlenmiş toplumlarda, özellikle devlet tarafından turistik gelişmeye bilinçli olarak müdahale etmektir.
Turizm politikasının amaçları
1)- Turizm politikası turizmin arz ve talep yönündeki durumunun ve mevcut kosulların islahının gerektiren nedenleri belirler.
2)- Turizm politikası turizm alanında uygulanmakta olan ve önerilen müdahalelerini alınacak önlemlerin yapacağı etkileri araştırı.
3)-Turizm politikası turizmin gelişmesi için yeni hedefleri, araçları ve olanakları ortaya koyar.


Türkiye'nin turizm politikasını üç ana başlıkta toplamak mümkündür:
1)-Uluslararası pazarda rekabet gücü yüksek ve verimli bir turizm ekonomisi meydana getirmek.
2)-Yerli ve yabancı turistler ile yerleşik nüfusun gereksinimlerini karşılamak, sosyal turizm tesislerini geliştirmek, turizmin yarattığı ekonomik yararı halka yaygınlaştırmak.
3) Doğal varlıkların ve kültürel değerlerin sürekliliğini sağlamak.

Turizm talebi
Tourism demand
Turizm talebi, yeterli satın alma gücü ve boş zamana sahip olup belirli bir zaman diliminde belirli bir hedef doğrultusunda turistik mal ve hizmetlerden faydalanan veya faydalanmak isteyen kişi ve kişiler grubudur.

Turizm tesisi
Tourism facility

Turizm teşekkülü
Tourism organization
Turizm teşekkülleri turistik mal ve hizmetlerin üretimi, satışı, finansmanı ve yönetimi ile ilgili faaliyetleri koordine ederek ö rgütlendiren kuruluşlardır.
Turizm teşekkülleri üç grupta yer alır.
1)- Turizm kamu teşekkülü.
2)- Turizm teşekkülü.
3)- Turizm işletmeleri.

Turizm ulaştırması
Tourism transport
İnsanların turistik amaçlarla yaptıkları seyahatlerde ekonomik prensiplere uygun olarak turizm pazarlarından turistik çekim merkezlerine hızlı, güvenli ve düzenli bir şekilde taşınmasına, sayılan hizmetlerin tümüne turizm ulaştırması denir. Bir başka deyişle turizm ulaştırmasının ekonomik fonksiyonlarından en önemlisi insanların kişisel işler, eğlence ya da seyahatleri için bir yerden bir yere taşınmasıdır.

Turizm ürünü
Tourism product
Turizm ürünü turistin seyahat ve geçici konaklamasından doğan ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte olan mal, hizmet veya mallar ve hizmetlerin karışımı veya her ikisinin birden karışımından oluşan tüm kapasiteyi ifade eder. Turizm sektöründe mallar objektif nitelik taşır, hizmetler ise subjektif karakterdedir. Turizm ürünü çekicilik, yararlılık, kolay elde edilebilirlik faktörlerinin bir bileşimidir.

Turizm ürünü şu iki bölümde gruplandırabiliriz:

1)-Kaynağa bağlı turizm ürünü.
2)-Kullanıma bağlı turizm ürünü.

·Turizm Ürününün Kaynakları
Ekonomistler ekonomideki kaynakları genel olarak iki kategoride değerlendirirler. Bunlardan birincisi herhangi bir çaba göstermeden elde edilen "serbest" kaynaklar, ikincisi ise arzı genellikle sınırlı ve insan gayreti ile artırılmaya çalışılan "kıt" kaynaklardır. Kıt kaynaklar da kendi içinde aşağıdaki şekilde alt kategorilere ayrılır;
Doğal kaynaklar - arazi, mineraller, madenler, su, biyolojik kaynaklar vb. · İşgücü - insan emeği ve girişim
Sermaye - diğer kaynakların ve özellikle doğadan elde edilen kaynakların geliştirilmesi.
Bazı ekonomik analizler bu kıt kaynakların üretimi ve gereksinim alanlarına tahsisi ile ilgilidir. Bu kıt kaynakların tahsisi ya da insan kullanımına sunulması ile ilgili kararlar da toplumdaki çeşitli organlar ya da örgütler tarafından alınır. Türizmde kaynak kullanımı ve birleşimi konusunda çak sayıda liste yapılmıştır. Bu listeler aaşğıdaki gibi özetlenebilir.
Kıt kaynaklar:İşgücü - Girişim
Sermaye:Kamu - Özel Sektör
Doğa;Plajlar - Kayak alanları - Su alanları
Serbest Kaynaklar: İlim - Kültür - Tarihsel miras - Yaşam tarzları
Bu arada, bazı yazarlar ise turizm ürününün tiplerini belirlemek için "kaynağa dayalı" ve "kullanıma dönük" deyimlerini kullanmışlardır

Turizm yatırımı
Tourism investment
Turizmde yatırım, turizm işletmesinin amacı olan faaliyetlerin tatmin edici koşullar içinde yürütülmesi, geliştirilmesi, rekabet gücünün korunabilmesi, vb. için, bir yıldan uzun süre kullanılabilecek sermaye mallarının (sabit varlıklar) temin edilmesi ve faaliyetlerin aksamadan sürdürülebilmesi için gerekli döner sermaye (işletme sermayesi) varlıklarının satın alınmasıdır. Yukarıdaki tanımlamalara göre, turizm endüstrisinde aşağıdaki işlemler yatırım olarak kabul edilebilir.

a)-Turistik tesis bina ve müştemilatının inşası.
b)-Tesisin kapasitesini genişletmek için yapılan harcamalar.
c)-Turistik tesis binasının satın alınması.
d)-Hizmet niteliğinin geliştirilmesi veya değiştirilmesi amacıyla yapılan harcamalar.
e)-Maliyetleri ve riskleri azaltmak üzere yapılan harcamalar.
f)-Eskimiş ve rasyonelliğini kaybetmiş tesis ve donatımın değiştirilmesi, yenilenmesi için yapılan harcamalar.
g)-Endüstriyel ve mesleki donatım için yapılan harcamalar.
h)-Büyük onarımlar.
Turizm yatırımı tanımıyla, özellikle üst yapı yatırımları olarak adlandırılan otel, motel, kamping, tatil köyü, apart otel, oberj ve pansiyon gibi konaklama işletmeleri ifade edilmektedir.

Turizm yatırım belgesi
Tourism investment certificate
Turizm sektöründe yatırım yapana tespit edilen yatırım dönemi için Turizm Bakanlığı'nca verilen belgedir

Turizm Yatırım ve İşletmelerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik.
Regulation on the Required Qualities of Tourism İnvestments and Establishments

Turizmde karşılaştırmalı üstünlük ilkesi
Bir ülkenin belirli mallarının daha etkin üretimi konusunda diğer bir ülkeye karşı bir üstünlüğü olması durumunda, bu iki ülke arasındaki ticaretin yararlı olacağı varsayımına dayanan karşılaştırmalı üstünlük ilkesi turizm için de geçerlidir. Çünkü bazı ülkeler, turistik kaynaklar ve çekicilikler açısından diğer ülkelere göre daha avantajlıdır. Uluslararası turizmin devamı için gerekli nedenleri de ortaya koyan bu avantajları şöyle sıralayabiliriz:
Bazı ülkelerde temel turistik çekicilik yaratan ve başka ülkelerde benzeri olmayan kaynaklar bulunabilir. Örneğin, Fransa'da Eyfel Kulesi, Mısır'da piramitler, Türkiye'de Kapadokya gibi. Böylelikle bölgeler (ülkeler) arasındaki karşılıklı avantajlar, karşılıklı turist akımını yaratacaktır.
Bazı ülkeler turistik ürün üretiminde çok yönlü üstünlüklee sahiptir. Örneğin, çekici doğal, kültürel varlıklari düşük işgücü maliyeti vb. sunmak
Turist kabul eden ülkenin konumu, turist gönderen ülke için çekici bir faktör olabilir. Bu faktör diğer endüstrilerden transfer edilebilir kaynakların turizme aktarılmalarını sağlar ve böylece sektörden daha fazla verim alınabilir. Örneğin ABD karşısında Karayip ülkeleri.

