![]() |
Farz Oruç Bize Neler Kazandırır...? |
![]() |
![]() |
#1 |
b@ron
|
![]() Farz Oruç Bize Neler Kazandırır...?Farz oruç bize neler kazandırır? Farz oruçla ancak Allah’ın rızâsı kazanılır, Allah’ın mağfiretine ulaşılır, Allah’ın merhametine nâil olunur, Allah’ın muhabbetine ve sevgisine mazhar olunur ![]() ![]() Farz oruç bizi Allah’a dost yapar, günahlarımızı döker, bizi günah kirlerinden arındırır, hatâlarımızın bağışlanmasına yol açar, tövbelerimizin kabûlüne vesîle olur, duâlarımızın hayırla cevap bulmasını sağlar, kaç yaşında olursak olalım, annemizden doğduğumuz ilk gün gibi bizi sâfîleştirir, arındırır, bizi Allah’ın sevgili bir kulu yapar ![]() ![]() Oruçlu iken günahlara karşı içimizde büyük bir set ve karşı duruş gücü oluşuyor ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ne zaman ki, Allah’ın büyüklüğü, eşsizliği, azameti, benzersizliği, ulûhiyeti, birliği, tekliği, O’ndan başka İlâh ve Mabud olmayışı, her şeyin O’na boyun eğiyor oluşu, bütün kâinâtın O’nun emirlerine âmâde oluşu yüksek sesle îlân edilecek, Allah’ın “buyurunuz!” emri gelecek; işte o zaman Allah’ın izniyle, emriyle ve irâdesiyle elimiz nefsimizin isteklerine ulaşabiliyor, helâlinden olmak kaydıyla dileğimizce yiyoruz, içiyoruz, lezzetimizi takip ediyoruz ![]() Demek, oruç, günahlara istiğnâ bakımından duygularımızı latîfleştiriyor, bizi melekleştiriyor ![]()
__________________
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Ramazan Orucunun Sünnetleri Nelerdir..? |
![]() |
![]() |
#2 |
b@ron
|
![]() Ramazan Orucunun Sünnetleri Nelerdir..?Ramazan orucunun sünnetlerini şunlardır: * Sahura kalkmak ![]() ![]() * İftarı vakit girer girmez yapmak ![]() * Oruç açılırken duâ etmek ve orucu hurma veya su ile açmak sünnettir ![]() ![]() Meâli şudur: “Allah’ım! Senin için oruç tuttum ![]() ![]() ![]() ![]() * Fakirlere, akrabalara, komşulara ikrâm etmek, iftar yemeği vermek veya yemek göndermek ![]() ![]() Peygamber Efendimiz (asm), “Oruçluya iftar ettiren kimse, oruçlunun sevabında bir eksilme olmaksızın, oruçlunun alacağı sevap kadar sevap alır” buyurmuştur ![]() * Haramlardan sakınmak; gıybet ve dedikodu yapmamak, çirkin ve kırıcı sözler sarf etmekten, yalan söylemekten, yalan şâhitliği yapmaktan uzak durmak ![]() Peygamber Efendimiz (asm), “Hiçbiriniz oruçlu iken kötü söz söylemesin ![]() ![]() ![]() * Kur’ân okumak, Kur’ân üzerinde tefekkür yapmak, mümkün mertebe yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak, Allah’ı zikretmek, çokça salavât getirmek ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Ramazanda Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler...? |
![]() |
![]() |
#3 |
b@ron
|
