Geri Git   ForumSinsi - 2006 Yılından Beri > Eğitim - Öğretim - Dersler - Genel Bilgiler > Sanat Tarihi / Arkeoloji

Yeni Konu Gönder Yanıtla
 
Konu Araçları
gotik, sanat

Gotik Sanat

Eski 05-08-2009   #1
ysnkrks
icon111

Gotik Sanat



Gotik Sanat




XII yydan Rönesans'a kadar Batı Avrupa'da gelişen sanat biçimidir Gotik sanat Fransa'da doğmuş olmasına rağmen adını Hıristiyanlığın ilk yıllarında Avrupa'yı istilâ eden Gotlardan almıştır Bu terimi ilk defa İtalyan hümanistleri kullanmışlardı Onlara göre, özellikle Alpler'in kuzeyinde gelişen ve roman sanatının ardından gelen bu sanat, İlkçağ'ın klasik kurallarından iyice ayrılıyordu Ve, bu üslûbu küçümsediklerini belirtmek için italyan hümanistleri ona, gotik sanat adını veriyordu

Roman Sanatından Alevli Gotik Üslûbuna Gotik sanat, XII yydan XVI yya kadar, dört büyük dönemde gelişti Birinci dönem, XII yyın büyük bir bölümünü kapsar ve mimari çizgilerin genel görünüşünü hâlâ etkileyen roman sanatıyla gotik sanat arasında bir geçiş dönemi teşkil eder Bu çağın en özgün anıtları Fransa'dadır: Saint-Denis Manastır Kilisesi, Sens, Noyon ve Laon katedralleri

Aşağı yukarı XII yy sonlarından XIII yy ortalarına kadar uzanan ikinci dönemde gotik sanat iyice yerleşir ve doruğuna ulaşır Bu dönem, gotik sanatın «klasik» çağıdır ve hepsi birbirinden ünlü pek çok anıt bu dönemde yapılmıştır: Chartres, Bourges, Merveille du Mont-Saint-Michel katedralleri Bu çağda gotik mimari İtalya, Almanya ve İspanya'ya da sıçramış, sonra İngiltere'ye geçerek orada daha değişik bir nitelik kazanmıştır (Canterbury, Chichester katedralleri)

Daha sonraki döneme ışınlı gotik adı verilir Bir önceki dönemin eser bolluğu yanında bu dönem biraz fakir kalır Bu dönemde daha çok eski yapıların bitirilmesine çalışıldığı için (Paris'teki Notre-Dame Kilisesi'nin yan kiliseleri, Saint-Denis Kilisesi'nin şahını) büyük anıtların sayısı azdır (Troyes, Tours katedralleri, Westminster Manastır Kilisesi)

Nihayet, XIV yyın ikinci yarısından başlayarak, gotik sanat büyük bir diriliş ve canlanma dönemine girer Bu dönemde gotik sanattan pek çok üslûp doğmuştur Bunların en önemlileri, İngiltere'deki düşey üslûp (Oxford ve Cambridge Üniversitesi yapılan), Fransa ve Almanya'daki alevli gotik'tir

Yükseklik ve Işık

Gotik, her şeyden önce kaynağını dinden alan bir mimarlık üslûbudur Bütün çağ boyunca anıtların yapımındaki en büyük özellik sivri kemerin kullanılması, göğe yetişmek istermişçesine uzayan düşey çizgilerle ince sütunlara olan düşkünlük ve içeriye bol ışık girmesini sağlamak için büyük pencerelerin açıldığı duvarların inceltilip hafifletilmesidir

Gotik yapı tarzı, pencerelere gittikçe daha çok önem vererek vitrayların geliştirilmesine elverişli bir ortam da yarattı Başlangıçta vitraylarda, yalın renklere (mavi, kırmızı, turuncu) yer veriyordu Sonra, XIV yy da hem zamandan ve paradan tasarruf etmek, hem daha duru bir ışık sağlamak amacıyla tekrenkli vitraylar büyük ölçüde kullanılır oldu ve yeni bir renk olarak altın sarısı geçerlik kazandı Nihayet XV yy ortalarında, gene daha sıcak renk tonlarına dönüldü ve perspektif ortaya çıktı: böylece vitray, camdan yapılmış gerçek bir tablo halini aldı

