![]() |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl: - Beste: Hüsnü Üstün Güfte: Aşkın Tuna Sevenler hiç unutmaz Ayrı düşse de yollar İşte benim her gece Düşündüğüm biri var Hayallere dalarak Yollarına bakarak Hep ismini anarak Düşündüğüm biri var Yaşamayı sevdiren Dertlerimi dindiren Ağlatırken güldüren Düşündüğüm biri var |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
BAKMIYOR ÇEŞM-İ SİYAH FERYÂDE
Bakmıyor çeşm-i siyâh feryâde, Yetiş ey gamze yetiş imdâde. Gelmiyor hançer-i ebrû dâde, Gel ne korkarsın ecel sîmâ-yı zerdimden benim, Kurtar Allah aşkına dünyâyı derdimden benim. Yetiş ey gamze yetiş imdâde. Makam: Nihâvend Usûl: Çifte Sofyân(Aksak) Bestekâr : Hacı Arif Bey Güftekâr : Mehmet Sâdi Bey |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl : Düyek Beste: Zeki Müren Güfte: ----- Bir demet yâsemen aşkımın tek hâtırası Bitmiyor ayrılık, dinmiyor gönlümün hicrân yarası Ağlasam, inlesem silinmez bahtın karası Bitmiyor ayrılık, dinmiyor gönlümün hicrân yarası |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
♪♪ Osmanlı Müziği ♪♪
Adına bugün çoğu kez “Klâsik Türk Müziği” ya da “Türk Sanat Müziği” de denilen bu müzik türü, Osmanlı Devleti'nin kurulması, büyümesi ve güçlenmesine paralel olarak zenginleşmiş, olgunlaşmış, biçim / estetiğini geliştirmiş ve bir sanat müziği kimliği kazanmıştır.Bu müzik, din, aşk, ordu-savaş gibi bir çok konuda ürünler vermiş ve her biri kendi türlerini, biçimlerini, topluluklarını oluşturmuştur. Osmanlı Müziği, imparatorluğa katılan yeni ülkelerin değişik müzik kültürlerinden etkilenmiş, öğeler almış öğeler vermiştir. Ancak imparatorluğun gerileme ve çöküş sürecine girdiği 19.yy. başlarından itibaren bu sanat müziğinde de giderek bir sığlaşma ve gevşeme gözlenmektedir.Önceleri zengin makamlar ve usûller kullanırken, giderek bu anlayıştan uzaklaşmış ve kentin eğlence müziğine dönüşmüştür.Günümüze kadar süren bu gelişmede “şarkı” türü, adeta bütün türlerin yerini almış ve yaygınlaştıkça popülerleşmiştir. XIX. yüzyıl ortalarına değin notalamaya pek önem verilmediği için, bu alana giren pek çok yapıt unutulup yok olmuştur.Herhangi bir dönemde notaya alınarak günümüze ulaşabilenlerin sayısı, XV. yüzyıldan XVIII. yüzyılın sonuna dek bestelenenler, yaklaşık 3000, XIX. yüzyılda üretilenler ise yaklaşık 5000 kadar olmak üzere, toplam 8000 kadardır. Makam, usûl, biçim, seslendirme araçları ve yöntemleri bakımından, kökü çok eski dönemlere giden, kendine özgü birtakım kurallar çerçevesinde oluşan bu eserlere, XX. yüzyılın ilk çeyreğinde üretilen bir bölüm eser daha eklenebilir. O tarihten günümüze değin “Türk Sanat Müziği veya Klasik Türk Müziği” başlığı altında üretilmeye devam edilen ve giderek popüler formlara dönüşmeye başlayan müzik ise, Osmanlı müziğinin günümüz normlarına dönüşmüş uzantısı sayılabilir. Osmanlı Müziği bir sentezdir.Tarihin bir çok zenginliğini içinde taşır. Türklerle birlikte yaşayan Bizans, Rum, Acem, Arap, Yahudi, Ermeni gibi azınlıklarca da paylaşılarak birlikte oluşturulmuş ve Osmanlı Saray okulunda,Enderun'da en parlak devrine erişmiştir. Bu sistemi kullanan hiçbir ülke Osmanlının ulaştığı sanatsal seviyeye erişememiştir.Osmanlı Müziği, “makam birliği” esasına dayanan “Fasıl” düzeni içinde oluşturulmuş ve seslendirilmiştir. FASIL Aynı makamda bestelenmiş eserlerin, belli bir düzene göre sıralanarak yapılan dinletisidir.Tam bir Fasılda, hem ses ve hem de saz eserleri yer alır. Fasıl oluşturulurken eserlerin aynı makamda olması temel alınır ve tür ile şekillerine göre de belli bir sıralama yapılır. Bir makama ait fasılın oluşabilmesi için genellikle iki “Beste” ve iki “Semâî” bestelenmiş olmalıdır. Bunlar sözlü eserlerdir.Besteler “Murabba” ya da “Nakış” formundadır. Bir “Gazel”in iki beyiti üzerine bestelenen Murabba'lar “Terennüm”lü ya da “Terennüm”süz olabilir. Eserlerin güftesini oluşturan şiirin dizeleri dışında, usûle uygun, “ten, tenen, tenenen, ten nen ni” v.b. gibi anlamsız ya da “canım, ömrüm” v.b. gibi anlamlı sözcüklerle oluşturulan ezgilere “Terennüm” denir.