Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Nesil Bilinçlendirme Kampı - Gizli Tehlikeler & Tehditler > Atatürk Köşesi > Fikir & Yenilikleri

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
milliyetcilik

Milliyetçilik

Eski 03-19-2009   #1
Şengül Şirin
Icontr

Milliyetçilik



Milliyetçilik






Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve beynelmilel temas ve münasebetlerde, bütün muasır milletlere muvazi ve onlarla bir ahenkte yürümekle beraber, Türk içtimaî heyetinin hususî seciyelerini ve başlı başına müstakil hüviyetini mahfuz tutmaktır 1930 (Afet İnan, TTK Belleten, Cilt: XXXII No: 128, 1968, S 557)

Türk milletinin kuruluşunda etkili olduğu görülen tabiî gerçekler şunlardır: a) Siyasî varlıkta birlik B) Dil birliği C) Yurt birliği D) Irk ve menşe birliği E) Tarihî karabet F) Ahlâkî karabet

Türk milletinin teşekkülünde mevcut olan bu şartlar diğer milletlerde hepsi birden yok gibidir Daha umumî bir tarif yapabilmek için diyelim ki; bir topluma millet diyebilmek için bu şartlar, aynı zamanda bütün olarak veya kısmen, bir arada bulunmak lâzımdır Bütün milletler tamamen aynı şartlar altında teşekkül etmemiş olduklarına göre Türk milletinde yaptığımız gibi, diğer her millet ayrı olarak mütalâa edilmedikçe, milliyet fikrini umumî ve ilmî olarak tarif etmek güçtür 1930 (Afet İnan, MB ve MK Atatürk'ün El Yazıları, S 371-372)

Memleketin, fikrî ve ekonomik gelişmede, yüksek ilerleme sahası olmasına çalışmak, idealimizdir Fakat bu gelişmenin, medenî ve millî sınırlar haricinde cereyan almasını prensiplerimize uygun bulamayız 1929 (Atatürk'ün SD I, 346)

Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur (İlköğretim Mecmuası, Cilt: 4, Sayı:61, 1940)

Milliyetin çok bariz vasıflarından biri dildir Türk milletindenim diyen insan, herşeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz (Taha Toros, Atatürk'ün Adana Seyahatleri, S 39)
Türk milleti, millî hissi; dinî hisle değil, fakat insanî hisle yanyana düşünmekten zevk alır Vicdanında millî hissin yanında, insanî hissin şerefli yerini daima muhafaza etmekle övünür Çünkü Türk milleti bilir ki, bugün medeniyetin yolunda bağımsız ve fakat kendileriyle paralel yürüdüğü umum medenî milletlerle karşılıklı insanî ve medenî münasebet, elbette gelişmemize devam için lâzımdır ve yine malûmdur ki; Türk milleti, her medenî millet gibi, mazinin bütün devirlerinde keşifleriyle, yeni buluşlariyle medeniyet âlemine hizmet etmiş insanların, milletlerin kıymetini takdir ve hâtıralarını hürmetle muhafaza eder Türk milleti, insaniyet âleminin samimî bir alisedir 1930 (Afet İnan, MB ve MK Atatürk'ün El Yazıları, S 369-370)

Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir 1921 (Atatürk'ün TTB IV, S 411)
Gerektiği zaman vatan için bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet elbette büyük istikbale lâyık ve namzet olan bir millettir 1927 (Atatürk'ün TTB IV, S 536)

Yurt toprağı! Sana herşey feda olsun Kutlu olan sensin Hepimiz senin için fedaiyiz Fakat sen Türk milletini ebedî hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın Türk toprağı! Sen, seni seven Türk milletinin mezarı değilsin Türk milleti için yaratıcılığını göster 1930 (Afet İnan, Atatürk Hakkında HB, S 295)

Millet için ve milletçe yapılan işlerin hâtırası her türlü hâtıraların üstünde tutulmazsa millî tarih mefhumunun kıymetini takdir etmek mümkün olamaz 1931 (Atatürk'ün SD 1, S 353)

Millî seciyeyi derin tarihimizin ilham ettiği yüksek derecelere çıkarmak heyecanla takip ettiğimiz büyük emellerimizdendir 1931 (Atatürk'ün TTB IV, S 551)

Ne mutlu Türküm diyene! (1933)

Bizim yolumuzu çizen, içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletler tarihinin binbir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir
Bize milliyetçi derler Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir (1920)