Gotik resim ve gotik heykel çoğu zaman mimarinin tamamlayıcısı sayılır Bu alanda roman sanatının de koratif ve stilize görünüşünden vazgeçilmiş ve daha güçlü bir gerçekçiliğin arayışına başlanmıştır Nihayet halıcılık da gotik sanatın bir bütünleyicisi olarak XIV ve XV yylarda altın çağını yaşar



Fransa'da Chartres Katedrali: cümle kapısı alın tablasında Isa baş yeri alıyor 1145-1150 arasında gerçekleştirilen bu kapı, gotik heykelciliğin başlangıcını haber verir



«Saint Jean ve yedi Doğu Kilisesi» (bölüm) [1375-1380], Nicolas Bataille eseri: gotik halıcılığın en başarılı örneklerinden biri Halıcılık Müzesi, Angers





(Solda) Saint-Denis Kilisesi'nde kemerli sütunlar Sivri kemerler oluşturacak biçimde birleşen silmeler gotik mimarinin bir özelliğidir; bu sayede, yapının sağlamlığı açısından bir sakınca yaratmaksızın yüksek pencereler açılması olanağı kazanılmış olur

(Ortada) İsa ve havarileri: Alman heykelcisi Tuman Riemenscheneider'ın (1460-1531) eserinden bir bölüm XIV yyın sonunda, kiliselerin iç süslemesinde tahta heykeller de yer almağa başladı Palatinat Müzesi, Heidelberg

(Sağda) Amiens Katedrali'nin şahını (yapımı 1220-1270) 42 metre yükseldiği ve bol ışığıyla bu şahın, gotik mimarinin en ferah yapılarından birini oluşturur

Romantik Bir Moda

XIX yyda romantikler, hem şairlere (özellikle Victor Hugo), hem de mimarlara («neogotik» yapılar) esin kaynağı olan gotik sanata heveslendiler Resmi makamlar da bu modanın dışında kalamadı ve gotik anıtları (Carcassonne Sitesi, Paris'te Notre-Dame Kilisesi Pierrefonds Şatosu) onartmak üzere mimarlara (en ünlüleri Violletle-Duc) başvurdular; bu restorasyon çalışmaları bazen başarılı oldu, bazen olamadı

Kuyumculuk

Bu çağın bütün sanatları gibi gotik kuyumculuk da aslında dinsel nitelik taşıyordu Bu sanat özellikle çok zengin ayin eşyası ile temsil edilir: kupalar, kutsanmış kâseler, piskopos haçları, kutsal kalıntı mahfazaları (Evreux'de Aziz Taurin'in kemiklerinin saklandığı sandık, Correze'de Azize Fortunade büstü)

Taştan Kitaplar

Birer kutsal kitaba benzeyen gotik katedraller, inanmışları eğitmek üzere, sayısız sahnelerle süslenmiştir Sözgelimi Chartres'daki Notre-Dame Katedrali'nde 1,800'ü aşkın yontulmuş figür, vitraylarında ise 5,000'e yakın kişi yer almaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla

Cevap : Gotik Sanat

Eski 07-06-2010   #2
Şengül Şirin
Varsayılan

Cevap : Gotik Sanat



GOTİK sıf (fr gothique) Avrupa'da XII yy'dan Rönesans'a kadar süren bir sanat biçimine denir (Bk ansikl böl Güz sant)

—Ed XVIII yy sonlarında özellikle ingiltere'de ortaya çıkan ve hem kara romana, hem fantastiğe yaklaşan akıma denir (Bk ansikl böl)

