Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Kültür - San'at & Eğitim > Ülke & Şehirler > Türkiye > Marmara Bölgesi

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
adetleri, balıkesir, örf

Balıkesir Örf Ve Adetleri

Eski 10-14-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Balıkesir Örf Ve Adetleri




Balıkesir örf ve adetleri

Balıkesir örf ve adetleri

EVLENME VE DÜĞÜN GELENEKLERİ

Düğün ve evlenme geleneklerinin canlı olarak yaşandığı yerler köylerdir Günümüzde köyler de geleneksel özelliklerini yitirmişlerdir Ancak biz zamanında derlenmiş gelenek ve adetlerden hareketle Balıkesir ve civarındaki köylerde yapılan düğünler hakkındaki bilgileri özetlemek istiyoruz

Her köyün düğünü bazı farklılıklar gösterebilir Ancak genel nitelikleri itibariyle pek çok benzerlikler gösterirler Her yerde olduğu gibi düğünlerimiz üç aşamalıdır: Söz kesme, nişan ve düğün

Kız İsteme ve Söz Kesimi: Önce babalardan habersiz oğlan anası, kız anasının ağzını yoklar Oğlan anası, kız anasını ikna ettikten sonra durum babalara açılır Her yerde oğlan evlenme çağına gelince, kendisine istenecek kızın babasına iki uygun kimse gönderilerek kız istenir O da "Bir ailemle görüşeyim, kızıma da sorayım, onlar isterlerse olur Bundan iyi bir oğlan mı bulacağım" diyerek cevap verir Bir hafta sonra tekrar gidilir, ancak yine kesin cevap alınamaz Ancak üçüncü gidişte söz kesilebilir Kız evine giden dünürcüler biraz oturduktan sonra "Allah'ın emri peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza münasip görerek istemeye geldik" derler Kız evi nazlanır, "kızımız küçük" gibi mazeretler ileri sürerler Sonra dünürcüler "Siz konuşun, Cuma akşamı, biz nişanımızı getiririz" derler ve kalkarlar Kız istemeye gidenler ayakkabılarını çevrilmiş bulurlarsa kızın verileceğini, çevrilmemiş ise, verilmek istenmediğini anlarlar Söz kesilince kızı istemeye gelenlerle oğlana bir mendil (yağlık) gönderilir İsteyiciler oğlan evine döndüklerinde tavuk, hindi gibi bir ziyafetle ağırlanırlar

Nişan: Söz kesildikten üç gün sonra oğlan evinden bir heybe içine ekmek, bulgur, şeker, üzüm gibi şeyler doldurularak oğlan yengeleri tarafından kız evine götürülür Ertesi gün yine heybeler içine basma vs, konarak oğlan anası yanına aldığı kadınlarla kız evine gider Gelin kız, kaynanasının elini öper ve önüne diz çöker; kaynana gelinin başına bir ak yaşmak örter, bunun anlamı "günün ak olsun" demektir Yaşmağın ucunda bir çeyrek lira altını bağlıdır Bunun üzerine de bir kat yazma (çember) koyar Diğer kadınlar da birer yazma koyarlar, sonra gelinin sağdıcı hepsini toplar, dışarı çıkarır Bundan sonra defler çalınır, türküler söylenir ve gelin kaynananın önünde oynar Bu arada kaynana gelinin başına şeker serper Orada bulunanlar mutlaka birer Şeker alıp yemek isterler, çünkü bu şekerden yiyenin dişinin ağrımadığına inanılır Bu geleneğin adı "küçük heybe"dir Bazı köylerde bu gelenek söz kesiminden bir hafta sonra olur ve sadece çörek üzerine konmuş helva götürülür İki gün sonra ise kız evi, aynı heybeyi kızarmış tavuk, kırılmış ceviz, çörek, mendil, kese ve mevsimine göre bir çiçekle doldurarak kız yengesiyle geri gönderir Bir müddet sonra oğlan tarafı beş kat çeşitli basma, yazma, üstlük, yüzük, küpe katmer, helva ve yemiş dolu heybelerle kız evine giderler Kız evi daha önceden haberdar edilmiştir ve oğlan evi tarafından gönderilen erzakla yemekler hazırlanmıştır Yemekler yendikten sonra gelenler para, kaynata da bir takım altın vererek giderler Komşular neler geldiğini merak ederek kız evine toplanırlar Bu sırada kaynana bir kenara oturarak getirdiği basma topunun yarısını seccade gibi yayar, gelin kız yayılan topun üzerinden yürüyerek kaynananın önüne gelir, elini öper, diz çöker Kaynana da geline yüzük ve küpe takar, ak yaşmağı başına atar ve diğer eşyaları da bir bir üstüne koyar Davetliler de armağanlarını aynı biçimde verirler Sonra bütün bu eşyalar bir araya getirilerek bir kalbura doldurur ve oyunlara başlanır Ancak bu kez gelin oynamaz, çünkü heybeler gelmeden önce kardeşlikleriyle oynamıştır Bu oyunlar genellikle avlularda oynanır ve güveyi ile köy delikanlıları da bir kenardan seyrederler

