Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye > Marmara Bölgesi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
edirne, kadıdondurma, köyü, meriç

Kadıdondurma Köyü Meriç Edirne

Eski 08-14-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kadıdondurma Köyü Meriç Edirne



Kadıdondurma Köyü Meriç Bilgileri - Kadıdondurma Köyü Hakkında -Kadıdondurma Köyü Tanıtımı - Kadıdondurma Köyü Resimleri







İlçe: MERİÇ - İl: EDİRNE



Köy Muhtarı: EMİN DALTABAN



Muhtarlık Erişim Bilgileri:


Telefon:

0(284) 485 95 01


Cep Telefonu:

0 532 447 13 40

Edirne
Bilgiler
Nüfus 938 (2000)
Koordinatlar
Posta Kodu 22600
Alan Kodu 0284
Yönetim
Coğrafi Bölge Marmara Bölgesi
İl Edirne
İlçe Meriç
Web Sitesi
Kadıdondurma, Edirne ilinin Meriç ilçesine bağlı bir köydür
Kadıdondurma, Edirne'ye 100 ilçe merkezi Meriç'e 5 km uzaklıkta 970 nüfuslu bir Rumeli köyüdürGünümüzde Edeköy,Kadıdondurma veya Kadıköy olarak isimlendirilen köyümüzün kuruluş ismi Edeköy'dür
Köyün kuruluşuna dair elimizde net belgeler bulunmamakla beraber,köyün kuruluşunun Oğuz Türklerinin Balkanlara geçiş dönemi olan 14yy olduğunu söylemek mümkündürKöyde yaşayan insanlar kendilerini "Gacal" olarak tanımlamaktadırlar Gacal'ın tanımına veya kökenine baktığımızda ise karşımıza Avrupa Hunlarına kadar uzanan derin bir tarih sayfası çıkmaktadır Gagavuz kaynaklarında ve bazı ırkçı Türk sitelerinde Gacalların Müslüman olmuş Gagavuzlar olduğuna yönelik bir çok yazıyı okuyabilirsiniz
Adı geçen yazılarda kişiler fikirlerine temel sağlayabilmek için Gagavuz ağzı ve Gacal ağzı karşılaştırılmıştır Bu çalışmalara baktığımızsda ise %99 aynı ağız olduğunu görüyoruz
1940-41 kışına kadar şimdiki yerleşkenin yaklaşık 2 km kuzeybatısında, Meriç nehrinin kenarında kurulu olan köy, yoğun yağışlar sonucu taşan nehir suları ile tarip olunca ilk etapta civar köylere yerleşildi
Birkaç yıl Alibey,Nasuhbey,Umurca,Meriç (Büyük Doğanca),Küçük Doğanca hatta Keşan tarafına dağılan ahaliden bazı komşular köyü tekrar canlandırmak isterKadıköy'ün kuzeyine yerleşim izni için resmi başvuru yaptıklarında, sadece ahır,kümes tarzı yapılanma için izin alabilen köylülerimiz kısa zamanda evlerini de inşa eder, Köyün tekrar kurulmaya başladığını öğrenen Edeköylüler de Kadıköy'ün kuzeyine yerleşir ve devlette bu birleşimden oluşan köyü Kadıdondurma köyü olarak resmiyete geçirir
Köy 1980'lerin ikinci yarısından sonra tarlaların miras yoluyla üleşilmesi ve eğitim gibi çeşitli sebeplerden ötürü göç vermiştirGünümüzde köyde bir İlköğretim okulu ve Kütüphane,3 adet sulama kooperatifi halen faaliyettedirÖğrencilerimiz 1,2,3,4, ve 5 sınıf eğitimini köyde tamamladıktan sonra ilçe merkezindeki ilköğretim okuluna devam etmektedir

Tarihi

Kuruluşundan 31101912 tarihine kadar, kayda değer elim olayın meydana gelmediği köyde Balkan Coğrafyasının acımasızlığından nasibi fazlasıyla alacaktır IBalkan savaşında ortaya çıkan kargaşayı fırsat bilen Sofulu'da yaşayan Rum çırakların, bölgeyi işgal eden Bulgar komutana, "Edeköy Türklerinin, civardaki Rum ve Bulgar köylerine eziyet ettiği, onların mallarına tasallut ettiği" yönünde rapor yazdırmayı başarırBu sahte rapora dayanarak Köy halkına ültumatom verilirTedirgin olan Köy halkı nehir kenarında nöbet tutmaya,Sofulu'dan gelecek olası saldırıyı beklemeye başlar Bu arada Sofulu'da Rumlar tarafından yakalanan Müftü, Rumlar tarafından zorla nehrin beri yakasına doğru yüksek sesle konuşturulur Müftü, "Korkmayın, bunlardan size zarar gelmeyecek,günlük hayatınıza dönün" diye seslenir Müftü'nün Rumlar tarafından bu beyana zorlandığını bilmeyen Edeköylüler nehir kenarını terk eder