—Güz sant Uluslararası gotik üslup, XIV yy'dan XV yy'a geçerken Avrupa'da yaygınlaşan zarif, hatta maniyerizme kaçan estetik anlayışa verilen ad Heykelciliğin büyük bir bölümünde, süsleme sanatlarında ve özellikle resimde (tezhipler ve panolar) etkili oldu (Bk ansikl böl) —Havc Sesüstü hızlarda yararlanılan bir kanat biçimi için kullanılır

—Paleogr XII yy'dan XV yy'a kadar elyazması kitapların çoğaltılmasında kullanılan bazı yazı biçimlerine denir; bu yazı türlerinde, harflerdeki eğri çizgilerin yerini, birbiriyle açılar oluşturan düz çizgiler almıştır (Bk ansikl böl)

—ANSİKL Ed Gotik terimi (o dönemde barbar ya da akıldışı anlamına geliyordu) daha XVIII yy'da "kara roman" anlamında kullanıldı Aristokratik (Walpole) ya da büyük burjuva (Beckford) nitelikli bir akım, tarihin gerisinde kalan ya da kaprise dönüşebilen bir arzuyla körleşen (Beckford' un Vathek adlı yapıtı) bir sınıfın bunalımını fantastik öğelerle canlandırır, kadınlarla (Ann Raddiffe, Mysteries ot Udolpho, 1794) ve sadizmle ilgili akımsa (Lewis, The Monk" 1796) yeniden bulunan korkunun hazlarını anlatır Saldırı ya da hapis tehlikesiyle karşı karşıya kalan kadın kahraman, kurtarıcılarının iki yüzlülüğüne tanık olur; ancak şafak canavarları dağıtır; büyük düşsel korkular gerçeği güvenli kılar Korku ya da bunalımla oynamayı reddeden romantikler, gotiği başkaldırıya (Byron), arzunun karmaşıklığı üzerinde düşünmeye (Coleridge, Keats), yargıçları suçlamaya (Mary Shelley) yönelerek de-rinleştirdiler, ancak, "kentsel gerçeklik" (Dickens) ya da "tarihsel" olanın (Scott) içinde yaşamını sürdüren gotik estetik, fantastik ya da bilim kurguda yeniden serpilecek ve ingiliz mimarisindeki (XIX yy) yenilenmeye öncülük edecekti



—Güz sant Rönesans döneminde fransız hümanistleri "gotik" sözcüğünü Alp-ler'in kuzeyinde kalan ortaçağ sanatının tümünü belirtmek için kullanmışlardı
XVIII yy'ın sonunda bilginlerce yeniden kullanılan sözcük, XII yy'ın ikinci çeyreğinden XVI yy sonuna kadar gelişen ve özellikle mimarlıkta birçok evreden geçen bir sanat için kullanıldı

—Mimarlık Paris bölgesinde doğan gotik mimarlığın ilk başyapıtı, 1135-1144 tarihlerinde rahip Suger tarafından yaptırılan Salnt-Denis bazilikasidır Gotik sanatın kaynağında, yapıların iç mekânlarının çeşitli hacimlerini birleştirmek ve aydınlığı artırmak istemi vardır, çünkü roman kiliseleri iç kısımları bölmelere ayıran ve tonozları taşıyan güçlü duvarlarla ve ancak küçük pencerelerden ışık alacak biçimde yapılmıştır, ilk gotik yapı ustaları, amaçlarına ulaşmak İçin, bir önceki dönemin yapım yöntemlerini geliştirdiler ve sivri kemer çaprazlı tonozlara sistemli bir biçimde yer verdiler Sivri kemerler, köşelerdeki taşıyıcılardan başlayıp tonozuortasında (kllittaşında) kesişen çapraz kemerlerdir Tonoz, bu kemerlerin üstüne bölmeler halinde yerleştirilmiştir Tonozun sınırladığı göz, köşelerdeki ayakların yeterince sağlam ve dengeli olması koşuluyla, her taraftan açık olabilir Ayaklar ayrıca enine kemerleri, bazen de iç bölmelerin tepesindeki pekitme kemerlerini taşır