Bir başka gün kız evinden kızın kardeşlikleriyle oğlan evine sinilerle yemek, baklava ve ağlanın aile fertlerine birer kat iç çamaşırı gönderilir Getirenlere oğlan evinden bahşiş verilir Ertesi gün siniler geri gönderilir ve yanında gelin için bir kat basma ile yemişler vardır Buna "kuru sini" adı verilir Kuru siniyi getirenlere kız evinde yemek verilir, hep birlikte ariyetler/hediyeler sayılır Bunun sebebi ileride bir ayrılma vuku bulursa ne getirildiğinin bilinmesidir Bundan sonra düğüne kadar her bayram ve düğünde oğlan evi, kız evine heybelerle tavuk ve katmer gönderir Bu arada da oğlan evinin alması gereken eşyalar alınır Bunlar eskiden kutu elbisesi, çındılı kadife ceket, üstlük, papuç, terlik, karyola, sandık, kilim, halı, çul, basma kumaşlardır Kız evi de iki yatak, güveyi elbisesi ve akrabaları için çamaşırlar alır

Düğün: Hazırlıklar tamam olduktan sonra düğün günü kararlaştırılır Düğünden onbeş gün önce çalgı tutulur, bir hafta önce de okuntular dağıtılır Okuntu itibarlı davetlilere birer yazma(çember), diğerlerine ise Şekerdir Düğün gününden iki gün önce çalgılar gelir, çeşitli havalar çalmaya başlar Bu arada keşkek dövülmeye başlanır Düğünden iki gün önce yapılan diğer bir tören de sepi geleneğidir Oğlan evi akrabalarını ve komşularını toplayıp gelir Gelenlerin hediye getirmesi adettir Kız evinin yaptığı yemekler yenir Kızın çeyizi askıya çıkarılır ve gelenler bunları görür Gelin o gece nişan kıyafetini giyer Sepi altında oyun oynanır Bu gecede gelin ile görümceyi oyuna kaldırırlar Kaynanası gelinin başına bir avuç para saçar Oyunlar oynanır, eğlenilir Kızın arkadaşları düğün gününe kadar sepi odasında yatar, oğlan evi de onlara yiyecek, içecek getirir

