Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Sinema, Müzik & Online Videolar > Radyo, Sinema ve Tiyatro

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
kur, yeniden

Yeniden Kur Beni

Eski 06-28-2009   #1
[KAPLAN]
Icon47

Yeniden Kur Beni



Bir yapıtın kurulma sürecindeki yapaylık, kendisini sarıp sarmalayan gündelik gerçekle nasıl bir ilişki kurar? Yapıtın kurmacaya dayanan karakteri, sanatçının önünde dikilen gerçekten ne denli ve nasıl beslenir? Bazı zamanlar çok uzayan bu çarpışmalar silsilesi sırasında özgünlüğünden ne denli ödün verir? Bu alışveriş sırasında onu farklı kılan ruhunu sıradanlığa satamaz mı? Kurmacanın dünyası yaşamdan ne kadar uzaklaşabilir? Bitip tükenmez sorular

Yapıtların sonu üzerine olasılıklardan hareket edelim En kötüsü silikleşir ve yitip gider: Yenilgi Veya iki arada bir derede kalır ama oluşumunu tamamlar: Varlık Ve en güzeli, gerçeği aşar ve bağımsızlaşır: Yengi Kalıcılık Özgünlük Sanat

Asıl ilginç olan, sanatçının, bu işkence süreci karşısındaki durumudur? Süreci bir haz kaynağı olarak görebilir Suskunluğa gömülerek adımını geri çeker, bitmemiş başyapıtlara davetiye çıkarır Dayanabilirse başarının hazzı dünyayı dolaşır Çıkmazla karşılaştığımızda aradığımız nedir, ilham meleği mi? Sanatçının ömrünün büyük kısmı ilham meleğini aramakla geçiyor ve araya sayısız kelekler giriyor

Diğer sanatlarla kıyaslanınca, sinemada meleklerin sayısının azlığı gelişigüzel bir araştırmayla bile kanıtlanabilir bir gerçektir Yazının mükemmelinin sinemanın mükemmeli ile buluştuğu başyapıtların azlığına şaşırmamak gerek En ilginç buluşmalar, yazarların dünyasının sinemada su yüzüne çıkmasıyla gerçekleşiyor

Sergei Paradjanov’un gözünden, 18 yy Ermeni şairi Sayat Nova’nın dinin, sanatın, insanın, güncel olayların, güzelliğin ve en çok da aşkın karşısında nasıl durduğunun kurmaca öyküsünü anlatır, Narın Rengi Ardından Joseph Losey’in Romantik İngiliz Kadın’ı gelir ki kıskançlık fantezileriyle beslenen bir kurmaca olay örgüsüdür karşımızdaki Andre Delvaux Benvenuta’da alışkanlıklarımızı kırar ve anımsanan anlar üzerine kurulu düşlere ortak eder bizi Yeniden kurmanın, geçmişin yaşanılan ana düşen gölgesiyle tırmanan huzursuzluğunu yansıtan ilk modernist örnektir belki de Daha yakına gelecek olursak, Joel Coen’in Barton Fink’inde, yapıtı kurma sürecini biçimlendiren en önemli etmenin yazarın beynindeki labirent olduğunu; Michael Radford’un Postacı’sında ise, aşk gibi herkese açık olan alanlara eğilen kurmacanın, bizleri kendi derdine ortak etmek konusundaki yetkinliğini öğreniriz Son saptama, Havuz ile François Ozon’dan gelir: Sanatçı kurduğu yapıtla gerçek dünya arasında kalmak istemediğinde bir aracı kullanabilir Böylece, kurulan öykü, kendi içinde kurduğu düşü bize yansıtır ki bu sonuncusu, sanatçının asıl hedefi, takıntısıdır aslında Sanatın kurmaca eylemini tartışmak için en büyük olanaklara sahip olan dilin adı sinemadır

Ve final Cannes FF’nin bence en önemli ödülü olan Altın Kamera, 2003 yılında Danimarka’dan Christoffer Boe’nin Reconstruction (Yeniden Sev Beni) filmine gider Her yazar, kariyerinin açmazlarla karşılaştığı dönemlerinde yeniden yapılanmaya gereksinim duyar Yaratım sürecine en benzer, en yakın duran olgu aşk değil de nedir? Bir başka söylemle, bu süreci tetikleyen en güçlü olgudur aşk Deneyimli yazarımız, aşkın tarifini yeniden yapmasına neden olan kadını, kurduğu yapay dünyanın düşleminde özgür bırakarak, onu çetin bir sınavdan geçirir Sevdiği kadına gerçek ve kurmaca dünyasında geniş bir hareket serbestisi sağlar Onu zora sürer Kendisine de, karşısına gerçek hayatta çıksa, kazanma şansının zayıf olduğu bir rakip yaratır ve esin kaynağı sevgiliyi onun karşısına çıkarır Ancak son anda, onun kendisinin olduğunu kanıtlamak istercesine gerçeğe döner Bu oyunun kurallarını o belirlemiştir Bunu herkes bilmelidir Böylece, yaşamdan aldığı kadını, kurmacasında dilediğince kullandıktan sonra, yeniden yaşama bırakır Finale kendi adını yazdırmalıdır, kaybeden o olmamalıdır

Rakibinin sıradan bir kadın olan sevgilisi ile kendisinin büyülü bir çekicilikle kutsanan sevgilisinin aynı kadın olması rastlantı değildir Yazarın kadınının böylesine farklı durmasından daha doğal ne olabilir? Yazar yarattığı ve aşığı olduğu kadını paylaşmaya razı değildir

Filmin kendisinden çok, yazarın bilinç ve bilinçaltını yüz yüze getiren o bildik karmaşa ortamına tanıklık etmek büyük bir keyifti Bu enerjik ve yıpratıcı süreç tam anlamıyla böyle işliyor Zaman kaymaları, bakış açısındaki çeşitlilik, geri dönüşler ve kaçınılmaz yinelemeler işin doğasında var ve unutmayalım ki yazarın biçimlendirdiği yapıtın içinde biz de yolculuk yapıyoruz

Sevgiliyle birlikte gelen romantizm, yazarlığın kolay yara alan tenine çabuk işler Aşkın psikolojik düzlemde yarattığı dalgalanmalar dramı besler Herkes kendi derdini, yazar herkesin derdini yaşar Tükenir ama her tükenişin ardından yeniden gelmelidir Aşk yaratma tutkusunun bir göstergesi olsa gerek Az olanla yetinmek istemem, aşkı sana bırakıyorum Sen, benim için en iyi olanı yap, yeniden kur beni!


Yeniden Kur Beni
gökhan erkılıç

Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.