Bu düzen, alanların üstünü çeşitli şekillerde kapamaya olanak verir; St-Denis'de de ışınlı capellalar beş sivri kemer bölmeli tonozlar İçerir Dört bölmeli klasik düzenleme biçiminden başka, altı, hatta sekiz bölmeli tonozlara da rastlanır Yapı ustaları bu yapı biçiminin statik açıdan dengeli bir bütün oluşturmasını sağlamak İçin, XII yy'ın sonunda destek kemerleri tasarladılar Destek kemerleri yan payanda ayaklarından yükselen ve binanın üst bölümlerinde açılmayı önleyen dış kemerlerdir Tüm açıtlar üstünde kırık kemer kullanarak bütünün sağlamlığı artırılmıştır, çünkü kırık kemer daha dayanıklıdır Bu sistem, tonoz iskeleti altında, destekler arasındaki duvarların kaldırılmasına olanak vermektedir

XII yy'ın İkinci yarısında Kuzey Fransa' da Sens (üç katlı olarak yapılmıştı) Paris, Laon (dört ¿ıtlı cephe; büyük kemerler, tribün, triforium, yüksek pencereler) katedrailerinde deneyler birbirini izledi Basit açıtlardan ışık alan ve henüz karanlık olan bu yapılar, ilk gotik sanatı denen tarzın örnekleriydi Yüzyılın sona ermesinden önce, Güney Fransa ve Batı Avrupa'da roman mimarisine bağlı kalınırken, ilk gotik sanatı, İngiltere'de (Canterbury) gelişme gösterdi XIII yy'ın eşiğinde, Chartres katedrali'nin yeniden yapılması, katedrallerin (Bourges, Reims, Amiens) altın çağı olan klasik gotik sanatın yeni bir aşamasını oluşturdu Pencere boyutları büyüyor ve birleşik açıtlar biçiminde çoğaltılıyordu Son tribünler ortadan kalktı, ingiltere'de, destek kemerini bir yana bırakıp geçitlerle ikiye ayrılan duvarları yeğleyen ve sivri kemerlerde fan-tezist şemalar ortaya çıkaran (Lincoln) çok ilginç bir mimarlık gelişti Cîteaux tarikatı da yalın ve sağlam bir gotik mimarlığın yaygınlaşmasına katkıda bulundu




1230'larda Fransa'da, Louis IX döneminde bir yenilik olarak, ışınlı gotik dönemi başladı Bu ad cephelerin ince taş kayıtları merkezden çevreye yayılan büyük gülpencerelerle süslendiği için (Paris, Notre Dame'ın çaprazsahnı) verilmişti Pencerelerde de, yonca biçimli ve çokdi-llmli taş şebekeler çoğaldı Taşıyıcı ve kemerlerin iç bölmeleri, gösterişli bir çizgi-sel bütüne dayandırıldı Kiliseler, ışıklı kafeslere dönüştü (Paris, Sainte-Chapelle) Çok tutulan gotik sanat Almanya'da (Köln) ve ingiltere'de (Westminster) de yaygınlaştı; Fransa'daysa XIV yy sonlarına dek sürdü, ingiltere'de, 1270-1280' lere doğru, taşkın bir düşgücünün ürünü olan, "süslü" ya da "dekorlu" bir tarz ortaya çıktı Bu tarzın ardından, 1340' larda, daha yalın ve daha katı olan ve etkisini ancak Rönesans'ta yitiren "dikey" gotik gelişti, ingiliz etkisi, Almanya'da, XIII yy'da dilenci tarikatları tarafından geliştirilen yalın, ama çok geniş bir alana yayılmış bir mimariye dönüştü

Bu etkiden, karmaşık çok sayıda tonozla örtülü, aydınlık hal-klliseler doğdu imparatorluğun güneyinde, Parler hanedanı görkemli yapılar (Ulm, Prag) yaptırttı Ancak italya'da ahşap çatılı antik bazilika geleneğine bağlı kalındı