Turizmi Teşvik Kanunu
the Law for the Encouragement of Tourism

Turizmin Altyapı Üzerine Etkisi

Bir ülkede ya da bölgede turizmin gelişmesiyle birlikte, altyapı olanaklannda da belirgin bir iyileştirme ve düzelme görülür. Bununla birlikte, altyapısı belirli bir düzeye ulaşamamış olan bölgelerin de turizm açısından gelişme şansları olduğu söylenemez.
Altyapı harcamaları devlet için oldukça ağır maliyet gerektiren harcamalardır. Gelişmekte olan ülkelerdeki altyapı olanakları, uluslararası turizmin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu için, bu ülkelerin altyapı olanaklarını turist gönderen ülkelerdeki altyapı düzeyine çıkarmaları zorunludur.
Turizmin altyapı üzerindeki net etkisini ya da katkısını hesaplamak ya da ortaya koymak çok zordur. Çünkü bölgeye yapılan altyapı yatırımlarının ne kadarının turizm amaçlı, ne kadarının da bölge halkının yararlanması için yapıldığını belirlemek olanaksızdır. Ancak yapılan bu tür yatırımlar her iki amaca da hizmet edeceği için turistik gelişmenin altyapıyı geliştirici ve yönlendirici bir etki gösterdiği bir gerçektir. Turistik altyapıya ek olarak yine altyapı kavramı içerisinde değerlendirilen kamu idarelerinin turizm nedeni ile yapmış oldukları faaliyetler, ürettikleri mal ve hizmetler ve üretime katkıda bulanan araç ve tesisler de turizm sayesinde gelişme gösterir.

Turizmin Ekonominin Diğer Sektörleri Üzerine Etkileri

Turizm gelirlerinin bir bölge ya da ülke ekonomisi için yaptığı olumlu katkılar, turizmle ilgili sanayi, tarım ve hizmetler sektörlerinde de etkisini gösterir. Çoğunlukla turizmin bir bölgede gelişmesi bölgenin ekonomik yapısındaki değişmelerle birlikte endüstriyel üretimde de değişmeler olduğunu ortaya koymuştur. Endüstrileşme ile turizm aslında birbirleriyle çelişir görünmekle birlikte; endüstrileşme, çağdaşlaşmanın gerekli bir unsuru olduğuna göre turistik gelişme endüstrileşmeyi teşvik edecektir.
Bir çok kırsal ekonomide, tarımsal üretim tarzından meydana gelen değişmeler, yalnızca turizm nedeni ile gerçekleşmez. Çoğunlukla bu tip değişimlerin temel nedenleri; demografik baskılar, teknolojik gelişmeler, toprak mülkiyetinin değişmesi ve tarım sektörü dışındaki istihdam alanlarının artmasıdır. Turizm her zaman değişimin temel nedeni değilse bile çoğunlukla bu tür değişimlerin hızlanmasına katkıda bulunmaktadır.
Tarım sektöründe meydana gelen temel lür değişiıtı de, tarımsal alanlanndaki insa ların meslek değiştirmesi olmuştur. Bir çok çiftçi ve ücretli çalışan turizm endüstrisinde ya da inşaat sektöründeki datıa fazla kazançlı işi toprağa tercih ederek aynlmıştır. Tarımdan turizrne doğru yapısal değişim toprak kullanım özelliklerinde değişmeler yapar. Turizm toprağa olan talebi ve toprak için rekabeti de artırır. Böylece arazi fiyatlan yükselerek enflasyonu etkiler. Turizm, ayrıca hizmetler sektöıü üzerinde de önemli etkilerde de bulunarak, bu sektörün yapısı üzeı-inde değişimler yaratabilir. Ürneğin, ulaşım

Turizmin Reel(Gerçek) Ekonomik Etkileri

Turizmin doğrudan doğruya gelir ve gider unsuru olarak kullanılan para hareketlerine olan etkilerinin yanı sıra, ekonomideki iş hacminin genişlemesi vesektörlerin canlandırılması gibi makro ekonomik özellik taşıyan ve ticari işlemlerin yoğunlaşmasına yol açan ve bunun yanı sıra ülkede fıziksel ve kurumsal altyapının gelişmesine katkıda bulunmak gibi reel ekonomik etkileride vardır.
Bir ülke ekonomisi için, turizm bir kazanç kaynağı ve döviz girdisi sağlayan olay olarak ne kadar önemli ise, bölgeler arası dengesizliğin giderilmesi, gelişmekte olan ülkelerde yeni iş ve meslek alanlarının açılması sayesinde işsizliğin azaltılması, tarım, ulaştırma, hizmetler ve diğer turizmle doğrudan ve dolaylı olarak ilgili bulunan ticari faaliyetlerin canlılık kazanması,üretimin artırılması gibi parasal olmayan gelişmeler de o kadar önemlidir. Turizmin bir ülke ekonomisine yaptığı bu tip etkiler üç ana başlık altında incelenmektedir;
istihdam etkisi,
ekonomideki diğer sektörler üzerindeki etkisi
altyapı ile üstyapı etkisi.


Turizmin İstihdam Etkisi

Turizm sektörü, bilindiği üzere emek yoğun üretim tekniğinin hakim olduğu bir sektör olarak kabul edilir. Bu nedenle, turistlerin yapmış olduklantüketim harcamalarının turizm sektörüne doğrudan, bu sektöre girdi veren diğer sektörlere de dolaylı istihdam olanaklan yaratma etkisi vardır. Bunun sonucu olarak; turizm, ekonomide yarattığı genel istihdam etkisiyle ülkedeki toplam istihdamı etkilemektedir.
İstihdam ve Turizmin Sektörel Üzelliği Turizm sektörünün yapısal özellikleri, diğer sektörlerden farklı olması sonucunu doğurmaktadır. Turizm sektöründe makineleşme ve otomasyon bazı bilgisayar sistemlerinin kullanımı dışında oldukça sınırlıdır. Bu nedenle turizm, sektörde emek yoğun üretimin hakim olması nedeniyle yüksekoranda doğrudan istihdam etkisi yaratırken, sektöre mal ve hizmet veren diğer yan sektörlerde yeni iş olanakları sağlayarak istihdam etkisi yaratır.
Bir ülke ekonomisinde ve turizm sektöründe, turizm sayesinde artan üç tip istihdam vardır. Bunlar;
1. Otel, motel, restoran gibi turizm sektöıvnde yer alan tesislerdeki turist harcamalan nedeni ile, bu tesislerde yaratılan doğrudan istihdam.
2. Turizm sektörünün arz bölümünde yer alıp turistik harcamalar sonunda oluşmayan, fakat turizmle ilgili, sektöre girdi veren diğer sektörlerde oluşan dolaylı istihdam.
3. Bölge halkının turizmden kazandığı gelirin yeniden harcanması sayesinde ve bir bakıma turizm çarpanının etkileri sonucu ortaya çıkan ek istihdam, ya da uyarılmış istihdam.

Turizmin Temel Ögeleri
Turizmi kuramsal olarak değişik olaylardan ayıran temel ögeler sunlardır:

a)- Turizm karmaşıklığı nedeniyle, tek bir olay veya bağıntıdan ziyade, bir çok küçük olaylar ve bağıntılar bileşimidir.
b)- Bu olay ve bağıntılar insanların çeşitli turistik hedeflere hareketinden ve o hedeflerde kalmalarından kaynaklanmakta ve burada dinamik öge "ulaştırma" ile statik öge "konaklama" yer almaktadır.
c)- Ulaştırma ve konaklama normal ikamet ve işyerlerinin dışındaki hedeflere yönelik bir faaliyetdir. Böylece turizm turistin seyahat ettiği ve konakladığı yerlerin çalışan ve ikamet eden nüfusunun faaliyetlerinden daha değişik nitelikteki faaliyetleri ortaya çıkarır.
d)- Bu hedeflere olan hareket geçici ve kısa vadeli bir karaktere sahip olup birkaç gün, hafta veya aydan sonra geri dönme amacını taşır.
e)- Bu hedefler ücretli bir işle ilgili olmayan, yani bir yerde iş bulma ve ticari veya mesleki nedenler dışındaki amaçlarla ziyaret edilirler.

