![]() |
Cömertliğin Önemi |
![]() |
![]() |
#1 |
Prof. Dr. Sinsi
|
![]() Cömertliğin ÖnemiCÖMERTLİĞİN ÖNEMİ Gerek Kur’ân’da gerekse Sünnet’te cömertliğin ilâhî bir sıfat ve peygamberlerin de sahip oldukları üstün bir fazilet olarak kabul edilmesi, cömertliğin nedenli önemli bir ahlâk olduğunu göstermektedir ![]() Cömertlik, Hak Teâlâ’nin sıfatlarından biridir ![]() ![]() ![]() ![]() Hz ![]() ![]() ![]() ![]() “Allah Teâlâ bütün velileri cömert ve güzel ahlâklı kılmıştır” [1] Görüldüğü gibi bir insan hem Allah dostu, hem de cimri olması düşünülemez ![]() Mümin, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz ![]() ![]() ![]() ![]() Cömertlik Hak âşıklarının ahlâkıdır ![]() ![]() CÖMERT OLABİLMEK İslâm ahlâkına göre cömert olabilmek için başkalarına yardım etmek yeterli değildir ![]() ![]() “Sadakalarınızı minnet ve eziyet ile heder etmeyin” [2] buyurmuştur ![]() İMAN ve CİMRİLİK Bunun içindir ki Kâinatın Efendisi Efendimiz (s ![]() ![]() “İman ile cimrilik bir kulun kalbinde asla bir arada bulunmaz” [3] buyurmuştur ![]() Cömertliği meşhur Hatem-i Taî’ye: — Senden daha cömert bir kimse var mı acaba? diye sordular ![]() — «Evet! var», dedi ve başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlattı: Bir gün bir seferim zamanında bir gence misafir olmuştum ![]() ![]() ![]() ![]() Ben şaşkınlık içerisinde kalmıştım ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Gencin bu misafirperverliğine hayran kalmıştım, gözlerim yaşardı ![]() ![]() ![]() ![]() Hatem-i Taî’ye: — Onun iyiliğine karşı sen ne yaptın? diye sordular ![]() — Derhal üçyüz deve, beşyüz koyun gönderdim, deyince ![]() ![]() ![]() — Demek ki sen ondan daha cömertmişsin, dediler ![]() — Hayır! O benden cömert, çünkü o bana nesi varsa ikram etti, bense ona sadece malımın bir azını gönderdim, dedi ![]() Hz ![]() ![]() ![]() ![]() Ya Abbas, cömertlikte seni geçen oldu mu? Abbas (ra) evet dedi, bir köle ![]() ![]() Nasıl olur ya Abbas, bir köle nasıl senden daha cömert olur ? Abbas (ra) gülümseyerek baktı ve anlatayım dedi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Biraz evvel yaşananları hatırlattım kendisine ![]() ![]() Peki dedim, senin yiyecek başka bir şeyin var mı? Yok dedi ![]() Bu bahçenin sahibi kim dedim, bir isim söyledi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bahçeyi satar mısın dedim, satarım dedi ![]() Köleyi de isterim dedim ona da peki dedi ![]() Kölenin ve bahçenin fiyatında anlaştık ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bu kıssa'dan alınacak hisse çok elbette ![]() ![]() Biri şu ki; yapılan iyilikler mutlaka bize katlanarak geri döner, tabi kötülükler de ![]() Büyüklerden Hayyan b ![]() — Benim soracağım suallere içinizde cevap verecek kimse var mı? diye sordu ![]() Oradakiler, Hibal'i göstererek: — İstediğinizi bu zata sorabilirsiniz, dediler ![]() Kadın: — Size göre cömertlik nedir? diye sordu ![]() Hibal: — Bol bol ihsan etmektir, diye cevap verdi ![]() Hanım bu sefer: — Bu anlattıklarınız dünya ile ilgili cömertliktir ![]() ![]() Hibal: — Gönül arzusu ile Allah'a (c ![]() ![]() ![]() Kadın: — Bu ibâdetinizde Allah'tan karşılık bekler, birşey ister misiniz? diye sorunca, Hibal: — Tabii bekleriz, ![]() ![]() ![]() ![]() Kadın: — Ne acaip şey! Hem bire on bekliyor, hem de kendinizi ibadette cömertlerden sayıyorsunuz, diye karşılık verdi ![]() ![]() ![]() ![]() — Ya