Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Nesil Bilinçlendirme Kampı - Gizli Tehlikeler & Tehditler > Atatürk Köşesi > Resimleri

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
arşiv, atatürk`ün, geniş, soyağacı

Atatürk`ün Soyağacı Geniş Arşiv

Eski 09-09-2011   #1
Gözyaşı
Icon46

Atatürk`ün Soyağacı Geniş Arşiv



Atatürk`e iftira atmak isteyenlerin en sık dile getirdiği konu soyağacıdır

O`na "soysuz" hatta "evveli bilinmeyen" yakıştırması yapmaya cüret edenlerin hiçbir dayanağı olmayan asılsız iddiaları nedeniyle aşağıda soyağacı tablosu bir ibret vesikası olarak dikkatinize sunulur

Soyağacı hazırlanırken Genelkurmay Başkanlığının "100 Yıl atatürk Albümü" ve Yeni Aktüel Dergisinin 30 Ağustos 2005 tarihli sayısından yararlanılmıştır


ATATÜRK’ÜN SOY KÜTÜĞÜ


ULU ÖNDER YÜCE ATATÜRK'ÜN SOY AĞACI (Cumhuriyetimizin Kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Şeceresi) Sultan Murat Hüdavengidar zamanında başlamak üzere, bütün Türk Devleti padişahlık döneminde, Rumeli'yi Balkanlar'ı ve Avrupa'yı Türkleştirmek için soyunda ve sopunda hiçbir karışım olmayan Türk ailelerinden oluşan özel güçleri buralara göndermişlerdir

Bu göçlerin büyük çoğunluğu Oğuz Türkleri, Müslüman Oğuzların Yörük Türkmen boylarından gönderilen aileler teşkil ermektedir Müslüman Oğuzların, Tanrıdağı ve Karagöz Yörüklerinden olup, Konya ve Aydın yöresine yerleşmiş bulunan isimler, teker teker yazılı bulunmaktadır

Buradaki, 950 tarih ve 82 numaralı l yazıcı defteri ile 1051 tarih ve 469 numaralı il yazıcı defterinde Anadolu'dan Rumeli'ye geçen Türk boy ve ailelerinin isimleri açıkça yazılı bulunmaktadır

Bunların Müslüman Oğuz Türk'ü Yörük Türkmen boylarından oluşan ailelerinin kimler olduğunu kayıtlarda belirtmektedir

İşte bu kayıtlarda, Ulu Önder Atatürk'ün atalarının, Anadolu'dan Konya ve Aydın yöresinden geldiği yazılmaktadır Atatürk'ün dedeleri; Anadolu'dan Rumeli'ye gidip, Makedonya'nın Manastır Vilayeti'nin derbei bala sancağına bağlı bulunan Kocacık Nahiyesine yerleşen ailelerden olan Hafız Ahmet Alüş Efendi derlerdiKocacık Nahiyesinin tamamı Türk'tür

Atatürk kocacık Nahiyesine yerleşen ailelerden olan Hafız Ahmet Efendi'nin torunudur Hafız Ahmet Efendi'nin saçları kırmızı olduğu için adına "Kırmızı Hafız Efendi" derlerdi Ulu Önder Atatürk'ün dedesi kırmızı Hafız Efendi kocacık Nahiyesinde ilkokul eğitmenliği yapmakta idi

Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi de bu kocacık nahiyesinde dünyaya geldi Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendiye Alüş Efendi derlerdi Kocacık nahiyesi tamamen Türk'tü

Burada yerleşenlerin çoğu Aydın ve Konya yöresinden gelen Türklerdir Hatta bu aileler Yörük Türkmenleridir Bu Yörük Türkmenlerinin Tanrıdağı ve Karagöz olduğu yukarıda adı geçen il yazıcı defterinde kayıtlı bulunmaktadır Keza yine belgelerde Aktan ve naldöken Yörüklerinde buralarda bulunduğu yazılmaktadır