Turizmin Üstyapı Üzerine Etkisi

Turizmin gelişmesi için önem taşıyan ve gelişmesi ile birlikte değer kazanan diğer bir faktör de üstyapı olanaklarıdır. Üstyapı denilince genellikle turistik tesisler akla gelir. Altyapı olanakları temelde tüm sektörlerin ortaklaşa yararlandıkları kaynaklardır ve bu kaynaklar turizm olsa da olmasa da vardır.
Turizm sektörü ekonomide bir üstyapı kurumu olarak yer alır. Turistik üstyapının varlık nedeni, turistlerin barınma, beslenme ve eğlenme gibi ihtiyaçlannı karşılamalarıdır. Ancak turizm alanında bunlar birbirinden farklı düzenlemeler şeklinde ortaya çıkarlar. Bu farklılığın nedenleri ise aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;
Turistlerin ihtiyaçları ve beklentileri arasındaki farklılıklar ·
Turistik çekim kaynaklan arasındaki farklılıklar
Turistlerin seyahat amaçları, toplumsal düzeyleri, gelir durumları arasındaki farklılıklar
Bu üç etken üstyapıyı kendi içerisinde çeşitlendirir ve turizm endüstrisinde otel, tatil köyü, motel, botel, oberj, kaplıca-içmece, pansiyon, çadır, karavan, kamping vd. şeklindeki konaklama tesislerini meydana getirir. Bu konaklama türlerine restoranlar, eğlence ve alışveriş merkezleri, rekreasyon alanları, spor alanları gibi üstyapı elemanlarını da dahil etmek mümkündür. konaklamaya ve yeme-içme ve eğlenceye yönelik bu tip tesisler turizmin birincil üstyapısını meydana getirir.
Birincil üstyapı yanında, turist akımını çeken varlıklara, yer değiştirıne hareketine neden olan ihtiyaçlan karşılayıcı doğrultuda biçim veren, içerik ve nitelik kazandıran ya da varlıklara ulaşmayı sağlayan yapısal ve kurumsal bir ikincil üstyapı mevcuttur.
İkincil üstyapı, turizm sektörünü kendi altyapısı ile bütünleştirir. Birincil üstyapı ile organik bağı göz önüne alınarak, ikincil üstyapı çeşitleri şu şekilde sıralanabilir;
1. Ulaşım sistemi(ulaşım araçlan)
2. Taşıt bakım ve tamir istasyonları
3. Jeo-ekonomik varlıklar alanındaki ikincil üstyapı; · Kıyı turizminde plaj ve sudan yararlanmayı sağlayan donatım ve araçlar · Dağ turizminde teleferik, dağcılık donanımı · Kış turizminde kayak donanımı · Termal turizmde sağlık tesisleı~i ve sağlık hizmetleri personeli
4. Tarihsel nitelikteki varlıklara alanındaki ikincil üstyapı · Restorasyon Müze düzenlemesi ve hizmetleıx · Ses ışık düzenlemesi
5. Boş zaman değerlendirmeye yönelik donatım ve düzenlemeler · Turistin sportif faaliyetlere katılımını sağlayıcı düzenlemeler · Görsel işitsel düzenlemeler Kültürel alandaki düzenlemeler Hediyelik eşya ve gümrüksüz satış mağazalan · Şans oyunlan
6. Sağlık, güvenlik ve günlük yaşamla ilgili ikincil üstyapı · Sağlık hizmetleı~i Çocuk bakım yerleri · Çocuk oyun alanları · P'T'T hizmetleri Giyim eşyası, onarım ve temizlik yerleri

Tutundurma, promosyon
Promotion
Tutundurma, işletmenin ürettiği mal veya hizmetlerin varlığını tükaticilere duyuran ve işletemnin yaşamasını, gelişmesini sağlayan bir pazarlama aracıdır. İşletme tutundurma faaliyetleriyle belirli bir fiyat düzeyinde kendi malına olan talebi ve satışlarını artırmaya çalışır. Ayrıca, mala olan talebin elastikiyetini de etkilemek ister.

Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. (TKB)
Turkish Development Bank İnc.(TDB)

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)
Association of Turkish Travel Agencies (ATTA)

TÜSTAC
Türkiye Seyahat Acentaları Cemiyeti.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:52 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
U , Ü


(Bkz. the universal federation of travel agencies associations)

UIOTO
(Bkz. Uluslararası Turizm Kamu Teşekkü lleri Birliği)

Uçak
ing: aircraft, fra: avion, m, alm: Flugzeug
kanatlı ve motorlu hava taşıtı.

Pass bilet
ing: on duty free pass, fra: permis de circulation gratuite,, alm: Dienstausweis
bir uçak şirketinde görev yapanlara verilen ücretsiz bilet.

uçak kiralama anlaşması
ing: chartering agreement, fra: contrat d'affrètement d'avion, , alm: Flugzeug- Mietvertrag
uçak kiralama işinde karşılıklı yükümlülükleri belirten resmî belge.

ücretsiz konaklama
ing: complimentary accommodation, fra: hébergement de faveur alm: Gratisübernachtung, f
turistik tesislerde hiç ücret ödemeden geceleme şekli.

üçüncü yaş
ing: senior citizen, third age fra: troisieme âge alm: Seniorenalter
genellikle 60 yaşın üzerindeki kişileri kapsayan bir pazar tanımı.

üçüncü yaş turizmi
ing: senior citizen tourism, third age tourism fra: tourisme du troisième âge alm: Seniorentourismus
belirli yaş ve gelir grubundaki yaşlı ve emekliler için düzenlenen turizm faaliyetlerinin tümü.

uçuş numarası
ing: flight number, fra: numéro de vol, m, alm: Flugnummer, f
yolcunun bineceği uçağın uçuş numarası.

uçuş sırasında uçakta bulunanlar
ing: souls on board, fra: nombre de passagers à bord, alm: Anzahl der Personen an Bord, f
uçuşa katılan yolcu sayısı.

uçuş süresi
ing: actual flying time, fra: durée de vol alm: aktuelle Flugzeit, f
uçak seyahatlerinde kalkış ve iniş yapılan iki yer arasındaki uçakta geçirilen süre.

ucuz otel
ing: budget hotel, fra: hôtel bon marché alm: Billigunterkunft, f
özellikle sırt çantalı turistlerin geceyi geçirmek amacıyla kaldıkları, yatak, banyo, duş gibi temel ihtiyaçların karşılanması dışında konforu bulunmayan düşük fiyatlı tesis.

Ucuzluk
ing: sale, discount, fra: soldes, f.pl, alm: Verbilligung, f
bir malın benzerlerine veya her zamanki fiyatına göre daha düşük fiyattan satılması durumu.

ulaşım vergisi
ing: transportation taxes, fra: taxes de transport alm: Verkehrssteuer, f
çıkıştan, girişten, fazla bagajdan ve biletten alınan tüm vergiler.

Ulaştırma
ing: transportation, fra: transport alm: Transportverkehr
kara, deniz ve hava yoluyla yük ve insan taşınmasına yönelik hizmet sektörü.

ulaştırma aracı
ing: transportation means, fra: moyen de transport alm: Verkehrsmittel
tarifeli ya da tarifesiz insan taşımacılığı hizmeti vermek için kullanılan araç.

ulaştırma kuruluşu
ing: transportation company, fra: compagnie de transport, f, alm: Verkehrsunternehmen
kara, hava, deniz ulaştırma araçları ve demiryolu ile hizmet veren kuruluşların genel adı.

