<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>ForumSinsi - 2006 Yılından Beri - Kültür-Sanat</title>
		<link>http://forumsinsi.com/</link>
		<description>Popüler sanat, sanatsal etkinlikler...</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 07:51:03 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://forumsinsi.com/images/styles/bluepallite/misc/rss.jpg</url>
			<title>ForumSinsi - 2006 Yılından Beri - Kültür-Sanat</title>
			<link>http://forumsinsi.com/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[Samsun Devlet Opera ve Balesi, 'Latin Melodileri' Konseri Düzenleyecek]]></title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100911&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 07:33:18 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Samsun Devlet Opera ve Balesi, 'Latin Melodileri' konseri düzenleyecek 
"Latin Melodileri" konseri Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından müzik...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Samsun Devlet Opera ve Balesi, 'Latin Melodileri' konseri düzenleyecek<br />
&quot;Latin Melodileri&quot; konseri Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından müzik tutkunları ile buluşacak.<br />
<br />
AA<br />
Samsun Devlet Opera ve Balesi, 'Latin Melodileri' konseri düzenleyecek<br />
<br />
<br />
Samsun Devlet Opera ve Balesi (SAMDOB), &quot;Latin Melodileri&quot; konserini bugün Samsun'da müzikseverlerle buluşturacak.<br />
<br />
SAMDOB'dan yapılan açıklamaya göre, konserde İspanyol besteci Manuel de Falla'nın halk şarkılarından oluşan eserlerinin yanı sıra Astor Piazzolla ve Ariel Ramirez gibi Latin Amerika müziğinin önde gelen isimlerinin parçaları seslendirilecek.<br />
<br />
<br />
<br />
Konserde sopranolar Zibelhan Dağdelen, Nurdan Küçükekmekçi ve Linet Şaul'a piyanoda Özlem Ebesek eşlik edecek.<br />
<br />
Sanatseverleri İspanya'dan Latin Amerika'ya uzanan müzikal yolculuğa çıkaracak konser, bugün saat 20.00'de Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi'nde beğeniye sunulacak.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100911</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatrosu 'Son İnsan' Oyununu Trabzon’da Sahnelemeye Devam Edecek]]></title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100910&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 07:32:15 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatrosu 'Son İnsan' oyununu Trabzon’da sahnelemeye devam edecek 
"Son İnsan" adlı oyun Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Ankara Devlet Tiyatrosu 'Son İnsan' oyununu Trabzon’da sahnelemeye devam edecek<br />
&quot;Son İnsan&quot; adlı oyun Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenecek.<br />
<br />
AA<br />
Ankara Devlet Tiyatrosu 'Son İnsan' oyununu Trabzon’da sahnelemeye devam edecek<br />
<br />
<br />
Ankara Devlet Tiyatrosu, &quot;Son İnsan&quot; adlı oyununu Trabzon'da seyircisinin beğenisine sunmayı sürdürecek.<br />
<br />
Derem Çıray'ın yazdığı, Pınar Töre Karayel'in yönettiği oyunda nefsiyle mücadele eden kişilerin yaşadıkları anlatılıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Dekor tasarımını Mustafa Mahdum, kostüm tasarımını Ruken Bakır ve ışık tasarımını da Mehmet Mertal'ın yaptığı oyunda, Zeynep Ekin Öner, Gökhan Kutum ve Erdi Erciyas rol alıyor.<br />
<br />
Tek perdelik oyun bu akşam ve yarın 20.00'de, 18 Nisan'da ise 15.00 ve 20.00'de Atapark Haluk Ongan Sahnesi'nde seyircisiyle buluşacak.<br />
<br />
İstanbul Devlet Tiyatrosu ise &quot;Kırmızı Küre&quot; isimli çocuk oyununu sahneleyecek.<br />
<br />
Pınar Akkuzu'nun yazdığı, Güray Dinçol'un yönettiği tek perdelik oyunun dekor tasarımını Nur Sinem Mete, kostüm tasarımını Dilek Kaplan, ışık tasarımını Önder Ay ve müzik direktörlüğünü İlkay Nişancı yaptı.<br />
<br />
Çiğdem Aygün, Cansın Işık ve Demet Ergün gibi oyuncuların rol aldığı oyun, meraklı bir kız çocuğunun küreyle arkadaş olmasıyla yaşadıkları anlatılıyor.<br />
<br />
<br />
Oyun 19 Nisan'da 13.00'te ve 20, 21 ve 22 Nisan'da saat 11.00'de aynı sahnede seyircisiyle buluşacak.<br />
<br />
TDT, &quot;Eldivenlerimi Kim Aldı?&quot; çocuk oyununu da sahnelemeye devam edecek.<br />
<br />
Melek Özlem Sezer'in yazdığı, Alperen Kartal'ın uyarladığı ve Ebru Kara'nın yönetmenliğini yaptığı oyunda, eldivenlerini kaybeden bir çocuğun yaşadığı macera anlatılıyor.<br />
<br />
Selin Karayağız, Bedirhan Arpacı, Güliz Oktar Altay, Gülşah Canbakal ve Yasemin Nalçacıoğlu'nun yer aldığı oyunun dekorunu Özge Çınar, müziğini Kemal Alpan ve ışık tasarımını da Adem Eroğlu yaptı.<br />
<br />
Tek perdelik oyun 19 Nisan'da 15.00'te, 20, 21, 22 ve 23 Nisan'da saat 13.00'te Haluk Ongan Sahnesi Fuaye Alanı'nda seyircinin beğenisine sunulacak.<br />
<br />
<br />
<br />
Büyükşehir Belediyesince Hamamizade Kültür Merkezi'nde 17 Nisan'da &quot;Geçmişten Günümüze Bölgemizde Gazetecilik&quot; söyleşisi, Trabzon Bayburtlular Derneğince 20 Nisan'da Türk halk müziği konseri düzenlenecek.<br />
<br />
Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde yarın &quot;Ahududu'da Son Alkış&quot;, 18 Nisan'da &quot;Kirli Sepeti&quot; ve 21 Nisan'da da &quot;Anlaşılmaz Konuşmalar&quot; tiyatro oyunları sahne alacak.<br />
<br />
Trabzon'da Mizah Sanatı Derneğince bu yıl 12'ncisi düzenlenen &quot;Uluslararası Görsel Mizahi Yapıtlar Sergisi&quot; 19 Nisan'a kadar, &quot;5. Uluslararası Tiyatro Festivali&quot; çeşitli etkinlikler ve oyunlarla 25 Nisan'a kadar Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100910</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sessizliğin Sesi: Yalnızlık Hissini Ilmek Ilmek Işleyen 5 Film...</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100909&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 07:29:59 GMT</pubDate>
			<description>Sessizliğin sesi: Yalnızlık hissini ilmek ilmek işleyen 5 film... 