size göre ibadette cömertlik nasıl olur? diye sorunca, abide hanımın cevabı şöyle oldu: — Dinde cömertlik, ibadetten zevk alarak hiç bir karşılık beklemeden, sadece Allah rızası için kulluk etmektir ![]() ![]() ![]() CÖMERTLİĞİN FAZİLETİ Kur’ân-ı Kerîm’de cömertlik, cihad ile aynı seviyede tutulmakta; Allah’ın insanlara verdiği rızıktan diğer kulların da yararlandırılması istenmektedir ![]() “Ey zenginler, bütün hayır ve manevî ecirleri siz zenginler kapmış bulunuyorsunuz; sadaka veriyorsunuz, köle azat ediyorsunuz, hacca gidiyorsunuz, Allah yolunda maddî yardımda bulunuyorsunuz” dedi ![]() ![]() ![]() “Siz bize imreniyor musunuz?” deyince, adam: “Evet, vallahi size imreniyoruz” dedi ![]() ![]() “Allah’a yemin ederim ki, bir fakirin kendi boğazından kesip Allah yolunda verdiği tek bir dirhemi, çok olan bir maldan verilen on binlerden çok daha sevaplıdır” dedi ![]() KENDİ ELİYLE VERMEK Hz ![]() ![]() ![]() “Sadakanın en iyisi bizzat insanın kendisinin verdiği sadakadır ![]() ![]() ![]() ![]() Şu halde, sonradan pişmanlık duymamak için, müslümanın cömert davranarak Allah Teâlâ’nın kendisine ihsan ettiği malını sağlığında Allah yolunda ve O’nun rızasına uygun bir biçimde harcaması gerekir ![]() Hâris b ![]() ![]() ![]() ![]() “Sen niçin yoruluyorsun? Senin yerine bu işi biz yapabiliriz” derlerdi ![]() “Hz ![]() ![]() ![]() ‘Kişinin kendi eliyle fakirlere vermesi, onu kötü durumlara düşmekten korur ve kötü ölümle ölmekten bertaraf eder’ diye buyurduğunu işitim” derdi ![]() İSTEYENE SURAT ASMAMAK Kapıya gelen şahsı güler yüzle karşılamalı, dilenmesini ihtiyacına yormalıdır ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Bazı yoksullar yalan söylememiş olsalardı onlardan birini eli boş çeviren asla iflah olmazdı!” [8] Sadaka Vermenin Bereketi Ebû Hüreyre (r ![]() ![]() ![]() ![]() “Bir adam boş bir arazide giderken bulut içinden gelen bir ses işitti: “Falancanın bahçesini sula!” diyordu ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ey Allah’ın kulu ismin ne?” diye sordu ![]() “Falan!” dedi ![]() ![]() “Ey Allah’ın kulu, peki sen benim adımı niye sordun?” “Ben sana şu suyu getiren buluttan bir ses işitmiştim, senin ismini söyleyerek “Falanın bahçesini sula!” diyordu ![]() “Madem ki sordun söyleyeyim ![]() ![]() ![]() ![]() CENNET YOLU Hz ![]() ![]() ![]() “Cömertlik cennetten dalları dünyaya uzanmış bir ağaçtır ![]() ![]() ![]() ![]() Ashaptan Beşir b ![]() ![]() “İslâm’a girmek üzere biat etmek için Hz ![]() ![]() ![]() ![]() “Allah’tan başka ilah olmadığına, benim O’nun kulu ve Resûlü olduğuma şehadet edeceksin, günde beş vakit namaz kılacaksın, ramazan orucunu tutacaksın, malından zekât vereceksin, hacca gidip Allah’ın evini ziyaret edeceksin ve Allah yolunda cihad edeceksin ![]() Ben kendisine dedim ki: “Ey Allah’ın Resûlü! Ben bu söylediklerinizden ikisine güç yetiremem ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Sadaka yok, cihad yok; peki cennete ne ile gireceksin!” buyurdu ![]() O zaman ben, bütün dediklerini yapmak üzere biat ettim ![]() Hz ![]() ![]() ![]() “Cömert, Allah’a yakın, insanlara yakın, cennete yakın; ateşe/cehenneme uzaktır ![]() ![]() ![]() İNSANLARIN EN CÖMERDİ Cömertlik, Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Rivâyete göre adamın biri Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ey kavmim müslüman olun, Muhammed fakirlikten korkmayan