Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Sinsi Eğlence > Bir Tutam Hikaye

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
ardıç, kuşu

Ardıç Kuşu

Eski 07-11-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Ardıç Kuşu





Ankara' da işim uzamıştı İstanbul' a dönüş için aldığım

biletimi değiştirmem gerekiyordu Öğle arasında Sıhhiye' deki otobüs

yazıhanesine gidip biletimi erteletmek için acele ediyordum Kalabalıkta

koşarak yazıhaneye ulaşmaya çabalarken çarpıştık o yaşlı adamla

Sendeledi; elindeki büyük sepette bulunan tahta kaşık, maşalar yola saçıldı

Sanırım o da belediye zabıtasından kaçıyordu Kısa süren şaşkınlıktan sonra

adamın kalkmasına, yola saçılanları toplamaya yardımcı oldum

Heyecanlanmış, rengi solmuş, nefes nefese kalmıştı Sakinleşmesi için

girip yol kenarındaki banka oturmasını sağladım Savrulan kaşık ve

maşaları toplayıp ben de yanına oturdum Sepetten dağılanları yerine dizip

bir yandan da " bırakmıyor şu belediye zabıtaları üç kuruş para kazanalım

eve katkımız olsun " diyerek söyleniyordu Tahta kaşıkları dizmesine yardım

etmeye çabalarken " Dur hele, şimşir ve ardıç olanları diğerlerine

karıştırma " diyerek engel oldu

 - Hepsi tahta kaşık işte, ne fark eder?

 - Olur mu beyim? Şimşir ve ardıç ile ıhlamur, gürgen bir olur mu?

 - Bilmem Görsem ağaçlarını bile tanımam herhalde Ne fark var aralarında? Eline

aldığı kaşıklardan birinin sırtını parmaklarıyla okşayarak bana doğru

uzattı:

- Ardıç, şimşir sert ağaçtır Kolay bırakmaz kendini, işleyesin

Zordur ardıçtan kaşık çıkarmak Ama evlâdiyeliktir Senelerce

kullanırsın Ihlamur gürgen ise yumuşaktır Kolay işlersin ama çabuk

yumuşar, dayanmaz Daha sonra Sivas' ın Hafik ilçesinde çiftçilik

yaptığını, sağlık sorunları nedeniyle kızının yanına Ankara' ya

yerleştiğini, evin geçimine katkısı olsun diye kaşık ve maşa yapıp

işportada sattığını anlattı Özellikle ardıç ağacının zor bulunduğundan

yakındı Elindeki maşayı eliyle okşayarak " Ardıç kuşu ağacını terk etti

Bir araya gelmeleri çok zor, artık " dediAnlamamış gözlerle bakmış

olacağım ki açıklama yapma ihtiyacı duydu:

- Beyim, ardıç kuşunu bilmez çoğumuz Bilenler de unuttu, gitti Ardıç ağacı yabanidir Öyle tohumundan üretemezsin, çeliklemeyle de olmaz Ağacın üremesi meyvelerinin ardıç kuşu tarafından yenilip pisliği ile atılmasına bağlıAğacın tohumu ancak o zaman filizlenebilir hale gelir

- Yani bu kuş olmazsa ardıç ağacı üreyemiyor,

öyle mi?

- Evet, aynen öyle Bunlar biri birine mahkûm sevdalılardı

- Peki, sonra ne oldu, kuşlar mı azaldı?

- Kuşlar azalmadı, hatta çoğaldılar bile Ama şehirler büyüdükçe çöplükleri de büyüdü Kuşlar ardıcın meyvelerini yemektense çöplükten beslenmenin daha kolay olduğunu keşfettiler Ardıç kuşu ağacını unuttuŞimdi kentlerin kasabaların

çöplüklerinde yaşıyorlar Ardıç ağaçları ise kayboluyor gözümüzün önündenElindeki kaşığı, diğerlerinin arasına yerleştirdi Sepetine tekrar göz atıp çıkardığı maşayı bana doğru uzattı:

- Bak bu ardıç Çürümez, nemlenmez Eskiden ölüleri gömdükten sonra mezarlara konulurdu Çürümediği için mezar çökmezdi Son yolculukta arkadaştı,insanlaraŞimdi kıymete bindi Mezarlarda yumuşak ağaçları kullanıyorlar

- Olsun, aynı işi gördükten sonra varsın dayanıksız olsun

- Şehirliler de hep senin gibi konuşuyor beyim Herkes ardıç kuşu gibi zahmet çekmektense çöplükten kolay geçinmenin, kolay yaşamanın yolunu arıyorArdına bakmıyor Çocuklarım bile kasabada yanımda kalmaktansa ardıç kuşu gibi şehirde daha kolay yaşandığını görüp uçup gittiler Sorsan hallerinden çok memnunlarAma geride bıraktıklarını bilmiyor, görmüyorlar Sonunda sen de gelmişsin şehre! Buradan medet umuyorsun Ama ben ardımda kalanların farkındayım Şehirde emeğin hiç değeri yok Her şey bol, kolay ve ucuz Biraz paran olsun emek vermeden yaşayıp, geçip gitmek mümkün bu şehirde

- Ne var bunda, şehirler hep böyle?

Sustu bir süre Kafasını sağa sola sallayıp kendi kendine söylendi:

Sevgi yok beyim Şehirde sevgi yok! İnsan emeğini sever Ben bu kaşıkları

tek tek elimde yapıyorum Beğeninceye kadar uğraşıyorum Kızımın evine

katkım olsun diye satıyorum ve bu beni mutlu ediyor Elimin emeğinin

beğenilip bir yerlerde kullanıldığını bilmek hoşuma gidiyor Şehir insanı ise

emek vermediği için sevmesini de bilmiyor Ardıç kuşu gibi yaşıyor,

semiriyor,ürüyor ama geride kalan ardıç ağacınınçektiği acıyı bilmiyor,

görmüyor Görse bile anlamıyorBir süre daha konuşmadan oturduk o

bankta Ardıç ağacından yapılmış bir çift kaşık satın almak istedim Sepetine

göz atıp seçtiği kaşıkları gazete kâğıdına sarıp uzattı Söylediği fiyattan fazla

para vermek istedim; ederinden fazlasını almadı Sepetin ipini omzuna atıp,

kucakladıHelâlleştikSıhhiyeye doğru ağır adımlarla yürüyerek şehrin

kalabalığında gözden kayboldu

-

- Mehmet UHRİ

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.