Bir milletin ruhu zaptolunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça o millete hâkim olmanın imkânı yoktur Halbuki asırların yarattığı millî bir ruha, kuvvetli ve daimi bir millî iradeye hiçbir kuvvet karşı koyamaz (191924)
Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, herşeyden evvel Türkiye'nin istikbaline, kendi benliğine, millî an'anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir (1922)

Milletin varlığını devam ettirmek için fertleri arasında düşündüğü müşterek bağ, asırlardan beri gelen şekil ve mahiyetini değiştirmiş, yani millet, dinî ve mezhebî bağlar yerine Türk milliyeti bağı ile fertlerini toplamıştır (Kasım 1925)

Bir fert için olduğu gibi, millet için de kudret ve kabiliyetini fiilî eseriyle gösterip ispat etmedikçe, itibar ve ehemmiyet beklemek beyhudedir Kudret ve kabiliyetten mahrum olanlara iltifat olunmaz İnsanlık, adalet, mürüvet icaplarını, bütün bu vasıfları haiz olduğunu gösterenler talep edebilir
(Nutuk)


Esas kıymeti kendine veren ve mensup olduğu millet ve memleketi ancak şahsiyeti ile kaim gören adamlar, milletlerinin saadetine hizmet etmiş sayılmazlar Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek imkânlarına nail ederler Kendi gidince ilerleme ve hareket durur zannetmek bir gaflettir (17 Mart 1937)
Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür (Ekim 1933)

Başarılarda gururu yenmek, felâketlerde ümitsizliğe karşı gelmek lâzımdır (1930)
Türk Övün, çalış, güven
Tarihi, vukuat, hâdisat ve müşahadat hep insanlar ve milletler arasında, hep milletin hâkim olduğunu göstermiştir Milliyet prensibi aleyhindeki büyük mikyasta fiilî tecrübelere rağmen, yine milliyet hissinin öldürülemediği ve gene kuvvetle yaşadığı görülmektedir Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez (Temmuz 1919)
(Türk) Tarih tezi olgunlaştı Onun üzerinde yürümek, durmadan çalışmak lâzımdır Bazı imansızlar olabilir Bunlar yol kesenlere benzeyebilir, aldırmayınız (1938)
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır

Milletimiz, kuvvetli karakter, sarsılmaz sistem, ateşli milliyetçilik, iktisadî muvaffakiyetlerden doğup çoğalacak imkânlarla da kuvvetlendirilmelidir (1924)
Milletin toplumsal düzen ve sükûnu, hal ve istikbalde refahı, saadeti, selâmeti ve masumiyeti, medeniyette ilerleme ve yükselmesi için insanlardan, her hususta alâka, gayret, nefsin feragatini ve icabettiği zaman seve seve nefsinin fedasını talep eden, millî ahlâktır Mükemmel bir millette, millî ahlâkiyet icapları, o millet fertleri tarafından âdeta muhakeme edilmeksizin vicdanî, hissî bir şevkle yapılır En büyük millî heyecan işte budur (Afet İnan, Atatürk Hakkında HB S 302)
Millî ahlâkımız, medenî esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve takviye olunmalıdır Bu çok mühimdir; bilhassa dikkatinizi çekerim

Tehdit esasına dayanan ahlâk, bir fazilet olmadıktan başka itimada da lâyık değildir 1924 (MEİSD I, S 19)

Türk milleti kurtuluş savaşından beri, hattâ bu savaşa atılırken bile mahkûm milletlerin hürriyet ve bağımsızlık dâvalariyle ilgilenmeyi, o dâvalara yardım etmeyi benimsemiştir Böyle olunca kendi soydaşlarının hürriyet ve bağımsızlıklarına kayıtsız davranması elbette uygun görülemez Fakat milliyet dâvası şuursuz ve ölçüsüz bir dâva şeklinde mütalâa ve müdafaa edilmemelidir

Milliyet dâvası siyasî bir mücadele konusu olmadan önce şuurlu bir ülkü meselesidir Şuurlu ülkü demek, müsbet ilme, ilmî usullere dayandırılmış bir hedef ve gaye demektir O halde propagandalarda müsbet usullere müracaat etmek şarttır Hareketlerin imkân sınırları ve sıraları mutlaka hesaba katılmalıdır

Türkiye dışında kalmış olan Türkler, ilkin kültür meseleleriyle ilgilenmelidirler Nitekim biz Türklük dâvasını böyle bir müsbet ölçüde ele almış bulunuyoruz Büyük Türk tarihine, Türk dilinin kaynaklarına, zengin lehçelerine, eski Türk eserlerine önem veriyoruz Baykal ötesindeki Yakut Türklerinin dil ve kültürlerini bile ihmal etmiyoruz (Abdülkadir İnan, Türk Kültürü Dergisi, Sayı: 13, 1963, S 115)