 
Haber Merkezi 
Sessizliğin sesi: Yalnızlık hissini ilmek ilmek işleyen 5 film......</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Sessizliğin sesi: Yalnızlık hissini ilmek ilmek işleyen 5 film...<br />
<br />
Haber Merkezi<br />
Sessizliğin sesi: Yalnızlık hissini ilmek ilmek işleyen 5 film...<br />
Sinema, bazen kelimelerin yetmediği yerde başlar. İşte gürültülü dünyadan sıkılanlar için ruhu dinlendiren ama kalbi burkan o hikayeler...<br />
<br />
<br />
1. Lost in Translation (Bir Konuşabilse - 2003)<br />
<br />
Tokyo gibi devasa ve ışıklı bir metropolde, dillerini bilmedikleri bir kültürün içinde yollarının kesiştiği iki yabancı... Bill Murray ve Scarlett Johansson başrolde yer alıyor.<br />
<br />
2. Uzak (2002)<br />
<br />
Nuri Bilge Ceylan’ın 7.7 IMDb puanlı bu filmi, şehirli bir fotoğrafçı ile onun yanına iş bulma umuduyla gelen köylü akrabasının, aynı ev içinde birbirlerine nasıl kilometrelerce &quot;uzak&quot; kaldığını anlatır.<br />
<br />
<br />
3. Her (Aşk - 2013)<br />
<br />
Teknolojinin bizi birbirimize bağladığını sandığımız bir dünyada, aslında ne kadar izole olduğumuzun hüzünlü bir kanıtı. Joaquin Phoenix’in hayat verdiği Theodore, bir yapay zekaya (Samantha) aşık olduğunda, aslında aradığı şeyin sadece &quot;anlaşılmak&quot; olduğunu fark eder.<br />
<br />
<br />
4. Aftersun (Güneş Sonrası - 2022)<br />
<br />
Aftersun, boşanmış ebeveynlerin çocuğu olan bir kızın, babasıyla Türkiye'de yaptığı tatili konu ediyor. Paul Mescal’ın canlandırdığı baba karakterinin, kızı yanındayken bile hissettiği o derin, içsel ve sessiz hüzün izleyiciyi derinden sarsar. <br />
<br />
<br />
5. Columbus (2017)<br />
<br />
Modernist mimarisiyle ünlü bir kasabada, babasının hastalığı nedeniyle orada sıkışıp kalan bir adam ile kasabadan ayrılamayan genç bir kadının hikayesi.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100909</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Korku-gerilim ‘Mumya’ Ile Müzikal Dram ‘Mother Mary’ Vizyonda: Ailenin ürkütücü Yüzü</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100898&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 06:46:24 GMT</pubDate>
			<description>Korku-gerilim ‘Mumya’ ile müzikal dram ‘Mother Mary’ vizyonda: Ailenin ürkütücü yüzü 
“Mumya” korkuyu aile içi travmadan beslenen karanlık bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Korku-gerilim ‘Mumya’ ile müzikal dram ‘Mother Mary’ vizyonda: Ailenin ürkütücü yüzü<br />
“Mumya” korkuyu aile içi travmadan beslenen karanlık bir hikâyeye dönüştürürken, “Mother Mary” şöhretin ardındaki kırılmaları sahneye taşıyor. Haftanın iki filmi, geçmişle yüzleşmenin farklı biçimlerini anlatıyor.<br />
<br />
Aslı Selçuk<br />
Korku-gerilim ‘Mumya’ ile müzikal dram ‘Mother Mary’ vizyonda: Ailenin ürkütücü yüzü<br />
<br />
<br />
Korku-gerilim türünün üç büyük ustası, “Lee Cronin’in Mumyası” filminde buluştu.<br />
<br />
Evil Dead Rise (2023), The Hole in the Ground filmlerinin yönetmeni-senarist Lee Cronin, The Conjuring (Korku Seansı) serisinin yönetmeni-yapımcı James Wan, Arınma serisinin, Ruhlar Bölgesi’nin (Insidious) yapımcısı James Blum’un işbirliği ortaya karanlık, rahatsız ve şoke edici, dehşet verici bir mumya filmi çıkardı. Sinema tarihinde genel olarak mumyalar firavunlar, krallar, kraliçeler, zenginlerden olur. Ya mumyalar sıradan insanlar olsaydı ne olurdu? James Blum yapım şirketi adına Kurt Adam (2025) filminde bir ailenin kurt adam hastalığıyla nasıl başa çıktığını gerçekçi bir anlatımla sundu. Wan, Evil Dead Rise filmini izledi, hemen yönetmeni Cronin’le iletişim kurdu.<br />
<br />
<br />
<br />
“Kendimizle özdeşleştirebileceğimiz filmleri seviyorum, bunlar da aile filmleri zaten” diyen Cronin, bugüne dek yapılan en özgün versiyonu çekeceğini duyurdu. Sözünü de yerine getirdi ve Lee Cronin’in Mumya’sı tüm mumya filmlerinden daha karanlık, ürkütücü, dehşet verici, şoke edici oldu. Korkunç bir mumya filmi nasıl olur? Sonsuza dek gömülü kalması gereken nedir?<br />
<br />
DUYGUSAL TRAVMALAR<br />
Cronin parçalanmış aileleri, duygusal travmaları derinlemesine analiz etmeyi seven bir senarist. Ailelerin karanlık yüzlerini anlatmak onun ilgisini hep çekiyor. Kayıp çocuk hikâyesini bulan yönetmen böylece yeni bir mitoloji de yarattı. Sürekli intikam ve kadim lanetler temasına dayandırılan türün içine şeytan çıkarma, iblis, karanlık güçler, mizah da soktu, böylece görsel yelpaze de genişledi: Kahire, çöldeki gizem, üç bin yıllık piramit, New Mexico-Alburquerque’teki aile evi, boğucu atmosfer, tecrit. ABD’deki bir televizyon kanalının muhabiri Charlie Cannon Kahire’de evinde çalışırken küçük kızı Katie kaçırılır. Katie’nin annesi Larissa perişan olur, erkek kardeşi bu olaya inanamaz. Aramalar 8 yıl sürer, umutlarını yitiren aile New Mexico’ya yerleşir.<br />
<br />
<br />
Bir gün Katie’nin bulunduğu haberi gelir, üç bin yıllık lahitten çıkarılan Katie hastaneden eve getirilir, yaşayan bir ölü gibidir. Katie geldikten sonra gizemli, korkunç olaylar başlar. Ses tasarımları, müzik, kamera hareketleri, ayrıntı çekimler çok başarılıdır. Kanlı sahneler görsel açıdan zorlayıcıdır. Mısırlı oyuncular Arapça ve İngilizce konuşur. Jack Reynor, Laia Costa, May Calamawy, Hayat Kamille, Veronica Falcon, Natalie Grace’in oynadığı Lee Cronin’den Mumya (2026), Hayvan Mezarlığı’ndan anımsayacağımız gibi “Ölüm bazen daha iyidir” der.<br />
<br />
GEÇMİŞİN YARALARI<br />
<br />
David Lowery’nin yazıp yönettiği Mother Mary, ünlü pop yıldızı Mary ile ikonik moda tasarımcısı Sam’in arasındaki ilişkiyi anlatan epik müzikal bir dram. Varoluş krizinin ortasında kalan Mary on yıl öncesine dek imajını şekillendiren , kendisine karşı derin bir kin besleyen eski arkadaşı, tasarımcısı Sam ile yenıden bağlantı kurmaya karar verir. Bu birliktelik geçmişin yaralarını da ortaya çıkarır.<br />
<br />
İki kadının şiirsel, ritmik diyaloglarından oluşan müzikal, ses tasarımı, ses miksajı ve kurguyla eşleşir. Sam, Mary’ye “Bana duygularını anlatırsın, sana duygularını yansıtan bir kostüm yaparım”, Mary Sam’e “Netlik, keskinlik istiyorum”, Sam Mary’ye “Tüm sahne elbiselerinden oluşan bir elbise yapacağım kuyruğunda geçmişin olacak, zirveye çıktığında elbisen kopup uçacak, ışıkların altında çırılçıplak kalıp arınacaksın, netleşeceksin” der. Fragmanda bu bir hayalet, aşk, dua, şarkı, kostüm, ihanet, birliktelik, özveri, yeniden doğuş hikayesi değil olarak tanıtılsa da Lowery her insanın filmde kendisine yakın duygular bulacağına emin. Ruh çağırma sekansı yönetmenin çok sevdiği doğaüstü olayları içerir.<br />
<br />
<br />
<br />
Lowery konser sahnelerini Taylor Swift’in Reputation konserinden (2018) esinlenerek oluşturdu. Orijinal şarkılar Charlie XCX, FKA Twigs, Jack Antonoff’a ait. Şarkıların hepsini Anne Hathaway söylüyor. Anne Hathaway, Michaela Coel, Hunter Schafer, Kaia Gerber’in oynadığı müzikal duygusal, görsel bir şölen niteliğinde.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100898</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yüzüklerin Efendisi: The Hunt For Gollum Kadrosuna Iki Yıldız Isim Dahil Oldu</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100885&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 07:54:27 GMT</pubDate>
			<description>Yüzüklerin Efendisi: The Hunt For Gollum kadrosuna iki yıldız isim dahil oldu 
Andy Serkis’in yönetmen koltuğuna oturacağı yeni Yüzüklerin Efendisi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Yüzüklerin Efendisi: The Hunt For Gollum kadrosuna iki yıldız isim dahil oldu<br />
Andy Serkis’in yönetmen koltuğuna oturacağı yeni Yüzüklerin Efendisi filmi &quot;The Hunt For Gollum&quot;un kadrosu genişliyor. Jamie Dornan ve Leo Woodall’ın projeye dahil olmasıyla birlikte, efsanevi karakter Strider’ın (Aragorn) yeni yüzü de belli oldu.<br />
<br />
Haber Merkezi<br />
Yüzüklerin Efendisi: The Hunt For Gollum kadrosuna iki yıldız isim dahil oldu<br />
<br />