ülke düzeyinde turizm plânlamas
ing: tourism planning at national le, fra: planification du tourisme au ni, alm: Tourismusplanung auf nationaler
ulusal kalkınma plânlarında yer alan veya belirli yörelere öncelik veren özel projelerde belirtilen turizm ağırlıklı gelişme etkinlikleri.

ülkesel turizm örgütleri
ing: nationwide tourism organization, fra: organisations nationales de tou, alm: das ganze Land umfassende Touri
turizm endüstrisinin etkinliklerini düzenleyen millî turizm kuruluşları.

ulusal bayram ve tatiller
ing: national holidays, fra: jours fériés alm: nationale Feiertage, pl
bir ulusun millî ve dinî bayram günleri ile çalışma günleri dışında kalan ve yasal izinli sayılan günler.

ulusal turizm
ing: national tourism, fra: tourisme national alm: nationaler Tourismus
ülke sınırları içinde ikamet eden vatandaşların yurt içindeki ve yurt dışına yönelik seyahatlerinden doğan faaliyet ve hizmetlerin bütünü.

ulusal turizm örgütü
ing: national tourism organization, fra: organisation nationale de touri, alm: nationale Tourismusorganisation
bir ülkenin turizmle ilgili hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş olan en üst düzeydeki resmî kuruluşu.

Uluslararası Çevre Koruma Merke
ing: International Environmental Pro, fra: Agence Internationale de Protec, alm: Internationales Umweltschutz-Ze
dünyada çevre ile ilgili örgütleri birleştirmek, destekleyici kuruluş olarak Birleşmiş Milletler Çevre Programı çalışanlarıyla etkin stratejiler belirlemek amacıyla 1975 yılında Nairobi'de kurulan örgüt.

uluslararası çocuk etkinlikleri
ing: international children activities fra: activités internationales pour , alm: internationale Kinderaktivitäte
çocuklar için düzenlenen uluslararası etkinlikler.

Uluslararası Dağcılık Örgütü
ing: International Union of Mountain, fra: Union Internationale des Associ, alm: Internationale Union der Alpini
dağcılığın geliştirilmesi, yayılması için çalışmalar yapan, dağcıların yardım araçları ve yöntemlerini geliştiren, merkezi Cenevre'de bulunan örgüt.

uluslararası havale
ing: international money order, fra: mandat international alm: internationale Überweisung, f
bir ülkedeki bir bankadan gönderilen paranın yine aynı para cinsinden bir başka ülkedeki bir bankadan çekilmesi.

Uluslararası İmar ve Kalkınma B
ing: International Bank for Reconstr, fra: Banque Internationale pour la R, alm: Internationale Bau- und Entwick
turizm konuları da dahil olmak üzere, kalkınma projelerini kredilendiren uluslararası yatırım kuruluşu.

Uluslararası İşçi Seyahat Örgüt
ing: International Federation of Wor, fra: Fédération Internationale des A, alm: Internationale Föderation für A
Avrupa'da işçiler için geziler düzenleyen örgütlerin oluşturduğu federasyon.

Uluslararası Otel ve Restoran Görevlileri Birliği
ing: Hotel And Restaurant Employees , fra: Union Internationale des Employ, alm: Internationaler Verband für Hot
ağırlama endüstrisi görevlilerinin meslek birliği.

Uluslararası Turist Merkezleri
ing: Federation of International Tou, fra: Fédération Internationale des C, alm: Internationale Föderation für T
üyeleri arasında işbirliğini geliştirmek, sosyal turist ofislerine ve danışma bürolarına yayın ve teknik doküman sağlamak üzere 20 Avrupa ülkesinin üyesi bulunduğu federasyon.

uluslararası turizm geliri
ing: international tourism income, fra: recettes touristiques internati, alm: internationale Tourismuseinnahm
uluslararası turizm faaliyetlerinden kazanılan gelir.

uluslararası turizm kuruluşu
ing: international tourism organizat, fra: organisation de tourisme intern, alm: internationale Tourismusorganis
turizm alanında ülkeler arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanması amacıyla oluşturulan hükümetler üstü kuruluş türü.

umuma açık yer
ing: public place, fra: lieu public alm: öffentlicher Platz
herkesin izin almaksızın ve herhangi bir bedel ödemeksizin giriş yapabildiği yer.

üretim fazlası
ing: oversupply, fra: surproduction alm: Überproduktion, f
mal ve hizmetin mevcut talebin üzerinde olması.

ürün çeşitlendirmek
ing: product diversification, fra: diversification de produit tour, alm: Produktdiversifizierung, f
turizm hizmet ve türlerinin çeşitlendirilmesi.

ürün geliştirme
ing: product development, fra: développement de produit alm: Produktentwicklung, f
mevcut turizm hizmet ve türlerinin iyileştirilmesi yanında yeni hizmet ve türlerin geliştirilmesi.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği
İnter national Airport Association
IATA uçak şirketleri ile seyahat acentaları arasındaki pazarlama ilişkilerini belli yönetmelik ve tüzüklerle yürütmektedir. Bu teşkilat 1948 yılında Havana^da kurulmuştur. IATA genellikle bilet fiyatlarının, tarifelerin ve komisyonların belirlenmesinde önemli rol oynar. Tüm ulusal havayolu şirketleri IATA üyesidir.

Uluslararası Otel Rehberi
İnternational Hotel Guide (IHG)
Uluslararası Otelciler Birliği'nin yayınladığı otel rehberi

Uluslararası Seyahat Sözleşmesi
Uluslararası taşımacılık alanındaki çeşitli kontratlar bugüne kadar değişik uluslararası anlaşmalarla sağlanmıştır. Seyahat kontratına ilişkin uluslararası anlaşma da 1965 yılında hazırlanmış ve 1976 yılında yürürlüğe girmiştir.

Uluslararası Turizm
International Tourism
Uluslararası turizmin gelişmesinde şu faktörlerin önemli etkisi olmuştur:
Turist gönderen ülkelerdeki ekonomik büyüme, milli gelirin ve harcanabilir gelirin artması.
Boş zaman artışına paralel olarak seyahate ayrılan zamanın artması.
Uluslararası seyahatın (ulaştırmanın) ucuzlaması.
Hızla artan paket turlar ve bunların çok sayıda uluslararası bölgeyi kapsaması.
İnsanların tatili yaşamlarının bir parçası ya da beklentisi olarak görmesi.
Seyahat ile ilgili işlemlerin kolaylaşması, seyahat süresinin kısalması, ulaştırma araçlarının kalitesinin ve güvenilirliğinin artması.
Yaşam eğrisinin ve buna bağlı olarak emeklilik süresinin uzaması, çocuksuz aile sayısının çoğalması, kadınların çalışma hayatına daha çok ölçüde girmesi vb. demografik değişim.
Seyahat özgürlüğünün artması, sınırların bir ölçüde kalkması (AB ülkelerinde olduğu gibi).

Uluslararası Turizm Kamu Teşekkülleri Birliği (UTKTB)
Union of Internatıonal Official Tourism Organizations (UIOTO)

Ulaşılabilirlik
Accessibilitiy
Geniş anlamda ulaşılabilirlik turizm tesislerine sahip ve çekiciliği olan merkezlerin kendisine bir pazar oluşturabilecek yeterli büyüklükteki kentlere yakınlığı anlamına gelir. Bu kavram aynı zamanda kolay ve ekonomik ulaşım olanaklarının varlığını da içerir.

UTKTB
(Bkz. Uluslararası Turizm Kamu Teşekkülleri Birliği)

Uygulanan fiyat, mevsim dışı fiyat
Low season price

Uzman tur operatörü
Specialist tour operator

Ücretsiz
Free

Üçüncü yaş turizmi
Third age tourism, senior age tourism
Üçüncü yaş turizmi, yaşlıların, özellikle 65 ve daha yukarıdaki yaştakilerin yaşam biçimi ve gerksinimlerine yanıt veren bir turizm biçimidir. Üçüncü yaş turizmi bir edilgin dinlenme yaşamından çok, etkin, insanı geliştirici, yaşamı renklendirici bir eğilim taşır.

