![]() |
Çok Hadîs Rivâyet Eden Yedi Sahâbîden: Ebû Sa’Îd-İ Hudrî |
![]() |
![]() |
#1 |
Prof. Dr. Sinsi
|
![]() Çok Hadîs Rivâyet Eden Yedi Sahâbîden: Ebû Sa’Îd-İ HudrîEbû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Peygamber efendimizin hicretinden sonra yapılan, Medîne’deki Mescid-i Nebevî’nin inşasında çalışmıştı ![]() Yaşı küçük olması sebebiyle Bedir ve Uhud gazâlarına katılamadı ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî Uhud harbine katılmak için, babasıyla Peygamber efendimize müracaat ettiler ![]() İri kemiklidir “Uhud günü Peygamber efendimize arz olunduğum zaman, onüç yaşında idim ![]() - Yâ Resûlallah! Bu yavrumun yaşı her ne kadar küçükse de, iri kemiklidir ![]() ![]() ![]() Peygamber efendimiz beni yukarıdan aşağıya kadar süzdükten sonra buyurdular ki: - Onu geri çeviriniz! Benim gibi yaşı küçük olanlar, Medîne’de, kadınları ve çocukları korumakla vazîfelendirildiler ![]() ” Babası Mâlik bin Sinân hazretleri, Uhud gazâsında şehîd oldu ![]() Uhud gazâsından dönüşte, Peygamber efendimizi nasıl karşıladıklarını Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri şöyle anlatmıştır: “Annem ile birlikte Peygamber efendimizi karşılamaya, Onun mübârek cemâlini görmeye gittiğimizde, babamın şehîd olmakla şereflendiğini öğrenmiştik ![]() ![]() - Sen, Mâlik bin Sinân’ın oğlu musun? Ben de şöyle cevap verdim: - Evet, anam-babam sana fedâ olsun yâ Resûlallah ![]() Resûlullah efendimiz at üzerinde idi ![]() ![]() - Allahü teâlâ, babana ecrini versin ![]() Korktuklarımızdan emîn eyle Hendek gazâsında müşrikler çok şiddetli saldırıyorlardı ![]() - Yâ Resûlallah, yüreğimiz ağzımıza gelmiş bulunuyor, okuyacağımız bir duâ var mıdır? Peygamberimiz buyurdu ki: - Evet var ![]() Hepimiz duâ ettik, yalvardık ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Resûlullahın devamlı yanında bulunur, Ondan birçok hadîs-i şerîf dinlerdi ![]() (Eshâbıma dil uzatmayınız! Allahü teâlâya yemîn ederim ki, sizden biriniz, Uhud dağı kadar altın sadaka verse, Eshâbımdan birinin bir müd (875 gr), hattâ yarım müd sadakasına yetişemez ![]() Babasının şehâdetiyle evin bütün yükü Hazret-i Ebû Sa’îd’in omuzlarına yüklendi ![]() ![]() ![]() ![]() Bir gün annesi dayanamamış ve, “Evlâdım, Resûlullah efendimiz kendisine başvuranları hiç geri çevirmiyor, onlara yiyecek birşey bulup veriyor ![]() ![]() Sabırdan üstün rızık yoktur Ebû Sa’îd, Resûlullahı, Eshâbına nasîhat verirken buldu ![]() ![]() - Kim Allahü teâlâdan başka her şeyden yüz çevirir ve her şeyi Allahü teâlâdan beklerse, Allahü teâlâ onu, ganî eyler, zengin kılar ![]() ![]() ![]() Bu mübârek sözleri işiten Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî, Peygamber efendimizden bir şey isteyemedi ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî’nin bu hareketinden sonra işleri yolunda gitti ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Benî Mustalık gazâsına, sonra da Hendek gazâsına katıldı ![]() ![]() ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî Hendek savaşının hafiflediği bir öğle üzeri, Resûlullah efendimizden, evine kadar gitmek için izin istedi ![]() - Yanına silâhını al! Benî Kureyza Yahûdîlerinin sana zarar vermelerinden korkarım ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî de emir gereğince, silâhlarını alarak evine gitti ![]() ![]() - Niçin bana kızıyorsun? İçeriye gir de gör! Eve girdiklerinde yatağın üzerinde, kocaman siyah bir yılan yatıyor gördüler ![]() Müslüman olan cinnîlerden Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî, mızrağını çekip yılana batırdı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî hemen gelip, Peygamber efendimize hâdiseyi bildirdi ![]() Peygamberimiz de buyurdu ki: - O Medîne’deki Müslüman olan cinnîlerdendir ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, 630 senesinde Alkame bin Mahrez’in emri altında küçük bir sefere çıktılar ![]() “Resûlullah efendimiz Alkame’yi bir sefere göndermişti ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Her dediğimi