Sinema tarihinin en ikonik serilerinden biri olan Yüzüklerin Efendisi, yeni bir macera ile beyaz perdeye dönmeye hazırlanıyor. J.R.R. Tolkien’in yarattığı evrenin derinliklerine inecek olan &quot;Lord of the Rings: The Hunt for Gollum&quot; filminde hazırlıklar sürerken, oyuncu kadrosundan heyecan verici haberler gelmeye devam ediyor.<br />
<br />
YENİ STRİDER: JAMİE DORNAN<br />
Filmin en çok konuşulan transferi, &quot;Grinin Elli Tonu&quot; serisiyle dünya çapında üne kavuşan Jamie Dornan oldu. Dornan, serinin önceki filmlerinde Viggo Mortensen ile özdeşleşen, Aragorn’un yolcu/korucu ismi olan &quot;Strider&quot; karakterine hayat verecek. Kadroya dahil olan bir diğer isim ise Leo Woodall oldu; genç oyuncunun &quot;Halvard&quot; karakterini canlandıracağı öğrenildi.<br />
<br />
EFSANE KADRO YENİDEN BİR ARADA<br />
Yönetmenliğini bizzat Andy Serkis’in üstlendiği ve aynı zamanda Gollum rolünü yeniden canlandıracağı filmde, serinin eski dostları da yerini alıyor:<br />
<br />
<br />
This might be relevant for you<br />
dacia.com.tr<br />
<br />
Ian McKellen: Gandalf<br />
<br />
Elijah Wood: Frodo Baggins<br />
<br />
<br />
Lee Pace: Thranduil<br />
<br />
Kate Winslet: Marigol<br />
<br />
GOLLUM’UN İZİNDE BİR KAÇIŞ HİKAYESİ<br />
Senaryosu Philippa Boyens, Fran Walsh, Phoebe Gittins ve Arty Papageorgiou tarafından kaleme alınan film, Tek Yüzük’ün karanlık gücüyle yozlaşan Gollum’un kaçış sürecine ve Orta Dünya’nın bu gizemli dönemine odaklanacak.<br />
<br />
VİZYON TARİHİ BELLİ OLDU<br />
Çekimlerinin Mayıs ayında başlaması planlanan bu dev yapım için hayranların bir süre daha beklemesi gerekecek. &quot;Yüzüklerin Efendisi: The Hunt For Gollum&quot;un, 17 Aralık 2027 tarihinde tüm dünyada vizyona girmesi bekleniyor.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100885</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Türk Edebiyatının Usta Kalemi Aziz Nesin’in Unutulmaz Eserlerinden “Hadi Öldürsene Canikom”, Vigor Kültür Sanat Yapımıyla Yeniden Sahnede.</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100884&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 07:52:51 GMT</pubDate>
			<description>Aziz Nesin’in yazdığı Barış Dinçel’in yönettiği ‘Hadi Öldürsene Canikom’ sahnede 
Vigor Kültür Sanat yapımıyla Aziz Nesin’in unutulmaz eserlerinden...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Aziz Nesin’in yazdığı Barış Dinçel’in yönettiği ‘Hadi Öldürsene Canikom’ sahnede<br />
Vigor Kültür Sanat yapımıyla Aziz Nesin’in unutulmaz eserlerinden “Hadi Öldürsene Canikom” yeniden sahnede.<br />
<br />
Öznur Oğraş Çolak<br />
Aziz Nesin’in yazdığı Barış Dinçel’in yönettiği ‘Hadi Öldürsene Canikom’ sahnede<br />
<br />
Türk edebiyatının usta kalemi Aziz Nesin’in unutulmaz eserlerinden “Hadi Öldürsene Canikom”, Vigor Kültür Sanat yapımıyla yeniden sahnede.<br />
<br />
Yönetmenliğini ve dekor tasarımını Barış Dinçel’in üstlendiği yapımda Günay Karacaoğlu, Zeynep Kankonde ve Bülent Alkış rol alıyor.  <br />
<br />
Oyun, bize kalabalıklar içinde ne kadar yalnız olduğumuzu hatırlatıyor. Bir apartman dairesi iki yaşlı kadın. Birbirine sırtını dayayan Siyen ve Diha adlı iki kadının önce bir evin içinde geçen günlük yaşamlarına tanık oluyoruz. Sonra bir “havagazı memuru”nun dahil olduğu durağan hayatları bir anda hareketli bir çekişmeye dönüşür.<br />
<br />
Oyun, günümüz insanının yalnızlık ve sevgisizlik sorununa mizahi bir dille ışık tutuyor.<br />
<br />
GERÇEKLER...<br />
Aziz Nesin, öykülerinde genellikle gülünç gibi görünen durumların altındaki trajik ve acı gerçekleri vurgular. Eserlerinde güldürürken bir yandan da düşündürür aslında. Eserde, insanların toplum içindeki çaresizliğini, korkuları ve hüzünlerini trajikomik bir dille anlatıyor usta.<br />
<br />
<br />
“Hadi Öldürsene Canikom” adlı oyunda da kahkaha ile hüzün sık sık yer değiştiriyor.<br />
<br />
Oyunun yönetmeni ve oyuncularına eserin sahneye olan yolculuğunu sorduk.<br />
<br />
<br />
SİYENVE DİHA’YI ANLAMAK MÜMKÜN <br />
Zeynep Kankonde<br />
<br />
Siyen ve Diha aslında birbirinden çok farklı karakterler değil. 50 yıl önce yazılmış bir metin olsa da yaşlılık ve sevgisizlik hep aynı. Hadi Öldürsene Canikom, modern dünyanın acziyetten yalnızlaşmış ya da yalnızlaştırılmış iki kadının hikâyesi. O kadar yalnızlar ki ve dış dünyayla bağlantıları öyle bir kopmuş ki rutubetli bodrum katında birbirlerine hem yarenlik edip hem birbirlerinin çatışmasını oluşturuyorlar. Aslında yazılış biçimi kara mizah, bizim de oyunu sahneye koyarken koyduğumuz biçim bu temelin üstünde olgunlaştı. Bir taraftan çok güleceğiniz, bir taraftan gözlerinizin dolup gırtlağınızın düğümleneceği bir oyun. Bu duyguya çok yabancı değiliz. Pandemi gibi bir süreç atlattık. O zaman bir mecburiyetten dolayı hepimiz bir yalnızlık yaşadık, kendi kutularımızın içinde kaldık. İletişimlerimiz ve temaslarımız kısıtlandı. Bunun ne demek olduğunu aslında yaşlanmadan hepimizin anladığı bir süreç oldu. O yüzden Siyen ve Diha’yı anlamak daha mümkün artık. Onlar da bir şekilde dışarı çıkamayan, iletişim kuramayan, dış dünyanın iletişim biçimlerini özlemiş ama bir taraftan dış dünyanın sert gerçeklerini de kendi kutularında kala kala unutmuş iki kadın.<br />
<br />
<br />
<br />
SEYİRCİNİN DUYGUSU ÖNEMLİ<br />
Günay Karacaoğlu <br />
<br />
Oyunda ben Siyen karakterini canlandırıyorum. Siyen, eski bir İstanbul sokağının bodrum katında yaşamak zorunda kalan, gençliği ve evli olduğu dönemde güzel ve görkemli bir hayatı olup sonrasında yalnızlığa ve tek başınalığa mahkûm kalmış bir karakter. Bunu da kendi içinde oyunlar oynayarak, kendi yalnızlığının üstünü örtmeye çalışarak yan komşusuyla kurduğu şahane, tatlı bir dille hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Oyunumuz şunu anlatıyor demek bana çok da doğru gelmiyor çünkü her seyircinin kendine göre anlayacağı bir duygu olabilir diye düşünüyorum.<br />
<br />
HAYATLA MUZİP DANS...<br />
<br />
Aziz Nesin’in 50 yaşındayken yazdığı bu oyun aslında Nesin’in mizahını, çocuksu hınzırlığını ve kıvrak mizah zekâsının kâğıda yansıması. Çocukluğunu 70’li yaşlarına kadar yanlarında taşımış iki kadının hayatla muzip dansını anlatıyor bu oyun. Bunu anlatırken bugün de değerini yitirmemiş bazı sorularla izleyeni düşünmeye sevk ediyor. Askerlik, yalnızlık, yaşlılık, hiyerarşik meslek sıkıntıları üzerinden aslında yaş alsak da çocuk kalınabileceğini, kendine has bakış açısıyla her santimi ince ince düşünülmüş bir mizah çıkarıyor karşımıza.<br />
<br />
OYUN EVRENSEL BİR DİL İÇERİYOR<br />
Bülent Alkış<br />
<br />
Oyundaki karakterim havagazı memuru. Aziz Nesin’in bu oyunu evrensel bir dil içeriyor. Çünkü Aziz Nesin, üstat, kalemini öyle çalıştırmış ki çok dengeli, matematiği çok düzgün bir eser koymuş ortaya. Metni salt komik, sıradan olaylarmış gibi görebilirsiniz ama metne derinlemesine baktığınızda insanı ne kadar iyi tanıdığını görüyoruz. Havagazı memuru aslında bu anlamda bir kişi değil, bir simge. Oradakilerin hiçbiri bana bir karakter gibi gelmiyor, hepsi bir kod. Karakterlerin altındaki mesajlar; yalnızlaştırılmış insan ve bütün hayatınızı verdiğiniz işin sonunda size kalan, başınızı sokabileceğiniz bir ev. Dünyanın her yerinde bu geçerli. Bunun dışında da seyircinin izlediği zaman görmesi gereken pek çok mesaj var. 70’lerde yazdığı bu oyun, 2026’yı, hatta 2050’yi de gösteriyor bize. Karakterler yalnız insanlar. Tüm ömürlerini, hayalini kurdukları yaşama kavuşmak için harcamışlar.<br />
<br />
<br />
<br />
Oyun, bize yanımızdaki insanların hayatlarına dokunmayı ve onları fark etmeyi anlatıyor.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100884</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bu Hafta 7 Film Vizyona Girecek: İşte Bu Haftanın Filmleri...</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100883&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 07:50:58 GMT</pubDate>
			<description>Bu hafta 7 film vizyona girecek: İşte bu haftanın filmleri... 