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Milliyetçilik

Eski 10-01-2009   #2
Şengül Şirin
Icontr

Cevap : Milliyetçilik



MİLLİYETÇİLİK





'Kuvvet birdir ve o ulusundur'
Ulus, bir toplumun aşamasıdır İnsanların oluşturduğu tolum, ulus olma özelliklerini kazanıncaya kadar, birçok aşamalardan geçmiştir Ulus toplumun en son ulaştığı aşamadır
Ulus, geçmişte bir arada yaşamış , şimdi bir arada yaşayan, gelecekte de birarada yaşama inancında, istek ve kesin kararında olan, aynı yurda ve o yurdun maddi ve manevi değerlerine sahip çıkan, aralarında dil, kültür ve duygu birliği olan insanların oluşturduğu toplumdur
Ulusun günümüzde yaşayan bölümüne halk denir Bir ulus içinde bir tek halk vardır
'Ulus ve ülkenin yararları gerektiği taktirde insanlığı oluşturan uluslardan herbiri ile uygarlık gereği olan dostluk ve siyaset ilişkilerini büyük bir duyarlılıkla takdir ederim Ancak benim ulusumu esir etmek isteyen herhangi bir ulusun da bu isteğinden vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım'

Kemalizm içinde 'Milliyetçilik', bir yandan ulusal bağımsızlığın sağlanması, diğer taraftan da çağdaşlaşma gereksinimlerini karşılamaya yönelik ideolojik bir öge oluşturuyordu Çağdaş bir toplum olmak için önce ulus olmak, uluslaşma aşamasından geçmiş olmak gerekiyordu Uluslaşma aşaması, çağdaş toplumun temel özelliklerinden olan demokratikliği sağlayabilmek için de bir ön koşuldu
Çeşitli kaynaklardan beslenen gecikmiş Türk Milliyetçilik akımını bir düşünce sistemi içine oturtan kişi Ziya Gökalp olmuştu bir yandan ulusal bağımsızlığı sağlamak, diğer yandan çağdaş anlamda bir ulus yaratmak ereğine yönelen Mustafa Kemal, elbette ki bu birikimden yararlanmıştır Ama, aynı zamanda, eylem içinde onu aşmış, kendi damgasını taşıyan bir milliyetçilik anlayışına ulaşmıştır Bu, sınırlar ötesi hedefler gözetmeyen, ırkçı olmayan, çoğulcu bir milliyetçiliktir

Atatürk, tüm sömürge durumundaki ülkelerin, kendi deyimiyle 'mazlum milletler'in birer birer bağımsızlıklarını kazanacağını çok önceden söylemiş, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın başarısı ile de onlara cesaret vermiştir Emperyalist devletlere karşı kazanılan bu ilk kurtuluş savaşı, giderek evrensel bir model oluşturmuştur Kemalist Milliyetçilik anlayışının dışa yönelik hedefi, 'çağdaş uluslar topluluğunun eşit haklara sahip bir üyesi olmak'tır Sadece siyasal bağımsızlıkla yetinmeyen, ekonomik bağımsızlığı da içeren bir 'tam bağımsızlık', bu hedefin ayrılmaz bir parçasıdır

Kemalist Milliyetçiliği'nin içe yönelik hedefi ise, çağdaş bir ulus yaratmaktır Bu ulus, ne ırkçı, ne de ümmetçi bir anlayışı yansıtmaktadır Atatürk'e göre ulus, ne din ne de ırk temeline dayanır, ulusu yaratan temel öge, ortak tarih, o ortak tarihin ürünü ortak dil ve sonuç olarak kültürdür Atatürk İlk Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı bir konuşmada, Türk, Kürt, Laz, Çerkes birlikte bir bütün oluşturduğunu vurgulamış, Kurtuluş Savaşı sırasında hep 'Türkiye Milleti' deyimini kullanmıştır Daha sonraları karmaşık bir etnik yapıdan kendine güvenen çağdaş bir ulus yaratmak için çaba gösterdiğinde de, örneğin 'Ne Mutlu Türk Olana' dememiş, 'Ne Mutlu Türk'üm Diyene!' demiştir O'nun için 'Türk', Anadolu toprakları üzerinde 'kederde, kıvançta' dayanışma içinde olan insanların adıdır Orta Asya'daki Türk o milliyetçilik çerçevesinde yer almazken, Anadolu'nun tüm insanları, etnik kökenine bakılmaksızın ulusun bir parçası sayılmaktadır Atatürk 'Medenî Bilgiler' kiabında şöyle demiştir: 'Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye Halkı'na Türk Milleti denir' 1935 yılındaki resmî tanımlamaya göre de, 'Ulus, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı yurttaşlardan meydana gelen siyasal ve sosyal bir bütündür'
Atatürk, ulus kavramından din ögesinin dışlanmasını, dinin ulus dışında ayrı bir olgu olarak değerlendirilmesini ise şöyle savunmuştur: 'Türkler İslâm Dini'ni kabul etmeden de büyük bir milletti Bu dini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne ayrı dinde bulunan Acemlerin ve ne de sairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine tesin etmedi Bilakis, Türk Milleti'nin milli bağlarını gevşetti, milli heyecanını uyuşturdu Bu pek tabii idi Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin amacı, bütün milliyetlerin üzerinde, hepsini kapsayan bir ümmet siyaseti idi'

