Yalnız Mesajı Göster

Mevlana Köşesi-Hz.Mevlana Sözleri-Hz Mevlana resimli sözleri

Eski 06-23-2012   #15
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Mevlana Köşesi-Hz.Mevlana Sözleri-Hz Mevlana resimli sözleri



BU SAYFADA MEVLANAYA AİT SÖZLERİ BULABİLİRSİNİZ
ARKADAŞLAR SİZLERİNDE KATILMASINI RİCA EDİYORUM BU KÖŞEYE TÜM GİLDİK COM AİLESİNİ GÖRMEK İSTİYORUM

UMARIM BEĞENİRSİNİZ










Hz Mevlana’nın aşkı tarifi

Ateşin olduğu yerden nasıl dumanlar çıkarsa, bir gönüle aşk şimşeği düşünce, artık o gönülde bir başka gönül kesilir Katır çobanı incinin kıymetini bilmediği gibi, sıradan adamlar da âşıkların halini bilemez Âşık kimse bir an dünyaya dalıp huzur bulursa aşk ondan yüz çevirir Maşuk da araya binlerce perde çeker Aşk hançerinin ciğerde açtığı yara ilaç kabul etmez Onun şifası sevgilinin yüzüdür Şimdi aşk padişahı Hazret-i Mevlânâ konuşsun O söylerse güzel söyler:

“- Aşk, yüzüme binlerce nükteler yazdı; aşıksanız gönlümün halini görün de okuyun
Ne kadehtir her an aşıklara sunulup duran kadeh; erseniz siz de bu çeşit kadehi alın, çekin!
Balıkların suyu da denizdir, ekmeği de; balıksanız ne diye ekmeğin dudağına aşıksınız?
Mihnetlerle, eziyetlerle dopdolu bir kırba var, adı benden Atın taşı, kırın o kırbayı da tamamiyle kurtulun gitsin

“Sevgilinin gam güneşiyle zerre-zerre olduk; senin içindeyse böyle bir heves belirmedi bile; uyuyakal

Onun razılığını aramak için su gibi koşup duruyoruz; o nerdeymiş, derdin bile değil, uyu sen

“Gökyüzünde aydın ay, yıldızların arasında nasıl belirir, görünürse aşık da yüzlerce kişi arasında öyle belirir, öyle görünür
Akıl, bütün yolları-yordamları bilir de aşkın yolunu-yordamını bilmez, şaşırır kalır
Aşk ab-ı hayatından tadan kişi, Hızır’ın gönlüne sahiptir; arı-duru sular, güzelim kaynaklar hiç olur, hiçe sayılır onca

Evet: Aşk kuşu her başa konmaz, âşıkların derdini de her tabib bilmez
Ey dünya fidanında meyveler yetiştiren kimse; bir de gönül fidanında meyveler yetiştirmeyi dene Sabah-akşam, gündüz-gece dünya ile boğuşup duruyorsun da eline gamdan başka ne geçiyor? Gam köyüne çadır kuranlar yine bin türlü dertle bu dünyadan kopup gideceklerdir
Şimdi dikkat kesil, kulağındaki dünya pamuğunu çıkarıp at, dostun dosta ettiğine iyice bak
Belh Sultanı İbrahim bin Edhem, tacâ tahta tekmeyi vurup Allah ( CC) yoluna revan olmuştur Bu yol çok çetin ve zahmetli bir yoldu

Zehirle pişmiş aştan yemedikçe menzile varmak da mümkün değildi
Nice belâlara, dertlere, felâketlere uğraya uğraya yoluna devam ediyordu
Kıvrım kıvrım uzayan yollar onu nereye götürüyordu? Gidiyordu ya canı da dudağına gelmişti sanki Dehşetli bir yağmur yağıyor, rüzgâr onu kuru yapraklar gibi savuruyordu Soğuk ve tipi nefesini donduracak haldeydi

Nihayet bin türlü zahmetle bir kasabaya ulaştı Gariplik boynunu bükmüştü Gidecek, sığınacak bir yeri yoktu ki




Alıntı Yaparak Cevapla