yapmalısınız! Abdullah bin Huzâfe, Eshâb-ı kirâmın kahramanlarından olup, çok şakacı bir kimseydi ![]() ![]() ![]() ![]() - Sizler bana itaat etmekle vazîfelisiniz, öyle değil mi? - Evet ![]() ![]() ![]() - Öyleyse her dediğimi yapmalısınız, değil mi? - Elbette yaparız ![]() - Öyleyse şimdi size emrediyorum ki, hepiniz bu yanan ateşe giriniz! Bunun üzerine, askerlerin çoğu hemen yerlerinden kalkıp ateşe atılmaya hazırlandılar ![]() - Durunuz! Ben sizin itâatinizi denemek için böyle söyledim ![]() Bu seferden dönüşte, bu ateş hâdisesini Peygamber efendimize anlattık ![]() - Size bir günâhı emredene itâat etmeyiniz!” Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri şöyle anlatır: “Peygamber efendimize bir kimse geldi ![]() ![]() ![]() - Bal şerbeti içir! Soran kimse gidip, kardeşine bal şerbeti içirdi ![]() ![]() - Git ve ona bal şerbeti içir! Kusûr kardeşinin karnındadır O kimse gitti ve ertesi gün tekrar gelip, kardeşine bal şerbeti içirdiğini ve rahatsızlığının daha da arttığını söyleyince, bu defa Peygamber efendimiz şöyle buyurdu: - Allahü teâlânın kelâmında yanlışlık olamaz ![]() ![]() O kimse, bu defa da bal şerbetini içirince, kardeşi iyi oldu ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, duymuş olduğu hadîs-i şerîfleri hemen her yerde rivâyet ederdi ![]() ![]() - İçinizden biri, bir münkeri, yasak edileni görürse ve ona eliyle mâni olabilirse, hemen ona mâni olsun ![]() ![]() ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî, 30 kişilik bir seriyye kumandanlığına getirildi ![]() ![]() ![]() Reisimizi akrep soktu Müslümanlar onların yakınlarında istirahat ederlerken, bu Bedevîlerin reislerini bir akrep soktu ![]() ![]() - Şu karşıda istirahat eden kâfileye gidip, akrep sokmasına karşı yapılacak tedâviyi soralım ![]() ![]() Birkaç kimse Eshâb-ı kirâma gelip sordular: - Ey insanlar! Reisimizi biraz önce akrep soktu ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri dedi ki: - Siz bizim talebimizi önce reddettiniz, bizi misâfir kabûl etmediniz ![]() ![]() ![]() Onlar da kabûl ettiler ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bedevîler, Eshâb-ı kirâma anlaştıkları sürüyü verdiler ![]() - Hayır! Peygamber efendimize bu hâdiseyi anlatırız, koyunları da kendilerine arz ederiz ![]() ![]() Sefer dönüşünde, bu hâdiseyi anlattılar ![]() - Fâtihanın bu kadar te’sîrli bir duâ olduğunu sana kim öğretti? buyurarak taltif ettiler ![]() ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî şöyle anlatır: “Bir gün, Peygamberimiz Eshâbına bir şeyler taksim ediyorlardı ![]() - Yâ Resûlallah! Adâlet üzere hareket et! Kim adâlet eder? Peygamberimiz de buyurdu ki: - Ben adâlet etmezsem, kim eder? Bu hâdise esnasında Hazret-i Ömer de orada idi ![]() - Yâ Resûlallah! Müsâade buyurursanız, şu adamın kellesini uçurayım ![]() Resûlullah ona dönerek buyurdu ki: - Hayır, bırak! Onun birtakım arkadaşları olacak ki, onlar sizin namazlarınızı, oruçlarınızı beğenmiyecek ![]() ![]() ![]() ![]() Bu esnâda, “İnsanlar içinde öyleleri vardır ki, sen zekâtı dağıtırken, seni kaşla gözle muâheze ederler” âyet-i kerîmesi nâzil oldu ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî buyurur ki: - Ben, Peygamberimizin işâret buyurduğu bu adamı, Hazret-i Ali’nin Nehrevan seferinde öldürdüğünü gördüm ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, Hudeybiye, Hayber, Mekke, Huneyn, Tebük gazâlarına da iştirak etti ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî, Peygamber efendimizin âhırete irtihâlinden sonra Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman’ın halîfelikleri zamanlarında Medîne’de fetvâ ile meşgul oldu ![]() ![]() İstanbul'un fethine geldi Bir rivâyete göre; Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri, İstanbul’un fethi için gelen asker arasında idi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî, hadîs-i şerîf ve fıkıh ilimlerinde çok üstün derecelere sahipti ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri buyuruyor ki: Peygamber efendimiz, neş’elenip