 
AA 
Bu hafta 7 film vizyona girecek: İşte bu haftanın filmleri... 
Sinema...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Bu hafta 7 film vizyona girecek: İşte bu haftanın filmleri...<br />
<br />
AA<br />
Bu hafta 7 film vizyona girecek: İşte bu haftanın filmleri...<br />
Sinema salonlarında bu hafta komediden aksiyona, dramdan korku ve animasyona 7 yeni film vizyona girecek.<br />
<br />
Bu hafta 7 film vizyona girecek: İşte bu haftanın filmleri...<br />
Sinemalarda yer alan filmlerin yanı sıra 17 Nisan Cuma günü Largo Winch: Dünyanın Durduğu An, Başıbozuklar, 571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed, Lee Cronin'den Mumya, Hayvanlar Alemi, Mother Mary ve Cinnet-i Sırra filmleri vizyona girecek...<br />
<br />
 <br />
MOTHER MARY<br />
Başrollerini Anne Hathaway ve Michaela Coel'in paylaştığı &quot;Mother Mary&quot;nin yönetmenliğini David Lowery üstlendi.<br />
<br />
Dram, gerilim ve müzik türlerini harmanlayan yapım, şöhretin getirdiği baskılarla başa çıkmaya çalışan bir sanatçının iç dünyasını ve çevresindekilerle yaşadığı çatışmaları anlatıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
LARGO WINCH: DÜNYANIN DURDUĞU AN<br />
Tomer Sisley'in bir kez daha efsanevi karakteri oynadığı &quot;Largo Winch: Dünyanın Durduğu An&quot;, aksiyon ve macera tutkunlarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.<br />
<br />
Çizgi roman dünyasından sinemaya uyarlanan filmde, büyük bir finans imparatorluğunu yöneten Largo Winch'in, küresel bir komployla karşı karşıya kalması ve oğlunun kaçırılmasıyla başlayan olaylar zinciri konu ediliyor.<br />
<br />
Sisley'in yanı sıra James Franco, Clotilde Hesme, Elise Tilloloy, Denis O'Hare ve Narayan David Hecter'ın rol aldığı yapımı, Olivier Masset-Depasse yönetti.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
LEE CRONIN'DEN MUMYA<br />
Korku sinemasının yükselen yönetmenlerinden Lee Cronin imzalı &quot;Lee Cronin'den Mumya&quot;, klasik mumya mitine karanlık ve kan donduran bir bakış açısı getiriyor.<br />
<br />
8 yıl önce çölde kaybolan kızlarının aniden dönmesiyle hayatları değişen bir ailenin yaşadığı korku dolu olayları konu alan film, ses tasarımı ve atmosferiyle gerilim dozunu en üst seviyede tutuyor.<br />
<br />
Filmde, Jack Reynor, Laia Costa, May Calamawy, Natalie Grace başrolleri paylaştı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
HAYVANLAR ALEMİ<br />
Orijinal adı &quot;Animal Adventures: Save the Forest&quot; olan animasyon film &quot;Hayvanlar Alemi&quot;, ormanlarını korumaya çalışan bir grup cesur hayvanın hikayesini konu alıyor.<br />
<br />
Daniel Hernandez Torrado'nun yönettiği film, insanların doğal yaşam alanlarını tehdit etmesi üzerine bir araya gelen kahramanların dayanışma ve macera dolu serüveniyle çocuklara çevre bilinci aşılayıp, eğlenceli dakikalar vadediyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
BAŞIBOZUKLAR<br />
Haftanın yerli komedi filmlerinden &quot;Başıbozuklar&quot;, Alaçatı'da konser vereceklerini düşünerek yola çıkan bir müzik grubunun, yanlışlıkla Suriye'deki bir Amerikan füze üssüne varmasıyla gelişen olayları konu alıyor.<br />
<br />
Yönetmenliğini Hakan Algül'ün üstlendiği, senaryosunu Gani Müjde'nin kaleme aldığı filmde, Gonca Vuslateri, Gözde Kansu, Buse Sinem İren ve Mustafa Üstündağ rol aldı.<br />
<br />
<br />
571 RAHMET PEYGAMBERİ HZ. MUHAMMED<br />
Animasyon türündeki &quot;571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed&quot;, İslamiyet'in doğuşunu ve Hazreti Muhammed'in hayatını odağına alıyor.<br />
<br />
Pedagogların onayıyla hazırlanan yapım, Hazreti Peygamber'in çocukluk yıllarını ve toplumdaki adaletsizliklere karşı duruşunu eğitici bir dille beyaz perdeye taşıyor. Film hem çocuklara hem de ailelere hitap etmeyi amaçlıyor.<br />
<br />
<br />
CİNNET-İ SIRRA<br />
Sırlarla dolu geçmişiyle yüzleşen bir ailenin dramını korku ögeleriyle harmanlayan yerli film &quot;Cinnet-i Sırra&quot;, gizemli ve metafizik olayların yaşandığı karanlık bir hikayeyi izleyiciyle buluşturuyor.<br />
<br />
Cengiz Kaplan'ın yönettiği, Mona Özlem Yeşil'in senaryosunu yazdığı yapımda, Cengiz Kaplan, Ada Mural ve Dilay Dilara Konuk rol aldı.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100883</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Dünyada Bu Hafta çeşitli Etkinlikler Sanatseverlerle Buluşacak</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100853&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:01:46 GMT</pubDate>
			<description>Dünyada bu hafta çeşitli etkinlikler sanatseverlerle buluşacak 
Çeşitli etkinlikler bu hafta da sanat tutkunlarını buluşturacak. İşte bu haftanın...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Dünyada bu hafta çeşitli etkinlikler sanatseverlerle buluşacak<br />
Çeşitli etkinlikler bu hafta da sanat tutkunlarını buluşturacak. İşte bu haftanın etkinlikleri...<br />
<br />
AA<br />
Dünyada bu hafta çeşitli etkinlikler sanatseverlerle buluşacak<br />
<br />
Bu hafta dünyanın farklı şehirlerinde tiyatrodan konserlere, film festivallerinden sanat fuarlarına geniş bir yelpazede çeşitli etkinlikler sanatseverlerle buluşacak.<br />
<br />
&quot;Bologna Children’s Book Fair (BCBF)&quot;, genel yayıncılık ve lisanslama bölümleriyle bugün başlıyor. İtalya'nın Bologna şehrinde düzenlenen çocuk kitapları fuarı, telif hakkı değişimi, illüstrasyon ve animasyon dünyasını bir araya getirecek. Onur konuğu ülkenin Norveç olacağı fuar 16 Nisan'da sona erecek.<br />
<br />
<br />
<br />
Victor Hugo'nun klasik eserinden uyarlanan ve Azerbaycan Türkçesiyle sahnelenecek &quot;Notre-Dame de Paris&quot;, 15 ve 16 Nisan'da Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki Haydar Aliyev Sarayı'nda izleyiciyle buluşacak.<br />
<br />
Nikolay Gogol'un sarsıcı eserinden uyarlanan &quot;Notes of a Madman&quot;, 17 Nisan'da Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki Azerbaycan Devlet Genç Seyirciler Tiyatrosu'nda sahnelenecek.<br />
<br />
Rudyard Kipling'in &quot;Orman Kitabı&quot; eserinden uyarlanan &quot;Mowgli&quot;, 18 Nisan'da Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki Azerbaycan Devlet Genç Seyirciler Tiyatrosu'nda Azerbaycan Türkçesiyle izlenebilecek.<br />
<br />
İSPANYA'DA LES MİSERABLES, BİRLEŞİK KRALLIK'TA ABSOLUTE BOWİE SAHNELENECEK<br />
Dünya genelinde milyonlarca izleyiciye ulaşan efsanevi &quot;Les Miserables&quot; müzikali, 16, 17 ve 18 Nisan'da İspanya'nın başkenti Madrid'deki Teatro Nuevo Apolo'da izleyicinin beğenisine sunulacak.<br />
<br />
<br />
<br />