XIV yy'ın sonunda Fransa'da, gotiğin, alevli adı verilen son evresi ortaya çıktı Bu adlandırma da alev gibi sivri hatlı ve dalgalı pencere kayıtlarından kaynaklanıyordu Rlom capellası'nın mimarı Gul de Dammartin, süslü ingiliz gotik sanatından etkilenen bu tarzı ilk uygulayanlardan biri oldu Burada, ingiltere'de olduğu gibi sivri kemer çaprazlı tonozlar bir yana bırakılmadı; ama kaburgalar çoğaldı, çok değişik biçimlerde ve girift çizgiler oluşturarak birbiriyle kesişti ve sarkık klllttaşlarıyla zenginleştirdi Aynı yaratıcı düşünce, kimi zaman tek sahın-lı, kimi zaman farklı yüksekliklerde üç gemili kiliselerin, hal-kiliselerln plan ve cephelerinde de uygulandı Açıtlar arasındaki duvarlar yeniden önem kazandı Ayaklar çukurlaşıp dalgalanarak, sert açılı köşeler yaparak bir çırpıda tonozlara ulaşıyor ve tonozla bütünleşip kayboluyordu Bu arada kemerlerin eklem yerleri yumuşadı, sepetkulpu biçiminde alçalıp, kaş biçiminde yükseldi

Taçkapı-larda, önceki dönemlerin anıtsal heykelleri neredeyse kaybolarak bitkisel motifler ve yapraklar tüm taçkapı yüzeyini kapladı Bu sanat, Normandiya'da ve Fransa'nın kuzey-batisında özel bir ilgi gördü Bütün imparatorlukta, hatta italya'da, Milano'da yayıldı, bu arada Floransa'da Brunelleschi yeni bir dönemin, "Rönesans'ın mimarı olarak ünlendi, ispanya' da alevli üslup kuyumculuk İşlerini anımsatan bir süslemeye (plateresco) büründü; Portekiz'de Manuel tarzında (Batalha, Belem), deniz temalarıyla ve egzotik etkilerle zenginleşti Bu geç gotik sanat, dinsel mimarideki yerini XVI yy'ın ortalarına kadar, italya dışında korudu Sivil mimarlıkta ise, Rönesans etkili oldu Hiçbir zaman tamamıyla unutulmayan gotik sanat, XIX yy'da yenlgotlk biçiminde, özellikle Almanya, ingiltere ve Fransa'da yeniden ilgi gördü

• Heykel Gotik dönemde öbür sanatlar mimarlık ölçüsünde gelişmedi ve ülkeden ülkeye değişiklik gösterdi Sütun başlıkları roman sanatındaki kadar çeşitli değildi; daha çok çiçekler ve süslemeler kullanılıyordu XIII yy'ın sonuna kadar anıtsal heykeller yapıların cephelerindeki ayrıcalıklı yerlerini korudu ve roman dönemine göre daha çok düzenlilik gösterdi Heykeller yepyeni bir anıtsallığa ulaştı ve XII yy'da kabartılar daha bellr-ginleşti (Chartres, Senlis); heykel sanatı Fransa'da zarif bir doğalcılığa yöneldikten sonra (Reims, Paris, Amiens), Kutsal imparatorluk'ta (Bamberg, Strasbourg, Naumburg) abartılı bir üsluba vardı XIII yy'ın ortalarında, mobilya heykelciliği gelişti, özellikle kilise İçi süslemelerinde (Salnte-Chapelle'de Havariler) giderek mimarlıktan bağımsız bir uğraş durumuna geldi (sunakarkalıkları, jübeler ve koro korkulukları) Heykelciler XIV yy'da hemen her yerde figürlü lahitler yaptılar; bunlardaki baş figürleri XIV yy'da gittikçe daha gerçekçi portrelere dönüştü Ortaçağ'ın sonunda sanatçılar artık adlarıyla bilinir oldular (Bourgogne'da Slu-ter, Val de Lolre'da Michel Colombe, Al-sace'da Leidenll Gerhaert) ve gerçekçi gözlemle ideal güzellik araştırmasını birleştirdiler italya'da 1402'de Floransa vaftlzhanesi'nln kapısı İçin açılan yarışma, Nicola ve Giovanni Pisano'nun yapıtlarının ardından, Rönesans'ın başlangıcını belirtiyordu