Köyün varsıl simalarından olan Osman oğlu Mehmet (İPEKÇİ) Okuma yazma bildiği için Balkanlarda yaşananları farklı gözle görebilmektedir Etrafını toparlayan Mehmet aga, maiyeti ile birlikte şimdi pazaryol diye tabir ettiğimiz yoldan,Küplü,Adasarhanlı istikametinden Çanakkale'ye oradan da Anadolu'ya geçmeye karar vermiştirAblasının da evli olduğu Adasarhanlı köyüne geldiklerinde, Adasarhanlıların "geri dönün,dünya artık değişti,kimse kimseye fenalık yapmıyor hangi devirde yaşıyoruz,köyünüzü dağıtmayın yazık bunca insana!" telkinleri ile kafası karışan Osmanoğlu Mehmet Bey, "Bize engel olmayin yanimdakileri birkaç yıl bakacak kadar param var bırakında gidelim yoksa onca insan kırılacak" demesine rağmen ısrarlar üzerine kendisi de köye dönmeyi kabul eder

Tüm bu gelişmeleri Sofulu'dan izleyen bir Rum, tüm cesaretini toplayarak nehirden geçer köye gelir ve Mehmet Bey'e karısını ve çocuklarını kaçırmayı teklif eder Mehmet Bey de kabul eder bu teklifi bunu üzerine o korku ve panik ortamında, alalacele, Mehmet Bey’in eşi Lütfiye, en küçük çocukları, kucakta bebek olan Naciye, sonra Remziye, Hakkı, Nigar ve Şaziye yunanlı ile birlikte komitacılar gelene kadar Meriç kıyısına, yani kendilerini sofulu tarafına geçirecek olan yunanlının sandalına ulaşırlar Ancak korku ve panik içinde, kızlardan ikisi, Nigar ve Şaziye Yunanlı’nın da kendilerine kötülük yapacağından, ‘kendilerini keseceğinden’ korkarlar İnat ederlar sandala binmemek için oysa acele etmek gerekmektedir zira kafilenin üzerine yürüyen Bulgar komitacıları onları da farkedip yakalamaları an meselesidir kızlarının bu inadı üzerine anneleri lütfiye daha fazla ısrar edemez onlara ve aklına gelen ilk çözümü söyler: “Köyde kalan koca ninenizin yanına gidin, onun yanında saklanın” Bunun üzerine kızlar köye doğru yollanırken yunanlının sandalı, Lütfiye, kızları Naciye, Remziye ve oğlu Hakkı ile birlikte meriç’e açılır ve sofulu tarafına geçer

Bu arada köy Rumlar tarafından basılır ve o an köyde yaşayan insanlar camiye,samanlıklara va hana kapatmaya başlamıştırKesileceklerini anlayan kadınlar tüm altınlarını bir küp içine saklarlar ve içlerinden sağ kurutulan olursa altınları ona bırakırlar

Çetecilerin önde gelerinden biri olan Küplü'lü Vangel Bir araya topladıkları Edeköylü kadınlara "sakın ağlamayın, artık Türklük bitti! kimse burdan sağ çıkamayacak" diye seslenir (Vangel'in ismi hala "Hain Vangel" olarak anılmaktadır) Köydeki tüm insanları kesitklerine inanmayan Rumlar sokak aralarına girer "Korkmayın, gavurlar gitti herkes ciksin" diye bagirirlarSeslenenlerin Türk olduğuna inanan bazı komşularda saklandıkları yerlerden çıkmışlar ama acı gerçeği değiştirmek için çok geçtiHepsi Rumlar tarafından katledilmiştirKöyde 2-3 gün süren katliamlar esnasında 1615 kişi Rum çapulcuları tarafından öldürülmüştür

Bu katliamdan sağ kurtulanlar askerde olanlar ve bunların dışında ikisi yakın akrabam olan(Halam ve Büyük Ninem) 6 Kadındır

Katliamı sezen bu kadınlar,Bahçelik olarak adlandırdığımız tarafa doğru kaçarlar ve orda altında güvem çalılarının olduğu ağacın altında sabahlarlar Sabah gözlerini açtıklarında Edeköy'den ses seda gelmemektedirHayvanlar başıboş kalmış,bacalardan duman tütmüyor,köyde hayat belirtisi kalmamış Orada daha fazla kalamayacaklarını bilen kadınlar,Umurca'ya gitmek isterler,lakin Omurca gölünü geçemeyeceklerini anladıklarında herşeyin bittiğine inanmışlarKara ölümü düşünürken gölün diğer yakasında atlı birini fark ediyorlar,onun gavur olmasından endişe edip saklanıyorlar,Türk olduğunu anladıklarında ondan yardım istiyorlar ve Umurca'ya geçiyorlar Umurcalılar, Rumların onlara da zarar vereceğinden korktuğu için bu kadınları daha fazla köyde tutamayacaklarını söylüyorlar ve Kadınlarda Beyköy'e (Nasuhbey) geçiyorlarOrda da fazla duramayan kadınlar Alibey köydeki akrabalarımıza sığınıyorlar

Savaş bitince geri dönenler, ne ana bulabiliyor,ne baba, ne eş, ne de çocuk! Yaklaşık 1800 nüfuslu büyük köyden geriye, savaş gazileri,Sofulu'ya kaçabilen İpekçi ailesinden birkaç kişi ve 6 kadından başka kalan olmuyor!