&quot;Absolute Bowie&quot;, 2016'da yaşamını yitiren İngiliz sanatçı David Bowie'nin efsanevi diskografisinden oluşan geniş seçkisiyle 18 Nisan'da Birleşik Krallık'taki The Old Firestation sahnesinde müzikseverleri nostaljik bir yolculuğa çıkaracak.<br />
<br />
&quot;The Comedy Store&quot;, güncel şovlarıyla 17 Nisan'da Birleşik Krallık'taki Hazlitt Theatre sahnesinde izleyiciye kahkaha dolu anlar yaşatacak.<br />
<br />
&quot;Definitely Oasis&quot;, Oasis grubunun efsanevi hitlerini ve popüler B-side parçalarını içeren iki saati aşkın performansıyla 17 Nisan'da Birleşik Krallık'taki The Forum sahnesine konuk olacak.<br />
<br />
Geleneksel Japon atlı okçuluk sanatının en etkileyici örneklerinden biri olan ve hareket halindeki at üzerinden hedeflerin vurulduğu &quot;Asakusa Yabusame&quot; gösterisi, usta binicilerin performansıyla 18 Nisan'da Japonya'nın başkenti Tokyo'daki Asakusa bölgesinde düzenlenecek.<br />
<br />
<br />
<br />
&quot;Kokuryo Shrine Wisteria Festival&quot; (Morsalkım Festivali), doğaseverleri bir araya getiren büyüleyici atmosferiyle 18-19 Nisan'da Japonya'da gerçekleştirilecek.<br />
<br />
DÜZENLENECEK KONSERLER<br />
İtalyan şarkıcı Eros Ramazzotti, Avrupa turnesi kapsamında 16 Nisan'da Slovakya'nın başkenti Bratislava'daki TIPOS Arena'da, 19 Nisan'da ise Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki MVM Dome'da sahne alacak.<br />
<br />
Avustralyalı pop-rock grubu 5 Seconds of Summer (5SOS), yarın Almanya'nın Hamburg şehrinde, 16 Nisan'da Norveç'in başkenti Oslo'daki Unity Arena'da, 18 Nisan'da ise İsveç'in başkenti Stockholm'deki Hovet sahnesinde hayranlarıyla bir araya gelecek.<br />
<br />
<br />
<br />
İngiliz müzisyen Yungblud, 17 Nisan'da Birleşik Krallık'ın Leeds şehrindeki First Direct Arena'da, 18 Nisan'da ise Cardiff'teki Utilita Arena'da konser verecek.<br />
<br />
Müzisyen Paul Simon, 15-16 Nisan'da Almanya'nın başkenti Berlin'deki Uber Eats Music Hall'da, 18-19 Nisan'da ise Danimarka'nın başkenti Kopenhag'daki Falconer Salen'de sahneye çıkacak.<br />
<br />
Tame Impala, bugün İtalya'nın Bologna şehrindeki Unipol Arena'da, yarın İsviçre'nin Zürih şehrindeki Hallenstadion'da, 16 Nisan'da ise Almanya'nın Münih şehrindeki Olympiahalle'de şarkılarını seslendirecek.<br />
<br />
Prag Senfoni Orkestrası üyelerinden oluşan Parnas Ensemble'ın Vivaldi'den Dvorak'a uzanan zengin bir repertuvarla sahne alacağı klasik müzik konseri, yarın Çekya'nın başkenti Prag'daki prestijli konser salonu Rudolfinum'un Suk Hall bölümünde gerçekleştirilecek.<br />
<br />
<br />
<br />
ABD'DE VİZYONA GİRECEK FİLMLER<br />
ABD sinemalarında bu hafta 7 film vizyona girecek.<br />
<br />
Anne Hathaway ve Michaela Coel'in başrollerini paylaştığı &quot;Mother Mary&quot;, kurgusal bir müzisyen ile moda tasarımcısının arasındaki karmaşık ilişkiyi bir müzikal drama içinde işlerken, yönetmen Lee Cronin imzalı &quot;The Mummy&quot;, kadim bir lanetin dehşet verici dönüşünü modern bir korku atmosferiyle beyaz perdeye taşıyacak.<br />
<br />
Bob Odenkirk'ün kasabanın karanlık sırlarını açığa çıkaran bir şerifi canlandırdığı aksiyon yapımı &quot;Normal&quot;, gerilim meraklılarını sinema salonlarına davet ediyor.<br />
<br />
<br />
<br />
David Spade ve Theo Von'un yer aldığı &quot;Busboys&quot;, bir restoranda çalışan iki kominin kaotik ve eğlenceli maceralarını konu alan haftanın komedi seçenekleri arasında yer alıyor.<br />
<br />
Bölgesel çatışmaların ortasında kalan bir grubun hayatta kalma mücadelesini odağına alan siyasi aksiyon &quot;Eagles of the Republic&quot;, izleyiciye yüksek tempolu bir hikaye sunarken, efsanevi televizyon yapımcısı Lorne Michaels'ın kariyerini mercek altına alan biyografik belgesel &quot;Lorne&quot;, 17 Nisan'da ABD'de vizyona girecek yapımlar arasında dikkati çekiyor.<br />
<br />
Joshua Close ve Joanne Kelly'nin başrollerini paylaştığı &quot;American Solitaire&quot;, vatanına dönen bir askerin sivil hayata uyum sürecindeki duygusal iç dünyasını işleyerek haftanın dram türündeki alternatifi olarak izleyiciyle buluşacak.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100853</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Haftalık Film Rotası: Zihninizi Tazeleyecek 5 Farklı Dünya...</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100852&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:00:28 GMT</pubDate>
			<description>Haftalık film rotası: Zihninizi tazeleyecek 5 farklı dünya... 
 
Haber Merkezi 
Haftalık film rotası: Zihninizi tazeleyecek 5 farklı dünya......</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Haftalık film rotası: Zihninizi tazeleyecek 5 farklı dünya...<br />
<br />
Haber Merkezi<br />
Haftalık film rotası: Zihninizi tazeleyecek 5 farklı dünya...<br />
Haftanın yorgunluğunu henüz yolun başındayken atmak veya akşamınızı kaliteli bir hikayeyle ödüllendirmek için 5 film...<br />
<br />
1. The Green Knight (Yeşil Şövalye - 2021)<br />
<br />
Yönetmen David Lowery'nin imzasını taşıyan ve 6.6 IMDb puanına sahip olan film, 14. yüzyılın ünlü &quot;Sir Gawain ve Yeşil Şövalye&quot; şiirinden sinemaya uyarlandı.<br />
<br />
<br />
2. Decision to Leave (Ayrılma Kararı - 2022)<br />
<br />
Güney Kore sinemasının dahi yönetmeni Park Chan-wook’a Cannes’da &quot;En İyi Yönetmen&quot; ödülünü getiren bu film, 7.3 IMDb puanına sahip. Bir dağ tırmanışı sırasında yaşanan gizemli ölümü araştıran bir dedektif ile maktulün eşi arasındaki çekimi konu alır. <br />
<br />
<br />
3. Ahlat Ağacı (2018)<br />
<br />
Nuri Bilge Ceylan’ın 8.1 IMDb puanlı eseri, aydın adında bir gencin, üniversiteden mezun olup köyüne dönmesini ve yazdığı kitabı bastırma çabasını odağa alır.<br />
<br />
<br />
4. Arrival (Geliş - 2016)<br />
<br />
Denis Villeneuve tarafından yönetilen ve 7.9 IMDb puanına sahip olan yapım, bilim kurgu türünü &quot;dilbilim&quot; üzerinden yeniden tanımlar. Dünyaya gelen gizemli bir uzaylı ırkıyla iletişim kurmaya çalışan dilbilimci Louise Banks'in hikayesini anlatır.<br />
<br />
<br />
5. Poor Things (Zavallılar - 2023)<br />
<br />
Yönetmen Yorgos Lanthimos’un vizyonuyla hayat bulan ve 7.9 IMDb puanıyla dikkat çeken yapım, Viktorya dönemine fantastik ve sürreal bir pencereden bakar. Emma Stone’un unutulmaz performansıyla canlandırdığı Bella Baxter’ın dünyayı, özgürlüğü ve cinselliği keşfetme sürecini işler.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100852</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[10 Yıllık Hasret Bitiyor: Cirque Du Soleil 'OVO' Gösterisiyle İstanbul'da!]]></title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100851&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:57:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[10 yıllık hasret bitiyor: Cirque du Soleil 'OVO' gösterisiyle İstanbul'da! 