Milliyetçilik, aynı topraklar üzerinde benzer koşulları paylaşan insanların, dışa karşı korunma ve dayanışma gereksinmelerini karşılayan bir ideolojidir Toplum içindeki çıkar çatışmalarına alet edildiğinde tutucu, toplumun dışına karşı ortak yararlarını savunmak için kullanıldığında ilericidir Başka bir ifadeyle, toplumdaki bir kesimin başka bir kesimi sömürmesini gözden saklamak amacıyla kullanıldığında tutucudur, ama o toplumun başka toplumlar veya başka toplumların içindeki kesim tarafından sömürülmesine karşı başvurulduğunda ilericidir

İlerici milliyetçilik insancıldır, insanlara acı vermeye değil, onların acılarını dindirmeye yöneliktir İlerici milliyetçilikte, insanları egemenlikleri altına almak değil, onları egemenlikten kurtarmak amacı vardır İlerici milliyetçilik, bütün insanların özgürlüğünü ve tüm toplumların eşitliğini savunur İlerici milliyetçilik, bölücü değil, birleştiricidir İlerici milliyetçilik, savaşçı değil barışçıdır, savaşı ancak gerektiğinde, yukarıdaki amaçlar uğruna kabul eder işte ileri milliyetçilik, Kemalist Milliyetçiliktir Bu nitelikleriyle de, çağdaş, evrensel ve kalıcıdır

Millet


* Ortak milli fikrin, ahlâkın, duygunun, heyecanın, hatıra ve geleneklerin kişilerde meydana gelmesini ve kökleşmesini sağlayan ortak geçmişin, birlikte yapılmış tarihin, vicdanları ve zihinleri doğrudan doğruya birleştiren ortak dilin milletlerin meydana gelmesinde en önemli etkenler olduğunu kaydettikten sonra, millet hakkında, ikinci derece unsurları dikkate almayarak, mümkün olduğu kadar her millete uyabilecek bir tanımı ( ele ) alalım

1 Zengin bir hatıralar mirasına sahip bulunan,
2 Beraber yaşamak konusunda ortak arzu ve istekte samimi olan,
3 Sahip olunan mirasın korunmasına beraber devam etmek hususunda iradeleri ortak insanların birleşmesinden meydana gelen topluma Millet adı verilir
Bu tanım incelenirse, bir milleti oluşturan insanların ilişkilerindeki kıymet, kuvvet ve vicdan hürriyetiyle, insancıl duyguya gösterilen saygı kendiliğinden anlaşılır Gerçekte geçmişten kalan ortak zafer ve ümitsizlik mirası, gelecekte gerçekleştirilecek aynı program, beraber sevinmiş olmak, beraber aynı ümitleri beslemiş olmak, bunlar elbette bugünün medeni zihniyetinde diğer her türlü şartların üstünde anlam ve kapsam kazanır
Bir millet meydana geldikten sonra, kişilerin devlet hayatında, ekonomik ve fikirsel hayatta ortak çalışması sayesinde meydana gelen milli kültürde şüphesiz milletin her ferdinin çalışma payı, katkısı, hakkı vardır Buna göre aynı kültüre sahip olan insanlardan oluşan topluma millet denir dersek milletin en kısa tanımını yapmış oluruz ( 1929 )
* Millet, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu bir siyasi ve sosyal toplumdur