Üretim
Production

Üretim hattı
Production line

Ürün
Product

Ürün hattı
Product line

Üstyapı
Superstructure

Üst yapı yatırımları
Superstructure investments
Turizm sektöründe üst yapı (konaklama) yatırımları otel, motel, kamping, tatil köyü, pansiyon, apart otel, oberj ve marinalardan oluşan konaklama yatırımlarını ifade eder.

Üvalizm
Bazı yörelerin belli başlı ürünü olan meyve ve sebzelerle yapılan kür (tedavi) yöntemi veya bundan hoşlananlara sunulmasıdır.
__________________

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:52 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
V , W


Varış
(ing: arrival, fra: arrivée, alm: Ankunft)
ulaşma.

Vanş Yeri.
Destination
Seyahat eden kimsenin ulaşmak istediği ülke veya bölge.

Varlık
(ing: wealth, fra: patrimoine, alm: Reichtum)
bir ülkenin sahip olduğu zenginlik.

Varlıklar, aktifler
Assets
Bilançonun aktifinde yer alan varlıklar

VC
(Bkz. Değişken maliyetler)

vejeteryan mutfağı
(ing: vegetarian cuisine, fra: cuisine végétarienne, alm: vegetarische Küche)
et yemezlere hitap eden, bitki ağırlıklı yemek çeşitleri.

vejeteryan restoran
(ing: vegetarian restaurant, fra: restaurant végétarien, alm: vegetarisches Restaurant)
müşterilerine bitkiye dayalı spesiyaliteler sunan lokanta.

Vergi, resim ve harç istisnası
Tax, duty and fee exemption
Tam kapasiteyle üretime geçtikten sonra normal yörelerde 200 bin dolar, gelişmiş yörelerde 300 bin dolar, kalkınmada öncelikli yörelerde ise 100 bin dolar ihracat yapıp beş yıl içinde elde edilen dövizi Türkiye'ye getirmeyi taahhüt eden firmalara şirket kuruluşu, açılacak orta ve uzun vadeli yatırım ve işletme kredileri ile döviz kredileri, sermaye artırımı, ipotek v.b. işlemlerde vergi, resim ve harç istisnası tanınabilmektedir. Vergi, resim, harç istisnası kredinin alınması ve vadesinde tasfiye edilmesine ilişkin her türlü banka, noter v.b. işlemler nedeniyle ödenmesi gereken vergi, resim ve harçları kapsamaktadır. Aynı şekilde, yatırımlarla ilgili şirket kuruluşu ve sermaye tezyidi (gayri menkullerin sermaye olarak konulması) halinde, tapu sicil işlemleri de dahil olmak üzere vergi, resim ve harç istisnasından yararlanacaktır. Vergi, resim ve harç istisnasından yararlanabilmek için teşvik belgesinin olması yeterlidir.

vize talep beyannamesi
ing: visa application form, fra: demande de visa alm: Visumantrag
vize alınması gerekli durumlarda doldurulup, ilgili ülkenin büyükelçiliğine veya konsolosluğuna teslim edilen belge.

W
ile, with

W/c
Hoşgeldiniz, welcome

Wanderlust Gezginci

WL
Bekleme listesi, wait list

WTO
(Bkz.Dünya Turizm Örgütü)

WTO
(Bkz.Dünya Ticaret Örgütü)

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:52 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Y,Z

Y
Ekonomi sınıfı, economy class.

Yabancı bağımsız tur
Foreign independent tour

Yaklaşık yatırım maliyeti
Approximately investment cost

Yalnız gidiş
Single journey

yanlış gönderilen bagaj
ing: misrouted baggage, fra: bagage égaré alm: fehlgeleitetes Gepäck
yolcunun gitmekte olduğu uçak yerine farklı bir yere giden, bir başka uçağa yanlışlıkla yüklenen valiz.

Yap-işlet modeli
Build-operate model

Yap-işlet-devret modeli
Build-operate-transfer model

Yapımı devam eden tesis
Facility under construction

Yardımcı Hizmet Tesisleri.
Auxilliary service Facility

Yarı hazır karışım:
Promix

Yarım pansiyon
Demi pension
Yatak, kahvaltı ile öğle veya akşam yemeklerindne birini içeren konaklama tarifesi.

yaşam tarzı etüdü
ing: lifestyle study, fra: étude de train de vie alm: Untersuchung der Lebensart, f
kimlerin, ne amaçla seyahat ettiklerinin araştırıldığı etüd.

Yat:
(ing: yacht, fra: yacht, alm: Yacht)
Yat, gezi ve spor amacıyla yararlanılan, taşıyacakları yolcu sayısı 36'yı geçmeyen, yük ve yolcu gemisi niteliğinde olmayan, tonilato belgelerinde "ticari yat" veya "özel yat" olarak belirtilen deniz aracıdır.

Yat çekek yeri
Deniz üzerinde yapılaşma zorunluluğu olmayan ve yatlara kışlama, karada muhafaza, bakım ve küçük onarım (tersane ve büyük onarım tesisleri hariç) hizmetlerini verebilecek niteliklerle, Turizm Bakanlığı'nca belirlenen tesis ve techizata sahip olan tesisleri ifade eder.

Yat işletmeleri
Yat işletmeleri sahip oldukları veya kiraladıkları yerli ve yabancı bayraklı yatları mürettebatlı veya mürettebatsız olarak Yat Turizm Yönetmeliği çerçevesinde belirlenen şartlarla gezi, eğlence ve spor amaçlı olarak kullanmaları için yatçıların geçici kullanımına vererek faaliyet gösteren, Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmiş tesisleri ifade eder.

Yat kayıt belgesi
Yatçıların gümrük, pasaport, sıhhi muamele, liman, yatçı, mihmandar, eşya ve diğer beyanları ve bu beyanlara göre görevlilerce yapılan giriş ve çıkış kayıt işlemlerini (transit log) kapsayan belgedir.

yat-otel (yatel)
(ing: yacht hotel, fra: yacht hôtel, alm: Yachthotel)
yat yolcularının kısa sürede dinlenmesini sağlamak üzere deniz kıyısında inşa edilmiş sınırlı yatak kapasitesine sahip tesis.

Yat tipleri
Yatları başlıca üç grupta toplamak mümkündür.

a) Yelkenli (rüzgar gücü ile seyreden, bunun yanında acil durumlarda kullanılmak üzere motor da olan) yatlar.
b) Motor gücüyle hareket eden motorlu yatlar.
c) Yelkenli ve motorlu yatların özelliklerini taşıyan karma yatlar.

Yat Turizmi Yönetmeliği
08.06.1983 tarih ve 83/6708 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilen ve 04.08.1983 tarih ve 18125 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yat Turizmi Yönetmeliği Yat turizmi, Yat limanı işletmeciliği ve yat işletmeciliğinin yönlendirilmesi ve geliştirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması ile işletmecilerin, kamu görevlilerinin ve yatçıların uyacakları kuralları belirler.

Yatçılık Bölgesi
Yatçılık bölgesi deyimi, yat turizmi potansiyeline sahip bölgeleri ifade eder. Türkiye'de, Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu uyarınca belirlenmiş ve belirlenecek olan askeri yasak bölgeler ile Genelkurmay Başkanlığı'nca yat turizmi yapılması sakıncalı görülen bölgeler dışında ülke sahillerinin tamamı (2565 sayılı kanunun geçici 1. Maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla).yatçılık bölgesi olarak ilan edilmiştir.

Yatak doluş oranı
Bir otelin müşterilere satışa çıkartılan odalarının önemli bir kısmı çift yataklı odalardan müteşekkil olabilir. Böyle bir durumda otelin doluş oranını yataklar üzerinden hesaplamak daha yararlıdır. Yatak Doluş Oranı =Müşteri sayısı/ Yatak Sayısı

Yatak ve kahvaltı
Bed and breakfast (B/B)
Yatak ve standart kahvaltı kahvaltı dahil fiyat

Yatay Bütünleşme
Turizm endüstrisinde arzı oluşturan ve aynı iş kolunda faaliyet gösteren işletmelerin kendi aralarında meydana getirdikleri birliklerdir. Yatay bütünleşme turistik ürünü oluşturan ulaştırma şirketleri, konaklama tesisleri, tur operatörleri, seyahat acentaları ve hatta ülkeler arasında da gerçekleşebilir..