Dünya sahne sanatlarının efsanevi topluluğu Cirque du Soleil, tam on...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>10 yıllık hasret bitiyor: Cirque du Soleil 'OVO' gösterisiyle İstanbul'da!<br />
Dünya sahne sanatlarının efsanevi topluluğu Cirque du Soleil, tam on yıllık bir aranın ardından &quot;OVO&quot; gösterisiyle İstanbul’a dönüyor. 21-24 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ülker Spor Arena’da gerçekleşecek olan bu dev prodüksiyon, 53 sanatçının akılalmaz performansıyla izleyicileri doğanın ve yaşamın merkezine, &quot;yumurta&quot;nın gizemine götürecek.<br />
<br />
<br />
Haber Merkezi<br />
10 yıllık hasret bitiyor: Cirque du Soleil 'OVO' gösterisiyle İstanbul'da!<br />
<br />
Sahne sanatlarında yarattığı eşsiz dünyalarla milyonlarca izleyiciyi büyüleyen, eğlence anlayışını modern sanatla yeniden tanımlayan Cirque du Soleil, İstanbul izleyicisiyle yeniden buluşuyor. Tatlı Ekşi ve Pyramidion iş birliğiyle şehre gelmeye hazırlanan topluluk, en dinamik prodüksiyonlarından biri olan &quot;OVO&quot; ile 10 yıllık hasreti bitiriyor.<br />
<br />
DOĞANIN DÖNÜŞÜMÜNE TANIKLIK: OVO<br />
Portekizcede &quot;yumurta&quot; anlamına gelen OVO, seyirciyi böceklerin hareketli ve gizemli evrenine davet ediyor. Yaşam döngüsünü, dönüşümü ve doğanın bitmek bilmeyen enerjisini merkeze alan gösteri; yüksek tempolu akrobasi performansları, göz alıcı kostümler ve devasa sahne tasarımlarıyla bir görsel şölen vadediyor. 2009 yılındaki prömiyerinden bu yana 40’tan fazla ülkede 7 milyon izleyiciye ulaşan bu dev yapım, küresel başarısını İstanbul’a taşıyor.<br />
<br />
<br />
25 ÜLKEDEN 100 KİŞİLİK DEV EKİP<br />
İnsan bedeninin sınırlarını zorlayan 53 performans sanatçısının da aralarında bulunduğu toplam 100 kişilik bir ekiple sahnelenecek olan OVO, sanatsal disiplinlerin buluşma noktası niteliğinde. Gösterinin Liz Vandal imzalı kostümleri, doğanın geometrik estetiğini Pierre Cardin gibi moda ikonlarının grafik çizgileriyle birleştiriyor.<br />
<br />
MÜZİKLERDE BREZİLYA RİTMİ<br />
OVO’nun işitsel dünyası ise Brezilyalı besteci Berna Ceppas’ın ellerinde şekilleniyor. Bossa nova, samba, funk ve elektronik müziğin enerjik bir sentezini sunan müzikler, böceklerin doğal seslerinden ilham alınarak bestelendi. Bu benzersiz kompozisyonlar, gösterinin ritmini ve sahnedeki enerjiyi doruk noktasına çıkarıyor.<br />
<br />
<br />
8 GÖSTERİLİK MARATON<br />
21–24 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ülker Spor Arena’da toplam 8 gösteriyle sahne alacak olan Cirque du Soleil, her yaştan sanatseveri bu eşsiz deneyimin parçası olmaya davet ediyor. 40 yılı aşkın süredir sahne sanatlarının öncüsü olan topluluğun İstanbul biletleri şimdiden büyük ilgi görüyor.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100851</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cirque Du Soleil 10 Yıl Sonra İstanbul’da</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100850&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:55:42 GMT</pubDate>
			<description>Cirque du Soleil 10 yıl sonra İstanbul’da 
Dünya sahne sanatlarının en prestijli topluluklarından Cirque du Soleil, tam 10 yıl aradan sonra...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Cirque du Soleil 10 yıl sonra İstanbul’da<br />
Dünya sahne sanatlarının en prestijli topluluklarından Cirque du Soleil, tam 10 yıl aradan sonra İstanbul’a görkemli bir dönüş yapıyor. Topluluğun en renkli, en dinamik ve en çok ilgi gören prodüksiyonlarından biri olan OVO, 21-24 Mayıs tarihleri arasında Ülker Spor Arena’da toplam sekiz gösteriyle izleyici karşısına çıkacak.<br />
<br />
Kültür Sanat Servisi<br />
Cirque du Soleil 10 yıl sonra İstanbul’da<br />
<br />
Bu kez seyirciyi doğanın kalbine, böceklerin büyüleyici ve hareketli evrenine davet eden topluluk Portekizcede “yumurta” anlamına gelen OVO ile yaşam döngüsünü, dönüşümü ve doğanın enerjisini merkezine alarak, yüksek tempolu akrobasi performansları, çarpıcı sahne tasarımı ve göz alıcı kostümleriyle izleyicilere unutulmaz bir deneyim vaat ediyor. <br />
<br />
25 farklı ülkeden 100 kişilik dev bir ekiple sahnelenen gösteride, 53 sanatçı insan bedeninin sınırlarını zorlayan performanslara imza atıyor. 2009 yılında Montreal’de prömiyerini gerçekleştiren OVO, bugüne kadar 40’tan fazla ülkede 7 milyonu aşkın izleyiciye ulaşarak küresel bir başarıya imza attı.<br />
<br />
Gösterinin kostüm tasarımları Liz Vandal imzası taşırken doğadan ve böceklerin dünyasından ilham alan bu tasarımlar Pierre Cardin gibi moda ikonlarının geometrik ve grafik estetiğiyle buluşuyor. OVO’nun müzikleri ise Brezilyalı besteci Berna Ceppas tarafından hazırlandı. Bossa nova, samba, funk ve elektronik müziğin enerjik bir birleşimini sunan besteler, gösterinin ritmini ve dinamizmini güçlendirirken sanatçı, kompozisyonlarında böceklerin çıkardığı doğal seslerden ilham aldığını ifade ediyor.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100850</guid>
		</item>
		<item>
			<title>UNESCO Korumasındaki Alanlar Savaşta Zarar Görüyor: Lieber Kanunu Unutuldu!</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100823&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 07:02:33 GMT</pubDate>
			<description>UNESCO korumasındaki alanlar savaşta zarar görüyor: Lieber Kanunu unutuldu! 
Kültürel mirasın korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmelere rağmen...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>UNESCO korumasındaki alanlar savaşta zarar görüyor: Lieber Kanunu unutuldu!<br />
Kültürel mirasın korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmelere rağmen Ortadoğu’daki savaşın tarihi yapıları da etkilediği ve İran’da geniş çaplı tahribat oluştuğu bildirildi.<br />
<br />
Öznur Oğraş Çolak<br />
UNESCO korumasındaki alanlar savaşta zarar görüyor: Lieber Kanunu unutuldu!<br />
<br />
Ortadoğu’da savaş sürerken bölgedeki kültürel ve tarihi alanlar giderek daha fazla tehdit altında. İran, UNESCO listesinde yer alan 29 alana ev sahipliği yapıyor. Bu durum, Ortadoğu ülkeleri ile UNESCO’nun mirasın korunması için yardım çağrılarını yeniden gündeme taşıdı.<br />
<br />
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları, Gülistan Sarayı ve Çehel Sotun gibi UNESCO Dünya Mirası alanları dahil olmak üzere 56’dan fazla tarihi esere ve müzeye ağır zarar verdi. 1863 tarihli Lieber Kanunu’nu (Lieber Code) hatırlamak gerekiyor. Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu başkanı arkeolog Nezih Başgelen, “Kültürel mirasın askeri amaçlı operasyonlar sırasında korunması konusundaki ilk hukuki düzenleme Alman asıllı Amerikalı siyaset felsefecisi ve hukukçu Prof. Francis Lieber (1798-1872, New York) tarafından 1863’te ABD’de hazırlanan ve literatürde kısaca Lieber Kanunu olarak bilinen “Sahadaki Birleşik Devletler Ordusu İçin Talimatlar”dır. 24 Nisan 1863’te hazırlanan bu askeri talimatnamede kültürel malların müsaderesi yasaklandığı gibi kültürel amaçlarla kullanılan binaların tüm olası zararlardan korunması yasal olarak sağlanmaya çalışılmıştı” diyor.<br />
<br />
<br />
<br />
Günümüzde ise Gülistan Sarayı ve Çehel Sotun başta olmak üzere çok sayıda esere ve müzeye ağır zarar verildi. Başgelen, “Bu kanuna göre hiçbir durumda kültürel eserler gasp edilemez, satılamaz, mülkiyeti alınamaz ve devredilemez, zarar verilemez veya yok edilemez olarak tanımlanarak taşınmaz kültürel mirasın korunması yasal olarak güvenceye alındı” diyor ve ekliyor, “İlginçtir bu ABD kanunu, daha sonraki savaşın yürütülmesine ilişkin uluslararası sözleşmelere temel teşkil etmesine karşın bugün gene ABD başkanı tarafından hiçe sayılıyor.”<br />