• Resim Gotik resim ilk olarak XIII yy'ın başlarında ortaya çıktı Bu dönemin vitraylarında ve elyazmalarındaki tezhiplerde farklı eğilimler gözlenir XIII yy'ın ortalarında Paris'te, görkemlillk arayan biraz kuru bir zarafet, Almanya'da çok hareketli bir üslup (Zackenstil), ingiltere' de ise nüanslarla pitoresk ayrıntıları ("drôleries") ustaca bir arada kullanan bir üslup göze çarpar XIII yy sonunda, büyük sanatçılar (Cimabue, Duccio, Gl-otto) yetiştiren italya'nın önemi arttı Pano üzerine resim, büyük sunakarkalıkları, küçük ikikanatlılar ve portre resmi de XIV yy'da büyük bir atılım yaptı Uluslararası gotik adı verilen bir üslup 1400 yıllarına doğru, Slena, Avignon, Prag, Köln, Barcelona, Londra ve Paris gibi merkezlerden başlayarak yaygınlık kazandı Bu sanat, XIII yy'dan kalma yapay bir zarafeti sürdürmekle birlikte, yepyeni buluşlar da getirdi XV yy'da,
doğayı gözlemlemekteki titizliği ve seçtiği parlak ve canlı renklerle Batı Avrupa' yı etkileyen flaman resminin (FIĞmallelı Usta, Van Eyek, Van der Weyden) yanı sıra, italya'da yeni bir sanat gelişti Fransa' da Fouquet, cüretli düzenlemeleri ve aydınlık mekânlarıyla, kuzeyli ustalarla boy ölçüşebilecek bir sanatçıydı Ama XV yy sonunda italya, perspektif yorumunu altüst ederek ve figürlü tasvirlere yeni oran ve ilkeler getirerek avrupa resmine hâkim oldu


• Vitray
Gotik dönemde duvar yüzeylerinin azalması, yapıların camlı bölümlerini tam bir ışık kaynağına dönüştürdü Camlarda kullanılan koyu renklerle (kırmızı -mora çalan mavi uyumu) yeni bir yoğunluk elde edildi; düzenlemeler daha kar-maşıklaştı, kişiler donuk görünümlerinden kurtuldu; teknik yalınlaştı, roman döneminin katı grafizminden uzaklaşarak külren-ginin iki tonunu kullanan daha esnek bir çizgiye kavuştu (Laon, Soissons, Amiens, Paris, Bourges, Le Mans katedrallerinde, XIII yy'ın ilk yarısına ait çeşitli üsluplar; Chartres katedralinin zenginliği; Paris'te Sainte-Chapelle'in üslubundaki birlik) XIII yy'ın ortalarına doğru, fransız vitray sanatı İspanya, italya ve Almanya'yı etkiledi

Daha XII yy'ın ikinci yarısında, özellikle Clteaux tarikatı kiliselerinde, külrengi diye adlandırılan, renklendirilmemiş ve beyaz cam üzerine çizilmiş vitraylar kullanıldı XIII yy'ın ikinci yarısında, aynı pencere üzerinde külrenkleri ile renkli panoları birleştiren düzenlemeler yapıldı (Troyes' da St-Urbain kilisesi) Fransa ve ingiltere' de yaygınlaşan bu uygulamada, açık renkler ve kaplama olarak da gümüş sarısı kullanılıyordu Aynı zarafet o dönemin minyatürlerinde de vardır (York katedrali, 1310'a doğr; Rouen'da St-Ouen kilisesi; lıvreux katedrali, 1320'ye doğr)

