Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Forum İslam > İslami Yazılar & Hikayeler

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
anahtarı, iletişimin, selam, selamlaşma

İletişimin Anahtarı; Selam Ve Selamlaşma

Eski 08-02-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İletişimin Anahtarı; Selam Ve Selamlaşma




Yakınlaşmanın ilk işareti

İletişimin ilk adımı, giriş kapısı, selam vermek ve almaktır Selamlaşma, kişisel iletişimimizde gerekli, önemli ve şart olduğu gibi toplumun genelinde kullanılması halinde, güçlü toplumsal bağlar oluşturan ve insanların birbirlerine yaklaşmalarını sağlayan, iletişimi kolaylaştıran, insanı karşısındaki insana karşı rahatlatan bir etkiye sahiptir


Selamlaşma, iletişimin başı, ilişkilerimizin mimarıdır Selam vermeden hiçbir insana yaklaşamazsınız Selamsız bir yaklaşım, karşımızdaki insanda tedirgin edici, rahatsız edici etkiler ve duygular oluşturacak, yaklaşmanızı tereddütle karşılayacaktır Çünkü insanlar arasındaki selamlaşma; karşılıklı ön yargıları kaldıran, dostluk ilişkilerini, sevgi ve muhabbeti geliştiren ilk eylemdir


İnsani bağların ve iletişimin anahtarı olan selamlaşma, Allah’ın, insana emrettiği bir davranıştır “Bir selamla selamlandığınızda, siz ondan daha güzeliyle selam verin ya da aynıyla karşılık verin Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır” (Nisa Suresi, 86) Zira selamlaşmak, insanlar arasında sevgiyi, saygıyı, geliştirir, muhabbeti artırır

Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (sav): “Amellerin hangisi daha hayırlıdır?” diye soran kişiye; “Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın insana selam vermendir” Buyurmuştur (Riyazü’s-Salihin terc c2, s 226)

Selamlaşma, dargın, kırgın insanlar arasındaki buzları eritip, onlarla kapanan iletişim kapılarını tekrar açma, bozulan ilişkileri tamir etme fırsatlarını da sunar Aranızın bozuk olduğu bir arkadaşınıza gidin ve ona en güzel selamı verin ve ondaki şaşkınlığa, mutluluğa ortak olun Çünkü muhtemelen o da sizinle barışmak istiyordur ve bunun yolunu bilmiyor, bulamıyor olabilir Siz biliyorsunuz! O halde harekete geçin!

Hz Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur: “Siz, iman etmedikçe cennete girmezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de gerçek manada iman etmiş sayılmazsınız Ben size, yaptığınız takdirde birbirinizi sevebileceğiniz bir şeyi söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!” (Riyazü’s-Salihin terc c2, s 234)

Selamlaşmamak cimriliktir

Selamlaşmalarımızda cimrilik yapmamalıyız Zira cimrilik, sadece mal, mülk ve parada olmaz Duygularında, sevgisinde, saygısında, selamında cimri insanlar oldukça fazladır

Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (sav); “Asıl cimri, selamlaşmada cimrilik edendir” (Buharî, Edebu’l-Müfred, s 268) buyurarak, selamlaşmanın sosyal önemini net olarak ifade etmiştir

Selamlaşma, hem dinimizde hem de diğer semavi dinlerde çok önemlidir Arkadaşlığın, dostluğun, dayanışmanın ifadesidir Oysa günümüzde bu “ilahi emir” neredeyse kaybolmak üzeredir Ahlâkî değerlerin yozlaştığı, kişisel gelişim seviyelerinin azaldığı ya da belli bir seviyeyi geçemediği, insanların manevî arayışlarını insan ürünü dinlerde(!) bulmaya çalıştığı günümüzde, selamlaşmaya önem vermek sanki bir uyanış, bir kurtuluş vesilesi olacaktır

Eski samimi selamlaşmalar, maalesef yerini soğuk ve menfaat selamlarına bıraktı Selamlaşmanın, hem verende hem de alanda oluşturduğu, o gerçek, samimi tebessüm ifadelerine artık rastlanmıyor Birbirlerine dost diyen insanlar arasında dahi selamlaşma, mekanik bir görevden öteye geçemez hale geldi