<br />
İNSANLIK SUÇU <br />
Böyle ağır bir insanlık suçunu ABD Başkanı Trump’ın tüm dünyanın gözleri önünde icra etmesinin, ABD’nin kurucu babalarının bile kemiklerini sızlatan bir durum olduğunun altını çizen Başgelen, “Başkan Trump’ın ‘emri!’ olsa bile Lieber Kanunu’ndan 1868 Saint Petersburg ve 1874 Brüksel Deklarasyonu’na, 1899 ve 1907 Lahey Sözleşmelerine, 1939 OIM Deklarasyonu’na, 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve (1977’deki ek protokollerine), UNESCO 1954 Lahey Silahlı Bir Çatışma Halinde Kültür Mallarının Korunmasına Dair Sözleşme’ye kadar başkanın hem ulusal ve hem de uluslararası ilgili andlaşmalarla men edilmiş bir icraatta bulunarak UNESCO korumasındaki İran’ın kültürel mirasına zarar veren bombalamalar ilgili ABD yasaları ve uluslararası yasalarla açık seçik men edilmişti” diyor.<br />
<br />
<br />
ABD Başkanı Trump’ın, İran’ın UNESCO listesindeki kültürel mirasına zarar vermesinin yaptırımlarının ne olacağı ve nasıl uygulanacağının merakla beklendiğini vurgulayan Başgelen, “Bilindiği gibi 1998 yılında kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Statü Md.8.2 (b)ix ile uluslararası olan ve olmayan çatışmalarda; ‘Askeri amaçlı olmaması koşuluyla din, eğitim, sanat, bilim veya yardım amaçlarıyla kullanılan binalara, tarihi eserlere, hastanelere ve hasta ve yaralıların toplandığı yerlere kasten saldırı’ savaş suçu olarak kabul edilmiş ve mahkemenin yargı yetkisine dahil edilmişti” diyor.<br />
<br />
Anımsayalım, bu konuda Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) en son 2012 yılında Timbuktu’da Mali kültürüne ait koruma altındaki 10 türbenin yok edilmesi emrini veren Ahmad al-Faqi Al Mahdi’yi kasıtlı olarak dini ve kültürel mirasa saldırarak savaş suçu işlediği gerekçesi ile 2017 yılında 9 yıl hapse mahkûm etmiş ve toplamda 2.7 milyon Avroluk zarardan da sorumlu tutmuştu.<br />
<br />
<br />
EN ÇOK HASAR TAHRAN’DA<br />
İRAN Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, yayımladığı bildiride ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında ülkenin farklı eyaletlerindeki en az 56 müze, tarihi yapı ve kültürel alanın doğrudan hedef alındığını ve ciddi yapısal hasar oluştuğunu duyurdu. Açıklamada en fazla hasarın Tahran’da meydana geldiği belirtildi. “Dünya mimarisinin incilerinden biri olarak bilinen İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı kompleksi ve bu alanda bulunan bazı dünya mirası eserler de saldırıların hedefi oldu. Ayrıca Loristan ve Kirmanşah eyaletlerinde tarihi yapılar hedef alınırken Buşehr eyaletinde özellikle Bender Siraf’taki bazı tarihi konak ve evler zarar gördü, İlam eyaletindeki arkeoloji müzesi de bu saldırılardan etkilendi” ifadeleri yer aldı.<br />
<br />
ÇAĞRI...<br />
Uluslararası kurumlara çağrıda bulunulan açıklamada, “İran’ın bu medeniyet hazinelerinin koruyucusu ve mirasçısı olarak söz konusu saldırılara ilişkin resmi itirazı, diplomatik ve hukuki kanallar aracılığıyla Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili uluslararası kurumlara iletildi” dendi.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100823</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Vitrindeki Albümler - 12 Nisan 2026 Vitrindeki Albümlerde Bu Hafta...</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100806&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 08:24:49 GMT</pubDate>
			<description>Vitrindeki Albümler - 12 Nisan 2026 
Vitrindeki albümlerde bu hafta... 
 
Murat Beşer 
Vitrindeki Albümler - 12 Nisan 2026 
 
 
İDİL MEŞE ‘GÜNDEN...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Vitrindeki Albümler - 12 Nisan 2026<br />
Vitrindeki albümlerde bu hafta...<br />
<br />
Murat Beşer<br />
Vitrindeki Albümler - 12 Nisan 2026<br />
<br />
<br />
İDİL MEŞE ‘GÜNDEN GERİYE KALANLAR’ (ADA MÜZİK)<br />
<br />
<br />
İstanbullu şarkı yazarı ve besteci İdil Meşe’nin ilk albümü “Günden Geriye Kalanlar”, bugüne değin birikenlerin hasılatı. 10 şarkılık albümün en eski bestesi 2019 tarihli. O günden bu yana dijital platformlarda tek tek yayımlanan şarkılar şimdi bir arada, plak halinde. O yüzden de sözü ve bestesi kendine ait olan bu parçaların düzenlemeleri ve kadroları (Umut Çetin’den Ali Deniz Kardelen’e, Ahmet Ali Arslan’dan Güneş Akyürek’e) parçadan parçaya farklılık gösteriyor. Sadece (tarih öğretmeni Rukiye Şengül ile) 15 yaşında yazdığı “Sen Anla Arifsen” adlı şarkı ise ilk kez bu plakta yer alıyor.<br />
<br />
Kapağındaki Nihan Parmaksızoğlu tarafından yapılan salyangoz illüstrasyonu ise içe dönük şarkıları ve hareket şeklinin yavaşlığını temsil ediyor. Bülent Ortaçgil’den Kings Of Convenience’e kadar uzanan geniş bir ilham yelpazesine sahip İdil. Şarkıları genç şehirli bir kızın derin hayal kırıklıklarını ustaca anlatan satırlara sahip. Bağırıp çağırmadan anlatıyor derdini İdil, atarlanıp etrafa nefret saçmadan. Çünkü o gerçek bir nahif, tam bir kırılgan ruh... Ruh hali tedirgin, hüzünlü ve buruk; zaman gece, mevsim sonbahardan kışa... “Günden Geriye Kalanlar”ın takdim mottosu: “Evini Omzunda Taşıyan Bir İlk Albüm...”<br />
<br />
<br />
<br />
SOFT ANALOG ‘DANS İLLÜZYON’ (APARTMENT DİSCO/CAN PLAK)<br />
<br />
<br />
2019 yılında Ankara’da kurulmuştu Soft Analog ama projeyi oluşturan İdil Tavşanlı ile Ömer Çelik, daha önceleri 2016 yılında Ömer &amp; İdil adıyla YouTube’ta şarkı kavırlıyorlardı. Sonra yoğun biçimde konser vermeye başladıklarında salgın günlerine toslayınca yılmadılar, şarkı yazmaya, üretmeye devam ettiler. İlk ürünlerini de 2023 yılında “Dans İllüzyon” adındaki albümle vermişlerdi. 11 parçadan oluşan 32 dakikalık konsept albüm inanmayacaksınız ama üç yılın ardından şimdi CD (yanlış okumadınız CD) olarak basıldı.<br />
<br />
Disko-funk, elektronika, synthepop tarzında modern hayattan usanmış, yabancılaşmış insanların ilişkileri üzerine yazılmış Türkçe şarkılar, ahir zaman mutsuzluklarını nihilistik bir avuntuya çevirircesine tınlıyor. Bu bir “dönüşüm hikâyesi”. Albümdeki yarı fantastik hikâye, külliyen karanlık değil, nihayetinde umut duygusu tünelin ucunda görünen bir ışık olarak ortaya çıkıyor, tabii beraberinde getirdiği musibetlerle. Kısım kısım yayımlanan şarkılar şimdi bir CD’de toplanınca bu hikâye daha da güçlenmiş görünüyor. Fiziki olarak elimize aldığımız bu CD, Soft Analog’un sözel ifade bütünlüğünü daha iyi ortaya çıkarıyor. O yüzden mümkünse parçaları tek tek değil, albümü bir oturuşta baştan sona dinleyiniz.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100806</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kara Komedi-gerilim 'Nasıl Katil Olunur' Ile 'Kuru Taşın Başı' Adlı Belgesel Vizyonda: Ava Giden Avlanır]]></title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100805&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 08:23:02 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Kara komedi-gerilim 'Nasıl Katil Olunur' ile 'Kuru Taşın Başı' adlı belgesel vizyonda: Ava giden avlanır 
‘Nasıl Katil Olunur’ sınıfsal eşitsizliği,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Kara komedi-gerilim 'Nasıl Katil Olunur' ile 'Kuru Taşın Başı' adlı belgesel vizyonda: Ava giden avlanır<br />
‘Nasıl Katil Olunur’ sınıfsal eşitsizliği, intikam, güdümlemeyi kara mizah ve ince bir alayla yansıtırken, ‘Kuru Taşın Başı’ adlı belgesel Yusufeli barajından sonra evleri sular altında kalan yöre halkının yaşama tutunma mücadelesini, belleği aktarıyor.<br />
<br />
Aslı Selçuk<br />
<br />
<br />
John Patton Ford, ABD Film Enstitüsü’nden mezun olurken Patrol adlı tez filminde maddi gereksinimden dolayı suça yönelen bir karakteri anlattı. Güney Carolina’nın kırsal kesiminden gelen, borçlanan, psikolojik olarak yıpranan Ford, ekonomik nedenlerden ötürü hayallerine ulaşmakta zorluk çeken insanların öykülerini anlatır.<br />