kişilerin verdikleri gibi ihsanda bulunuyor” dedi ![]() Sehl b ![]() “Enmar yününden Resûl-i Ekrem’e (s ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Bakın ne güzel ve ne yumuşak” buyurdu ![]() “Ya Resûlallah, onu bana hediye et” dedi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Beni O Maldan Kurtar Tabiînin büyüklerinden Abdullah b ![]() Halep’te, Hz ![]() ![]() ![]() ![]() “Ya Bilal! Hz ![]() ![]() ![]() ![]() “Hz ![]() ![]() ![]() Yanına çıplak bir müslüman gelince hemen beni çağırırdı ![]() ![]() ![]() Bir gün müşriklerden biri bana: “Bilal! Ben hâli vakti yerinde biriyim ![]() ![]() Ben de öyle yaptım ![]() Yine bir gün abdest almış, ezan okumak üzere dışarı çıktım ![]() ![]() “Hey Habeşli” diye seslendi ![]() “Buyur” dedim ![]() ![]() “Aldığın borcun süresinin dolmasına kaç gün var biliyor musun?” dedi ![]() “Süresi dolmak üzere” dedim ![]() “Tam dört gün var ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Böyle durumlarda insan nasıl üzülürse ben de öyle üzüldüm ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ey Allah’ın Resûlü! Anam babam sana kurban olsun ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Öyle istiyorsan git” buyurdular ![]() Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İşte o sırada birinin bana doğru koşup geldiğini gördüm ![]() “Bilal! Resûl-i Ekrem (s ![]() ![]() ![]() Dönüp Hz ![]() ![]() ![]() Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Müjde Bilal! Allah Teâlâ sana borcunu ödeyecek imkân gönderdi” buyurunca Allah’a hamdettim ![]() ![]() ![]() ![]() “Yoksa dışarıda çökertilmiş dört deveyi görmedin mi?” buyurdu ![]() “Gördüm, ya Resûlullah!” dedim ![]() “O develer de, üzerindeki yükler de senindir ![]() ![]() ![]() ![]() Ben de develerin yükünü indirdim, hayvanları bağladım ![]() ![]() ![]() “Hz ![]() ![]() Sonra Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ne yaptın, borçlarını karşılayabildin mi?” diye sordu ![]() “Allah Teâlâ Resûlü’nün üzerindeki bütün borçları ödedi, hiçbir borcu kalmadı” dedim ![]() “O maldan bir şey arttı mı?” “Evet, arttı” “Öyleyse beni onların yükünden kurtarmaya bak ![]() ![]() Allah Resûlü (s ![]() ![]() “O malları ne yaptın?” diye sordu ![]() “Yanımda duruyor ![]() ![]() O gece Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ertesi gün akşama doğru iki atlı geldi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “O malları ne yaptın?” diye sordu ![]() “YA Resûlullah! Allah Teâlâ seni o malların sorumluluğundan kurtardı” deyince Hz ![]() ![]() ![]() ![]() Sonra eşlerinin yanına gitmek üzere oradan ayrılınca ben de peşinden yürüdüm ![]() ![]() Bilal sözlerini şöyle tamamladı: “Hz ![]() ![]() CÖMERETLİĞİN ZİRVESİ İSAR İsar, kendisi muhtaç olduğu halde başkasını kendine tercih etmek ve önce onun ihtiyacını yerine getirmektir ![]() “Onlar kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, başkalarını kendilerine tercih ederler” [16] âyetiyle onların bu üstün hâlini övmüştür ![]() Yine Resûl-i Ekrem (s ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “İki arkadaşın, Allah katında en sevimlisi, arkadaşına karşı daha müşfik davranandır” buyurdu ![]() Abdullah b ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Huzeyfe, şöyle anlatıyor: Yermuk savaşında yaralılar arasında kalan amcazademi aramak üzere çıktım ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ah su!” diye inledi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Cömertliğin Önemi |
