|
![]() ![]() |
|
Konu Araçları |
ahlaklananlar, ahlakıyla, allah’ın, dost, olabilirler…, olup |
![]() |
Allah’ın Ahlakıyla Ahlaklananlar Dost Olup Bir Olabilirler… |
![]() |
![]() |
#1 |
gülgüzeli
![]() |
Allah’ın Ahlakıyla Ahlaklananlar Dost Olup Bir Olabilirler…![]() ALLAH’IN AHLAKIYLA AHLAKLANANLAR DOST OLUP BİR OLABİLİRLER… 64 ![]() Nisan 2006 Dost yürekler bulur birbirini… Daha doğrusu buldurulur birbirine layık yürekler ![]() ![]() ![]() İnsan müthiş ve muazzam bir varlıktır ![]() ![]() ![]() İşte bu sebeple bilmeyen ve sevmeyen insan, yaratılış çizgisinden uzaklaşmakta ve üstünlüğünü yitirmektedir ![]() Bilginin ve sevginin en tatlı meyvesi ve neticesi ise, DOST olmaktır ![]() Dost olmak, dost bulmak demektir ![]() ![]() Çevresinde bilinir sevgi de, güzel gönüllü insanları mıknatıs gibi çeker, toplar, birleştirir ![]() ![]() ![]() ![]() Buldururlar… Dost arayan, dost olmalıdır ![]() *** Dostluğu, sevgi ve şefkat dolu sohbetlerle yaşatanların sarsılmaz birliği ve beraberliği, toplum yapısını da güçlendirir, sağlamlaştırırdı ![]() ![]() Dost öyle derin ve tarifsiz bir güzelliğin temsilcisiydi ki, “Dostun dostu da dost” sayılırdı… Zira dostluğun altyapısını oluşturan muhabbet, şefkat, merhamet, vefa manevi ve ruhani özelliklerdir ![]() ![]() Yaratılışımızın gereği olan dostluk, Rabbimiz’in de emridir ![]() ![]() Efendiler Efendisi de şöyle buyurur: “Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe Cennet’e giremezsiniz ![]() ![]() “Size bir şey söyleyeyim mi? Onu yaptığınız takdirde birbirinizi seversiniz: Aranızda selamı yayınız ve hediyeleşiniz…” Bir Kutsi Hadiste de, birbirlerini Allah için severek dost olanlar şöyle müjdeleniyor: “Ey Habibim, benim için birbirlerini sevenleri müjdele… Benim için birbirlerine ikramda bulunanları müjdele… Senin için birbirine itimat edip de dost olanları müjdele… Onlara benim de muhabbetim tahakkuk etmiştir ![]() Dünyaya dostluğu ve sevgiyi en sağlam ölçülerle hediye eden Güzeller Güzeli Efendimiz, kazanılan her arkadaşın Cennet’te bir derece kazandıracağını haber veriyor ![]() Allah için birbirlerini seven dostların ahiret alemleri öyle nur, huzur ve mutluluk dolu olacak ki, bunu ancak Efendimiz (SAV) anlatabilir ![]() “Kıyamet gününde, Arş-ı Ala’nın etrafına kürsüler konacak ![]() Diğer insanlar korku ve endişe içinde çalkalanırken, onlarda korku ve endişe olmayacak… Nebiler ve şehitlerden olmadıkları halde, bütün iman ehli onlara imrenecek… Kürsüleri nur, elbiseleri nur, vücutları nur… Yüzlerinin ışığından ay ve güneş olmadığı halde, mahşer yeri pırıl pırıl olmuş ![]() “Ya Rabbi, bunlar kimlerdir? ![]() ![]() ![]() Onlar öyle kimselerdir ki, ayrı ayrı memleketlerden, uzak şehirlerden Allah için bir araya gelip toplanırlar, sevişirler ve Allah’ı zikrederler… Onlar ne birbirlerine haset ederler, ne buğzederler, ne kin beslerler ![]() ![]() ![]() İşte onlar, o kürsülerde oturanlar, Allah için birbirlerini sevenlerdir ![]() Kenetlenmiş tuğlalar gibi, ayrılmaz bir bütün olmuşlar, kaynaşmışlar, kopmazlaşmışlar… Kardeş olmuşlar, dost olmuşlar… Onların biri binden fazladır ![]() Rabbimizin sevgisinden sevgisiyle yarattığı insan, böylece erer insanlığın sırrına… Böyle layık olur insanlığa… Bu sebeple, “Sevmeyende ve sevilmeyende hayır yoktur…” Bu sevgiyle bir kubbeyi meydana getiren taşlar gibi olurlar… Birinin hayatı, ötekilerle irtibatlanır ve asla yalnız ve tek olmazlar ![]() ![]() Dost adama, yedi kat yabancı da dosttur ![]() ![]() *** Dostluğun bedeli nefsaniyetten arınmaktır ![]() ![]() Üstelik, kendi varlığını daima daha aşağı görmek ister, ancak tevazu tabanına oturur ![]() Bu sebeple dostluk önce HAKK’A DOSTLUK olarak temellenmelidir ![]() Ancak Allah’ın ahlakı ile ahlaklananlar dost olabilirler, tek’leşip, bir olabilirler… ----------------------------------------------------- NÜKTE Yavuz Sultan Selim, Mısır yolunda, “Ordu-yu Hümayun” saatlerce Kocaeli’nin bağ ve bahçelerinden geçer ![]() ![]() ![]() ![]() Bir müddet sonra ordusunu durdurur ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() - Eğer bir askerin üstünde halkın bahçesinden koparılmış tek elma çıksaydı, Mısır seferinden vazgeçecektim ![]() ![]() Tarih gösteriyor ki; gerçek “ZAFER”ler yalnız kılıçların ucunda değil, üstün ahlak anlayışının ve faziletlerin burcundadır ![]() VEHBİ VAKKASOĞLU
__________________
![]() |
![]() |
![]() |
|