eğlenen ba’zı insanları görünce buyurdu ki: - Eğer ölümü düşünseydiniz, lezzetler size tatsız gelirdi ve bulunduğunuz şu hâlden ayrılırdınız ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî şöyle anlatır: “Biri, Resûlullah efendimizin ardında namaz kıldı ![]() ![]() - Bunu yapan kim idi? diye sordular ![]() - Benim yâ Resûlallah ![]() Bunun üzerine Peygamber efendimiz, (Namazın noksan olanından sakınınız! İmâm rükü’ya vardığında rükü’ya varınız ![]() ![]() En şiddetli sıkıntı Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî anlatıyor: “Resûlullah efendimizin huzuruna gittim ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() - En şiddetli sıkıntı peygamberlere olur ![]() ![]() Hazret-i Ebû Sa’îd-i Hudrî, doğru bildiği bir husûsu söylemekten çekinmezdi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî şöyle anlatır: Resûlullah efendimizden işittim ![]() (İnsanların yaptıklarını yazan meleklerden başka melekler de vardır ![]() ![]() ![]() - Buraya geliniz, buraya geliniz! Nasıl buldunuz? Kanatları ile, onları sararlar ![]() ![]() - Kullarımı nasıl buldunuz? - Yâ Rabbî! Sana hamd ve senâ ediyorlar ve senin büyüklüğünü söylüyorlar ![]() - Onlar beni gördüler mi? - Hayır görmediler ![]() - Görselerdi nasıl olurlardı? - Daha çok hamd ederlerdi ve daha çok tesbîh ederlerdi ve daha çok tekbîr söylerlerdi ![]() - Onlar benden ne istiyorlar? - Yâ Rabbî! Cennetini istiyorlar ![]() - Onlar Cenneti gördüler mi? - Görmediler ![]() - Görselerdi nasıl olurlardı? - Daha çok yalvarırlardı, daha çok isterlerdi ![]() ![]() ![]() - Onlar Cehennemi gördüler mi? - Hayır görmediler ![]() - Görselerdi nasıl olurlardı? - Görselerdi, daha çok yalvarırlardı ve ondan kurtulmak yoluna daha çok sarılırlardı ![]() Bunun üzerine Allahü teâlâ meleklere buyurur: - Şâhid olunuz ki, onların hepsini affeyledim ![]() - Yâ Rabbî! O zikredenlerin yanında, filân kimse zikretmek için gelmemişti ![]() ![]() - Onlar benim misâfirlerimdir ![]() ![]() ![]() Resûlullah efendimiz buyurdu ki: (Mezar, ya Cennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur ![]() (Yatağına girdiğinde üç kere Estagfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayye’l-kayyûm ve etûbü ileyh diyen kimsenin günâhları deniz köpükleri veya Temîm diyârının kumları veya ağaç yapraklarının sayısı veya dünyanın günleri kadar çok olsa da, Allahü teâlâ onun günâhlarını bağışlar ![]() Allahtan kork! Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri kendisinden öğüt istiyen birine buyurdu ki: - Allahtan kork, çünkü her şeyin başı Allah korkusudur ![]() ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî hazretleri buyurur ki: Resûlullahtan işittim ![]() (Sizden evvelkiler içinde bir adam vardı ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() “Doksandokuz adam öldürdüm, tevbe etsem kabûl olur mu?” diye sordu ![]() ![]() Tevbene kim mâni olabilir? Bunun üzerine o adam, râhibi de öldürdü ![]() ![]() ![]() ![]() - Yüz adam öldürdüm ![]() Âlim dedi ki: - Evet, senin tevbe etmene kim engel olabilir? Filân yere git, orada Allahü teâlâya ibâdetle meşgul olan insanlar vardır ![]() ![]() ![]() Bunun üzerine tevbe eden adam yola çıktı ![]() ![]() ![]() - Bu adam candan tevbe ederek geldi ![]() Azâb melekleri de dediler ki: - Bu adam hiçbir iyilik işlememiştir ![]() Bunun üzerine insan kıyâfetinde bir melek bunların yanına geldi ![]() ![]() - İki taraftaki mesâfeyi mukâyese ediniz! Hangi tarafa daha yakın ise adam o tarafındır ![]() Mesâfeyi ölçtüler ![]() ![]() ![]() Ebû Sa’îd-i Hudrî buyurdu ki: Resûlullah efendimiz hayvana ot verirdi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Fakîrle, zenginle, büyükle, küçükle karşılaşınca, önce selâm verirdi ![]() ![]() ![]() ![]() Güzel huylu idi Önüne konulan şeyi, az olsa da, hafîf, aşağı görmezdi ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üzüntülü görünürdü ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() alıntı |
![]() |
![]() |
Konu Araçları | Bu Konuda Ara |
Görünüm Modları |
|