Fetihnamelerde, buralardaki Konya Türklerine hudut gazileri ünvanı verildiği yazılmaktadır Bu Türklere miri, Yörülen Türkmenlerden denilmekteydi Ulu Önder Atatürk özbe öz Türk olup, Konya ve aydın yörelerinden gitme çok asil bir ailenin evladıdır Annesi Zübeyde Hanımefendi'nin babası aydından Selanik'e gitme çok asil bir ailenin evladıdır Annesi Zübeyde Hanımefendi'nin babası Aydınlıdır


Bu bilgiler Başbakanlık Eski Müşaviri Şecaattin Zenginoğlu'nun "Bilgi Çağındaki Türk Gençliğinin Yükselen Sesi-1999" isimli kitabından alınmıştır


ATATÜRK’ÜN KENDİSİNİ TANIMLAMASI:

(1)”Benim hayatta yegane fahrim (onurum), servetim, Türklükten başka bir şey değildir
“Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir
(Bozkurt, Mahmut Esat; Yakınlarından Hatıralar, Sel Yayınları, İst, 1955, s95)

(2) Bir İngiliz’in “siz hangi asil ailedensiniz?” sorusuna verdiği yanıt:
“Anasının ve babasının asilliğiyle iftihar eden Teodoz, İtalya Yarımadasına inmek isteyen Türk Atilla’ya barış görüşmesinden önce sormuş: ‘Siz hangi asil ailedensiniz?’ Atilla’da ona cevap vermiş: ‘Ben asil bir milletin evladıyım!’ işte benim cevabımda size budur!”
(Egeli, Münir Hayri; Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar, İst, 1959, s15)

(3)” Türk, Türk olduğu için asildir… çoğumuz, büyük babamızın babasını hatırlamayız Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın içinde buluruz
(Ünaydın, Ruşen Eşref; Atatürk Tarih ve Dil Kurumları (Hatıralar), TDK Yayını Ank, 1954, s549)

(4)“… Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım (dır)” (Egeli, Münir Hayri, s699


(5)“Millî mevcudiyetimize düşman olanlarla dost olmayalım Böylelerine karşı…’Türk’üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!’ diyelim”
( Faik Reşit Unat’ın “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” Türk Dili Dergisi, Sayı 146, 1963 makalesinden aktaran Utkan Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Ank, 1984, s171-173)

(6)” Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır…”
(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C II derleyen Nimet Unan, Türk İnk Tarihi Ensyayını, Ank,1959,s143)

(7) Zübeyde Hanım’ın soyu Yörük’tür Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği’nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar’da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir Konya bölgesinden geldikleri için bunlar, “Konyarlar” ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve böyle anılmıştır
Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilir Zübeyde’nin babası Sofi-zade Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankaza’ya göçer ve bir çiftlik sahibi olur Ve Zübeyde Hanım 1857′de burada doğar Annesi, babasının üçüncü eşi Ayşe Hanım’dır
(Güler, Ali; Atatürk Soyu, Ailesi ve Öğrenim Hayatı, Ank1999, s40-46 - Göksel, Burhan; Atatürk’ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma, Kültür Bak Yay, Ank1994, s7)

(8) M Kemal’in kız kardeşi Makbule Hanım (1885-1956):
“Annemden sık sık şunları dinlemişimdir Bizim esas soyumuz Yörük’tür Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz” diyor ve atalarından bazılarının da sonradan tekrar Konya’ya geri döndüğünü de şöyle açıklıyor: “Dedem Feyzullah Efendi’nin büyük amcası Konya’ya gitmiş, Mevlevi dergahına girmiş, orada kalmış Yörüklüğü tutmuş olacak
(Güler, Ali; Atatürk Soyu, Ailesi ve Öğrenim Hayatı, Ank1999, s46)

(9) Makbule Hanım Yörüklük için şunları söylüyor:
“…Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi Bir gün Atatürk’e “Yörük nedir?” diye sordum Ağabeyim de bana ‘Yürüyen Türkler’ dedi
(Şapolyo, Enver Behnan, Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi, İst,1958, s33,23- aktaran Güler, Ali s45)