Aynı binada oturan insanlar, kapı komşuları birbirini tanımaz oldular Hatta karşılaşmamak için birbirlerinden kaçmakta, karşılaştıklarında ise görmezlikten gelmektedirler Bunun sebepleri arasında; kişilerin maddi farklılıklara, ırka, memlekete vb nefsanî duygulara verdikleri önemin yanı sıra; din, dil ve mezhep ayrılıkları da sayılabilir

Selamlaşmada Hiyerarşi

Sevgili Peygamberimiz Hz Muhammed (sav), bir kişiyle karşılaştığında elini tutar, o kişi elini çekmeden çekmez ve yüzünü çevirmeden yüzünü çevirmezdi “Karşılaşılan kişinin elini tutmak, selamlaşmanın adabındandır” buyurmuştur

Araçla giden yayaya; yürüyen, oturana; az olan, çok olan gruba selam vermelidir Bir meclise girildiği zaman da giren, meclistekilere selam vermelidir

Hz Muhammed (sav): “Binitli, yürüyene; yürüyen, oturana; az olan çok olana selam verir” buyurmuştur (Buhârî, Müslim)

Diğer bir hadis-i şerif de şöyledir: “Küçük, büyüğe; geçen, oturana; az olan, çok olan topluluğa selam verir” (Buhârî, Müslim)

Genellikle ihmal edilen bir konuya da işaret etmeden geçmeyelim Selamlaşma, bulunulan yerden ayrılırken de yapılmalıdır

Ayrıca, bir topluluk diğeriyle karşılaştığında, bir kısmının selam vermesi ve alan taraftan da bir kaçının selamı alması yeterlidir Herkesin tek tek selam vermesi, karşıdaki gurubu fazladan bir yük altında bırakmakta, zorlanmaya girilmektedir

Çocuklara selam vermek

Enes (ra) şöyle demiştir: “Ben çocukken, arkadaşlarımla oynadığım bir sırada Peygamber sallallahu aleyhi vesellem geldi ve selam verdikten sonra elimden tuttu, bir vazife ile beni bir yere gönderdi Dönünceye kadar da beni bir duvarın gölgesinde bekledi

Yine Hz Muhammed (sav), Enes (ra) ile yürürken çocuklara rastlamış ve onlara selam vermiştir

Buradaki hassas nokta şudur Büyükler her yönleriyle çocuklara öğretici ve örnek olmalıdır Çocukların selamlaşma konusunda yok sayılmaları, büyüdüklerinde onların selamlaşmayı yok saymalarına sebep olacaktır


Eve girerken selamlaşma

İnsanın en sıcak bulduğu, dertlerini unuttuğu, sevgiyi yaşadığı, paylaştığı evi, ailesi, yuvası, selamdan mahrum edilemeyecek kadar kutsaldır Zira ailede iletişim, dayanışma, sevgi, saygı, mutluluk vb olmazsa, hiçbir yerde de ulaşılamaz

Eve girdiğinizde mutlaka her fertle ayrı ayrı görüşün ve hal hatır sorun Bunu yapmanız, iletişim bağlarınızı güçlendirecektir Hz Muhammed (sav), Enes (ra)’dan rivayetle şöyle buyurmuştur: “Evladım, ailenin yanına girdiğin zaman selam ver; bu, senin ve ev halkın için bereketli olur” (Tırmîzî)

Bu bereketi görmek için ise yüzlerdeki mutluluk ifadesine, sevince, gülümsemeye ve aile içi muhabbete bakmak yeterlidir Eve girerken selam vermek, aynı zamanda bir ahlâk ve gelişmişlik göstergesidir

“…Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız” (Nur Suresi, 61)

İnsan, aklını kullanır ve bu ayetin anlamını kavrayabilirse, selamlaşmakla şunlar gerçekleşir: En önemlisi, Allah’ın ayetlerle emrettiği bir hüküm yerine getirilmiş olur Allah’ın ‘barış ve esenlik veren’ anlamındaki ‘Selam’ ismi anılır Bu vesileyle insanlar birbirlerine daha sık güzel dileklerde bulunup karşılıklı sevgi ve bağlılıklarını artırırlar Allah’ı birlikte anarlar Bu anmayı aile içinde yapmak ise aileye katkı sağlar