<br />
<br />
“Bağımsız Ruh” ödüllü ilk filmi Emily the Criminal ile anti kahramanlara hayranlık duyan, servet eşitsizliğini işleyen Ford, ikinci filmi How to Make a Killing’i (Nasıl Katil Olunur) çekmeden önce İngiliz kara komedi türünün başyapıtlarını yaratan Ealing Stüdyoları’nın tüm kült yapımlarını izledi.<br />
<br />
Sonunda Robert Hamer’ın kült kara komedisi Kind Hearts and Coronets’in (Nazik Kalpler ve Taçlar /1949) ABD versiyonunu çekmeye karar verdi. İngiliz yapımında aile mirası için sekiz akrabasını öldüren seri katil rolündeki Sir Alec Guinness sekiz ayrı karakteri ustalıkla canlandırdı. Bakış açısı çağdaş, ritimli öykü, son derece modern yoruma sahip film Ford’u çok etkiledi.<br />
<br />
<br />
<br />
SERVET EŞİTSİZLİĞİ<br />
ABD’deki servet eşitsizliğinin son yıllarda gittikçe arttığını, ülkeyi 700 kişinin kontrol ettiğini söyleyen Ford, kendi versiyonunu dışlanmışlık, mahrum bırakılma, intikam, manipülasyon, adalet, özgüvensizlik, vicdan üzerine kurdu. Zengin Redfellow ailesi tarafından evlilik dışı çocuk yaptığı için 18 yaşında evden kovulan ama mirastan çıkarılmayan Mary New Jersey’in taşrasında oğlunu tek başına büyütür. Ölüm döşeğinde Mary Becket’ten öz ailesinden intikam almasını ister.<br />
<br />
<br />
Film, Becket’in hapishane hücresinde rahibe başından geçenleri anlatmasıyla başlar. Olup biteni Becket’in bakış açısından izleriz, mizah keskindir, tempo hızlıdır, film hiç vaaz vermez, izleyicinin tematik alt metinleri fark edeceğine güvenir. Son yılların aranan yıldızı Glen Powell (Ölüme Koşan Adam, Top Gun: Maverick) karizmatik, soğukkanlı Becket rolünde. Bencil, itici ailenin (Becket’i işe alan amcası hariç), yıllar sonra femme fatale (vamp kadın) olarak ortaya çıkan, Beckett’e şantaj yapan, güdümleyen çocukluk aşkı Julia’nın ortadan yok olmalarını düşünmeye başlarız.<br />
<br />
<br />
Düşük bir bütçeyle (15 milyon dolar) varsılları anlatan Ford, çekimi Güney Afrika’da sıfırdan yaratılan mekânlarda yaptı. Oyuncu kadrosu başta Glen Powell, Ed Harris olmak üzere Margaret Qualley, Jessica Henwick, Zach Woods, Bill Camp, Topher Grace etkili yorumlar sunar.<br />
<br />
HAYALET KÖYLER<br />
<br />
<br />
Yeşim Ustaoğlu’nun senaryosunu yazıp Selen Heinz ile birlikte yönettiği, görüntü yönetmenliğini Heinz’ın üstlendiği belgesel Kuru Taşın Başı dünya prömiyerini Mart ayında 28’inci Selanik Uluslararası Belgesel Film Festivali’nde yaptı. İzleyici belgeseli beğendi. Gösterime katılan Ustaoğlu ile Heinz izleyicilerden gelen soruları yanıtladı. Ustaoğlu son uzun metrajı için Doğu Karadeniz’in köylerinde mekân ararken Yusufeli Barajı’nın yöre halkına yaşattığı zorluklara tanık oldu.<br />
<br />
<br />
“Yusufeli Barajı projesinin o yöredeki insanların hayatlarını nasıl etkilediklerini göstermek istedik. Oraya gidince çok şaşırdık, soyut bir atmosfer vardı” diyen Ustaoğlu, vadideki Yusufeli ilçesi ve yedi köyün sular altında kaldığını irdeledi. 150 yıllık tarihinde yedinci kez taşınan Yusufeli halkı üzgün ve mutsuz.<br />
<br />
<br />
<br />
“Evlerimiz yıkıldı, su altında kaldı, bizi dağın başına koydular. Meyve ağaçları söküldü, bağcılık, hayvancılık, sebzecilik, pirinç tarlaları yok oldu, mahalle kültürümüz bitti. Yerliyken tüketici olduk, ambarımızdaki erzak tükendi, her şeyi pahalıya satın alıyoruz. Kediler, köpekler açlar, şaşkınlar. Kuşlar göç ettiler, artık kuş sesi duymuyoruz, mağduruz, şirketler çekildi biz bize kaldık. Sesimizi duyan yok” diyen yerel halkın yaşama tutunma mücadelesini belgeleyen Kuru Taşın Başı, İstanbul Film Festivali kapsamında 18 Nisan saat 16.00’da Atlas Sineması’nda gösterilecek.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100805</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cannes Film Festivali 2026 Seçkisi Açıklandı</title>
			<link>http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100781&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:05:34 GMT</pubDate>
			<description>Cannes Film Festivali 2026 seçkisi açıklandı 
79. Cannes Film Festivali’nin 2026 seçkisi açıklandı. Festival, bu yıl da dünya sinemasının önemli...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size='2' face='Arial'>Cannes Film Festivali 2026 seçkisi açıklandı<br />
79. Cannes Film Festivali’nin 2026 seçkisi açıklandı. Festival, bu yıl da dünya sinemasının önemli yönetmenlerini bir araya getiriyor. Asghar Farhadi, Pedro Almodóvar ve Nicolas Winding Refn gibi önemli yönetmenleri yeni filmleriyle Cannes’da ağırlayacak.<br />
<br />
Haber Merkezi<br />
Cannes Film Festivali 2026 seçkisi açıklandı<br />
<br />
Cannes Film Festivali’nin 79. edisyonu için merakla beklenen resmi seçki duyuruldu. Festival direktörü Thierry Frémaux, bu yıl 2 bin 491 filmin başvurduğunu açıklarken programın büyük ölçüde tamamlandığını belirtti. 12 Mayıs’ta “La Vénus électrique” ile açılacak festivalin jüri başkanlığını ise Park Chan-wook üstlenecek. Festivalde Barbra Streisand ve Peter Jackson'a daha önce duyurulduğu üzere onur ödülleri takdim edilecek.<br />
<br />
Festivalin bu yılki seçkisinde Hollywood yapımlarından ziyade uluslararası ve bağımsız sinemanın ağırlığı dikkat çekiyor. Özellikle auteur yönetmenlerin güçlü varlığı festivalin genel tonunu yansıtıyor. Asghar Farhadi, Pedro Almodóvar, Nicolas Winding Refn, Paweł Pawlikowski ve Ryusuke Hamaguchi yeni filmleriyle Cannes’da yer alacak isimler arasında.<br />
<br />
<br />
ANA YARIŞMADA GÜÇLÜ İMZALAR<br />
<br />
Ana yarışma seçkisinde Emmanuel Marre imzalı “Notre Salut”, Marie Kreutzer’in “Gentle Monster”ı ve Koji Fukada’nın “Nagi Notes”u öne çıkan yapımlar arasında. Na Hong-jin’in “Hope”, Hirokazu Kore-eda’nın “Sheep in the Box” ve Jeanne Herry’nin “Garance” adlı filmleri de Altın Palmiye için yarışacak. Arthur Harari’nin “The Unknown” filmi de seçkide yer bulan dikkat çekici yapımlar arasında.<br />
<br />
Seçkinin dikkat çeken bir diğer yönü ise Amerikan yapımlarının sınırlı temsili oldu. Yarışma bölümünde yalnızca Ira Sachs imzalı “The Man I Love” yer alırken, ABD yapımlarının çoğu “Belirli Bir Bakış” bölümünde yer buldu.<br />
<br />
'BELİRLİ BİR BAKIŞ'TA YENİ SESLER<br />
<br />
Festivalin paralel bölümlerinden “Belirli Bir Bakış”, bu yıl da genç ve yenilikçi sinemacıları öne çıkarıyor. Laïla Marrakchi’nin “La Más Dulce”, Jordan Firstman’ın “Club Kid” ve Jane Schoenbrun’un “Teenage Sex and Death at Camp Miasma” filmleri bölümün öne çıkan yapımları arasında.<br />
<br />
Ayrıca Sandra Wollner’in “Everytime”, Katharina Rivilis’in “I’ll Be Gone in June”, Rakan Mayasi’nin “Yesterday the Eye Didn’t Sleep” ve Manuela Martelli’nin “The Meltdown” adlı filmleri de seçkide yer alıyor.<br />
<br />
ÖZEL GÖSTERİMLER<br />
<br />
Festivalin özel gösterimler bölümünde ise Steven Soderbergh imzalı “John Lennon: The Last Interview”, Ron Howard’ın “Avedon”, Christophe Réveille’in “Les Survivants du Che” ve Avril Besson’un “Les Matins Merveilleux” filmleri izleyiciyle buluşacak.<br />
<br />
79.Cannes Film Festivali, bu yılki seçkisiyle bir kez daha dünya sinemasının farklı coğrafyalarından güçlü auteur sesleri bir araya getirirken, bağımsız sinemanın yükselen etkisini de gözler önüne seriyor.</font></div>

]]></content:encoded>
			<category domain="http://forumsinsi.com/forumdisplay.php?f=99">Kültür-Sanat</category>
			<dc:creator>Şengül Şirin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forumsinsi.com/showthread.php?t=1100781</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