![]() Ramazanda Oruç Tutmamayı Mübah Kılan Özürler...?Ramazanda oruç tutmamayı mubah kıla özürler nelerdir? Ramazan orucu bedenin kendi lezzetlerini ve tabiî ihtiyaçlarını terk etmesi esasına dayandığı için, böyle bedenî ibâdete güç yetiremeyen kimselerin, güç yetirene kadar Ramazan orucundan muaf tutulmaları sırf merhamet ve şefkat-i İlâhînin bir ikrâmıdır ![]() ![]() Oruç tutmama izni güç yetirene kadardır, ömür boyu değildir ![]() ![]() Ramazan ayında oruç tutmamayı mubah kılan özürler şunlardır: 1- Yolculuk: Oruç günleri içinde en az 90 kilometrelik bir yere yolculuğa çıkan kimseler ![]() ![]() 2- Hastalık: Hastalar, oruç tutmaya güç yetiremeyecek derecede zafiyete veya acziyete düştüklerinde oruç tutmayabilirler ![]() ![]() 3- Hamilelik ve çocuk emzirme: Oruç tuttuğu takdirde kendisinin veya çocuğunun beslenmesinden endişeye düşen, halsiz düşeceğinden korkan hamile veya emzikli kadınlar da oruç tutmayabilirler ![]() ![]() 4- İhtiyarlık: Zafiyete uğramış, güçten ve tâkatten düşmüş yaşlı kimseler de oruca dayanamayacaklarını anladıklarında oruç tutmayabilirler ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Ramazan'da Mukabele Sünneti...! |
![]() |
![]() |
#4 |
b@ron
|
![]() Ramazan'da Mukabele Sünneti...!Ramazan’da mukabele okumanın hükmü nedir? Mukabeleye katılarak okunan Kur’ân’ı gözle takip etmekle hatim yapılmış olur mu?” Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’i mukâbele tarzında tilâvet etmek ve yapılan tilâveti takip etmek Hz ![]() ![]() ![]() Bilindiği gibi Hazret-i Cebrâil (as) her Ramazan ayında Resûl-i Ekrem Efendimiz’e (asm) gelir ve Kur’ân-ı Kerîm’in o âna kadar nâzil olan âyetlerini baştan sona, karşılıklı, mukabele tarzında okurlardı ![]() ![]() Peygamber Efendimiz (asm) Kur’ân’ı başkasından dinlemeyi de severdi ![]() ![]() İbn-i Mes’ud (ra) anlatıyor: Resûlullah (asm) bana hitaben: “Bana Kur’ân oku!” buyurdu ![]() “Ya Resûlallah! Kur’ân sana indirildiği halde, sana Kur’ân’ı ben mi okuyacağım?” dedim ![]() Allah Resûlü (asm): “Ben Kur’ân’ı kendimden başka birisinden dinlemeyi hakikaten severim” buyurdu ![]() ![]() “Şimdilik yeter!” buyurdu ![]() ![]() Kur’ân’ı dinlemek aynı zamanda Kur’ân’ın da emridir ![]() ![]() Şu halde, okunan Kur’ân’ı dinlemek farzdır ![]() Hazret-i Cebrâil (as) ile Hazret-i Peygamber Efendimiz’in (asm) Ramazan aylarında yaptıkları Kur’ân’ı karşılıklı okuma ibâdetini model alan Müslümanlar, asırlardan beri güzel sesli hafızların refakatinde her Ramazan ayında bu geleneği sürdürmüşler; Kur’ân’ı mukabele tarzında tilâvet ederek hatimler indirmişlerdir ![]() ![]() Mukabeleye baştan sona iştirak etmekte İnşaallah hatim sevabı vardır ![]() ![]() ![]() Üçte birlik bölümünü geride bıraktığımız mübârek Ramazan ayında mukabele sünnetini ihyâ edenler, Kur’ân’ı dinleme, okuma ve üzerinde tefekkür etme farziyetini yerine getirmişler, Allah Resûlünün (asm) şefkatini, şefaatini ve Allah’ın mağfiretini İnşallah hak etmişlerdir ![]() Ebû Ümâme (ra) der ki: Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu işittim: “Kur’ân okuyunuz! Çünkü Kur’ân, kıyâmet günü, kendi yârânına (kendisini okuyan ve amel edenlere) şefaatçi olarak gelecektir ![]() Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir ki, Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Bir cemaat, Allah’ın evlerinden birinde toplanır; Allah’ın Kitâbını okurlar ve aralarında (birinin okuduğunu diğerleri—açık veya gizli—tekrarlamak sûretiyle) ders yaparlarsa, üzerlerine huzur iner, onları rahmet kaplar, çevrelerini melekler kuşatır ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Oruç Günahlara Karşı Kalkandır...! |