Daha sonra hacimlere kabartı verilmesi ve büyük figürleri çevreleyen yapıların perspektif olarak gösterilmesiyle figüratif mekân oyulnwa başladı (Gloucester, 1350'ye doğr; Evreux katedrali; Bourges katedrali, 1400'e doğr; XV yy ingiliz vitrayları) Germen ülkeleri, "uluslararası gotik"in belirgin özelliği olan aynı zarafete yönelmekle birlikte, canlı renklerden vazgeçmediler (Freiburg im Breisgau, Erfurt, Esslingen) XV yy'da avrupa vitray sanatı, flaman sanatının etkisiyle görsel açıdan daha gerçekçi olmaya yöneldi (modlaj, perspektif); zamanla düzenlemelerin, pencere süslemesi olmakla kalmadığı, aynı sahnenin birçok mızrakucunu kapladığı görüldü (£vreux, 1420'yedoğr; Rouen, Le Mans, Loire bölgesi; Riom, Moullns [Moulinsli Usta'nın karton üzerine vitrayları]; Paris' te Sainte-Chapelle'in gülü, 1490'a doğr; Tournai'de A Van Ort)

Ghiberti, Donatello, Uccello ve Andrea del Castagno'nun, Floransa duomo'su için yaptıkları vitraylar geç gotik üslubundan rönesans anlayışına geçişi haber verir Bu anlayış XVI yy'ın başında özellikle bezeme dağarcığına getirdiği değişikliklerle Kuzey Avrupa'yı etkiledi Germen vitrayları Yaşlı Holbein'ın ya da Dürer'in kartonlarında görüldüğü gibi, gotik anlayışa bağlı kaldı, V Bousch ile birlikte de (Metz, 1525'e doğr) italyan etkisine girdi Fransa'da gotik gelenek Bretagne ve Cham-pagne işi pek çok cam eşyada (genellikle flaman ya da alman gravürlerinden alınmış ve Truva efsanelerini işleyen yan yana küçük sahnelerle süslü vitraylar) ve Brou'da sürerken, başka yörelerde Fon-tainebleau okulunun getirdiği italyan etkisi hâkim oldu

• Duvar halıcılığı
Roman duvar halılarından günümüze yalnız birkaç ender parça kalmıştır Bu sanatın Batidaki ilk belirgin örnekleri gotik ve Paris tarzıdır; baş-yapıtıysa N Bataille'ın dokuduğu Angers' deki Mahşer"dir Yüz Yıl savaşı sırasında île-de-France'taki halı atölyeleri yıkıldı Bunlardan bazıları gezici atölyeye dönüştü ve müşterinin evinde dokumaya başladı Arras ve Tournal en ünlü iki halıcılık merkeziydi, sonra halı sanayisi tüm Flan-dres'a yayıldı Figürlü gotik duvar halılarının ayırtedici özelliği mimari öğeler ve perspektif yokluğunun birbirinden ayırdığı sahnelerin karışıklığıdır Bu halılar Kutsal Kitap'tan bölümleri (Üç taç giyme, Sens katedrali), azizlerin yaşamlarını (Aziz Eleutherius'un öyküsü, Tournai), kurtuva romanlarını, kırlarla ilgili sahneleri (avlar, bağbozumları vb) ya da tarihsel olayları (C/ov/s tarihi, Reims) yansıtır, hatta bir tür dinsel kitap özetleri oluştururlar (insanın kurtuluşu, 10 parçadn Brüksel yapıtı, 1 500 dolaylarında [San Francisco, Palencia, Narbonne, Louvre vb]) Zemini çiçeklerle kaplı duvar halıları tek bir arma işlenmiş ya da üzerlerine birbiriyle bağıntısı bulunmayan birkaç figür serpiştirilmiş olabilir (Gönül armağanı, Cluny müzesi, Paris) Gotik duvar halıları büyük bir araç tasarrufuyla gerçekleştirilmiştir (iri ilmekler, kısıtlı renk dizisi); bu da onlara anıtsal bir özellik kazandırır Bu halıların incelenmesi, 1940'a doğru Lurçat ve arkadaşlarının yaptığı araştırmalara yön verdi