![]() |
![]() |
#2 |
Prof. Dr. Sinsi
|
![]() Cömertliğin ÖnemiONLARIN HALİ Sehl b ![]() İbrahim b ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ey İbrahim, merkep nerede?” diye sordum ![]() İbrahim b ![]() “Sattık” dedi ![]() Sıhhatim yol yürümeye müsait olmadığı için: “Peki, ama şimdi ben neye bineceğim?” dedim ![]() O arifler sultanı: “Sırtıma bineceksin, kardeşim!” dedi ve beni üç konak mesafesi boyunca sırtında taşıdı ![]() Ebu Yezid el-Bistamî (k ![]() “Belhli bir gencin beni mahcub eden sözünü hiç unutmam ![]() “Siz zühdü nasıl anlarsınız?” diye sormuştu ![]() “Bulunca yeriz, bulamayınca sabrederiz” dedim ![]() “Bunu bizim Belh’in köpekleri de yapıyor” dedi ![]() “Size göre zühdün ölçüsü nedir?” diye sordum ![]() “Biz bulamayınca şükreder, bulunca başkalarına dağıtırız” dedi ![]() Sıddıklar Mertebesi Gulam Halil b ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Niçin acele ediyorsun?” diye sordu ![]() “Kardeşlerimin bir saat fazla yaşamaları için ölüme kendimi tercih ediyorum, önce beni öldürünüz” dedi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Allah Teâlâ’nın öyle kulları vardır ki, kalktıklarında Allah ile kalkarlar, konuştuklarında Allah ile konuşurlar ![]() ![]() ![]() “Eğer bu topluluk zındık ise, yeryüzünde hiçbir muvahhid yoktur, dedi ![]() ![]() Hz ![]() Ebû Hüreyre’nin (r ![]() ![]() ![]() ![]() “Ey Allah’ın Resûlü! Ben açım” dedi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Seni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok” dedi ![]() ![]() ![]() ![]() “Bu gece bu şahsı kim misafir etmek ister?” diye sordu ![]() Ensar’dan bir adam kalktı ve: “Ben misafir ederim ya Resûlallah” dedi ve evine götürdü ![]() “İşte bu, Allah Resûlü’nün misafiri, ona eksik bir şey bırakmadan ikram edin” dedi ![]() “Evde çocukların yiyeceğinden başka bir şey yok” dedi ![]() “Öyleyse kalk çocukları oyalayarak hiç bir şey yedirmeden uyut ![]() ![]() ![]() ![]() Bunun üzerine kadın kalkar ve çocuklara hiç bir şey yedirmeden oyalayıp uyutur ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Allah Teâlâ, sizin misafirinize karşı takındığınız bu tavırdan memnun oldu ![]() “Kendi ihtiyaçları olduğu halde, kardeşlerini kendilerine tercih ettiler” [23] âyet-i celilesi nazil oldu ![]() En Kârlı Alış-veriş Enes b ![]() Adamın biri Hz ![]() “Ya Resûlullah! Falancanın bahçesinde bir hurma ağacı yere yıkılmıştır ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ağacını falancaya ver ![]() ![]() Bunun üzerine Ebû Dahdâh (r ![]() “Ağacını bana ver ![]() ![]() Adam da memnuniyetle kabul etti ![]() ![]() “Ya Resûlullah! Ben adamın ağacını hurma bahçemle satın aldım ![]() ![]() ![]() Hz ![]() ![]() ![]() “Ebû Dahdâh cennete nice büyük ve değerli hurma ağaçlarına sahip oldu” dedi ![]() Ebû Dehdâh bundan sonra bahçesine gidip hanımına: “Bahçeden çık ![]() ![]() “Ne kazançlı bir alış-veriş ![]() Dünyada Satın Alınan Cennet Evi Evliyanın büyüklerinden Habib-i Acemî zamanında Horasanlı bir kimse, Basra’da yerleşmek için, Horasan’daki evini 10 ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Ben hanımımla beraber hacca gidiyorum ![]() ![]() ![]() Horasanlı böyle dedikten sonra hanımı ile beraber Mekke’ye doğru yoluna devam etti ![]() ![]() ![]() “O kimse bu parayı, kendisine bir ev satın almanız