Yatırım
Investment

Yatırım izni
Investments allowance

Yatırım projesi
Investment project

Yatırım süreci
Investment process

Yatırım zaman tablosu
Investment time table

Yatırımcı
Investor

Yatırım Finansman Fonu
Investment Finance Fund
Kurumların yatırım harcamalarını karşılamak üzere ayırdıkları meblağlar üzerinden Kurumlar Vergisi ertelemelerinden yararlanmalarını sağlayan bir teşvik tedbiridir. Finansman fonunundan yatırım indiriminden yararlanan firmalar faydalanabilirler.Söz konusu tedbir 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nda öngörülmüştür.

Yatırım teşvik belgesi
Investment incentive certificate

Yatırımları ve Döviz kazandırıcı İşlemleri Teşvik Tebliği (93/4000 Sayılı)
Decree for the Encouragement of İnvestments and foreign Currency Earning

Yayınlanmış fiyat
Marked rate.

yaz tarifesi
ing: summer schedule, fra: tarif estival alm: Sommerfahrplan
yaz süresince geçerli olan tarife.

Yazlıkçı
ing: summer house vacationist, fra: estivant alm: Sommerhaus- Urlauber
tatilini yazlıkta geçiren kimse.

yedek aşçı
ing: assistant chef, fra: cuisinier tournant alm: Hilfskoch
izinde, hastalıkta, tatil günlerinde birim şefleri ya da bir aşçı olmadığı zaman onların yerine çalışan aşçı.

yeme-içme-eğlence sektörü
ing: refreshments and entertainment , fra: secteur restauration-loisirs alm: Restaurations- und Unterhaltung
yeme- içme, eğlence ihtiyacını karşılayan kuruluşlar kesimi.

Yeme-içme faaliyeti
Board activity

yemek servis endüstrisi
ing: catering industry, fra: industrie de la restauration co, alm: Catering- Industrie, f
sipariş üzerine toplu olarak yemek hazırlayıp dağıtım ve servisini konu alan iş ve bu konuda çalışan işletmelerin tümü.

yemek tarifi
ing: recipe, fra: recette alm: Kochrezept
bir yemek türünün hazırlanması için malzemeleri, miktarlarını ve bu malzemelerin karışım sıralarını belirleyen metod.

Yemek Kartı
Oda satışlarının pansiyon dahil şeklinde yapıldığı durumlarda, müşterinin restoranlardan yiyeceğini (pansiyonunu) alabilmesi amacıyla kullanılan bir belgedir. Giriş yapan müşteriye kahvaltı, öğla, akşam yemeklerinden hangisini alacak ise o bölümler boş olarak verilir. Müşterinin yemek almayacağı öğünler ise iptal edilir. Müşteri bu belge ile restorana gider ve yemeğini alır.

yeniden teyit
ing: reconfirmation, fra: reconfirmation alm: Rückbestätigung, f
bir rezervasyonun kullanılacağının yeniden teyidi.

Yer ayırtma rezervasyon
Reservation, booking

Yer hizmetleri
Ground operations

Yer hizmetleri operatörü
Ground operator

Yerel incoming acentası >
Transfer agent

Yerel tur operatörü
Local tour operator

Yerli turist
Domestic tourist
Bir ülke içinde gerçekleşen turizm hareketine katılan o ülke vatandaşları.

YK
Yatak kahvaltı
Bed and breakfast

yer bileti
ing: seat reservation ticket, fra: coupon de siège alm: Platzkarte, f
taşıt aracında oturulacak yeri belirleyen ve asıl biletle beraber geçerli olan bilet.

yer görevlisi
ing: usher, fra: ouvreuse alm: Platzanweiser
tiyatro, sinema veya düğünlerde yer gösteren görevli.

yer hizmetleri
ing: ground handling, fra: services au sol alm: touristische Dienstleistungen a
bir turiste veya turist grubuna, gezmek için seçtiği yere ulaştıktan sonra verilen servisin tümü.

yer hizmetleri binası
ing: ground handling building, fra: aérogare alm: touristisches Dienstleistungsge
turist veya turist grubu ile ilgili hizmetlerin verildiği bina.

yer operatörü
ing: ground operator, fra: opérateur de terrain alm: Bodenoperateur
turizm merkezinde ulaşım, transfer, yerel gezi sağlayan hizmet sunucu.

yere inme
ing: landing, fra: atterissage alm: Landung, f
uçağın piste inmesi.

yerel el sanatı
ing: local handicraft, fra: artisanat local alm: lokales Kunsthandwerk
belirli bir yöreye özgü el sanatı türü.

yerinde bilgilendirme
ing: on-site information, fra: interprétation alm: Information an Ort und Stelle,
turizmin olumsuz sosyokültürel etkilerini azaltmak üzere ziyaret merkezinde yapılan tanıtım.

yerli seyahat acentası
ing: domestic travel agency, fra: agence de voyages nationale alm: einheimisches Reisebüro
yurtiçi seyahat acentası.

yerli turist
ing: domestic tourist, fra: touriste national alm: einheimischer Tourist
ikametgâhının bulunduğu ülke sınırları içinde asıl ikametgâhı dışındaki bir yere, para karşılığı bir iş yapmaksızın ve bir yıldan kısa süreli seyahat eden kişi.

yerli ürün paketi
ing: domestic package tour, fra: produit touristique national alm: inländisches Tourismusprodukt,
aynı tur programı kapsamında farklı turizm türlerine yer veren ülkesel ya da yöresel tur.

yeşil alan
ing: green area, fra: espace vert alm: Grünzone, f
bir imar plânında park, bahçe, orman gibi bitkilerin yetişmesi ve insanların gezi, dinlenme, temiz hava alma ihtiyaçlarının karşılanması için ayrılan alan.

yıl boyu turizm
ing: yearlong tourism, fra: tourisme permanent alm: ganzjähriger Tourismus
yılın on iki ayına yayılan turizm faaliyetleri.

Yıldız
ing: star, fra: étoile alm: Stern
belgeli konaklama tesislerinde kategori ve kaliteyi gösteren işaret.

yılın en çok trafiği olan ayı
ing: peak month, fra: mois de pointe alm: verkehrsreichster Monat des Jah
turist trafiğinin en yoğun olduğu ay.

yiyecek - içecek
ing: food and beverage, fra: produits alimentaires alm: Verpflegung, f
yemeye ve içmeye elverişli olan her şey.

yiyecek -içecek tesisi
ing: refreshments facility, fra: établissement de restauration, , alm: Restaurationseinrichtung, f
yeme içme ihtiyacını karşılayan kuruluş.

yiyecek- içecek sektörü
ing: food and beverage sector, fra: restauration alm: Lebensmittel-und Getränkesektor
kişilerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasına dönük faaliyetlerde bulunan değişik tür ve yapıdaki işletmelerin tamamı.

yoğun kullanım zamanı
ing: peak use period, fra: période de pointe alm: Höchstleistungsperiode, f
olanakların günün, haftanın ya da mevsimin en fazla kullanıldığı zamanı.

yoğun turist akını
ing: tourist influx, fra: affluence touristique alm: hoher Touristenzufluß
bir ülkeye belli bir zaman kesitinde, sayısal olarak normal girişlerin çok üzerinde olan turist girişi.