Türk Milleti

* Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir
Dünya yüzünde ondan daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir
1 Türk Milleti, halk idaresi olan Cumhuriyetle idare edilen bir devlettir
2 Türk devleti laiktir Her yetişkin dinini seçmekte serbesttir ( 1929 )
* Ben 1919 senesi Mayıs'ı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım ( 1937 )
* Türk'ün saygınlığı, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür Böyle bir milletesir yaşamaktansa mahvolsun daha iyidir ( 1927 )
* Türk milleti, güzel herşeyi, her medeni şeyi, her yüksek şeyi sever, takdir eder Fakat muhakkaktır ki, her şeyin üstünde tapındığı bir şey vardır, o da kahramanlıktır ( 1931 )
* Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkı medenidir Tarihte medenidir, hakikatte medenidir ( 1925 )
* Bizim milletimiz vatanı için, hürriyeti ve egemenliği içinfedakâr bir halktır, bunu ispat etti Milletimiz yaptığı inkılâpların kıskanç savunucusudur da Benliğinde bu faziletler yerleşmiş bir milleti yürümekte olduğu doğru yoldan hiçbir kimse, hiçbir kuvvet alıkoyamaz ( 1924 )
* Ölmek isteyen bir milleti hiçbir kuvvet kurtaramaz Türk milleti ölmek istemez, o daima yaşayacaktır
* Türk esirlik kabul etmeyen bir millettir Türk milleti esir olmamıştır ( 1925 )
* Türkiye halkı yüzyıllardan beri hür ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı, yaşamın bir gereği olarak düşünmüş bir kavmin kahraman evlatlarıdır Bu millet bağımlı yaşamamıştır Yaşayamaz ve yaşamayacaktır ( 1922 )
* Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldır Osonsuza kadar emniyette olmalı ve korunmalıdır ( 1923 )
* Büyük şeyleri yalnız büyük mileltler yapar ( 1923 )
* Hiçbir millet, milletimizden çok yabancı unsurların inanış ve ibadetlerine saygı göstermemeiştir Hatta denilebilir ki diğer din sahiplerinin dinine ve milletine saygılı olan tek millet bizim milletimizdir
Fatih İstanbul'da bulduğu dini ve milli teşkilatı olduğu gibi bıraktı Rum Patriki, Bulgar Eksarhı ve Ermeni Kategigosu gibi Hıristiyan din reisleri imtiyaza sahip oldu Kendilerine her türlü serbestlik verildi
İstanbul'un fethinden beri, Müslüman olmayanların sahip kılındıkları bu geniş imtiyazlar milletimizin dinen ve siyaseten dünyanın en hoşgörülü ve iyiliksever bir milleti olduğunu kanıtlayan en açık delildir ( 1927 )

* Türk Milleti kahramanlıkta olduğu kadar kabiliyet ve hünerde de bütün milletlerden üstündür
* Türkiye Cumhuriyeti ve onun bugünkü sahipleri olan Türkler bütün dünya medeniyet ve insanlığı için, benzemeye çalışılacak bir örnektir Yalnız bu kadar da değil Türk'ler tarihin çok eski devirlerinde insanlığa karşı yaptıkları kültürel vazifeleri yeniden ve fakat bu sefer daha üstün şekilde yapmaya hazırlanan yüksek bir varlıktır ( 1937 )

* Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılâpların gerçek sahibi kendisidir
Milletimizde bu kabiliyet ve gelişme var olmasaydı, onu yaratmaya hiçbir kuvvet ve kudret yeterli olamazdı ( 1925 )
* Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz
* Bütün medeniyet dünyası bilmelidir ki, Türkiye halkı her medeni ve kabiliyetli millet gibi, kayıtsız şartsız hür ve bağımsız yaşamaya kesin olarak karar vermiştir Bu tamamen doğru kararı bozmaya yönelik her kuvvet, Türkiye'nin ebedi düşmanı kalır Bu hususta medeniyet ve insanlık dünyasının saf ve temiz vicdanı muhakkak Türkiye ile beraberdir ( 1922 )
* Milletimiz hiçbir vakitte düşmanlarımızın kabul ettiği gibi hukukuna ve istiklâline yabancı değildir Aksine milletimiz büyük bir aşk ile ve aşk bağı ile, vicdan bağı ile istiklâl ve haysiyetine bağlıdır ve yine milletimiz içerdeki cahil ve gafillerin ve hainlerin kabul ve ifade etmek istedikleri şekilde değildir ( 1921 )

* Türkiye Devleti ve Türkiye'de yaşayan halk kayıtsız şartsız bağımsızdır ve kayıtsız şartsız bağımsızlığını korumak için mücadele eder ( 1921 )
* Türkiye halkı ırksal veya dinsel ve kültürel yönden birleşmiş, bir diğerine karşı karşılıklı hürmet ve fedakârlık hisleriyle dolu ve kaderi, geleceği ve menfaatları ortak olan bir toplumdur ( 1922 )