Kültür

Halkın dinlenme ve eğlenme yolları :Köy halkının erkekleri vakitlerinin çoğunu kahvede geçirirlerKadınlar da kış gecelerini ev gezmeleri ile geçirirlerCuma günleri yakın akraba ziyaretleri yapılır(sabahtan akşama kadar oturulur)

Düğün ile ilgili adetler :İki gencin evlenebilmesi için mutlaka anlaşmaları gerekirAnlaşan gençlerden erkek tarafı kız tarafına dünürlüğü giderMendil verilirKız tarafının istekleri erkek tarafına bildirilirNişan için konuşulurKararlaştırılan bir tarihte nişan için hazırlık yapılırHer iki tarafın yakınlarına bohça hazırlanırNişan gündüz veya gece yemeksiz fakat:çalgılı yapılırYüzükler takılırDaha sonra kararlaştırılan tarih için düğün hazırlıklarına başlanır

Düğünden on gün kadar önce kız ve erkek tarafı düğün alışverişi yaparlarDüğünden bir hafta önce kız tarafına alınan eşyalar kız evine gönderilirKızın çeyizi ile birlikte aynı yere fakat;ayrı bir bölüme konulurDüğün Cuma akşamı başlarDavetiye dağıtılırAyrıca iki kadın kına dağıtarak düğüne çağırırCumartesi ve Pazar günleri erkek ve kadın misafirlere yemek verilirCumartesi ve Pazar günü düğün devam ederKız evinde ve erkek evinde ayrı düğün olurFakat yemek erkek tarafından verilirKız gelin adayı ile birlikte kız evinden alınarak erkek evine getirilir ve düğün orada devam ederPazar günün akşamı ‘güveyi pilavı’ denen akşam yemeği yakın akraba ve dostlara verilir ve düğün sona erer

Mevlüt : Köyde mevlitler iki şekilde olurYemekli erkek mevlitleri ve kadın mevlitleriKadın mevlitlerinde lokum,şeker,bisküvi,limonata verilir

Cenaze : Ölen kimse için camide sela verilirÖlenin kimliği belirtilirÖlen kimsenin yakınları cenazeyi evden alırlarMezarlığa götürürlerCenaze namazı çok az kişiyle kılınırDiğerleri de caminin dışından namazın kılınmasını seyreder

Kıyafetler : Erkekler normal ceket,pantolon giyerlerOrta yaşlılar başlarına kasket takarlarGençler ise modern bir şekilde giyinirlerKadınlar şalvar giyerlerŞalvarlar üç veya üç buçuk metreden yapılırÜstlerine değişik bluz ve kazak giyerlerBaşlarına tartma adı verilen örtü örterlerGenç kızlar yerine göre bazen şalvar bazen etek ve elbise giyerlerHemen her düğün ve nişan için ayrı kıyafet seçilir ve giyilir

Yerel Halk Dansları : Köye özgü bir oyun yokturDüğün ve nişan gibi eğlencelerde org veya keman,darbuka,zurna ve cümbüşten oluşan enstrüman takımı günün geçerli melodilerini çalarlar ve buna uygun olarak kadın erkek karışık olarak oynarlar

Coğrafya

Edirne iline 95 km, Meriç ilçesine 6 km uzaklıktadır

İklim

Köyün iklimi, Trakya Karasal iklimi etki alanı içerisindedir

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 938
1997 1006


Ekonomi

Halkın geçim durumu ve düzeyi : Halk 3 bölümden oluşur; %30 u topraksız işçidir, %65 i orta halli, %5 ise varsıldırTopraksız olan köylüler hayvan güdücü,tarla işçisi ve çalgıcı olarak çalışmaktadırlar Başlıca ürünleri : Çeltik,ayçiçeği,pancar kavun,karpuz,fasulye,susam ve buğday en çok ekilen ürünlerdir Sanayi,işyerleri,etki ve katkıları : Köyde 6 kahve,5 bakkal dükkânı,4 berber vardırKöylü diğer ihtiyaçlarını Meriç ve Uzunköprü’den temin eder

Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır Köyün içme suyu şebekesi vardır Köyde kanalizasyon şebekesi vardır Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır



Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
Kaynak : Yerel Net
Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.