Selamlaşma ile ilgili Hadis-İ Şerifler

Ebû Hüreyre (ra)’den rivayete göre, Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki; İman etmeden Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmeden de iman etmiş olmazsınız Size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir işi göstereyim mi? Selamı aranızda yaygınlaştırınız” (Müslim, İman: 17; Ebû Dâvûd, Edeb: 27)

İmrân b Husayn (ra)’den rivayete göre, bir adam Rasûlullah (sav)’e geldi ve “Esselamü Aleyküm” (Allah’ın selamı üzerine olsun) , dedi Peygamber (sav) de “On” buyurdu Bir başka adam daha geldi “Esselamü aleyküm ve rahmetüllahi(Allah’ın selam ve rahmeti üzerinize olsun) dedi Bunun üzerine Rasûlullah (sav) “Yirmi” dedi Bir başka adam daha geldi ve “Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatüh” (Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun) dedi Rasûlullah (sav) de “Otuz” buyurdu Yani değişik şekillerde selam verenler, değişik miktarlarda sevap kazandılar (Dârimî, İstizan, 27)

Ebû Umâme (ra)’den rivayete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! ‘Denildi iki adam karşılaşıyorlar bunlardan hangisi önce selam verecektir?’ Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “O iki adamdan Allah’a en yakın olanı” (Ebû Dâvûd, Edeb: 122)

Câbir b Abdullah (ra)’den rivâyete göre, Rasûlullah (sav) şöyle demiştir: “Selam konuşmadan öncedir

“Bir kimseyi selam vermeden önce yemeğe davet etmeyin” (Tirmizî)

Hz Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Binitli yürüyene, yürüyen oturana, az olan guruba selam verir” İbn’ül Müsenna kendi rivayetinde şunu da ilave etmektedir: “Küçükler büyüklere selam verir” (Buhârî, İstizan: 17; Müslim, Selam: 27)

“Müslüman’ın Müslüman üzerindeki altı haktan biri de selam vermektir” (Müslim)

“Bir yere girerken oradakilere selam vermek borç olduğu gibi, çıkarken de selam vermek borçtur” (Beyhaki)

“Bir kimse ayrılırken, selam verirse, onların hayırlı işlerine ortak olur” (Rüzeyn)

“İnsanların en âcizi dua etmeyen, en cimrisi de selam vermeyendir” (Taberani)

“Selamı yayar, açları doyurur, sıla-i rahimde bulunur, gece herkes uyurken namaz kılarsanız, selametle Cennete girersiniz” (Tirmizi)

“Genelde, iki kişiden, Allah indinde derecesi yüksek olan önce selam verir” (Tirmizi)

“Yemin ederim ki, imanı olmayan Cennete girmez Birbirinizi sevmedikçe, imana kavuşamazsınız Birbirinizi sevmek için çok selamlaşınız!” (Tirmizi)

“Mümin kardeşine selam vermek, yanına gelince ona yer göstermek ve hoşlandığı isimle hitap etmek, aradaki sevgiyi pekiştirir” (Taberani)

“Tatlı dilli olmak, selamlaşmak ve yemek yedirmek, Cennete götürür” (Hakim)

“Tanıdığından başkasına selam vermemek Kıyamet alametidir” (Taberani)

Kuran-ı Kerim’de selam ayetleri

Her dinde selam vermenin ve selam almanın önemli bir yeri olduğu gibi salamlaşmamak da Allah katında büyük günah sayılmıştır

Kuran-ı Kerim’de:
“Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı ile karşılık verin Şüphesiz Allah her şeyi hesap eder” (Nisa Suresi, 86)

Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız” (Nur Suresi, 61)

“O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler” (Furkan suresi, 63)

“İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar” (Furkan Suresi, 75)

“Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü ‘Selam’ (vardır)” (Yasin Suresi, 58)

“Orada, ne 'saçma ve boş bir söz' işitirler, ne günaha sokma Yalnızca bir söz (işitirler ‘Selam, selam’ (Vakıa Suresi, 25-26)

“Ona 'esenlik ve barış (selam)la' girin Bu, ebedilik günüdür” (Kaf Suresi,34)

“Sabrettiğinize karşılık selam size, (Dünya) yurdun(un) sonu ne güzel,” (Ra’d Suresi,24)

“Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: ‘Selam size’ derler "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin” (Nahl Suresi,32)


Bu makaleyi okuyan ve okumayan herkese selam olsun!




NİYAZİ F ERES


Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.