Türk Yurdu

* Türk milleti Asya'nın batısında ve Avrupa'nın doğusunda olmak üzere kara ve deniz sınırları ile ayırt edilmiş, dünyaca tanınmış büyük bir yurtta yaşar Onun adına ( Türk Eli ) derler Türk yurdu daha çok büyüktü, yakın ve uzak zamanlar düşünülürse Türk'e yurtluk etmemiş bir kıta yoktur Bütün dünyada, Asya, Avrupa, Afrika ve hatta Amerika Türk atalarına yurt olmuştur Bu gerçekler eski ve özellikle yeni tarih belgelerinde yer almaktadır Bugünkü Türk milleti, varlığı için bugünkü yurdundan memnundur
Çünkü Türk, derin ve şanlı geçmişin, büyük, kudretli atalarının kutsal miraslarını bu yurtta da muhafaza edebileceğindeno mirasları, şimdiye kadar olduğundan çok fazla zenginleştirebileceğinden emindir ( 1929 )
* Yurt toprağı! Sana herşey feda olsun Kutlu olan sensin Hepimiz senin için fedaiyiz Fakat sen Türk milletini sonsuza kadar yaşatmak için verimli kalacaksın Türk toprağı! Sen, seni seven Türk milletinin mezarı değilsin Türk milleti için yaratıcılığını göster ( 1930 )
* Türkiye halkı mütevazi milli sınırları içinde bütün uygar insanlar gibi tam anlam ve kapsamıyla hür ve bağımsız yaşayacaktır ( 1922 )

Milli Ahlakçılık

* Bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum halinde yaşatan veya bir milleti esaret ve sefalete terkeden şey terbiyedir
Terbiye kelimesi yalnız olarak kullanıldığı zaman herkes kendine göre bir anlam çıkarır Ayrıntıya girişilirse terbiyenin hedefleri, amaçları çeşitlenir Meselâ dini terbiye, milli terbiye, milletlerarası terbiye Bütün bu terbiyelerin hedef ve gayeleri başka başkadır Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni nesle vereceği terbiye milli terbiyedir ( 1924 )
Not: Bazı kaynaklarda Eğitim alnında kullanıldığı için, eğitim bahsine de konulmuştur
* Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve kuvvetlendirilmelidir Tehdit esasına dayalı ahlak, bir fazilet olmaktan başka itimada da layık değildir

Türk Milletinin Milli Hissi

* Türk milleti, milli hissi, dini hisle değil, fakat insani hisle yan yana düşünmekten zevk alır Vicdanında, milli hissin yanında insani hissin şerefl yerini daima muhafaza etmekle iftihar eder Çünkü, Türk milleti bilir ki, bugün medeniyet tolunda bağımsız ve fakat, kendilerine paralel yürüdüğü tüm medeni milletlerle, karşılıklı olarak insani ve medeni ilişki, elbette gelişmemizin devamı için de lazımdır Ve yine bilinmektedir ki, Türk milleti, her medeni millet gibi, geçmişin bütün devirlerinde keşifleriyle, icatlarıyla, medeniyet dünyasına hizmet etmiş insanların, milletlerin kıymetini takdir ve hatıralarını saygı ile korur Türk milleti, insanlık dünyasının samimi bir ailesidir ( 1929 )

Türk Milletinin Oluşmasında Etken Olan Unsurlar

* Türk milletinin oluşmasında etkili olduğu görülen doğal ve tarihi olaylar şunlardır:
1 Siyasi varlıkta birlik
2 Dil birliği
3 Yurt birliği
4 Irk ve kök birliği
5 Tarihi yakınlık
6 Ahlakî yakınlık
Türk milletinin oluşmasında var olan bu şartlar diğer milletlerde tam olarak yok gibidir Daha genel bir tanım yapabilmek için, diyelim ki, bir topluma millet diyebilmek için bu şartlar aynı zamanda tamamen veya kısmen bir arada bulunması lazımdır
Bütün milletler tamamen aynı şartlar altında oluşmadıklarına göre, Türk milletinde yaptığımız gibi, diğer her millet ayrı olarak incelenmedikçe milliyet fikrini genel ve bilimsel olarak tanımlamak güçtür