Şiirin 1.,2. ve 4. dizeleri aynı ezgiye bağlanmıştır. 3. dizenin ezgisi ise farklıdır ve “Miyan Hâne” adını taşıyan bu bölümde, genellikle makam geçkisi ya da genişlemesi yapılır.Terennümlü Murabba'larda her dizeden sonra terennüme geçilir.Miyan Hâne'nin Terennümü farklı olabilir.Nakış'larda ise iki dize, birbirine bağlı bestelenir ve ardından, uzun bir Terennüm'e geçilir. Murabba ya da Nakış'larla aynı yapıda olan fakat “Semâî usûlle” ile bestelenen sözlü Semâîlerin ilki “Ağır”,ikincisi “Yürük Semâî” dir.Fasılda bunlara “Kâr”, “Şarkı” gibi sözlü eserler, “Taksim”, “Peşrev”, “Saz Semâîsi”, “Oyun Havası” gibi saz eserleri katılabilir. Böylece tam bir fasıl yapısı şu şekli alır : a) Herhangi bir sazla yapılan giriş Taksîm'i,“Kâr”, “Terennüm” öğesine geniş yer veren, büyük ustalık gerektiren bir sözlü eser türü olup, en gelişmiş biçimlerden biridir.“Şarkı”lar ise edebiyatımızda, halk türkülerinin etkisiyle ortaya çıkmış bir formdur. Şarkılar, dizelerden oluşur ve dizelerin sayısına göre değişik adlar alır.Küçük usûllerle bestelenir ve çok farklı yapılarda olabilir. Özellikle XIX. yüzyıldan sonra büyük ilgi görmüş ve öteki sözlü eser formlarını gölgede bırakmıştır. XX. yüzyılda ise, iyiden iyiye öne çıkmış, alışılmış yapıların dışına taşarak, “Fantezi” türüne dönüşmüş ve giderek popülerlermiş, başarılı pek az örneğin dışında, geleneksel sanat müziği alanındaki sığlaşmaya da bir ölçüde yol açmıştır.Osmanlı Müziğinde kullanılan saz eseri formlarından başlıcaları şunlardır: Peşrev: Genellikle “Darb-ı Fetih”, “Sakîl”, “Muhammes”, “Devr-i Kebîr” gibi büyük usûllerle, bazen de “Düyek” usûlü kullanılarak bestelenmiş, farklı ezgilerden oluşmuş, “Hane” adı verilen bölümler ile bunlar arasında pek değişmeden yinelenen “Mülâzime” bölümünden oluşmuş bir saz eseridir. Saz Semaisi: Peşrevlerle aynı yapıda olmasına karşın “Semâî” (6 zamanlı), “Aksak Semâî” (10 zamanlı) ve “Yürük Semâî” (6 zamanlı) usûller ile bestelenen saz eserleri olup “Saz Semâîsi” adını alır.Saz Semâîleri, fasılın sonunda, “Yürük Semâî”nin ardından seslendirilir. Taksim: Makamı tanıtma, yol gösterme, ısındırma ya da geçki amacıyla, tek çalgı ile, makam içinde, ancak bir usûle bağlanmadan, özgürce ve doğaçlama olarak seslendirilen ezgilere denir. Oyun Havası: Oynamak (dans etmek) için bestelenmiş saz eseleridir. Usûller: 15 zamanlıya kadar olan usûllere “Küçük usûller”, 15 zamanlıdan büyük olanlara “Büyük usûller” denir.İki büyük usûlün bir arada kullanılmasına “Darbeyn” adı verilir. Birkaç usûlün yanyana gelerek oluşturduğu usûl dizileri de vardır. Bunlardan biri, beş usûlden oluşan ve bir görüşe göre 60, başka bir görüşe göre de 120 zamanlı “Zencîr” usûlüdür. Küçük usûller içinde, 5,7,9 v.b. zamanlı olanlar, ya da “Aksak Semâî” gibi 10 zamanlı usûller, “Aksak usûller” başlığı altında toplanır. Asıl “Aksak” adını taşıyan zamanlar ise 2+2+2+3 biçiminde sıralanan usûldür. |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Dileyen arkadaşlarım beğendikleri Tür sanat müziği bestelerini ilave edebilir.