(10)Yörük ile Türkmen eş anlamlıdır Atatürk, soyunu açıklarken bunu da vurgular:
“… Benim atalarım Anadolu’dan Rumeli’ye gelmiş Yörük Türkmenler’dendir
(EBŞapolyo, ageden aktaran Güler, Ali age s27, 28)

(11)"Millî mevcudiyetimize düşman olanlarla dost olmayalım Böylelerine karşı'Türk'üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!' diyelim"

(12)" Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır"

(13)Atatürk kendisini böyle tanımlıyor Ben bir Türk'üm diyor ve bundan gurur duyuyorum diyor Kişi, hissettiği milletten olduğuna göre bu sözler üzerine daha denecek bir şey yoktur M Kemal, bir Türk'tür ve koca bir Türk'tür, Türk'ün Atası'dır Türk milletine, unuttuğu milli kimliğini tekrar kazandıran, ümmetten Türk milletine dönmesini sağlayan bir Türk'tür Yeni Rıza Nurlara bunlar da yetmeyecektir Hiç gerek olmadığı halde, konuya tam açıklık getirmek için, ana ve baba soyunu da irdeleyeceğiz Kimdir, kimlerdendir ona bakacağız MUSTAFA KEMAL'İN ANNESİ YÖRÜK TÜRKMEN’ DİR Zübeyde Hanım'ın soyu Yörük'tür Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği'nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar'da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir Konya bölgesinden geldikleri için bunlar, "Konyarlar" ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve böyle anılmıştır

(14)Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilir Zübeyde'nin babası Sofi-zade Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankaza'ya göçer ve bir çiftlik sahibi olur Ve Zübeyde Hanım 1857'de burada doğar Annesi, babasının üçüncü eşi Ayşe Hanım'dır

(15)Zübeyde Hanım'ın soyunu birde anlatılanlardan görelim
M Kemal'in kız kardeşi Makbule Hanım (1885-1956): "Annemden sık sık şunları dinlemişimdir Bizim esas soyumuz Yörük'tür Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz" diyor ve atalarından bazılarının da sonradan tekrar Konya'ya geri döndüğünü de şöyle açıklıyor: "Dedem Feyzullah Efendi'nin büyük amcası Konya'ya gitmiş, Mevlevi dergahına girmiş, orada kalmış Yörüklüğü tutmuş olacak"

(16)Makbule Hanım Yörüklük için şunları söylüyor: "Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi Bir gün Atatürk'e "Yörük nedir?" diye sordum Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi"

(17)Yörük ile Türkmen eş anlamlıdır Atatürk, soyunu açıklarken bunu da vurgular: " Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenler'dendir"

(18)Zübeyde Hanım'ın babasını, kocası Ali Rıza Efendi'yi ve Ali Rıza'nın babası Kızıl Hafız Ahmet Bey'i de tanıyan Selanik doğumlu Aydın Milletvekili Hasan Tahsin San (1865-1951)

(19) şu bilgileri verir: " Atatürk'ün validesi, Zübeyde Hanım, Sofu-zade ailesinden Fethullah Ağa'nın kızıdır Selanik'te doğmuştur Bu aile bundan 130 sene evvel (1800'lü yılların başı oluyor) Sarıgöl'den Selanik'e gelmişlerdir Vodina sancağının batısında Sarıgöl nahiyesinde onaltı köyden ibaret olan bu nahiye ailesi, Makedonya ve Teselya'nın fethinden sonra Konya civarı ahalisinden Osmanlı hükümetinin sevk ve iskan ettirdiği Türkmenlerdendir Son zamanlara kadar beş asır müddet içinde hayat tarzlarını, kılık-kıyafetlerini değiştirmemişlerdi"