![]() |
![]() |
#5 |
b@ron
|
![]() Oruç Günahlara Karşı Kalkandır...!Oruç günahlarınıza karşı kalkandır” hadisini açıklar mısınız?” Biz kendimizle savaş halindeyiz, vesveselerimizle savaş halindeyiz, nefsimizle savaş halindeyiz, rahat sever duygularımızla savaş halindeyiz, şeytanımızla savaş halindeyiz ![]() Bin bir türlü câzibe boyutuyla günahlar, nefsimizin hâin bakışlarına gülümseyen gurur, kibir, başkasından üste çıkma, başkasını hor görme, kıskançlık, başkasının zararına da olsa hasis menfaatimizi kollama ve gözetme, bencillik, enâniyetini yüceltme, kendini kusurlardan berî bilme, başkasını noksanlıklarla mâlûl görme, ölümü başkasına verme, yokluğu ve yoksulluğu başkasına verme, aşağı sınıflara merhameti unutma, riyâ, gösteriş ve daha nice olumsuz davranış örnekleri bizi tehlike ağına sarmak ister çoğu zaman ![]() Ramazan-ı Şerif’teki farz oruç gibi bir arınma vesîlesi olmasaydı, bütün bunlar gibi hiç farkında bile olmadığımız binlerce kusurdan, eksiklikten, ârızalardan, günahlardan, vesveselerden ve desiselerden nasıl kurtulabilecektik? Hangi şey bize kalkan olacaktı? Ağlayan bir yetimi gördüğümüzde, sızlanan bir yoksula ulaştığımızda, acı çeken bir dertli ile yüz yüze geldiğimizde, ihtiyaç sahibi bir insanla karşılaştığımızda, onun haliyle halleşip, onun derdini dinleyip, ona eğilip, elimizden geldiğince ona yaklaşıp, onu mutlu ediyor muyuz, onu sevindirebiliyor muyuz? İnsan aç kalmadığında tokluğun kıymetini, susuz kalmadığında suyun değerini bilmez ![]() ![]() Oruç; nefsi terbiye eden, nefsi günahlara karşı gemleyen, büyüklenmek ve gurur gibi rezîl duyguların yersizliğini ve kabalığını tam bildiren, insanların kendisine ancak dost ve kardeş olduklarını hissettiren, insanı tövbeye sevk eden, insanın günahlarını ermiş bir ağacın meyveleri gibi döken ve bağışlanmasına vesîle teşkil eden eşsiz bir ibâdettir ![]() ![]() ![]() Demek, oruç kalkanını elde eden geçmiş günahlardan bağışlanır, gelecek günahlardan korunur, hatâlardan muhafaza edilir, kötü duygularından arınır, iyi huylar kazanır; hem Allah’ın tam bir kulu, hem de ehl-i îmânın tam bir kardeşi olur ![]() *** “Oruç için niçin, nasıl ve ne zaman niyet yapmalıyız?” Niyet, o ibadeti veya ameli ne için yaptığımızın kalbimizdeki “izahıdır” ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ama perhiz niyetiyle oruç tutmuş olmayız ![]() ![]() ![]() Niyet bir bakıma, tutulan oruç için Allah’tan rıza, feyiz, bereket, rahmet, mağfiret ve sevap ummak demektir ![]() ![]() ![]() Oruç için niyet, kişinin oruç tutacağını bilmesi ve oruç tutmaya karar vermesinden ibarettir ![]() ![]() ![]() ![]() Ramazan-ı Şerifte her gün için ayrıca niyet edilmelidir ![]() ![]() ![]() ![]() Niyet sahur vakti yapılabileceği gibi, o günün en geç kuşluk vaktine kadar da yapılabilmektedir ![]() ![]() ![]() ![]() Oruca niyet etmenin en erken vakti, gün batımından sonra başlar ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
|