Yolcu
Passenger

Yolcu konşimentosu
Passenger manifest

Yolculuk
Journey

Yönetici.
Manager

Yönetim
Management

Yükleme faktörü
Load factor
Uçağın doluluk oranı

Yüzer Ev
Genellikle motorsuz olup daha ziyade nehir, göl ve bazen de deniz kenarına bağlı olarak inşa edilen ve normal bir evin tüm kolaylıklarına sahip olan bir konaklama türüdür. Bu tür konaklama tesisleri özellikle İsviçre, Macarietan ve Çek Cumhuriyet'nde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

yöresel tanıtım
ing: local information, fra: promotion locale alm: ortsbezogene Bekanntmachung, f
yöre ile ilgili tanıtım.

yüksek kalite düzeyi
ing: benchmark, fra: haute qualité de production alm: qualitativ hohes Niveau
müşteri talebine uygun olarak yüksek kaliteli üretim düzeyi.

yüksek sezon
ing: high season, peak season, fra: haute saison alm: Hochsaison, f
turist trafiğinin en yoğun, fiyatların en yüksek olduğu zaman.

yüksek yoğunluk
ing: peak density, fra: fréquentation maximale alm: hohe Übernachtungsdichte, f
yoğun dönemde konaklama yapan kişilerin sayısal yoğunluğu.

yumuşak turizm
ing: soft tourism, fra: tourisme doux alm: Sanfter Tourismus
doğayla birleşebilen turizm.

yunus simgesi
ing: dolphin symbol, fra: label de dauphin alm: Delphinsymbol
çevreye duyarlı yatlara verilen belge ve plâketteki sembol.

yurt içi tur
ing: domestic tour, fra: circuit touristique intérieur, , alm: Inlandreise, f
bir noktadan başlayıp aynı noktaya dönebilen, bir programa bağlı, bir ya da fazla gecelemeyi içine alan, taşıma ve konaklama tesislerinin standartları önceden belirtilen organizasyon.

yüzer lokanta
ing: floating restaurant, fra: restaurant flottant alm: schwimmendes Restaurant
Türk karasularında veya limanlarında turizm amaçlı olarak yeme-içme hizmeti verebilecek nitelikteki, kendiliğinden hareket etme kabiliyetine sahip veya bir römorkör vasıtasıyla çekilen, denize elverişlilik belgesi bulunan deniz aracı.

yüzer otel
ing: floating hotel, fra: hôtel flottant alm: schwimmendes Hotel
Türk karasularında veya limanlarında turizm amaçlı olarak konaklama hizmeti verebilecek nitelikteki, kendiliğinden hareket etme kabiliyetine sahip veya bir römorkör vasıtasıyla çekilen, denize elverişlilik belgesi olan deniz aracı.

yüzer tesis
ing: floating establishment, fra: établissement flottant alm: schwimmende Anlage, f
bir ülkenin karasularında veya limanlarında turizm amaçlı olarak konaklama ve/veya yeme- içme hizmeti verebilecek nitelikteki kendiliğinden hareket etme yeteneğine sahip veya bir römorkör vasıtasıyla çekilen deniz aracı.

yüzme havuzu
ing: swimming pool, fra: piscine alm: Schwimmbad
spor, sağlık ve eğlence amacıyla kullanılan yüzme mahalli.


Z

Ziyaretçi:
Devamlı ikamet etttiği ülkeden, başka bir ülkeyi gelir elde etmek amacı dışında herhangi bir nedenle ziyaret eden kisi. Bu tanım iki kategorideki ziyaretçiyi kapsamaktadır:
Turistler.
Eksürsiyonsitler.

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:53 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Av Turizmi:
Türkiye'nin coğrafi yapısı, bitki örtüsü ve yaban hayatı bakımından av turizminin gelişmesine elverişli konumdadır. Av turizmine açılacak avlaklar, ülkemizin av hayvanı potansiyeli dikkate alınarak, Orman Bakanlığı (Milli Parklar, Av ve Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü) tarafından tespit ve ilan edilmektedir.

Yabancı turist avcılar, Orman Bakanlığınca A Grubu Seyahat Acentelerine verilen Av Turizmi İzin Belgesi ile avlanabilmektedirler. Ayrıca, yabancı turist avcılar Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce tescil edilen özel avlaklarda, sadece buralarda üretilip serbest bırakılan türleri avlayabilmektedir.

Seyahat Acenteleri aracılığıyla avlanabilen yabancı turist avcılar, 6136 Sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik ve MAK (Merkez Av Komisyonu) nun ilgili kararına göre, av tüfeği ve aksamını beraberlerinde getirebilmektedirler.

Av İzin Belgeleri'nde; av partisine katılacak avcının adı, soyadı, uyruğu, yurdumuza giriş ve çıkış yapacakları gümrük kapıları ve tarihleri, avlanacakları yer, avlanma tarihleri ve avlayabilecekleri av hayvanı türleri ve sayıları belirtilmektedir.

Türkiye' de Avlanabilen Av Hayvanları:
Türkiye'de avlanılmasına izin verilen yaban hayvanları türlerine ve avlanma sürelerine göre yıldan yıla değişmektedir. Bu değişiklikler her yıl düzenlenen Merkez Av Komisyonu Kararları ile belirlenir.

Büyük av hayvanlarından ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi (şamua), yaban keçisi (bezoar), yaban domuzu, vaşak, kurt, çakal, tilki, av turizmi başlığı altında yerli ve yabancı avcıların kullanımına bedeli karşılığı sunulmuştur. Bunların dışında kalan avların, yabancı avcılara avlatılması sadece özel avlaklarda mümkündür. Yabancı avcılar özel avlakların haricinde, yukarıda adı geçen av hayvanlarından başka av hayvanlarını avlayamazlar.

Hayvan Türlerinin Araştırılması:

Hayvan türlerini araştırmak amacıyla Türkiye'ye gelecek yabancı uyruklu araştırmacıların faaliyetleri ve bu konuda yapılan başvuruların belirli bir prosedür çerçevesinde ilgili birimlere iletilmesi tedbirleri de Orman Bakanlığı Milli Parklar veAv-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.

Ülkemizde gerçekleştirilecek araştırma izinleri konusundaki başvurular, ülke dışında T.C. Büyükelçilikleri, ülke içinde Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Orman Bakanlığına yapılmaktadır. Başvuru sahiplerine izin verilebilmesi için, alanlarında ciddiçalışmaları ve eserleri olup olmadığı göz önünde bulundurulmaktadır..

Başvuru talepleri gerekli resmi makamlar tarafından incelendikten sonra uygun bulunması halinde belli koşullarda araştırma izni verilmektedir. Araştırma çalışması kapsamında, yaban hayvanlarından örnek toplanmasına ve yumurta vb. üretim materyallerininyurt dışına çıkarılmasına izin verilmemektedir.



Av Turizmi Yapan Seyahat Acentaları:

Adana:
Acenta Adı: V Tour
Adresi: Kurtuluş Mah. Atatürk cad.Şendinç Apt. No:205/21
Tel No: 4571473
Fax No: 4542380

Ankara:
Acenta Adı: Ay-fi Turizm
Adresi: Ali Suavi sok.Akhan İşmerkezi No:23/54Maltepe
Tel No: 2324820 Pbx
Fax No: 2324919

Acenta Adı: Turban Turizm-Ank Şube
Adresi: Karanfil Sok. No:32 Kızılay
Tel No: 4195151-53
Fax No: 4195154

Antalya:
Acenta Adı: Boylu Turizm
Adresi: Sinan mah. 1283 sok. Soydal Apt. 2/C
Tel No: 3122123-24-25
Fax No: 3122125

Acenta Adı: Novum Turizm
Adresi: Fener Mah. Tekilioğlu cad. 1956sok. Gedikli Sit A Blok No:68 D:3-4
Tel No: 3242580 Pbx
Fax No: 3242581

Antalya-Kemer:
Acenta Adı: Turban Turizm-Şube
Adresi: Kemer Yat Limanı 07980
Tel No: 8149092-93
Fax No: 8141552

Aydın-Kuşadası:
Acenta Adı: Turkuaz Turizm-Merkez
Adresi: Türkmen Mah. Birlik Yapı Sitesi Nilüfer sok. No:1/1 Kuşadası-Aydın
Tel No: 6181519-20-21
Fax No: 6181522