(20) Bir yabancı yazar da Atatürk'ün annesi hakkında edindiği bilgileri şöyle aktarıyor:"Mustafa'nın babası Ali Rıza Efendi, anası da Zübeyde Hanım'dı Zübeyde Hanım sarışındı; düzgün, beyaz bir teni, derin ama berrak, açık mavi gözleri vardı Ailesi Selanik'in batısında Arnavutluk'a doğru, sert ve çıplak dağların geniş, donuk sulara gömüldüğü göller bölgesinden geliyordu Burası, Türklerin Makedonya'yı ve Teselya'yı almalarından sonra Anadolu'nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştikleri yerdi Bu yüzden Zübeyde Hanım, damarlarında ilk göçebe Türk kabilelerinin torunları olan ve hala Toros Dağlarında özgür yaşamlarını sürdüren sarışın Yörükler'in kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı Mustafa da annesine çekmişti; saçları onun gibi sarı, gözleri onun gibi maviydi"

(21)Zübeyde Hanım'ın kendi ifadesi; oğlunun, kızının, kendisini tanıyanların ve de konu üzerinde çalışanların ortak ifadesi; Zübeyde Hanım'ın Yörük-Türkmen olduğudur Yani Zübeyde Türk'tür MUSTAFA KEMAL'İN BABASI YÖRÜK TÜRKMEN ‘DİR Mustafa Kemal'in baba soyu, Aydın/ Söke'den gelerek Manastır vilayetine yerleştirilen, "Kocacık Yörükleri (Koca Hamza Yörükleri)"ndendir Ali Rıza Efendi, Manastır'ın Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık'ta dünyaya gelmiştir(1839) Aile sonradan Selanik'e göçmüştür Babası İlkokul öğretmeni Kızıl Hafız Ahmet Efendi'dir Amcası, Kızıl Hafız Mehmet Efendi'dir Taşıdıkları "Kızıl" lakabı ve yerleştikleri yere "Kocacık" denmesi; Ali Rıza Efendi'nin soyunun, Anadolu'nun da Türkleşmesinde katkısı olan " Kızıl-Oğuz" yahut "Kocacık Yörükleri-Türkmenleri"nden geldiğini göstermektedir

(22)Anne soyunda olduğu gibi baba soyunda da en sağlam bilgiler önce Atatürk'ün, annesinin, kardeşinin anlattıkları; sonra çevrelerinin aktardıklarıdır Makbule Hanım; "Babam Ali Rıza Efendi, Selanik'lidir Kendileri Yörük sülalesindendir"

(23)Atatürk: " Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenler'dendir"

(24)M Kemal'in Selanik'te mahalle ve okul arkadaşı, Kütahya Milletvekillerinden Mehmet Somer (1882-1950):

(25)"Atatürk'ün ataları hakkında benim bildiğim şunlar: Atatürk'ün ataları Anadolu'dan gelerek Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık nahiyesine yerleşmişlerdir Bunları ben Selanik'in ihtiyarlarından duymuştum Kocacık'lıların hepsi öz Türkçe konuşurlar İri yapılı adamlardır Bunların hepsi Yörük'tür Bunların kıyafetleri Anadolu Türklerine benzer Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır"

(26)10 Kasım 1993'te Milliyet gazetesi "Ata'nın Soy Kütüğü" isimli bir yazı yayımlar Gazeteci Altan Araslı, Kocacık köyüne giderek bir araştırma yapar ve köylülerle konuşur Kocacıklı Numan Kartal'ın aktardıkları: "Ali Rıza Efendi, Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık'ta dünyaya gelir Kocacık'ın nüfusu tamamen Türk'tür Hepsi de Yörük Türkmenleri Anadolu'dan geldiler Bizler, Müslüman Oğuzların Türkmen boyundanız"