Çünkü, tespit ettiğimiz şartlar insanların millet haline gelmesine genellikle yardım etmişlerdir Fakat, bu meydana geliş şeklinden başka, adeta bu şartların etkisini dikkate almadan meydana gelen milletler de vardır Türklerin, her şeye rağmen, bütün devirlerde milli dayanışmayı ve bağlılığını korumuş olması hemen hemen devamlı savaş halinde bulunmasındandır Son inkılap senelerindeki birlik kuvvetinde, savaş halinde bulunmanın etkisi önemlidir Bu bilgilere göre savaş, kavimlerin birleşmesinde en kuvvetli bir etkendir
Siyasi varlığımız dışında, başka ülkelerde, başka siyasi gruplarla isteyrek veya istemeyerek kader birliği etmiş, bizimle dil, ırk, kök birliğine sahip ve hatta yakın, uzak tarih ve ahlak yakınlığı görülen Türk toplumları vardır Tarihin bin bir olayının sonucu olan bu durum, Türk milleti için üzücü bir hatıradır Fakat Türk milletinin tarihen ve ilmen oluşmasındaki asaleti, dayanışmayı asla bozamaz ( 1929 )

Milli Birlik ve Beraberlik

* Düşman süngüsü altında milli birlik olmazç ( 1919 )
* Millet ve biz yok, birlik halinde millet var Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz Ve şunu kesin olarak söyleyeyim ki, bir millet, varlığı ve bağımsızlığı için herşeye girişir ve bu gaye uğrunda her fedakârlığı yaparsa, başarılı olmaması mümkün değildir Elbette başarılı olur Başarılı olmaz ise o millet ölmüş demektir Şu halde millet yaşadıkça ve her türlü fedakârlıkta bulundukça başarılı hatıra gelmez ve böyle bir şey söz konusu olamaz ( 1919 )
* Toplu bir milleti istila etmek darmadağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir ( 1919 )
* Birlik ve emelde kararlı olan ve ısrar eden millet, kendini beğenmiş ve saldırgan her düşmanı, eninde sonunda gurur ve saldırganlığına pişman edebilir ( 1927 )
* Milli mücadeleyi yapan doğrudan doğruya milletin kendisidir, milletin evlatlarıdır Millet analarıyla, babalarıyla, hemşerileriyle mücadeleyi kendisine ideal kabul etti Biliyorsunuz ki, asırlarca meydana gelen mücadeleler ve bunların neticeleri olarak da büyük tarihi zaferler vardır Fakat o zaferleri kazananlar kendi ideallerinin değil, şunun bunun hırsı peşinde kul köle olarak bulunmuşlardır
Halbuki milli mücadelede kişisel hırsla değil, milli ideal, milli onur, gerçek etken olmuştur ( 1925 )
* Milli hedefler, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, bütün milletin arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir ( 1923 )
* Diyarbakır'lı, Van'lı, Erzurum'lu, Trabzon'lu, İstanbul'lu, Trakya'lı ve Makedonya'lı, hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır ( 1932 )
* Bütün dünya bilmelidir ki, Türk milleti hakkını, saygınlığını, şerefini, tanıtmaya kudreti vardır Türk vatanının bir karış toprağı için bütün millet bir vücut olarak ayağa kalkar Saygınlığının bir zerresine, vatanın bir avuç toprağına yapılacak saldırının bütün varlığına vurulmuş darbe olacağını Türk milletinin farketmediğini sanmak hatadır
* Gerektiğinde vatan için tek bir kişi gibi tek vücut olmuş azim ve karar ile çalışmasını bilen bir millet, elbette büyük geleceğe layık ve aday olan millettir ( 1927 )
* Türk milletinin toplumsal düzenini bozmaya yönelen didinmeler boğulmaya mahkumdur Türk milleti kendini ve memleketin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir
O şimdiye kadar olduğu gibi doğru yolu görür Onu yolundan saptırmak isteyenler, ezilmeye, kahredilmeye mahkûmdur Bu hususta, köylü, işçi ve özellikle kahraman ordumuz candan beraberdir Bunda kimsenin şüphesi olmasın ( 1929 )
* Beni seven arkadaşlarıma tavsiyem şudur: Şahsınız için değil fakat mensup olduğunuz millet için el birliği ile çalışalım, Çalışmaların en yükseği budur
* Millet tümüyle manevi bir şahıs halinde tek bir kitle olarak ortaya çıktı ve bu yüce birliği koruyarak ona düşman olanları ortadan kaldırdı ( 1923 )
* Bir amaca doğru yürürken, kişisel düşünce ve çıkarları, bir tarafa bırakarak, el ele vermek icap eder, başarının sırrı budur Unutulmamalıdır ki, bizlerin gerçek görevi toplumumuzun gelecekteki yüksek menfaatlerini sağlamaya çalışmaktır
* Memleketin huzuru, milletin kurtuluş amacı noktasında, birlik ve dayanışması sağlanmadıkça, ne dış düşman istilalarının köklerini kurutmaya çalışmak mümkündür ve ne de bundan esaslı bir fayda ve sonuç beklenmelidir ( 1927 )
* Gerçek şudur ki her kişisel şeref, saygınlık ve kahramanlık hiçbir kişinin değildir, bütün bu kişilerden oluşan ulusundur ( 1937 )