Balıkesir:
Acenta Adı: Demre Turizm
Adresi: Memiş Kaptan Meydanı Leman Akpınar cad. Önem Apt. No:2 Edremit
Tel No: 3850650
Fax No: 3851521

Çanakkale:
Acenta Adı: Nature Turizm
Adresi: Yaykın Mevkii Kalkım Nahiyesi Yenice
Tel No: 4847778(4 hat)
Fax No: 4847858

İstanbul:
Acenta Adı: Antonina Turizm
Adresi: İstiklal cad. Mis sok. No:26/1 Beyoğlu
Tel No: 2922874-75
Fax No: 2453968

Acenta Adı: Bintur Turizm -Şube
Adresi: Cumhuriyet cad. No:247 Şişli
Tel No: 2251550-2255210-2254172
Fax No: 2300376

Acenta Adı: Fiorino Turizm
Adresi: Sıracevizler cad. 60/A Şişli
Tel No: 2965692
Fax No: 2965695

Acenta Adı: Gemini Turizm
Adresi: Barboros Bulvarı Günaydın-2 Apt. 131/3-4 Balmumcu,Beşiktaş
Tel No: 2753384-85
Fax No: 2753386

Acenta Adı: Plan Tours Turizm
Adresi: Cumhuriyet cad. 131/1 80230 Elmadağ
Tel No: 2302272-2308118
Fax No: 2302272-2308118

Acenta Adı: Pusula Turizm
Adresi: Sıraselviler cad. Yeni Yuva sok. Uslu Apt. 27-29/2 Cihangir
Tel No: 2937377-2937328
Fax No: 2937377

Acenta Adı: Shikar Şikar Safaris Turizm
Adresi: Nispetiye Mah. Bilgin sok. Şebnem Apt. No/4,1 Levent
Tel No: 2697606-2814849
Fax No: 2699806

Acenta Adı: Turban Turizm-Merkez
Adresi: İnönü cad. Vakıf İş Hanı No:12 Taksim
Tel No: 2512191(4hat)
Fax No: 2510157

İzmir:
Acenta Adı: Bintur Turizm-Merkez
Adresi: Gaziosmanpaşa Bulvarı 10/1-A Batı İşhanı Alsancak
Tel No: 4894100-4894228-4460662
Fax No: 4896564

Acenta Adı: Turban Turizm -Şube
Adresi: Kültür Mah. 1377 sok. Kültür Han No:1 D:103 Alsancak
Tel No: 4258658-59
Fax No: 4647928

Konya:
Acenta Adı: Novum Turizm-Şube
Adresi: Küçük İhsaniye Mah. Hazım Uluşahin İş Merkezi Zemin Kat A Blok No1
Tel No:
Fax No:

Muğla-Bodrum:
Acenta Adı: Turkuaz Tur Turizm-Şube
Adresi: Beşkuyular Mevkii BP Yıkama Servisi Karşısı Konacık-Bodrum
Tel No: 3171420-21-22-23
Fax No: 3171440

Samsun:
Acenta Adı: Rasibu Turizm
Adresi: Ulugazi Mah. İstiklal cad. Canik sok. No:8
Tel No: 4319122-4313566
Fax No: 4324763

Prof. Dr. Sinsi 08-19-2012 03:53 PM

Turizm İle İlgili Herşey
 
Kış Turizmi

KIŞ TURİZMİ

Yaz-kış üzerinde kar eksik olmayan yüksek dağlarıyla ve bu dağlarda kurulan kayak tesisleriyle Türkiye önemli bir kış turizmi merkezidir

en meşhurlarından biriyle başlayalım...:ka19:

Bursa - Uludağ


Bursa'nın 36 km. güneyinde yer alan Uludağ, ülkenin en gözde kış sporları merkezidir. Flora ve faunasının zenginliği ile 1961 yılında Milli Park ilan edilen Uludağ, sadece kış turizmine değil, yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik piknik etkinliklerine de olanak sağlamaktadır. Antik dönemde Olympos Misios adıyla tanınan Uludağ, tanrıların Troya Savaşını izlediği yer olarak mitolojideki yerini almıştır.

Uludağ Kayak Merkezi I. ve II. Gelişim Bölgeleri olmak üzere iki ayrı bölgeden oluşmaktadır. I. Gelişim Bölgesi yatırımlarını tamamlamış durumdadır. 1986 tarihinde turizm merkezi ilan II. Gelişim Bölgesinde 3300 yatak kapasiteli 11 adet turistik tesis parseli düzenlenmiş olup 3300 yatak kapasiteli 11 adet parsel yatırımcıya tahsis edilmiştir.

Uludağ kayak merkezi Alp ve Kuzey disiplini ile "Tur kayağı" ve "Helikopterli kayak" uygulamaları bakımından uygun coğrafya şartlarına sahiptir. Kayak dışında snow board, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktiviteleri bulunabilir.

Ulaşım: Uludağ Milli parkına hem karayolu ile hem de teleferik ile ulaşım sağlanabilmektedir. Kayak Merkezi Bursa'ya karayolu ile 40, havaalanına 60 dakikadır.

Uludağ yolu şehir merkezinden Milli Parkın girişine kadar 22 km., Milli Park Oteller Bölgesi arası 12 km.dir. Özel araç ile gidiliyorsa Bursa'dan en uygun Çekirge yolundan çıkılabilir. Kış aylarında arabada da zincir, takoz ve çekme halatı bulundurulmalıdır. Yol üzerinde zincir alınacak ya da kiralanacak yerler bulunmaktadır.

Özellikle kış aylarında günün her saatinde Bursa kent merkezinden (Tophane semti) minibüs bulunabilir. Kayak merkezine çıkmak ortalama 1.5 saat sürmektedir.

Uludağ'a teleferikle çıkılabilir. Bursa Kadı Yayla (1235 m) arasında iki, Kadı Yayla Sarı Alan (1621 m.) arasında iki, toplam dört hat vardır. Her hatta 30 kişi taşıyan bir kabin çalışır. Ancak kayak takımlarını teleferikle taşımak yasaktır. Teleferik Bursa'nın Teleferik semtinden 20 dakikada bir kalkar. Teleferik önce Kadı Yaylaya çıkar. Orada kabin değiştirip, Sarı Alana çıkan kabine binilir. Yolculuk yaklaşık 25 dakika sürmektedir. Buradan Oteller Bölgesine ulaşmak için minibüs bulunmaktadır. Sarı Alanla Oteller Bölgesinin arası 7 km.dir. Yazın ayrıca Sarı Alandan Çoban Kayaya (1750 m) telesiyejle gidilebilir.

Coğrafya: 2543 metreye ulaşan doruğu (Kara Tepe) ile Batı Anadolu'nun en yüksek dağıdır. Çevre, orman örtüleri ile kaplıdır. Uludağ yöresi yarı ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Hakim rüzgar yönü güneybatı-güney yönlerindedir.

Kayak alanı 1750-2543 m. yükseklik arasındadır. Kayak için uygun zaman 20 Aralık-20 Mart tarihleri arasındaki dönemdir. Normal kış koşullarında üç metre dolayında kar yağışı alan yöre, mevsim başında toz kar, sonunda ise ıslak kar niteliği gösterir.

Konaklama ve Diğer Hizmetler: On ikisi kamu kuruluşuna, 15'i özel sektöre ait toplam 27 konaklama tesisinde 3000'in üzerinde yatak kapasitesi bulunmaktadır. Alışveriş merkezleri, yeme-içme-eğlence yerleri, sağlık ocağı hizmet vermektedir. Kayak malzeme satış ve kiralık yerler ile kayak hocaları bulunabilir.

Mekanik Tesisler ve Pistler: Oteller bölgesinde 8 telesiyej, 7 telesiki olmak üzere 15 mekanik tesiste 11.000 kişi/saat kapasite mevcuttur. 13 farklı pist vardır




Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.