Not: Kemal DEMİR'in yazısı - Makedonya Türkleri Resmi Sitesi



Mustafa Kemal Atatürk’ün Babası Ali Rıza Efendi (1841-1888)
Ali Rıza Efendi 1841 yılında Selanik’te doğdu Söke’den Selanik’e yerleşmiş Türkmenlerden “Kırmızı Hafız” lakaplı Ahmet Efendinin oğludur İlkokulu Abdi Hafız Mahalle Mektebinde okudu Selanik’te Evkaf İdaresinde katiplik, sonrada Gümrük Muhafaza Teşkilatında memurluk yaptı Memurluğu sırasında, Hacı Sofi ailesinden Feyzullah Ağa’nın kızı Zübeyde Hanımla evlendi
1876 yılında da Selanik Asakir-i Milliye taburunda subay olarak görev alan Ali Rıza Efendi, daha sonra da kereste ticareti yapmaya başladı Zübeyde Hanım’dan beş çocuğu oldu Çocuklarından Naciye, Ömer ve Fatma fazla yaşamadı Sadece Mustafa ve Makbule hayatlarına devam edebildi Ali Rıza Efendi, 1888 yılında, tek oğlu Mustafa Kemal ilkokulda okuduğu sırada, rahatsızlandı ve öldü


Atatürk ve Ailesi
Zübeyde Hanım 1857 yılında Selanik’te doğdu Orta Anadolu’dan göç ederek, Selanik’in batısında Arnavutluk sınırına yerleştirilen yörüklerden, Hacı Sofi ailesinden Feyzullah Ağanın kızıdır Selanik’te Gümrük Muhafaza Teşkilatında memur olan Ali Rıza Efendi ile evliliğinden beş çocuk sahibi oldu Fatma ve Ömer’i daha küçükken kaybetti 1888 yılında Mustafa ilkokuldayken kocasını da kaybeden Zübeyde Hanım, zaman zaman çocukları ile birlikte kardeşi Hüseyin Ağa’nın çiftliğine giderdi Bu sırada, Atatürk’ün ifadesiyle; iyi kalpli bir insan olan Ragıp Bey’le evlendi Kızlarından Naciye de çok yaşamadı
Balkan harbinden sonra, birçok Türk ailesi gibi, kızı Makbule ile birlikte Selanik’ten göç etti ve İstanbul’a gelerek Beşiktaş-Akaretler’de bir eve yerleşti Milli Mücadele yıllarında Ankara’ya gelen Zübeyde Hanım, 1919′da ayrılmak zorunda kaldığı oğlunu, yıllar sonra Ankara’da Devlet Başkanı olarak gördü 14 Ocak 1923′te tedavi amacıyla gittiği İzmir’de 66 yaşında vefat etti

Kızkardeşi Makbule Atadan
Mustafa Kemal Atatürk’ün kız kardeşi olan Makbule Atadan, 1887 yılında Selanik’te doğdu Balkan Savaşlarından sonra, annesi Zübeyde Hanım’la birlikte Selanik’ten ayrılarak İstanbul’a yerleşti Cumhuriyet’in ilanından sonra ağabeyinin isteği üzerine, annesiyle birlikte Ankara’ya geldi Bir süre Atatürk’ün yanında kalan Makbule Atadan, daha sonra Çankaya Köşkü arazisi içinde kendisi için yaptırılan Çamlı Köşke yerleşti
1930′da Atatürk’ün isteğiyle Fethi Okyar’ın kurduğu Serbest Cumhuriyet Fırkasına giren Makbule Hanım birkaç ay sonra parti kapatılınca siyasetten çekildi ve 1935′de milletvekili Mecdi Boysan ile evlendi Makbule Atadan’ın ağabeyi Atatürk ile ilgili anıları “Büyük Kardeşim Atatürk (1952)” ve “Ağabeyim Mustafa Kemal (1952)” adlarıyla yayımlandı 1956 yılında 69 yaşında öldü
[IMG]Atatürk ve Ailesi[/IMG]



__________________
Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Atatürk`ün Soyağacı Geniş Arşiv

Eski 09-09-2011   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Atatürk`ün Soyağacı Geniş Arşiv



süper
__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.