|
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Oldukça güzel bir arşiv derlemişsiniz. Ellerinize sağlık.
Konunuz bölümümüze sabitlenmiştir. |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Alıntı:
Teşekkür ederim. |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Bende hicrân yarasından da derin bir yara var
Makam: Hicâz Usûl : Düyek Beste: Sâdi Işılay Güfte: Necdet Atılgan Bende hicrân yarasından da derin bir yara var Ona bi-çâre gönül boş yere bir çâre arar Kurtuluş yok, aradan geçse de aylar yıllar Ona bi-çâre gönül boş yere bir çâre arar |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Cânâ rakîbi handân edersin
Makam: Uşşâk Usûl : Curcuna Beste: Giriftzen Âsım Bey Güfte: Giriftzen Âsım Bey Cânâ rakîbi handân edersin Ben bi-nevâyı giryân edersin Bi-gânelerle ünsiyyet etme Bana cihânı zindân edersin |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend Usûl: Nim Sofyan Beste: Ali Ulvi Baradan Güfte: H. Avni Özan Yemeni bağlamış telli başına Zülüfleri düşmüş hilâl kaşına Henüz girmiş onüç-ondört yaşına Edâlı, işveli köylü güzeli Gel seni, köylü kız, alıp kaçayım Telli duvağına altın saçayım Seni bu diyardan alıp kaçayım Gözleri sürmeli köylü güzeli |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Muhayyerkürdî
Usûl : Düyek Beste: Nikağos Ağa Güfte: ----- Var mı hacet söyleyim ey gültenim Ben kulunum sen efendimsin benim Merhamet kıl, gel bana ey şuh-i şenim Ben kulunum sen efendimsin benim |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Hicaz
Usûl : Nim Sofyan Beste: Yesâri Âsım Arsoy Güfte: Yesâri Âsım Arsoy Yâr saçların lüle lüle Yâr benziyor beyaz güle O gül benim hayatımdır Ölürüm de vermem ele Yâr yâr aman, yâr yâr aman Yâr, yüreğim oldu kemân Kavuşmamız, yâr, ne zaman? Yâr, ne zaman; yâr, ne zaman? Yâr gözleri üzüm üzüm Eller gecem, yâr gündüzüm O gözlere baka baka Soldu yüzüm, soldu yüzüm Yâr yâr aman, yâr yâr aman Yâr, yüreğim oldu kemân Kavuşmamız, yâr, ne zaman? Yâr, ne zaman; yâr, ne zaman? Yâr gülleri beyaz beyaz Yârimde nâz, bende niyâz Aşk faslına başlamadan Geçti bu yâz, geçti bu yâz Yâr yâr aman, yâr yâr aman Yâr, yüreğim oldu kemân Kavuşmamız, yâr, ne zaman? Yâr, ne zaman; yâr, ne zaman? |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl: Nim Sofyan Türkü Beste: - Güfte: - Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur Kâtibimin setresi uzun, eteği çamur Kâtip uykudan uyanmış, gözleri mahmur Kâtip benim, ben kâtibin, el ne karışır? Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum Mendilimin içine lokum doldurdum Kâtibimi arar iken yanımda buldum Kâtip benim, ben kâtibin, el ne karışır? Kâtibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Kürdili-Hicazkâr
Usûl : Düyek Beste: Selâhaddin Pınar Güfte: Vecdi Bingöl Sorma bana, nâfile, neler düşündüğümü Söylemem tek söz bile, çözemem o düğümü Söyleyemem Seviyordum belki de seni bir zamanlar Uçtu uçtu gönüldeki deyiversem kim anlar Söyleyemem Gönülde kaybolanı, âh, ızdırab duya duya Ararım gözlerinde geçmişteki yalanı Gerçekten duya duya söylemek isterdim de Söyleyemem |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Hicâz
Usûl : Semâi Beste: Mısırlı İbrâhim Efendi Güfte: Ahmet Refik Altınay Sırma saçlı yârimin cân behşederken işvesi Bâdeye revnâk verir canlar yakan gül bûsesi Rûhumu teshir eder, âşüftedir handesi Bâdeye revnâk verir canlar yakan gül bûsesi |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Muhayyerkürdî