için bırakmıştır” dediler ![]() “Bu parayla aldığım gıda maddelerini tasadduk ederim sonra, o kimse için, aziz ve celil olan Rabbimden, cennette bir köşk satın alırım ![]() ![]() Nihayet, Horasan’lı hacdan dönüp Habib-i Acemî’ye geldi ![]() “Ben, geldim ![]() ![]() ![]() “Sana öyle bir köşk satın aldım ki, bahçesinde ağaçlar, meyveler, nehirler bulunmaktadır” dedi ![]() Horasanlı hacı hanımının yanına döndü, ona, “Habib-i Acemî bizim için, sultanlara mahsus azamette ve güzellikte bir ev satın almış” dedi ![]() İki üç gün sonra Habib-i Acemî’nin yanına gelip, evi sordu ![]() “Senin için Rabbimden, cennette bir köşk aldım ki, sofaları, nehirleri fevkaladedir” dedi ![]() Horasanlı bunları dinledikten sonra tekrar hanımının yanına döndü ![]() ![]() ![]() “Bizim için satın aldığını kabul ettik ![]() ![]() “Peki” deyip bir kâtip çağırdı ![]() “Bismillahirrahmanirrahim ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Horasanlı bu yazıyı alıp hanımının yanına döndü ![]() ![]() ![]() “Beni yıkayıp kefenleyenlere bu yazıyı ver, kefenime koysunlar” diye vasiyet etti ![]() Adam vefat edince vasiyeti yerine getirildi ve defnedildi ![]() ![]() “Ebû Muhammed Habib-i Acemî’nin, Allah Teâlâ’dan Horasanlı filan için on bin dirheme satın aldığı köşkün beratıdır ![]() ![]() Habib-i Acemî mektubu aldı ![]() “Bu Rabbimden bana berattır” dedi ![]() Elli Binlik Bahçe Tabiînden Abdullah b ![]() Hz ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Benim bu malım doğru dürüst namaz kılmama engel oldu” diye söylendi ![]() O vakitler Hz ![]() ![]() “Bu bahçeyi Allah rızası için sadak veriyorum ![]() Hz ![]() ![]() ![]() Allah Tarafından Övülen Aile İbn Abbas’ın (r ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() İkinci gün olup iftar vakti geldiğinde bu sefer kapıya bir yetim gelmişti ![]() ![]() Üçüncü gün ise iftar vakti bir esir yardım istemek için kendilerine müracaat edince büyük bir sabır örneği göstererek, seve seve iftarlıklarını esire verdiler ve su ile iftar ettiler ![]() Bunların bu güzel hareketleri üzerine, “Onlar, kendi canları çekmesine rağmen, yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler” [28] âyet-i kerimesi nazil oldu ![]() Paraları Nasıl Dağıtılar Hz ![]() ![]() Bir gün Hz ![]() “Bunu Ebû Ubeyde b ![]() ![]() ![]() Hizmetçi 400 dinarı Ebû Ubede b ![]() “Bunu size müminlerin emiri gönderdi ve şahsi ihtiyaçlarınız için harcamanızı söyledi” dedi ![]() Ebû Ubeyde b ![]() “Allah işini rast getirsin ve ona merhamet etsin” diyerek para kesesini aldı ![]() Sonra cariyesini çağırdı ve ona: “Şu yedi dinarı falana götür, şu beş dinarı filana götür” diyerek bütün parayı dağıttı ![]() Daha sonra hizmetçi Hz ![]() ![]() Hz ![]() “Bunu da Muâz b ![]() ![]() ![]() Hizmetçi keseyi alıp Muâz b ![]() “Bunu size müminlerin emir Ömer gönerdi ve şahsi ihtiyaçlarınız için harcamanızı söyledi” dedi ![]() Muâz b ![]() “Allah ona merhamet etsin ve işini rast getirsin” deyip para kesesini aldı ![]() Sonra cariyesini cağırdı ve ona: “Şunları falanın evine götür, şunları filanın evine götür” dedi ![]() Muâz’ın karısı araya girerek: “Vallahi biz de fakiriz, bize de ver” dedi ![]() Kesede sadece iki dinar kalmıştı ![]() ![]() Hz ![]() ![]() ![]() “Onlar birbirinin kardeşidir; biri ne ise, öteki de odur ![]() Hazreti Hamza’nın Kefeni Uhud Harbi sonunda Hazret-i Safiye -radıyallâhu anhâ-, vücûdu parça