Milliyetler Prensibi

* Milliyet meselesi, kişisel ve ortak hürriyet meselesidir O halde meseleyi prensip halinde ifade edelim:
Bir milletin, diğer milletlere oranla, doğal veya sonradan kazanılmış, özel karakter sahibi olması, diğer milletlerden farklı bir özellik göstermesi genellikle onlardan ayrı olarak onlara paralel gelişmeye çalışması niteliğine milliyetler prensibi denilir
Bu prensibe göre her fert ve her millet kendi hakkında iyi niyet, topraklarına bizzat kayıtsız sahip çıkmayı istemek hakkına ve bu hakkın kullanılmasını önleyen veya sınırlayan engelleri ortadan kaldırmak hak ve hürriyetine sahiptir Bu prensip, bize hangi milletlerin hür, hangilerinin hürriyetinden şu veya bu şekilde yoksun olduklarını, yani millet adını taşımaya layık olmadıklarını kolaylıkla gösterir ( 1929 )
* Her milletin kendine özgü geleneği, kendine özgü adetleri, kendine göre milli özellikleri vardır Hiç bir millet aynen diğer bir milletin taklitcisi olmamalıdır Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynısı olabilir, ne kendi milliyeti içinde kalabilir Bunun sonu hiç şüphe yokki hüsrandır ( 1923 )

Türk Milliyetçiliği


* Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletlerarası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliiğini korumaktır ( 1930 )
* Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur
* Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği yapan bütün milletlere hürmet eder ve saygı duyarız Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız Bizim milliyetperverliğimiz her halde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir ( 1920 )
* Memleketin ve inkılâbın içerden ve dışardan gelebilecek tehlikelere karşı güvenliği için, bütün milliyetçi ve cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması lazımdır ( 1931 )
* Benim için en büyük korunma noktası ve şefaat kaynağı milletimin sinesidir ( 1919 )
* Benim hayatta yegane onur kaynağım, servetim, Türklük'ten başka birşey değildir
* Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün Türk'tür ve sonsuza kadar Türk olarak yaşayacaktır ( 1923 )
* Türk! Öğün Çalış Güven ( 1935 )
* Türklük esastır Bu varlığı, tarih içinde araştırmak birbirine bağlı bir tarih içinde tespit edilecek Türk medeniyeti ile öğünmek, yerinde olur Fakat, bu öğünmeye layık olmak için, bugün çalışmak lazımdır Her alanda, özellikle medeniyet dünyasına eser vermek için çalışkan olmayı hedef tutmak lazımdır
* Anasının ve babasının soyluluğu ile övünen Teodoz, İtalya yarımadasına inmek isteyen Türk Atilla'ya barış görüşmesinden önce sormuş: 'Siz hangi soylu ailedensiniz?' Atilla da ona cevap vermiş 'Ben soylu bir milletin evladıyım' işte benim cevabım da size budur
* Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milletimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim, bilelim ki milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır ( 1923 )
* Bu millet gerçek eğilimine karşıt düşünceye sapanlara ilgi göstermektedir Özellikle bununla bugün çok kıvançlıyım ( 1925 )
* Giriştiğimiz büyük faaliyetlerde, milletimizin yüksek kabiliyetli ve yüksek bilinci başlıca yol göstericimiz ve başarımızın kaynağı olmuştur 1926 )
* Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna ve benim uğruma, canını vermeye hazır olmasaydı ben hiçbir şey yapamazdım
* Biz milliyet fikirlerini uygulamada çok gecikmiş ve çok ihmal etmiş bir milletiz Bunun zararlarını fazla çalışmak suretiyle gidermeye çalışmalıyız Bilirsiniz ki, milliyet teorisinin, milliyet idealinin yok olmasına çalışan teorinin dünya üzerinde uygulanma imkanı bulunamamıştır Çünkü, tarih, olaylar ve gözlemler insanlar ve milletler arasında, hep milliyetin egemen olduğunu göstermiştir Ve milliyet prensibi aleyhindeki büyük çapta gerçek tecrübelere rağmen yine milliyet hissinin öldürülemediği, kuvvetle yaşadığı görülmektedir ( 1923 )

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.