• Kuyumculuk Kuyumculukta gotik sanat, dini alanda olduğu kadar sivil alanda da kendini gösterdi Dini alanda, sandukalar, kutsal emanet sandıkları, heykeller, tören haçları, calixler, kudas kitapları vb anılmalıdır XIII ve XIV yy'larda dini kuyumculuk, mimarlık ve heykelciliğin etkisinde kaldı ve genellikle bunların min-yatürleşmiş birer örneği olarak belirdi Günümüze çok az örneği kalan sivil kuyumculuk, esas olarak sofra, tuvalet ve aydınlatma eşyalarından oluşuyordu Toprağa gömülmüş ve günümüzde ortaya çıkarılmış olan üç eşya takımı, bize XIV yy başlarının değerli yemek takımı örneklerini sağladı: AriĞge hazinesi, Maldegem hazinesi, Gaillon hazinesi Altın ve akikten yapılmış küçük bir tuzluğun (Louvre) yada Cleveland müzesi'nde saklanan gümüş bir sofra güğümünün de kanıtladığı gibi, XV yy boyunca sofra takımları belirgin bir biçimde mimarlığın etkisi altında kalmıştır Emaylar önemlerini korur ve bazen de "MĞrode" kupasında (Victoria and Albert Museum) olduğu gibi kafes oymalıdır Gotik üslup ancak XVI yy'ın ilk yarısında, yerini rönesans süsleme dağarına bıraktı, gene de uzun süre direndi

Gotik dönemin belli başlı kuyumcuları arasında Hugo d'Oignies, Guillaume Arrode ve Hennequin du Vivler sayılabilir

• Uluslararası gotik üslup île-de-France gotik tarzının aşırı inceliği, Paris ya da ingiliz tezhip sanatının ve İtalya'da, özellikle Siena'da (Lorenzetti ailesi) anıtsal resmin sürekli gelişmesiyle hazırlanan zarif "uluslararası üslup"a (XIV yy sonu - XV yy başı; resim, heykel, süsleme sanatları) özellikle Almanya'da, Bohemya'da (Tfe-bofılu Usta'nın panoları, "schöner stil" tarzında boyanmış ya da yontulmuş Mer-yemler), ispanya'da (Borrassâ), frankflaman okulunda (Dijon'da Broederlam, Berry'de Limbourglar, vb), Paris'te (Bou-cicaut Ustası, Bedfordlu Usta, Rohanlı Usta adlı minyatürcüler), italya'da (L Monaco, Gentile da Fabriano, Sassetta, Pisa-nello, vb) rastlanır Gotik süslemeler, önce italya'da, yeni bir çağa damgalarını vuracak olan ve uzaysal ve gerçekçi değerlere inanan, Floransa'da Masaccio, Flan-dre'da Campinler, Van Eyck ve Van der Weyden gibi sanatçıların zorlamasıyla ortadan kalkacaktır

—Paleogr Gotik yazı, roman küçük harf yazısının yerini aldı; ilk alman basımcılarına örnek oluşturdu XV yy'da italya'da, XVI yy'ın ilk yarısında Fransa'da, gotik yazı kullanımı yerini roman yazı biçimine bıraktı; gotik yazı, ingiltere'de, ispanya'da ve özellikle alman dili konuşan ülkelerde daha uzun yıllar geçerliliğini korudu Almanya'da ise ağustos 1941 tarihine kadar kullanıldı, bu tarihte resmen kaldırıldı

__________________
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır
Alıntı Yaparak Cevapla
 
Üye olmanıza kesinlikle gerek yok !

Konuya yorum yazmak için sadece buraya tıklayınız.

Bu sitede 1 günde 10.000 kişiye sesinizi duyurma fırsatınız var.

IP adresleri kayıt altında tutulmaktadır. Aşağılama, hakaret, küfür vb. kötü içerikli mesaj yazan şahıslar IP adreslerinden tespit edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulabilir.

« Önceki Konu   |   Sonraki Konu »


forumsinsi.com
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
ForumSinsi.com hakkında yapılacak tüm şikayetlerde ilgili adresimizle iletişime geçilmesi halinde kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde gereken işlemler yapılacaktır. İletişime geçmek için buraya tıklayınız.