parça edilmiş olan kardeşi Hazret-i Hamza -radıyallâhu anh-’ı görmek istedi ![]() ![]() “–Rasûlullâh geri dönmeni emrediyor anneciğim ![]() ![]() “–Niçin? Kardeşimi görmeyeyim diye mi? Ben onun ne fecî bir şekilde kesilip doğrandığını biliyorum ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Zübeyr, gidip annesinin söylediklerini Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e bildirdi ![]() “–Öyleyse bırak görsün ![]() ![]() ![]() ![]() Zübeyr bin Avvâm -radıyallâhu anh- şöyle devam etti: “Annem Safiye, yanında getirdiği iki hırkayı çıkarıp: «–Bunları kardeşim Hamza’ya kefen yapasınız diye getirdim ![]() ![]() Hırkaları alıp Hazret-i Hamza’nın yanına gittik ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cömertlik imtihanı Yemen hükümdarı, oldukça cömert idi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Genç, sora sora Tay kabilesine kadar gelir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() - Çok önemli bir işim var ![]() ![]() İyilik ve hizmet etmekten zevk duyduğu anlaşılan ev sahibi der ki: - İşin nedir, sana acaba bir yardımım dokunabilir mi? - Ey asil kişi, sen çok cömertsin, iyilik seversin, senden sır çıkmayacağı belli ![]() isimli birini arıyorum ![]() - Hatim ile ne işin var? Misafir, niçin geldiğini anlatıp der ki: - Bu işte bana yardımcı olman mümkün mü? - Elbette mümkündür ![]() ![]() ![]() - Ne yapmam gerekir? - Hatim de senin gibi yiğit biridir ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Misafir, ev sahibinin elini, kolunu, ayaklarını iyice bağladıktan sonra sorar: - Hatim nerede? - Hatim denilen kimse benim ![]() ![]() Genç, neye uğradığını şaşırır ![]() - Sana gül yaprağı ile vuran kalleştir ![]() ![]() ![]() Genç, helalleşip oradan ayrılıp hükümdarın huzuruna çıkar ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() [1] Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2/166 (nr ![]() ![]() [2] Bakara 2/264 ![]() [3] Buhârî, Edebü’l-Müfred, nr ![]() [4] Bkz ![]() ![]() [5] Kandehlevî, Hayatü’s-Sahabe, 3/222 ![]() [6] Buhârî, Vesâyâ, 14 ![]() [7] Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, nr ![]() [8] Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, 20/33 nr ![]() [9] Müslim, Zühd, 4, (nr ![]() ![]() [10] Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr ![]() ![]() [11] Hâkim, el-Müstedrek, 2/80; Heysemî, ez-Zevâid, 1/42 ![]() [12] Buhârî, Edeb, 39; Müslim, Fedâil, 14 (nr ![]() [13] Müslim, Fedâil, 14 (nr ![]() ![]() ![]() [14] Kandehlevî, Hayatü’s-Sahabe, 2/235 ![]() [15] Ebu Davud, Harâc, 35 (nr ![]() [16] Haşr 59/9 ![]() [17] Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, 2/961 ![]() [18] Kurtûbî, el-Cami li Ahkami’l-Kur’ân, 9/24; ![]() [19] Kurtûbî, el-Cami li Ahkami’l-Kur’ân, 9/27; Sühreverdî, Avârifü’l-Meârif, s ![]() [20] Kuşeyrî, Risale, s ![]() ![]() ![]() [21] Kurtûbî, el-Cami li Ahkami’l-Kur’ân, 9/27; Sühreverdî, Avârifü’l-Meârif, s ![]() ![]() [22] Ebû Nuaym, Hilyetü’l-Evliyâ, 10/250; Kuşeyrî, Risâle, s ![]() ![]() [23] Haşr 59/9 ![]() [24] Buharî, Menakıbu’l-Ensar, 10, Tefsir, Haşr, 59; ![]() [25] Ahmed b ![]() ![]() [26] Nebhânî, Câmiu Keramâti’l-Evliyâ, 2/19 ![]() [27] Mâlik, Muvatta’, Salat, 18 (nr ![]() [28] İnsan 76/8 ![]() [29] Zamehşerî, Keşşâf, 4/197 ![]() [30] Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, 20/33 nr ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
|