Usûl : Aksak Beste: Alaaddin Yavaşça Güfte: Fuat Edip Baksı Sevgi deli gönülden gönüle bir akıştır İzi hiç silinmeyen ilk yakıcı bakıştır Gün olur yeşil bahar, gün olur kara kıştır İzi hiç silinmeyen ilk yakıcı bakıştır |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Muhayyerkürdî
Usûl : Aksak Beste: Alaaddin Yavaşça Güfte: Fuat Edip Baksı Sevgi deli gönülden gönüle bir akıştır İzi hiç silinmeyen ilk yakıcı bakıştır Gün olur yeşil bahar, gün olur kara kıştır İzi hiç silinmeyen ilk yakıcı bakıştır |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl: - Beste: Hüsnü Üstün Güfte: Aşkın Tuna Sevenler hiç unutmaz Ayrı düşse de yollar İşte benim her gece Düşündüğüm biri var Hayallere dalarak Yollarına bakarak Hep ismini anarak Düşündüğüm biri var Yaşamayı sevdiren Dertlerimi dindiren Ağlatırken güldüren Düşündüğüm biri var |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Hicâz
Usûl : Türk Aksağı Beste: Sâdeddin Kaynak Güfte: Vecdi Bingöl Yâd eller aldı beni Taşlara çaldı beni Yârdan ayırdı felek Gurbete saldı beni Yol verin geçeyim dumanlı dağlar Dağların ardında nazlı yâr ağlar Düştüm onulmaz derde Nerde yiğidim, nerde? Yol uzun, gurbet acı Dağlar var ara yerde Yol verin geçeyim dumanlı dağlar Dağların ardında nazlı yâr ağlar |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Ahmet Özhan - Ravza İştiyakı
Ben bir garib ü âvâre, Oldu kalbim pare pare, Tutuldum o gülizâre Arz eyleyin bunu yâre, Dîvâne etti beni. Böyle ağlattı beni. Gönül yaslı, gözler çağlar, Bu hasret sînemi dağlar, Kederli bahçeler bağlar; İnliyor âhımla dağlar.. Perişan etti beni, Böyle ağlattı beni. Bozup attı her fendimi, Bilmez oldum ben kendimi; Nâm u nişanı, erdemi Mecnûnların budur demi.. Dîvâne etti beni, Böyle ağlattı beni. |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Ahmet Özhan - Millet Ruhu-i
Beklerim onu her sabah erken, Ak hülyalara yelken açarken; Dönmüş geliyor kolunda cepken, Beklerim onu her sabah erken... Gözlerim her gün guruba kadar, Ruhum yollarda hep onu arar.. Şu hüzünlü mavilikte zâr zâr, Beklerim onu her sabah erken... |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Ahmet Özhan - Naat-ı
Mübtelâ yi mihnet-i mâsivâyım Efendim! Garîk-i bahr-İ İsyan bir rüsvâyım Efendim! Açılsın ne olur cemâl-i pâkinden nikâb! Yüzüne aşinâ-yı pür-vefâyım Efendim! Varıp bezmine âjıkân binblr leâl ister, Ben bir garîb-İ nâlân u peydayım Efendim! Geçerler candan, girenler nûr hâlene bîr kez, O dertten bin belâya müptelâyım Efendim..! Olur Mecnûn görenler ruhsârtm a cânân! Kapında mülk-i serap bir gedâyım Efendim! Esîr-i dâm-ı firkatte hep yandım yakıldım; Her subh u şâm inleyen tam bir nâyım Efendim! Seherler bûy-ı huzurunla tüterken her şeb, Ben neden nâr-ı hasrete yanayım Efendim! Kerem eyle bırakma bendeni bu hicranla! Kerem kılmazsan, nasıl dayanayım Efendim! |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Ahmet Özhan - Bak Yeşil Yeşil