Ertesi gün davetliler gelmeye başlarlar Her gelen grup çalgıyla karşılanır ve önce düğün evine, sonra da konaklayacakları yere götürülürler Herkes birer hediyeyle gelir ve hediyeler düğün evine bırakılır Hediyeler genellikle daha önce düğün evinden kendilerine gelen hediyenin aynısıdır Akşam yemeğinden sonra düğün evi bir heybeyle odaları gezer ve kahve dağıtır, çalgı da odalarda sırayla çalar Sonra köy delikanlıları çalgılarla düğün yerine gelirler, misafirler de eğlenceye katılır Herkes oyun oynar, eğlenir Daha sonra delikanlılar düğün evine gelerek baklava ve para alırlar O gün düğün sahibinin maddi gücüne göre güreş, değnek yarışı, at yarışı gibi eğlenceler düzenlenir Bu eğlenceler sürerken kız evinde gelinin hazırlıkları sürmektedir Oyunlardan sonra oğlan evinde atlar hazırlanır Tabii artık atların yerini otomobiller almış durumdadır Yenge adı verilen ve at bulabilen kadınlar, mavi veya kırmızı renkte feraceler giyerek başlarını beyaz yaşmaklarla örterler, çalgılar eşliğinde kız evine doğru yola çıkarlar Yengelerden birisi kız evinin önünde iner, omzundaki bir heybeyle içeri girer Heybede bir bacak et vardır Kızın ev halkı için getirilmiştir Gelin, annesinin, babasının ve bütün akrabalarının ellerini öper El öpülürken kıza bahşişler verilir Sonra avluya çıkılır ve ters kapatılmış bir kazana bastırılarak gelin oğlan evinden gelen ata biner Hareket edilince bir atlı yine bir heybeyle oğlan evine koşturur ve gelinin yola çıktığı müjdesini verir Çalgılar çalar, delikanlılar düğün alayının önünde bağıra çağıra gelini götürürler

Kız evinden ayrılıp oğlan evinin kapısına gelinceye kadar delikanlılar gelin alayının önüne geçerler, bahşiş isterler Gelin geldikten sonra hemen inmez, kaynata geline vereceği eşya ve malları sayar Bunlar tarla, inek gibi çeşitli arazi ve hayvanlardır Gelin daha atın üzerindeyken kucağına bir oğlan çocuğu verilir Bunun sebebi gelinin erkek çocuk doğurmasının istenmesidir Sonra kaynata tarafından gelin attan indirilir Yere basınca "eli ekmekli olsun" diye koltuğuna buğday ekmeği kıstırılır, eline bir bardak su verilir ve içeri alınır Gelin yürüdükçe suyu yavaş yavaş döker Böylece, varsa huysuzluklarının dışarıda kalacağına inanılır Ekmekler dışarıda toplananlara dağıtılır Bu da gelen misafirlere ekmek verilmesi içindir Gelin odaya girince yaz da olsa kavla ateş yakılır Bazı yerlerde gelin eve girerken yenge, gelinin girdiği kapıyı tereyağla yağlar Bunun sebebi de "mutluluk, zenginlik olsun, geçimde sıkıntı olmasın" dileğidir Gelinin koltuğundan çörekler geçirilerek dışarıdaki delikanlılara dağıtılır Bu çöreklerden yiyenin dişinin sızlamadığı inancı yaygındır

Çeyizi gelinden önce eve getirilmiş ve döşenmiştir Gelin gelince çeyiz odası yenge tarafından açılır

Gerdek: Akşam olunca güveyi yeni elbiselerini sağdıcın evinde giyer ve camiye gider Güveyi camide iken ayakkabısının biri arkadaşlarından biri tarafından saklanır ve bahşiş alınmadan geri verilmez Namazdan sonra cemaatle eve gelinir, gelenlere şerbet ikram edilir ve imam dua eder Güveyi babasının ve imamın ellerini öper Damat arkadaşları tarafından yumruklanarak gerdeğe girer

Sabahleyin yenge gelir, gelinin yatağını kaldırır Bazı yerlerde gelin istenildiği gibi çıktıysa anasının evine beyaz bir yaşmak, aksi ise kara bir şey gönderilir Daha sonra kadınlar gelini görmeye gelirler Gelin ufacık bir çocuk dahi gelse elini öper ve bir mendil hediye eder Üç gün evden çıkmayan gelin ancak dördüncü günü suya gider Her gidişinde de farklı bir elbise giyer Gelin suya giderken eline mutlaka yeni bir testi verilir Ayrıca çeşmede bir yerlere bir tarakla çakı saklanır Gelin bunları arar, tarağı bulursa ilk çocuğunun kız,çakıyı bulursa erkek olacağı yorumlanır



Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.