Kapat gözlerini kimse görmesin Yalnız benim için bak yeşil yeşil Gözlerin kimseye ümit vermesin Yalnız benim için bak yeşil yeşil Seni öyle sevdim ölürcesine tanrı'nın yazdığı şiircesine İçimden geçeni bilircesine Yalnız benim için bak yeşil yeşil |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl : Düyek Beste: Yıldırım Gürses Güfte: Mustafa Sevilen Ateş olup yaksan da Gonca güller taksan da Ahu olup baksan da Affetmem asla seni Som altından taç olsan Aşkıma muhtaç olsan Derdime ilaç olsan Affetmem asla seni Yakut yüklü dal olsan Al ipekten şal olsan Peteklerde bal olsan Affetmem asla seni Şarkı olsan dillerde Gonca olsan güllerde Leyla olsan çöllerde Affetmem asla seni Som altından taç olsan Aşkıma muhtaç olsan Derdime ilaç olsan Affetmem asla seni Yakut yüklü dal olsan Al ipekten şal olsan Peteklerde bal olsan Affetmem asla seni |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl : Düyek Beste: Sâdi Hoşses Güfte: Sâdi Hoşses Ağlamakla inlemekle ömrüm gelip geçiyor Devâsı yok, garib gönlüm günden güne eriyor Feryâdıma efgaanıma kimse bir ses vermiyor Devâsı yok, garib gönlüm günden güne eriyor |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl : Sofyan Beste: Yıldırım Gürses Güfte: Aydın Ünsal Anla artık, anla beni Unut bütün geçenleri Bitsin herşey bütün aşkın, bunu senden istiyorum Son mektubu yazarken ben saadetler diliyorum Biliyorum ayıracak bu son mektup ikimizi Bu son mektup koparacak yıllar süren sevgimizi Bitsin herşey bütün aşkın, bunu senden istiyorum Son mektubu yazarken ben saadetler diliyorum Üzülsen de artık yeter Gelmez güzel günler geri Bitsin herşey bütün aşkın, bunu senden istiyorum Son mektubu yazarken ben saadetler diliyorum |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Nihâvend
Usûl : Aksak Beste: Sâdeddin Kaynak Güfte: ----- Aşkın susuz bağında Pınar gibi çağlarım Ceylan oldum dağında Gezer gezer ağlarım Dağlar taşlar aşa aşa Sordum onu uçan kuşa Çekilirmiş gelen başa Yüreğimi dağlarım Gözlerimde melali var Neye baksam hayali var Kavuşmak ihtimali var Ümmidimi bağlarım |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Makam: Muhayyerkürdî
Usûl : Curcuna Beste: Selahattin Pınar Güfte: Fuat Edip Baksı Bakışı çağırır beni uzaktan Varınca çatılır kaşlar nedendir? Bir yandan hoşlanır azarlamaktan Bir yanda gözünde yaşlar nedendir? Derindir alnımda gurbet çizgisi Değişmez diyorlar bahtın yazgısı Gönlümün içinde var ki bir sızı Her akşam yeniden başlar nedendir? Hasreti bağlayıp sazın teline Yıllardır çıkmışım gurbet eline Düşmüşüm bu yüzden elin diline Üstelik yar beni taşlar nedendir? |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
GÖZLERİ AŞKA GÜLEN
Gözleri aşka gülen taze söğüt dalısın Gel bana her gece sen gönlüme dolmalısın Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel Ah ne güzel ne güzel seni sevmek Ah ne güzel ne güzel Sensiz elem bana yar Doğ benim ömrüme doğ da güneş gibi Aşkımı tazele gel Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel Bekleme sonbaharı bir acı rüzgar eser Gel bana her gece sen saçların bağrıma ser Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel Ah ne güzel ne güzel seni sevmek Ah ne güzel ne güzel Sensiz elem bana yar Doğ benim ömrüme doğ da güneş gibi Aşkımı tazele gel Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
SABRET GÖNÜL
Hicran açmıştır sinede yare Zavallı gönlümün neş-esi kare Talihin zulmeti yol vermez yare Bahtım kara, gül kara, sümbül kara Sabret gönül birgün olur bu hasret biter Çekilen acılar canım gün olur geçer Birgül bülbül giymiş kareler Sinem üzre gözgöz olmuş yareyler Bu dert beni iflah etmez, pareyler Benim derdim, dermanın bilen yok Sabret gönül birgün olur bu hasret biter Çekilen acılar canım gün olur geçer |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Ağlama Değmez Hayat
Ruya gibi her hatira Her yasanti bana Ne bulduysa kaybetti Gonul asktan yana Omur cicek kadar narin Bir gun kadar kisa Aglama degmez hayat bu gozyaslarina Her damla yas oyuk oyuk Iz birakir kalbimde Hayat sarap gibidir Kederde var nesede Omur cicek kadar narin Bir gun kadar kisa Aglama degmez hayat bu gozyaslarina Barış Manço |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Bir sanat müziği hayranı olarak bu şarkıları çoookk seviyorum hala şu an da bir sanat müziği dinliyorummm
Veda bUseSİ Hani o barakıp giderken seni o öksüz tavrını takmayacaktın alnına koyarken veda busesi yüzüne bu türlü bakmayacaktınn gelsede en acı sözler dilime uçacak sanırım birkaç kelimee bir alev halinde düştün elime hani eyy gözyaşım akmayacaktın haniii eyy gözyaşım akmayacaktın |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
Muazzez Abacı - Ağlamam
Yine kör kuyularda kalmışım Kalmışım kalmışım Yine çıkmazlara düştü Sevdam sevdam sevdam Yokluğunun acısı bir yana Bir yana Yine başladı yine başladı Sensizlik kavgam Bilirsin ki ağlamam Bilirsin ağlayamam Bilirsin ki ölürüm Bilirsin yaşayamam Yine ben yanlızım Yine dönülmeze girdi yolum Gülüşünün eksiği bir yana Yokluğunun rüzgarı bir yana Yine bağlandı elim kolum Söz:eda Akay Müzik:Halil Karaduman |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
ÇOK YALNIZIM
Hayatta bu ilk aşkım, kaderle ilk oyunum Kırılmış bir dal gibi bükülü kaldı boynum Çok yalnızım ama çok, nasıl şey anlayamam Öldüm mü hiç soran yok, ben böyle yaşayamam Dünyada sanki bir ben, bir de bitmeyen çile Gözyaşı seli basmış, hala dolmuyor neden Çok yalnızım ama çok, nasıl şey anlayamam Öldüm mü hiç soran yok, ben böyle yaşayamam ÇAL GİTAR İçimde nice uzun yılların özlemi var Bu gece efkarlıyım ağla gitar, çal gitar Bitmesin bu sarhoşluk sürsün sabaha kadar Bu gece efkarlıyım ağla gitar, çal gitar Güfte: Ü. Yaşar Oğuzcan, Beste: Avni Anıl |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
BELKİ BİRGÜN GELECEKSİN Belki birgün geleceksin lakin vakit geçmiş olacak Gönül hicran şarabından yudum yudum içmiş olacak Güzel de olsa inanmam artık seni gözlerine, bahar bitmiş olacak Gönül hicran şarabından yudum yudum içmiş olacak Güfte, Beste: Şekip Ayhan Özışık |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
BU AKŞAM BÜTÜN MEYHANELERİNİ DOLAŞTIM ISTANBUL' UN Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım Istanbul' un Seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde Canım doya doya sarhoş olmak istiyordu seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde Güfte: Turham Oğuzbaş, Beste: Avni Anıl |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
BİLMEM BU GÖNÜLLE BEN NASIL YAŞAYACAĞIM Bilmem bu gönülle ben nasıl yaşayacağım O daha genç yaşında, benimse geçti çağım Kurtulmak mümkün olsa bırakıp kaçacağım Fakat ne yazık ki artık elinde oyuncağım Onun zoru sürür beni gittiği yola Ben giderim sağıma o çeker beni sola Arkasından bakarım gözlerim dola dola Ey gençlik arkadaşım sana uğurlar ola Güfte: Dr. Necdet Bey, Beste: M. Nurettin Selçuk, Makam: Nihavent |
Cevap : Türk Sanat Müziği'nden Esintiler
ellerine sağlık .... duygulu bir şiir çok güzel
|
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.